
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’TAN YKS ADAYLARINA BAŞARI MESAJI VE ÜCRETSİZ ULAŞIM MÜJDESİ
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, hafta sonu gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek tüm adaylara başarılar diledi. Başkan Büyükkılıç, KAYMEK bünyesindeki YKS hazırlık gruplarında 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1.062 öğrenciye eğitim verildiğini belirtirken, sınava girecek adayların toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanacağını ve ek seferler düzenleneceğini duyurdu.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, hafta sonu yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesinde yayımladığı mesajda, uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından sınava girecek adaylara başarılar diledi.
Eğitimi ve gençleri her zaman öncelikli hizmet alanları arasında gördüklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren çalışmalarıyla gençlerin yanında olmaya devam ettiğini söyledi.
Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren KAYMEK Gençlik Merkezleri aracılığıyla öğrencilere önemli destekler sunduklarını kaydeden Büyükkılıç, 2025-2026 eğitim öğretim yılında YKS hazırlık gruplarında 1.062 öğrenciye eğitim verildiğini belirtti.
Başkan Büyükkılıç, “Gençlerimizin geleceğe daha güçlü hazırlanabilmeleri adına eğitim yatırımlarımızı ve desteklerimizi aralıksız sürdürüyoruz. KAYMEK Gençlik Merkezlerimizde YKS hazırlık gruplarında 1.062 öğrencimize eğitim desteği sağladık. Bunun yanında ara sınıflarla birlikte toplam 5 bin 826 öğrencimize eğitim hizmeti sunduk. Gençlerimizin akademik başarılarının yanında sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlayan çalışmalar yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Her Eğitim Kademesinde Destek
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yalnızca YKS’ye hazırlanan öğrencilerin değil, farklı eğitim ve kariyer hedeflerine sahip gençlerin de yanında olduğunu vurgulayan Başkan Büyükkılıç, KAYMEK bünyesinde 12’nci sınıf ve mezun gruplarına yönelik YKS hazırlık kursları, LGS hazırlık gruplarına kurslar, ön lisans mezunlarına DGS hazırlık kursları, lisans mezunlarına ALES hazırlık kursları ile ortaöğretim, ön lisans ve lisans mezunlarına yönelik KPSS hazırlık kurslarının devam ettiğini kaydetti.
Ara sınıflarla birlikte toplam 5 bin 826 öğrenciye eğitim hizmeti sunduklarını belirten Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi’nin gençlerin eğitim yolculuğunda güçlü bir rehber olmaya devam ettiğini ifade etti.
“Kayseri Geleceğe Hazırlanıyor”
Gençlerin şehrin ve ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Başkan Büyükkılıç, “Kayseri gençtir. Kayseri dinamiktir. Kayseri üreten bir şehirdir. Kayseri geleceğe hazırlanmaktadır. Bizler de gençlerimizin hedeflerine ulaşmaları, kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeleri için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Eğitimden kültüre, sanattan spora kadar her alanda gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldıkları “Genç Dostu Belediye” ödülünün gençlere yönelik hizmet anlayışlarının önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Büyükkılıç, bu anlayışla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.
YKS’ye girecek tüm adaylara başarılar dileyen Başkan Büyükkılıç, “Bir yıl boyunca emek veren tüm öğrencilerimize gönülden başarılar diliyorum. Sonuç ne olursa olsun her bir gencimiz bizim için çok kıymetlidir. Geleceğimizi şekillendirecek olan gençlerimize inanıyor, onların başarılarıyla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
YKS Adaylarına Ücretsiz Ulaşım Desteği
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin gençlerin sınav sürecini kolaylaştırmaya yönelik desteklerinin sürdüğünü ifade eden Başkan Büyükkılıç, YKS’ye girecek adaylar için toplu ulaşımın ücretsiz olacağı müjdesini verdi.
Büyükkılıç, “Geleceğimizin teminatı gençlerimizin bu önemli maratonunda üzerimize düşen her görevi yerine getiriyoruz. 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS’ye girecek adaylarımız, sınav giriş belgelerini ibraz ederek belediyemize ait otobüsler, halk otobüsleri ve tramvaylardan ücretsiz olarak faydalanabilecekler. Ayrıca öğrencilerimizin sınav merkezlerine ulaşımında herhangi bir aksaklık yaşanmaması için raylı sistem ve otobüs hatlarımızda ilave seferler planladık” ifadelerini kullandı.
Başkan Büyükkılıç ayrıca vatandaşlara da çağrıda bulunarak, sınav saatlerinde öğrencilerin dikkatini dağıtabilecek gürültülerden kaçınılması konusunda hassasiyet gösterilmesini istedi.
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Marifet Mektebi Seminerleri kapsamında Marifet Mektebi öğrencileri ile düzenlenen söyleşi etkinliğinde bir araya geldi.
Talas 7/24 Kütüphane Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’un yanı sıra Talas İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Malkoçoğlu ve Marifet Mektebi öğretmen ve öğrencileri katıldı.
Etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, ERÜ’de yürütülen eğitim-öğretim ve Ar-Ge faaliyetleri hakkında öğrencilere bilgi verdi.
Konuşmasında öğrencilere tavsiyelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Altun, “Sevdiğiniz meslek çok önemli. Çalışmaktan keyif alıp, mesleğinizi severseniz. Sevdikçe başarmaya devam edersiniz” dedi.
Yabancı dil öğrenmenin ve kitap okumanın önemine de dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun, şunları kaydetti; “Emeksiz kazanç olmaz. Birgün verdiğiniz emekler, karşınıza başarı olarak çıkacaktır. Verilen emek hiçbir zaman zayi olmaz. Bireysel çalışmadan kolektif çalışmaya kendinizi zorlayın. Bunu yaptığınız zaman başarılı olacağınızı her zaman göreceksiniz. Hayatınızda bireysel kalmamaya ve toplum ile birlikte olmaya özen göstermelisiniz.”
Konuşmasının ardından öğrenciler ile sohbet eden Rektör Prof. Dr. Altun, öğrencilerin sorularını da yanıtladı.
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik sonunda Rektör Prof. Dr. Altun’a Talas İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Malkoçoğlu tarafından günün anısına çiçek takdim edildi. Rektör Prof. Dr. Altun ise çiçeği etkinliğe katılan bir öğrenciye hediye etti.
YÖK’ten Kayseri Üniversitesi’ne “Spor Dostu Kampüs” Unvanı
Uygulama ve proje odaklı üniversite misyonu ile öğrencilerini en iyi şekilde hayata hazırlayan Kayseri Üniversitesi’ne, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından “Spor Dostu Kampüs” unvanı verildi.
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi’nde YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın teşrifleriyle düzenlenen “Spor Dostu Kampüs Ödülleri” sertifika töreninde Kayseri Üniversitesi için oldukça önemli bu ödülü YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’dan alan Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, ödülün Kayseri Üniversitesine ve Kayseri şehrine hayırlı olmasını diledi.
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, “Uygulamalı eğitim modeli, dinamik kurumsal vizyonu ve gençliğe değer veren akademik duruşuyla yükseköğretimde fark oluşturan Kayseri Üniversitemiz, başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Bağımsız kişiler tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda, Kayseri Üniversitemiz “Spor Dostu Kampüsü” unvanını almaya hak kazandı.
Toplamda 73 üniversitenin 81 farklı kampüsüyle başvuruda bulunduğu bu prestijli unvan için yapılan detaylı incelemeler neticesinde, kriterleri başarıyla tamamlayan 30 üniversitenin 31 kampüsü “Spor Dostu Kampüs” seçildi. Kayseri Üniversitemiz, bu seçkin ve güçlü liste içerisinde 11. sırada yer alarak büyük bir başarıya imza atmış oldu. Bizler sadece mesleki ve teknik yükseköğretimde değil; kültürde, sanatta ve sporun birleştirici gücünde de öncü bir kampüs inşa etme gayretindeyiz. Akademik ve idari kadromuzun özverisi, öğrencilerimizin enerjisiyle birleştiğinde, Kayseri Üniversitesi’nin yerel değerlerinden kopmadan, ulusal ve uluslararası standartlarda nasıl emin adımlarla büyüdüğünü bir kez daha görmüş oluyoruz. Bu gurur hepimizin! Kampüsümüzü sporla, sağlıkla ve başarıyla büyüten; bu süreçte emeği geçen tüm akademik – idari mesai arkadaşlarıma ve sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Kayseri Üniversitemize ve şehrimize hayırlı, uğurlu olsun” şeklinde ifadeler kullandı.
YKS için maç yayını ve katlı-kavşakta çalışmalar geçici iptal edildi
Bu hafta sonu gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) nedeniyle, öğrencilerimizin dikkatinin dağılmaması ve sınavlarını en uygun ortamda gerçekleştirebilmeleri amacıyla Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde planlanan maç yayını iptal edilmiştir.
Ayrıca, yapımı devam eden Kartal katlı kavşağındaki çalışmalarda, YKS sınavları nedeniyle gündüz belli saatlerde öğrencilerin dikkatinin dağılmaması için durduruldu.
Geleceğimizin teminatı gençlerimize desteğimizi bu kez sessizliğimizle veriyor, A Milli Takımımızı evlerimizden destekliyoruz. Anlayışları için tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyor, YKS’ye girecek öğrencilerimize başarılar diliyoruz.
NNYÜ REKTÖRÜ ÖZSOYLU’DAN YKS ADAYLARINA MESAJ
Nuh Naci Yazgan Üniversitesi (NNYÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Fazıl Özsoylu, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (2026-YKS) girecek tüm öğrencilere başarılar diledi.
NNYÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Fazıl Özsoylu YKS öncesi yayımladığı mesajda Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından düzenlenecek sınavın Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) olmak üzere 3 oturumda gerçekleştirileceğini hatırlattı.
YKS’ye girecek öğrencilere başarılar dileyen Özsoylu, “Geleceğimizi emanet ettiğimiz öğrencilerimize geleceklerini inşa etmek, hayallerindeki hedefe ulaşabilmek adına, Üniversiteli olmak için emek harcayarak, uzun soluklu ve yoğun bir eğitim-öğretim sürecinin sonunda katılacakları YKS’de üstün başarılar diliyorum. Üniversite hayallerine ulaşmak için büyük bir özveriyle çalışan gençlerin karşılığını alacaklarına ve hedeflerine ulaşacaklarına olan inancım tamdır.
Üniversiteler eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, bilim ve teknolojinin yanı sıra sosyal ve kültürel açıdan da gençlerin hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Üniversitemizde 14 lisans, 8 ön lisans programı ile öğrencilerimizi kaliteli eğitim-öğretim ortamında geleceğe hazırlıyoruz. Modern kampüsümüzde öğrencilere sosyal, kültür, sanat, spor, barınma, beslenme olanaklarımızla sağlıklı, güvenli, konforlu bir üniversite yaşamı sunuyoruz” dedi.
Öğrencilerin yetiştirilmesinde emeği geçen tüm öğretmen ve velilere de emekleri ve desteklerinden dolayı teşekkür eden Özsoylu, üniversite tercih döneminde bölümler, kontenjanlar, burslar ve indirimler gibi konularda bilgi almak, kampüs, yurt ve laboratuvar gibi alanları görmek isteyen öğrenci ve aileleri Üniversitelerine davet etti.
Kadınların yerel siyasette temsili ve Z kuşağının siyasal katılımını inceleyen iki proje, TÜBİTAK 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
İstanbul Rumeli Üniversitesi, araştırma odaklı eğitim anlayışını öğrenci projeleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Üniversitenin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü lisans öğrencileri tarafından hazırlanan iki farklı araştırma projesi, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen “2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı” kapsamında kabul edildi.
Lisans öğrencilerinin araştırma kültürüyle erken dönemde tanışmalarını, bilimsel yöntemleri uygulayabilmelerini ve akademik üretim süreçlerinde aktif rol almalarını amaçlayan program kapsamında desteklenen projeler, İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin bilimsel üretkenliği teşvik eden eğitim yaklaşımının da önemli bir göstergesi oldu.
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Damla Mursül’ün akademik danışmanlığında yürütülecek projelerden ilki, öğrenci Nejla Sayılır tarafından hazırlanan “Kadın Muhtarların Yerel Siyasette Temsili: İstanbul Örneği Üzerinden Engeller ve Deneyimler” başlıklı çalışma oldu. Araştırma, yerel yönetimlerin en temel yönetim birimlerinden biri olan muhtarlık kurumu üzerinden kadınların siyasal temsiline odaklanacak. Proje kapsamında kadın muhtarların seçilme süreçlerinde ve görev süreleri boyunca karşılaştıkları toplumsal, kültürel ve kurumsal engeller ile bu engeller karşısında geliştirdikleri liderlik ve temsil stratejileri saha araştırmalarıyla incelenecek.
Destek almaya hak kazanan ikinci proje ise öğrenci Seda Navruz tarafından yürütülecek “Z Kuşağının Siyasal Katılımı ve Sandık Yorgunluğu Üzerine Bir Araştırma: İstanbul Rumeli Üniversitesi Lisans Öğrencileri Örneği” başlıklı çalışma oldu. Araştırmada, son yıllarda siyaset bilimi literatüründe öne çıkan “sandık yorgunluğu” kavramı çerçevesinde genç seçmenlerin seçim süreçlerine yönelik tutumları, demokratik katılım biçimleri, siyasal ilgileri ve oy verme davranışları analiz edilecek. Çalışmanın, genç kuşakların siyasal süreçlerle kurduğu ilişkiye dair güncel veriler ortaya koyması hedefleniyor.
“Araştırma deneyimi, öğrencilerin akademik gelişiminde belirleyici rol oynuyor”
Projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Rumeli Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Damla Mursül, üniversitelerde araştırma kültürünün yalnızca lisansüstü eğitimle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Günümüzde üniversitelerin temel işlevlerinden biri yalnızca bilgi aktarmak değil, bilgi üreten bireyler de yetiştirmektir. Bu nedenle öğrencilerimizin lisans eğitimleri sırasında araştırma süreçlerine dahil olmalarını son derece önemsiyoruz. TÜBİTAK 2209-A Programı, öğrencilerin bilimsel araştırmanın planlama, veri toplama, analiz ve raporlama gibi tüm aşamalarını deneyimlemelerine olanak sağlayan çok değerli bir destek mekanizmasıdır. Bu projeler sayesinde öğrencilerimiz teorik bilgilerini sahaya taşıyarak toplumsal sorunları bilimsel yöntemlerle inceleme fırsatı bulacaklar. Kadınların yerel siyasetteki temsili ve gençlerin siyasal katılım eğilimleri, Türkiye’nin demokratik gelişimi açısından önemli başlıklar arasında yer alıyor. Bu çalışmaların, hem sosyal bilimler literatürüne yeni veriler kazandıracağını hem de ilgili politika alanlarına katkı sağlayabilecek bulgular ortaya koyacağını düşünüyoruz.”
SINAV ÖNCESİ MİDE ALARM VERİYORSA NEDENİ STRES OLABİLİR
Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stres yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun sınav kaygısının mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabileceğine dikkat çekerek stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.
Stres mide asidini artırabiliyor
Stres ile sindirim sistemi arasındaki ilişkinin bilimsel olarak “beyin-bağırsak ekseni” ile açıklandığını belirten Uzm. Dr. Nurettin Coşkun “Beyin ve sindirim sistemi sürekli iletişim halindedir. Bu nedenle yaşanan stres, kaygı ve duygusal yükler mide ve bağırsak fonksiyonlarını doğrudan etkileyebilir” dedi. Stresin mide üzerinde farklı mekanizmalarla etkili olduğunu anlatan Uzm. Dr. Nurettin Coşkun “Stres mide asidi salgısını artırabilir ve buna bağlı olarak mide yanması ile ekşime hissi daha belirgin hale gelebilir. Aynı zamanda mide boşalmasını yavaşlatarak şişkinlik, erken doyma ve dolgunluk hissine neden olabilir” diye konuştu.
Reflü ve hazımsızlık şikayetlerini artırabilir
Stresin mide ve bağırsakların ağrıya olan duyarlılığını artırabildiğini belirten Uzm. Dr. Nurettin Coşkun normalde rahatsızlık vermeyecek gaz veya gerilmenin bile ağrı olarak hissedilebildiğini söyledi. Reflü yakınmalarının da stres dönemlerinde artabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Coşkun “Stresin doğrudan reflüye neden olduğu net olarak gösterilmiş değil. Ancak mevcut reflü şikayetlerinin daha sık ve daha şiddetli hissedilmesine yol açabilir. Bunun yanında bulantı, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi yakınmalar da görülebilir” dedi.
Tetkikler normal olsa da şikayetler devam edebilir
Özellikle fonksiyonel dispepsi ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi hastalıklarda stresin belirtileri alevlendirebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Nurettin Coşkun bazı durumlarda yapılan tetkiklerin normal çıkmasına rağmen hastaların şikayetlerinin devam edebildiğini anlattı: “Yakınmaların yoğun iş temposu, sınav dönemi, ailevi sorunlar veya kaygı dönemlerinde artması, gün içinde değişkenlik göstermesi ve uyku bozukluğu ya da anksiyetenin eşlik etmesi stres kaynaklı sindirim sistemi sorunlarını düşündürebilir” dedi.
Her şikayeti strese bağlamayın
Mide ve bağırsak yakınmalarının her zaman stres kaynaklı olmayabileceğine dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Coşkun bazı belirtilerin mutlaka detaylı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi: “Kilo kaybı, kansızlık, yutma güçlüğü, tekrarlayan kusma veya mide-bağırsak sistemi kanaması gibi alarm bulguları varsa şikayetleri yalnızca strese bağlamamak gerekir. Bu tür durumlarda altta yatan organik nedenlerin araştırılması büyük önem taşır” diye konuştu.
Mide ve bağırsak sağlığını korumak için 5 öneri
Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, mide ve bağırsak sağlığını korumak için önerilerde bulundu:
Düzenli uyuyun: Her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin. Kaliteli uyku, stresin azaltılmasına ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlar.
Dengeli ve düzenli beslenin: Öğün atlamayın, aşırı yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçının. Sebze, meyve ve lif açısından zengin besinleri tercih edin.
Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin: Düzenli yürüyüş ve egzersiz, stres hormonlarının azalmasına yardımcı olurken sindirim sisteminin de daha sağlıklı çalışmasını destekler.
Stres yönetimine önem verin: Nefes egzersizleri, meditasyon, hobiler ve sosyal aktiviteler günlük stresin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Şikayetleriniz devam ediyorsa uzmana başvurun: Mide yanması, şişkinlik, karın ağrısı veya reflü gibi yakınmalarınız sürüyorsa mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına danışın.
BİLGİ’de ‘IV. Engellilik Çalışmaları Sempozyumu’ düzenlendi
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü tarafından düzenlenen IV. Engellilik Çalışmaları Sempozyumu, bu yıl “Yaşam Boyu Özel Öğrenme Güçlüğü” temasıyla santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Disleksi, disgrafi ve diskalkuli gibi özel öğrenme güçlüklerinin yaşam boyu etkilerine dikkat çekilen sempozyumda, uzmanlar, akademisyenler ve uygulayıcılar bir araya geldi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü tarafından düzenlenen IV. Engellilik Çalışmaları Sempozyumu, “Yaşam Boyu Özel Öğrenme Güçlüğü” temasıyla santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleştirildi. İki gün süren sempozyumda, disleksi, disgrafi ve diskalkuli başta olmak üzere özel öğrenme güçlüklerinin bireylerin yaşamları üzerindeki etkileri bilimsel ve disiplinlerarası bir perspektifle ele alındı.
Sempozyumun açılış konuşmaları BİLGİ Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Dilara Fatoş Özer, BİLGİ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemil Boyraz tarafından gerçekleştirildi.
Açılışta, özel öğrenme güçlüğünün toplumda görülme sıklığının yüzde 5-15 olduğu belirtilerek bu durumun bireyin yaşam boyu gelişimini etkileyen dinamik bir yapıya sahip olduğu ifade edildi. Öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için gerekli adil imkânlar ve makul uyarlamalar sağlandığında, bu gelişimsel farklılıkların bir “engel” olmaktan çıkarak toplumsal bir zenginliğe dönüşeceği vurgulandı.
Erken çocukluktan sınıf içi stratejilere çok boyutlu yaklaşım
Sempozyumun ilk gününde, özel öğrenme güçlüğünün erken çocuklukta fark edilmesi, erken müdahalenin önemi ve okul öncesi gelişimsel sinyaller ele alınırken; psikolojik boyutlar, akran zorbalığı, düşük özgüven ve aile–okul desteğinin koruyucu rolü de değerlendirildi.
Erken çocukluktan yetişkinliğe: Doğru soruyu sormak
Öğrenme güçlüğünün yalnızca çocuklukla sınırlı olmadığı, ergenlik ve yetişkinlikte de farklı ihtiyaçlarla ortaya çıktığı vurgulanırken, Dr. Özlem Sürücü, “bütüncül değerlendirme” yaklaşımını öne çıkararak odağın tanıdan çok bireyin güçlük yaşadığı alanlara ve nedenlerine yönelmesi gerektiğini belirtti.
Sürücü, sistemin artık kategorik tanı etiketlerine sıkışıp kalmaması gerektiğini vurgulayarak odağın doğrudan bireye ve onun haklarına çevrilmesi gerektiğini belirtti: “Asıl odaklanmamız gereken şey çocuğun tanısının ne olduğu değil; bu çocuğun hangi alanlarda zorlandığı ve neden zorlandığıdır.”
Ortak çağrı: Multidisiplier ve insan odaklı bir model
Sempozyumda, özgül öğrenme güçlüğünün yalnızca eğitimsel değil; tıbbi, psikolojik ve sosyal boyutları olan gelişimsel bir süreç olduğu vurgulandı. Uzmanlar, tek disiplinli yaklaşımların yetersiz kaldığını belirterek çocuk gelişimciler, psikologlar, dil ve konuşma terapistleri, ergoterapistler, özel eğitim uzmanları ve hekimlerin yer aldığı multidisipliner modelin önemine dikkat çekti.
Türkiye Disleksi Vakfı, ÖÇED (Özel Çocuklar Eğitim ve Dayanışma Derneği), Tomurcuk Kooperatifi ve Otistikler Derneği gibi sivil toplum kuruluşları da oturumlarda deneyimlerini paylaştı. Sempozyum, öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin yaşam boyu yalnız bırakılmaması ve hak ettikleri bütüncül ve adil desteğe erişmelerinin sağlanması yönündeki mesajla sona erdi.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.




