Uzaktan Eğitim’de Eğitim Kavramı Uzaklaştı mı? (Köşe yazısı)

Mert Can Aslantaş

Kişisel gelişim-psikoloji-yazar (Erciyes Üniversitesi İktisat bölümü, Anadolu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi bölümü, Atatürk Üniversitesi Yerel yönetimler bölümü öğrencisi)

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de etkisini hala sürdüren pandemik süreç, hayatımızın bütün alanlarını olumsuz yönde etkilerken eğitim alanı da ilk kez büyük ve ani bir değişime uğramak mecburiyetinde kaldı. Birçok ülkede pandemi neticesinde okulların tatil edilmesi, ülkemizde de ekseriyetle karşı karşıya gelinen bir durum olmaktan kaçamadı ve eğitim yuvaları zorunluluk gereği tatil edildi. 23 Mart 2020 tarihinden itibaren öğrencilerimiz “Uzaktan” veyahut genellikle telaffuzda bulunduğumuz “Online” terimleri ile karşı karşıya gelerek, okullardaki ara verdiği eğitimini uzaktan tamamlama gayretine girdi. Tabii ki geleneksel eğitim yönteminden aniden kopmak zor olsa da olağanüstü bir durum nedeni ile alışılagelmişlerin dışına çıkma durumu gelişti. Bu süreçte teknolojik imkanları olan öğrenciler saatler boyu ekrana odaklanmışken erişimi olmayan öğrenciler ise kitaplar karıştırarak bir adım öne çıkma umudu ile yoluna devam etti. Uzaktan Eğitim sürecinde öğrencileri en çok yoran durumun ise teknik problemler olduğu kaçınılmaz bir gerçekti. Ayrıca eğitimin online olması nedeni ile saatlerce ekrana kilitlenen öğrencilerde dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve negatif verim izlenimi oldu. Sürekli ekrana bakmaktan da zihin yorgunluğu yanı sıra, gözlerde bir hayli yoruldu. Eğitim hayatının vazgeçilmez temel ilkelerinden olan süreklilik ve sürdürülebilirlik teması doğrultusunda geleneksel eğitim yöntemleri kullanılırken alınen verim ne kadar pozitif yönde olsa da, geleneksel eğitimden uzak kaldığımız ve dezavantajlarını her an hissettiğimiz bu günlerde, dezavantajların hızla tespit edilip giderilmesi ve öğrencinin eğitime aynı zamanda da eğitime olan gayretin arttırılması yolunda önemli adımlar atılmalıdır. Atılan her adımda, öğrenci kavramı her zaman göz önünde bulundurulmalı ve eğitimi bu zorlu dönemde daha da zorlaştırmak yerine toplumu motive edici durumlar geliştirilmeli ve yansıtılmalıdır. Öğrenciyi düşünmeyen bir eğitim sisteminin geleceğinden söz etmenin mümkünatı yoktur. Öğrenci bir milletin vazgeçilmez dayanağı ve teminatıdır. Eğitimde bu dönemin zorlukları göz önüne alınara kalite arttırılmalı, başrol kavramına öğrenci yerleştirilmelidir. Aksi takdirde öğrenci ve eğitim ilişkisi ve verimliliği hızla düşüşe geçebilir. Unutulmamalıdır ki; eğitim bir toplumun aynasıdır!

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Eğitimin amacı nedir? (Köşe yazısı)

Tamer Uysal Eğitimde temel sorunlar çözümlenmedikçe eğitimin bileşenlerini aynı sorunlar bekliyor… Eğitim bir öğretme-öğrenme sürecidir. …