Sağlık

Türkiye’nin 2025 sağlık raporu: Psikoloji 2025’te de zirvede, Rahim Ağzı Kanseri Düzenli Tarama ve HPV Aşısı ile Önlenebilir, Hatalı Kaş Silme İşlemlerinde Kritik Uyarı

DoktorTakvimi’nden Türkiye’nin 2025 sağlık raporu

En çok randevu alınan branş bu yıl da değişmedi

Psikoloji 2025’te de zirvede. Türkiye’nin dijital sağlık randevu haritası açıklandı

Dijital sağlık hizmeti sağlayıcısı DoktorTakvimi, 2025 yılı sağlık sektörüne dair verilerini açıkladı. Sisteminde 200 binden fazla hekim ve uzman profili bulunan DoktorTakvimi üzerinden 2025’te en çok randevu alınan branşlar Psikoloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Psikiyatri, Pediatri ve Diş Hekimliği olarak sıralandı.
DocPlanner’ın Türkiye iştiraki olan; hastalar, hasta yakınları ve sağlık araştırması yapan kullanıcılar ile sağlık profesyonellerini bir araya getiren DoktorTakvimi, 2025 yılına ait verilerini paylaştı.
51 milyon randevu, 50 milyon ziyaretçi
Verilere göre, sisteminde 200 binden fazla hekim ve uzman profili bulunan DoktorTakvimi, 2025 yılında 50 milyon kez ziyaret edildi. 140 binden fazla hasta/danışan görüşlerini paylaştı. DoktorTakvimi’ne üye olan sağlık profesyonellerinin sayısı 11 bine çıktı.
Dünya çapında sağlık sektöründe doktor ve hastalar için dijital asistanlık hizmeti sunan Polonya merkezli Docplanner Grubu bünyesindeki platformalar İtalya, İspanya, Polonya, Almanya, Brezilya, Meksika, Türkiye, Çekya, Portekiz, Kolombiya, Peru, Şili ve Arjantin gibi ülkelerde faaliyet gösteriyor. 2025 yılında tüm Docplanner ülkelerinde toplam 800 milyon randevu alındı. Bunların yaklaşık 51 milyonu DoktorTakvimi.com üzerinden gerçekleşti. Ülke bazlı sıralamaya göre en fazla randevu alınan ilk üç ülke Brezilya (9,1 milyon), İtalya (4 milyon) ve İspanya (3,6 milyon) oldu.
En çok aranan hastalıklar
Doktortakvimi.com’da en çok aranan hastalıklar sırasıyla; alerji, çocuk ortopedisi hastalıkları, çocuk kulak burun boğaz hastalıkları olurken, en çok aranan hizmetler çocuk ve ergen psikolojisi, burun estetiği ve çift terapisi oldu.
En fazla randevu alınan branş psikoloji
Docplanner verileri, dijital sağlık randevularında hangi branşlara yoğun talep olduğunu ortaya koydu. Buna göre en fazla randevu alınan branş psikoloji oldu; 99 bin randevu ile toplamın %34,5’i bu alanda gerçekleşti. Psikolojiyi kadın hastalıkları ve doğum (%22,3) ile psikiyatri (%20) takip etti. Pediatri randevuları toplamın %13,4’ünü, diş hekimliği ise %9,8’ini oluşturdu. İlk beş branşın toplam randevuların tamamını kapsaması, özellikle ruh sağlığı, kadın sağlığı ve çocuk sağlığının dijital sağlık platformlarında en yoğun talep gören alanlar olduğunu gösterdi.
En fazla randevu alınan bölge Marmara
DoktorTakvimi üzerinden en fazla randevu alınan bölgeler; Marmara Bölgesi (160 bin 710 randevu, %37,91), İç Anadolu Bölgesi (94 bin 472 randevu, %22,28), Ege Bölgesi (66 bin 682 randevu, %15,73), Akdeniz Bölgesi (42 bin 711 randevu, %10,07), Güneydoğu Anadolu Bölgesi (25 bin 752 randevu, %6,07), Karadeniz Bölgesi (25 bin 172 randevu, %5,94) ve Doğu Anadolu Bölgesi (8 bin 482 randevu, %2) olarak sıralandı.
En fazla randevu alınan şehir Eskişehir
DoktorTakvimi üzerinden nüfusa oranla en fazla randevu alan ilk beş şehir sırasıyla; Eskişehir (16 bin 503 randevu, %1,95), Kocaeli (27 bin 227 randevu, %1,49), Iğdır (2 bin 412 randevu, %1,25), Denizli (11 bin 425 randevu, %1,14) ve Çanakkale (5 bin 851 randevu, %1,13) oldu.
“Ruh sağlığı artık önceliklendirilen bir sağlık ihtiyacı”
2025 verilerini değerlendiren DoktorTakvimi Türkiye Ülke Müdürü Hakan Türkoğlu, “Bu yılki veriler; ruh sağlığının artık ertelenen değil, önceliklendirilen bir sağlık ihtiyacı haline geldiğini net biçimde gösteriyor. DoktorTakvimi üzerinden alınan her üç randevudan birinin psikoloji alanında gerçekleşmesi, bireylerin destek arayışında dijital platformları daha bilinçli ve aktif kullandığını ortaya koyuyor. Psikoloji ve psikiyatrinin birlikte randevuların yarısından fazlasını oluşturması, ruh sağlığı hizmetlerine olan talebin hem psikolojik hem de klinik boyutta hızla arttığını gösteriyor. Kadın sağlığı ve çocuk sağlığı branşlarının da ilk sıralarda yer alması, koruyucu sağlık hizmetleri ve düzenli takibin dijital randevu sistemleriyle daha erişilebilir hale geldiğini ortaya koyuyor” dedi.
Türkoğlu, “DoktorTakvimi olarak hekim ve uzmanların online randevu takviminden hasta ve danışan geri bildirimlerine, 7/24 çağrı merkezi desteğinden dijital görünürlük çözümlerine kadar uçtan uca hizmet sunuyoruz. Kullanıcıların bir hekim, uzman ya da sağlık hizmetiyle ilgili güvenilir bilgiye hızlıca ulaşabilmesini ve randevularını kolayca oluşturabilmesini sağlarken, sağlık profesyonellerinin de dijital dünyada sürdürülebilir bir şekilde yer almasına destek oluyoruz. Kendimizi bir randevu platformunun ötesinde, sağlık sektöründe dijital dönüşümü destekleyen bir teknoloji partneri olarak konumlandırıyoruz. Geliştirdiğimiz çözümlerle hem hastaların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırıyor hem de hekim ve uzmanların dijitalleşme süreçlerini güçlendirmeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Rahim Ağzı Kanseri Düzenli Tarama ve HPV Aşısı ile Önlenebilir

Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, rahim ağzı kanserinin düzenli taramalar ve HPV aşısı sayesinde büyük ölçüde önlenebilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek tüm kadınları erken teşhis konusunda harekete geçmeye çağırdı.

Türk Kanser Derneği olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da rahim ağzı kanseriyle mücadele kapsamında ücretsiz tarama çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Polat, erken teşhisin kadın hayatlarını kurtardığını vurguladı.

Dünya Genelinde Hâlâ Büyük Bir Halk Sağlığı Sorunu

Ezgi Polat, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada yaklaşık 600 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunu, 300 binden fazla kadının ise hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Polat, bu ölümlerin büyük bir bölümünün düzenli tarama yaptırılmaması nedeniyle gerçekleştiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı son derece yüksektir. Ancak tarama yapılmadığında hastalık geç evrede fark edilmekte ve bu da hayati riskleri beraberinde getirmektedir.”

Hangi Yaşta, Hangi Tarama Yapılmalı?

Erken tanı için uygulanması gereken tarama programlarına da değinen Polat, şu bilgileri paylaştı:

“21 yaşından itibaren 3 yılda bir Pap-Smear testi, 30 yaşından itibaren ise 5 yılda bir HPV DNA testi yapılması önerilmektedir. Bu taramalar sayesinde kanser oluşmadan önce görülen hücresel değişiklikler tespit edilerek hastalığın önüne geçilebilmektedir.”

HPV Aşısı Hayat Kurtarıyor

HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunun altını çizen Polat, aşının önemini şu sözlerle vurguladı:

“HPV aşısı, rahim ağzı kanserine neden olan HPV enfeksiyonuna karşı güçlü bir koruma sağlar. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocuklarına uygulanabilen bu aşı, ileri yaşlarda HPV’ye bağlı kanser riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Çocukluk çağında HPV aşısının yapılması, toplum sağlığı açısından kritik bir adımdır.”

2026 Boyunca Ücretsiz Tarama Yönlendirmeleri Sürecek

Türk Kanser Derneği olarak 2026 yılı boyunca da ücretsiz rahim ağzı kanseri taramalarına yönlendirme çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Ezgi Polat, Türkiye’nin tüm illerinde sunulan bu hizmetlerden faydalanmak isteyen kadınların 0212 238 30 30 numaralı telefondan derneğe ulaşarak detaylı bilgi alabileceklerini söyledi.

Ayrıca dernek tarafından liseler ve üniversitelerde düzenlenen bilgilendirme etkinlikleriyle gençlere; HPV, rahim ağzı kanseri, korunma yolları ve erken teşhisin önemi konusunda alanında uzman hekimler tarafından eğitimler verildiğini de sözlerine ekledi.

“Hiçbir Kadın Bu Hastalık Nedeniyle Hayatını Kaybetmemeli”

Basın açıklamasını güçlü bir çağrıyla sonlandıran Polat, şu ifadeleri kullandı

“Rahim ağzı kanseri, düzenli taramalar ve koruyucu sağlık uygulamaları ile önlenebilir bir hastalıktır. Türk Kanser Derneği olarak hedefimiz, hiçbir kadının bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybetmemesidir. Bu amaçla farkındalık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Hatalı Kaş Silme İşlemlerinde Kritik Uyarı: Cansu Durkun Abalı “Hızlı Çözüm” Vaadine Karşı Uyardı

Kalıcı makyaj kaş uygulamalarında renk kayması, asimetri ve blok görünüm gibi şikâyetler sonrası “kaş silme” işlemlerine ilgi artıyor. Cansu Durkun Abalı, silim sürecinin tek seanslık bir işlem gibi sunulmasının hem sonuçları hem de cilt sağlığını riske atabileceğini belirterek, “Doğru yöntem kadar doğru zamanlama ve cilt yönetimi şart” mesajını verdi.

Kalıcı makyajda kaş uygulamaları yaygınlaştıkça, hatalı işlemler sonrası “silme” talepleri de hızla yükseliyor. Sektörde en sık gündeme gelen konuların başında; kaşların zamanla griye veya kızıla dönmesi, asimetri, aşırı koyu ve blok görüntü, ayrıca yanlış teknik ve derinlik hataları geliyor. Uzmanlar, bu noktada danışanların en büyük hatasının “tek seansla biter” gibi iddialara yönelmek olduğuna dikkat çekiyor.

“Her Kaş Aynı Değil, Her Pigment Aynı Tepkiyi Vermez”

Cansu Durkun Abalı, silim sürecinde sonuçların kişiden kişiye değişmesinin temel nedenini şu başlıklarla özetliyor: pigmentin türü, cilt tipi, pigmentin yerleşim derinliği ve eski uygulamanın yoğunluğu. Bu nedenle bir kişide kısa sürede sonuç alınırken, başka bir vakada seans sayısının artabildiği vurgulanıyor.

En Sık Gelen Yorum: “İlk Gün Açıldı, Sonra Koyulaştı”

Silim sonrası danışanların en çok dile getirdiği yorumlardan biri, rengin ilk günlerde açılıp sonrasında yeniden koyulaşmış gibi görünmesi. Uzmanlar bunun çoğu zaman iyileşme evreleri ile ilgili olduğunu, erken dönemde yapılan değerlendirmelerin yanıltıcı olabildiğini belirtiyor. Renk, cilt reaksiyonu ve yüzey yenilenmesi tamamlandıktan sonra daha net görülüyor.

Yöntem Seçimi: Lazer mi, Salin mi?

Kaş silme işlemlerinde en çok konuşulan yöntemler lazer bazlı uzaklaştırma ve salin/solüsyon bazlı protokoller. Ancak Cansu Durkun Abalı’ya göre asıl kritik konu yöntem adı değil; yöntemin doğru vaka seçimiyle, doğru aralıklarla ve cilt bariyerini koruyacak şekilde planlanması. “Aynı anda birden fazla agresif yaklaşım denemek ya da sık aralıklarla işlem yaptırmak, silim kadar cildi de yorar” uyarısı öne çıkıyor.

Uzmanlardan Net Uyarılar: Bu Hatalar Sonucu Zorlaştırıyor

Silim sürecinde en sık yapılan hatalar şöyle sıralanıyor:

  Cilt toparlanmadan çok sık seansa girmek

   İyileşme döneminde kabuklarla oynamak

   Güneş/solaryum kurallarını ihlal etmek

   Hızlı sonuç için “agresif” protokollere yönelmek

  “Tek seans kesin biter” gibi vaatlerle karar almak

 Amaç Sadece Silmek Değil, Cildi Korumak

Cansu Durkun Abalı’nın vurgusu net: Silim süreci yalnızca pigmenti azaltma hedefiyle değil, cilt sağlığını koruyarak yönetilmeli. Uzmanlara göre doğru analiz, gerçekçi seans planı ve disiplinli iyileşme yönetimiyle, hatalı kaş sonuçlarında daha güvenli bir yol haritası oluşturmak mümkün.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup