Gündem

Kayseri’nin ilk kadın milletvekili unutulmadı, Türk Kadınının seçme ve seçilme hakkını alışının 91. yıl dönümü, Dünya Mühendisler ve Kadın Hakları Günü

Kayseri’nin ilk kadın milletvekili ve Türkiye’nin ilk 17 kadın milletvekilinden biri olan Ferruha Güpgüoğlu

Kayseri’nin ilk kadın milletvekili ve Türkiye’nin ilk 17 kadın milletvekilinden biri olan Ferruha Güpgüoğlu, 5 Aralık Türk Kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıl dönümünde Türk Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu üyeleri tarafından mezarı başında anıldu. Mezar ziyaretinde bulunuldu ve mezara çiçek bırakıldı.

Ferruha Güpgüpoğlu:

Kayseri’nin ve Türkiye’nin öncü kadınlarından Ferruha Güpgüpoğlu’nu saygı ve minnetle anıyoruz.
Ferruha Hanım, 1891’de doğmuştur. Akçakayalı Talia Hanım ve Osmanlı Devleti’nin bürokratlarından aynı zamanda bestekâr olan Ahmet Mithat Bey’in kızıdır. Evde biçki-dikiş, piyano, müzik, Arapça, Farsça dersler almış; Fatma Aliye’yi, Nezihe Muhittin’i, Halide Edip’i okuyarak dönemin az sayıda eğitimli kadınlarından biri olmuştur.

1915 yılında İzmir’e gitmek üzere Ulukışla’dan bindikleri trene Ermeni komitacıların yaptığı sabotaj sonrası annesini ve ağabeyini kaybetmiş; kendisi de ağır yaralanarak, Konya’da hastanede altı ay tedavi görmüştür.

Mayıs 1919’da İzmir’in işgali sonrasında Kayseri’ye dönmüş, Sivas Kongresi sonrası Ankara’ya geçerken 19 Aralık 1919’da Atatürk’ü evinde ağırlayan İmamzade Raşit Ağa’nın eşi Seyide Hanım ile Millî Mücadeleye destek vermiş ve 6 Şubat 1920’de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyetini kurmuşlardır.

Ferruha Hanım, Güpgüpoğlu ailesinin kapalı çarşıda dükkânlarına dikiş makinaları kurdurarak cephedeki askerler için giysi ve malzeme üretimini başlatmıştır. Cemiyet olarak şehri ev ev dolaşıp dikilecek giysiler için kumaş, dikiş ipliği, deri ve yün toplamışlar; kadınlara iş imkânı yaratmışlardır. Kayseri’de kurulan Seferi Asker Hastanesinde gönüllü hasta bakıcılığı yapmışla; hastalara, yetimlere yemek pişirip dağıtmışlar ve cepheye yardım toplamışlardır.
Tüm erkekler savaşta olduğu için Sakarya’ya gönderilmek üzere Kayseri’deki cephaneyi Ulukışla’ya ulaştıran silahlı kadın müfrezesinin komutanı olarak kod adı Feride ile anılmış, bu cesaretiyle tarihe geçmiştir.
Ferruha Güpgüpoğlu 1930’da kadınlar belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını kazandığında Cumhuriyet Halk Fırkası Kayseri Vilayet İdare Heyeti ve Kayseri Belediye Meclisi üyesi olmuş; 5 Aralık 1934’te 44 yaşında Türkiye’nin ilk kadın milletvekillerinden biri olmuştur.

ADD: Atatürk Cumhuriyeti’nin Kemalist Aydınlanma Devrimlerinden biri de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasıdır.

Osmanlı’nın nüfustan saymadığı, toplum yaşamında adı bile olmayan Türk Kadını bu hakkı, varanın bağımsızlığı ve ulusun özgürlüğü için kar kış demeden İnebolu’dan cepheye kağnı sırtında silah mühimmat taşıyarak, cephe gerisinde gecesini gündüzüne katarak, belde belde silah kuşanıp savaşarak almış ve bu gerçeği Büyük Atatürk “Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez.” sözleriyle tarihe geçirmiştir.

Bu anlamda Türk Cumhuriyet Devrimi aynı zamanda bir Kadın Devrimi’dir. Türk Kadınının seçme ve seçilme hakkını alışının 91. yıl dönümü kutlu olsun.

5 ARALIK 1934’TEN 2025’E: HAKLAR VERİLDİ, PEKİ YA HAYATLAR?
Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesinin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Karaoğlu, “Kadının yaşamadığı yerde hak, kadının konuşmadığı yerde demokrasi, kadının görünmediği yerde eşitlik yoktur.” dedi.
Yazılı bir açıklama yayımlayan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, “5 Aralık 1934…Türkiye Cumhuriyeti, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak çağının çok ötesinde bir devrime imza attı. Kadının siyasal temsilinin önünü açan bu adım, yalnızca hukuki bir düzenleme değil; kadının toplumda eşit bir yurttaş olarak var olabilmesinin temel taşlarından biriydi.
Aradan 91 yıl geçti.
Kadınlar eğitimde, çalışma yaşamında, siyasette ve sosyal hayatta çok önemli mesafeler kat etti. Ancak bugün ülkemizde karşı karşıya olduğumuz acı gerçek, bu tarihsel kazanımların toplumsal zeminde tam anlamıyla karşılık bulmadığını acı bir biçimde hatırlatıyor.
Çünkü 1934’te kadınlara “oy verebilirsin, seçilebilir ve yönetebilirsin” denirken, 2025’te kadınlar hâlâ “hayatta kalma” mücadelesi veriyor. Son yıllarda artan kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddetin ulaştığı boyut, bize çok açık bir gerçeği gösteriyor:
Hakların verilmiş olması, hakların güvende olduğu anlamına gelmiyor.
Bugün Türkiye’de kadınların en temel insan hakkı olan yaşam hakkı tehdit altındayken, siyasal temsil hakkının kağıt üzerinde kalması riski büyüyor.
Bir kadın öldürülme korkusu taşıyorsa; iş, eğitim, siyaset ve kamu yaşamında özgürce var olamıyorsa, o ülkede eşit yurttaşlık hakkı hâlâ tamamlanmamış demektir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların toplumsal hayattaki yerini anlatırken şunu söylemişti:
“Kadınlarımız, erkeklerimizle birlikte yürümeli ve hayatın her safhasında erkeklerle birlikte olmalıdır.” dedi.
KİGDER Başkanı Karaoğlu, “Bugün bu yürüyüş, ne yazık ki çoğu zaman bir yas tutma yürüyüşüne dönüşüyor.Oysa kadınların güçlü olduğu, söz sahibi olduğu, yönetimde yer aldığı toplumlarda şiddetin azalması, demokrasinin güçlenmesi ve toplumsal refahın artması bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir.KİGDER olarak bizler, kadınların yalnızca haklarına değil, hayatlarına sahip çıkmanın da toplumsal bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Kadınların güçlenmesini, ekonomik bağımsızlığını, eğitim fırsatlarına erişimini, şiddetten korunmasını ve siyasete katılımını desteklemek için durmaksızın çalışıyoruz.
Çünkü biliyoruz ki:
Kadının yaşamadığı yerde hak, kadının konuşmadığı yerde demokrasi, kadının görünmediği yerde eşitlik yoktur.
5 Aralık Kadın Hakları Günü, yalnızca bir kutlama günü değildir; kazanımların korunması, eşitliğin sürdürülmesi ve kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması için toplumsal bir çağrıdır.Bugün, 91 yıl önce atılan o büyük adımı saygıyla anarken, kadınların yaşam hakkını korumak adına hep birlikte sorumluluk almanın zorunluluğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kadınların Üretime ve Hayata Kattığı Değer, Toplumumuzun En Büyük Gücüdür

Hacılar Genç İş İnsanları Derneği (HAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erkan, 5 Aralık Kadın Hakları Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların üretime ve toplumsal hayata kattığı değerin Türkiye’nin kalkınmasında belirleyici bir güç olduğunu vurguladı.

Erkan, 1934 yılında kadınlara tanınan seçme ve seçilme hakkının sadece bir hukuk düzenlemesi değil, Türkiye’nin çağdaş ve eşitlikçi vizyonunun temel adımlarından biri olduğunu belirtti. Bu günün, söz konusu tarihsel kazanımın önemini hatırlatan anlamlı bir gün olduğunu ifade etti.

Kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha görünür olması gerektiğine dikkat çeken Erkan, HAGİAD’ın bu doğrultudaki çalışmalarını anlatarak şunları söyledi:

“Kadınların iş dünyasında, girişimcilikte ve üretimde daha aktif rol alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadın emeği ve katkısı, ülkemizin sanayi kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır.”

Erkan özellikle, işletmelerin başarısında kadınların rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün pek çok işletmenin başarısında; anne şefkatinin, eş desteğinin, iş ortağı sorumluluğunun ve kadınların üretime kattığı zarafetin izi vardır. Bu değer, yalnızca aileyi ayakta tutan bir güç değil; aynı zamanda iş dünyasında kaliteyi, kararlılığı ve sürdürülebilirliği besleyen temel bir etkendir.”

HAGİAD’ın kadınların gelişimine yönelik iş birliklerini önemseyen bir anlayışla hareket ettiğini vurgulayan Erkan, fırsat eşitliği güçlendiğinde toplumun da geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlediğini belirtti.

Fatih Erkan, mesajını tüm kadınların 5 Aralık Kadın Hakları Günü’nü saygı ve takdirle kutlayarak tamamladı.

MMO Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol’un 5 Aralık Dünya Mühendisler Günü  mesajı

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında; bilim, teknoloji ve inovasyonla daha güçlü bir Türkiye için çalışan tüm mühendislerimize teşekkür ediyor, emeklerinin karşılığını aldıkları, güvenli ve saygın çalışma ortamlarının süreklilik kazandığı bir gelecek diliyoruz.

Mühendislik; yalnızca teknik bir uzmanlık alanı değil, aynı zamanda sorunlara çözüm üretme iradesi, geleceği planlama becerisi ve topluma hizmet etme bilincidir.

Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizi, enerji ihtiyaçları, kentleşme sorunları, üretim teknolojilerindeki dönüşüm ve dijitalleşme gibi pek çok başlık; mühendisliğin ülkemiz için ne kadar stratejik olduğunu bir kez daha göstermektedir. Mühendislerimiz, bu zorlukların her birini fırsata dönüştürebilecek bilgiye, vizyona ve kararlılığa sahiptir.

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında; adil, şeffaf, bilimsel ve etik değerleri esas alan bir mühendislik anlayışı kritik öneme sahiptir. Bu nedenle mühendislerin mesleki bağımsızlığının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, genç mühendislerin istihdamının desteklenmesi ve nitelikli üretimin teşvik edilmesi ortak sorumluluğumuzdur.

Mühendislik mesleğine gönül veren tüm meslektaşlarımız; sanayide, sahada, laboratuvarda, tasarım ofislerinde ve yaşamın her alanında emek vererek ülkemizin geleceğini şekillendirmektedir. Onların bilgi birikimi, disiplinli çalışması ve çözüm odaklı yaklaşımı, toplumsal gelişimin görünmeyen mimarisini oluşturmaktadır.

Bu anlamlı günde, ülkemizin ilerlemesine katkı sunan tüm mühendislerimize teşekkür ediyor; daha güvenli, daha üretken, daha adil ve daha bilimsel bir çalışma yaşamının her zaman destekçisi olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.

Bu duygu düşüncelerle; tüm mühendislerimizin ve mühendis adaylarımızın 5 Aralık Dünya Mühendisler Günü’nü kutluyor; tüm meslektaşlarımızı saygı ve dayanışma ile selamlıyoruz.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup