KURTULUŞ ÜMİDİ SİYASİ TERCİHİMİZ (Köşe yazısı)

Mustafa Temizer
Gündelik kasaba siyasetçilerinin ‘leyleğe bak’ numarasının oyuncağı olmamalıyız, olamayız. Türkiye’nin jeopolitik, jeostratejik ve tarihi misyonu itibariyle, düşmanları tarafından tarih boyu asla kendi kendine bırakmamaya çalıştıkları biliniyor. Jön Türklerin, ittihatçıların, gizli ve açık cemiyet ve locaların, Yahudi, Rum ve Ermeni dönmeleri eliyle Türk siyasetini hep dizayn etmeye çalıştıkları biliniyor. Muhalefetin de iktidarın da atanmış olduğu biliniyor.
Demirel’in AP’nin başına nasıl getirildiğini, 1994 den altyapı çalışmaları yapılarak A. Gül, RTE’ın Refah partisinden nasıl koparıldığını, hangi gizli görüşmelerden sonra AKP’nin kurdurulduğunu A. Dilipak, E. Mütercimler, B. Avar ve son olarak E. Sancak’ın video ve yayınlarından anlamak mümkündür.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye hangi kumpaslarla getirildiğini, muhalefetin İngiliz ve Amerikan büyükelçileriyle gizli ve açık görüşmeleri ile Türkiye ve dünya siyasetini dizayn eden bu güçlerin A, B, C planlarının da hazırlandığını görmezden gelemeyiz.
Bizim gibi görünenler eliyle, devletin imkânlarını kullanarak oluşturulan algılarla okumayan veya okuduğunu anlamayan kesimleri istedikleri gibi yönlendiriyorlar.
Millet, fazla değil elli yıllık siyasi hayatında çok liderler, çok iktidarlar gördü. İktidar yaptığı partilerden ve liderlerinden aradığını bulamayınca alternatif diye parlatılan bir başka partiyi ve liderini kurtarıcı belleyip onu iktidar yaptı. Bu böyle devam etti gitti.
Belli bir yaşta olup azıcık siyasetle ilgilenenler İnönü, Menderes, Demirel, Ecevit, Özal, Erbakan, Türkeş ve diğerleri ve en son da Erdoğan’ı bilirler. Peki vatandaş olarak seçip iktidar yaptığımız bu liderlerden ve iktidarlarından, aradığımız mutluluğu, huzuru, refahı bulabildik mi? Her iktidarın zengin ettiği belli bir zümrenin ve o partilerin partizanlarının dışında buna olumlu cevap verecek pek kimse çıkar mı?
Peki, bu milletin önüne iç ve dış menfaat odaklarınca parlatılan, umut diye lanse edilenler dışında oy verecek, iktidar yapacak parti ve lider hiç olmadı mı? Millet niye bunları görmezden geldi? Ismarlama gerekçelerle ilgi göstermedi?
İşte sorun tam da burada. Bu millet aklını ve ferasetini kullanmaz, iradesini başkalarına teslim eder, elini taşın altına koymaz işin kolayına kaçıp bedava kurtarıcılardan medet umarsa, yıllar süren bu kısır döngüden kurtulup hakikati bulamaz. Bunun sonucu ise, hep acı, ıstırap, fakirlik, çaresizlik ve hayal kırıklığı olur.
Biz sahtesini gerçeğinden ayırt etmedikçe, boş vaatlere, tatlı yalanlara kanmaya devam ettikçe, kişinin işine değil lafına değer verdikçe birileri bizi aldatmaya, bizde aldanmaya devam ederiz. Geliniz artık bu oyunu hep birlikte bozalım. Çünkü daha fazlasına ne bizim ne de ülkemizin tahammülü kalmadı.
1967 den beri “MİLLETİM UYAN! ” diye çığlık atan “ Bir millet ıstırap içinde inlerken onun evlatları rahat edemez.” anlayışını şiar edinen “ Ülkemizin içinde bulunduğu problemler karşısında düşünmeyen beyin, çalışmayan beden, sızlamayan yürek bizden değildir.” ıstırabıyla haykıran; hak ile batıl savaşının kıyamete kadar süreceğini bilen, her alanda yeni bir Milli Mücadelenin şart olduğuna inanan milli kadrolar var.
Siyasi tercihimizi Haktan, hukuktan, adaletten, ilimden, ahlâktan yana kullanalım. Milli Mücadele kültürünü almış, dinamik tahlil metoduyla olayları yorumlayabilen “ Aaaa leyleğe bak! ” oyununa gelmeyen, yarım asırdır bize hep doğruları söyleyen, gerçek kurtuluş yolunu gösteren, mücadeleye çağıran, gerçek anlamda yerli, milli, bağımsız, ilmi, ahlakı, dürüstlüğü, hak ve adaleti siyasetin merkezine koyan, güçlü, ileri, mutlu, müreffeh bir MUHTEŞEM TÜRKİYE kurmak hedefinde olan, Elli yıldan beri Milletim Uyan! Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” çağrısında bulunan, MİLLET PARTİSİ’nden yana kullanalım.
İnanarak, güvenerek üye olmak, görev almak, maddi ve manevi katkıda bulunmak, en azından dua etmek suretiyle, bu hayırlı, bereketli, ülkemizin ve insanımızın hayrına olan bu mücadeleye katkıda bulunalım.
Unutmayalım.” İştirak etmediğimiz çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”.”
Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Cuma Nacar 24- 27 Haziran tarihleri arasında Trabzon’da olacaklardır.
26 Haziran Pazar günü saat 13.30’da Atapark Zağnos Vadisi, Orijin toplantı salonunda gerçekleştirilecek Muhteşem Türkiye Yürüyüşü toplantısı öncesi 25 Haziran Cumartesi günü akşam saat 19.30- 21 saatleri arasında Karadeniz’in güçlü televizyonu, Türkiye’nin ve dünyanın her tarafından izlenebilen Mavi Karadeniz televizyonunda canlı yayında konuşacaktır.
Mavi Karadeniz TV Frekanslar ➡️Turksat4-A uydusunda Frekans12264 Pol 27500 (V) ➡️Digiturk 628.kanal ➡️D-Smart 255 kanal ➡️Filbox yerel kanallar 24.kanal ➡️Cep telefonlarında Artı dijital yerel medya uygulamasından ➡️İnternette www.mavikaradeniztv.com.tr adresinden izlenebilir.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

NARSİSİZM ÇAĞINDA MIYIZ? (KÖŞE YAZISI)

Mustafa TEMİZER Ekranlarda, gazete-dergi ve di­jital medyada insanları ötekileştiren, kibirli, otoriter ve saldırgan hitap dili …