Kayseri’de AB günü, AGÜ’de Ortadoğu çalıştayı, Diğer Ekonomi-teknoloji, eğitim haberleri, TUİK verileri

AGÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden “Ortadoğu’da Sürdürülebilirlik” Çalıştayı

Çalıştaya 4 ülkeden 12 bilim insanı katıldı

Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından “Ortadoğu’da Sürdürülebilirlik” adlı çalıştay gerçekleştirildi. Dört ülkeden 12 bilim insanının katıldığı çalıştayda yapılan sunumların Regional Science Policy and Practice adlı derginin özel sayısında yayınlanması planlanıyor.

Çalıştay, Sümer Kampüsü Rektörlük Konferans Salonunda Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Türk ve Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Armağan Teke koordinatörlüğünde yapıldı.

Dört farklı ülkeden 12 bilim insanın katıldığı çalıştayda Ortadoğu’da barış ve sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, ticaret, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının Ortadoğu’daki gelişimi, güvenli veriye erişimin önemi gibi konular ele alınarak çeşitli sunumlar yapıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Doç. Dr. Umut Türk, bilim insanlarının dünyanın geçtiği zor zamanlarda bilimsel veriye dayalı politika yapımına destek verebilmesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

Çalıştayda yapılan sunumların bilim, politika ve uygulama alanlarında bilimsel araştırma ve uygulamaları yayınlayan uluslararası akademik dergi olan Regional Science Policy and Practice dergisinin özel sayısında yayınlanması planlanıyor.

KAYSERİ’DE AVRUPA GÜNÜ KONSERİNE YOĞUN İLGİ

KTO AB BİLGİ MERKEZİ ORGANİZASYONUYLA KONSER GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında, Kayseri Ticaret Odası AB Bilgi Merkezi organizasyonuyla Haïdouti Orkestrası, Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezinde müzikseverlerle buluştu. Yoğun ilgiyle gerçekleşen konser, renkli anlara sahne oldu.

Her yıl farklı temalarla birlik ve işbirliğini teşvik etmek amacıyla kutlanan 9 Mayıs Avrupa Günü’nde, Paris merkezli müzik grubu Haïdouti Orkestrası, Kayseri Ticaret Odası AB Bilgi Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen konserle müzikseverlerle buluştu. Konsere; AK Parti Kayseri Milletvekili, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve Karma Parlamenter Üyesi Dr. Murat Cahid Cıngı, Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, oda personeli ile çok sayıda vatandaş katıldı.

BAŞKAN GÜLSOY: FARKLILIKLARIMIZ BİZİM ZENGİNLİĞİMİZ

Programın Açılış konuşmasını yapan Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Avrupa Günü’nün bu yıl “Ortak Değerlerimiz, Ortak Geçmişimiz” ve “Birlikte İnşa Ettiğimiz Barış ve Refah”  sloganıyla tüm dünyada kutlandığını belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye ile Avrupa Birliği’nin ilişkileri, bu temellerin atıldığı yıllara kadar uzanmaktadır. 1959’da Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na yaptığı ortaklık başvurusundan bu yana ilişkilerimiz, inişli çıkışlı dönemler geçirmiştir. Türkiye 1996 yılından beri “Gümrük Birliği” üyesidir.  İhracatımızın %50 sine yakınını AB ülkelerine yapmaktayız. Ülkemiz, AB ülkelerinin en çok ithalat yaptığı 5. Ülke konumundadır. Ekonomik olarak AB ve Türkiye ayrılmaz bir bütün gibidir. AB ile sadece ekonomik değil, kültürel, siyasi, sosyal birçok alanda da güçlü ilişkilerimiz bulunmaktadır. Bu sürecin sonunda, iki tarafında menfaatine olacağına inandığımız “Tam Üyelik” beklentimizin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu konser vesilesiyle bir araya gelerek farklılıklarımızın aslında bizim zenginliğimiz olduğunu paylaşmak için bir fırsat buluyoruz. Ortak değerlerimiz etrafında güçlü bir şekilde kenetlememiz gerektiğinin ne kadar kıymetli olduğunun da altını çizmek istiyorum. Müzik, duygularımızı ifade etmenin evrensel bir yolu ve bu akşam birlikte olmanın ve dayanışmanın gücünü hissediyoruz. Birlikte Güçlüyüz diyoruz. Kayseri Ticaret Odası olarak, daha fazla iş birliği ve dayanışma ile daha aydınlık bir gelecek inşa etmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

CINGI : KAYSERİ AB BİLGİ MERKEZİ ÇOK ÖNEMLİ AVANTAJLAR SUNUYOR

Milletvekili Cıngı’da Avrupa Birliği üzerine uzun yıllar tahsil gördüğünü ifade ederek, “Avrupa Birliği bizim açımızdan çok önemli bir oluşum. Dünya tarihine ve siyasetine damga vurmuş önemli bir ulus üstü bir güç. Biz bugün işin müzik boyutuyla bir aradayız. Bu vesileyle 9 Mayıs Avrupa Günü, hem bu güzel organizasyonu destek olan Avrupa Birliğine hem de ülkemize kutlu olsun. Kayseri Ticaret Odası şehrimizde Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin yürütülmesinde çok önemli bir katalizör görevi görüyor. Kayseri Ticaret Odası bünyesinde kurulu olan AB Bilgi Merkezi şehrimizdeki ticaret erbabının, sanayicinin ve ekonomik aktiviteye katılan aktörlerin Avrupa Birliği’ne entegrasyonunda çok önemli avantajlar sunuyor. Bu çok uluslu orkestraların konserlerini daha öncede seyrettim. Hakikaten dünyadaki melodilerden güzel bir seçki sunuyor. İnsanlar çok keyif alıyor. “ dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Türkiye, Fransa, Yunanistan, Romanya ve Sırbistan gibi farklı ülkelerin müzisyenlerden oluşan Haïdouti Orkestrası sahne aldı. Balkanlar, Türkiye ve Orta Doğu müziklerinden oluşan ezgiler seslendirdi. Renkli görüntülerin yaşandığı konserde, Kayseri’nin meşhur türküsü ‘Gesi Bağları’ hep bir ağızdan söylendi. Konsere katılanlar müzik dolu bir akşam geçirdi.

EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer’in Tasarruf Paketine ilişkin değerlendirmesidir

EGİAD Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer: “Yüksek enflasyon uzun zamandır ülkemizde ana gündemlerden birisini oluşturuyor. İş dünyası olarak bizler maliyetlerdeki yüksek artış sebebiyle, çalışan kesim ise hayat pahalılığı karşısında gelirlerindeki hızlı erime sebebiyle, zaten bir tasarruf dönemine girmişti. Enflasyonla mücadele kapsamında, kamuda tasarruf tedbirlerinin uygulanması da bir zorunluluk haline geldi. Bu çerçevede Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin açıklanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu tasarruf programı ile kamuda zorunlu olmayan harcamaların azaltılması, kamu tüketim ve harcamalarında verimliliğin esas alınması oldukça önemli. Pakette yer alan tedbirlerin enflasyonla mücadelede büyük fayda sağlayacağını değerlendiriyoruz.”

EĞİTİMDEN DEĞİL İTİBARINIZDAN TASARRUF EDİN!

Devlet kurumlarının 3 yıl boyunca yeni araç, bina ve demirbaş alımlarını ve kiralamalarını yasaklamayı; personel servislerini kaldırmayı; yurtdışı gezileri ila ajanda, takvim gibi hediye alım ödeneklerini kısıtlamayı; yeni memur ve işçi alımlarını sınırlamayı; esnek ve uzaktan çalışmayı destekleyen ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin net olarak İMF paketi olduğunu söyleyen İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, şunları söyledi; 

“Hükümet göstermelik birkaç güya kısıtlamayla ‘Bizde tasarruf edeceğiz’ algısı yaratmaya çalışmaktadır fakat tasarruf paketi ile; maaşı her geçen gün eriyen işçiye, memura, emekliye, yoksula tasarruf ettirmeyi planlamıştır. Adrese teslim ihalelerle ve çifter çifter yüksek maaşlarla, yolsuzluk ve hukuksuzluklarla saltanat sürenlere dokunmamıştır.” 

Mevcutta okullarda altyapı, personel ve öğretmen eksikliği had safhada idi. Tasarruf Paketi bahane edilerek okulların onarımlarından, yeni okul yapımı giderlerine kadar eğitimde pek çok kalemde kesinti yapılıyor. Paket kapsamında okul öncesinden liseye kadar öğrencilerin ailelerine verilen burslardan, devlet parasız yatılı öğrencileri için verilen pansiyon yardımlarına kadar, okulların her türlü altyapı giderleri, bakım onarımları, alımları dahil eğitim bütçesinden yüzde 18 oranında kısıtlama getiriliyor. 

Öğrencilere bir öğün yemek bile veremeyen, okulların sabun, deterjan, tuvalet kâğıdı, fotokopi kâğıdı gibi en basit ihtiyaçlarını bile velilere yıkan iktidarın ‘Bütçeden en çok pay eğitime ayrıldı’ diye övünmesi büyük bir kandırmacadır. Eğitimde veli ve öğrencilerin eğitim harcamalarının hiç olmadığı kadar artacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Zaten nerede ve hangi amaçla kullanıldığı şaibeli olan 2024 MEB bütçesi mevcut haliyle dahi zorunlu eğitim harcamalarını karşılamaktan uzak iken yüzde 18 kesinti yapılması haddinden fazla yanlış olmuştur.

 Yıllardır eğitime ayrılan ödenekler yüksek enflasyon karşısında rakamsal olarak artıyordu, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelede zaten okulların temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar artış yapılmamıştı. Bunun sonucu olarak okullar en temel ihtiyaçlarını kayıt sırasında alınan bağışlar ve velilerden düzenli olarak toplanan paralarla karşılamaya devam edilecektir. 

TASARRUF PAKETİ DEĞİL DELİ DUMRUL FERMANI!

Ekonomik bunalımın müsebbibi olan iktidar faturayı yoksul ve dar gelirli halka ödetmeye yemin etmiştir. İktidar, çözüm olarak İMF’ye iltisaklı PR ajanslarından çıktığı belli olan cafcaflı, bol kelime oyunlu Tasarruf Paketi ile toplumsallaşan yoksulluğa çare olmak, vergileri ve fedakarlığı tavana yaymak yerine yine garibana, yoksula, işsize, emekçiye, emekliye musallat olmuştur. 

Enflasyon sorununu çözemeyen hükümet, bu sefer yaratıcı ve yeni bir pakete sarıldı. İktidar medyası tarafından köpürtülen, “büyük müjde” diye duyurulan Tasarruf Paketi yoksulu daha yoksul, işsizi daha işsiz, mecali tükenmiş vatandaşı daha da mecalsiz hale getirecek bir giyotin paketidir. İktidarın 22 yıldır anlattığı “yerli ve milli ekonomi” masalından bıkan vatandaşa bir parça da Tasarruf reform paketi yedirilmek istenmektedir. 

GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALET İYİCE BOZULACAK!

Tasarruf Paketi furyasıyla birlikte Türkiye gelir dağılımındaki en sert bozulmanın yaşandığı döneme girmiştir. Dikkat edilirse Tasarruf Paketine destek veren kesimler genellikle iş dünyası ve patronlar kulübü üyeleri olmuştur. 2024 yılıyla birlikte gırtlağına kadar borçlu olan yoksul sayısı neredeyse iki katına çıkacaktır. Dahası gelir dağılımını düzeltmek daha da zor olacaktır. İMF telkinli Tasarruf Paketi ile halkımız işinden gücünden edilecek, daha da muhtaç hale getirilecektir.  

İKTİDARDA MUHALEFETTE VATANDAŞIN ÇARESİZLİĞİNDEN BESLENİYOR!

Gizli yoksul düşmanlığı yapan ve yoksulun çaresizliğinden beslenen iktidara alternatif olması gereken muhalefet partileri de siyasi sorumluluğu üstlenip, bu sorumluluğun gereğini ve bedelini ödemeye yanaşmıyor. Muhalefet temsilcileri de halkın yanında değil, onlarda mevcut harami sistemin muhalefete sunduğu sus payı rantından daha fazla pay kapmakla meşgul. Muhalefette PR ajansları eliyle hazırlandığı apaçık belli olan göstermelik tepkilerle, güya alternatif çözüm paketleriyle günü kurtarma peşinde koşuyor. Açıkladıkları paketlerin içeriği halktan ve gerçeklikten kopuk, çelişkilerle dolu. Muhalefetin çözüm paketi dediği şeyler aslında iktidar medyasına propaganda yapacağı malzeme vermekten öte bir anlam taşımıyor. Yani vatandaş iktidarıyla muhalefetiyle danışıklı bir tiyatroyla yalnız ve perişan bırakılmış durumda. Türkiye’nin yeni bir iktidara, yeni muhalefete, yeni siyasete, yeni söylemlere, yeni yüzlere ve demokrat, çağdaş, milli ve samimi yeni bir parti ve kadrolara ihtiyacı var.

YOLSUZLUKLA MÜCADELE  HER KURUMUN TOPLUMSAL SORUMLULUĞU
Argüden Yönetişim Akademisi, “Yönetişim Mükemmelliği Yolculuğunda 10. Yıl Buluşmaları”nın ikincisini TÜSİAD ev sahipliğinde “UN Global Compact İlke 10: Yolsuzlukla Mücadele” toplantısı ile gerçekleştirdi. 10. ilkenin mimarı Sir Mark Moody-Stuart’ın video mesajı ile başlayan ve UN Global Compact Yönetişim ve Yolsuzlukla Mücadele Başkanı Cristina Ritter’ın onur konuğu olarak katıldığı toplantıda yolsuzlukla mücadele konusunda iş dünyasının temel sorumlulukları ele alındı.
Kaliteli yaşam ve sürdürülebilir bir gelecek oluşturmak amacıyla faaliyet gösteren Argüden Yönetişim Akademisi’nin 10. yılı kapsamında organize ettiği “Yönetişim Mükemmelliği Yolculuğunda 10. Yıl Buluşmaları” etkinlik serisinin, 2. yüz yüze etkinliği TÜSİAD ev sahipliğinde, UN Global Compact İlke 10: Yolsuzlukla Mücadele paneli ile gerçekleştirildi.
UN Global Compact Yönetişim ve Yolsuzlukla Mücadele Başkanı Cristina Ritter’ın onur konuğu olarak katıldığı panelin açılış konuşmalarını UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü ve ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden gerçekleştirdi.
ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden konuşmasında “Yolsuzluk, kalkınmanın önünde büyük bir engel. İyi yönetişim ve sürdürülebilirlik anlayışını önemli bir sorumluluk olarak ele alan şirketlerin, UN Global Compact’in 10 ilkesini benimseyerek tüm strateji ve operasyonlarını bu evrensel ilkelere uyumlu hale getirmesi çok önemli. Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ni stratejilerine dahil eden kurumlar, uzun vadeli başarı için sağlam bir zemin hazırlamış olur.” dedi.
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü ise konuyla ilgili “Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için yolsuzlukla mücadele etmemiz gerekiyor. Yatırımcılar, müşteriler, kamuoyu tarafından kurumlara güven duyulması, kurumların sürdürülebilirliklerinin yegâne unsuru. İyi yönetişim yolsuzlukla mücadelenin ve kurumların paydaşlarıyla güvene dayalı bir ilişki kurabilmesinin temelini oluşturuyor. Ülkemizde iyi yönetişim kültürünün gelişmesine ve UN Global Compact’in Dönüşümsel Yönetişim Özdeğerlendirme aracı gibi uluslararası çalışmalara öncü katkılar sağlayan Argüden Yönetişim Akademisi’nin 10. Yılını kutluyor, verimli çalışmalarının devamını diliyorum.” dedi.
Yolsuzlukla mücadele kapsamında özel sektör ve kamu bilincini artırmaya yönelik organize edilen panelde UN Global Compact Yönetişim ve Yolsuzlukla Mücadele Başkanı Cristina Ritter “Dönüşümsel yönetişim yolsuzlukla mücadele edebilmenin anahtarıdır. Bütünsel bir yaklaşım geliştirerek, etik liderlik kavramı ve dürüstlük kültürünü tüm süreçlere entegre etmeliyiz. Etik, şeffaf ve hesap verebilir bir ortamda kurumlar ekonomik gelişim ve yenilikçi yaklaşımlara odaklanabilirler. Paydaşlar arasında iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir olarak hareket ederek kolektif aksiyon bilinci ile değişimi gerçekleştirebiliriz. dedi.
Yolsuzlukla mücadelenin kurumlar için öneminin ele alındığı toplantıda UN Global Compact Yolsuzlukla Mücadele Birimi Kıdemli Yöneticisi Ana Aranha 10. İlke Yolsuzlukla Mücadele ile ilgili kolektif aksiyon üzerine detaylı bilgi verirken ve Gün + Partners Avukatlık Bürosu Kıdemli Ortağı Av. Mehmet Gün, yolsuzluk ve rüşvetle mücadele konusunda ABD, OECD, Avrupa Konseyi GRECO, UK, Almanya ve Türkiye’de yapılan çalışmalara dair bir sunum gerçekleştirdi.
ARGE Danışmanlık Yönetici Ortağı Dr. Erkin Erimez’in moderasyonuyla gerçekleşen panelde, Gün + Partners Avukatlık Bürosu Kıdemli Ortağı Av. Mehmet Gün, Unilever Türkiye ve Orta Doğu’dan Sorumlu Hukuk Baş Müşaviri Çağdaş Hemşinoğlu, Koç Holding Baş Hukuk ve Uyum Müşaviri Yardımcısı Rana Hoffman ve ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden konuşmacı olarak yer aldılar. Yolsuzluğu önlemede uluslararası örneklerin de dahil edildiği oturumda, yolsuzluğun sadece aksiyonlarla mücadele edilmesinden öte kurum kültürlerinin dönüştürülmesiyle engellenebileceği vurgulandı.

IPEKYOL’un KOZA’sı mağaza çalışanlarına yepyeni bir motivasyon deneyimi yaşatıyor

Ipekyol Group’un markaları olan İpekyol, Twist ve Machka’nın tüm mağaza çalışanları artık işlerini eğlenerek yapıyorlar! Şirket, çalışan deneyimini daha yukarıya taşımak amacıyla manuel işleyen süreçlerini otomasyona çevirerek, satış hedeflerine daha kolay ulaşmalarını sağlamak amacıyla, Inooster ile beraber “KOZA” adını verdikleri oyunlaştırılmış bir mobil uygulamayı hayata geçirdi. Bu uygulama, mağazalar ile marka arasındaki sadakat ve motivasyon sürecini dijital bir ortama taşıyarak, mağaza çalışanlarının iş süreçlerini tek bir uygulama üzerinden takip edebilmesini sağlamasıyla öne çıkıyor.

KOZA uygulaması; eğlenceli ve rekabetçi bir çalışan deneyimi sunmayı, mağaza çalışanlarını motive ederken onlarla güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor. Ipekyol yönetiminin vizyoner rotasyonlarıyla geliştirilen uygulama, markanın sadakat yönetimi ve iç motivasyon süreçlerini dijital bir ortama taşıyarak, mağaza çalışanları ile olan iletişimi kuvvetlendiriyor. Ipekyol ve Inooster tarafından birlikte tasarlanan ve geliştirilen KOZA uygulaması, moda dünyasında oyunlaştırma kavramını benimseyen ilk mobil uygulamalardan biri olarak dikkat çekiyor.

Ipekyol Group Perakende Direktörü Köksal Kaysı, yeni uygulamayla ilgili şunları söyledi: “İpekyol olarak, sürekli dönüşümün ve yenilikçiliğin önemini biliyoruz. KOZA, İpekyol’un mağaza çalışanlarına sunduğu bir ayrıcalık ve inovasyon örneğidir. Bu uygulama sayesinde, süreçleri otomasyona çevirerek çalışanlarımızın işlerine daha bağlı olmalarını ve hedeflerine daha kolay ulaşmalarını sağlıyoruz. KOZA ile anlık görev/hedef gibi yapılar ve ödüllendirmeler ile iç iletişimi zenginleştiriyor, pozitif duygusal bağların oluşmasını sağlıyoruz. Oyunlaştırma dinamikleriyle yeniden tasarlanmış satış performans takipleri ve iş süreçlerimizin verimliliğinde %4-15 arasında artışlar görüyoruz.”

Inooster Kurucu CEO’su Murat Yılmaz ise şunları ekledi: “Koza uygulaması, perakende sektöründe oyunlaştırma unsurlarının kullanıldığı öncü projelerden biri olma özelliğini taşıyor. Türkiye’nin en güçlü oyunlaştırma altyapısını sahip Motivist Retail ürünümüz ve uçtan uca Inooster uzmanlığı ile geliştirilmiş böylesi değerli ve büyük bir projeyi gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. İpekyol’un vizyoner yaklaşımı ve yöneticilerden gelen destekle birlikte, çalışanların oyunlaştırılmış performans metriklerini gerçek zamanlı olarak takip edebilmelerini sağlayan bir sistem sunduk. Koza, mağaza çalışanlarının motivasyonunu artırırken, aynı zamanda marka sadakatini güçlendirerek İpekyol’un başarısına önemli katkılar sağlıyor.”

Uygulama içerisinde moda akademisi başta olmak üzere yarışmalar, eğlenceli düellolar, performans takibi, anlık sürprizler, atölyeler ve motivasyon eksenli çeşitli görevler bulunuyor. Kullanıcılar, bu aktivitelerde başarı elde ettikçe puanlar ve sanal marketten hediye çekleri, yöneticilerle yemek, genel merkez ziyaretleri, mentörlük görüşmeleri gibi çeşitli ödüller kazanıyor, takdirler topluyor ve başarılarını liderlik tablolarına yansıtıyor. Ayrıca, mağaza çalışanları arasında gerçekleştirilen kombin yarışması ve paylaşımların oylanması gibi interaktif özellikler de uygulamaya entegre edilmiş durumda. Mağaza çalışanlarının eğitimlerine katkı sağlamak amacıyla mikro öğrenme temelli “quiz” ve “düello” alanları da oluşturulmuş durumda. Aynı zamanda, kurum içi iletişimi desteklemek ve gereksinim duydukları dokümanlara kolayca erişmelerini sağlamak için “dokümanlar” alanı ve satış süreçlerine destek olabilmek adına “ipucu” tool’ları uygulamada yer alıyor.

Ipekyol Koza uygulaması, kullanıcı dostu arayüzü ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. İpekyol, bu yenilikçi adımıyla perakende sektöründe dijital dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyor.

SERBEST BÖLGELERİN İHRACAT, ÜRETİM VE İSTİHDAMDAKİ ROLÜ ARTIYOR

Türkiye’de serbest bölgelerden daha fazla yararlanmak doğrultusunda yeniden bir irade oluştuğunu belirten SEBKİDER Başkanı Yusuf Kılınç, son 2 yılda ülkeye ihracat, üretim ve istihdam üsleri olarak hizmet verecek yaklaşık 5 milyon metrekare alana sahip yeni serbest bölgelerin ekonomiye kazandırıldığını vurguladı. Kılınç, kısa vadede Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 10’unun serbest bölgelerden karşılamasının hedeflendiğini söyledi.

Türkiye’deki 19 serbest bölgenin kurucu ve işleticisi şirketlerin üye olduğu Serbest Bölgeler Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER) 2. Genel Kurulu’nu, Ege Serbest Bölgesindeki ESBAŞ Teknoloji Merkezinde gerçekleştirdi.

Genel Kurul Toplantısı’nın ardından açıklama yapan SEBKİDER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, kısa vadede Türkiye’nin ihracatının yüzde 10’unu karşılama hedefine odaklanan serbest bölgelerin, ülkeye daha fazla doğrudan yatırım çekmek için çalışmalarını arttırdığını vurguladı.

Serbest bölgelerin 2023 yılında 13 milyar dolara yaklaşan tutarla, Türkiye’nin ihracatının yaklaşık yüzde 6’sını gerçekleştirdiğini belirten Kılınç, “Şubat ayında Antalya’da gerçekleşen “Cumhuriyetimizin Yüzüncü Yılında Serbest Bölgeler Çalıştayında” bu oranın yüzde 10’a çıkarılmasını Ticaret Bakanlığı ve SEBKİDER’in ortak hedefi olarak belirlemiştik. Çalıştaydan sonra gerçekleştirdiğimiz bu ilk Genel Kurulumuzda da bu hedefe odaklı yapılacak çalışmaları değerlendirdik” diye konuştu.

Serbest bölgelerden gerçekleştirilen ihracat içerisinde ileri teknoloji düzeyinde sınıflandırılan ürünlerin oransal olarak ülke ortalamasından daha yüksek olduğunu ve bunun daha da arttırılması gerektiğini vurgulayan Yusuf Kılınç, “Yüksek teknoloji kullanımı, dijital ve yeşil dönüşüm çalışmaları serbest bölgelerin öncelikli hedefleri arasında bulunuyor. Ayrıca, serbest bölgelerin uluslararası arenada tanıtımının daha etkin bir şekilde gerçekleştirilerek, ülkemize daha fazla yabancı yatırım çekilmesi hedefi de önümüzdeki dönemde serbest bölgelerimizin öncelikleri arasında yer alıyor. Bu hedefleri gerçekleştirdikçe ihracatı ve istihdamı arttırma hedefimize ulaşmamız mümkün olacaktır” dedi.

Serbest Bölgelerin Rolü Yeniden Artıyor

SEBKİDER Başkanı Kılınç, Türkiye’de serbest bölgelerin kurulmasına 1985 yılında Mersin ve Antalya serbest bölgeleri ile başlandığını, 2000 yılında ise Bursa, Denizli ve Kocaeli serbest bölgelerinin kurulması ile bölge sayısının 18’e ulaştığını ve 24 yıl boyunca ülkede yeni bir serbest bölge kurulmadığına dikkat çekerek, şu bilgileri verdi: “Şimdi ülkemizde serbest bölgelerden daha fazla yararlanma konusunda yeniden bir iradenin oluştuğunu memnuniyetle görüyoruz. İzmir’in Bergama ilçesinde yer alan 2,3 milyon metrekare büyüklüğündeki arazi üzerine kurulan Batı Anadolu Serbest Bölgesi, 2023 yılında faaliyete geçerek yatırımcı kabulüne başladı. 2022 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde 1,5 milyon metrekare, 2023 yılında Ordu ili Ünye ilçesinde 147 bin metrekare, Samsun Tekkeköy’de 644 bin metrekare büyüklüğünde yeni serbest bölgeler ilan edildi. Ege Serbest Bölgesinin 2016 ve 2023 yıllarında olmak üzere iki kez, Antalya ve Bursa serbest bölgelerinin 2018 yılında, Kocaeli Serbest Bölgesinin 2022 yılında sınırları genişletilerek yatırımcıların kullanımına yeni araziler tahsis edildi. Serbest bölgelerimiz büyüdükçe ülke ekonomisine katkısı da doğru orantılı olarak artacaktır.”

Kılınç, 7,5 milyar dolarlık yatırım miktarına erişen serbest bölgelerde 545’i yabancı yatırımcı olmak üzere 2 bin 108 firmada yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını aktardı. 2023 yılında yaklaşık 31 milyar dolarlık toplam ticaret hacmi ve 13 milyar dolara yaklaşan ihracatı ile serbest bölgelerin Türkiye’nin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üsleri haline geldiğini belirten SEBKİDER Başkanı, “İller bazında bir sıralamaya dahil edilmiş olsaydı İzmir’den sonra 5. sırada serbest bölgelerimiz gelecekti. Yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığı serbest bölgelerimiz 2023 yılında 5,8 milyon nüfuslu Ankara’dan daha fazla ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’de sadece 24 il yıllık 1 milyar doların üzerinde ihracat yapabilmişken, bu yıl 5 serbest bölgemiz ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkardı” diye konuştu.

Türk mobilya ihracatçıları Suudi Arabistan’da 300’e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi

Türk mobilya sektörü, eskiden beri en önemli pazarları arasında yer alan Suudi Arabistan’ın mobilya ithalatında tekrar birinci sıraya yerleşmek istiyor. Türk mobilya ihracatçıları 2023 yılında Suudi Arabistan’a ihracatını 41 milyon dolardan yüzde 310 artışla 168 milyon dolara taşıdı.

Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından mobilya sektörüne yönelik olarak düzenlenen “Suudi Arabistan Sektörel Ticaret Heyeti” 5-9 Mayıs 2024 tarihleri arasında başarıyla gerçekleştirildi.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Önümüzdeki dönemde, başarılı organizasyonlarımıza hızımızı kesmeden devam edeceğiz. Suudi Arabistan Sektörel Ticaret Heyetimiz 23 Türk mobilya firmasının katılımıyla gerçekleştirildi. 6 Mayıs tarihinde düzenlenen ikili iş görüşmeleri etkinliğine 50 Suudi Arabistanlı firma katıldı. Etkinlikte yaklaşık 300’e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Ayrıca, pazarın öneminden hareketle Suudi Arabistan’a yakın zamanda tekrar mobilya sektörüne yönelik bir ticaret heyeti düzenlemeyi planlıyoruz. Çocuk ve bebek, bahçe, proje mobilyalarının yanı sıra ev mobilyası sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalarımızı da bu çok değerli pazara düzenlenecek olan heyetimize özellikle davet ediyorum.” dedi.

Hikmet Güngör “Türk mobilya ihracatçıları olarak 2023 yılında Suudi Arabistan’a ihracatımızı 41 milyon dolardan yüzde 310 artışla 168 milyon dolara yükselttik. Eskiden beri en önemli pazarlarımız arasında yer alan Suudi Arabistan’ın mobilya ithalatında tekrar birinci sıraya yerleşmek istiyoruz. Mobilya sektörüne yönelik düzenlemiş olduğumuz ve çok başarılı geçen Suudi Arabistan heyetimiz, sektörümüz için bir başlangıç. Eylül ayında Fas ve Kasım ayında da Hindistan’a yönelik ticaret heyetleri düzenleyeceğiz. Bunun haricinde, ihracatçı firmalarımızla istişarelerde bulunarak başka ülkelerde de ticaret heyeti faaliyetlerimize devam etmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Güngör, “Suudi Arabistan mobilya sektörü için yıllardır alışık olduğumuz bir pazar. Birbirimizi tanıyoruz ve iyi anlıyoruz. Suudi Arabistan’da Türk mobilyasına büyük bir ilgi var. Bu nedenle Suudi Arabistan bizler için her zaman doğru bir pazar olmaya devam edecek. Suudi Arabistan Sektörel Ticaret Heyeti organizasyonumuzda büyük emekleri olan Mobilya Sektörü Sube Şefimiz İbrahim Demir’e ve Mobilya Sektörü Uzmanımız Ayşegül Kanlıkuyu’ya teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ve Riyad Ticaret Müşaviri Burak Balkanlıoğlu ikili iş görüşmelerinde heyete katılan Türk firmaları ziyaret ederek, sektör ve ülke hakkında görüş ve önerilerini dile getirdiler.

Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde düzenlenen heyet, 7-8 Mayıs tarihlerinde Suudi Arabistan’ın önemli mobilya ithalatçısı firmalara gerçekleştirilen firma ziyaretleri ile tamamlandı.

HEYETE KATILIM SAĞLAYAN TÜRK FİRMALAR:

ARNOHOME MOBİLYA SANAYİ VE TİC A.Ş.

BOFİGO GRUP SAN. TİC. A.Ş

DECOSIT MOBİLYA İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

DEMSAŞ DEKORASYON MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

ENS LAMİNE AHŞAP SANAYİ VE TİCARET LTD ŞTİ

ERİNÖZ BAHÇE MOBİLYALARI TEKSTİL BEYAZ EŞYA OTOMOTİV VE ELEKTROSTATİK BOYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

GÜRELER MOBİLYA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

KARLI ORMAN ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ

MELTEM BEBEK VE GENÇ MOBİLYA SAN.TİC. AŞ

NERR OFİS MOBİLYALARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

NİRON GRUP SANAL MARKET İLETİŞİM YAZILIM GIDA BASIN YAYIN TURİZM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

NSM IMEX DIŞ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ

OFİSBAZAAR BÜRO MUTFAK BANYO MOB. SAN. VE PAZ. LTD. ŞTİ.

OFİS 232 MOBİLYA İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ORÇELİK OFİS MOBİLYALARI MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

ORPAK MOBILYA INŞ SAN VE TIC AŞ

PİERLOTİ MOBİLYA DEKORASYON İTHALAT İHRACAT SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.

PİNK MOBİLYA KOZMETİK VE GÜZELLİK LTD ŞTİ

SANDALYECİ DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

SEDUNA MOBİLYA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

SEİZ DEBRİYAJ KALIP ELEK. İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ

TÜRKLER ŞEMSİYE GÖLGELENDİRME SİSTEMLERİ VE MOBİLYA SAN TİC LTD ŞTİ

VİZYON BÜRO MOBİLYA İNŞ. VE TURZ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ

UTİB’den Finlandiya’ya Sürdürülebilirlik Temalı Ekolojik Tekstiller Heyeti

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Ticaret Bakanlığı desteği ile yürüttüğü Ekolojik Tekstiller UR-GE Projesi kapsamında Finlandiya’ya yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin öncülüğünde 10 firmadan oluşan heyet, üç gün süren programda sürdürülebilirlik konusunda iyi uygulama örneklerini yerinde incelerken, Finlandiyalı firmalar ile bir araya gelerek ikili görüşmeler yaptılar.

TC Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar, Helsinki Ticaret Müşaviri Nisa Ilgaz ve UİB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ayşe Mehtap Ekinci’nin de eşlik ettiği heyet, ilk gün Aalto Üniversitesi ve Finlandiya Tekstil ve Moda Birliği ziyaretinin ardından Fin ve Türk tekstil firmaları ile networking kokteylinde bir araya geldi. Yoğun görüşme trafiğine sahne olan ikinci gün ise Nordic Bioproducts firmasını gezerek, firma temsilcisi Miska Paulorinne ile fikir alışverişinde bulunan heyet, ardından Ioncell yetkilisi Antti Rönkkö, Rester yetkilisi Outi Luukko ve Spinnova yetkilisi Paula Valonen ile firma sunumlarının ardından görüşmelerde bulundu.

Ziyaretin son gününde Finnish Water Forum yetkilisi Arvo Nerman ve forum üyesi Dewaco, Econet ve Epse yetkilileriyle bir araya gelen heyet sonrasında, Sofi Filtration firmasını ziyaret etti. Son ziyaretini Finlandiya’nın en büyük araştırma ve teknoloji merkezi VTT’ye (Technical Research Centre of Finland Ltd) yapan heyet, burada VTT yetkilisi Prof. Dr. Ali Harlin ve Infınited Fiber Company yetkilisi ile bir araya geldi.

UTİB Başkanı Pınar TAŞDELEN ENGİN, “Ziyaret çok verimli geçti”

Eğitim alanında yaptığı çalışmalarla dünyada örnek gösterilen Finlandiya’nın, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme konusunda da çok önemli bir yerde olduğunu belirten UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “UR-Ge Projesine katılan 10 firmamızla üç gün süren ve her anı dolu geçen bir programı tamamladık. Yaptığımız tesis gezileriyle firma temsilcilerimiz, Finlandiya’nın tekstil sektöründeki araştırmaları ve teknolojisi, dijitalleşmedeki adımları, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi çalışmalarını yerinde inceleme şansı buldu. İkili görüşmelerde Finlandiya-Türkiye arasında iş birliği yapılabilecek potansiyel iş alanları da ele alındı” dedi.

TET Global Lojistik, Ford Trucks Kadın Kamyon Şoför Akademisi projesinde, proje ortağı olarak yer alıyor

TET Global Lojistik, kadın kamyon şoförlerini destekliyor

TET Global Lojistik, Ford Trucks’ın kadın kamyon şoförlerine yönelik başlattığı projede proje ortağı olarak yer alarak kadınların meslek edinmesine destek oluyor.

Dökme kimyasal taşımacılık ve lojistik çözümleri sunan TET Global Lojistik, Ford Trucks’ın yeni projesi olan “Ford Trucks Kadın Kamyon Şoför Akademisi”nde proje ortağı olarak yer aldığını duyurdu. Bu proje, kadınların yeni bir meslek edinmelerine ve kariyer yapmalarına olanak tanımayı hedefliyor.

Ford Trucks Kadın Kamyon Şoför Akademisi ile ilgili detaylar şu şekilde:

Eğitime Dair Bilgiler: Eğitim, HED Akademi tarafından verilecek olup, adayların yol, yemek ve ehliyet masrafları HED Akademi tarafından karşılanacak.

İstihdam Desteği: Eğitimini başarıyla tamamlayan adaylar, Nuh Beton bünyesinde “kamyon sürücüsü” unvanıyla işe başlayacaklar.

Başvurular: 22 yaş ve üzeri tüm kadınlar başvuruda bulunabilirler.

TET Global Lojistik, bu önemli projede proje ortağı olarak yer alarak, kadınların iş hayatına katılımını desteklemeyi ve lojistik sektöründe çeşitliliği artırmayı hedefliyor.

TET Global Lojistik İcra Kurulu Üyesi Cemil Can Yalçın, konu hakkında şunları söyledi: “Ford Trucks Kadın Kamyon Şoför Akademisi projesinde proje ortağı olarak yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu proje, kadınların lojistik sektöründe daha fazla yer almasını ve kariyer yapmasını destekleyerek sektörümüzde çeşitliliği artırmayı amaçlıyor. TET Global Lojistik olarak, kadınların iş hayatına katılımını teşvik etmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmak için çaba gösteriyoruz.”

Toplumsal Esenlik Derneği’nden büyük Dil Bayramı etkinliği: Arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev var

İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç öncülüğünde kurulan Toplumsal Esenlik Derneği, ilk etkinliğini Dil Bayramı’nı kutlayarak gerçekleştirdi. Çok sayıda siyasetçi, aydın ve yurttaşın katıldığı etkinlikte dernek kurucusu Cemil Kılıç, Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, Eski Kültür Bakanı ve Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, DP İstanbul milletvekili Cemal Enginyurt birer konuşma yaptı.

İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç öncülüğünde kurulan Toplumsal Esenlik Derneği, ilk etkinliğini 12 Mayıs’ta Dil Bayramı’nı kutlayarak yaptı. Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Anneler Günü’ne denk gelen etkinlikte Türkçe türküler ve şiirler seslendirildi, dil bilincini güçlendirmeye yönelik konuşmalar yapıldı.

Etkinliğe Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Ata Parti Genel Başkanı ve Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Ergüven, Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol ve Türk Ortodoks Patrikhanesi Eski Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, Gaziosmanpaşa Belediyesi İletişim Eşgüdümcüsü Mehmet Halil Hayta, CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Mürşide Ertürk Çoban, Zafer Partisi Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Erhan Şen, Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Esra Selimoğlu, ÇYDD Gaziosmanpaşa Şube Başkanı Murat Çamcı, Nusretiye Camisi İmamı Ferdi Gümüşçü, Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, Hz. Ali Cemevi Başkanı Serpil Soylu, Memleket Partisi İl Yöneticisi Muhammed Ali Gök, CHP İstanbul önceki dönem il yöneticisi Aysun Kılıçaslan Soku, Eğitim İş 1 Nolu Şube Başkanı Veli Fırat Şimşek, Eğitim İş 4 Nolu Şube Başkanı Alkoç Turan Başgönül, Prof. Dr. Bengi Başer, Prof. Dr. Sezgin Çelik, Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, Dr. Ahmet Yesevi Gültekin, Dr. Derya Kılıç Gültekin, Dr. Ercan Çankaya, Dr. Berkiz Berksoy ve eşi Selami Berksoy, Avukat Osman Beniz, Yazar Ayşe Uçar, Gazeteci Orhan Şahin, Eyüp Sultan Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Murat Meral katıldı.

Etkinlikte derneğin kurucusu Cemil Kılıç, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Ergüven, Eski Kültür Bakanı ve Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, DP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt birer konuşma yaptılar.

‘CENNETTE KONUŞULMUYORSA CEHENNEME GİDİP ORADA TÜRKÇE KONUŞACAĞIZ’

Yaptığı konuşmada Türkçenin zenginliğine vurgu yapan Cemil Kılıç, dilimizin ibadet dili olmadığı yönündeki gerici söylemlere sert yanıt vererek “cennette de Türkçe konuşacağız, cennette Türkçe konuşulmuyorsa cehenneme gidip orada konuşacağız” dedi.

“Kemalistler, Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler dilimizi değiştirdi, atalarımızın dilini anlamıyoruz” safsatasına yanıt veren Kılıç, önce 200 sene önce yaşamış bir Osmanlı şairi olan Sümbülzade Vehbi’nin bir şiirini okudu. “İki yüz sene önce yaşayan bir Osmanlı yazarının dilini anlamayan bu halk, bu ulus 700 sene önce yaşayan Yunus Emre’nin dilini anlıyor” dedi ve “Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” dizelerini örnek verdi. “2 bin 500 yıl önce göçmüş atamız Alp Er Tunga’ya yazılmış ağıdı anlayabiliyoruz” diyen Kılıç, “biz Atalarımızı anlıyoruz, sizin atalarınız kim ki anlamıyorsunuz” sorusunu sordu.

1070’lerde yazılmış Divan-ü Lügati-t Türk’te 8 bin dolayında Türkçe sözcük olduğunu vurgulayan Cemil Kılıç, ondan yaklaşık iki buçuk yüz yıl sonra yazılan İbni Manzur’un Lisânü’l-Arab isimli sözlüğünde 7 bin sözcük olduğunu hatırlattı.

Atatürk’ün Türk diline yüzlerce sözcük kazandırdığına dikkat çeken Kılıç, Atatürk’ün hem siyasi ve askeri bir lider olduğunu hem de bir dilci, Öztürkçeci olduğunu hatırlatarak ne büyük bir kişilik olduğuna vurgu yaptı. Kılıç, sözlerine Türk dilinin en büyük şairi olduğunu söylediği Nazım’ın Türkçeyle ilgili sözlerinden ve şiirlerinden alıntılar yaparak son verdi.

‘SİYASAL İSLAMCILARIN YALANLARIYLA TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKARAK BAŞA ÇIKABİLİRİZ’

Konuşmasına salonda olan olmayan tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak başlayan Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türkçenin resmi dil olarak kabul edilişinin 747’nci yıldönümünün kutlandığı özel günün dilimizin ve kültürümüzün zenginliğini bir kez daha herkese hatırlattığını vurgu yaptı. Dilimizin milletimizin kalbi ve kimliği olduğuna dikkat çeken Bahçetepe, “bizler bu dili konuşarak geçmişle gelecek arasında bir köprü kuruyoruz” dedi.

22 yıllık AKP iktidarı döneminde, siyasal islamcılar tarafından muhalefete yöneltilen bir gecede cahil kaldık, Lozan’ın gizli maddeleri var gibi gülünç yalanlara değinen Bahçetepe, siyasal islamcıların yalanlarıyla Türk diline, Türkçeye sahip çıkarak baş edilebileceğini vurguladı.

‘TÜM UYGARLIĞIMIZ TÜRKÇE ÜZERİNE KURULU’

Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, kısaca bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin tarihine ve Milli Mücadele’deki rolüne değindiği konuşmasında patrikhanelerinin Atatürk’ün isteğiyle kurulduğunu anlatarak “Biz her zaman Türkçe konuştuk ve her zaman Türkçe anlaştık. Tüm uygarlığımız da bunun üzerine kurulu. Türk Dili Bayramımız kutlu olsun” dedi.

‘NAZIM HİKMET BURADA KOMÜNİSTLİK ORADA TÜRKÇÜLÜK YAPTI’

Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek de etkinlikte bir konuşma yaptı. Konuşmasına eski Sovyetler Birliği topraklarındaki Türki Cumhuriyetlerdeki seyahatlarini anlatarak başlayan Zeybek, komünist şair Nazım Hikmet’in o topraklarda hâlâ ne kadar sevildiğinden bahsettikten sonra esprili bir üslupla “Burada komünistlik, orada Türkçülük yapmış” değerlendirmesinde bulundu.

‘ARKANIZDA KİM VAR DİYORLAR, BİZİM ARKAMIZDA SARI SAÇLI MAVİ GÖZLÜ DEV VAR’

Etkinliğin son konuşmasını yapan İstanbul milletvekili Cemal Enginyurt, muhaliflere hep yöneltilen bir soruya değindiği konuşmasında “Bize korkmuyor musunuz diye soruyorlar. Güzel bir Alevi deyişi var: Ecelin kapıyı çaldığında ah edip vah edip ağlama, tanrıyı incitirsin. Ölüm geldiğinde sen zaten gitmiş olursun gülüm” dedi.

“Biz ölümden korkmamak üzere bu yola çıktık. Biz bu ülke topraklarında kahrolsun cumhuriyet diye bağıran Mustafa Kemal’e hakaret edip şeriat istiyoruz diye haykıran soysuzların karşısında dik durmak için bu yola çıktık” dedi.

İktidarın muhalefeti suçlu göstermek için en çok sorduğu birinin de “arkanızda kim var” sorusu olduğunu vurgulayan Enginyurt, “Bizim arkamızda biri var. Bizi destekleyen biri var. Recep Tayyip Erdoğan merak ediyor. Bizim arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev adam var” diye konuştu.

2024 yılının başında ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nin kültür-sanat hayatına kazandırılışı çok sayıda davetlinin katıldığı açılış etkinlikleriyle kutlandı. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliklerde davetliler arasında, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve devlet erkanı, Koç ailesi ve Koç Holding yöneticileri, iş insanları, akademi, kültür-sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri yer aldı.
Daha önce Kastamonu, Antalya, İzmir, Kocaeli, Erzurum, Şanlıurfa, Bursa, Ankara, İstanbul Şube ve son olarak Gaziantep’te Güney Doğu Anadolu Temsilciliği açan Deniz Feneri Derneği böylece 11’inci ili hizmet kervanına eklemiş oldu.
Anadolu Isuzu’dan Avantajlarla Dolu Yaz Bakım Kampanyası

Anadolu Isuzu, 31 Mayıs tarihine kadar sürecek yaz bakım kampanyasıyla kaçırılmayacak avantajlar sunuyor. Kampanya kapsamında yedek parça indirimleri, yakıt çeki hediyesi, ücretsiz sağlık ve 40 nokta bakım kontrolü gibi fırsatlar bulunuyor.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yaza avantajlarla dolu bir bakım kampanyasıyla başlıyor. En yaygın servis ağına sahip otomotiv markası olan Anadolu Isuzu, ürün gamında bulunan kamyon, kamyonet, pick up ve otobüs grubundaki tüm araçları için Mayıs ayı boyunca geçerli olacak kampanya kapsamında; orijinal yedek parçalarda yüzde 20 indirim ve anlaşmalı kartlara 12 ay taksit imkanı sunuyor. Yaz bakım kampanyasında ayrıca ücretsiz sağlık raporu ve 40 nokta kontrolü de yapılıyor. Kampanya dahilinde, belirli koşullara bağlı olarak ve sınırlı sayıda 750 TL‘lik akaryakıt çeki hediyesi de sunuluyor.

31 Mayıs tarihine kadar sürecek avantajlarla dolu bu kampanyadan yararlanmak isteyen araç sahipleri, Anadolu Isuzu’nun yetkili bayi ve servisleriyle iletişime geçebilirler.

Cazip araç bakım kampanyası ile detaylara isuzu.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.

EYDK, Türkiye’nin ilk Etki Yatırımı Zirvesi’ni gerçekleştiriyor
Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK) tarafından bu yıl birincisi düzenlenen Etki Yatırımı Zirvesi, “Etkiyi Hızlandırmak: Geleceği Şekillendir, Birlikte Dönüştür” temasıyla 23-24 Mayıs 2024 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşecek.
Türkiye’de etki yatırımı modelinin gelişmesini ve iyi işleyen bir etki yatırımı ekosisteminin oluşturulmasını hedefleyen Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK), sektörün önde gelen kurumlarıyla iş birliği yaparak bu amaca ulaşmak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.
Türkiye’nin etki yatırımı hikayesini şekillendirmek ve ileriye taşımak için çalışan EYDK, her yıl düzenlenmesi planlanan “EYDK Etki Yatırımı Zirvesi”nin ilkini 23-24 Mayıs tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştiriyor. Bu zirve, Türkiye sınırları içinde ve ötesinde etki yatırımının hızla gelişen ekosistemini keşfetmek ve yeni işbirlikleri kurmak için fırsatlar sunuyor.
EYDK, etki ekonomisine yön veren alanında lider ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların konuşmacıları, etki sermayesi yöneticileri, kamu ve özel sektör temsilcileri, uluslararası ve ulusal yatırımcılar ile kalkınma finans ve diğer finansal kuruluşların temsilcilerini, “Etkiyi Hızlandırmak: Geleceği Şekillendir, Birlikte Dönüştür” teması çerçevesinde bir araya getiriyor.
Zirvenin ana sponsoru T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olurken, sponsorlar arasında Etkiyap, IC İbrahim Çeçen Yatırım Holding A.Ş., Kale Grubu, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A.Ş., Kızılay Etki Yatırım ve Danışmanlık A.Ş., Letven Capital, Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi A.Ş. ve Turkven Private Equity bulunuyor.
EYDK Başkanı Şafak Müderrisgil, zirveyle ilgili şunları söylüyor: “Çoklu krizler yaşadığımız günümüz dünyasında, ekonomik, sosyal ve çevresel etkiyi yatırımın merkezine alan etki yatırımlarını, yönetim kararlarımızda ve iş modellerimizde etkiyi benimsememiz zorunlu hale geldi. Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluğu önemseyen kurumların sayısı da giderek artmaya devam ediyor. Bu bağlamda zirve, etki sermayesi arzı ve talebi, yer odaklı etki yatırımı, sosyal etki, etki şeffaflığı, etki tahvilleri gibi birçok konuyu derinlemesine inceleyerek, yenilikçi bir yatırım modeli olan etki yatırımları konusunda bakış açısı sunuyor.”
Katılımcılara küresel ve ulusal düzeyde etki yatırımları konusunda perspektif sağlarken, seçkin konuşmacılar ve alanında uzman profesyonellerin katılımıyla gerçekleşecek zirve, etki yatırımı dünyasının nabzını tutacak.

İzocam, yalıtımın 1 numaralı tercihi oldu

Türkiye’nin köklü ve yenilikçi yalıtım markası İzocam, yalıtım pazarındaki liderlik başarısını tüketici araştırmalarına da yansıtıyor. Yalıtım yaptıranların 1 numaralı tercihi olan İzocam, potansiyel müşterilerin olası yalıtım tercihlerinde de açık ara farkla birinci sıraya oturdu.

Sayın DAVUT GÜLEÇ;

Yalıtım yaptıranların yüzde 93’ü İzocam’ı tercih ederken, İzocam ürünleri kullanarak yalıtım yaptırmış tüketicilerin tavsiye oranı yüzde 97’ye ulaştı.

Türkiye’nin köklü ve yenilikçi yalıtım markası İzocam, yalıtım pazarındaki liderlik başarısını tüketici araştırmalarına da yansıtıyor. Tüketicilerin yalıtım tercihlerini gösteren araştırma sonuçlarına göre İzocam, yalıtım yaptıranların 1 numaralı tercihi olurken, İzocam ürünleri kullanarak yalıtım yaptırmış tüketicilerin tavsiye oranı yüzde 97’ye ulaştı.

İzocam, tüketici memnuniyetini güçlendirmek hedefiyle önemli bir araştırmaya daha imza attı. Tüketicilerin yalıtıma bakış açılarını ve ihtiyaçlarını belirmeyi amaçladığı araştırma, bağımsız araştırma şirketi Sia Insight tarafından kantitatif araştırma metodu kullanılarak İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Diyarbakır, Samsun illerinde yaşayan 446 tüketici ile 16 – 22 Ocak 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Yalıtım ile ilgili konularda karar veren / marka kararında etkisi olan kişilerle görüşülen araştırmada, 25 yaş üzerinde, yüzde 28’i kadın, yüzde 72’si erkek, yüzde 69’u ev sahibi, yüzde 26’sı kiracı ve yüzde 5’i de tanıdığının evinde kira vermeden yaşayan kişilerden görüş alındı.

İzocam bütün kategorilerde 1’inciliği elden bırakmadı!

Tüketiciler tarafından kaliteli ürün sunmakla, köklü, güçlü, bayileri yaygın, enerji tasarrufunda iyi bir marka olmakla ilişkilendirilen İzocam, araştırma sonuçlarına göre “Yalıtım Sektörünün Bilinirliği En Yüksek Markası” oldu. Toplamda yüzde 93 olarak belirlenen İzocam’ın marka bilinirliğinin, 65 yaş üzeri grup özelinde yüzde 100’e ulaştığı görüldü. “En sevilen yalıtım markası” kategorisinde de her 10 tüketiciden 8’i İzocam markasını beğendiğini ifade etti. Bu kategori özelinde İzocam’ın skoru kadın tüketicilerde yüzde 90’a, 65 yaş üzeri tüketici grubunda ise yüzde 100’e kadar ulaştı.

İzocam, kullanılan yalıtım markaları sıralamasında da tüm yalıtım ürünü kategorilerinde 1’inciliği elden bırakmadı. Isı yalıtımı için İzocam tercih edenlerin oranı yüzde 64 olurken, bu oran 25-34 yaş arası tüketicilerde yüzde 76’ya kadar yükseldi. İzocam, ses yalıtımında yüzde 66, tesisat yalıtımında ise yüzde 53 oranla tüketicilerin ilk tercih ettiği marka oldu.

İzocam, müşteri memnuniyetini ve deneyimini ölçümlemek üzere uluslararası alanda da kullanılan bir hesaplama yöntemi olan NPS (Net Tavsiye Skoru) ile de önemli bir başarı elde etti. İzocam ürünleri kullanarak yalıtım yaptırmış tüketicilere “Kullandığınız İzocam markasını yakınlarınıza ne derece tavsiye edersiniz?” sorusu yöneltildi ve kullanan her 10 kişiden 9’unun İzocam yalıtım ürünlerini çevrelerine tavsiye ettikleri görüldü.

İzocam, potansiyel müşterilerin olası yalıtım tercihlerinde de açık ara farkla 1 numaralı marka oldu. Tüm yalıtım kategorilerinde tüketiciler, yalıtım ürünü alacak olsalar tercihlerini İzocam’dan yana kullanacaklarını ifade etti. Tüketicilerin, “Bugün bir yalıtım (ısı, ses vb.) ürünü satın alacak olsanız hangi markayı satın alırdınız?” sorusuna verdikleri cevap; ısı yalıtımında yüzde 74, ses yalıtımında yüzde 75, tesisat yalıtımında yüzde 64 oranında “İzocam” oldu.

Akademik ve bilimsel çalışmalarla yem sektörüne yön veriyor

Müşterilerinin sağlıklı çiftlik hayvanları yetiştirmelerine destek olmak amacıyla inovasyona ciddi yatırımlar yapan Trouw Nutrition Türkiye, hayata geçirdiği bilimsel çalışmalarla da dikkat çekiyor. Son olarak şirketin Fylax Flow ürününün deneme sonuçları Turkish Journal of Agriculture, Food Science and Technology dergisinde yayımlandı. Bu başarıya imza atan makalenin hazırlık süreci ise Trouw Nutrition Türkiye Yem Katkı ve Hayvan Sağlığı Ürün Grubu Müdürü Dr. Kazım Bilgeçli ve Aksaray Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Duygu Budak ile yürütüldü. Şirketin bir diğer akademik çalışması olan ‘Glukonik Asit Kullanımının Süt Sığırlarında Bağırsak Sağlığı ve Performans Üzerindeki Etkileri’ konulu poster bildirisi de Antalya’da düzenlenen 4. Uluslararası Hayvan Besleme Bilim Kongresi’nde bilim insanlarına sunuldu.

Şirket olarak, ‘Geleceği beslemek’ misyonu doğrultusunda sağlıklı çiftlik hayvanları yetiştirebilmeleri için üreticilere kaliteli ürünler ve inovatif çözümler sunmalarının yanı sıra bilimsel çalışmalara da imza attıklarını belirten Trouw Nutrition Türkiye Yem Katkı ve Hayvan Sağlığı Ürün Grubu Müdürü Dr. Kazım Bilgeçliyayımlanan makaleleri kapsamında şu bilgileri paylaştı; “Türkiye’de ticari süt ve besi yemi üretimine bakıldığında yaklaşık olarak yıllık 14 milyon 569 bin mt yem üretildiğini görüyoruz. Bu yemlerin üretildiği işletmeleri yıllık üretimlerine göre büyük, orta ve küçük ölçekli işletmeler olarak sınıflandırabiliriz. Üretimdeki en yüksek pay yüzde 62 ile büyük işletmelerdeyken bunları sırasıyla yüzde 23 ile orta ve yüzde 15 ile küçük ölçekli işletmeler takip ediyor. Her işletme nihai kullanıcılara kaliteli yem üretmek için ham maddeden ambalajlamaya kadar olan birçok üretim noktasında farklı uygulamalar gerçekleştiriyor. Bu noktada yem üreticilerinin ürün kalitesine ve işletme ekonomilerine katkı sağlayan organik asit ve sürfaktan kombinasyonu ürünümüz Fylax Flow ile ilgili bilimsel bir çalışma hayata geçirdik. Çalışmamızın amacı Türkiye’de kendi şartlarında üretim yapan ticari yem fabrikalarının rutin işleyişlerine herhangi bir müdahalede bulunmadan sadece Fylax Flow ilavesi ile işletmeye ve yem kalitesine olan katkısını ölçümlemekti” dedi.

Sonuçlar Turkish Journal of Agriculture, Food Science and Technology’de yayımlandı

Yapmış oldukları çalışmayla enerji tasarrufu ve üretim aşamasında rutubet optimizasyonu konularıyla ilgili tatmin edici sonuçlara ulaştıklarını ifade eden Dr. Kazım Bilgeçli; “Bu noktada elde ettiğimiz sonuçları baz alarak Aksaray Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni Hayvan Besleme ve Besleme Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Duygu Budakile birlikte akademik bir makale yazdık. Makalemiz, Turkish Journal of Agriculture, Food Science and Technology dergisinde yayımlandı. Araştırmamız, ülkemiz şartlarında mevcut üretim tesislerinde hiçbir değişiklik yapılmadan sadece ürünün üreticiye sağladığı katkı ve kazancı ortaya koymasının yanı sıra bağımsız bilimsel çalışmalarla da desteklendiği için çok kıymetli. Çalışmamızın tüm üreticilere ve sektöre fayda sağlamasını hedefliyoruz” diye belirtti.

Uluslararası Hayvan Besleme Kongresi’nde de poster bildirisi yayımlandı

Yayımlanan makalelerinin yanı sıra ‘Glukonik Asit Kullanımının Süt Sığırlarında Bağırsak Sağlığı ve Performans Üzerindeki Etkileri’ konulu poster bildirilerinin 4. Uluslararası Hayvan Besleme Kongresi’nde bilim insanları ile paylaşıldığını belirten Dr. Kazım Bilgeçli; konuyla ilgili şunları söyledi: “Poster bildirimizde bu konuyu seçmemizin birçok sebebi var. Öncelikle rumen, ruminant beslenmesindeki gelişmelerin birçok alanında önemli odak noktalarından biri oldu. Bununla birlikte hayvan sağlığı ve performansıyla yakından alakalı olduğu için hindgut kontrolüne olan ilgi de giderek artıyor. Çeşitli fizyolojik ve fonksiyonel faktörler nedeniyle sindirim sisteminin aşağı kısımları rumenden çok daha hassas ve asidotik durumlardan kaynaklanan disbiyoza karşı rumene kıyasla çok daha duyarlı. Kaplanmış glukonik asit ilavesi ile glukonat laktik asit bakterileri ve asit kullanan bakteriler tarafından fermente ediliyor, laktik asit bakterileri glukonattan laktat ve asetat üretiyor. Ardından asit kullanan bakteriler, laktat ve asetat ile glukonatı bütirata dönüştürüyor. Bunun neticesinde bağırsaklardaki uçucu yağ asidi üretimi artıyor. Uçucu yağ asidi seviyesindeki bu artış, bağırsak sağlığının korunmasına ek olarak üretim ve performansa pozitif yönde yansıyor.”

Doğru beslemenin ve iyi çiftlik yönetiminin endüstriyi ve hatta gezegeni dönüştürebileceğine inanan global bir şirket olarak bilimin ve teknolojinin ışığında yol aldıklarını vurgulayan Dr. Kazım Bilgeçli, sektöre katkı sağlayacağını düşündükleri projelere ve çalışmalara artan bir ivmeyle devam edeceklerini belirterek sözlerini noktaladı.

STILL ARSER ÜST YÖNETİMİNDE GÖREV DEĞİŞİMİ

Türkiye’de sektörünün öncü ve en güvenilir markalarından biri olan STILL ARSER’in yönetiminde yeni bir dönem başladı. 2017’den beri Genel Müdürlük görevini sürdüren Mustafa Çiper bu görevi Turgut Kırış’a devrederken, 2019’dan bu yana sürdürdüğü yönetim kurulu üyeliği görevine ise devam edecek.

İç lojistik sektörünün global markası STILL ARSER’in üst düzey yönetiminde Mayıs 2024 itibarıyla görev değişimi yaşandı. Sektöründe Avrupa’da 1’inci, dünyada ise 2’nci olan KION Group ile Arkas Holding ortaklığı olan STILL ARSER iç lojistik alanında faaliyetlerini sürdürüyor.

STILL ARSER’de 2019 yılından bu yana Satış ve Pazarlama Direktörlüğü’nü yürüten Turgut Kırış, Mayıs 2024 itibarıyla Genel Müdür olarak göreve başladı. Mustafa Çiper ise Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevine devam edecek. Mustafa Çiper, 2017 yılından bu yana STILL ARSER genel müdürlük görevini yürütüyordu.

Mayıs 2024 itibarıyla Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam eden Mustafa Çiper,

“STILL ARSER olarak 11 yıldır Türkiye’de iç lojistik sektörünün global markası olarak, satış ve satış sonrası hizmetler, ikinci el satış ve kiralama, otomasyon çözümleri ve iş güvenliği alanlarında müşterilerimize hizmet sunuyoruz. Lojistik, beyaz eşya, tekstil, gıda, kimya, perakende, cam sanayi, otomotiv ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerinin en büyük firmaları ile uzun süredir güvene dayalı iş birliğimiz devam etmekte. Bu iş birliklerinin verdiği güçle, sektörün en önemli oyuncularından biri ve lokomotif markası olmaya devam edeceğiz’’ değerlendirmesini yaptı.

STILL ARSER Genel Müdürlüğü’nü Mayıs 2024 itibarıyla üstlenen Turgut Kırış da görev değişimine ilişkin yaptığı değerlendirmede; ” Yetkin çalışanlarımız ile müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak büyüme hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. İstanbul, İzmir, Gölcük ve Çerkezköy ofislerimiz ve Türkiye’nin her yerindeki güçlü bayi ağımızla kesintisiz hizmet veriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini profesyonel bir yaklaşım ile belirliyor, onların çözüm ortağı oluyoruz. Bu yaklaşımımızla, müşterilerimizin işlerini daha verimli bir şekilde yürütmelerine yardımcı oluyor ve uzun vadeli iş birlikleri kurarak karşılıklı başarıyı hedefliyoruz. Amacımız birlikte daha da büyümek’’ dedi.

Yüzyılın İyilik Hareketi Güneydoğu Anadolu’nun İncisi Gaziantep’te

Temsilciliğin açılışı dolayısıyla düzenlenen tören, Kuran-ı Kerim Tilavetiyle başladı.

Ardından dualarla açılış yapıldı. Çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi gönüllüler ve Gaziantep’li vatandaşlar törende hazır bulundu

Törende konuşan Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz;

“12 yıldır Suriye ile yatıp kalkıyoruz Türkiye’nin insani yardım kuruluşları olarak Suriye yardımlarımızı bu açmış olduğumuz lojistik merkezi üzerinden yürüteceğiz. Filistin hepimizin içinde kanayan yarası, ancak 7 Ekim’den bu yana artık dayanılmaz noktada. Bütün Müslümanları bırakın bütün insanlar için bir onur bir haysiyet meselesine dönüştü. İnşallah Filistin yardımlarımızın organizasyon merkezi bu temsilciliğimiz olacak. Gaziantep çok büyük bir şehir, ekonomisi çok büyük bir şehir, Gaziantepliler çok cömert dedik ve biz Güneydoğu Anadolu Lojistik Merkezi’ni buraya açmaya karar verdik. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Güneydoğu Anadolu Temsilciliği’nde giyim, gıda ve nakdi yardımların yanı sıra; “Afet ve acil” durumlarda destek verebilmek için de altyapı hazırlandı.

Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya deprem bölgesindeki yardım faaliyetleri buradaki lojistik merkezi sayesinde daha hızlı ilerleyecek.

ÜCRETSİZ GİYİM MAĞAZASI

Temsilci Mustafa Saraç ise yaptığı açıklamada şunları söyledi;

“Bir çok yerde temsilcilik açtıklarını belirterek, temsilciliklerin sadece idari ofis değil aynı zamanda bir giyim mağazası olarak ta değerlendiriyoruz ifadesini kullandı.”

Saraç konuşmasına şöyle devam etti;

“Gaziantep’li ihtiyaç sahibi yoksulların imdadına Deniz Feneri Derneği cevap verecek. Mağazada, her gün desteğe muhtaç kişileri tepeden tırnağa giydirilecek.” Dedi.

Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılış davetleri

2024 yılının başında ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nin kültür-sanat hayatına kazandırılışı çok sayıda davetlinin katıldığı açılış etkinlikleriyle kutlandı. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliklerde davetliler arasında, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve devlet erkanı, Koç ailesi ve Koç Holding yöneticileri, iş insanları, akademi, kültür-sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri yer aldı.

Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul, Ankara ve Cunda’daki üç müzenin ardından Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi ile de dünya endüstri tarihinin seçkin örneklerini ziyaretçileriyle buluşturmaya devam ediyor.

19 Ocak’ta kapılarını açan Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nin açılışını kutlamak için özel davetler düzenlendi. Korunarak restore edilen ve müzeye dönüştürülen 200 yıllık tarihi fabrika binasının eşsiz atmosferinde gerçekleşen etkinliklere aralarında Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve devlet erkanı, Koç ailesi ve Koç Holding yöneticileri, iş insanları, akademi, kültür-sanat dünyası ile cemiyet hayatından seçkin isimlerin yer aldığı çok sayıda davetli katıldı.

30 senede dört müze

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte davetliler ile müzedeki eserler ve müze binasının tarihi hakkında bilgiler paylaşıldı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Rahmi M. Koç, Necdet Kent ile ahbaplığından bahsederek, “Necdet Bey’in vefatına kadar dostluğumuz devam etti. Çok ahbap olduk, çok gezdik, çok dolaştık. Bana mentorluk yaptı, çok şey öğrendim ondan. Beni de Ayvalık’la tanıştıran kendisidir. Bugün Necdet-Sevim Kent Kütüphanesi ve değirmenin olduğu tepeyi de o göstermişti. Cunda’da Müzemizin yer aldığı Taksiyarhis’i de o söylemişti. Böylece bu bölgedeki ilk müzemizi Cunda’da, Taksiyarhis Kilisesi’nin restorasyonu ardından açmıştık. Kilisenin restorasyonunu ne yazık ki Necdet Bey’in vefatından sonra bitirebildik. Bugün burada dördüncü müzemizin açılışı için beraberiz. 30 sene geçti, zaman su gibi akıyor” ifadelerini kullandı.

Tarihi binada zengin koleksiyon

Müzenin bulunduğu bina, 200 yıllık geçmişiyle Ayvalık’ın en önemli endüstriyel miraslarından biri. 19’uncu yüzyılda inşa edilen avlusuz tipteki zeytinyağı fabrikası, 2021 yılında başlayan çalışmalarla yapının özgün malzeme ve yapım teknikleri korunarak onarıldı. Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmasından sonra kültür sanat odaklı bir konseptle Ayvalık’a kazandırıldı.

Rahmi M. Koç Müzeleri bünyesindeki İstanbul, Ankara ve Cunda’daki üç müzenin ardından Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nde de dünya endüstri tarihinin mihenk taşı niteliğindeki pek çok kıymetli eser sergileniyor. Müzenin giriş katında klasik otomobiller, motosikletler, bebek arabaları, buharlı makine modelleri yer alırken, üst kat sergileme alanında ise birbirinden değerli lokomotif modelleri, oyuncaklar ve denizcilik ile ilgili objeler bulunuyor.

İSTANBUL BOĞAZI BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA RIZA AKPOLAT SEÇİLDİ

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği Başkanı oldu. Başkan Rıza Akpolat; konuya ilişkin yaptığı açıklamada;

“Bugün gerçekleştirdiğimiz İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği toplantısında Birlik Başkanı olarak seçildim. Desteğini esirgemeyen, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere, birlik üyesi tüm belediye başkanlarıma ve meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Boğaz’ın tarihi ve doğal mirasını muhafaza ederek gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz. Hepimiz için hayırlı uğurlu olsun.” dedi.

“BOĞAZ’A ÖZGÜ TÜM DEĞERLERİ KORUYAN VE YAŞATAN BİRLİK”

İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği 2001 yılında “birlik” sıfatıyla kurulmuş olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi, Fatih Belediyesi, Sarıyer Belediyesi, Beykoz Belediyesi ve Üsküdar Belediyesi’nin üyeliklerinden oluşmaktadır. Her belediyenin kendi meclisinde seçtiği 2 asil ve 2 yedek meclis üyesi, birlik meclis üyesi olarak görevlendirilmektedir.

İstanbul Boğazı’nın tarihi ve doğal güzelliğini muhafaza ederek gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak ve yönetimde kaliteyi arayan, değişimde öncü önder bir kuruluş olan İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği, Boğaz’a özgü tüm değerleri koruma ve yaşatmaya çalışmanın yanı sıra Boğaz’ın mimari dokusu, imar durumu, Boğaz sularındaki canlı çeşitliliğinin korunması, turistik, kültürel, sportif faaliyetlerin düzenlenmesi, ulaşım imkânlarının koordinasyonu gibi konularda iş birliği yapılmasını öngörüyor.

İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği’nin önceki dönem başkanı Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’di.

TREDAŞ’ın platformuna yuva yapan “Gelendost”, canlı yayınla takipte

TREDAŞ ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü, “iklim değişikliği ve insanın leyleklerin yaşamı üzerindeki etkisini” araştırmak hedefi ile Tekirdağ Süleymanpaşa’nın Naip Mahallesi’ni 20 yıldır mesken tutan ‘Gelendost’ adı verilen leyleği takibe aldı. Leylek yuvasının bulunduğu platforma kurulan kamera sistemi ile Gelendost’un hareketleri 24 saat canlı yayın ile izlenmeye başlandı.

Dünyanın geleceğini tehdit eden iklim değişikliği, doğal yaşamdaki canlıların davranışlarında da değişikliklere yol açarken, Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ile Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü, iklim değişikliği ve insanın leyleklerin yaşamı üzerindeki etkisini araştırmak üzere bir çalışma başlattı.

Bu amaçla 20 yıldır Tekirdağ Süleymanpaşa’nın kırsal bölgesindeki Naip Mahallesi’ni mesken tutan ve bölge vatandaşlarının “Gelendost” adını verdiği leyleğin hareketlerini takip etmek üzere, leyleğin yuvasının bulunduğu platforma kamera sistemi kuruldu. Söz konusu kamera sistemi ile Gelendost’un hareketleri https://panel.basinlistem.com/[email protected]&MailID=36346474&url=https%3a%2f%2fwww.youtube.com%2fwatch%3fv%3d_75yyCciTZY adresi üzerinden 24 saat canlı yayın ile izlenmeye başlandı.

“GELECEKTE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR VERİ SAĞLAYACAK”

İklim değişikliği gibi küresel bir soruna dikkat çekmeyi ve doğal yaşamı korumayı toplumsal sorumluluklarının bir parçası olarak gördüklerini dile getiren TREDAŞ Genel Müdürü Reşit Bilgili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada,“Elektrik dağıtım hizmeti verdiğimiz Trakya, göçmen kuşların ve leyleklerin konakladığı bölgeler arasında yer alıyor. Biz de bazı direklerin üzerine platformlar kurarak onlara zarar görmeyecekleri yaşam alanları sunmaya gayret ediyoruz. Yıllardır Naip Mahallesi’ne gelen bir leyleğimiz için de 2017 yılında ona özel bir platform oluşturmuştuk. Bu platformu yuvası olarak benimseyen leyleğin hareketlerini takip edebilmek hedefiyle geçtiğimiz günlerde Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile ortak bir çalışma başlatarak kamera sistemi kurduk. Bu çalışmanın, leyleklerin davranışlarını inceleyerek, çevresel değişikliklere nasıl tepki verdiklerini anlamak, gelecekte alınması gereken önlemleri belirlemede önemli bir veri sağlayacak diye düşünüyoruz” dedi.

HERKES İÇİN HAREKETLİLİK UYGULAMASI BU YIL HAYATA GEÇİYOR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’de engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik edecek ve toplumsal hayata diğer bireylerde eşit şartlarda katılımını sağlamak amaçlı ilk kanunun 2005 yılında imzalandığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda fırsat eşitliğini ön planda tutan hükümetlerimiz, engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmaya, umut ve özlemlerini gerçekleştirmeye gayret etmiştir.” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak da engelli vatandaşların önündeki engelleri kaldırmak için çok önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizen Bakan Uraloğlu, Herkes İçin Hareketlilik adıyla bir mobil uygulamayı da tamamlamak üzere olduklarını bildirdi. Uraloğlu, Bu yıl hayata geçirmeyi planladıkları uygulama ile Refakatçi modülünden engelli taşıma hizmetleri modülüne, ulaşım sisteminin erişilebilirliğini iyileştirmeye yönelik geri bildirim modülünden işaret dili çağrı merkezi desteğine kadar, engelli vatandaşların ulaşım sürecine ilişkin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflediklerini kaydetti. Uraloğlu, Ayrıca 70 bine ulaşan engelli çalışan sayısının yaklaşık yüzde 10’unun Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında istihdam edildiğini söyledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen Engelliler Haftası kahvaltı programına katıldı. Engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak, toplumla bütünleşmelerini ve geleceğe umutla bakabilmelerini sağlamak adına herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğine değinen Bakan Uraloğlu, “Hiç şüphesiz bu hafta; toplum olarak engelli kardeşlerimizin yaşadığı zorluklara karşı daha duyarlı olmamızı sağlayan bir fırsattır. 2002 yılından bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her alanda fırsat eşitliğini ön planda tutan hükümetlerimiz, engelli vatandaşlarımızın yaşamlarını kolaylaştırmaya, umut ve özlemlerini gerçekleştirmeye gayret etmiştir.” dedi.

“Engellilere Yönelik İlk Kanun 2005’de Çıktı”

2002’den bu yana uzanan sürecin engellilik alanında büyük adımların atıldığı bir dönem olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, Türkiye’de bu alanda ilk kanunun 2005 yılında çıktığını belirterek, “Bu kanunun amacı; engelli vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin etmek, toplumsal hayata diğer bireylerle eşit şartlarda tam ve etkin katılımlarını sağlamak olmuştur. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ’de 2007 yılında imzalanmıştı. Türkiye’nin bu sözleşmeyi imzalayan ilk ülkelerden biri olduğunu da özellikle belirtmek isterim. Yine, 2013’te yayımlanan yasal düzenleme ile farkındalığın dilimize yerleşmesi için çok önemli bir adım atılmış, daha önceki bazı resmi tanımlarda geçen; özürlü, sakat, çürük gibi ibareler yerini engelli ibaresine bırakmıştır.  Zira engelli olmak bir kusur değildir, onları hayattan alıkoyan engellerin kendisi kusurludur.  Özetlemeye çalıştığım şudur ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından bu yana görünür olmaya başlayan farkındalık süreci, adım adım yapılanmayı, eylemleri ve diğer alanlarda yapılması gerekenleri şekillendirmiştir.” şeklinde konuştu.

“Her Adımda Farklılıkları Ortadan Kaldıran Bir Ulaşım Ağı Oluşturmak Vizyonu İle Hareket Ediyoruz.”

Başlattıkları farklı sosyal sorumluluk kampanyaları ile engelli vatandaşlara dönük eğitim altyapısının ve kalitesinin zenginleşmesini, artmasını sağladıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, “70 bine ulaşan engelli çalışan sayısının yaklaşık yüzde 10’u Bakanlığımızda istihdam ediliyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bu noktada biz de engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmak, hayata katılımlarını teşvik etmek için çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Farklı ihtiyaçlara sahip tüm vatandaşlarımızın, kendilerine uygun tasarlanmış hizmetlere ve erişilebilirlik imkanlarına sahip olması için çalışmaya devam ediyoruz. 4 Aralık 2021 tarihinde 2021-2025 yıllarını kapsayan Erişilebilir Ulaşım Stratejisi ve Eylem Planı’mızı kamuoyuna açıkladık. Eylem Planı ile herkes için erişilebilir bir ulaşım sistemi oluşturulmasını amaçladık. Eylem planının tüm süreçlerinde ilgili tarafların görüş ve önerilerini önemsedik. Her adımda farklılıkları ortadan kaldıran bir ulaşım ağı oluşturmak vizyonu ile hareket ediyoruz.

Altyapıdan araçlara, Teknolojiden kurumsal kapasite artırımına yönetişimin güçlendirilmesinden farkındalık artırımına, Düzenleme ve denetimlerden ulaşım türlerinin entegrasyonuna kadar, eylem planımızda 6 stratejik amaç, 14 hedef ve 33 eylem belirledik. Bakanlığımız erişilebilirliği, ulaşıma yönelik tüm uygulamaların odağına koyarak farkındalığı artırmak için eğitimler de düzenliyor. Bakanlığımızın ilgili kurumları; katılım sağlayan yaklaşık 1000 kişiye eğitim vermiştir. Ve gururla belirtmek istiyorum ki bu alanda ilk kez herkesin faydalanabileceği bir eğitim materyalini dijital ve herkes için erişilebilir bir formatta hazırladık.” açıklamasında bulundu.

 ‘’Engelli Kardeşlerimizin Sosyal ve Ekonomik Hayata Katılımlarını Kolaylaştıracağız”

“Herkes İçin Hareketlilik” adıyla bir mobil uygulamayı da tamamlamak üzere oldukları bilgisini veren Uraloğlu, “Bu yıl hayata geçirilmesi planlanan bu uygulamamızla; Refakatçi modülünden engelli taşıma hizmetleri modülüne, ulaşım sisteminin erişilebilirliğini iyileştirmeye yönelik geri bildirim modülünden işaret dili çağrı merkezi desteğine kadar, engelli vatandaşlarımızın ulaşım sürecine ilişkin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Bu uygulama ile engelli bireylerin seyahatleri öncesinde ve esnasında karşılaştıkları veya karşılaşabilecekleri tüm sorunları ortadan kaldırmayı veya asgari düzeye indirmeyi hedefliyoruz. Böylece hareketliliği teşvik ederek engelli kardeşlerimizin sosyal ve ekonomik hayata katılımlarını kolaylaştıracağız.” dedi.

“Engellilere Yönelik Turuncu Masa Uygulamasını Başlattık”

2019 yılında Yüksek Hızlı Tren garlarında engelli vatandaşların seyahatlerinin, planlanmasından bilet alımına, gar ve istasyonlara ulaşımından, seyahat sonunda evlerine rahatça dönmelerine yönelik ‘Turuncu Masa Hizmet Noktası’ uygulamalarını başlattıklarının altını çizen Uraloğlu, “21 Yüksek Hızlı Tren (YHT) garında Turuncu Masa hizmeti veriyoruz. Şimdi havaalanlarımızda da Turuncu Masa Erişilebilir Ulaşım Hizmet Noktası uygulamalarını başlattık. Bu hizmetin standardize ederek garlarda, havaalanlarında ve şehirlerarası otobüs terminallerinde yaygınlaştıracağız. Yine, “Yolcu Dostu Havalimanı” Projesi kapsamında engelli, yaşlı, bebekli veya doktor raporu bulunan hasta yolcular için hizmetlerde öncelik ve kolaylığı sağlayarak terminalde bekleme süresini en aza indirecek hassasiyet gösteriyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“40 Havalimanına Erişilebilirlik Belgesi Kazandırdık”

Türkiye’de 40 havalimanına Erişilebilirlik Belgesi kazandırdıklarının altını çizen Bakan Uraloğlu, En kısa zamanda da bu belgeyi tüm havalimanlarının almasını sağlayacaklarını söyledi. Havalimanlarında engelli yolcu standartlarına uygun danışma, pasaport, bilet satış ve check-in bankoları ile engelli tuvaletleri oluşturduklarını belirten Uraloğlu, “Ayrıca engellilerin kullanabileceği standartlarda rampa ve basamaklar tesis ettik, hissedilebilir yer zemin döşemeleri yaptık. İstanbul Havalimanımız erişilebilir havalimanlarının en güzel örneklerinden biridir. 23 farklı noktada bulunan erişilebilir “Bana Sor Dijital Danışma Kioskları”ndan sesli ve görüntülü canlı danışma ve Türkçe işaret dili hizmeti alınabilmektedir. istairport.com web sitesinden başvuru yaparak Çok Özel Misafir Kartı alan Demans, Otizm ve Down Sendromlu yolcular uçuş kapıları bölgesinde bulunan Çok Özel Misafir odalarında sakin bir zaman geçirebilmektedir. Yine, Demans, Otizmgibi fark edilemeyen, desteğe ve hassasiyetle yaklaşılmaya ihtiyacı olabilecek yolcular için danışma noktalarından ücretsiz ayçiçeği yaka kartı temin edilerek, bu yolcuların görünür olmaları sağlanmaktadır.” açıklamasında bulundu.

Özellikle son dönemde Pendik-Sabiha Gökçen, İstanbul Havalimanı- Gayrettepe, Başakşehir-Çam ve Sakura Hastanesi-Kayaşehir, Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hatları gibi İstanbul’da hizmete aldıkları metro hatlarında da, Bakanlık olarak inşa ettikleri tüm metro hatlarında da engelli yolcuların istasyona inmeleri için engelli asansörleri imal ettiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “İstasyon genelinde sesli anons sistemi ile görme engelli yolculara da bildirim sağladık. İstasyon girişinden metro aracına binene kadar hissedilebilir zemin uygulamaları ve kılavuz yol uygulamaları ile engelli yolcuların istasyon ve araçlara kolay ve güvenli erişimini tesis ettik.  İstasyonlarda engelli yolcuların geçişleri için özel tasarlanmış serbest geçiş kapıları ve Engelli tuvaletleri bulundurduk. Araçlarda Engelli yolcular için güvenli alanlar oluşturduk ve etiket ile belirtilmiş öncelikli koltuklar ayırdık. Tekerlekli sandalye kullanan engelli bireyler için kendilerini emniyete alabilecekleri için emniyet kemerleri koyduk. Ve bunun gibi daha nice çalışmayı ve tedbiri hayata geçirdik.” diye konuştu.

Engelli vatandaşlara e-Devlet’te “Engel Yok” projesi kapsamında gerçekleştirilen Engelsiz Çağrı Merkezi ile işaret dili bilen Çağrı Merkezi çalışanları ile görüntülü olarak destek sağlamaya başladıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, “İşitme engelli vatandaşlarımız Görüntülü Çağrı Merkezi Hizmeti ile operatörlerimizle işaret dili veya yazı kullanarak istek, öneri ve şikâyetlerini mobil cihazları üzerinden de kolay bir şekilde aktarabilmektedir. Yine, Bakanlığımız çağrı merkezi hizmetleri de engelli vatandaşlarımızın erişilebilirlik ihtiyaçlarına uygun hale getirilmiştir. PTT tarafından sunulan hizmetlere hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin erişiminin geliştirilmesi amacıyla da PTTMatik’leri erişilebilir hale getiriyoruz.  Engelli müşterilerin aylıklarını konut ya da işyeri diledikleri yerde ödüyoruz. “Engelli Dostu Numaralar” projesiyle de işitme ve konuşma engelli vatandaşların hizmetlere kolaylıkla ulaşabilmelerini; her türlü taleplerini alarak hizmetin sürekliliğini sağlıyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“Bizim Hizmet Politikamızın Temelinde ‘Önce İnsan’ İlkesi Vardır”

Engelli olmanın bir eksiklik ve kusur olmadığı gibi, sağlıklı olmanın da bir üstünlük vesilesi olmadığını ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü;

Bizim hizmet politikalarımızın temelinde ‘önce insan’ ilkesi vardır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının gelip geçici olduğunu ve çeşitli imtihanlarla insanın sınanacağını bildirmektedir. Önemli olan insanın bütün imkanlarını içinden geçtiği bu zorlu imtihanı kazanabilmek için seferber etmesidir. Sorumluluk bilinciyle güzel ahlak ekseninde bir hayat sürmesidir. Bu düşüncelerle mutlu bir toplum inşa etmenin ancak farkındalık ile mümkün olduğuna canı gönülden inanarak Engelliler Haftası’nın, engelli vatandaşlarımızla dayanışma ve birliktelik duygularımızı pekiştirmesini niyaz ediyorum. Bütün toplumumuzu, daha sorumlu davranmaya, daha fazla hassasiyet göstermeye ve engellilerin sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaya çağırıyor, Tüm engelli vatandaşlarımız için engelsiz bir gelecek, aileleriyle birlikte daha mutlu ve huzurlu bir ömür diliyorum.

Ticaret satış hacmi yıllık %10,5 arttı, perakende satış hacmi yıllık %19,4 arttı
Ticaret satış hacmi (2021=100) 2024 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %10,5 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %0,1 azaldı, toptan ticaret satış hacmi %9,4 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise %19,4 arttı.

Ticaret satış hacmi aylık %3,0 arttı, perakende satış hacmi aylık aynı kaldı
Ticaret satış hacmi (2021=100) 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %3,0 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %3,3 azaldı, toptan ticaret satış hacmi %5,5 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise aynı kaldı.

Toplam ciro yıllık %84,0 arttı
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2024 yılı Mart ayında yıllık %84,0 arttı.
Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2024 yılı Mart ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi %70,8 arttı, inşaat ciro endeksi %130,0 arttı, ticaret ciro endeksi %85,0 arttı, hizmet ciro endeksi %95,3 arttı.

Toplam ciro aylık %4,7 arttı
Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2024 yılı Mart ayında aylık %4,7 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2024 yılı Mart ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi %3,4 arttı, inşaat ciro endeksi %11,4 arttı, ticaret ciro endeksi %4,7 arttı, hizmet ciro endeksi %4,1 arttı.

İşgücü İstatistikleri, Mart 2024 Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,6 seviyesinde gerçekleşti
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 19 bin kişi azalarak 3 milyon 57 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak %8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,8 iken kadınlarda %12,0 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %49,5 oldu
İstihdam edilenlerin sayısı 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 139 bin kişi artarak 32 milyon 588 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak %49,5 oldu. Bu oran erkeklerde %66,9 iken kadınlarda %32,5 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %54,2 olarak gerçekleşti
İşgücü 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 121 bin kişi artarak 35 milyon 645 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artarak %54,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71,8 iken kadınlarda %36,9 oldu.
Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,1 oldu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puan azalarak %15,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %11,7, kadınlarda ise %21,2 olarak tahmin edildi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,8 saat oldu

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,3 saat artarak 43,8 saat olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı %24,1 oldu
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,4 puan azalarak %24,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %16,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %17,3 olarak tahmin edildi.

Sanayi Üretim Endeksi, Mart 2024 Sanayi üretimi yıllık %4,3 arttı
Sanayinin alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2024 yılı Mart ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %7,5 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi %4,0 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %5,1 arttı.
Sanayi üretimi aylık %0,3 azaldı
Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2024 yılı Mart ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %0,2 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi %0,3 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,5 azaldı.

İnşaat Maliyet Endeksi, Mart 2024 İnşaat maliyet endeksi yıllık %69,98 arttı, aylık %2,11 arttı
İnşaat maliyet endeksi, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %2,11 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %69,98 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %2,54 arttı, işçilik endeksi %1,30 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %55,17 arttı, işçilik endeksi %108,04 arttı.
Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %68,44 arttı, aylık %2,14 arttı
Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre %2,14 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %68,44 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %2,64 arttı, işçilik endeksi %1,24

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık %75,15 arttı, aylık %2,03 arttı
Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre %2,03 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %75,15 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %2,25 arttı, işçilik endeksi %1,54 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %62,93 arttı, işçilik endeksi %110,27 arttı.

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu -----Davut Güleç Kimdir ? -----

İlginizi Çekebilir

“SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN BAKANLIK UZMANLARIMIZ İLE SANAYİCİLERİMİZİ BULUŞTURACAĞIZ” 

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ, İSO YEŞİL DÖNÜŞÜM ÖDÜL TÖRENİ’NDE KONUŞTU: “SANAYİDE …


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/swtdavut/public_html/wp-includes/functions.php on line 5420