
RES Projelerinde Tarım ve Enerjiyi Buluşturan Yeni Model
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin hayata geçirdiği yeni düzenleme, tarımsal üretimin korunması ile yenilenebilir enerji yatırımlarını birlikte destekleyen yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 81 il müdürlüğüne gönderdiği talimatla resmileşen uygulama kapsamında, türbin kanatlarının izdüşümünde kalan alanlar “Tarımsal Niteliği Korunacak Alan (TNKA)” olarak planlanacak ve tarımsal üretime açık kalacak. ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı liderliğinde uzun yıllardır yürütülen proje geliştirme, arazi planlama ve izin süreçleri çalışm alarında da savunulan bu yaklaşımın hayata geçirilmesini sektör adına önemli bir gelişme olarak değerlendiren Arıcı, düzenlemenin doğru arazi planlaması ve sürdürülebilir proje geliştirme anlayışı açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından RES projelerinde tarım arazilerinin kullanımına ilişkin uygulamada yapılan değişiklikle, türbinlerin dönen kanatlarının kapsadığı izdüşüm alanları artık tarım dışı kullanım kapsamında değerlendirilmeyecek. Yeni modelde yalnızca türbinlerin kurulduğu platform alanları ile ulaşım yolları için tarım dışı kullanım izni verilecek ve TAD portal girişi bu alanlarla sınırlı tutulacak; kanat izdüşüm (süpürme) alanları ise TNKA olarak planlanarak kamulaştırma sonrasında tarımsal üretime devam edilebilecek.
YENİ DÜZENLEMEYLE TARIM ARAZİLERİNDE GEREKSİZ KAYIP ÖNLENECEK
Uygulamanın sahadaki etkisi tekil proje düzeyinde dahi belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Örnek bir RES projesinde 18 türbinin toplam süpürme alanı yaklaşık 463 bin metrekareyi bulurken, fiilen inşaata konu olan platform alanı bu alanın yalnızca %29’unu oluşturuyor. Geriye kalan yaklaşık %71’lik kısım — yani yaklaşık 33 hektar tarım arazisi — mevcut uygulamada gereksiz yere tarım dışı bırakılırken, yeni modelle bu alanlar üretimde kalabilecek. Uygulama ülke geneline yaygınlaştığında korunacak tarım arazisi miktarının çok daha yüksek olacağı öngörülüyor. Enerji yatırımları ile tarımsal üretimin doğru planlama sayesinde birlikte sürdürülebileceğini belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, “Yenilenebilir enerji yatırımları ile tarımsal üretimi birbirinin alternatifi olarak görmek doğru değil. Doğru planlanan projelerde her iki alanın birlikte değer üretmesi mümkün. Yeni düzenleme de bu anlayışı destekleyen önemli bir yaklaşım ortaya koyuyor. Tarım arazilerinin korunması, yatırım süreçlerinin daha verimli yönetilmesi ve gereksiz arazi kayıplarının önlenmesi açısından sektör adına değerli bir gelişme olduğunu düşünüyoruz” açıklamalarında bulundu.
DOĞRU PLANLAMA HEM YATIRIMI HEM ÜRETİMİ GÜÇLENDİRİYOR
ARI-ES Enerji olarak proje geliştirme süreçlerinde arazi seçiminden izin süreçlerine kadar tüm aşamalarda tarımsal üretim, çevresel sürdürülebilirlik ve yatırım ihtiyaçlarını birlikte değerlendirdiklerini belirten Arıcı, bu yaklaşımın uzun yıllardır yürüttükleri çalışmaların temelini oluşturduğunu söyledi. “Her proje bulunduğu bölgenin çevresel, teknik ve sosyoekonomik koşulları dikkate alınarak planlanmalı. Doğru mühendislik yaklaşımıyla hem yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanabilir hem de verimli tarım arazileri korunabilir. Yeni düzenleme ile birlikte RES yatırımlarında gereksiz tarım dışı kullanım izinlerinin azaltılması, tarım arazilerinin üretimde kalmaya devam etmesi, kamulaştırma ve TAD portal süreçlerine ilişkin işlem yükünün hafifletilmesi ve yatırım süreçlerinin daha etkin yönetilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin enerji dönüşümünde sürdürülebilir arazi planlaması bundan sonraki dönemin en kritik başlıklarından biri olacak” dedi.
Yem Sektöründe Büyümenin Yolu ‘Kaliteli Besleme’den Geçiyor
Türkiye’de karma yem üretimi her yıl 30 milyon tonun üzerinde seyrediyor. Buna karşın mısır, soya küspesi ve diğer stratejik yem hammaddelerinde devam eden ithalat bağımlılığı, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların üretici maliyetlerine doğrudan yansımasına neden oluyor. Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, “Yem sektöründe büyümeyi artık üretim miktarından çok yemden elde edilen verim belirliyor. Doğru besleme çözümleri, üreticinin hem rekabet gücünü hem de sürdürülebilirliğini artıran en önemli unsur haline geliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin en büyük bölümünü oluşturan yem giderleri, küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmalar ve ithalata bağımlı hammaddeler nedeniyle sektörün en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), yem maliyetlerinin birçok hayvansal üretim modelinde toplam üretim giderlerinin yüzde 60 ila 70’ine ulaştığını ortaya koyuyor. Bu tablo, sektörde verimlilik odaklı besleme çözümlerini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, sürdürülebilir büyümenin anahtarının kaliteli besleme ve yemden maksimum fayda sağlayan teknolojiler olduğunu vurguluyor.
Hammadde baskısına karşı verim odaklı üretimin önemi artıyor
Yem sektöründe asıl rekabetin hammadde fiyatlarının yanında o hammaddeden elde edilen verimde yaşandığına dikkat çeken Gonca Altıntaş, “Türkiye’de karma yem üretimi her yıl yüksek hacmini korurken, üretimde kullanılan mısır, soya küspesi ve yağlı tohum türevlerinde ithalata olan bağımlılık devam ediyor. TÜRKİYEM-BİR ve TÜİK verileri de sektörün hammadde tarafında dışa bağımlılığın maliyetler üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu gösteriyor. Bu nedenle aynı miktardaki yemle daha yüksek canlı ağırlık artışı, daha iyi süt verimi ve daha yüksek yem dönüşüm oranı elde etmek üreticinin rekabet gücünü doğrudan artırıyor. Küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikler de alternatif hammadde kullanımını destekleyen bilimsel besleme yaklaşımlarının önemini daha da artırıyor. Trouw Nutrition olarak geliştirdiğimiz besleme programları, premiks ve yem katkısı çözümleriyle üreticilerimizin maliyet baskısını daha etkin yönetmelerine ve değişen piyasa koşullarına daha güçlü uyum sağlamalarına katkı sunuyoruz” diye konuştu.
Türkiye’de yıllık karma yem üretimi 30 milyon tonun üzerinde
Hayvancılıkta sürdürülebilirliğin en önemli göstergelerinden birinin yemden yararlanma verimi olduğunu söyleyen Altıntaş, “Türkiye’de yıllık karma yem üretimi 30 milyon tonun üzerinde seyrediyor. Ancak kullanılan her kilogram yemin daha etkin değerlendirilmesi, üretim maliyetlerini aşağı çekerken doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını da sağlıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün sürdürülebilir hayvancılık çalışmalarında da yem verimliliğinin, sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından en önemli başlıklardan biri olduğu belirtiliyor. Bu yaklaşım karbon ayak izinin azaltılmasına ve atık miktarının düşürülmesine de katkı veriyor. Biz de Trouw Nutrition olarak kaliteyi laboratuvar analizlerinin ötesinde ele alıyoruz. Hayvan performansı, hammadde optimizasyonu, sindirilebilirlik ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyı birlikte değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Trouw Nutrition’ın global bilgi birikimi yerel ihtiyaçlarla buluşuyor
Türkiye yem sektörünün önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdüreceğine dikkat çeken Altıntaş, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu büyümenin temelinde kaliteli besleme uygulamaları yer alacak. Veri odaklı karar alma süreçleri, alternatif hammadde stratejileri, doğru premiks çözümleri ve bilimsel besleme uygulamaları üreticilerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Tam da bu noktada Trouw Nutrition Türkiye olarak global bilgi birikimimizi yerel ihtiyaçlarla buluşturuyoruz. Her işletmenin üretim koşullarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Hedefimiz, üreticilerimizin uzun vadeli verimlilik, kârlılık ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak sektörün geleceğine değer katmak.”
Geleceğin hidroelektrik türbini Türkiye’de geliştirildi
• YEO Teknoloji iştiraki Mikrohes, bugüne kadar büyük ölçüde değerlendirilemeyen akan su potansiyelini temiz enerjiye dönüştüren yeni nesil Modüler Yatay Yüzer Arşimet Burgu Türbin Platformu’nu geliştirdi.
• EUREKA Network ve TÜBİTAK desteğiyle yürütülen üç yıllık Ar-Ge projesi sonucunda geliştirilen sistem; hidrokinetik enerji üretimi, enerji depolama, akıllı güç elektroniği ve uzaktan enerji yönetimini tek bir modüler platformda buluşturuyor.
• Tarımsal sulama kanallarından hidroelektrik santrallerinin kuyruksularına, akarsulardan çevresel can suyu hatlarına kadar farklı alanlarda çalışabilen platformla, özellikle Afrika’daki düşük eğimli nehir sistemlerinde megavat ölçeğinde hidrokinetik enerji tarlaları kurulması hedefleniyor.
Türkiye’nin global enerji oyuncularından YEO Teknoloji, iştiraki Mikrohes ile hidroelektrik enerjisi üretiminde yeni bir dönemin kapısını açıyor. Bugüne kadar büyük ölçüde değerlendirilemeyen hidrokinetik enerji potansiyelinden yararlanmak amacıyla geliştirilen yeni nesil Modüler Yatay Yüzer Arşimet Burgu Türbin Platformu, tasarım ve mühendislik çalışmalarından prototip üretimine, saha testlerinden patent başvurusuna kadar kapsamlı bir Ar-Ge sürecinin ardından başarıyla doğrulandı.
EUREKA Network ve TÜBİTAK desteğiyle üç yıl boyunca yürütülen proje kapsamında sistemin tasarımı tamamlandı, Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği analizleri gerçekleştirildi, prototipi üretildi ve gerçek saha koşullarında test edildi. Yapılan çalışmalar sonucunda platformun farklı akış koşullarında güvenilir ve verimli biçimde enerji üretebildiği ortaya kondu.
Kot farkına ihtiyaç duymadan enerji üretiyor
Geleneksel hidroelektrik santraller suyun belirli bir yükseklikten düşmesiyle oluşan enerjiden yararlanırken Mikrohes’in geliştirdiği yeni sistem, suyun doğal akış hızını doğrudan enerjiye dönüştürüyor. Böylece yüksek kot farkına, büyük baraj yapılarına ya da kapsamlı inşaat yatırımlarına ihtiyaç duyulmadan elektrik üretilebiliyor.
Yatay ve yüzer yapıya sahip Arşimet Burgu Türbin Platformu, suyun akış kuvvetiyle dönen burgu kanatları aracılığıyla jeneratörü harekete geçiriyor. Modüler olarak tasarlanan sistem, farklı su kanallarına ve akış koşullarına kolaylıkla uyarlanabiliyor. Platform, 1,5 ila 3 metre/saniye arasındaki su hızlarında enerji üretme kapasitesine sahip.
Üretim ve depolama tek platformda
Yeni nesil platform, yalnızca elektrik üreten bir türbin olarak değil, bütünleşik bir enerji sistemi olarak geliştirildi. Hidrokinetik enerji üretimi, Batarya Enerji Depolama Sistemi, akıllı güç elektroniği, uzaktan izleme ve enerji yönetimi aynı modüler yapı altında bir araya getirildi. Üretilen enerji ihtiyaca göre doğrudan tüketilebiliyor, şebekeye aktarılabiliyor veya batarya sistemlerinde depolanabiliyor. Uzaktan izleme altyapısı sayesinde üretim performansı, su akış koşulları, batarya durumu ve sistem verimliliği anlık olarak takip edilebiliyor.
Nerede kullanılabilecek?
Modüler Yatay Yüzer Arşimet Burgu Türbin Platformu; tarımsal sulama kanallarında, hidroelektrik santrallerinin kuyruksularında, açık su iletim kanallarında, çevresel can suyu hatlarında, akarsu ve nehirlerde kullanılabiliyor. Sistem sayesinde bugüne kadar teknik veya ekonomik nedenlerle enerji üretiminde değerlendirilemeyen çok sayıda su akışının temiz enerji kaynağına dönüştürülmesi amaçlanıyor. Modüler yapı, tek bir ünitenin kullanılmasının yanı sıra birden fazla türbinin aynı bölgede birlikte çalışmasına da olanak sağlıyor. Böylece farklı kapasite ihtiyaçlarına göre büyütülebilen hidrokinetik enerji üretim alanları kurulabiliyor.
Hedef hidrokinetik enerji tarlaları
Mikrohes, geliştirdiği teknolojiyi yalnızca tekil türbin uygulamalarıyla sınırlamayı planlamıyor. Şirket, çok sayıda modüler platformun bir arada çalıştığı Hidrokinetik Enerji Tarlaları kurarak akan su potansiyelini megavat ölçeğinde temiz enerjiye dönüştürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Afrika başta olmak üzere düşük eğimli nehirlerin yaygın olduğu bölgelerde temiz, dağıtık ve ölçeklenebilir enerji projelerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Büyük barajlara ve kapsamlı altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymayan sistem; hızlı kurulumu, modüler yapısı ve farklı coğrafyalara uyarlanabilmesi sayesinde kırsal bölgelerin, tarımsal tesislerin ve şebekeye erişimi sınırlı yerleşimlerin enerji ihtiyacına da çözüm sunabilecek.
Yeşil ve balık dostu teknoloji
Arşimet Burgusu, ağırlık prensibiyle çalışıyor. Her bölümde oluşan su ağırlığı, burgu miline ve kanatlarına bir döndürme kuvveti uyguluyor ve burgunun dolayısıyla jeneratör milini çevirerek enerji üretmesini sağlıyor. Arşimet Burgu Türbini, düşük debili sularda bulunan, bugüne kadar büyük ölçüde değerlendirilemeyen hidroelektrik potansiyelini elektrik enerjisine dönüştüren çevre dostu bir sistem.
2010 yılında kurulan Mikrohes, yenilenebilir enerji alanında mühendislik, tasarım ve uygulama çalışmaları yürütüyor. Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleriyle alternatif enerji üretim teknolojileri geliştiren şirketin hisselerinin çoğunluğu 2021 yılında YEO Teknoloji tarafından satın alındı. Mikrohes, YEO Teknoloji’nin mühendislik, enerji depolama ve enerji yönetimi kabiliyetlerinden yararlanarak yeni nesil temiz enerji teknolojileri geliştirmeye devam ediyor.
Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Haziran 2026 Kayseri’de Haziran ayında 3 bin 10 konut satıldı.
İlk el konut satışları 43 bin 406, ikinci el konut satışları 86 bin 573 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,1 oranında artarak 43 bin 406 oldu. İkinci el konut satışları ise Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,5 oranında artarak 86 bin 573 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %33,4, ikinci el konut satışlarının payı %66,6 oldu.
İpotekli konut satışları 25 bin 993, diğer konut satışları 103 bin 986 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %72,1 oranında artarak 25 bin 993 oldu. Diğer konut satışları ise Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,1 oranında artarak 103 bin 986 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %20,0 diğer satışların payı %80,0 olarak gerçekleşti.
Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Haziran ayında %1,5 azaldı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %1,5 azaldı; ikinci el konut satışları %8,6 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %2,3 arttı; ikinci el konut satışları %0,9 arttı.
Yabancılara Haziran ayında 2 bin 15 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %20,1 oranında artarak 2 bin 15 oldu. Haziran ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,6 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %9,2 oranında azalarak 9 bin 83 olarak gerçekleşti.
Haziran ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 381 ile Rusya Federasyonu, 170 ile Ukrayna ve 170 ile İran vatandaşlarına yapıldı.
İlk el iş yeri satışları 5 bin 126, ikinci el iş yeri satışları 11 bin 439 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %30,8 oranında artarak 5 bin 126 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %14,6 oranında artarak 11 bin 439 oldu.
İpotekli iş yeri satışları 745, diğer iş yeri satışları 15 bin 820 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %86,7 oranında artarak 745 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %17,2 oranında artarak 15 bin 820 oldu.
Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Haziran ayında %4,9 arttı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %4,9 arttı; ikinci el iş yeri satışları %6,6 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %4,0 arttı; ikinci el iş yeri satışları %1,4 arttı.
Motorlu Kara Taşıtları, Haziran 2026.Kayseri’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla 534 bin 654 oldu
Haziran ayında 194 bin 740 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %49,4’ünü motosiklet, %37,8’ini otomobil, %8,5’ini kamyonet, %1,7’sini traktör, %1,5’ini kamyon, %0,7’sini minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %22,0 arttı
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %191,0, motosiklette %62,1, minibüste %53,2, traktörde %20,9, kamyonda %12,7 artarken otobüste %14,5, kamyonette %5,8 ve otomobilde %2,9 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %2,9 arttı
Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %140,5, otobüste %26,2, minibüste %26,0, kamyonda %21,8, kamyonette %11,8, motosiklette %4,2, otomobilde %1,8 artarken traktörde %43,4 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla 34 milyon 545 bin 132 oldu
Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,5’ini motosiklet, %14,4’ünü kamyonet, %6,8’ini traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Haziran ayında 941 bin 964 adet taşıtın devri yapıldı
Haziran ayında devri(1) yapılan taşıtların %64,6’sını otomobil, %14,4’ünü kamyonet, %13,7’sini motosiklet, %3,2’sini traktör, %2,0’ını kamyon, %1,5’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Haziran ayında 73 bin 665 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %20,5’i Renault, %7,1’i Hyundai, %6,7’si Volkswagen, %6,5’i Fiat, %5,2’si Toyota, %5,0’ı Peugeot, %4,1’i Mercedes-Benz, %3,9’u Skoda, %3,6’sı Chery, %3,2’si Omoda, %3,1’i Citroen, %2,8’i BMW, %2,8’i TOGG, %2,7’si Opel, %2,5’i Kia, %2,2’si Jaecoo, %2,0’ı Volvo, %2,0’ı Nissan, %1,9’u Mini, %1,7’si Audi ve %10,5’i diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Haziran döneminde 962 bin 739 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,7 azalarak 962 bin 739 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %22,7 artarak 29 bin 212 adet oldu. Böylece Ocak-Haziran döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 933 bin 527 adet artış gerçekleşti.
Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Haziran 2026
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %41,8’i benzin yakıtlıdır
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %41,8’i benzin, %31,6’sı hibrit, %17,8’i elektrikli, %7,8’i dizel ve %1,0’ı LPG yakıtlıdır. Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 867 bin 368 adet otomobilin ise %32,1’i dizel, %31,0’ı benzin, %29,4’ü LPG, %4,7’si hibrit ve %2,5’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Haziran döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %32,6’sı 1300 ve altı, %16,0’ı 1401-1500, %14,3’ü 1501-1600, %10,2’si 1301-1400, %8,2’si 1601-2000, %0,9’u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Haziran döneminde kaydı yapılan otomobillerin 190 bin 529’u gri renklidir
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %41,8’i gri, %25,7’si beyaz, %11,9’u siyah, %9,8’i mavi, %5,6’sı yeşil, %3,2’si kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.





