Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri (27.01.2022)

Kayseri’de motorlu kara taşıtları bir yılda 16.157 adet arttı
Kayseri ilinde 2021 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bir önceki aya göre 520  adet (%0,13) artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre 16.157 adet (%4,11) artarak 408.991 adet oldu.
Kayseri ilinde Aralık ayında 15.586 adet taşıtın devri yapıldı
Kayseri ilinde Aralık ayında 15.586 adet taşıtın devri yapıldı. Devri yapılan taşıtlar içinde otomobil %72,9 ile ilk sırada yer aldı. Onu sırasıyla %15,9 ile kamyonet ve %4,3 ile traktör izledi.

Kayseri ilinde trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 408.991 oldu

2021 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla Türkiye genelinde toplam 25.249.119 adet trafiğe kayıtlı araç bulunmaktadır. Kayseri toplam 408.991 adet trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı ile Türkiye genelindeki toplam motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6′sına sahiptir.

Türkiye İstatistik Kurumundan yapılan açıklamaya göre; Kayseri ilinde 2021 yılı Aralık ayı itibarıyla, trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılı aynı ayına göre en yüksek artış sırasıyla; özel amaçlı (%9), motosiklet (%7,2) ve kamyonet (%4,2) şeklinde gerçekleşmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumundan yapılan açıklamaya göre; 2021 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla Kayseri ilinde toplam 408.991 adet motorlu kara taşıtı bulunmaktadır. Kayseri toplam 408.991 adet trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı ile Türkiye genelindeki toplam motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6′ sına sahiptir.
Türkiye İstatistik Kurumundan yapılan açıklamaya göre; Kayseri ilinde 2021 yılı Aralık ayı itibarıyla, trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılı aynı ayına göre en yüksek artış sırasıyla; özel amaçlı (%9), motosiklet (%7,2) vekamyonet (%4,2) şeklinde gerçekleşmiştir
.
Türkiye’de 2021 yılında 1 milyon 153 bin 165 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

Türkiye’de 2021 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,0 artarak 1 milyon 153 bin 165 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %11,2 azalarak 42 bin 924 adet oldu. Böylece 2021 yılında trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 110 bin 241 adet artış gerçekleşti.

Aralık ayında 65 bin 562 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,1’ini otomobil, %21,4’ünü motosiklet, %17,8’ini kamyonet, %10,7’sini traktör, %3,8’ini kamyon, %0,5’ini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %26,1 azaldı
Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtlarda %63,2 artarken otomobilde %32,6, motosiklette %26,7, kamyonette %22,2, otobüste %17,3, kamyonda %10,7, minibüste %6,0 ve traktörde %1,9 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %23,1 azaldı
Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı kamyonda %44,1, motosiklette %32,0, traktörde %8,3, kamyonette %7,3 artarken özel amaçlı taşıtlarda %62,0, otomobilde %45,8, otobüste %16,4 minibüste %0,3 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 25 milyon 249 bin 119 oldu
Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %54,3’ünü otomobil, %16,3’ünü kamyonet, %14,8’ini motosiklet, %8,0’ını traktör, %3,5’ini kamyon, %1,9’unu minibüs, %0,9’unu otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Aralık ayında 906 bin 917 adet taşıtın devri yapıldı
Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %67,5’ini otomobil, %16,7’sini kamyonet, %5,7’sini motosiklet, %4,9’unu traktör, %2,3’ünü kamyon, %2,1’ini minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Aralık ayında 29 bin 558 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %15,7’si Renault, %9,7’si Toyota, %8,1’i Fiat, %8,0’ı Citroen, %6,9’u Peugeot, %6,3’ü Hyundai, %,5,8’i Volkswagen, %5,6’sı Honda, %5,3’ü Opel, %4,4’ü BMW, %3,8’i Skoda, %3,8’i Audi, %3,5’i Dacia, %2,3’ü Volvo, %2,2’si Mercedes-Benz,  %1,2’si Ford, %1,0’ı Jeep,  %0,9’u Seat,  %0,9’u Kia, %0,5’i Nissan ve %4,0’ı diğer markalardan oluştu.
Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %62,0’ı benzin yakıtlıdır
Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 614 bin 37 adet otomobilin %62,0’ı benzin, %23,6’sı dizel, %9,2’si elektrikli veya hibrit olup %5,2’si LPG yakıtlıdır. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 13 milyon 706 bin 65 adet otomobilin ise %37,6’sı dizel, %35,9’u LPG, %25,5’i benzin yakıtlı olup, %0,7’si elektrikli veya hibrittir. Yakıt türü bilinmeyen(2) otomobillerin oranı ise %0,3’tür.
Ocak-Aralık döneminde en fazla 1401-1500 silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 614 bin 37 adet otomobilin %29,0’ı 1401-1500, %27,7’si 1300 ve altı,  %21,4’ü 1301-1400, %14,0’ı 1501-1600, %6,5’i 1601-2000, %0,8’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 249 bin 362’si beyaz renklidir
Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 614 bin 37 adet otomobilin %40,6’sı beyaz, %27,8’i gri, %11,1’i mavi, %7,8’i kırmızı, %6,4’ü siyah, %2,2’si turuncu, %1,1’i kahverengi, %0,7’si sarı, %0,5’i yeşil renkli iken %1,9’u diğer renklerdedir.
Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,5 olarak hesaplandı
Türkiye’de 2021 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 25 milyon 249 bin 119 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,5 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 13,6, minibüslerde 15,0, otobüslerde 14,8, kamyonetlerde 12,8, kamyonlarda 17,6, motosikletlerde 13,7, özel amaçlı taşıtlarda 13,6 ve traktörlerde 24,3’tür.
Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 12,6 olarak hesaplandı
Türkiye’de 2021 yılında devri yapılan 8 milyon 815 bin 613 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 12,6 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 13,2, minibüslerin 12,6, otobüslerin 11,0, kamyonetlerin 11,1, kamyonların 14,2, motosikletlerin 6,2, özel amaçlı taşıtların 14,8 ve traktörlerin 20,0’dır.
Türkiye, “Reshoring” ile 1 trilyon dolarlık ilave üretimi kendine çekebilir

Dünya ekonomisi, Pandemi’nin gölgesinde zor bir yılı daha geride bıraktı. Çin-Avrupa arası konteyner maliyetleri 10 kattan fazla arttı. Artan maliyetler ve tedarik kriziyle birlikte, Kuzey Lojistik Koridoru olarak adlandırılan Doğu Avrupa-Çin arasındaki aksta karayolu trafiği son 2 yıl içinde 7 kattan fazla arttı. Bununla birlikte lojistik sektöründe “Reshoring” kavramı da ön plana çıkmaya başladı. Reshoring, çok basit bir tanımlamayla “offshorelardaki imalatın eve geri getirilmesi”ni ifade ediyor. Büyük üreticilerin maliyetler nedeniyle Çin, Güney Asya gibi uzak coğrafyalara aktardığı hammadde, ara mamul veya nihai mamul tedarik etme süreçlerinin, yeniden ülkesine veya yakınındaki bir coğrafyaya getirmesini ifade ediyor.

Global yatırımcılar, Türkiye’deki üretim fırsatlarını değerlendiriyor

Türkiye’nin Avrupa ve Çin arasındaki konumuna değinen Tırport Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi:

Türkiye, Avrupa ile Çin arasındaki hatta, Kuzey Lojistik Koridoruna hükmetme ve orta lojistik koridorunun tam merkezinde yer alması sebebiyle, ülke olarak bir lojistik ve üretim üssü olabilme potansiyeline sahiptir. Dünyadaki en nitelikli tüketim coğrafyası olan Avrupa’nın bir parçası olması vesilesiyle, önümüzdeki 15 yıl içinde en az 1 trilyon dolarlık ilave bir üretimi kendi coğrafyasına çekebilme potansiyeline sahiptir. Diğer bir ifadeyle, Türkiye, dünya ekonomisinin önemli ithalatçısı konumunda olan Avrupa Kıtası’nın gözde, yakın ve güvenilir tedarikçisi konumuna yükselebilir. Küresel tedarik zincirindeki tıkanma ve sorunların farkında olan global üreticiler, yoğun bir şekilde Türkiye’yi, üretim, dağıtım ve tedarik anlamında izlemeye ve yatırım fırsatlarını kollamaya başladılar. Benzer bir şekilde 2030-2050 yıllarında Afrika ve Ortadoğu’yu stratejik bir hedef pazar olarak gören Japon ve Güney Kore’li global üreticiler de, Türkiye’deki üretim fırsatlarına bakmaya ve değerlendirmeye başladılar. Özellikle, Mersin, Adana, Antakya ve Gaziantep bu anlamda global yatırımcıların radarına girmiş durumdadır.” dedi.

Tırport, 1.5 milyon kamyoncunun bir numaralı yük vereni olacak

Avrupa’nın ve bölgenin sayılı dijital lojistik platformlarından birisi haline gelen Tırport, lojistik yönetiminin uçtan uca dijital olarak yönetilmesini sağlıyor. Halen Türkiye dahil 7 ülkede, 6 farklı dilde tüm dijital platformlarda(iOS, Android, web) faaliyet gösteren Tırport, önde gelen bir global grupla altyapıları hazırladıklarına devam ettiği Avrupa’da 2022 yılı ortasında operasyonlarına başlamayı planlıyor. Tırport, 5 yıl içinde Doğu Avrupa-Çin arasındaki Kuzey ve Orta Lojistik Koridorunun 1 numaralı dijital lojistik aktörü olmayı, bölgedeki 1.5 milyon kamyoncuya “Operated By Tırport” konsepti ile ev sahipliği yapmayı ve bu koridorda günlük 100 binin üzerinde FTL/LTL taşımayı yönetmeyi hedefliyor.

EYDK’nın 2022 aksiyon planı belirlendiEtki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK) tarafından YASED ve PwC desteğiyle 20 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirilen Arama Konferansının çıktıları doğrultusunda oluşturulan “Birlikten Kuvvet Doğar” raporu açıklandı. EYDK Genel Sekreteri Onur İlhan, raporda Avrupa Yeşil Mutabakatı, kadınların güçlendirilmesi ve sığınmacıların geçim kaynaklarına ek olarak, yeşil şehirler ve katılım finansın da stratejik temalar olarak öne çıktığını belirtti.26 Ocak’ta online bir etkinlikle açıklanan raporda; sosyal ve çevresel pozitif, ölçülebilir etki yaratarak finansal getiri sağlamayı hedefleyen ve küresel ölçekte 2,3 trilyon dolar seviyesine ulaşan etki yatırımlarında ulusal üst kurul olarak konumlanan EYDK’nın odaklanacağı alan ve temalar ortaya kondu. Bu bulgular kapsamında EYDK çalışma gruplarının misyon ve görevleri aktarıldı.Etki Yatırımı Danışma Kurulu (EYDK) tarafından YASED ve PwC desteğiyle 20 Ekim’de düzenlenen çevrimiçi arama konferansında, 31 lider konuşmacı dört tematik oturumda görüşlerini paylaştı. Görüşler neticesinde EYDK’nin rolleri; farkındalık yaratmak ve ortak bir dil geliştirmek, ulusal etki ekosisteminin kurulmasını desteklemek, politika diyaloğunu ve ulusal hedefleri desteklemek ve yönlendirmek, yerel ve küresel iş ve bilgi ağlarıyla güçlü ortaklıklar kurmak, ulusal etki ölçümü ve yönetimi kapasitesinin geliştirilmesini sağlamak olarak teyit edildi. EYDK’dan beklenen perspektiflerEYDK’nın, mevcut kapasite geliştirme, farkındalık artırma, etki ortaklıkları kurma, milli ekosistemi ve politika yapıcıları destekleme perspektiflerini pekiştirecek şekilde sahip olması beklenen ilave perspektifler ise; politika diyaloğunda aktif, merkezi ve yönlendirici bir konum üstlenmek, etki girişimcilerini ve etki fonlarını desteklemek, sürdürülebilir etki sermayesi akışı için etki ölçümü ve yönetimi alanında daha kapsamlı çalışmalar yürütmek olarak kayda geçti. EYDK’nın, mevcut Avrupa Yeşil Mutabakatı, kadınların güçlendirilmesi ve sığınmacıların geçim kaynakları temalarına ek olarak, yeşil şehirler ve katılım finans temalarında da aktif rol üstlenmesi ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında işbirlikleri ve projeler geliştirmesi talep edildi. Talepler bağlamında EYDK’nın çalışma grupları, görev tanımları ve 2022 aksiyon planı önerileri raporda duyuruldu. Bu çalışma grupları; Etki Ortaklıkları Çalışma Grubu, Sürdürülebilir Kalkınma ve Politika Çalışma Grubu, Kapasite Geliştirme Çalışma Grubu, Kurumsal İletişim Çalışma Grubu olarak belirlendi. Çalışma gruplarının ilk toplantısı şubat ayında EYDK Genel Sekreteri Onur İlhan: “Arama konferansında EYDK’nın ana rolleri; farkındalık yaratmak, tüm paydaşları destekleyerek etki ekonomisini güçlendirmek, insan kaynağı yaratılmasına destek olmak, yerel ve küresel ortaklıklar kurmak ve politika diyaloğunu aktif bir şekilde yönetmek olarak nihai halini aldı. Avrupa Yeşil Mutabakatı, kadınların güçlendirilmesi ve sığınmacıların geçim kaynaklarına ek olarak, yeşil şehirler ve katılım finans da stratejik temalar olarak öne çıktı. Bu rol ve temaları savunacak ve sonuç üretecek dört çalışma grubumuz şubat ayında ilk toplantılarını yapacak.” “Rapor, etki yatırımcılığının geliştirilmesine rehberlik edecek”YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova: “YASED olarak sürdürülebilirlik ve ESG gündemimizi Sürdürülebilir Kalkınma Platformumuz kapsamında tüm değerli üyelerimiz ve paydaşlarımızla gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla takip ediyoruz. Platformumuzun en önemli hedeflerinden biri, sürdürülebilir kalkınma amaçlarında daha hızlı ve somut ilerleme kaydetmek için etki yatırımlarını artırmak. Bu amaca hizmet eden en önemli oluşum olarak EYDK’nın üstlendiği misyonun kritik öneminin farkındayız ve bu nedenle EYDK bünyesinde aktif bir şekilde yer alarak ülkemiz etki yatırımcılığı ekosisteminin sağlıklı bir şekilde gelişmesine ve etki yatırımlarının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Birlikten Kuvvet Doğar Raporu’nun önümüzdeki dönemde ülkemizde etki yatırımcılığının geliştirilmesine yönelik ortak çalışmalarımıza başarılı bir şekilde rehberlik edeceğinden eminiz. Bu vesileyle YASED olarak EYDK’nın sürdürülebilirlik ve etki yatırımcılığı alanındaki etkin çalışmalarından duyduğumuz memnuniyeti belirtmek isteriz” dedi.“Etki yatırımlarının gelişmesi, etki ekosistemin büyümesine bağlı”PwC Devlet ve Kamu Hizmetleri Danışmanlık Lideri Akif Koca ise şunları söyledi: “Etki yatırımcılığı, özel sermayenin sosyoekonomik sorunlara yenilikçi çözümler getirmesi için önemli fırsat sunuyor. Finansal ve toplumsal faydayı birlikte sağlayan sürdürülebilir modeller çoğaldıkça bu alana yönelik ilgi de beraberinde artıyor. Etki yatırımlarının daha da gelişmesi, etki ekosistemin büyümesine ve başarılı modellerin yaygınlaştırılmasına bağlı olacak.”
IoT cihazları siber saldırılar için ilgi çekici hedefler oluşturuyorDayanıklı tüketim, lojistik, sağlık ve teknoloji sektörlerinde önemli rol oynamaya başlayan IoT cihazları, internet bağlantısı ve yazılımlarındaki olası açıklardan ötürü siber saldırganların odağında yer alıyor. Platformunda 1500’den fazla bağımsız siber güvenlik uzmanı bulunan BugBounter, IoT cihazlarının güvenliğinin düzenli olarak denetlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.Şirketlerin güvenlik açıklarını denetleme, bulma ve doğrulama ihtiyacını bünyesindeki 1500’ün üzerinde siber güvenlik uzmanıyla hızlı ve güvenilir bir şekilde karşılayan BugBounter.com, IoT Analytics’in verilerine göre 2025’e kadar sayısı 27 milyara ulaşması beklenen IoT cihazların güvenliğinin sürekli olarak denetletilmesi gerektiğini belirtiyor. Günümüzde IoT cihazları veriyi görüntüleme, hızlı operasyon, otomasyon, kontrol, zamanın verimli kullanımı ve maliyet avantajı gibi birçok fayda sunuyor. Ancak zayıf şifreleme, yetersiz yama güncellemesi, güvensiz arayüzler, cihaz yönetimindeki zafiyetler gibi sebeplerden ötürü bu cihazlar yeterince korunamıyor ve bu da siber saldırganların ilgisini çekiyor. Öyle ki Epidemiology Lab of Orange Cyberdefense’in araştırması, IoT cihazlarının 2021’de günde ortalama 2814 kere saldırıya uğradığını açığa çıkardı. Düzensiz güncellemeler saldırılara kapı açıyorHer geçen gün yeni bir açık keşfediliyor ve bu açık herhangi bir cihazda yer alabilir. Bu yüzden cihazların siber güvenliğinin yeterli seviyede olması için düzenli olarak denetlenmesi ve keşfedilen açıkların en kısa sürede yamalarla güncellenerek giderilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bulunan zafiyeti sömürebilecek birçok siber saldırgan, şirketlerin ve bu cihazları kullanan bireylerin büyük kayıplar vermesine neden olabiliyor. BugBounter.com Kurucu Ortağı Murat Lostar, konuyla ilgili şunları söyledi: “Kısa zaman önce sıkça telaffuz edilen nesnelerin interneti veya kısaca IoT, birçok sektöre önemli avantajlar sunuyor ancak içinde siber saldırganların kullanabileceği birçok güvenlik zafiyetini barındırıyor. Bu zafiyetlerin başlıca sebebi ise IoT cihazlarının kullandığı yazılımlarda bulunan açıkların fark edilmemesi ve bu açıkların zamanında kapatılmaması oluyor. Günümüzün dinamik siber güvenlik dünyasında birkaç ayda bir yapılan testler yeterince etkili ve hızlı olmuyor. Bu yüzden şirketlerin ürettiği cihazların yazılımlarını düzenli olarak denetletmesi ve farkında olunmayan açıklarını keşfetmesi hayati önem taşıyor. BugBounter.com olarak 1500’den fazla araştırmacıdan oluşan yetenekli uzman ordusuyla ülkemizde öncülük ettiğimiz yenilikçi 7/24 siber güvenlik denetimi sayesinde şirketler çalışılan zamana göre değil, varlığı deneyimli uzmanlar tarafından doğrulanmış güvenlik açıklarına göre ücret ödüyor. Böylece ayırdıkları bütçeleri verimli bir şekilde yönetebiliyor. Ayrıca siber güvenlik uzmanlarına vereceği ödülü, programın süresini, kapsamını kendi belirleyebildiği ve bunları her an düzenleyebildiği için sistemlerinin güvenliğini o anki imkanlarına ve önceliklerine göre kontrol ettirebiliyor. Platformun güvenlik araştırmacıları, buldukları zafiyetleri raporladıktan sonra yetkili ekiplerimiz kısa süre içinde doğrulama süreçlerini tamamlıyor, uluslararası kriterlere göre derecelendiriyor ve şirketin belirlediği güvenlik ekiplerine iletiyor. Kapatılan açıkların kontrolü de yine açığı keşfeden uzmanlar tarafından ücretsiz olarak yapılıyor.”

TotalEnergies’in yeni distribütörü Anadolu Neft

TotalEnergies Madeni Yağlar, Konya, Karaman, Aksaray illerinde ve Ankara’nın Şereflikoçhisar ve Evren ilçelerinin bulunduğu bölgelerde satış, pazarlama ve dağıtım faaliyetlerine Ocak 2022 itibariyle yeni distribütörü Anadolu Neft Petrol Ürünleri A.Ş. ile devam edecek.

Türkiye’de 30 yılı aşkın bir süredir madeni yağ üretimi ve pazarlaması konusunda faaliyet gösteren TotalEnergies Turkey Pazarlama, Anadolu Neft Petrol Ürünleri A.Ş. ile yaptığı anlaşma ile satış ve pazarlama ağını daha da güçlendiriyor. TotalEnergies Turkey Pazarlama, alanında uzman satış ve servis altyapısına sahip yeni distribütörü Anadolu Neft Petrol Ürünleri A.Ş. vasıtasıyla uzun yıllardır TotalEnergies ve ELF markalarıyla çalışmayı tercih eden iş ortaklarına kesintisiz ve en üst kalitede servis sunmaya devam edecek. Sektörde yaklaşık yedi yıldır hizmet veren Anadolu Neft Petrol Ürünleri A.Ş., TotalEnergies ile başlayan bu yeni iş birliği sayesinde faaliyet alanına TotalEnergies ve ELF markalı madeni yağların satış, pazarlama ve dağıtımını ekliyor.

Pazar hacmi, dinamizmi ve büyüme potansiyeli açısından Konya, Karaman, Aksaray bölgelerini çok önemseyen TotalEnergies, hizmet ağlarını yeni iş birlikleri ile güçlendirerek, İzmir Menemen’de üretilen son teknoloji ürünleri daha fazla kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırımlar ve yenilikçi pazarlama faaliyetleri sayesinde Türkiye madeni yağlar pazarında kayda değer bir büyüklüğe ulaşan TotalEnergies, güçlü dağıtım şebekesine sahip, müşteri ihtiyaçları doğrultusunda en üst seviyede hizmet sunan distribütör iş ortakları sayesinde pazardaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.

e-Fatura, e-Arşiv ve e-İrsaliye’de kapsam genişledi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından, 30923 sayılı Resmi Gazete’de 19 Ekim 2019 tarihinde yayımlanan 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği’nde değişiklik yapıldı. 22 Ocak 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğe göre, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-İrsaliye uygulamalarında kapsam genişledi ve yeni bir dönem başladı.

Ülkemizde başarıyla yürütülen e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Defter vb) uygulamalarına bugüne kadar 500 binin üzerinde firma girdi ve bu oran her altı işletmeden birisinin e-Belge kapsamıyla “dijitalleşme” sürecine girdiğini göstermektedir. Geriye kalan diğer işletmelerde, GİB tarafından açıklanan yeni tebliğler ile kademeli şekilde kapsama girmeyi sürdürüyor. İşletmeler, Uyumsoft e-Uyum dijital dönüşüm uygulamaları sayesinde, işlerini uçtan uca zaman ve mekan bağımsız yönetmektedir.

509 sıra nolu VUK Genel Tebliği’ndeki değişiklikler neleri kapsıyor?

1-2021 yılında brüt satış hasılatı 4 milyon TL üzerinde olan firmalar, 2022 ve müteakip dönemlerde brüt satış hasılatı 3 milyon TL üzerinde olan firmalar, takip eden yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

2-Elektronik ortamda mal ve hizmet satışı yapanlar 2020 veya 2021 yıllarında brüt satış hasılatı 1 milyon TL üzerinde olan firmalar 1 Temmuz 2022 tarihinde; 2022 yılında brüt satış hasılatı 500 bin TL üzerinde olan firmalar ise takip eden yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

3-Gayrimenkul ve / veya motorlu araçlar inşa, imal, alım, satım ve kiralama faaliyeti yapanlar, brüt satış hasılatı 2020 veya 2021 dönemlerinde 1 milyon TL üzerinde olan firmalar 1 Temmuz 2022 tarihinde; 2022 yılından itibaren 500 bin TL üzerinde takip eden firmalar da yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

4-Kültür Turizm Bakanlığı ve Belediyelerden konaklama faaliyeti hizmeti alan firmalar, 1 Temmuz 2022 tarihinde e-Faturaya geçmek zorundadır.

5-e-Fatura uygulamasına dahil olup 2021 ve müteakip dönemlerde brüt satış hasılat 10 milyon TL üzerinde olan firmalar, takip eden yılın Temmuz ayında e-İrsaliye kullanmak zorundadır.

6-1 Mart 2022 tarihinden itibaren, vergi mükellefi olmayanlara düzenlenen fatura tutarı 5 bin TL ve üzeri; vergi mükelleflerine düzenlenenler faturalarda ise fatura düzenleme sınırı 2 bin TL ve üzerinde ise e-Arşiv olarak düzenlenmek zorundadır

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından, 30923 sayılı Resmi Gazete’de 19 Ekim 2019 tarihinde yayımlanan 509 sıra nolu Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği’nde değişiklik yapıldı. 22 Ocak 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğe göre, e-Fatura, e-Arşiv Fatura ve e-İrsaliye uygulamalarında kapsam genişledi ve yeni bir dönem başladı.

Ülkemizde başarıyla yürütülen e-Belge (e-Fatura, e-Arşiv Fatura, e-İrsaliye, e-Defter vb) uygulamalarına bugüne kadar 500 binin üzerinde firma girdi ve bu oran her altı işletmeden birisinin e-Belge kapsamıyla “dijitalleşme” sürecine girdiğini göstermektedir. Geriye kalan diğer işletmelerde, GİB tarafından açıklanan yeni tebliğler ile kademeli şekilde kapsama girmeyi sürdürüyor. İşletmeler, Uyumsoft e-Uyum dijital dönüşüm uygulamaları sayesinde, işlerini uçtan uca zaman ve mekan bağımsız yönetmektedir.

509 sıra nolu VUK Genel Tebliği’ndeki değişiklikler neleri kapsıyor?

1-2021 yılında brüt satış hasılatı 4 milyon TL üzerinde olan firmalar, 2022 ve müteakip dönemlerde brüt satış hasılatı 3 milyon TL üzerinde olan firmalar, takip eden yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

2-Elektronik ortamda mal ve hizmet satışı yapanlar 2020 veya 2021 yıllarında brüt satış hasılatı 1 milyon TL üzerinde olan firmalar 1 Temmuz 2022 tarihinde; 2022 yılında brüt satış hasılatı 500 bin TL üzerinde olan firmalar ise takip eden yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

3-Gayrimenkul ve / veya motorlu araçlar inşa, imal, alım, satım ve kiralama faaliyeti yapanlar, brüt satış hasılatı 2020 veya 2021 dönemlerinde 1 milyon TL üzerinde olan firmalar 1 Temmuz 2022 tarihinde; 2022 yılından itibaren 500 bin TL üzerinde takip eden firmalar da yılın 7.’ci ayında e-Faturaya geçmek zorundadır.

4-Kültür Turizm Bakanlığı ve Belediyelerden konaklama faaliyeti hizmeti alan firmalar, 1 Temmuz 2022 tarihinde e-Faturaya geçmek zorundadır.

5-e-Fatura uygulamasına dahil olup 2021 ve müteakip dönemlerde brüt satış hasılat 10 milyon TL üzerinde olan firmalar, takip eden yılın Temmuz ayında e-İrsaliye kullanmak zorundadır.

6-1 Mart 2022 tarihinden itibaren, vergi mükellefi olmayanlara düzenlenen fatura tutarı 5 bin TL ve üzeri; vergi mükelleflerine düzenlenenler faturalarda ise fatura düzenleme sınırı 2 bin TL ve üzerinde ise e-Arşiv olarak düzenlenmek zorundadır.

Egeli gıda ihracatçıları sürdürülebilirlik eksenli üretim ve ihracata odaklandı

 Türkiye 2021 yılında 23 milyar dolarlık tarım ürünleri ihraç ederken, Ege İhracatçı Birlikleri 5 milyar 100 milyon dolarlık ihracatla Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 22’sini tek başına gerçekleştirerek tarım ürünlerinde Türkiye ihracat şampiyonu oldu.

Yüzyıllardır Ege Bölgesi’nin ovalarında yetişen sağlıklı gıdaları dünyanın dört bir tarafına ihraç eden Egeli ihracatçılar, 2020 yılındaki 4 milyar 358 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatını 2021 yılında yüzde 17 geliştirmeyi başardı.

Gıda fuarlarına Milli Katılım Organize ediliyor

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesinin tarım ürünleri ihracatçılarının kümelenmesi olduğunu aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatının artması için Amerika Birleşik Devletleri’nde Fancy Food, Japonya’da Foodex, Almanya’da Biofach, Çin’de Çin İthalat Fuarı’nın uzun yıllardır milli katılım organizasyonlarını yaptıklarını anlattı.

Pandeminin tarım sektörüne yatırım yapmanın zorunluluk olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Eskinazi, “İzmir’de son yıllarda sivil toplum kuruluşları arasında yakalanan uyum tarım alanında da meyvelerini veriyor. Dikili, Kınık, Bayındır ve Bergama’da kurulma aşamasındaki Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri devreye girdiğinde Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatı kulvar değiştirecek. Günümüzde 5,1 milyar dolar seviyesinde olan Ege Bölgesi tarım ürünleri ihracatı orta vadede Tarım OSB’lerin katkısıyla, 10 milyar dolara ulaşacak” şeklinde konuştu.

TURQUALİYT ve URGE’lerle hedefe ulaşılacak

Ege İhracatçı Birlikleri’nin sürdürülebilir tarım mottosuyla hareket ettiğini, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile koordineli hareket ettiğini paylaşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, Ege Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerinin ihracatını artırmak için iki TURQUALİTY Projesi yürüttüklerini bir projenin Güney Kore, Japonya ve Çin’i kapsadığını, bir diğerinin ise dünyanın en büyük gıda ithalatçısı Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik olduğunu dile getirdi.

EİB’de 6 gıda birliğinin içinde yer aldığı Ticaret Bakanlığının desteklediği, “Gıda Sürdürülebilirlik URGE Projesi”ne start verdiklerini ifade eden Celep, “Bu projemizle tarım sektörlerimizin sürdürülebilirlik yetkinliklerini kümelenerek artırmak istiyoruz. Gıda ihracatında sektörlerinde güçlü 27 firmamızla yapacağımız çalışmalarla tarım sektöründe sürdürülebilirliğe önemli bir halka ekleyeceğiz” dedi.

Türkiye’nin 2021 yılında kuru meyve ihracatında 1 milyar 574 milyon dolarla ilk kez 1,5 milyar dolar barajını aştığını paylaşan Celep, sözlerini şöyle tamamladı; “Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yüzde 55’ini oluşturan 861 milyon dolarlık tutarı Ege Bölgesi’ndeki ihracatçılarımız yaptı. Çekirdeksiz kuru üzüm 421 milyon dolarlık ihracatla lider ürünümüz olurken, kuru incirden 219 milyon dolar, kuru kayısıdan da 135 milyon dolar döviz geliri elde ettik.”

Su ürünleri ihracatının yüzde 68’i Ege’den

Ege İhracatçı Birlikleri’nde 7 tarım birliği içerisinde 2021 yılında 1 milyar 320 milyon dolarlık tutarla en fazla ihracat yapan birlik olmanın gururunu yaşadıklarının altını çizen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 2021 yılında gerçekleştirdiği 3,4 milyar dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatına yüzde 40’lık katkıyla Türkiye genelinde de birinci sektör olduklarına dikkati çekti.

Türkiye’nin su ürünleri ihracatının 2021 yılında 1 milyar 401 milyon dolar olduğu bilgisini paylaşan Girit, “Su ürünleri ihracatına Ege Bölgesi olarak 953 milyon dolarlık katkı sağladık. Türkiye’nin ihracatının yüzde 68’ini Ege Bölgesi’nden yaptık. Kanatlı eti ihracatımız 178 milyon dolar olurken, 77 milyon dolarlık yumurta, 64 milyon dolarlık süt ürünleri ihraç ettik. Bal ihracatımız ise; 10,5 milyon dolar oldu” diyerek sözlerini noktaladı.

Gençleri çiftçi yapacaklar

Türkiye, 2021 yılında 5 milyar 111 milyon dolarlık taze meyve sebze ve mamulleri ihraç ederken Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 1 milyar 182 milyon dolarlık ihracat performansıyla Türkiye’nin taze meyve sebze ve mamulleri ihracatına yüzde 23’lük katkı sağladı. Biber ve kornişon turşuları 220 milyon dolarla lider olurken, taze meyve sebze grubunun lideri 68 milyon dolarla sofralık üzüm oldu.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2022 yılında gençlerin tarım sektörüne yönelmeleri için çaba göstereceklerini dile getirdi. Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilinçli üçüncü kuşak çiftçilerin yetiştirilmesi adına öğrencilere yönelik eğitim programları uygulama kararı aldık. Cemre Hareketi, SÜGEP Academy ve üniversiteler iş birliğinde gerçekleşecek İklime Duyarlı Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi Çerçeve Programı ile tarıma ilgi duyan gençlere sürdürülebilir ve bilinçli üretim ve pazarlama konusunda 6 haftalık eğitim programları uygulanacak. Gençler tarım sektörüne kazandırılıcak. Kalıntı sorununu önlemeye yönelik olarak üretici ve ihracatçı toplantılarına ağırlık vereceğiz ve 2020 yılında 9 meyvede hayata geçirdiğimiz “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” projemizin kapsamı genişleterek devam edeceğiz. Yoğunlaşacağımız bir diğer başlık ise; gıda kayıplarını belirlenmesi ve önlenmesine yönelik proje hazırlamak olacak.”

Hububat, bakliyat yağlı tohumların 2023 hedefi 1 milyar dolar

2021 yılında EİB bünyesindeki 7 tarım birliği arasında ihracatını en fazla artıran Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği oldu.

Pandeminin gıdaya talebi artırdığını, bunun da ihracat rakamlarına olumlu yansıdığını vurgulayan Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, 2020 yılında 505 milyon dolar olan ihracatlarını, 2021 yılında yüzde 35’lik artışla 683 milyon dolara taşıdıklarını, 2022 yılında da artış trendinin sürmesini beklediklerini paylaştı.

Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörü olarak 2022 ve 2023 yıllarında ihracat artış hızını koruyarak 1 milyar dolar ihracat hedeflediklerini anlatan Terci, 2021 yılında bitkisel yağ sektörünün 385 milyon dolarlık ihracatla lokomotif olduğunu, hayvan mamalarının 74 milyon dolarlık, kakaolu ürünlerin ise; 46 milyon dolarlık katkı sağladığını belirtti.

Zeytin ve zeytinyağı ihracatında Ege lider

Türkiye’deki tüm zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının temsilcisi olan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 2020 yılında 159,5 milyon dolar olan ihracatını 2021 yılında yüzde 17’lik gelişimle 187,4 milyon dolara taşıdı. Türk zeytincilik sektörünün 2021 yılındaki 309 milyon dolarlık ihracatının yüzde 61’ini EZZİB üyeleri gerçekleştirdi.

Zeytinyağı ihracatının 27 bin 748 ton karşılığı 95 milyon dolar olduğu bilgisini paylaşan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, “2020 yılında 2 bin 578 dolar olan zeytinyağının ton başına ortalama ihraç fiyatını, 2021 yılında yüzde 32’lik artışla 3 bin 400 dolara taşıdık. Türk zeytinyağımız 2021 yılında daha katma değerli ihraç edildi. Sofralık zeytin ihracatımızda yüzde 16’lık artışla 74 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı. Prina ihracatından da 7 milyon dolar döviz elde ettik. 2022 yılında ihracatımızdaki artışın katlanarak sürmesini hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Kınık Tarım OSB tıbbi aromatik bitkiler sektörüne ilaç olacak

Ege Bölgesi’nin ihracatında lider olduğu bir diğer tarım ürünü grubu odundışı orman ürünleri olarak kayıtlara geçti.

Türkiye, 2021 yılında 182 milyon dolarlık odundışı orman ürünleri ihraç ederken bu ihracatın 112 milyon dolarlık kısmını gerçekleştirdikleri bilgisini veren Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, kekik, defne ve adaçayının ihracatta ilk üç ürün olduğuna vurgu yaptı.

Pandeminin tıbbi aromatik bitkilere talebi artırdığını anlatan Yağcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Odundışı orman ürünlerinde ortalama ihraç fiyatı Türkiye geneli 1,19 USD/Kg iken, Ege Bölgesi’nde bu rakam Ege Bölgesi’nde 3,16 USD/Kg’a ulaşıyor. Kınık’ta kurulma çalışmaları devam eden Tıbbi Aromatik Bitkiler Tarım İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sektöre büyük güç katacak. Orta vadede 1 milyar dolar ihracat hedefliyoruz.”

Yaprak tütün ihracatı eksiye düştü

Tarım ürünlerinde Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden yaprak tütün 2021 yılında eksi yazan tek sektör oldu.

Türkiye, 2020 yılında 267 milyon dolarlık yaprak tütün ihraç etmişken, 2021 yılında 260 milyon dolarda kaldı.

2021 yılında Türkiye’den ithalatını durduran Suudi Arabistan tütün sektörünün ihracatındaki düşüşte ana etken olarak öne çıktı.

Tütün sektöründen Türkiye’de 80 bin ailenin geçimini sağladığına vurgu yapan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, virjinya tipi tütün üretimini artırarak tütün sektöründe ürün çeşitliliğini artırarak ihracatta sürdürülebilirliği sağlamayı hedeflediklerini vurguladı.

Tarım ürünleri ihracatının zirvesinde Almanya, ABD ve İngiltere var

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 2021 yılında 168 ülkeye tarım ürünleri ihraç edilirken zirvede 462 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 410 milyon dolarlık dışsatımla Amerika Birleşik Devletleri ve 364 milyon dolarlık tarım ürünleri talebiyle İngiltere yer aldı.

İtalya, 292 milyon dolarlık Ege lezzetleri talebiyle listede dördüncü olurken, Ege İhracatçı Birlikleri’nden Rusya Federasyonu’na 291 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç edildi. Hollanda, Ege’den 258 milyon dolarlık tarım ürünleri alırken, Irak’a tarım ürünleri ihracatı yüzde 76’lık artışla 75 milyon dolardan 132 milyon dolara çıktı.

Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatında ilk 10 ülke arasında Fransa, 123 milyon dolarlık taleple yedinci ülke olurken, Yunanistan’a 108 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatı yapıldı. Ege Bölgesi’nden İspanya 103 milyon dolarlık, Japonya ise; 91 milyon dolarlık tarım ürünleri ithal etti.

ATRAX’ TA SON HAZIRLIKLAR. FUARA SAYILI GÜNLER KALDI.

 3-5  Şubat 2022 tarihlerinde İstanbul Fuar merkezinde gerçekleşecek ATRAX 2022 – 9. Uluslararası Eğlence-Etkinlik, Park-Rekreasyon Fuarı bu yıl da dünyanın birçok ülkesinden çok sayıda katılımcı ve ziyaretçiyi İstanbul’da ağırlamak için son hazırlıklarını yapıyor.

ATRAX,  bu yıl da eğlence tesisi yatırımcılarını, park ve peyzaj çalışmalarını, oyun ve ekipman üreticilerini, etkinlik organizatörü firmalarını, turistik işletme sahiplerini, belediye, AVM yöneticilerini ve mimarları bir araya getirmeye hazırlanıyor.

Atrax 2 yıllık aradan sonra güçlenerek devam ediyor. Fuarda yenilikler ve daha büyük iş potansiyeli katılımcıları bekliyor.

Pandemi sebebiyle tüm dünyada oyunun kuralları değişirken ATRAX; yenilenip güçlenerek yüksek kalite standartlarında bir fuar için 3-5 Şubat 2022 tarihlerinde yeni yılın ilk fuarı olarak birikmiş bir potansiyeli karşılamayı hedefliyor.

Türkiye ve Afrika, Balkan ve Ortadoğu Ülkeleri, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türki Cumhuriyetleri’nden yoğun katılım ile gerçekleşecek fuarda katılımcı firmalar eğlence ve rekreasyon sektörünün yenilikçi ürün ve teknolojilerini, güncel oyun ekipmanlarını sergileyecek.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Tarım sektöründe yaşanan son gelişmeler

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, görüntülü basın açıklamasını yaptı.  -“Türkiye’de ne …