Sanayi-Teknoloji

Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

2025 Güvenlik Farkındalık Raporu: Eğitim neden işe yarıyor ve kurumlar hala nerede eksik kalıyor?

2025 Güvenlik Farkındalığı ve Eğitimi Küresel Araştırma Raporu, güvenlik farkındalığı eğitiminin olayları nasıl azalttığını, yapay zekanın siber riskleri nasıl yeniden şekillendirdiğini ve çalışanların hazırlık düzeyinin neden hala geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Güvenlik farkındalık eğitimi artık bir uyum çalışması olmanın ötesine geçerek siber riski azaltmak için ölçülebilir bir kontrol olarak görülüyor. Dünya genelinde 1.850 üst düzey BT ve güvenlik liderinin yanıtlarına dayanan 2025 Güvenlik Farkındalık ve Eğitimi Küresel Araştırma Raporu, açık bir ilerleme olduğunu gösteriyor. Ayrıca, kurumların hala maruz kaldığı riskleri de ortaya koyuyor.

Güvenlik ve risk liderleri için en önemli çıkarımlar şöyle özetleniyor:

Yapay zeka farkındalığı artırıyorsa da çalışanların hazırlık seviyesi hala istikrarsız
Yapay zeka (YZ) kaynaklı tehditler, çalışanların ve liderlerin siber güvenlik hakkındaki düşüncelerini değiştirdi. Neredeyse 10 kurumun 9’u, saldırganların YZ kullanımı sayesinde çalışanların güvenlik eğitiminin neden önemli olduğu konusunda farkındalıklarının arttığını söylüyor. Ancak farkındalık, hazırlık ile aynı şey değil. Liderlerin sadece yaklaşık %40’ı, çalışanlarının YZ tabanlı siber tehditleri tespit etmeye, önlemeye ve rapor etmeye gerçekten hazır olduğunu söylüyor.

Çoğu kurum, çalışanlarına üretken yapay zeka araçlarının doğru kullanımı konusunda eğitim vererek, hassas verilerin paylaşımını izleyerek veya kısıtlayarak ve resmi yapay zeka güvenlik politikaları uygulayarak bu duruma yanıt veriyor. Neredeyse tüm katılımcılar, yapay zeka ve büyük dil modeli (LLM) araçları için güvenlik politikalarına zaten sahip olduklarını veya bunları aktif olarak uyguladıklarını belirtiyor. Yön gayet açık görünüyor. Eksiklik ise uygulama ve tutarlılık.

Dış tehditler hala benimsenmeyi teşvik ediyorsa da iç risk hızla artıyor
Dış tehditler, geçmişteki ihlaller ve sektördeki olaylar, kurumların güvenlik farkındalık eğitimine yatırım yapmalarının başlıca nedenleri olmaya devam ediyor. Ankete katılanların %40’ından fazlası bu faktörleri birincil etken olarak gösteriyor. Değişen şey, iç risklere ilişkin endişelerin artması. Kurumların dörtte birinden fazlası artık eğitimi benimseme nedeni olarak iç riskleri gösteriyor ve bu oran geçen yıla göre keskin bir artışa işaret ediyor.

Eğitim öncelikleri bu değişimi yansıtıyor. Veri güvenliği ve veri gizliliği en önemli konular olmaya devam ederken, yapay zeka tabanlı araçlar ve tehditler de hemen arkalarından geliyor. Bu uyum önemli. Çünkü  bu durum, kurumların eğitimi genel bir uyum içeriği olarak ele almak yerine, gerçek dünyadaki riskleri çalışanlara öğretilenlerle ilişkilendirmeye başladıklarını gösteriyor.

Güvenlik farkındalık eğitimi olayları azaltıyor ve kurumlar bunu kanıtlayabiliyor
Rapordaki en güçlü bulgulardan biri, eğitimin işe yaradığı. Kurumların yüzde 67’si, güvenlik farkındalığı ve eğitimi uyguladıktan sonra izinsiz girişler, olaylar ve ihlallerde orta düzeyde veya önemli ölçüde azalma olduğunu bildiriyor.

Ölçüm uygulamaları da olgunlaşıyor. En yaygın göstergeler arasında güvenlik olaylarının azalması, çalışan geri bildirimleri ve güvenlik denetimleri yer alıyor. Artık birçok kurum, yüz yüze ve bilgisayar tabanlı eğitimleri simülasyonlar, değerlendirmeler ve sürekli pekiştirme ile birleştiriyor. Bu, tek seferlik eğitimlerden, zaman içinde davranışları değiştirmek ve riski azaltmak için tasarlanmış programlara doğru bir geçişi yansıtıyor.

Tamamlanma oranları ve tutarlılık zayıf noktalar olmaya devam ediyor
Daha iyi ölçüm ve daha iyi sonuçlara rağmen, çoğu kurum hala takip konusunda zorluk çekiyor. Sadece küçük bir yüzde tam eğitim tamamlama bildiriminde bulunuyor. Aynı zamanda, liderlerin yaklaşık 10’da 7’si çalışanların hala yeterli güvenlik bilincine sahip olmadığını söylüyor.

Bu durum, yatırım ve sonuçlar arasındaki farkı açıklamaya yardımcı oluyor. Tamamlanmayan, pekiştirilmeyen veya tehdit ortamı değiştikçe güncel tutulmayan eğitimler, tam değerini sağlayamıyor. Rapor, pratik iyileştirmelere işaret ediyor: daha kısa ve daha sık eğitim modülleri, tamamlama konusunda daha net hesap verebilirlik, içerik ve güncel tehditler arasında daha iyi uyum ve görünür liderlik desteği. Ayrıca, yapay zeka alanındaki gelişmelere ayak uydurmak için düzenli mikro eğitimlerin önemi giderek artıyor.

Güvenlik bilinci artık sadece prosedürel değil, kültürel bir hal alıyor
Çoğu lider artık güvenlik bilincini sadece BT veya güvenlik fonksiyonunun değil, tüm organizasyonun ortak sorumluluğu olarak görüyor. Neredeyse hepsi, özellikle bu politikaların ardındaki mantığı açıklayan eğitimlerle birlikte, yüksek riskli davranışları yönetmek için politika kullanmaya da açık.
Bu önemli bir değişim. Etkili güvenlik bilinci eğitimi sadece bir sınavı geçmekle ilgili değil. Günlük kararları şekillendirmek, iyi davranışları pekiştirmek ve işin yapıldığı yerde riski azaltmakla ilgili.

Verilerin 2026 ve sonrası için
Veriler oldukça açık. Güvenlik bilinci eğitimi, olayları azaltıyor. Bu eğitime yatırım yapan ve sonuçlarını ölçen kurumlar, gerçek sonuçlar elde ediyor. Ancak yapay zeka, hem saldırganların yeteneklerini hem de iş dünyasında benimsenmesini hızlandırıyor. Aynı zamanda, içeriden gelen riskler de artıyor. Çok sayıda program, düşük tamamlanma oranları veya güncel olmayan içerik nedeniyle hala etkisini yitiriyor.

Etkili olabilmesi için, eğitimin sürekli ve ilgili olması ve yan proje olarak değil, temel risk yönetimi kontrolü olarak ele alınması gerekiyor.

Fortinet eğitimi ile daha dayanıklı bir iş gücü oluşturun
Fortinet Eğitim Enstitüsü, kurumların güvenlik farkındalığını ölçülebilir risk azaltımına dönüştürmelerine yardımcı oluyor. Bu programlar; rol tabanlı güvenlik farkındalığı eğitiminden teknik sertifikalara ve uygulamalı öğrenme yollarına kadar, çalışanların hazırlık düzeyini artırmak ve güvenlik duruşunu güçlendirmek için tasarlandı.

Şirket, Fortinet’in güvenlik farkındalığı ve eğitim programlarının keşfedilmesi ve bugünün tehditlerine ve yarının risklerine hazır bir iş gücü oluşturmanın yollarının öğrenilmesine çağrı yapıyor.

Mobilya sektöründe çifte baskı

Mobilya sektöründe hem maliyet artışları hem de Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle çifte baskı yaşanıyor. Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı şubatta yüzde 0,9 düşüşle 600,1 milyon dolar olurken, AKAMİB’in ihracatı yüzde 11 azalışla 69,2 milyon dolar olarak gerçekleşti

AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Ortadoğu’da tırmanan gerilim yalnızca İran’a değil, birçok pazara yönelik ihracatımızı dolaylı olarak etkileyebilir. Savaşın süresi ve oluşturduğu belirsizlik sipariş kararlarını yavaşlatıyor. Diğer yandan artan işçilik, enerji ve navlun maliyetleri rekabetçiliğimizi zayıflatmaya devam ediyor. Rekabetçilik sorunu bizi zorlasa da tasarım ve katma değerli ürünlerle dünya pazarlarında varlığımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Mevcut risklere rağmen yeni pazar arayışlarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün şubat ayı ihracatı geçen yıla göre yüzde 0,9 azalışla 600 milyon 112 bin dolar oldu. Akdeniz Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) ise sektör geneli performansının aksine şubat ayını yüzde 11 azalışla 69 milyon 211 bin dolar ihracatla tamamladı.

Komşu pazarlarda çift haneli büyüme

Türkiye genelinde şubat ayında sektör ihracatında ilk beş pazarı sırasıyla; Irak, Birleşik Krallık, ABD, Almanya ve İran oluşturdu. İlk 10 pazar içinde en fazla artışlar yüzde 31 ile Bulgaristan’a ve yüzde 14 ile Gürcistan’a yapılan ihracatta kaydedildi.

AKAMİB’in ihracatında ise ilk beş sıra Irak, Suriye, Fransa, Almanya ve İran şeklinde sıralandı. Bu ayda en dikkat çekici artışlar yüzde 202 ile İran’a ve yüzde 107 ile Gürcistan’a yapılan ihracatta görüldü.

Kılıçer: “Ortadoğu’daki savaş, ihracatımızda belirsizlik yaratıyor”

Şubat ayı verilerini ve son gelişmeleri değerlendiren AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, sektörün hem maliyet baskısı hem de jeopolitik risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Şubat ayında İran’a yönelik ihracatta artış yaşandığını hatırlatan Kılıçer, bu gelişmelerin kısa vadede İran pazarında yakalanan ivmeyi zayıflatabileceğini belirtti. Lojistikte yaşanan aksaklıkların ve maliyet artışlarının da ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade eden Kılıçer, enerji ve navlun fiyatlarındaki yükselişin, savaş risk primleriyle birlikte daha da arttığını kaydetti.

Kılıçer, “Ortadoğu’da tırmanan gerilim yalnızca İran’a değil, Avrupa ve ABD başta olmak üzere birçok pazara yönelik ihracatımızı da dolaylı olarak etkileyebilir. Savaşın süresi ve oluşturduğu belirsizlik, sipariş kararlarını yavaşlatıyor.” dedi.

Pazar çeşitliliğini güçlendirme hedefi

Son dönemde artan işçilik giderleri, asgari ücret düzenlemesi ve kira enflasyonunun genel maliyetleri yukarı çektiğini dile getiren Kılıçer, “Rekabetçilik sorunu bizi zorlasa da tasarım ve katma değerli ürünlerle Türk mobilyasını dünya pazarlarında konumlandırmaya devam edeceğiz. Mevcut risklere rağmen yeni pazar arayışlarımızı sürdürüyoruz. Özellikle alternatif coğrafyalarda ticaret heyetleri ve fuar organizasyonlarıyla pazar çeşitliliğimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Ticaret Satış Hacim Endeksi, Ocak 2026 Ticaret satış hacmi yıllık %7,6 arttı, perakende satış hacmi yıllık %18,8 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,6 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %13,6 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,5 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise %18,8 arttı.

Ticaret satış hacmi aylık %0,1 arttı, perakende satış hacmi aylık %2,4 arttı

Ticaret satış hacmi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %0,1 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi %3,4 arttı, toptan ticaret satış hacmi %1,6 azaldı, perakende ticaret satış hacmi ise %2,4 arttı.

Ciro Endeksleri, Ocak 2026 Toplam ciro yıllık %35,8 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında yıllık %35,8 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi %30,0 arttı, inşaat ciro endeksi %34,0 arttı, ticaret ciro endeksi %39,4 arttı, hizmet ciro endeksi %33,8 arttı.

Toplam ciro aylık %2,6 arttı

Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi (2021=100), 2026 yılı Ocak ayında aylık %2,6 arttı.

Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2026 yılı Ocak ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi %0,3 arttı, inşaat ciro endeksi %4,4 arttı, ticaret ciro endeksi %3,6 arttı, hizmet ciro endeksi %2,1 arttı.

VEYSEL MEMİŞ: “JEOPOLİTİK RİSKLER TİCARET ROTALARINI VE MALİYETLERİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şubat ayında 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Başkan Veysel Memiş, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen ürün çeşitliliği ve katma değerli üretimin ihracatta dengeleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Şubat ayında bölge ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir düşüş gösterdi; ancak işlenmiş gıda ürünlerimiz ve geniş ürün portföyümüzün güçlü performansı sayesinde ihracatımız istikrarlı bir şekilde yüksek seviyesini koruyor.” dedi.

“Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkiliyor”
Küresel gelişmelerin sektöre yansımalarını değerlendiren Başkan Veysel Memiş, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimin bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle lojistik maliyetlerde yaşanan sert artışın ihracat planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Veysel Memiş, “Orta Doğu’daki gerilim, ticaret rotalarının güvenliği ve maliyet yapısı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bölgenin içinde bulunduğu belirsizlik ortamı, hem ticaret akışını hem de fiyat dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu süreçte bazı fırsatçı yaklaşımların maliyetleri spekülatif şekilde artırması ihracatçılar açısından önemli bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.
Navlun ve operasyonel giderlerde yaşanan artışın yalnızca taşıma ücretleriyle sınırlı kalmadığını ifade eden Veysel Memiş, özellikle savaş riski nedeniyle uygulanan ek primlerin lojistik maliyetlerini hızla yükselttiğine dikkat çekti. Veysel Memiş, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda arttı. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek teminat ve sigorta primleri toplam lojistik maliyetlerini katladı. Kısa süre içinde 4-5 kat seviyesine ulaşan bu artış, ihracatçının maliyet hesaplarını öngörülemez hale getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı”
Artan maliyetlerin ihracatçıların kârlılığını doğrudan erittiğini vurgulayan Veysel Memiş, maliyetlerin fiyatlara yansıtılması halinde ise hedef pazarlarda rekabet avantajının zayıfladığına işaret etti. Veysel Memiş, “İhracatçı bu maliyet artışını tek başına üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu durum yalnızca maliyet artışı değil, aynı zamanda pazar kaybı riski anlamına geliyor. Bu nedenle lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı.” diye konuştu.
Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin ticaretin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Veysel Memiş, ani ve kontrolsüz maliyet artışlarının küresel tedarik zincirini de olumsuz etkilediğini dile getirdi. Veysel Memiş, “Lojistikte yaşanan sert dalgalanmalar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de etkiliyor. Tedarik güvenliğinin korunması için maliyetlerde öngörülebilir ve dengeli bir yapının sürdürülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“En fazla ihracatı pastacılık ürünlerinde gerçekleştirdik; ülke bazında ise Suriye öne çıktı”
AHBİB’in şubat ayı ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Veysel Memiş, özellikle işlenmiş gıda ürünlerinin ihracatta önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Sektör ihracatımızda ürün çeşitliliğinin sağladığı avantajı açık şekilde görüyoruz. Pastacılık ürünleri 27,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20’lik pay ile şubat ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün grubu oldu. Tatlı bisküvi ve gofretler ise yaklaşık 8 milyon dolarlık ihracatla toplam ihracatımızın yüzde 6’sını oluşturdu. Bakliyat ürünlerinde ise küresel fiyat hareketleri ve talep değişimlerinin etkisi hissediliyor. Şubat ayında bakliyat ihracatımız 26,7 milyon dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük bir gerileme yaşandı. Özellikle bezelye ve bazı baklagil kalemlerinde miktar ve değer bazında düşüşler dikkat çekti. Buna karşın kırmızı mercimek 19,6 milyon dolarlık ihracatla sektörümüzün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam etti. Bitkisel yağ grubunda ise güçlü bir performans yakaladık. Bu alandaki ihracatın sektör için önemli bir büyüme alanı oldu. Yağlı tohumlar ihracatımız yüzde 16 artışla 20,9 milyon dolara ulaştı. Özellikle yer fıstığı ve ayçiçeği tohumu ürünlerinde artan talep, bu ürün grubunun toplam ihracatımız içindeki payını güçlendirdi.
AHBİB’in ülke bazında şubat ayı ihracat verilerine göre en fazla ihracatın komşu ülkelere gerçekleştirildiğini belirten Veysel Memiş, bölge pazarlarının sektör için stratejik önemini koruduğunu dile getirdi. Veysel Memiş, “Şubat ayında en fazla ihracatı 14,5 milyon dolar ve yüzde 11 pay ile Suriye’ye gerçekleştirdik. Bu ülkeyi 11,9 milyon dolar ve yüzde 9 pay ile Irak takip etti. Sudan 8,7 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer alırken Almanya 6,9 milyon dolar değer ile Avrupa pazarında önemli bir konumda bulunuyor.” dedi.

AKMİB’DEN ŞUBAT AYINDA 361,7 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

ENERJİ MALİYETLERİNDEKİ DALGALANMALAR ÜRETİM MALİYETLERİNİ ARTIRIYOR

Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Başkanı Saadettin Çağan, şubat ayında Türkiye’ye 361,7 milyon dolar kazandırdıklarını açıkladı. AKMİB’in şubat ayı ihracat performansında geçen yılın aynı ayına kıyasla negatif bir tablo ortaya çıktığını belirten Başkan Saadettin Çağan, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve devam eden savaşların emtia piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açtığını söyledi.

Sektörün üretim yapısında enerji ve petrokimya girdilerinin kritik bir yer tuttuğuna dikkat çeken Başkan Çağan, emtia fiyatlarında yaşanan hızlı ve öngörülemez hareketlerin ihracatçıların planlama süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti. Başkan Çağan, “Son dönemde emtia fiyatlarında çok ciddi oynaklıklar oluştu. Özellikle enerji ve hammadde piyasalarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetlerinden lojistik süreçlere kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor. Hammadde fiyatlarındaki yükseliş, firmaların işletme sermayesi ihtiyacını artırarak finansman gereksinimini büyütüyor. Bu tür belirsizlikler ihracatçıların rekabet gücünü de zorlayan unsurlar haline geliyor.” dedi.

Kimya sektörünün geniş bir sanayi ekosistemine girdi sağlayan stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Çağan, küresel ticaretin sağlıklı işleyebilmesi için istikrarlı bir uluslararası ortamın büyük önem taşıdığını belirtti. Bölgede devam eden çatışmaların sadece siyasi değil ekonomik sonuçlar da doğurduğunu dile getiren Çağan, şu değerlendirmede bulundu: “İhracatçılar olarak en büyük temennimiz savaşın bir an önce sona ermesi ve bölgede kalıcı bir huzur ortamının tesis edilmesidir. Barış ve istikrar, küresel ticaretin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip. Bölgeye barışın gelmesi hem emtia piyasalarındaki dalgalanmaları azaltacak hem de ticaretin daha sağlıklı bir zeminde gelişmesine katkı sağlayacaktır.”

“Turkish Construction Materials markasıyla ABD pazarında vitrine çıktık”
Orlando’da 17-19 Şubat tarihleri arasında düzenlenen NAHB International Builders’ Show (IBS) 2026 Fuarı’nda Türk yapı ve yapı kimyasalları sektörünün “Turkish Construction Materials” markasıyla ABD pazarındaki üretim gücünü ve ihracat vizyonunu sergilediğini kaydeden Başkan Çağan, AKMİB’in özellikle boya ve yapıştırıcı gruplarında sürdürülebilir ve akıllı yapı çözümleriyle dikkat çektiğini belirtti.
Başkan Çağan, Türk ihracatçı birliklerinin iş birliğiyle kurulan ortak info standının sektörün üretim kapasitesi, kalite standartları ve yenilikçi çözümlerini uluslararası alıcılarla buluşturduğunu vurguladı. Özellikle yapı sektörüne girdi sağlayan kimya alt sektörlerinde ABD’ye yönelik ihracatta dikkat çekici artışlar yaşandığına işaret eden Başkan Çağan, “Boya, vernik ve mürekkep grubunda ABD’ye ihracatımız geçen yıl yüzde 13,5 artışla 48,8 milyon dolara ulaştı. Yapıştırıcılar ve tutkallar grubunda ise yüzde 36,1’lik artışla 21,9 milyon dolar seviyesine çıktık. Fuarda öne çıkan enerji verimli malzemeler, akıllı yapı çözümleri ve sürdürülebilir üretim anlayışı Türk firmalarının ürün portföyüyle yüksek uyum gösteriyor. Bu temasların orta ve uzun vadede yeni ihracat anlaşmalarına dönüşmesini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“AKMİB’in yeni yıldız pazarları Fas ve Singapur”
AKMİB’in şubat ayı ihracat performansını ülkelere ve ürün gruplarına göre analiz eden Başkan Çağan, Kuzey Afrika ve bazı uzak pazarlarda güçlü artışların görüldüğünü belirterek şunları söyledi: “Şubat ayında Fas, 63,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 19,2 pay ile AKMİB ihracatında ilk sırada yer aldı. Bu ülkede yüzde 5 bin 305 oranında artış yakaladık. Fas’ın ardından 29,5 milyon dolar değer ile Romanya ikinci sırada, 25,7 milyon dolar değer ile Hollanda üçüncü sırada yer aldı. Singapur gibi yeni pazarlarda da çok güçlü artışlar görüyoruz. Bu ülkeye yüzde 7 bin 674 artışla 15,9 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.
Şubat ayına ihracatımızı ürün grupları bazında değerlendirdiğimizde mineral yakıtlar ve mineral yağların ihracatta başı çektiğini görüyoruz. 198,9 milyon dolar değer ile mineral yakıtlar ve mineral yağlar ihracatımızın yüzde 60’ından fazlasını oluşturdu. Plastik ve plastik mamulleri 57,6 milyon dolar ile ikinci sırada, anorganik kimyasallar ise 25,6 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı.”

Lexus, Milano Tasarım Haftası’nda “SPACE” Enstalasyonunun Dünya Prömiyerini Yapacak

Premium otomobil üreticisi Lexus, bir yaşam tarzı markası olarak hayata dokunan çalışmalarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Uzun zamandır Milano Tasarım Haftası’nın bir parçası olan ve markanın vizyonunu yansıtan Lexus, 2026 yılında da etkileyici işlere imza atacak.

Lexus, 2026 Milano Tasarım Haftası kapsamında yeni “SPACE” adlı özel bir enstalasyonunun dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Markanın amiral gemisi konsept modeli Lexus LS Concept’ten ilham alan bu özel çalışma, lüks yaşam tarzını yansıtacak şekilde “mekan” kavramını yeniden yorumlayarak ziyaretçilere farklı bir deneyim sunacak.

21–26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek Milano Tasarım Haftası’nda sergilenecek “SPACE”, tasarım dünyasının en önemli buluşmalarından biri olan bu etkinlikle ilk kez gün yüzüne çıkacak. Lexus’un tasarım vizyonunu yansıtan bu etkileyici enstalasyon, Milano’nun kreatif merkezlerinden Tortona bölgesinde yer alan Superstudio Più’da ziyaretçilerle buluşacak.

“SPACE” ile mobilitenin yeni dönemi

Kurulduğu günden bu yana otomotiv dünyasında farklı bir yol izleyen Lexus, geleneksel kalıpları sorgulayarak lüks mobilite anlayışını yeniden tanımlamayı hedefliyor. Yenilikçi yaklaşımıyla ürün ve hizmetlerinde sınırları zorlayan marka, müşterilerine yeni deneyimler sunmaya odaklanıyor.

“SPACE” enstalasyonu da Lexus’un beklentilerin ötesine geçme yaklaşımını yansıtıyor. Lexus LS Concept’i merkezine alan çalışma, modern bir lüks yaşam tarzında “mekan” kavramının nasıl yeniden şekillenebileceğini ortaya koyuyor.

Otomotiv endüstrisi bugün geleneksel otomobil anlayışından yeni bir mobilite çağına doğru dönüşüm yaşıyor. İş hayatı, kişisel yaşam ve mobilite giderek daha fazla iç içe geçerken, insanların daha özgür ve anlamlı yaşam tarzları kurmasına olanak tanıyan yeni bir mobilite anlayışı ortaya çıkıyor. Lexus’un vizyonuna göre mobilite, gelecekte yalnızca ulaşım aracını temsil etmekten çıkarak mekanın kendisini yeniden tanımlayan bir deneyime dönüşecek. “SPACE” enstalasyonu da henüz şekillenmekte olan bu yeni mobilite vizyonunu keşfetme fırsatı sunuyor.

Discover Together projeleri de sergilenecek

Milano Tasarım Haftası’nda ayrıca Lexus’un 2025 yılında başlattığı Discover Together girişimi kapsamında ortaya çıkan dört yeni çalışma da sergilenecek. Bu proje, Lexus’un vizyonunu ve tasarım felsefesini farklı bakış açılarıyla yorumlayan yükselen tasarımcıları bir araya getiriyor.

Lexus LS Concept’i ortak bir motif olarak kullanan tasarımcılar, markanın iç tasarım ekibiyle birlikte mekanın farklı boyutlarını keşfeden deneyim odaklı çalışmalar geliştirdi. Bu eserler, Milano Tasarım Haftası 2026 kapsamında ilk kez ziyaretçilere gösterilecek.

Bu yıl projeye katılan isimler arasında Japonya’dan Kyotaro Hayashi ve Yumi Kurotani, İtalya’dan Guardini Ciuffreda Studio, Hollanda’dan Random Studio yer alıyor. Ayrıca Lexus’un şirket içi tasarımcıları ile Japon zanaatkarlık ustalarının birlikte çalıştığı özel bir ekip de projede yer alarak Japon el işçiliğinin modern tasarım anlayışıyla birleştiği yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor.

MindDX Freshworks Çözümleriyle Şirketlerde Müşteri ve Çalışan Deneyiminde Yapay Zeka Dönemini Başlatıyor

MindDX tarafından sunulan Freshworks çözümleri, şirketlerin müşteri hizmetleri, satış ve IT servis yönetimi süreçlerini yapay zeka destekli platformlar üzerinden yönetmesini sağlayarak müşteri ve çalışan deneyimini dijitalleştiriyor. AI destekli otomasyon ve omnichannel iletişim altyapısı sayesinde kurumlar daha hızlı hizmet sunarken operasyonel verimliliklerini artırabiliyor.

Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüz iş dünyasında şirketler, müşteri ve çalışan deneyimini geliştiren teknolojilere yatırım yaparak rekabet avantajı elde etmeye odaklanıyor. Gartner ve benzeri araştırmalara göre önümüzdeki yıllarda kurumların dijital dönüşüm yatırımlarının önemli bir bölümünü müşteri deneyimi, servis yönetimi ve yapay zeka destekli otomasyon çözümleri oluşturacak.

Kurumsal yazılım çözümleri alanında faaliyet gösteren MindDX, Freshworks platformu ile işletmelerin müşteri hizmetleri, satış ve IT servis yönetimi süreçlerini modern ve yapay zeka destekli çözümlerle dönüştürmelerine destek oluyor.

Freshworks, dünya genelinde 65 binden fazla işletme tarafından kullanılan modern bir SaaS platformu olarak müşteri deneyimi, satış otomasyonu ve servis yönetimi alanlarında kurumların dijital dönüşümünü hızlandırıyor.

Freshworks’ün IT servis yönetimi çözümü Freshservice; otomasyon, kolay kullanım ve yapay zeka destekli analiz özellikleriyle IT ekiplerinin operasyonel verimliliğini artırıyor. Freddy AI teknolojisi ticket yönetimi ve otomasyon süreçlerinde ekiplerin daha hızlı aksiyon almasını sağlıyor.

Freshdesk Omni ise e‑posta, telefon, sosyal medya ve mesajlaşma kanallarından gelen müşteri taleplerini tek bir platformda toplayarak omnichannel müşteri hizmetleri sunuyor. Yapay zeka destekli chatbotlar ve otomasyon sayesinde destek ekipleri taleplere daha hızlı yanıt verebiliyor.

Freshsales Suite ise satış ve pazarlama ekiplerinin müşteri yolculuğunu tek platform üzerinden yönetmesini sağlayan yapay zeka destekli bir CRM çözümü sunuyor. Satış otomasyonu ve müşteri analitiği araçları sayesinde ekipler satış fırsatlarını daha etkin yönetebiliyor.

“Bugün şirketler için müşteri deneyimi rekabet avantajı sağlayan en önemli unsurlardan biri haline geldi. MindDX olarak Freshworks platformu ile kurumların müşteri hizmetleri, satış ve IT servis yönetimi süreçlerini modern ve yapay zeka destekli teknolojilerle dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz. Amacımız şirketlerin hem müşteri hem de çalışan deneyimini iyileştirerek sürdürülebilir büyüme elde etmelerini sağlamak.”

EGİAD’da Karar Mekanizmalarında Kadın Gücü

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında iş dünyasında kapsayıcı liderlik anlayışını güçlendirmek ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilinin önemine dikkat çekmek amacıyla önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. EGİAD Toplum, Sanat ve Spor Komisyonu koordinasyonunda ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) iş birliğiyle düzenlenen “Karar Masasında Eşitlik: Yönetim Kurullarında Kadın Perspektifi” başlıklı toplantı, 9 Mart 2026 tarihinde EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirildi.

EGİAD, 35 yıllık kurumsal birikimiyle iş dünyasında kapsayıcı, sürdürülebilir ve eşitlikçi bir yönetim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdürüyor. Dernek, kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolünü güçlendiren çalışmalarla iş dünyasında farkındalık yaratmayı hedefliyor. İş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcı liderlik ve sürdürülebilir yönetişim konularının ele alındığı toplantıya; YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve İş Birlikleri Komitesi Lideri Ayşe Ayşin Işıkgece, YKKD Yönetim Kurulu Üyesi ve Gelişim-Sertifika Komitesi Lideri Ela Kulunyar çevrim içi olarak katılarak değerlendirmelerini paylaştı. Toplantının moderasyonunu EGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Rebia Rezzan Özduran üstlenirken, etkinliğe EGİAD üyeleri yoğun ilgi gösterdi.

Kadınların Karar Mekanizmalarındaki Rolü Kurumsal Gücü Artırıyor

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; eşitlik, adalet ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yeniden hatırlandığı önemli bir toplumsal farkındalık günü olduğunu vurguladı. Özhelvacı konuşmasında, günümüz dünyasında güçlü kurumların ve sürdürülebilir ekonomilerin yalnızca finansal başarıyla değil; çeşitlilik, kapsayıcılık ve farklı bakış açılarıyla şekillendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Özellikle yönetim kurulları gibi stratejik kararların alındığı yapılarda kadınların bilgi birikimi, liderlik yaklaşımı ve farklı perspektifleri, kurumların geleceğini şekillendiren önemli bir değer oluşturmaktadır. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını yalnızca bir eşitlik ya da sosyal sorumluluk meselesi olarak değil; kurumsal kalite, sağlıklı yönetişim ve rekabet gücü meselesi olarak görüyoruz.”

EGİAD’da Eşitlik Söylemde Değil, Kurumsal Yapıda

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin EGİAD’ın kurumsal kültürünün önemli bir parçası olduğunu ifade eden Özhelvacı, derneğin bu alandaki somut verilerini de paylaştı. Bugün EGİAD’da kadın üye oranının %36’ya ulaştığını belirten Özhelvacı, yeni katılan üyelerde kadın oranının %39 seviyesine yükseldiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bizim için bu oranlar yalnızca istatistik değildir. Bu tablo, EGİAD’ın yönetim kültürünün bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuzun ve EGİAD Melekleri İcra Kurulumuzun yüzde 30’u kadınlardan oluşurken, idari kadromuzun yüzde 67’si kadınlardan meydana gelmektedir. Derneğimizin fikir ve proje üretim merkezi olan komisyon başkanlıklarımızın ise yüzde 50’si kadın yöneticiler tarafından yürütülmektedir.”

Özhelvacı ayrıca EGİAD tarihinde bir ilki temsil eden önemli bir gelişmeye de dikkat çekerek, EGİAD Danışma Kurulu Başkanlığı görevini İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRKONFED ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci’nin yürütmesinin, kurumun eşitlik vizyonunun güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Daha Güçlü Ekonomi İçin Eşit Temsil

EGİAD olarak kadınların iş dünyasındaki varlığının güçlendirilmesini stratejik bir öncelik olarak gördüklerini belirten Özhelvacı, önümüzdeki dönemde kadın üyelerin ve kadın liderlerin sayısını artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek, “Eşitlik yalnızca bir kadın meselesi değildir. Daha güçlü bir toplum ve daha güçlü bir ekonomi inşa etmenin temel şartlarından biridir. Kadınların girişimcilik, melek yatırımcılık ve liderlik süreçlerindeki etkinliğini artırmak için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” dedi.

İş Dünyasında Kapsayıcı Liderlik Vurgusu

Toplantıda gerçekleştirilen konuşmalarda, yönetim kurullarında kadın temsilinin artırılmasının yalnızca sosyal bir gereklilik değil; aynı zamanda kurumsal sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve stratejik karar kalitesi açısından da kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

YKKD Yönetim Kurulu Üyeleri Ayşe Ayşin Işıkgece ve Ela Kulunyar, çevrim içi olarak katıldıkları toplantıda Türkiye’de ve dünyada yönetim kurullarında kadın temsiline ilişkin güncel gelişmeleri paylaşırken, kapsayıcı liderlik anlayışının kurumların geleceği açısından taşıdığı stratejik değere dikkat çektiler. Konuşmalarda ayrıca; kurumlarda fırsat eşitliği kültürünün güçlendirilmesi, kadınların yönetim kademelerinde daha fazla yer alması ve iş dünyasında çeşitlilik odaklı yönetişim modellerinin yaygınlaştırılması konularında yürütülen çalışmalar ele alındı.

İnşaat maliyet endeksi yıllık %25,38 arttı, aylık %9,87 arttı

İnşaat maliyet endeksi, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %9,87 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,38 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,52 arttı, işçilik endeksi %21,84 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %23,32 arttı, işçilik endeksi %28,83 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %25,57 arttı, aylık %10,29 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre %10,29 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,57 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,63 arttı, işçilik endeksi %22,55 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %23,75 arttı, işçilik endeksi %28,49 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi yıllık %24,78 arttı, aylık %8,48 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre %8,48 arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre %24,78 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi %3,17 arttı, işçilik endeksi %19,35 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi %21,96 arttı, işçilik endeksi %30,08 arttı.

Sanayi üretimi yıllık %1,8 azaldı

Sanayinin alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2026 yılı Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %2,8 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi %2,5 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %5,6 arttı.

Sanayi üretimi aylık %2,8 azaldı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %2,1 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi %3,4 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,8 arttı.

Karbon Yönetiminde Yeni Dönem: MindDX Carbon Management Suite ile Şirketler Emisyonlarını Dijital Olarak Yönetiyor

MindDX tarafından geliştirilen Carbon Management Suite, şirketlerin karbon ayak izini ölçmesini, analiz etmesini ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uygun şekilde raporlamasını sağlayan dijital bir platform sunuyor. ERP ve IIoT entegrasyonu sayesinde kurumlar karbon emisyonlarını gerçek zamanlı takip ederek sürdürülebilirlik hedeflerini veri odaklı şekilde yönetebiliyor.

Küresel ölçekte hızlanan iklim politikaları ve sürdürülebilirlik regülasyonları, şirketlerin karbon emisyonlarını ölçme ve raporlama süreçlerini giderek daha kritik hale getiriyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) ve ESG raporlama standartları, kurumların karbon yönetimini stratejik bir iş süreci haline getiriyor.

Dijital dönüşüm teknolojileri alanında faaliyet gösteren MindDX, geliştirdiği Carbon Management Suite çözümüyle şirketlerin karbon ayak izini uçtan uca yönetebileceği dijital bir platform sunuyor. Çözüm; karbon emisyonlarının ölçülmesi, analiz edilmesi ve uluslararası standartlara uygun şekilde raporlanmasını sağlayarak kurumların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırıyor.

Carbon Management Suite, işletmelerin Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 emisyonlarını takip ederek karbon ayak izinin doğru ve şeffaf şekilde hesaplanmasını sağlıyor. Gerçek zamanlı veri izleme ve gelişmiş analitik araçları sayesinde şirketler emisyon kaynaklarını analiz ederek karbon azaltım stratejilerini daha etkin şekilde planlayabiliyor.

Platform ERP ve IIoT sistemleriyle entegre çalışarak üretim ve operasyon verilerinden karbon hesaplamalarının otomatik olarak yapılmasını sağlıyor. Böylece şirketler karbon emisyonlarını yalnızca raporlamakla kalmıyor, aynı zamanda operasyonel süreçlerini optimize ederek emisyon azaltım stratejileri geliştirebiliyor.

Carbon Management Suite aynı zamanda kurumların sürdürülebilirlik raporlarını uluslararası standartlara uygun şekilde hazırlamasına yardımcı oluyor. ISO 14064-1, ISO 14067 ve ISO 14046 gibi standartların yanı sıra CBAM ve EU Green Deal gibi regülasyonlara uyum süreçlerini destekliyor.

“Bugün sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda şirketlerin rekabet gücünü etkileyen stratejik bir konu haline geldi. MindDX Carbon Management Suite ile kurumların karbon emisyonlarını ölçmesini, analiz etmesini ve uluslararası standartlara uygun şekilde raporlamasını sağlayan dijital bir altyapı sunuyoruz. Amacımız şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini veri odaklı şekilde yönetmelerine yardımcı olmak.”

Netaş, 2025 Yıl Sonu Satış Gelirlerini Yüzde 31 Artırarak 12 Milyar TL’ye Ulaştırdı

Küresel ölçekte yapay zekâ destekli ağ teknolojilerinin yaygınlaştığı, bulut altyapılarının ölçeklendiği ve 5G’ye hazırlık sürecinin hız kazandığı bir dönemde Netaş; telekom, sistem entegrasyonu, savunma-havacılık ve tüketici teknolojileri alanlarında faaliyetlerini sürdürdü.

Türkiye’de ve bölgede telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren Netaş, 2025 yılı yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı.

Şirket’in satış gelirleri yıl sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla TL bazında yüzde 31 artırarak 12 milyar TL’ye dolar bazında yüzde 9 artarak 305 milyon dolar seviyesine ulaştı. Alınan siparişler ise yüzde 20 artışla 12 milyar TL’ye yükseldi. Şirket’in 2025 yılı FAVÖK (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar) düzeyi bir önceki seneye göre yüzde 143 büyüyerek 126 milyon TL seviyesinden 307 milyon TL seviyesine ulaştı.

2025 yıl sonu itibariyle Telekom segmenti yüzde 49 payıyla siparişlerin en büyük kısmını oluştururken, toplam satışlar içindeki payı yüzde 45 düzeyinde gerçekleşti. Cari yılda telekom segmentinin sipariş ve satışları sırayla 5,9 milyar TL ve 5,4 milyar TL oldu. Sistem Entegrasyonu segmenti siparişlerdeki yüzde 42 payıyla şirketin tüm siparişlerinde ikinci büyük kısmını oluşturdu.2025 yılında toplam sipariş tutarı 5 milyar TL olarak gerçekleşirken, ilgili birim 5,4 milyar TL’lik satış geliriyle konsolide satışların yüzde 45’ini oluşturdu.

2025 yılı boyunca telekom operatörleriyle yürütülen altyapı modernizasyon projeleri kapsamında erişim ve enerji katmanında çalışmalar devam etti. Yerli mühendislik gücüyle üretilen doğru akım güç sistemleri, akıllı lityum bataryalar ve yüksek verimlilik sağlayan doğrultucu üniteleri sahada konumlandırıldı. Fiber erişim tarafında akıllı port yönetimi gibi yenilikçi teknolojilerle enerji verimliliği artırıldı; Wi-Fi 6 ve Wi-Fi 7 çözümleriyle son kullanıcı tarafında daha düşük enerji tüketimiyle müşterilerimize daha yüksek performans sunuldu.

2026’da hayata geçirilecek 5G altyapısı için Telekom operatörlerinin hazırlıkları kapsamında Netaş ilerleyen yıllarda da geleceğin iletişim teknolojilerine dönük tüm iş birliklerine açık, esnek ve hazırlıklı bir yapı sunmayı hedefliyor.

Tüketici teknolojileri alanında ise Netaş, ZTE çatısı altında yer alan nubia markasıyla mobil cihaz pazarındaki faaliyetlerini 2025 yılında da sürdürdü. 5G destekli farklı modellerin Türkiye pazarına sunulmasıyla ürün portföyü genişlerken, mobil cihaz tarafındaki faaliyetler telekom ekosisteminin son kullanıcı katmanını tamamlayan bir alan olarak konumlanmaya devam etti. Operatör iş birlikleri ve dijital satış kanallarıyla desteklenen yapı kapsamında mobil cihazların Türkiye’de üretimi de sürdürüldü. Netaş 2025 yılı içinde Türkiye ve Kazakistan pazarında 200 bine yaklaşan sayıda akıllı telefon satışı gerçekleştirdi.

Kamu ve özel sektörde veri merkezi altyapıları, ağ dönüşümü, siber güvenlik ve bulut geçiş projeleri yürütüldü. Microsoft ile bulut, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında projeler hayata geçirilirken; Hitachi ile veri depolama ve kesintisiz çalışma altyapılarına yönelik çalışmalar sürdürüldü. Netaş Bulut Sunucu ürün ailesi kamu, finans ve kurumsal projelerde kullanılarak veri işleme kapasitesi ve enerji verimliliği ihtiyaçlarına yanıt verdi.

Yazılım test hizmetleri alanında Netaş Test Merkezi faaliyetlerini sürdürürken, Visium ürün ailesi finans ve telekom sektörleri başta olmak üzere kurumsal müşteriler tarafından tercih edildi. Yönetilen hizmetler tarafında ise Netaş iştiraki BDH, 7/24 operasyon modeliyle BT operasyon yönetimi, saha destek hizmetleri, ve cihaz onarım süreçlerinde faaliyet gösterdi. BDH 81 ilde hizmet veren servis ağı ile tüm Türkiye’ye hizmet veriyor.

Savunma sanayii projelerinde görev kritik haberleşme ve konumlama çözümleri geliştirilmeye devam edildi. 2025 yılında havacılık alanında AS9100 kalite sertifikasyonu ile havacılık projelerinde süreç yönetimi ve izlenebilirlik alanında yetkinlik güçlendirildi.

Tüketici teknolojileri alanında nubia markasının 5G destekli modelleri Türkiye pazarında sunulmaya devam etti. Farklı kullanıcı segmentlerine yönelik ürün gamı genişletilirken, mobil cihaz üretimi yerli üretim kabiliyeti kapsamında sürdürüldü. Kazakistan başta olmak üzere yakın coğrafyada telekom ve kurumsal teknolojiler alanında projeler yürütülerek uluslararası faaliyetler devam etti.

Netaş CEO’su Sinan Dumlu, yıl sonu performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“2025 yılında Netaş olarak tüm iş kollarımızdaki faaliyetlerimizi sürdürdük. Satış gelirlerimizi 12 milyar TL olarak kaydettiğimiz bu yılda, sistem entegrasyonu projelerimiz, telekom tarafındaki altyapı işlerimiz ve savunma alanındaki uzun soluklu Ar-Ge projelerimiz gelir yapımızın temelini oluşturdu.

Bugün Netaş’ın gücü, tek bir alandan değil; tasarımdan entegrasyona, saha bakımdan yönetilen hizmetlere kadar uzanan bütüncül yapısından geliyor. 5G’nin hayata geçmesi yaklaşırken ve dünyada teknolojik liderliğin önemi artarken bu bütüncül yapı daha da kritik hale geliyor. Netaş olarak Ar-Ge’miz, üretim kabiliyetimiz, sistem entegrasyonu deneyimimiz ve ülke çapındaki teknik destek kadrolarımızla tüm müşterilerimize 5G’den Yapay Zekâ’ya her teknolojide destek vermeye hazırız.”

UNITED4’dan Yapay Zekâ Destekli Yeni Reklam Filmi: “Urban Myth”

Japon kültürünün estetik ve felsefi kodlarını modern sokak modasının enerjisiyle buluşturan UNITED4, tasarımları ve hikâye diliyle gençliğin dikkat çeken yeni moda markası. House Of Superstep ve Superstep mağazalarından ulaşılabilen marka, tamamı yapay zekâ teknolojisiyle üretilen yeni reklam filmi “Urban Myth” ile “Birlikte Farklı” mottosunu kampanyasının merkezine taşıyor. Film, UNITED4’ün asi ama disiplinli ruhunu; mit ile modern şehir hayatı arasında kurduğu güçlü metaforla dijital bir sanat eserine dönüştürüyor.

Yeni reklam filmi, UNITED4 ürünlerinin hem minimal Japon estetiğini hem de modern sokak enerjisini yansıtacak şekilde ele alınıyor. Urban Myth, saflık ve sessizlikten doğan bir efsanenin, günümüz şehir ritmiyle yeniden şekillenmesini konu ediyor.

UNITED4, “Urban Myth” filminde modayı yalnızca bir giyim tercihi olarak değil; karakterlerin duruşunu ve yaşam biçimini ifade eden güçlü bir anlatı unsuru olarak konumlandırıyor. Tamamı yapay zekâ desteğiyle hayata geçirilen film, 21 kişilik yaratıcı bir ekibin 8 hafta süren yoğun üretim süreciyle tamamlandı. Bu süreçte hikâye kurgusundan karakter tasarımlarına, sahne atmosferinden ışık ve hareket diline kadar her katman, yapay zekâ destekli üretim ve post-prodüksiyon adımlarıyla şekillendi. Markanın koleksiyonu ise film boyunca yalnızca “giydirilen” bir detay değil; sahnelerin ritmine ve karakterlerin enerjisine entegre edilen doğal bir parçaya dönüşüyor. Kumaşın sokakla şekillendiği, stilin bireysel hareketlerle anlam kazandığı bu sentez dünyada, UNITED4 tasarımları karakterlerin kimliğini görünür kılıyor.

Aynı Ritmi Paylaşanların Kolektif Alanı

Reklam filmi, UNITED4’u yalnızca bir giyim markası değil; özgün bireylerin bir araya geldiği bir kolektif olarak konumluyor. Aynı dili konuşmayan ancak aynı hissi paylaşan, kalabalıklar içinde kendi yolunu çizen bireyler anlatının merkezinde yer alıyor. Aynı olmanın kolaylığına karşı, farklı olmanın gerektirdiği cesaret filmin temel omurgasını oluşturuyor.

Urban Myth, efsanenin sessizliğinden doğup şehrin enerjisine karışan bir dönüşüm hikâyesi anlatıyor. “Ben” olabilenlerin “biz”de buluştuğu bu alan, markanın zamansız duruşunu ve kolektif ruhunu güçlü bir görsel anlatıyla ortaya koyuyor.

UNITED4, bu yapay zekâ destekli filmde trendleri kovalamak yerine kendi ritmini yarattığını bir kez daha vurguluyor. Film, finalde markanın duruşunu net bir mesajla mühürlüyor:

İzmit’in En Büyük Katlı Mağazası “Yeni Koza” Açıldı

Ender Mağazaları’nın 50 yıllık perakende deneyimiyle hayata geçirilen Yeni Koza, İzmit Cumhuriyet Caddesi’nde 5 katlı ve 2.000 m² büyüklüğündeki mağazasını hizmete açtı. Geniş ürün gamı ve ödeme kolaylıklarıyla İzmit’te perakende alanına yeni bir alternatif sunan mağazanın açılış töreni, teknolojik bir şova sahne oldu.

Açılışta İnsansı Robot İmzası

Açılış töreninin en dikkat çekici anı, kurdele kesimi ve anonsların yapay zekâ destekli insansı robot eşliğinde gerçekleştirilmesi oldu. Davetlilerin ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği bu yenilikçi yaklaşım, markanın vizyonunu ortaya koydu.

50. Yılda 14. Şube ile Büyüme Devam Ediyor

Yeni Koza Genel Müdürü Yaşar Galip Cengiz, açılışa ilişkin yaptığı değerlendirmede 50. yılda 14. şubeyi Kocaeli’de açmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Kocaeli’nin genç nüfusu, dinamik yapısı ve gelişim potansiyeliyle yatırım açısından güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Cengiz, yeni mağazanın da bu vizyon doğrultusunda hayata geçirildiğini vurguladı.

Tamamı öz kaynakla gerçekleştirilen yatırımın kısa sürede tamamlandığını belirten şirket yönetimi, müşteri memnuniyetini öncelikli çalışma prensibi olarak benimsiyor. Şirket, yıl sonuna doğru veya gelecek yılın başında İstanbul’da yeni bir mağaza açmayı da hedefliyor.

Geniş Ürün Yelpazesi ve 12 Taksit İmkanı

Yeni Koza; kadın, erkek ve çocuk giyimin yanı sıra ayakkabı, kozmetik, ev tekstili, mutfak ürünleri ve züccaciye kategorilerinde yerli ve uluslararası markaları bir araya getiriyor. Mağaza ayrıca peşinatsız ve 1 ay ertelemeli 12 taksit imkânıyla tüketicilere ödeme kolaylığı sunuyor.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup