Ekonomi-teknoloji haberleri (14.01.2022)

Saldırılara müdahale planları şirketlerin adeta hayatını kurtarıyor Günümüzde şirketler fidye yazılımları ve kötü niyetli yazılımlar gibi yıkıcı birçok tehditle karşı karşıya. Siber savunma teknolojilerinin yanı sıra alınacak stratejik kararlar da şirketlerin ve bireylerin bu saldırılara karşı korunmasında önemli rol oynuyor. Platformunda 1350’den fazla bağımsız siber güvenlik uzmanı bulunan BugBounter, şirketlerin siber saldırılara karşı müdahale planı oluşturabilmesi için önemli ipuçlarını paylaşıyor ve müdahale süreci tamamlandıktan sonra da sistemleri düzenli denetletmenin önemine dikkat çekiyor. Araştırmalara göre şirketlerin neredeyse tamamı (yüzde 98) geçen 18 ayda bulutta yer alan verilerinin en az bir kere ihlal edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Aynı rapora göre 200 CISO ve güvenlikle ilgili karar vericilerin yüzde 60’ı, bulut altyapılarında en büyük risk yaratan etmenleri aşağıdaki şekilde sıralıyor:

Görünürlüğün az olması

Yetersiz kimlik doğrulama

Erişim yönetimi

Şirketlerin güvenlik açıklarını denetleme, bulma ve doğrulama ihtiyacını bünyesindeki 1350’nin üzerinde bağımsız araştırmacıyla hızlı ve güvenilir bir şekilde karşılayan BugBounter.com, şirketlerin bir saldırının hedefi olduğu zaman alacağı hasarı en aza indiren müdahale planı hazırlamanın ve bu planla birlikte sistemlerini sürekli denetletmenin altını çiziyor. Birçok şirket senede bir kez sızma testi yaptırıyor ancak sürekli yenilenen yazılımlar ve ortaya çıkan yeni saldırı tekniklerinden ötürü denetimin 7/24 yapılması gerekiyor.

Saldırılara karşı oluşturulacak müdahale planının ilk aşaması, şirket içinde bu planın doğru uygulanmasından sorumlu olacak rollerin belirlenmesinden geçiyor. Bir saldırının gerçekleşmesi durumunda şirketin tüm dahili departmanları ve harici birimleri etkilenebiliyor ve etkilenenler arasında üst düzey yöneticiler, pazarlama, satış, lojistik, operasyon, insan kaynakları gibi alanlar da yer alıyor. Bu yüzden herkesin siber saldırı gerçekleştiğinde ne yapması veya kiminle iletişime geçmesi gerektiğini bilmesi şart. Öte yandan saldırı olduğunda büyük olasılıkla e-posta gibi alışılmış haberleşme yöntemleri kullanılamaz durumda olabiliyor. O yüzden bu durumda güvenlik ve BT ekiplerinin hangi alternatif iletişim araçlarını kullanacağına karar vermesi çok önemli. Olayın gerçekleştiği aşamaların belgelenmesi de savunmanın iyileştirilmesinde kritik rol oynayabiliyor. Bu belgede güvenlik ve BT ekiplerinin müdahale ettiği aşama, keşfeden kişi, atılan adımlar ve saldırının detayları gibi bilgilerin yer alması gerekiyor. Son aşamada ise sistemlerin ve yazılımların asıl haline getirilmesi yer alıyor. BugBounter.com Kurucu Ortağı Murat Lostar, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Siber saldırılar günümüzün en büyük tehlikeleri arasında üst sıralarda bulunmaya devam ediyor ve uzun bir süre de yer alacak. Bu yüzden siber saldırıyla karşı karşıya kalan şirketlerin kendilerini savunduktan ve saldırıyı atlattıktan sonra mutlaka durum değerlendirmesi yapması gerekiyor. Sistemlerini saldırıdan önceki haline getirdikten sonra siber saldırganların bir saldırı daha gerçekleştirememesi için kullandıkları açığın gerçekten kapatılmış olduğundan emin olması şart. Öte yandan sistemlere eklenen her yeni bir uygulama, bir yama veya güncelleme, farklı ve genellikle de bilinmeyen zafiyetlerle birlikte gelebiliyor. Bu yüzden şirketlerin sistemlerini sadece bir saldırı durumunda değil, her zaman ve ara vermeden denetlemesi gerekiyor. Bunu da sürekli aynı kişilerle değil, farklı becerilere, bakış açılarına ve niteliklere sahip çok sayıda uzmana yaptırmaları çok önemli fark yaratıyor. Seçenekler arasında en uygun yöntem olan ödül avcılığı (bug bounty) programlarıyla şirketler, sistemlerini güvenilirliği ispatlanmış yüzlerce siber güvenlik uzmanına uygun maliyetle denetletebiliyor. Güvenliğin en üst düzeyde olduğundan emin olmak için gerçekleştirilebilecek düzenli bir bug bounty programıyla yüzlerce araştırmacıdan oluşan en yetenekli uzman ordusu, farkında olunmayan açıkların keşfedilmesini sağlıyor. BugBounter.com olarak ülkemizde öncülük ettiğimiz bu yöntem sayesinde şirketler çalışılan zamana göre değil, varlığı deneyimli uzmanlar tarafından doğrulanmış güvenlik açıklarına göre ücret ödüyor ve bu sayede ayırdıkları bütçeleri verimli bir şekilde yönetebiliyor. Ayrıca siber güvenlik uzmanlarına vereceği ödülü, programın süresini, kapsamını kendi belirleyebildiği ve bunları her an düzenleyebildiği için sistemlerinin güvenliğini o anki imkanlarına ve önceliklerine göre kontrol ettirebiliyor. Platformun güvenlik araştırmacıları, buldukları zafiyetleri raporladıktan sonra yetkili ekiplerimiz kısa süre içinde doğrulama süreçlerini tamamlıyor, uluslararası kriterlere göre derecelendiriyor ve şirketin belirlediği güvenlik ekiplerine iletiyor. Kapatılan açıkların kontrolü de yine açığı keşfeden uzmanlar tarafından ücretsiz olarak yapılıyor.”

NORM HOLDİNG BÜNYESİNDEKİ 3 ŞİRKETE “EN İYİ İŞYERİ” ÖDÜLÜ

Norm Holding bünyesinde faaliyet gösteren Norm Fasteners Vida, Norm Tooling ve Norm Coating, insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Kincentric’in çalışanlarla yaptığı Best Employers (En İyi İşyerleri) Programı 2021 yılı değerlendirmesinde “Türkiye’nin En İyi İşyeri” ödülüne layık görüldü. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan Norm Holding bünyesindeki bu şirketler, çalışan bağlılığının yanında “çeviklik, bağlı kılan liderlik ve yetenek odağı” kriterlerine göre değerlendirildi. Best Employers programı kapsamında, Kincentric tarafından yapılan araştırmada; Türkiye’deki 40 farklı sektör, 350 şirket arasından yaklaşık 200 şirket değerlendirildi. Çalışanları tarafından değerlendirilen, Türkiye’de en iyi çalışan deneyimi ve işyeri ortamını sağlayan şirketler, “Kincentric Best Employer” (En İyi İşyeri) olarak ödüllendirildi.

Norm Holding bağlı şirketlerinden; Norm Fasteners Vida, Norm Tooling ve Norm Coating’in 2021 yılında “Türkiye’nin En İyi İşyeri” seçilmesinin mutluluk ve gururunu yaşadıklarını belirterek “Norm Holding olarak en ileriye birlikte hedefiyle sürdürdüğümüz yarım asırlık yolculuğumuz boyunca çalışanlarımız ve müşterilerimiz için duyarlı bir işveren markası ve iş ortağı olma yolunda ilerliyoruz. İnsanı merkeze alan bir yönetim biçimiyle tüm adımlarımızı öncelikle tüm çalışanlarımızın gelişimi, memnuniyeti ve başarısı adına atıyoruz. Bu başarıda payı olan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim” dedi.

Norm Holding Endüstri Grup Başkanı Mahmut Öztürk, en ileriye birlikte hedefiyle sürdürdükleri yarım asırlık yolculukları boyunca çalışanları ve müşterileri için duyarlı bir işveren markası ve iş ortağı olma yolunda ilerlediklerini de kaydederek şunları söyledi;

“Çalışma arkadaşlarımız ve aileleri için gerçekleştirdiğimiz gelişim aktiviteleri, onların hayatlarını kolaylaştıran iş birlikleri, liderlik eğitimlerimiz, mentorluk programlarımız, çıraklık okullarımız ve çalışma arkadaşlarımıza sağladığımız eğitim destekleri ile başarıya doğru birlikte daha da güçlenecek adımlar atmak için el ele veriyoruz. Dijital dönüşüm sürecimizde faaliyete aldığımız iç iletişim platformumuz, üretimde kullandığımız tabletler ve hibrit çalışma sistemimiz gibi çalışan memnuniyetine ve bağlılığına odaklanan uygulamalarımızla hayata birlikte katılıyoruz. Bugünden sonra da en önemli hedefimiz tüm değerlerimizi yarınlara birlikte taşımak olacak.”

Türkiye’de 2006 yılından bu yana uygulanan ve dünyada 20 yıldır 78 farklı pazarda yürütülen Kincentric Best Employers Programı’na son 5 yılda 4 binin üzerinde farklı şirket dahil oldu ve 15 milyon çalışana ulaşıldı.

PaybyMe 2021 yılında yüzde 110 büyüdü Tüm dünyada internet işletmeleri için yeni nesil ödeme yöntemleri sunan PaybyMe, 2021 yılında kartlı ödeme hacmini yüzde 27, mobil ödeme hacmini ise yüzde 110 büyüttü.2010 yılından bu yana sektör ve firma büyüklüğü ayırt etmeksizin müşterilerine online ödeme çözümleri sunan finansal teknoloji firması PaybyMe, 2021 yılında kartlı ödeme hacminde yüzde 27, mobil ödeme hacminde ise yüzde 110’un üzerinde büyüme gerçekleştirdi.Kartlı ödeme hacmine göre sırasıyla en çok büyüyen kategoriler ve büyüme oranları yüzde 39 ile oyun harcamaları ve yüzde 68 ile e-ticaret olurken; mobil ödeme hacmine göre sırasıyla en çok büyüyen kategoriler ve büyüme oranları ise yüzde 129 ile oyun, yüzde 112 ile sosyal medya/topluluk, yüzde 41 ile dijital içerik oldu.“Altyapımıza yatırım yapmaya devam edeceğiz” 2022 yılı beklentilerini paylaşan PaybyMe CEO’su Emre Gürsoy, “Gelişen teknolojiyle her yeni ödeme işleminde bir öncekine göre daha güvenli ve daha hızlı olmak zorundayız. Bu sebeple partnerlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için altyapımıza ve fraud sistemimize yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Amacımız sürekli yüzde 100 uptime olmak. 2021 yılını belirlediğimiz hedeflerimizin üzerinde bir kapanışla gerçekleştirdik. 2022’de ise yeni gelecek üye işyerlerimizle bu ralliye hız kesmeden devam edeceğiz ve bir önceki yıl gerçekleşen büyüme oranlarımızın üzerinde, daha agresif bir büyüme gerçekleştireceğiz. Pandeminin başından bugüne kadar kimsenin işine son vermedik ve hiçbir çalışanımızı ücretsiz izne çıkarmadık. Tam aksine yeni çalışma arkadaşlarını bünyemize dahil ettik. 2022 yılında da ekibimizi büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

Aralık ayında inşaat, 2020 ekonomik normalleşme adımları sonrası en kötü performansını ortaya koydu

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koyan “Hazır Beton Endeksi” 2021 Aralık Ayı Raporu’nu açıkladı. Bütün endeksler aralık ayında negatif tarafta yer almıştır. Buna bağlı olarak da Birleşik Beton Endeksi, bütün endekslerdeki gerileme ile birlikte yönünü aşağı çevirmiştir.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.

THBB, her ay merakla beklenen Hazır Beton Endeksi’nin 2021 Aralık Ayı Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, Bütün endeksler aralık ayında negatif tarafta yer almıştır. En hızlı daralma faaliyette yaşanmıştır. Zaten negatifte olan beklentideki gerileme hızlanmıştır. Güven Endeksi son bir yılın en düşük değerini görmüştür. Birleşik Beton Endeksi, bütün endekslerdeki gerileme ile birlikte yönünü aşağı çevirmiştir.

Geçen yılın aynı ayına göre baktığımızda ise aralık ayında bütün endekslerde ciddi bir gerileme görülmektedir. Faaliyet eşik değerin altına inmiş olup diğer endekslere göre en fazla daralan endeks olmuştur. Beklenti ikinci en fazla daralan endeks olmuştur. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla güven düzeyi de gerilemiştir.

Fiyat artışının arkasında talep yönlü bir enflasyondan ziyade maliyet enflasyonunun olduğu gözükmektedir

Raporun sonuçlarını değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat Maliyet Endeksi’ne ilişkin en son veri kasım ayına aittir. Buna göre son bir yılda inşaat maliyeti %49 oranında artmış görünmektedir. Yalnızca kasım ayındaki artış oranı, bir önceki aya göre %8’dir. İster bina olsun isterse bina dışı yapılar olarak alınsın yıllık bazda %50’ye yakın bir artış ortaya çıkıyor ki bu durum bize fiyat artışının arkasında talep yönlü bir enflasyondan ziyade maliyet enflasyonunun olduğunu göstermektedir. Aralık ayında maliyetlerdeki artışın hızlandığı tahmin edilmektedir.” diye konuştu.

Sözlerine maliyet artışının talebe olan yansımaları ile devam eden Yavuz Işık “Son 13 aydır ipotekli ilk el konut satış rakamları aylık bazda 10.000’in altında iken ilk defa geride bıraktığımız kasım ayında bu rakam 10.635 olmuştur. Tarihsel veriler, tüketicilerin konut kredisi kullanmakta istekli olmadıkları dönemde ikinci el konuta ilgi gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Geride bıraktığımız kasım ayında, banka kredisi ile alınan konut sayısı artmasına rağmen bu talebin önemli bir kısmı ikinci el konuta kaymıştır. Bunun nedeni inşaat maliyetlerindeki yükseliştir. İkinci el konuta olan ilgi, pazarın ilgili kısmındaki fiyatları da yukarı çekmektedir ki bu talep önümüzdeki dönemde pazarda bir dengelenme sağlayacaktır. İnşaat sektörünün gelişim gösterdiği dönemde ilk el ipotekli konut satış rakamları yıllık bazda 200 bine yaklaşmakta, kötüye gittiği dönemlerde 100 bin sınırına gerilemektedir. Bu yıl ilk 11 ayda ipotekli ilk el satışlarının 66 binde kalması, yıl sonunda 100 bin rakamını yakalamamızın imkânsız olduğunu göstermektedir. Sadece bu rakamın düşüklüğü dahi 2021 yılında inşaat sektörünün yaşadığı zorluğu açıklamaktadır.” dedi.

İnşaat maliyetlerinde rekor artış

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım 2021 dönemine ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, inşaat maliyet endeksi, Kasım 2021’de aylık yüzde 7,94, yıllık yüzde 48,87 arttı.

Yüzde 48 yükseldi

TÜİK verileri hakkında bilgi veren Gayrimenkul Brokeri Songül Özsan, “Bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 60,13, işçilik endeksi yüzde 22,50 arttı. Bina inşaatı maliyet endeksi, geçen yıl kasımda bir önceki aya göre yüzde 7,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,79 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 10,54, işçilik endeksi yüzde 0,26 artış kaydetti. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 60,29, işçilik endeksi yüzde 22,55 yükseldi” dedi.

Yatırımcı zorlanıyor

Artan fiyatlar nedeniyle yatırımcıların yeni konut yapımında zorlandığını aktaran Özsan, “Son 1 yılda büyük artışlar yaşandı. Döviz her ne kadar düşmüş olsa da fiyatlar aynı oranda düşmedi. Bu da yatırımcıları yeni konut yapımında zorluyor” ifadelerini kullandı.

2plan ve Borusan Araç İhale’den İkinci Elde Premium İşbirliği

2plan İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, çok özel bir organizasyon gerçekleştireceklerini belirterek, “Borusan Araç İhale ile yaptığımız bu işbirliği ikinci el otomotiv sektöründe iki tecrübeli ve güvenilir şirketin buluşmasıdır. Bu işbirliğini çok önemsiyoruz. Buradaki amacımız, öncelikle müşterilerimize alışılmışın dışında farklı bir deneyim yaşatmak. İçerisinde bulunduğumuz değişken fiyatlamaların yapıldığı bu konjonktürde müşterilerimize kolay, güvenilir, alternatif bir satın alma fırsatı sunuyoruz” dedi.

İkinci el araçta 21 yıllık tecrübe

Borusan Araç İhale Genel Müdürü Sinan Barutçuoğlu, Türkiye genelinde bugüne kadar 11 binin üzerinde alıcı üyeye ulaştıklarını ve 2 binin üzerinde kurumsal tedarikçi ile iş birliği gerçekleştirdiklerini belirtirken Borusan Araç İhale’nin 21 yılık deneyimini ve güçlü alım-satım ağını, vizyoner bakış açısıyla buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Barutçuoğlu sözlerine şu şekilde devam etti;

“Türkiye’nin ilk çok markalı 2. el araç yeniden pazarlama şirketi olarak başlayan, yenilikçi iş modelleriyle bugün kurumlardan bireylere uzanan kapsamlı bir hizmet sunan Borusan Araç İhale olarak gerçekleştireceğimiz yeni organizasyonumuzla premium otomobiller konusunda son kullanıcılara da seslenmek istiyoruz. Tüm Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz ihalelerimizle birlikte, İstanbul Boğazı’nda tarihi bir lokasyonda düzenleyeceğimiz özel ihalede birbirinden özel premium ikinci el otomobilleri yeni sahipleriyle buluşturarak bu alandaki ihtiyaca cevap vermeye çalışacağız. Bu özel ihale, aynı zamanda alanında uzman olan 2Plan şirketi ile son kullanıcıya yönelik gerçekleştirdiğimiz ilk ihale olacak. Otomotiv piyasasının değişken dinamiklerine sahip olduğu günümüzde, özellikle premium araçlar konusunda yüksek hassasiyet ve titizlikle araştırma yapan son kullanıcıların beklentilerini karşılamayı hedefliyoruz.”

PayTR 2021’i yüzde 118 büyümeyle kapattı Türk mühendislerinin geliştirdiği yenilikçi ürün ve çözümler sunan ödeme kuruluşu PayTR, 2021 yılında yüzde 118 büyüme sağlayarak, yılı 6.5 milyar TL hacimle kapattı. PayTR’ın 2022 yılındaki hedefi ise 13 milyar liralık bir hacme ulaşmak. Geliştirdiği ürün ve teknolojilerle üye iş yerlerinin hayatlarını kolaylaştırmaya devam eden ödeme kuruluşu PayTR; sektörde 12’nci yılı olan 2021’de yüzde 118 büyüyerek, yılı 6.5 milyar TL hacimle kapatırken, üye iş yeri adedini de yüzde 21 oranında artırdı. 2020 yılına oranla çalışan sayısını ise yüzde 72 oranında büyüten PayTR, istihdama katkıda bulunmaya devam etti. 2021 yılında PayTR üzerinden en çok işlem kasım ayında gerçekleşti. En çok işlem gören kategoriler sırasıyla ev eşyaları, kozmetik, giyim ve aksesuar oldu. 2021 yılında önemli gelişmeler yaşayan PayTR, Türkiye’nin en büyük özel sermaye fonu Actera ile yatırım ortaklığı anlaşması imzaladı. Aldığı yatırımla insan kaynağı, yazılım, donanım altyapıları ve ürün geliştirme yatırımlarını artırarak ürün portföyünü çeşitlendiren PayTR; büyüme hızındaki ivmeyi artırarak, çok yönlü bir FinTech şirketi olma hedefine daha da yaklaştı. Haziran ayında ise E-Para lisans sürecini tamamlayarak, bu alanda yeni hizmetleri hayata geçirmek üzere geliştirmelere başlayan PayTR, elektronik para alanında uzman yeni ekip arkadaşlarını bünyesine kattı. Önemli iş birliklerine imza atıldıPayTR’ın bir diğer önemli iş birliği, Türkiye’nin ilk banka iştiraki olan E-Para şirketi Aköde’nin geliştirdiği yenilikçi finansal mobil platformu Tosla ile oldu. PayTR üye iş yerlerinde Tosla bakiyesiyle ödeme imkanına sahip olan kullanıcılar, ödeme adımına geldiklerinde Tosla uygulamasını açarak ekranda çıkan QR’ı tarıyor ve Tosla bakiyeleriyle pratik şekilde ödemelerini tamamlayabiliyor. Aynı zamanda Tosla ile harcadıkça TL iade kazandıran Tosback programıyla kullanıcılar internet ve dijital platform alışverişlerinde yüzde 50’ye varan Tosback fırsatlarından yararlanabiliyor. Banka müşterisi olmayan ya da kart kullanmayan müşterilerin e-ticaret ekosistemine dahil edilmesi PayTR ve Tosla iş birliğinin en önemli katkıları arasında yer alıyor. Sektörde bir ilk gerçekleştiYılın son günlerinde yaşanan bir diğer gelişme ise cep telefonlarını POS cihazına çeviren PayTR NeoPOS ürününün kullanıma sunulmasıydı. Bu ürünü kullanmak isteyen üye iş yerleri, yüz yüze satışlarda PayTR POS ile ödeme almayı deneyimleme şansı yakalıyor. Mastercard ve Propay iş birliğiyle gerçekleştirilen bu projeyle PayTR; NFC özellikli Android işletim sistemine sahip telefon veya tabletler üzerinden temassız özellikli kartlar ve cihazlarla ödeme almayı mümkün kılan ilk ödeme kuruluşu oldu.Ödüllerle dolu bir yıl daha2021 yılında pek çok ödülün sahibi olan PayTR; TOBB Türkiye 100, Deloitte Teknoloji Fast 50 ve Bilişim 500 Türkiye listelerinde bir kez daha yer aldı, ayrıca ‘Great Place to Work’ sertifikası almaya hak kazandı. PSM Awards 2021’de Aköde ile hayata geçirdiği TOSLA projesiyle ‘Etkin Rekaberlik’ kategorisinde ödül sahibi olan PayTR, Şikayetvar 6. ACE Awards – Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülleri “Ödeme Sistemleri” kategorisinde Gold ödülü alırken; Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Kulübü ENSO tarafından 10’uncu kez düzenlenen, Boğaziçi Üniversitesi’nin en prestijli ödül töreni olan Boğaziçi İş Dünyası Ödülleri’nde ‘Yılın Fintek Şirketi’ seçildi. 2022’de hedef 13 milyar TL’lik hacimPayTR Genel Müdürü Tarık Tombul, “Finansal veriler açısından yılı yüzde 118 büyümeyle kapatıyoruz. Geçtiğimiz yılı 2.9 milyar TL, bu yılı ise 6.5 milyar TL hacimle kapattık. 2022 yılında yüzde 100 büyümeyle 13 milyar TL’lik bir hacim hedefliyoruz. Yeni yılla birlikte, çok yönlü bir FinTech şirketi olma hedefimiz doğrultusunda yeni ürün ve hizmetlere odaklandık. Bu amaçla Cep Telefonları ve Tabletleri POS cihazına çeviren PayTR Neo POS ürünümüzü 58.000 işyerimizin kullanımına sunduk, Ödeme Kaydedici Cihazlar ve Android tabanlı POS cihazları üzerinden de ödeme almalarını sağlamak adına fiziki pos çözümlerimizi başlattık. Yazılım ve donanım altyapılarımızı geliştirdiğimiz gibi uzmanlık alanı ödeme sistemleri olan yazılım ekiplerini bünyemize kattık. Önümüzdeki dönemde Elektronik Para ve Mobil Ödeme çözümlerimizi de tamamlayarak satıcı ve alıcılara geniş yelpazede ödeme çözümleri sunacak, PayTR’la çok çeşitli, hızlı, kolay ve güvenli ödeme deneyimi yaşamalarını sağlayacağız. 6493 sayılı kanunun yönetmelik ve tebliğinde yapılan değişikliklere uyum süreçlerini de hızla tamamlayıp, iş birliklerimizi çoğaltacağımız bir yıl bizi bekliyor” dedi.

Rixos Sungate Antalya’ya Hotelya dokunuşu

Dünya çapında yüzlerce otel projesinin hareketli ve sabit mobilyalarına hayat veren Hotelya, bu kez de Türkiye’nin en lüks otellerinden Rixos Sungate Antalya’nın oda, suit ve villaları için tasarlanan bine yakın mobilyayı üretti.

Otelden AVM’ye, restorandan ofise kadar birçok lüks ve üst segment mekân projelerine tasarım yapan Hotelya, bu kez de Türkiye’nin prestijli otellerinden Rixos Sungate Antalya’nın mobilyalarına hayat verdi. Hotelya tarafından Rixos Sungate’in sade ve şık imajına uygun olarak hayata geçirilen mobilyalar, otelin standart odaları, süitleri ve villalarında yerini aldı.  Rixos için, kanepe, koltuk, sandalye ve sehpadan oluşan bine yakın özel parça üretildi. Klasik ve zarif detaylarıyla dikkat çeken hareketli mobilyalar, konuklara lüksü ve konforu bir arada sunuyor.Sahip olduğu deneyim,üretim gücü ve uzman kadrosu sayesinde beş yıldızlı otellerin ilk tercihi haline gelen Hotelya, farklı projeler için özgün mobilyalar üretmeye ve yurtiçi projelerle birlikte yurt dışında da Türk ismini duyurmaya devam ediyor.

Ulusötesi Erasmus+ Projesi ile KOP Tarımı Gelişecek

KOP İdaresi ile Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ortaklaşa yürüttüğü ‘Sürdürülebilir Tarım ve Yaşam, Yaşayan Topraklar’ projesi ulusötesi iş birliği ağının ilk buluşması İspanya’da gerçekleşti. KOP Başkanı Şahin, yürütülecek iş birlikleri sayesinde bölgenin tarımsal faaliyetler ve önceliklerine uygun farklı üretim tekniklerinin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması adına yenilikçi model transferlerini hedeflediklerini söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ortaklığında, Türkiye Ulusal Ajansı destekleriyle Erasmus+ Mesleki Eğitim ve Stratejik Ortaklık Projesi kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan ‘Sustainable Agriculture and Life & Living Soil (Sürdürülebilir Tarım ve Yaşam &Yaşayan Topraklar)’ projesinin ilk ulusötesi buluşması İspanya’nın Cordoba kentinde gerçekleştirildi.

Sürdürülebilir Tarımda Yenilikçi Model Transferlerine İmkân Sağlayacak

Cordoba Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, Türkiye’den KOP İdaresi, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Konya ve Karaman Tarım Kooperatifleri Bölge Birliği ile İtalya, Almanya ve Belçika’dan 8 kurumun temsilcileri katıldı. Sürdürülebilir tarımla ilgili başarılı çalışmaları olan ülkeler arasında iş birliği ağının oluşturulması için hayata geçirilen proje ile tarımsal faaliyetlerde yeni fikirlerin oluşturulması ve mevcut yöntemlerin paylaşılmasını arzuladıklarını belirten KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin; “Sürdürülebilir koruyucu tarım teknikleri alanındaki iyi uygulamaların değişimi ve yaygınlaşmasıyla ulusötesi düzeyde tüm ortakların kurumsal kapasitesini geliştirmesine yardımcı olacak. Bunun yanı sıra sektörün ortak paydaşlarından olan teknik personel ve çiftçilerin mesleki gelişimine önemli katkı sağlaması planlanan proje sayesinde KOP Bölgesi için öncelikli alanlarda, farklı üretim tekniklerinin benimsenmesi ve yaygınlaştırılması için yenilikçi model transferlerini hedefliyoruz. Proje ortağı ülkelerle, uluslararası boyutta ve sürdürülebilir tarımın güçlü, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri adına önemli bir sonuç raporu hazırlanacak ve bundan sonraki faaliyetlerin altyapısını oluşturacak” dedi.

KOP Bölgesinin genel tarımsal yapısı ve yıllık yağış rejimiyle büyük benzerlikler taşıyan Cordoba kentinde ‘Ulusötesi Proje Toplantıları’ ile farklı alanlarda sürdürülebilir tarıma yönelik üretim teknikleri ve tecrübe paylaşımları yapıldı. Saha ziyaretleri ve yerinde uygulama tekniklerinin de incelendiği ‘Sürdürülebilir Tarım ve Yaşam, Yaşayan Topraklar Projesi’ faaliyetleri Ülkemizde ve diğer paydaş ülkelerde de gerçekleştirilecektir.

MARRIOTT INTERNATIONAL TÜRKİYE’DE ÜST DÜZEY ATAMA

İstanbul’un iş ve yaşam merkezi Levent’te konumlanan ve Marriott International Türkiye bünyesinde yer alan Sheraton Istanbul Levent’in Otel Müdürü pozisyonuna Türkiye’de ve yurtdışında 20 yılı aşan otelcilik tecrübesiyle Samantha Gözde Eşit atandı.

Sheraton markasının yeni vizyonuyla baştan aşağı yenilenerek, ev konforundaki 248 odası, son teknolojilerle donanımlı 9 toplantı salonu, Shine Spa ve Spor merkezi ve Doğu Akdeniz restoranı ile geçen sene açılan ve Levent’teki merkezi konumuyla kısa zamanda İstanbul’un yeni buluşma noktası haline gelen 5 yıldızlı Sheraton Istanbul Levent’e Otel Müdürü olarak otelcilik sektöründe deneyimli yönetici Samantha Gözde Eşit atandı.

Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezunu olduktan sonra otelcilik kariyerine adım atan Eşit, farklı otel disiplinlerinde tecrübe edinerek 2004 yılında Fairmont Chicago, Millenium Park’ta Ön Büro Şefliği görevini üstlendi. Bu pozisyonda 7 yıl çeşitli başarılara imza attıktan sonra yine aynı otelde Ön Büro Direktörlüğüne atandı. 2011 yılında JW Marriott Ankara Oteli’ne transfer olarak Marriott International bünyesine katılan Samantha Gözde Eşit bu otelde de Ön Büro Direktörü olarak görev yaptıktan sonra 2012 yılında Odalar Direktörlüğüne terfi etti. Ön büro ve odalar alanlarında deneyim sahibi başarılı yönetici bu sene başından itibaren Sheraton Istanbul Levent’in Otel Müdürü görevine atandı. Marriott International’ın kadın liderlere verdiği önem ve iş yaşamında kadın liderlerin artması için verdiği destek ile kariyerini her zaman daha ileriye taşımayı hedefleyen Eşit, Sheraton Istanbul Levent’te otelin marka ve kültür yapılanmasına liderlik edecek. Sheraton Istanbul Levent’in evcil hayvan dostu bir otel olmasını destekleyen, Rehber Köpekler Derneği ile sosyal sorumluluk kapsamında hayata geçirdiği anlamlı iş birliğinden derinden etkilenen ve kendisi de bir hayvan sever olan Samantha Gözde Eşit’in bir kedisi bulunmakta.

Haberle ilgili detaylı basın bülteni ve görseli ekte bulabilirsiniz. Mecralarınızda habere yer vermenizi umuyor, iyi çalışmalar diliyorum.

Golden Pulse Awards’dan Pfizer Onkoloji’nin KML alanındaki nöropazarlama projesine ödül  En başarılı projelerin ödüllendirildiği Golden Pulse Awards sahiplerini buldu. Türkiye’nin sağlık ve iyi yaşam alanında faaliyet gösteren tüm paydaşların, ekiplerin ve kişilerin bu alanda gerçekleştirdikleri çalışmalarda gösterdikleri başarıları ödüllendirmek amacıyla düzenlenen Golden Pulse Awards’da Pfizer Onkoloji’nin kronik miyeloid lösemi (KML) alanında uygulanan nöropazarlama projesi, sağlık profesyonellerine yönelik – yılın en iyi lansmanı / re-lansmanı kategorisinde Golden Pulse ödülüne layık görüldü. Kronik miyeloid lösemi (KML) hastalığı, kemik iliğinde çok fazla akyuvar üremesi sonucu ortaya çıkan yavaş seyirli bir kan kanseridir. Tedavi edilmediğinde, 2-3 yıl içinde tedavisi olmayan ölümcül bir hastalığa dönüşmektedir. Ancak hedefe yönelik tedaviler, son on yılda kronik miyeloid lösemi (KML) tedavisinde devrim yarattı. Uygulanan nöropazarlama projesi ile, KML alanında lansmanı yapılan hedefe yönelik yeni tedavinin iletişim stratejisini belirlemek amaçlandı. Biyometrik ve nörometrik tekniklerin entegre edildiği hibrit bir yöntemle hematologlar ile gerçekleştirilen bu araştırmada; hekimlerin bilinç üstü algılarına ek olarak, KML tedavileri konusunda bilinçaltı duygu ve düşüncelerinin keşfedilmesini sağlayarak daha derin analizlerin elde edilmesi hedeflendi. Bu analizler sonucunda marka kimliği ve lansman iletişim planı hayata geçirildi.

Sheraton Istanbul Levent Shine SPA ve Spor Merkezi’nde Avantajlı Uygulamalar

Levent’in merkezinde İstanbul’un her yerinden kolaylıkla ulaşılabilen Sheraton Istanbul Levent üst düzey konaklama konforunu Shine SPA’da sunulan rahatlatıcı ve yenileyici bakım, terapi ve masajlarla birlikte sunuyor. Panoramik İstanbul manzarasına hakim Executive Odada konaklayan misafirler 24 saat Sheraton Club Lounge erişiminin yanı sıra Shine SPA’da 30 dakikalık bölgesel masaj hizmetinden ücretsiz faydalanıyorlar. Her ay farklı bir kampanya ile avantajlı paketler hazırlayan Shine Spa’da bu aya özel geleneksel Bali masajı da içeren “Kahuna Healing” İçsel Dönüş paketi sunuluyor.

Sheraton Istanbul Levent’te yer alan Shine Spa ve Spor Merkezi hem üyeleri hem İstanbullular hem de otel misafirleri için İstanbul’un merkezinde şehir telaşına ve günlük rutinlere birkaç saatliğine ara verebileceğiniz sakin ve huzurlu bir ortamda kişiye özel spor programları, masaj, bakım ve terapiler sunuyor. Her ay farklı bir kampanya ile rahatlatıcı masaj ve yenileyici bakımlardan avantajlı paketler oluşturan Shine Spa aynı zamanda Sheraton Istanbul Levent’in Executive Club odalarında konaklayan misafirlere yarım saatlik bölgesel masaj uygulaması hediye ediyor.

Ocak ayına özel avantajlı “Kahuna Healing” İçsel Dönüş paketiyle bedensel, ruhsal ve zihinsel rahatlama sunmayı hedefleyen Shine Spa paket içinde yer alan Geleneksel Bali masajıyla vücuttaki reflex noktaları üzerine etkili baskılar uygulayarak yüzeydeki kas dokusunu geçip derinlere nüfuz ediyor ve böylece bireyin enerji akışını düzenlerken enerji seviyesini de yükseltiyor. 120 dakika boyunca 2 kişiye geleneksel Bali masajı, ayak yıkama seremonisi ve temel cilt bakımı sunulan uygulama meyve ve köpüklü şarap ikramıyla son buluyor.

Dinginlik hissi yaratmak üzere özenle tasarlanmış 6 adet masaj ve terapi odası, 4 buhar odası, 2 sauna ve geniş bir kapalı yüzme havuzu bulunan Shine Spa’da tüm masaj ve terapi odaları isimlerine özel farklı doğal unsurlarla zenginleştirilmiş. Adlarını doğal lavanta, zeytin, pamuk, jojoba ve shea bitkilerinden alan masaj ve terapi odalarında bu bitkilerden elde edilen masaj yağları ve doğal esansların yanı sıra aynı konseptte dekoratif objeler de bulunuyor. Shine Spa’da ayrıca çiftlerin birlikte masaj alabilecekleri Heaven masaj ve terapi odası da yer alıyor. Üyelerine ve otel misafirlerine 7/24 hizmet veren, TechnoGym ekipmanlarıyla donatılmış Spor Merkezi fit ve zinde kalmak için kişiye özel çalışma programlarıyla birlikte farklı branşlarda grup ve bireysel dersler sunuyor.

Ali Haydar Bozkurt CEO Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş.

Cumhurbaşkanlığı kararıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren sıfır otomobilde ÖTV matrah limitlerinin değiştirilmesi sektörün ve müşterilerimizin beklenti içinde olduğu bir konuydu. ÖTV matrah limitlerinin düzenlenmesi ve bu baremlere ek dilimler getirilmesini olumlu bir adım olarak değerlendiriyorum. Üç kısımda uygulanan ÖTV matrah dilimlerinin beşe çıkarılmasıyla markamız da dahil olmak üzere bazı segmentlerdeki sıfır otomobil fiyatlarında ÖTV güncellenmesine gidilmiştir.

Ancak, bunu “matrah güncellemesi” olarak ifade etmek yerine “matrah dilimlerinin değiştirilmesi” olarak ifade etmeyi daha doğru buluyorum. Çünkü genel anlamıyla bir matrah güncellenmesi beklentisi vardı. Özellikle kurlar sebebiyle fiyatların gelmiş olduğu noktada, neredeyse tüm modellerin yüzde 80’lik dilime girmesi; her bir dilime denk gelen matrah tutarlarının da güncellenip arttırılmasıyla, özellikle yerli üretim modellerinin yüzde 50’lik dilime girmesi beklentisi vardı. Şu andaki uygulamada bu durum söz konusu olmadı. Sadece birkaç modelde bir miktar fiyat düşüşü gerçekleşti. İlgili kurumlar tarafından ÖTV’de bir düşüş planlanmadığı altı çizilerek belirtilmişti. Şu anda yapılan değişiklikle, yüzde 50 ve yüzde 80 baremlerinin arasına gelen yüzde 60 ve yüzde 70 baremleri ile aradaki yüksek farkın kademelere bölünmesi gerçekleştirilmiştir.

Bundan sonraki adım olarak, matrah tutarlarının güncellenmesi ile ilgili beklentimiz halen devam etmektedir. Şu anda neredeyse tüm modeller ağırlıklı olarak en yüksek dilim olan yüzde 80’lik dilimde bulunmayı sürdürmektedir. Umarız ki, bu konuda da yakın zamanda bir güncelleme bilgisi alırız.

Toyota olarak baktığımızda ise bu düzenlemeden sonra; 2022 model yılı Corolla’nın giriş seviyesi olan 1.5 Vision yüzde 5.5’lik indirimle 22 bin 350 TL, Yaris 1.0 modelimiz ise yüzde 11’lik indirimle 41 bin 100 TL aşağı doğru güncellenerek satışa sunulacaktır.

Toyota Avrupa Satışlarıyla Rekor Kırdı

Toyota, 2021 yılında Avrupa’da 1 milyon 76 bin 300 adet araç satışı gerçekleştirerek pandemi ve çip tedarik sorunlarının etkilerini en aza indirmeyi başardı. Bu sayede pazarın üzerinde bir performans ortaya koyan Toyota, 2021 yılında toplam pazar payını 0.4 puan artırarak yüzde 6.4’e çıkardı. Bu tüm zamanların rekoru olurken, aynı zamanda 2018’den bu yana 1.4 puanlık bir büyüme elde edildi. Bununla birlikte Toyota Avrupa, düşük emisyonlu araç satışları sayesinde Avrupa Birliği CO2 filo emisyon hedeflerine ulaşmayı başardı.

Ortaya koyulan bu performansla birlikte Toyota, Avrupa’da ilk kez binek pazarında en çok satış elde eden ikinci marka konumunu elde etti. Bu başarının kilit noktası ise, elektrikli, yakıt hücreli elektrikli, plug-in hibrit ve hibrit araçlardan oluşan düşük CO2 emisyonlu geniş ürün gamına büyük ilgi gösterilmesi oldu.

Marka özelinde ise 1 milyon 3 bin 859 araç satışı yaparak 2020’ye göre satışlarını yüzde 9 artıran Toyota, Avrupa’da hibrit satışlarını da geçen yıla göre yüzde 19 artırarak 579 bin 698 adetlik satışa ulaştı. 2021’de Toyota’nın marka olarak pazar payı ise 0.6 puan artarak yüzde 6.3 oldu. Batı Avrupa’da hibrit satış oranı yüzde 69’a çıkarken Avrupa genelinde ise yüzde 58 olarak gerçekleşti.

Markanın en çok satan modelleri 208 bin adet ile Corolla ürün gamı, 179 bin 383 adet ile Yaris ve 161 bin 266 adet ile RAV4 olarak öne çıktı. Bu üç model, markanın satış adetlerinin yüzde 55’ini oluşturdu. Toyota’nın en çok satan hibritleri 166 bin 811 adet ile Corolla Hybrid ürün gamı, 143 bin 595 adet ile Yaris Hybrid ve 112 bin 757 adet ile C-HR Hybrid oldu.

Geçtiğimiz Aralık ayında yeni elektrikli modellerini gösteren Toyota, karbon nötr hedefine emin adımlarla ilerlemeye de devam ediyor. Global olarak 2030 yılına kadar 30 elektrikli model sunacak olan Toyota, her segmentte yerini alacak. Bununla birlikte 2030’da Toyota Avrupa’nın hedefi Batı Avrupa’da en az yüzde 50 sıfır emisyonlu satış oranı elde etmek olacak. 2035’te ise AB bölgesinde tüm yeni araçlarında CO2’yi yüzde 100 oranında indirmeye hazır olacak.

Lexus Tokyo’da NX PHEV OFFROAD ve ROV Buggy Konseptlerini Sergiledi

Premium otomobil üreticisi Lexus, 2022 Tokyo Auto Salon’da gerçekleştirilen fuarda yeniliklerini gösterdi. Lexus Tokyo’da NX PHEV OFFROAD konseptinin örtüsünü ilk kez kaldırırken aynı zamanda ROV buggy konseptini de ilk defa ziyaretçilerle buluşturdu.

Lexus’un karbon nötr topluma ulaşma çalışmalarını gösteren iki konsepti, aynı zamanda farklılaşan müşteri tercihleri ve genişleyen yaşam tarzlarıyla beklentileri aşan yeni değerler sunuyor. Lexus, ortaya koyduğu araçlarla rafine yaşam tarzını ve sürüş keyfini, doğayla uyum içinde yaşatmayı hedefliyor.

İlk kez gösterilen NX PHEV OFFROAD konsepti, Lexus’un ilk plug-in hibrit modeli NX 450h+ üzerine yapıldı. Rafine sürüş performansının yanı sıra düşük CO2 emisyonlarına sahip NX PHEV OFFROAD, maceracı tarzını daha fazla öne çıkarıyor. Konsept araç yükseltilmiş platformu, büyük arazi lastikleri ve bronz-mat siyah gövde rengiyle birlikte her türlü şartla baş edebilecek şekilde tasarlandı.

ROV konsepti ise kompakt gövdesi ve farklı sürüş deneyimiyle geleneksel araçlardan ayrılmayı başarıyor. Lexus’un ilk hidrojen motorlu aracı, içten yanmalı motorun keyif veren sesleriyle birlikte aynı zamanda çevreci olmasıyla öne çıkıyor.

Lexus ROV konsepti, markanın sürüş eğlencesinin her yere taşınabileceğini göstererek bunu ekstrem arazi yeteneğiyle birleştiriyor. Açık süspansiyonları, koruma kafesi ve çamurlu yollar için off-road lastiklerle tamamlanan ROV konsepti, 1.0 litre hidrojenli motordan güç alıyor.

ŠKODA ENYAQ COUPÉ iV ile Elektrikli Araçlara Daha Fazla Heyecan Katacak

ŠKODA, 31 Ocak’ta tanıtımına hazırlandığı yeni ENYAQ COUPÉ iV’nin tasarımını sergileyen eskizleri paylaştı. Tamamen elektrikli ENYAQ iV’nin coupé versiyonu olan yeni araç, daha dikkat çekici bir tasarımla öne çıkacak.

ENYAQ COUPÉ iV sıra dışı aerodinamisi sayesinde SUV versiyondan daha fazla menzil sunarken eğimli tavanı, keskin arka bölümü ve gövde rengi yan etekleriyle elektrikli dünyasına farklı bir bakış açısı getirecek.

ŠKODA, ENYAQ COUPÉ iV’nin dünya prömiyerini 31 Ocak’ta Çekya’nın başkenti Prag’da gerçekleştirecek. MEB platformu üzerine yapılacak model, markanın elektrikli araç ürün yelpazesini genişletmesi için atacağı yeni adımlardan biri olacak.

Akıcı tasarımıyla öne çıkan ENYAQ COUPÉ iV, markaya özgü detayları da evrimleştirerek ileriye taşıyor. ŠKODA modellerine özgü C-şekilli arka aydınlatma grubunun ve bagaj kapağında ŠKODA yazısının yer alacağı araçta, büyük jantlar da modelin güçlü duruşunu destekliyor. Eskizlerde vurgulandığı gibi büyük ve dikkat çekici ŠKODA ön panjuru ise aracın genişliğini vurgulayarak ön farlarla uyum içerisinde sportif görünüme katkı sağlıyor.

EİB’ten ihracatta kararlılık vurgusu..2022 yılının da “Altın Yıl” olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız

 Ege İhracatçı Birlikleri, 2021 yılında ihracatını yüzde 26 artırarak 16 milyar 325 milyon dolarlık ihracata imza attı. 12 ihracatçı birliğinin 11 tanesi 2020 yılına göre ihracatını artırırken, bir tane Birlik ise geçen seneki performansının gerisinde kaldı.

Ege İhracatçı Birlikleri, 2021 yılı ihracat performansı değerlendirme toplantısında “İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal. 2021 yılındaki başarıyı 2022 yılının da sürdürmek, 2022 yılının da “Altın Yıl” olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” mesajını verdi.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Türkiye’nin 225 milyar dolar ihracat yaparak, Orta Vadeli Ekonomik Programdaki 2023 hedefini geride bıraktığı 2021 yılında; Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 29’luk artışla 28 milyar 158 milyon dolara çıktı. Ege Bölgesi’nde bu ihracata 10 binin üzerinde firmamız katkı sağladı. EİB’den ihracat yapan firma sayımız 2021 yılında 6 bin 644’e çıktı. Ege İhracatçı Birlikleri’ne 2021 yılında bin 489 yeni üye kazandık.” diye konuştu.

EİB sürdürülebilir ihracat için çalışıyor

211 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını anlatan Eskinazi, Almanya, ABD ve İngiltere en çok ihracat yapılan ilk üç ülke olduğundan bahsederek, 2021 yılını ihracatta altın yıl olarak özetledi.

“İhracatımızın, sürdürülebilir kaynaklardan sağlanması için arka planda büyük bir efor harcıyoruz. Kurumsal sürdürülebilirlikten, sektörel saha çalışmalarına, insan kaynağının sürdürülebilirliğinden, firmaların Sürdürülebilirlik Ur-Ge projeleriyle desteklenmesine kadar birçok süreci yönetiyoruz.

Firmalarımızın ‘Sürdürülebilirlik’ ile ilgili projeleri öne almaları artık bir zorunluluk. Finans sektörü kaynaklarını sürdürülebilir projeler gerçekleştiren firmalara kullandırma kararı almış durumda. Şirketlerimiz sürdürülebilirlik temalı çalışmadıkları takdirde finansmana erişimde de tıkanıklıklar yaşayacaklar.”

McKinsey Aralık 2021 raporu: Avrupalı şirketler, Türkiye’yi tercih ediyor

 2022 yılında hammadde fiyatlarında düşüş beklentisi olduğunu ancak, navlun fiyatlarında pandemi öncesine dönüş olmayacağına değinen Eskinazi, hammadde fiyatlarının yanı sıra navlun fiyatlarında da artışlar yaşandığını ve tedarik tarafında önemli sorunlara neden olduğunu açıkladı.

“Ancak ülkemiz bu durumdan avantajlı bir konum elde etti. Uzak coğrafyalardan yapılan ticaret olumsuz etkilenirken, tedarikte yaşanan sıkıntılar ve gecikmeler yakın coğrafyadan tedarike yönelimi artırdı. Özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nin yakın coğrafyadan alımı tercih etmesi sayesinde 2021 yılında siparişlerimizde önemli artışlar yaşandı. McKinsey’nin Aralık 2021 raporunda; Avrupalı şirketler arasında, yakından tedarike olan ilginin, Türkiye’ye doğru güçlü bir kayma ile kendini göstermekte olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin konjonktürü, ekonomik koşullar buna müsaade ederse, bu eğilim 2022’de de devam edecek.”

İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal

Eskinazi, “Pandeminin seyri de ihracatımız açısından başka bir bilinmez olarak karşımızda duruyor. Türk ihracatçısının finansmana erişimindeki engeller ortadan kaldırılmalıdır. Merkez Bankası’nın Reeskont Kredilerindeki tıkanıklığı gidermesi gerekiyor. İhracat Türk ekonomisinin tek tutunduğu dal. 2021 yılındaki başarıyı 2022 yılının da sürdürmek, 2022 yılının da “Altın Yıl” olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Bunun için döviz-faiz-enflasyon üçlüsünün bize köstek olmaması gerekiyor. Türk ekonomisinin önündeki en büyük problemin yüksek enflasyon olduğunu vurgulamamız gerekiyor. Enflasyonu düşüremediğimiz takdirde, döviz ve faizde de istikrar sağlayamayız.” dedi.

İstikrarlı kur, yabancı sermaye, yüksek teknolojili yatırım

Jak Eskinazi, “Enflasyonu düşürmenin, döviz ve faizde istikrara kavuşmanın yolu yabancı sermaye gelişini artırmaktan geçiyor. Ülkemize yabancı sermayenin gelişini hızlandıracak zemini hazırlamakta Hükümetimizin görevi. Hükümetin uygulamaya koyduğu ekonomik modelin başarılı olması hepimizin ortak dileği. Yaklaşık üç aydır Türkiye’nin gündeminde yer alan döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma, bugün kontrol altına alınmış gibi gözükse de, dolar kuru 18 TL seviyesine geldiği zaman piyasada oluşan fiyatlar yerinde duruyor. Milim gerileme olmadı. İhracatçılarımızın fiyat tutturabilmesi için fiyatların güncel kura göre aşağı çekilmesi gerekiyor. Türk ihracatçıları olarak önümüzdeki süreçte yüksek teknolojili yatırımlara odaklanmak istiyoruz. Bunun için ekosistemin uygun olması gerekiyor.” diye konuştu.

Devlet destekleri güncellenmeli

Ege İhracatçı Birlikleri olarak, 2022 yılında odaklanacakları bir diğer gündemlerinin ise Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde Yenilenebilir Enerji Ekipmanları İhracatçıları Birliği kurulması olacağını anlatan Eskinazi sözlerine şöyle devam etti:

“İhracatçılarımıza Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan sağlanan destek için 2021 yılında ayrılan 4,126 milyar TL’den Kasım sonu itibariyle sadece %40’ı kullanıldı. 2020 yılının aynı dönemine göre Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF)’ten firmalarımıza aktarılan destek %37 oranında azaldı. Pandemi sebebiyle fiziksel fuarların yapılamaması, kısıtlamalar sebebiyle pazara giriş faaliyetlerinin yapılamaması bu desteğin kullanımının azalmasındaki ana faktör. Burada yapılması gereken, destekleri günümüz şartlarına uyarlayıp firmalarımızın bu desteklerden azami oranda faydalanmasını sağlamak.”

Donanım ve yazılım desteği talebi

Eskinazi, “Örneğin, 2008/2 sayılı Tebliğ kapsamında Tasarım ve Ürün Geliştirme Projesi desteklenen firmalarımız için; kısıtlamalar sebebiyle gerçekleştirilemeyen yurtdışı seyahatlere ilişkin ayrılan toplam destek tutarının üçte birine düşürülmesini, bunun yerine, firmalarımızın sanal showroom ve sanal kumaş kütüphanesi kurmalarına yönelik donanım ve yazılım desteği verilmesini talep ettik. Bununla ilgili Bakanlıktan olumlu dönüş bekliyoruz.” dedi.

Yeşil Mutabakat Türkiye için büyük bir şans

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep, 2021 yılı itibariyle toplam kuru meyve ihracatının yüzde 12,6 oranında artış kaydederek yaklaşık 1,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıkladı.

“2022 yılında ihracatımızı 250 milyar dolara taşıyacaksak finansmana da aynı ölçüde ulaşmak zorundayız. Süreç öngörülemediği için sektörlerimiz maliyet hesabı yapamıyor. Birinci önceliğimiz üreticiden nihai tüketiciye kadar olan bütün taraflarca güven tesis etmek. AB Yeşil Mutabakatı, dünya için bir risk olarak algılansa da bu Türkiye için büyük bir şans. AB fonları, Dünya Bankası’nın vermiş olduğu ciddi destekler var. Sağlıklı gıdaya talepteki artış, 2022 yılında da devam edecek. Üç yıldır Turquality projelerine ağırlık veriyoruz. Pazarlama ve değer yaratma zinciri aşamasında kurumsal kimlik algısını öne çıkarmamız gerek.” diye konuştu.

2022’de de Türk demir çelik sektöründe yaşanan olumlu hava devam edecek

2021 yılı toplamına bakıldığında iştigal alanında yer alan çelik sektörünün Türkiye’ye en fazla ihracat geliri sağlayan 3’üncü, aynı zamanda ihracatını en yüksek oranda artıran sektör olduğunu anlatan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan şöyle devam etti:

“Birliğimiz ihracat rakamlarına baktığımızda da 2021 yılında gerçekleştirdiği 2 Milyar 241 Milyon dolarlık ihracatla EİB çatısı altında yer alan 12 birlik arasında bu yıl da en fazla ihracat yapan birlik konumunu korudu. İzmir, Türkiye’nin en önemli ihracat kapılarından biri. Ve en önemlisi ihracat Türkiye’de bir yaşam biçimi haline geldi. Demir çelik sanayisinin yüzde 80’den fazlasını hammadde ve enerji girdileri oluşturmakta. Türkiye yer altı kaynakları, hammadde ve enerji açısından zengin bir ülke değil, bu da maalesef bizi yurtdışına bağımlı kılıyor. O yüzden dövizdeki yükseliş maliyetlerimizi ciddi anlamda artırıyor. Kurlardaki ani dalgalanmalar ve maliyetlerin arttığı bir ortamda öngörülebilirlik de azalmakta. Bu bağlamda sektörümüzü zor bir yıl bekliyor gibi görünse de hali hazirda yeni yatırımlarda gerçekleşmektedir. Sektörümüz 80’li yıllardan beri Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında devletten destek almayarak yatırımlarını gerçekleştrimekte ve kendini geliştirerek bugünlere gelen bir sektör. 2021 yılında demir çeliğe olan talep hayli yüksekti. İhracatta geçtiğimiz yıl 2020 yılına nazaran miktar bazında yüzde 33, değer bazında da yüzde 65’lik bir artış sağlandı Toplam üretimimiz yıllık bazda 40 milyon ton oldu. 2022 yılında da Türk demir çelik sektöründe yaşanan olumlu havanın devam edeceğini öngörüyoruz.”

2021 yılı başarılı performansımızın arkasında tasarıma yaptığımız yatırım var

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, hazır giyim sektörünün geleneksel olarak Türkiye’nin en fazla dış ticaret fazlası veren sektörlerinden biri olduğunu pandeminin etkisinin hissedilmeye devam edildiği 2021 yılında başarılı bir performans gösterdiğini anlattı.

“1 milyar 489 milyon dolar ihracatla yıl sonu hedefimize ulaştık. İhracat hedefimize ulaşmamızda tasarıma yaptığımız yatırımın payı büyük. Türkiye’nin en katma değerli ihracat yapan sektörleri arasındayız. 2021 yılında karşı karşıya kaldığımız majör sorunlar hammadde fiyatlarındaki artış, tedarik zinciri kesintileri ve artan navlun fiyatları oldu. Özellikle pamuk fiyatlarında son 10 yılın en yüksek fiyatlarını gördük. Maliyetlerimiz açısından oldukça olumsuz durumlarla karşılaştık. 2021 yılına her ne kadar belirsizliklerle başlasak da, sektörümüzün sağlam alt yapısı ihracat rakamlarımızın yükselmesine büyük katkı sağladı.”

Yakından tedarik Türkiye’yi öne çıkardı

Sertbaş, “Sektörümüze bir diğer katkı, Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok alıcının pandeminin yarattığı belirsizlik ve riskler nedeniyle yakın coğrafyadan tedarike yönelmesinden geldi. Bu eğilimin 2022’de de devam edeceğini düşünüyorum. Bu olumlu durumların yansımasını hazır giyim sanayi kapasite kullanım oranlarına baktığımızda da görüyoruz. 2021 Ocak ayı hazır giyim kapasite kullanın oranı yüzde 69 iken, Ekim ayında bu oranın yüzde 82,7’ye yani pandemi öncesi yıl olan 2019 seviyesine geldiğini görüyoruz. 2022 yılında da sektörümüzün özellikle Avrupa’dan gelen siparişlerin artmasıyla kapasite kullanım oranlarının daha da artacak.” dedi.

Biz dünyanın istediği şekilde üretirsek, müşterinin beklentisine göre hareket edersek alıcı bizde kalır

2022’den umutlu olduklarını ve 1 milyar 600 milyon dolar ihracat rakamına ulaşacaklarını söyleyen Burak Sertbaş, “Kredi erişimi yüzde 30-35’de rekabetçi bir kredi değil, ihracatta karlılığın düşük olduğu düşünülürse kurlardaki dengesizlik bizi etkiliyor. Stabil kur enflasyona uygun kur bekliyoruz. Fiyatlamalarımız tutmuyor. Kendimizi sağlama alıp fiyat veriyoruz. Dünya agresif fiyat istiyor. Ülkeyi enflasyondan en az etkileyecek marka, iyi marka olacak. Amacımız bir önceki seneyi yakalamak değil daha da ileri gitmek. Bizim pazara yakınlık avantajımız var. Alıcılar fiyat nedeniyle Uzak Doğu’yu tercih ediyordu. Biz dünyanın istediği şekilde üretirsek, müşterinin beklentisine göre hareket edersek alıcı bizde kalır.” diye konuştu.

Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği bakımından benzersiz bir ülke

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2020 yılında Birliğimizin tarihinde çok önemli bir rekora imza attık. 2021 yılında da bu başarının sürdürülebilirliğini sağladık ve Birlik olarak rekorumuzu tazeledik. Birliğimizin, 2021 yılında 2020’ye göre; yüzde 14’lük bir artış ile toplam 1 milyar 182 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini görüyoruz. Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği bakımından benzersiz bir ülke konumuna sahiptir. Bir başka büyük şansımız da ülkemizde üretilen birçok ürünün işlenmek suretiyle değerlendirilmesine müsait son derece modern tesislere sahip olmamızdır. Özellikle Pandemi sonrasında katma değer yaratmaya yönelik yatırımların hız kazandı. 2022 yılında Birliğimizin, toplam ihracatını artırarak rekorlarına yenisini eklemesini hedefliyoruz. Hedeflerimizi sürdürülebilirlik ilkemize göre belirliyor ve sürdürülebilir bir ihracat için çalışıyoruz.” dedi.

Mobilya sektörü 4 yılda yüzde 130 artış gösterdi

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, “Mobilya sektörü 4 yılda yüzde 130 artış gösterdi. 2002 yılında Türkiye geneli mobilya ihracatı 200 milyon dolardan 4,5 milyar dolara yükseldi. Bizim konumumuz, en büyük rakibimiz Çin’e karşı çok büyük bir avantaj. Bunu iyi değerlendirmeliyiz. Çin’in Avrupa ülkelerine Kuzey Afrika ülkelerine ihracatı navlun açısından külfetler getiriyor, bizim avantajımız bu. Son 2 yıldır Avrupa’da mobilya fuarı yapılamadı. Geçen sene Mart ayında Modeko Fuarı’nı yaptığımızda çok fazla yabancı alıcı geldi. Bu ciddi bir avantaj. Birbirimizi fiyat olarak kırmayalım. Ülkemizde bu sıkıntı var. Birlikte hareket etmeliyiz. Katma değerde daha yüksek rakamlara ancak böyle gidebiliriz. Pandemi döneminde alternatif yokken bizim fuarımıza geldiler, bu avantajı lehimize çevirmeliyiz.” dedi.

Yağcı, “Mobilya sektörünün önü son derece açık, cari fazla veren bir sektör. Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri Birliği olarak son 4 yıldaki ihracat artış oranımız yüzde 36, sektör bazında mobilyada yüzde 130, kağıtta yüzde 21, orman ürünlerinde yüzde 19 artışımız var. Orman ürünleri pandemi döneminde sağlıklı ürünler olarak gündeme geldi, ciddi bir talep patlaması oldu. En büyük üreticimiz Denizli’de Tarım ve Orman Bakanlığı ile yeni kekik üretim sahaları açıyoruz. Kekik yağı veya defne yağı katma değerli diğer ürünlerimiz. Tasarım yarışmalarımızla katma değerimizi artırdığımız için, Tasarım Merkezi kurulması konusunda çalışmalar yapıyoruz. Dünyada mobilyada en büyük 8’inci ihracatçıyız ilk 5’e girmek istiyoruz.” diye konuştu.

Türk deri sektörü 2 milyar dolar ihracat hedefliyor

 2021 yılında tarihinde ilk kez 1 milyar dolar barajını geçen Türk ayakkabı sektörü ve saraciye sektörü sektörün dünyadaki en prestijli buluşma adresi “Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı”na 83 firmayla çıkarma yapmaya hazırlanıyor.

15-18 Ocak 2022 tarihlerinde gerçekleşecek “Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı”nda Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği üstleniyor. Milli Katılım Organizasyonuyla İzmir, İstanbul, Konya, Bursa ve Gaziantep’ten 20 firma katılıyor.

Türk ayakkabı sektörünün 2021 yılında pandeminin yaralarını sardığını belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, Türk deri sektörünün 2021 yılında İtalya’ya yaptığı ihracatın yüzde 32’lik artışla 74 milyon dolardan, 98 milyon dolara yükseldiğini, bu ihracatın 50 milyon dolarlık diliminin saraciye ve ayakkabı kaynaklı olduğunu dile getirdi.

Pandeminin bir gün biteceğine dikkati çeken Zandar, “İhraç pazarlarımızla ticari bağlarımızı güçlü tutmamız gerekiyor. Pandemi döneminde ayakkabı sektöründe dünyanın ilk sanal fuarını düzenleyerek bu bağların güçlü bir şekilde devam etmesini sağladık. Ancak, sanal fuarlar fiziki fuarlardaki verimliliği sağlamıyor. Fiziki fuarlara katılarak, 2021 yılında 1,7 milyar dolar olan ihracatımızı 2022 yılında 2 milyar doların üzerine taşımak istiyoruz” diye konuştu.

Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı”ndaki 520 firmanın 83 tanesi Türkiye’den katılıyor.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Türkiye Milli Katılım Organizasyonuyla; “Adnan Ayakkabı Çanta ve Deri  Mam. San. ve Tic. Ltd.Şti., Erat Ayakkabıcılık San.ve Tic. Ltd.Şti., Fatih Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd.Şti., Fortis Ayakkabı ve  Deri  San. Tic. Ltd.Şti., Gençler Deri Mam.  Ayakkabı San ve Tic. Ltd.Şti., Hudaverdi Spor Malzemeleri, Karar Ayakkabıcılık Deri Mam. San. ve Tic. Ltd.Şti., Kipa Ayakkabıcılık San. Tic. A.Ş., Mammamia İç ve Dış Tic. A.Ş., Mehmet Guler Ayakkabı ve Deri Mam. San. ve Tic. Ltd.Şti., Mustafa Koc ayakkabı Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti., On-ar Ayakkabı Kalıp San. ve Tic. Ltd.Şti., Ortaklar Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd.Şti., Ozdallar Ayakkabı ve Yan Sanayi Ürünleri  San. ve Tic. Ltd.Şti., Özarpa Ayakkabıcılık San. ve Tic. Ltd.Şti., Trizone Tedarik Kozmetik Dış ve Paz.A.Ş., Ulkucan Ayakkabı  ve  Ayakkabı Malz. San. ve Tic. Ltd.Şti., U.A.S. Uludağ Ayakkabı San. ve Tic. Ltd.Şti., Yağcıoğlu Ayakkabı Tekstil Tur.Ltd.Şti. ve Zandar Ayakkabı San.Tic.Ltd.Şti” firmaları yer alıyor.

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

Göz Atabilirsiniz.

KOCASİNAN’DA 8 ASIRLIK KÖŞK, GÖK GÖZLEM EVİ OLUYOR

KOCASİNAN’IN GÖK GÖZLEM EVİ PROJESİNDE SONA DOĞRU          Kocasinan Belediyesi tarafından Erkilet Bölgesi’ndeki Hıdırellez olarak …

KAYSO ve KTO başkanları ihracat rakamlarını değerlendirdi

BAŞKAN GÜLSOY “AĞUSTOS’DA 312 MİLYON 913 BİN DOLAR İHRACAT YAPTIK”  Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu …