Sanayi-Teknoloji

Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri, Zeytinlik tapusu olan araziye ev yapılır mı?, Üretici market ile girdi fiyatları,

Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün büyüklüğü 2,1 trilyona ulaştı
TÜBİSAD, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2025 Yılı Pazar Verileri’ni açıkladı. Rapora göre sektör, TL bazında bir önceki yıla kıyasla yüzde 77 oranında büyüyerek 2 trilyon 100 milyar TL’lik hacme ulaştı.
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), 2025 yılı “Bilgi ve İletişim Teknoloji Sektörü Pazar Verileri”ni açıkladı. Açılış konuşmalarını TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak’ın yaptığı toplantıda, Deloitte Teknoloji ve Dönüşüm Hizmetleri Lideri Hakan Göl, 2025 raporunun sonuçlarını paylaştı.
2025 yılında raporda 13 bin 186 şirketin verisi yer aldı. Rapora göre Türkiye Bilgi ve İletişim pazarı büyüklüğü 2025 yılında TL bazında bir önceki yıla kıyasla yüzde 77 oranında büyüyerek 2 trilyon 129,3 milyar TL’ye ulaştı. Sektörün dolar bazındaki büyüklüğü ise yüzde 47’lik artışla 53,8 milyar dolara çıktı. Enflasyondan arındırılmış (reel) büyüme incelendiğinde, TL bazında yüzde 42,6, dolar bazında yüzde 35 büyüme gözlemlendi. 2021-2025 yılları arasında sektörün TL bazındaki yıllık ortalama büyümesi yüzde 68 civarında seyretti.
Alt kategoriler
Toplam sektör büyüklüğünü oluşturan iki ana unsura bakıldığında; Bilgi Teknolojileri, 2021–2025 döneminde sürdürülebilir bir büyüme ivmesi göstererek sektör büyümesinin temel itici gücü haline geldi.
Bir önceki yıla göre yüzde 85 büyüyen bilgi teknolojileri, 2025 yılında 1.261,5 milyar TL’ye ulaşırken; iletişim teknolojileri ise yüzde 67 büyüyerek 867,6 milyar TL’ye çıktı. Dolar bazında ise Bilgi teknolojileri yüzde 53 büyüyerek 31,9 milyar dolara yükselirken, iletişim teknolojileri ise yüzde 38 büyüyerek 21,9 milyar dolara ulaştı.
Bilgi Teknolojileri Donanım kategorisi yüzde 27 büyüyerek 293 milyar TL seviyesine çıkarken, Yazılım yüzde 124 büyüyerek 760,9 milyar TL oldu. Bilgi Teknolojileri Hizmet ise yüzde 83 büyüyerek 207,6 milyar TL’ye ulaştı. İletişim Teknolojileri Elektronik Haberleşme kategorisi yüzde 112 büyüyerek 620,2 milyar TL’ye, Donanım kategorisi ise yüzde 9 büyüyerek 247,4 milyar TL’ye çıktı.
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan istatistikler baz alındığında 2024-2025 yılları arasında teknokent sayısının yüzde 8,6 artarak 114’e çıktığı ve şirket sayısının yüzde 12,5 oranında artarak 12 bin 996’ya geldiği görüldü. Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan kişi sayısı yüzde 10,1 artışla 130 bin 490 kişiye ulaştı. Teknokentlerin toplam cirosu yüzde 98,6 büyüme ile 371,5 milyar TL’den 738 milyar TL’ye çıktı. Cirodaki artışla birlikte yüzde 74,4’lük artış oranıyla toplam ihracat 98,6 milyar TL’den 172 milyar TL’ye yükseldi.
İhracat
2025 yılında toplam ihracatta yüzde 76’lık büyüme gözlendi ve 195,8 milyar TL’ye ulaştı. Toplam ihracat içerisindeki en büyük payı Bilgi Teknolojileri Yazılım kategorisi aldı. BT Yazılım ihracatı yüzde 72 oranında büyüyerek 177,9 milyar TL tutara ulaştı. Sektörün toplam ihracatı 2021-2025 yılları arasında dolar bazında yıllık ortalama yüzde 26 büyüyerek, 4,95 milyar dolar seviyesine çıktı.
İstihdam
Sektörün toplam istihdamı yüzde 17’lik büyümeyle 2025 yılında 289 bin kişiye ulaştı. Kadın çalışan sayısı 2024 yılına göre 7 puan artışla yüzde 33’e ulaştı. Bu veri, BİT sektöründe çalışan her üç kişiden birisinin kadın olduğunu ortaya koyuyor.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “2025 yılı verileri, Türkiye teknoloji sektörünün ölçek, yetkinlik ve küresel rekabet gücü açısından önemli bir eşiği geride bıraktığını gösteriyor. Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörümüz 2,1 trilyon TL büyüklüğe ulaşırken, ekonomimiz içindeki payını yüzde 3,38 seviyesine yükseltti. Son beş yılda yaklaşık 2,5 kat artan ihracatımız 5 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, teknokent şirketlerimizin dolar bazında yüzde 65 büyümesi ve yazılımın sektör içindeki payının yüzde 60’a ulaşması, Türkiye’nin yüksek katma değerli teknoloji üretiminde yeni bir döneme girdiğini ortaya koyuyor. Bugün artık yalnızca teknolojiyi kullanan değil; geliştiren, ihraç eden ve küresel ölçekte rekabet eden bir Türkiye’den söz ediyoruz. Türkiye’nin küresel BİT pazarından aldığı payın yüzde 0,97 seviyesine yükselmesi ve 53,8 milyar dolarlık pazar büyüklüğünün bölgesel ekonomik ağırlığımızla uyumlu bir görünüm sergilemesi, ülkemizin teknoloji ekosisteminin ulaştığı ölçeği ve olgunluğu ortaya koymaktadır. Türkiye’nin geleceği için teknoloji, teknolojinin geleceği için ise güçlü bir ekosistem gereklidir. Güçlü insan kaynağımız, girişimcilik kapasitemiz ve gelişen teknoloji ekosistemimizle Türkiye’nin bölgesinin en güvenli, en yetkin ve en ölçekli teknoloji merkezi olduğuna inanıyoruz. Kamu, özel sektör, girişimler ve akademinin birlikte değer ürettiği ekosistem ekonomisi, Teknolojiyle Güçlenen Türkiye vizyonunun temelini oluşturmaktadır. Odaklandığımız, birleştiğimiz ve birlikte etki yarattığımız ölçüde ülkemizin teknoloji alanındaki küresel konumunu daha da güçlendireceğimize inanıyoruz” dedi.
Raporda öne çıkanlar

Türkiye BİT sektörü 2 trilyon TL eşiğini aşarak ekonomideki stratejik konumunu güçlendirdi: Türkiye BİT sektörü, 2025 yılında TL bazında %77 büyüyerek 2,1 trilyon TL büyüklüğe ulaşırken, sektörün GSYİH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) içerisindeki payı %2,77’den %3,38’e yükselmiştir. Bu görünüm, dijital ekonominin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının arttığına işaret etmektedir.

Reel büyüme verileri sektörün sürdürülebilir büyüme eğilimini doğruluyor: Enflasyondan arındırılmış veriler incelendiğinde, sektörün son beş yılda TL bazında yıllık ortalama %12, dolar bazında ise %11 reel büyüme kaydettiği görülmektedir. Bu durum büyümenin yalnızca fiyat etkisinden değil, gerçek hacim artışından kaynaklandığını göstermektedir.

Sektör büyümesinin ana taşıyıcısı yazılım segmenti oldu: 2025 yılında BT-Yazılım segmenti geçen yıla kıyasla TL bazında %124, dolar bazında ise %86 büyüme kaydetmiştir. Yazılımın toplam BT pazarı içindeki payının 2024 yılına kıyasla %50’den %60’a yükselmesi sektör kompozisyonundaki dönüşüm olasılığına işaret etmektedir.

Teknokent ekosistemi sektörel büyümenin itici gücü konumunda: Teknokent şirketlerinin toplam cirolarılarının 2025 yılında dolar bazında yaklaşık %65, ihracatlarının ise %45 arttığı tespit edilmiştir. Bu durum, teknokent ekosisteminin yüksek katma değerli teknoloji üretiminin ve ihracatının itici güçlerinden birisi olduğunu göstermektedir.

BİT ihracatı son beş yılda yaklaşık 2,5 kat büyüdü: 2021 yılında yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olan sektör ihracatı, 2025 yılında yaklaşık 5 milyar dolara ulaşmıştır. Bu performans, sektörün büyümesinin yalnızca iç talep kaynaklı olmadığını, aynı zamanda ülkemizdeki BİT sektörü oyuncularının küresel pazarlarda da ölçeklenebildiğini göstermektedir.

Türkiye’nin teknoloji ihracatı yazılım ağırlıklı bir yapıya evriliyor: 2025 yılında gerçekleştirilen yaklaşık 196 milyar TL’lik (4,95 milyar USD) BİT ihracatının %90’ından fazlası BT-Yazılım segmentinden gelmiştir. Bu görünüm, Türkiye’nin uluslararası pazarlarda bilgi yoğun ve yüksek katma değerli alanlarda rekabet gücü oluşturduğunu göstermektedir.

Türkiye’nin küresel BİT pazarından aldığı pay geçen yıla kıyasla artış gösterdi: Türkiye’nin küresel BİT pazarından aldığı pay %0,72’den %0,97’ye yükselmiştir. Bu artış, Türkiye’nin yalnızca iç pazarda değil, küresel teknoloji ekosistemi içerisinde de daha görünür ve rekabetçi bir konuma geldiğini göstermektedir.

Türkiye’nin teknoloji büyümesi istihdam yaratmaya devam ediyor: Sektörde çalışan sayısı 289 bine ulaşırken, çalışanların yaklaşık %80’i bilgi teknolojileri alanında görev yapmaktadır. Kadın çalışan sayısındaki 7 puanlık artışla birlikte, toplam istihdam içindeki kadın oranı %33 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, BİT sektöründe çalışan her 3 kişiden birisi kadındır.

Şirketler yapay zekayı stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandırıyor: Şirketlerin %90’ının yapay zekayı iş süreçlerinde aktif olarak kullanması veya değerlendirme sürecinde olması, sektörün yapay zeka benimsenme seviyesinin kritik bir olgunluk eşiğini aşmış olduğunu göstermektedir.

Yapay zeka yatırımlarında ilk kazanımlar verimlilik odaklı şekilleniyor: Katılımcılar, yapay zeka uygulamalarının ve bu alanda yaptıkları harcamaların en güçlü etkisini operasyonel süreçler ve çalışan üretkenliği üzerinde gözlemlerken, gelecek beklentileri de aynı değer alanlarına odaklanmaktadır.

“Türkiye’nin BİT pazar büyüklüğü, bölgesel ekonomik ağırlığı ile uyumlu bir görünüm sergilemektedir: Türkiye’nin MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesi GSYİH’si içerisindeki %33,8’lik payı esas alındığında, bölgenin 154 milyar dolarlık 2025 BİT pazarından alması beklenen pay yaklaşık 52 milyar dolar seviyesindedir. Çalışmamız kapsamında hesaplanan 53,8 milyar dolarlık Türkiye BİT pazar büyüklüğü bu referans değere yakın olup, tahminlenen sektör büyüklüğünün uluslararası çalışmalarla uyumlu olduğuna işaret etmektedir.”  – Kaynak: IMF, Gartner

Enerji Hesapları, 2024 Toplam enerji akışları 20 bin 164 petajul(1) olarak hesaplandı

Fiziksel enerji akış hesapları çalışmasına göre, 2024 yılında toplam enerji akışları 20 bin 164 petajul oldu. Toplam fiziksel enerjinin kaynakları içinde, enerji ürünleri(2) %52,8 ile en büyük paya sahip oldu. Enerji artıklarının(3) payı %36,1 olurken doğal enerji girdilerinin(4) payı ise %11,1 olarak hesaplandı.

Fiziksel enerjinin varış yerleri itibarıyla en büyük pay ekonomik faaliyetlerin oldu

Fiziksel enerjinin varış yerleri itibarıyla, 2024 yılında, ekonomik faaliyetler %51,7 ile en büyük payı alırken hanehalklarının oranı ise %9,3 olarak hesaplandı. Toplam enerji kullanımına göre, ekonomik faaliyetler içinde ise en büyük pay %39,7 ile imalat sanayinin oldu.

Enerji ürünlerinin nihai kullanımı 5 bin 727 petajul oldu

Enerji ürünlerinin nihai kullanımı 2024 yılında 5 bin 727 petajul oldu. Nihai enerji kullanımında hanehalklarının payı %32,7, imalat sanayinin payı %31,1 olurken, imalat sanayini %23,5 ile ticaret, hizmetler ve ulaştırma sektörü takip etti.

Enerji ürünlerinin nihai kullanımında en çok petrol ürünleri tüketildi

Enerji ürünlerinin nihai kullanımında 2024 yılında petrol ürünleri %41,9 ile ilk sırayı aldı. Petrol ürünlerini sırasıyla, %22,4 ile elektrik, %22,0 ile doğal gaz, %7,7 ile kömür ürünleri, %4,6 ile ısı ve %1,4 ile diğer ürünler takip etti.

Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları, Mayıs 2026

Aylık en yüksek reel getiri mevduat faizi (brüt)’te oldu

Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %0,35, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %1,38 oranlarıyla mevduat faizi (brüt)’te gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, BIST 100 endeksi %0,31 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %1,23, Amerikan Doları %1,24, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %1,60 ve külçe altın %3,78 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi %1,34 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %0,22, Amerikan Doları %0,23, DİBS %0,59 ve külçe altın %2,79 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Finansal yatırım araçlarının aylık reel getiri oranları, Mayıs 2026

Mevduat faizi (brüt), üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %0,61, TÜFE ile indirgendiğinde ise %1,01 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %14,86, TÜFE ile indirgendiğinde ise %14,53 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçlarının üç aylık reel getiri oranları, Mayıs 2026

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %15,37, TÜFE ile indirgendiğinde ise %12,67 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %6,49, TÜFE ile indirgendiğinde ise %8,68 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %26,18, TÜFE ile indirgendiğinde ise %22,68 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı ol

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından BIST 100 endeksi %19,11, DİBS %7,00 ve mevduat faizi (brüt) %2,90 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %5,91 ve Amerikan Doları %9,18 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi %15,81, DİBS %4,03 ve mevduat faizi (brüt) %0,05 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro %8,52 ve Amerikan Doları %11,70 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Zeytinlik tapusu olan araziye ev yapılır mı? 4 kritik soru – 4 yanıt  

Ege ve Akdeniz bölgelerinde doğayla iç içe bir yaşam hayal edenlerin ilk baktığı yerler genellikle zeytin ağaçlarıyla dolu yeşil arazilerdir. Doğal güzelliğiyle cezbeden bu arazilere ciddi yatırımlar yapmadan önce herkesin aklına doğal olarak “zeytinliğe ev yapılır mı” sorusu gelmektedir. Türkiye’de zeytinlikler, standart tarla veya bağ vasfındaki arazilerden çok daha farklı, katı ve özel bir kanunla devlet koruması altına alınmıştır.

Zeytinlik alanlarda resmi prosedürlere tam uyum sağlanarak yapılaşmanın mümkün olacağını ifade eden İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, şunları söyledi:

“Zeytin ağaçları, asırlık geçmişleriyle, devlet tarafından en üst düzeyde korunan ve dokunulmazlığı olan tarımsal miraslarımızdandır. Bölgedeki fırsatçılara inanarak kaçak inşaata yönelmeden önce, zeytinliğe ev yapılır mı sorusunu ilgili belediyelerin ve tarım müdürlüklerinin güncel resmi verileriyle harfiyen analiz etmelisiniz. Yasal istisnaları kullanarak ruhsatlı ve ağaçlara zarar vermeyen bir bakıcı evi projelendirmek veya tekerlekli karavan alternatiflerine yönelmek, zeytinlik arazinizi korurken, doğada yaşam kurmanın tek formülüdür. Yasal prosedürlere tam uyum göstererek ve toprağın asıl sahibi olan zeytin ağaçlarını koruyarak, gayrimenkul yatırımınızı kusursuz ve hukuka %100 uygun bir projeye dönüştürebilirsiniz.” dedi.

Zeytinlik araziye, yapı yapmanın şartları nelerdir?

Ülkemizde zeytinlik alanlara standart ev veya villa yapmanın yasal olarak büyük ölçüde yasak olduğunun altını çizen İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi, sadece belirli metrekare ve ruhsat şartlarını sağlayan tarımsal amaçlı yapılar için sınırlı izinlerin verilebileceğini belirtti. Bu nedenle birçok kişinin sabit yapı sayılmayan tiny house veya çekme karavan çözümlerini alternatif olarak tercih ettiğini de kaydeden Halil İbrahim Dindi, zeytinlik araziye, yapı yapmanın şartlarını 4 soru 4 yanıt olarak değerlendirerek şunları anlattı:

Soru-1: Özel kanun kapsamında zeytinliğe ev yapılır mı?

Yanıt-1: Ülkemizde zeytin ağaçları, “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun” ile çok sıkı bir şekilde korunmaktadır. Bu özel kanun maddelerine göre, doğrudan lüks bir konut veya villa inşa etmek amacıyla zeytinliğe ev yapılır mı diye araştırdığınızda, yasaların standart betonarme projelere kesinlikle izin vermediğini görürsünüz. İlgili kanun gereği zeytinlik sahaları daraltılamaz ve bu alanlarda zeytinyağı fabrikaları veya zaruri tarımsal işletmeler dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemez. Devletin gıda güvenliği politikaları gereği, sıradan bir arsa mantığıyla yaklaşıldığında zeytinliğe ev yapılır mı sorusunun yanıtı kanunen tamamen olumsuzdur.

Soru-2:Tarımsal amaçlı istisnalarla zeytinliğe ev yapılır mı?

Yanıt-2: Standart bir konut inşa etmek yasak olsa da, zeytinliğin bakımını sağlamak ve tarımsal aletleri korumak amacıyla “tarımsal amaçlı yapı” (bakıcı evi veya depo) inşa etmenin belirli istisnaları mevcuttur. Peki, bu yasal istisnaları kullanarak zeytinliğe ev yapılır mı ve gerekli mimari şartlar nelerdir? İlk ve en esnetilemez kural, satın aldığınız zeytinliğin toplam yüzölçümünün en az 5.000 metrekare olması zorunluluğudur. Ayrıca, arazinizin resmi devlet haritalarında yer alan kadastral bir yola en az 25 metre cephesi bulunması kanuni bir şarttır. Eğer, zeytinliğiniz 5.000 metrekarenin altındaysa veya resmi bir yola cephesi yoksa, yasal olarak hiçbir koşulda inşaat ruhsatı alamazsınız.

Soru-3: Zeytinliğe ev yapımında yasal sınırlar ve inşaat izinleri nelerdir?

Yanıt-3: Araziniz gerekli büyüklük ve yol şartını sağlıyorsa, yapacağınız “bakıcı evi” statüsündeki yapının sınırları bakanlık tarafından net olarak çizilmiştir. Tarımsal faaliyetleri desteklemek amacıyla zeytinliğe ev yapılır mı sorusunun mimari ölçüsü, inşaatın arazinin toplam yüzölçümünün en fazla %5’ni kaplaması ve maksimum 250 metrekareyi hiçbir şekilde aşmamasıdır. İşin en hassas noktası ise, bu inşaat alanını belirlerken tek bir zeytin ağacının bile kesilmesinin yasak olmasıdır ve yapıyı ağaçların olmadığı boş bir düzlüğe konumlandırmanız gerekir. Tarım İl Müdürlüğü’nden “tarım dışı kullanım izni” veya uygunluk görüşü almadan atacağınız her adım, binalarınızın mühürlenmesi ve yıkım kararıyla sonuçlanacaktır.

Soru-4: Tiny house alternatifiyle zeytinliğe ev yapılır mı?

Yanıt-4: Betonarme ve sabit temelli yapıların yasak olduğu veya çok zor izne tabi olduğu durumlarda, doğasever yatırımcıların aklına tekerlekli mobil sistemler gelmektedir. Karayolları ruhsatlı, plakalı ve “çekme karavan” statüsündeki tiny house modelleriyle zeytinliğe ev yapılır mı sorusu günümüzde sektörün en popüler konularından biridir. Tekerlekli ve şebekeden bağımsız (off-grid) bir mobil ev, yasal olarak bir bina (inşaat) sayılmadığı için, ağaçlara ve toprağa fiziksel zarar vermemek kaydıyla zeytinliğinize kolayca park edilebilir. Temel kazmadan, beton dökmeden ve altyapı kazısı yapmadan yerleştirilen bu karavan statüsündeki araçlar, zeytinliğe ev yapılır mı kısıtlamalarına takılmadan zeytin ağaçlarının gölgesinde yaşamanın en akılcı ve yasal yoludur.

FixCloud ve Binalyze’den Türkiye’de Siber Olay Müdahalesine Yeni Yaklaşım

FixCloud, dijital adli analiz ve olay müdahale teknolojileri alanında faaliyet gösteren Binalyze ile iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında kurumlara, yerel veri merkezi desteğiyle sunulan yönetilen DFIR (Digital Forensics & Incident Response) hizmetleri sağlanacak.

Türkiye merkezli bulut ve yönetilen hizmet sağlayıcısı FixCloud, dijital adli analiz (DFIR), olay müdahale (Incident Response) ve tehdit avcılığı (Threat Hunting) alanlarında faaliyet gösteren Binalyze ile stratejik bir MSSP (Managed Security Service Provider) iş ortaklığı gerçekleştirdi.

Bu iş birliği kapsamında Binalyze’in gelişmiş AIR platformu, FixCloud’un yönetilen güvenlik hizmetleri modeliyle birleştirilerek Türkiye’deki kurumlara sunulacak. İş ortaklığı; özellikle finans, enerji, telekom, kamu ve kritik altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşların olay müdahale, ihlal değerlendirmesi, tehdit avcılığı ve adli analiz ihtiyaçlarına odaklanıyor.

Yeni yapı kapsamında Binalyze, DFIR ve Soruşturma teknolojilerini sağlayan teknoloji üreticisi olarak konumlanırken FixCloud ise hem bayi hem de MSSP iş ortağı rolüyle operasyonel hizmetleri yönetecek. FixCloud, müşteri katılım süreçlerinden olay müdahaleye, tehdit avcılığından kök neden analizine kadar uçtan uca operasyon desteği sunacak.

AKİB, ZORLU KÜRESEL KOŞULLARDA İHRACATTA VİTES YÜKSELTTİ

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, mayıs ayında 1,67 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın beşinci ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artış sağladıklarını vurgulayan Hıradağı, küresel ticarette belirsizliklerin, yüksek maliyetlerin ve jeopolitik risklerin sürdüğü bir dönemde elde edilen bu başarının, bölge ihracatçılarının üretim gücünü ve rekabet kabiliyetini ortaya koyduğunu söyledi.

Ulusal ihracata mayıs ayında yüzde 8,6 oranında katkı sağlayan AKİB’in performansına dikkat çeken Hıradağı, yüksek katma değerli üretim, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve markalaşma odaklı stratejilerle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Hıradağı, “AKİB olarak üretim gücünü küresel ticaret vizyonuyla buluşturan bir anlayışla hareket ediyoruz. Bölgemizin ihracat potansiyelini yalnızca mevcut pazarlarla sınırlı görmüyor, yüksek katma değerli üretim, sürdürülebilir ticaret ve yeni nesil ihracat modelleriyle geleceğin ticaret ekosistemine hazırlanıyoruz.” dedi.
“Türk ihracatçısının üretim kabiliyeti ve hızlı adaptasyon gücü en büyük avantaj”
Küresel ekonomide korumacılığın arttığı ve rekabet koşullarının yeniden şekillendiği bir süreçten geçildiğine işaret eden Hıradağı, Türk ihracatçısının üretim kabiliyeti ve hızlı adaptasyon gücünün en büyük avantaj olduğunu belirtti. AKİB çatısı altında yürütülen ticaret heyetleri, uluslararası fuar organizasyonları, UR-GE ve Turquality projeleriyle firmaların dünya pazarlarında daha güçlü konumlanmasını hedeflediklerini kaydeden Hıradağı, “Önümüzdeki süreçte dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve markalaşma odaklı stratejiler ihracatımızın temel belirleyicileri olacak. Biz sadece bugünün rakamlarını büyütmeye değil, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki stratejik rolünü kalıcı şekilde güçlendirmeye odaklanıyoruz. Akdenizli ihracatçılarımızın üretim azmi, yatırım iştahı ve dış pazarlardaki başarısı sayesinde yılın ikinci yarısında çok daha güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.

Bursa Rallisi’nde zaferin adı yine Kerem Kazaz
Team Petrol Ofisi pilotu Kerem Kazaz, 5-7 Haziran tarihleri arasında ellincisi düzenlenen Yeşil Bursa Rallisi’ni baştan sona lider götürerek kazanmayı başardı. Böylelikle 2026 Petrol Ofisi Maxima Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 3. yarışını bir dakikadan fazla farkla kazanarak liderliğini güçlendirdi.
5-7 Haziran tarihleri arasında ellincisi düzenlenen Yeşil Bursa Rallisi’ne cuma günü Hüseyinalan’daki seyirci özel etabı birinciliği ile başlayan Kerem Kazaz ve co-pilotu Corentin Silvestre, cumartesi günü geçilen 4 etabın 3’ünü kazanarak en yakın rakiplerine 1 dakikalık fark atarak büyük bir avantajın sahibi oldular. Özellikle yarışın en uzun ve en riskli etabı olan Dağ Güney etabındaki güçlü performansları ile pazar gününe daha rahat girebilme şansını elde ettiler.
Pazar günü de hata yapmayan Kerem Kazaz, Powerstage etabını da kazanarak Bursa’da maksimum puana ulaşmayı başardı.

Akdeniz’de Tatilin Yeni Rotası: Döveç Deneyimiyle Kuzey Kıbrıs

Akdeniz’in en özel coğrafyalarından biri olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, son yıllarda yalnızca bir tatil noktası olmanın ötesine geçerek, yaşam, deneyim ve sürdürülebilir konforun kesiştiği yeni bir lifestyle destinasyonu olarak öne çıkıyor. B Bu yükselişin önemli aktörlerinden biri olan Döveç Grup ise geliştirdiği projelerle adanın turizm ve yaşam deneyimine yeni bir boyut kazandırıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, son yıllarda Akdeniz’in en dikkat çeken tatil rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Masmavi koyları, yılın büyük bölümüne yayılan güneşli iklimi, sakin atmosferi ve doğayla iç içe yaşam kültürüyle ada, klasik yaz tatili anlayışının ötesinde bütüncül bir deneyim sunuyor. Deniz, wellness, gastronomi ve mimari estetiği bir arada yaşamak isteyenler için Kuzey Kıbrıs, Akdeniz’in yükselen lifestyle destinasyonları arasında yerini alıyor.

Bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olan Döveç Grup ise geliştirdiği projelerle adanın turizm ve yaşam deneyimine yeni bir boyut kazandırıyor. Grup, yalnızca konut üretmekle kalmıyor; doğayla uyumlu mimari, sosyal yaşam alanları, marina bağlantıları ve wellness odaklı yaklaşımlarla Kuzey Kıbrıs’ı yılın her döneminde deneyimlenebilen bir Akdeniz yaşam merkezine dönüştürüyor.

İskele, Akdeniz’in Yeni Yıldızı Oluyor

Son yıllarda hem uluslararası yatırımcıların hem de tatilcilerin radarına giren İskele, Kuzey Kıbrıs’ın yükselen yaşam ve tatil merkezleri arasında öne çıkıyor. Bölgenin simgesi haline gelen Long Beach sahil şeridi; kilometrelerce uzanan kumsalları, yürüyüş ve bisiklet yolları, sosyal yaşam alanları ve gelişen altyapısıyla Akdeniz’de yeni nesil sahil yaşamının dikkat çeken örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Döveç Grup’un bölgede hayata geçirdiği Courtyard Long Beach ve Courtyard Platinum projeleri ise otel konforunu günlük yaşamla buluşturan yaklaşımlarıyla öne çıkıyor. Resort konseptiyle tasarlanan projeler; yüzme havuzlarından restoranlara, spor alanlarından sosyal tesislere kadar uzanan geniş olanakları ve profesyonel işletme hizmetleriyle yılın her döneminde tatil hissini yaşatan bir yaşam deneyimi sunuyor.

Konut, turizm ve sosyal yaşamı bir araya getiren bu bütüncül yaklaşım, İskele’yi yalnızca ziyaret edilen bir sahil bölgesi olmaktan çıkararak Akdeniz’in yükselen yaşam merkezlerinden biri haline getiriyor. Bu yönüyle bölge, Kuzey Kıbrıs’ın dört mevsim yaşayan yaşam ve tatil kültürünün en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.

Çocuklar Güven Duygusunu Eğlenceli Bir Hikâyeyle Keşfediyor

Ekranların sevilen çizgi film kahramanı Niloya, yeni sezon bölümleriyle minik izleyicileriyle buluşmaya devam ediyor. Çocukların yeni beceriler öğrenirken yaşadığı çekingenlik ve korku duygularını ele alan çizgi kahramanın yeni bölümü, güven duygusunun öğrenme sürecindeki rolüne dikkat çekiyor. Arkadaş desteğinin cesaret kazandıran gücünü eğlenceli bir hikâyeyle anlatan “Güven Bana” bölümü, 11 Haziran Perşembe günü saat 10.00’da Niloya YouTube kanalında yayınlanacak.

Türkiye’nin sevilen ve en uzun soluklu yerli çizgi film kahramanı Niloya, yeni bölümleriyle her sabah TRT Çocuk ekranlarında, her Perşembe günü ise yaklaşık 6 buçuk milyon abonesiyle mutluluk dünyasının kapılarını aralayan YouTube kanalında sevenleriyle buluşmaya devam ediyor. Psikolog, pedagog ve içerik danışmanlarının katkılarıyla hazırlanan yapım, eğlenceli hikâyeleri aracılığıyla çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeye devam ediyor. Bu kez hikâyenin merkezinde çocukların sosyal ve duygusal gelişiminde önemli bir yere sahip olan güven duygusu yer alıyor.

Mayıs ayında üretici market ile girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi.

“Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 388,5 ile elmada görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti:

“Elmadaki fiyat farkını yüzde 278,6 ile havuç, yüzde 215,3 ile kabak, yüzde 206,5 ile fındık ve yüzde 195,7 ile marul takip etti. Elma 4,9 kat, havuç 3,8 kat, kabak 3,2 kat, fındık 3,1 kat ve marul 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 91 lira 59 kuruşa, 15 lira olan havuç 56 lira 79 kuruşa, 14 lira 75 kuruş olan kabak 46 lira 51 kuruşa, 410 lira olan fındık 1256 liraya ve 18 lira olan marul 53 lira 23 kuruşa satıldı.

Mayıs ayında hem markette hem de üreticide fiyatı en fazla artan ürün kuru soğan olurken fiyatı en fazla düşen ürün markette sivri biber, üreticide ise domates oldu.” 

Market fiyatları

“Mayıs ayında markette 36 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 13’ünde fiyat düşüşü görülürken 1 üründe ise değişim olmadı.

Mayıs ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 44,7 ile kuru soğan oldu. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 32,7 ile patates, yüzde 27,3 ile limon, yüzde 20,1 ile havuç ve yüzde 19,1 ile yumurta takip etti.

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 54,3 ile sivri biber oldu. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 34,7 ile çilek, yüzde 33,5 ile marul, yüzde 32,7 ile domates ve yüzde 13,8 ile yeşil soğan izledi.”

Üretici fiyatları

“Mayıs ayında üreticide 28 ürünün 9’unda fiyat artışı olurken 9 üründe fiyat düşüşü görüldü. 10 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 77,2 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 45,5 ile patates, yüzde 43,8 ile limon, yüzde 36,4 ile havuç ve yüzde 24,8 ile maydanoz izledi.

Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 54,7 ile domateste görüldü. Domatesteki fiyat düşüşünü yüzde 50,8 ile kabak, yüzde 47,4 ile sivri biber, yüzde 38,1 ile salatalık ve yüzde 27,8 ile patlıcan izledi.”

Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri

“İç Anadolu Bölgesinde depolarda kuru soğan ve patates kalmaması ve Çukurova ile İzmir’de hasadın yeni başlaması sebebiyle arz düşük seyretti, buna bağlı olarak fiyatlar arttı.

Limon depoya girdiği için depo maliyetleri sebebiyle fiyatlar yükseldi.

Havuçta ise tarla ürünü azaldığı için arz düştü bu da fiyatları yükseltti.

Havaların iyi gitmesi sebebiyle verim arttı, bu durum domates, kabak, sivri biber, salatalık ve patlıcanda üretici fiyatlarının düşmesine neden oldu.”

Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Mayıs ayında, Nisan ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 2,3, DAP gübresi yüzde 0,9 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 0,8 oranında artış gösterdi. Buna karşın amonyum nitrat gübresinin fiyatında yüzde 1,6 ve ÜRE gübresinin fiyatında yüzde 0,8 oranında düşüş görüldü.

Geçen yılın Mayıs ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 85,4, amonyum nitrat gübresi yüzde 82,2, ÜRE gübresi yüzde 70,8, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 60,7 ve DAP gübresi yüzde 57 oranında arttı.

Mayıs ayında Nisan ayına göre besi yemi ve süt yemi fiyatları yüzde 1,4 arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 35,4, süt yemi yüzde 32,9 oranında arttı.

Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Mayıs ayında mazot fiyatı aylık olarak 7,3 oranında düşerken yıllık yüzde 43,6 oranında arttı.”

İşgücü İstatistikleri, Nisan 2026

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,2 seviyesinde gerçekleşti

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 5 bin kişi azalarak 2 milyon 868 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak %8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,8 iken kadınlarda %11,0 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,1 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 356 bin kişi azalarak 32 milyon 166 bin kişi, istihdam oranı ise 0,6 puan azalarak %48,1 oldu. Bu oran erkeklerde %65,4 iken kadınlarda %31,2 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,4 olarak gerçekleşti

İşgücü, 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 361 bin kişi azalarak 35 milyon 34 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan azalarak %52,4 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,2 iken kadınlarda %35,0 oldu.

Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,5 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak %14,5 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,0, kadınlarda ise %19,4 olarak tahmin edildi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,1 saat oldu

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 0,3 saat artarak 42,1 saat olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi, Nisan 2024 – Nisan 2026
(Saat)

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %30,1 oldu

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak %30,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,3 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,5 olarak tahmin edildi.

Tüketici Fiyat Endeksi, Mayıs 2026

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,61 arttı, aylık %1,71 arttı

TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,24 artış olarak gerçekleşti.

TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %34,86 arttı

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %34,86 artış, ulaştırmada %34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.

TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %0,48 azaldı

En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,48 azalış, ulaştırmada %2,03 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,28 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,12, ulaştırmada 0,35 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. (Ana harcama gruplarına göre endeksler, ağırlıklar ve değişim oranları Ek Tablo-1’de, ana harcama gruplarının genel endeksteki aylık ve yıllık değişime olan katkıları Ek Tablo-3’tedir).

Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla, 28 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 9 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 137 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %31,30 arttı, aylık %2,87 arttı

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %2,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %14,93 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,30 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,74 artış olarak gerçekleşti.

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Mayıs 2026

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %28,93 arttı, aylık %2,75 arttı

Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %2,75 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %14,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,93 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %26,96 artış gösterdi.

Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %30,72 arttı

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %42,74 artış, imalatta %30,72 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %6,88 artış ve su temininde %35,00 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %27,76 artış, dayanıklı tüketim mallarında %31,39 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,05 artış, enerjide %31,45 artış ve sermaye mallarında %23,73 artış olarak gerçekleşti.

Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %1,99 arttı

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %2,85 artış, imalatta %1,99 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %12,04 artış ve su temininde %3,37 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,94 artış, dayanıklı tüketim mallarında %1,31 artış, dayanıksız tüketim mallarında %1,29 artış, enerjide %6,60 artış ve sermaye mallarında %1,58 artış olarak gerçekleşti.

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, Nisan 2026

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) yıllık %34,62 arttı, aylık %3,23 arttı

H-ÜFE 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %3,23 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %18,17 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,62 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %35,43 artış gösterdi.

H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık %38,46 arttı

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %38,46 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %31,79 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %29,91 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %31,78 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %34,04 artış, idari ve destek hizmetlerde %32,44 artış gerçekleşti.

H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık %4,45 arttı

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %4,45 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %3,55 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %1,24 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %3,40 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %0,68 artış, idari ve destek hizmetlerde %3,27 artış gerçekleşti.

Su Ürünleri, 2025 Su ürünleri üretimi 2025 yılında %11,1 arttı

Su ürünleri üretimi 2025 yılında bir önceki yıla göre %11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 ton olarak gerçekleşti. Üretimin %33,4’ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, %3,1’ini avcılık yoluyla elde edilen diğer deniz ürünleri, %3,1’ini avcılık yoluyla elde edilen iç su ürünleri ve %60,4’ünü yetiştiricilik ürünleri oluşturdu.

Su ürünleri avcılığı 2025 yılında %15,3 arttı

Avcılık yoluyla yapılan toplam üretim 410 bin 428 ton, yetiştiricilik üretimi ise 626 bin 591 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre %17,3 artarken, iç su ürünleri avcılığı %4,3 azaldı.

Avlanan deniz balıkları miktarı 2025 yılında 346 bin 366 ton olarak gerçekleşti. Avlanan deniz balıklarının türlerine göre dağılımı incelendiğinde, hamsi balığının 245 bin 261 ton ile en yüksek miktarda avlanan balık olduğu görüldü. Hamsi balığını 28 bin 388 ton ile çaça ve 19 bin 667 ton ile sardalya takip etti.Yetiştiricilik üretimi 2025 yılında %8,6 arttı

Yetiştiricilik yoluyla 2025 yılında yapılan üretimin 440 bin 817 tonu (%70,4) denizlerde, 185 bin 774 tonu (%29,6) iç sularda gerçekleşti. Yetiştirilen en önemli balık türleri iç sularda 185 bin 310 ton ile alabalık, denizlerde ise 174 bin 859 ton ile levrek ve 164 bin 643 ton ile çipura oldu.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç