Politika

CHP’Lİ AŞKIN GENÇ’TEN TORBA KANUN TEPKİSİ: ÜNİVERSİTELERİMİZ SİYASİ VESAYETİN ALTINA SOKULMAK İSTENİYOR

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, torba kanun görüşmelerinde yaptığı konuşmada, teklifin üniversitelerin özerk ve özgür yapısına aykırı olduğunu belirterek, “Düzenleme ile Üniversiteler Arası Kurul’un Yükseköğretim Kurulu üyelerini belirleme yetkisi fiilen ortadan kaldırılarak, üniversitelerimiz doğrudan siyasi vesayetin altına sokulmak istenmektedir. Akademik özgürlüğü ortadan kaldıran hiçbir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Üniversitelerimizin geleceğini siyasi hesaplara kurban etmeyelim. Bu maddeye karşı çıkarak, demokrasiye, bilime ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkalım” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri devam ediyor. Teklifin 5’inci maddesi üzerine söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç; yapılmak istenen düzenleme ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyelerini belirleme yetkisinin fiilen Cumhurbaşkanı’na devredileceğini ifade etti. “Üniversiteler, bir toplumun en değerli varlığıdır” diyen Genç, söz konusu madde için “Türkiye’nin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür” ifadelerini kullandı.
Teklifin kabul edilmesi halinde, üniversitelerin özek ve özgür yapısının bozulacağını vurgulayan CHP’li Genç, şunları kaydetti:
“ÜNİVERSİTELERİMİZ DOĞRUDAN SİYASİ VESAYETİN ALTINA SOKULMAK İSTENMEKTEDİR”
“İlk bakışta sadece basit bir teknik düzenleme gibi sunulan bu madde, aslında Türkiye’nin eğitim sistemini, demokratik yapısını ve bilimsel ilerlemesini kökten tehdit eden tehlikeli bir girişimdir. Bu düzenleme ile Üniversiteler Arası Kurul’un Yükseköğretim Kurulu üyelerini belirleme yetkisi fiilen ortadan kaldırılarak, üniversitelerimiz doğrudan siyasi vesayetin altına sokulmak istenmektedir.
“ÜLKEMİZİ SADECE AKADEMİK DEĞİL, DEMOKRATİK OLARAK DA GERİYE GÖTÜRMEKTEDİR”
Anayasa Mahkemesi, bu konuda daha önce açık ve net bir karar verdi. Mahkeme kararında, bu tür düzenlemelerin Anayasa’nın temel ilkelerine, demokratik hukuk devletine ve üniversitelerin özerkliğine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bugün önümüze tekrar getirilen bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı açık bir meydan okumadır. Hukukun üstünlüğü ilkesine, yargının bağımsızlığına ve demokratik değerlere aykırı bu işlem, ülkemizi sadece akademik değil, aynı zamanda demokratik olarak da geriye götürmektedir.
“ÜNİVERSİTELER, BİR TOPLUMUN EN DEĞERLİ VARLIĞIDIR”
Üniversiteler, bir toplumun en değerli varlığıdır. Bilimsel ilerlemenin, yenilikçiliğin, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal gelişimin merkezleri olan üniversitelerin bağımsızlığı ve özerkliği, bu işlevlerini yerine getirebilmeleri için hayati öneme sahiptir. Bu özerklik olmadan, üniversiteler gerçek anlamda bilim üretemezler, ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştiremezler. Akademisyenlerin özgürce araştırma yapamadığı, bilimsel çalışmalarının siyasi baskılara maruz kaldığı bir ortamda, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik ilerlemesinden söz etmek mümkün değildir.
“AMAÇ, AKADEMİK KADROLARI SİYASİ SADAKAT KRİTERLERİYLE BELİRLEMEK”
Bu maddeyle amaçlanan şey, üniversitelerde akademik kadroların siyasi sadakat kriterleriyle belirlenmesi ve üniversite yönetimlerinin tamamen siyasi bir vesayet altına alınmasıdır. Bu, üniversitelerin temel fonksiyonlarına ağır bir darbe vuracaktır. Üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldıran, siyasi müdahale ve baskıyı olağanlaştıran bu yaklaşım, gençlerimizin umutlarını ve akademisyenlerin çalışma azmini kıracaktır.
Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımızda, üniversitelerin bilimsel özerkliğinin ve akademik özgürlüğünün ne kadar korunduğunu görüyoruz. Bu ülkeler, bilim insanlarını siyasetin değil bilimin gereklilikleriyle yetiştiriyor ve destekliyorlar. Bizim de yapmamız gereken, üniversitelerimizi siyasi müdahalelerden uzak tutmak, bilimsel üretkenliği desteklemek ve akademik özgürlükleri korumaktır.
“DÜZENLEME İLE AKADEMİK KADROLARDA LİYAKAT DEĞİL SİYASİ SADAKAT ARANACAKTIR”
Bu düzenleme ile, akademik kadrolarda liyakat değil siyasi sadakat aranacaktır. Bu durum sadece bilimin değil, aynı zamanda toplumun da zararına olacaktır. Nitelikli akademisyenler siyasi baskılara boyun eğmek yerine, özgür bilim yapabilecekleri ülkelere gitmek zorunda kalacaklar. Bu, Türkiye’nin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu ülkeyi bilimden, yenilikçilikten, gelişmişlikten ve kalkınmadan uzaklaştıracaktır.
“ÜNİVERSİTELERİN ÖZERK VE BAĞIMSIZ YAPISINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, üniversitelerin özerk ve bağımsız yapısını sonuna kadar savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, üniversitelerin bağımsızlığı Türkiye’nin geleceği açısından kritik öneme sahiptir. Akademik özgürlüğü ortadan kaldıran hiçbir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir.
“GELİN, TARİH KARŞISINDA DOĞRU YERDE DURALIM: BİLİMİ SAVUNALIM, AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜ KORUYALIM…”
Burada alınacak karar, sadece bir kanun maddesinin onaylanması veya reddedilmesi değildir. Burada alınacak karar, ülkemizin geleceğine dair bir tercihtir. Akademik özgürlüklerin korunması, üniversitelerin siyasi baskılardan uzak tutulması ve bilimin gerçek anlamda desteklenmesi konusunda bir duruş sergilemek zorundayız. Bu nedenle siz değerli milletvekillerine seslenmek istiyorum: Gelin, üniversitelerimizi siyasi vesayet altına sokacak bu maddeyi reddedin. Gelin, tarih karşısında doğru yerde duralım. Bilimi savunalım, akademik özgürlüğü koruyalım, üniversitelerimizi siyasi müdahalelerden kurtaralım. Türkiye’nin geleceğini aydınlatmak, gençlerimizin umutlarını yeşertmek için bu maddeyi hep birlikte ret edelim. Son söz olarak şunu belirtmek isterim ki, bugün burada yapacağımız tercihin vebali büyüktür. Üniversitelerimizin geleceğini siyasi hesaplara kurban etmeyelim. Bu maddeye karşı çıkarak, demokrasiye, bilime ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkalım.”
💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

CHP’Lİ AŞKIN GENÇ’TEN TORBA KANUN TEPKİSİ: ÜNİVERSİTELERİMİZ SİYASİ VESAYETİN ALTINA SOKULMAK İSTENİYOR

CHP’Lİ AŞKIN GENÇ’TEN TORBA KANUN TEPKİSİ: ÜNİVERSİTELERİMİZ SİYASİ VESAYETİN ALTINA SOKULMAK İSTENİYOR
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, torba kanun görüşmelerinde yaptığı konuşmada, teklifin üniversitelerin özerk ve özgür yapısına aykırı olduğunu belirterek, “Düzenleme ile Üniversiteler Arası Kurul’un Yükseköğretim Kurulu üyelerini belirleme yetkisi fiilen ortadan kaldırılarak, üniversitelerimiz doğrudan siyasi vesayetin altına sokulmak istenmektedir. Akademik özgürlüğü ortadan kaldıran hiçbir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir. Üniversitelerimizin geleceğini siyasi hesaplara kurban etmeyelim. Bu maddeye karşı çıkarak, demokrasiye, bilime ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkalım” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri devam ediyor. Teklifin 5’inci maddesi üzerine söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç; yapılmak istenen düzenleme ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyelerini belirleme yetkisinin fiilen Cumhurbaşkanı’na devredileceğini ifade etti. “Üniversiteler, bir toplumun en değerli varlığıdır” diyen Genç, söz konusu madde için “Türkiye’nin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür” ifadelerini kullandı.
Teklifin kabul edilmesi halinde, üniversitelerin özek ve özgür yapısının bozulacağını vurgulayan CHP’li Genç, şunları kaydetti:
“ÜNİVERSİTELERİMİZ DOĞRUDAN SİYASİ VESAYETİN ALTINA SOKULMAK İSTENMEKTEDİR”
“İlk bakışta sadece basit bir teknik düzenleme gibi sunulan bu madde, aslında Türkiye’nin eğitim sistemini, demokratik yapısını ve bilimsel ilerlemesini kökten tehdit eden tehlikeli bir girişimdir. Bu düzenleme ile Üniversiteler Arası Kurul’un Yükseköğretim Kurulu üyelerini belirleme yetkisi fiilen ortadan kaldırılarak, üniversitelerimiz doğrudan siyasi vesayetin altına sokulmak istenmektedir.
“ÜLKEMİZİ SADECE AKADEMİK DEĞİL, DEMOKRATİK OLARAK DA GERİYE GÖTÜRMEKTEDİR”
Anayasa Mahkemesi, bu konuda daha önce açık ve net bir karar verdi. Mahkeme kararında, bu tür düzenlemelerin Anayasa’nın temel ilkelerine, demokratik hukuk devletine ve üniversitelerin özerkliğine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bugün önümüze tekrar getirilen bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı açık bir meydan okumadır. Hukukun üstünlüğü ilkesine, yargının bağımsızlığına ve demokratik değerlere aykırı bu işlem, ülkemizi sadece akademik değil, aynı zamanda demokratik olarak da geriye götürmektedir.
“ÜNİVERSİTELER, BİR TOPLUMUN EN DEĞERLİ VARLIĞIDIR”
Üniversiteler, bir toplumun en değerli varlığıdır. Bilimsel ilerlemenin, yenilikçiliğin, ekonomik kalkınmanın ve toplumsal gelişimin merkezleri olan üniversitelerin bağımsızlığı ve özerkliği, bu işlevlerini yerine getirebilmeleri için hayati öneme sahiptir. Bu özerklik olmadan, üniversiteler gerçek anlamda bilim üretemezler, ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü yetiştiremezler. Akademisyenlerin özgürce araştırma yapamadığı, bilimsel çalışmalarının siyasi baskılara maruz kaldığı bir ortamda, Türkiye’nin bilimsel ve teknolojik ilerlemesinden söz etmek mümkün değildir.
“AMAÇ, AKADEMİK KADROLARI SİYASİ SADAKAT KRİTERLERİYLE BELİRLEMEK”
Bu maddeyle amaçlanan şey, üniversitelerde akademik kadroların siyasi sadakat kriterleriyle belirlenmesi ve üniversite yönetimlerinin tamamen siyasi bir vesayet altına alınmasıdır. Bu, üniversitelerin temel fonksiyonlarına ağır bir darbe vuracaktır. Üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldıran, siyasi müdahale ve baskıyı olağanlaştıran bu yaklaşım, gençlerimizin umutlarını ve akademisyenlerin çalışma azmini kıracaktır.
Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımızda, üniversitelerin bilimsel özerkliğinin ve akademik özgürlüğünün ne kadar korunduğunu görüyoruz. Bu ülkeler, bilim insanlarını siyasetin değil bilimin gereklilikleriyle yetiştiriyor ve destekliyorlar. Bizim de yapmamız gereken, üniversitelerimizi siyasi müdahalelerden uzak tutmak, bilimsel üretkenliği desteklemek ve akademik özgürlükleri korumaktır.
“DÜZENLEME İLE AKADEMİK KADROLARDA LİYAKAT DEĞİL SİYASİ SADAKAT ARANACAKTIR”
Bu düzenleme ile, akademik kadrolarda liyakat değil siyasi sadakat aranacaktır. Bu durum sadece bilimin değil, aynı zamanda toplumun da zararına olacaktır. Nitelikli akademisyenler siyasi baskılara boyun eğmek yerine, özgür bilim yapabilecekleri ülkelere gitmek zorunda kalacaklar. Bu, Türkiye’nin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Bu ülkeyi bilimden, yenilikçilikten, gelişmişlikten ve kalkınmadan uzaklaştıracaktır.
“ÜNİVERSİTELERİN ÖZERK VE BAĞIMSIZ YAPISINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, üniversitelerin özerk ve bağımsız yapısını sonuna kadar savunuyoruz ve savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, üniversitelerin bağımsızlığı Türkiye’nin geleceği açısından kritik öneme sahiptir. Akademik özgürlüğü ortadan kaldıran hiçbir düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir.
“GELİN, TARİH KARŞISINDA DOĞRU YERDE DURALIM: BİLİMİ SAVUNALIM, AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜ KORUYALIM…”
Burada alınacak karar, sadece bir kanun maddesinin onaylanması veya reddedilmesi değildir. Burada alınacak karar, ülkemizin geleceğine dair bir tercihtir. Akademik özgürlüklerin korunması, üniversitelerin siyasi baskılardan uzak tutulması ve bilimin gerçek anlamda desteklenmesi konusunda bir duruş sergilemek zorundayız. Bu nedenle siz değerli milletvekillerine seslenmek istiyorum: Gelin, üniversitelerimizi siyasi vesayet altına sokacak bu maddeyi reddedin. Gelin, tarih karşısında doğru yerde duralım. Bilimi savunalım, akademik özgürlüğü koruyalım, üniversitelerimizi siyasi müdahalelerden kurtaralım. Türkiye’nin geleceğini aydınlatmak, gençlerimizin umutlarını yeşertmek için bu maddeyi hep birlikte ret edelim. Son söz olarak şunu belirtmek isterim ki, bugün burada yapacağımız tercihin vebali büyüktür. Üniversitelerimizin geleceğini siyasi hesaplara kurban etmeyelim. Bu maddeye karşı çıkarak, demokrasiye, bilime ve Türkiye’nin geleceğine sahip çıkalım.”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…