
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, şehir hastaneleri için Ocak 2026’da yapılan 22,2 milyar TL’lik ödemeye dikkat çekti: “Bir zamanlar ‘cebimizden para çıkmayacak’ denilen modelde bugün bütçeden saniyeler içinde milyonlar gidiyor.”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı mali tablolar üzerinden Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle işletilen şehir hastanelerine yapılan ödemelere ilişkin çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.
Resmi mali verilere göre şehir hastaneleri için 2026 yılının yalnızca ocak ayında firmalara 22 milyar 223 milyon 102 bin 811 TL ödeme yapıldığını hatırlatan Genç, 2025 yılının tamamında ise bu tutarın 111 milyar 100 milyon 278 bin 974 TL olduğunu belirtti.
Genç, rakamların büyüklüğüne ilişkin maliyetin, zaman karşılığına bakıldığında çok daha net anlaşıldığını söyledi:
“Ocak ayında yapılan 22,2 milyar TL ödeme; günde yaklaşık 717 milyon TL, saatte yaklaşık 30 milyon TL demektir. Dakikada yaklaşık 500 bin TL, saniyede ise yaklaşık 8 bin TL şehir hastaneleri için bütçeden çıkıyor.”
Bu hesabın vatandaşın günlük hayatıyla kıyaslandığında tabloyu daha çarpıcı gösterdiğini belirten Genç şöyle konuştu:
“Bugün bir asgari ücretlinin aylık geliri birkaç saniyede şehir hastaneleri için yapılan ödemelere denk geliyor. Başka bir ifadeyle, şehir hastaneleri için her birkaç saniyede bir vatandaşın aylık geliri kadar ödeme yapılıyor.”
“Geçen yılın aylık ortalamasının 2,4 katı”
Genç, 2025 verileriyle kıyas yaptığında artışın boyutunun ortaya çıktığını ifade etti:
“2025 yılında şehir hastaneleri için ödenen 111,1 milyar TL’nin aylık ortalaması yaklaşık 9,3 milyar TL’dir. 2026’nın sadece ocak ayında 22,2 milyar TL ödenmiş olması, tek ayda geçen yılın aylık ortalamasının yaklaşık 2,4 katı ödeme yapıldığı anlamına geliyor.”
“Daha yılın başında bütçenin beşte biri”
Ocak ayında gerçekleşen Kamu Özel İşbirliği harcamasının 2025 toplam oranına dikkat çeken Genç şunları söyledi:
“Daha yılın ilk ayında, geçen yıl şehir hastaneleri için yapılan toplam ödemenin yaklaşık yüzde 20’si bütçeden çıkmış durumda. Yani yıl başlar başlamaz sağlık bütçesinin önemli bir kısmı garanti ödemelere bağlanıyor.”
“Cebimizden para çıkmayacak denmişti”
Şehir hastaneleri modelinin kamuoyuna anlatıldığı dönemi hatırlatan Genç şu ifadeleri kullandı:
“Bu model tanıtılırken ‘vatandaşın cebinden para çıkmayacak’ denilmişti. Bugün ise vatandaşın vergilerinden oluşan bütçeden her gün yüz milyonlarca lira, her saat on milyonlarca lira ödeme yapıldığını resmi tablolar gösteriyor.”
“Bu bir tercih meselesidir”
Genç açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sağlık bütçesi sınırsız değildir. Her saniye binlerce liranın garanti ödemelere gitmesi; randevu sorunu, personel ihtiyacı ve sağlık hizmetine erişim gibi alanlarda doğal olarak baskı yaratır. Bu artık yalnızca sağlık yatırımı değil, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair bir tercih meselesidir.”
CHP’li Aşkın Genç’ten Bağ-Kur’lular için 7200 gün teklifi: “Prim gün şartında eşitlik sağlanmalı”
Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için 9000 gün prim şartına tabi tutulmasının, aynı sistemde yer alan SSK’lılara göre 1800 gün daha fazla prim ödeme yükü doğurduğunu vurgulayan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, bu farkın “hakkaniyet ve eşitlik” ilkesine aykırı olduğunu belirterek prim gün şartının 7200 güne eşitlenmesi amacıyla TBMM’ye kanun teklifi verdi. Genç, düzenlemenin gecikmesinin sosyal güvenlik sistemine güveni zedelediğini ve kayıt dışılığı teşvik ettiğini ifade etti.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için gerekli prim gün sayısının 9000’den 7200’e düşürülmesi amacıyla TBMM’ye kanun teklifi sundu. Genç, teklifin gerekçesinde, aynı sosyal güvenlik sistemi içinde yer alan sigortalılar arasında prim gün şartı bakımından farklı uygulamalar bulunduğuna dikkati çekti.
“Yapısal eşitsizlik doğuruyor”
Teklifin gerekçesinde 4/1-a kapsamındaki sigortalılar için yaşlılık aylığına hak kazanmak açısından 7200 gün yeterli görülürken, 4/1-b kapsamındakiler için bu sürenin 9000 gün olarak uygulanmasının uzun yıllardır özellikle esnaf ve sanatkarlar başta olmak üzere Bağ-Kur’lular açısından “yapısal bir eşitsizlik” doğurduğunu ifade eden Genç, geliri düzensiz olan ve çoğu zaman primini kendisi ödemek zorunda kalan esnafın, yüksek prim gün şartı nedeniyle emekliliğe erişimde ciddi güçlük yaşadığını belirtti.
Aynı işi yapan, aynı şehirde çalışan ve benzer gelir düzeyine sahip bir SSK’lı ile bir Bağ-Kur’lunun yalnızca statü farkı nedeniyle 1800 gün daha fazla prim ödemeye zorlandığını kaydeden Genç, bu tablonun sosyal güvenlik sisteminin hakkaniyet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığını vurguladı.
“Emeklilik hakkını erişilemez hale getiriyor”
Gerekçede, prim gün şartındaki bu farkın yalnızca bireysel bir mağduriyet alanı olmadığına işaret eden Genç, söz konusu eşitsizliğin sosyal güvenlik sistemine güveni zedelediğini, kayıt dışılığı teşvik ettiğini ve emeklilik hakkını fiilen erişilemez hale getirdiğini ifade etti.
Genç, ayrıca AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesinde küçük esnafın prim gün sayısının SSK’lılarla eşitlenerek 7200 güne indirileceğini açıkladığını, düzenlemeden yaklaşık 1 milyon esnafın yararlanacağını söylediğini hatırlattı. Aradan geçen zamana rağmen düzenlemenin kanunlaşmadığını belirten Genç, verilen söz ile mevcut hukuki durum arasındaki uyumsuzluğun daha görünür hale geldiğini kaydetti.
Teklifin gerekçesinde yaş şartlarına dokunulmadığını belirten Genç, düzenlemenin prim gün sayısı bakımından 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki sigortalılar arasındaki farkı kaldırmayı hedeflediğini ifade etti.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



