Politika

CHP’li Aşkın Genç: “Bu bütçe Türkiye’yi bağımsızlığa değil, ithalata mahkûm ediyor”

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın “tam bağımsızlık” söylemini, Bakanlığın kendi raporlarıyla çeliştiğini belirterek hedef aldı. Genç, stratejik planda “tam bağımsızlık” hedefi bulunmadığını, Sakarya gazı ve madencilik verilerinin de kürsüde anlatılan başarı hikâyesini doğrulamadığını vurgulayarak, “Bu bütçe üretimi değil, ithalat rejimini finanse ediyor” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, hükümetin enerji politikalarını bakanın sunumu ile resmi belgeler arasındaki fark üzerinden eleştirdi.
Genç, “Enerji bu ülke için sadece arz-talep dengesi değil, bağımsızlık, kalkınma ve toplumsal adalet meselesidir. Ancak Bakanlığın 2024 Faaliyet Raporu ve 2024-2028 Stratejik Planı, dışa bağımlılığın sürdüğünü ve ‘tam bağımsızlık’ iddiasının kağıt üzerinde dahi yer almadığını gösteriyor.” diyerek, Sakarya gaz üretimi, madenciliğin milli gelirdeki payı ve enerji destekleri kalemlerinde sunumla veriler arasındaki çelişkilere dikkati çekti.
CHP’li Genç konuşmasında şunları kaydetti:
“Bakanlığınızın ve bağlı kurumların kendi belgeleriyle konuşmak gerekirse, Bakanlığınızın 2024 Faaliyet Raporu ve Stratejik Planı, 2024’te enerji ithalat faturasının hâlâ onlarca milyar dolar seviyesinde olduğunu, toplam arzda dışa bağımlılığın yüksek seyrini koruduğunu ortaya koyuyor. 2024-2028 Strateji Planı’nızda dahi dönem sonunda tam bağımsızlıktan değil ancak sınırlı bir iyileşmeden söz ediyorsunuz yani resmi belgelerinizin dili açık. ‘Tam bağımsızlık’ bir hedef olarak bile yazılmamışken bugün bu bütçe üzerinden ‘Tam bağımsızlığa emin adımlarla gidiyoruz’ diyorsunuz; sorunumuz burada başlıyor.
“Sakarya gaz sahası, bugünkü hâliyle tüketimin yalnızca küçük bir bölümünü karşılamaktadır”
Doğal gaz tarafında tablo çok daha çarpıcı. EPDK 2024 Faaliyet Raporu’na göre Sakarya gaz sahasından 2024 boyunca ulusal sisteme verilen gaz miktarı yaklaşık 2,26 milyar metreküptür, aynı yıl toplam tüketim 53 milyar metreküpü aşmaktadır yani Sakarya bugünkü hâliyle tüketimin yalnızca küçük bir bölümünü karşılamaktadır. MAPEG ve Bakanlık belgelerinde yer alan hedeflere baktığımızda 2028 ufkunda dahi yerli gaz üretiminin toplam tüketimi sınırlı bir oranda karşılayacağı kabul ediliyor. Bu gerçek
ortadayken Sakarya üzerinden oyun değişti, bağımlılık bitti izlenimi vermek kendi resmi projeksiyonlarınızla bile çelişmektedir.
“Kendi performans göstergeleriniz siyasi söylemi doğrulamıyor”
Sunumda ‘Madenciliği 4,5 kat büyüttük’ diyorsunuz. MAPEG’in stratejik planı ve faaliyet raporu ise madenciliğin milli gelir içindeki payını 2028 için yüzde 2 hedeflerken 2024 gerçekleşmelerinin bu hedefin belirgin şekilde gerisinde kaldığını gösteriyor yani hacim, kur, enflasyon üzerinden anlatılan bir büyüme var fakat ekonomideki ağırlığı, katma değeri hedeflenen düzeye ne yazık ki çıkamamış; kendi performans göstergeleriniz siyasi söylemi doğrulamıyor.
EPDK cephesinde ise enerji destekleri ve piyasa sonuçları arasında makas daha dikkat çekici. Bir yandan 100 milyarca liralık destek kalemleri ‘Faturaları hafiflettik’ başlığı altında toplanıyor, diğer yandan EPDK raporlarına 100 bini aşan tüketici şikâyeti ve artan piyasa gerilimleri kayda geçiyor. Enerji piyasasında gerçek rekabet ve öngörülebilirlik sağlanmadan destek yükünü kurum kurum dolaştırıp tek kalemde vatandaşa ‘destek’ diye sunmak ithalata dayalı maliyeti gizlemekten başka bir işe yaramıyor.
Kritik madenler, nadir toprak elementleri, bor ve lityum konusunda da benzer bir tablo var. Stratejik Plan ve Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu belgeleri bu alanları öncelikli ilan ediyor ancak bütçede ayrılan kaynaklar ve gerçekleşmeler bu önceliğin hâlâ laboratuvar ve pilot tesis ölçeğinde kaldığını bizlere gösteriyor yani yüksek perdeden konuşulan stratejik hamleler bu bütçede somut sanayi politikası olarak vücut bulmuyor, bulamıyor.
“Bu bütçe, ithalat rejimini ve fiyat baskısını yönetmeyi finanse ediyor”
Tüm bu başlıkları yan yana koyduğumuzda karşımıza çıkan resim şudur: Bu bütçe konuşmalarda tarif edilen tam bağımsız, yüksek teknolojili, katma değerli enerji ekonomisini finanse etmiyor; bu bütçe dışa bağımlılığı azaltan yapısal dönüşümü değil mevcut ithalat rejimini ve fiyat baskısını yönetmeyi finanse ediyor. Kendi resmi belgeleriniz petrol ve doğal gazda uzun yıllar sürecek dışa bağımlılığı, yenilenebilir de sınırlı artış hızını, madencilikte hedeflerin gerisinde kalındığını, nükleerde ve kritik madenlerde gecikmiş ve düşük ölçekli bir yürüyüşü zaten itiraf ediyor.
Biz, bugün, burada bir tercihi tartışıyoruz: ‘Türkiye enerji politikasını rakamlarla süslenmiş bir anlatı üzerinden yürütecek, yoksa kendi resmî raporlarının söylediği gerçeklerle yüzleşip buna uygun bir bütçe ve strateji mi inşa edecek?’ Bu bütçe ikinci yolu seçmediğini bizlere çok açık gösteriyor.”
💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

CHP’li Aşkın Genç: “Bu bütçe Türkiye’yi bağımsızlığa değil, ithalata mahkûm ediyor”

CHP’li Aşkın Genç: “Bu bütçe Türkiye’yi bağımsızlığa değil, ithalata mahkûm ediyor”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın “tam bağımsızlık” söylemini, Bakanlığın kendi raporlarıyla çeliştiğini belirterek hedef aldı. Genç, stratejik planda “tam bağımsızlık” hedefi bulunmadığını, Sakarya gazı ve madencilik verilerinin de kürsüde anlatılan başarı hikâyesini doğrulamadığını vurgulayarak, “Bu bütçe üretimi değil, ithalat rejimini finanse ediyor” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi görüşmelerinde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, hükümetin enerji politikalarını bakanın sunumu ile resmi belgeler arasındaki fark üzerinden eleştirdi.
Genç, “Enerji bu ülke için sadece arz-talep dengesi değil, bağımsızlık, kalkınma ve toplumsal adalet meselesidir. Ancak Bakanlığın 2024 Faaliyet Raporu ve 2024-2028 Stratejik Planı, dışa bağımlılığın sürdüğünü ve ‘tam bağımsızlık’ iddiasının kağıt üzerinde dahi yer almadığını gösteriyor.” diyerek, Sakarya gaz üretimi, madenciliğin milli gelirdeki payı ve enerji destekleri kalemlerinde sunumla veriler arasındaki çelişkilere dikkati çekti.
CHP’li Genç konuşmasında şunları kaydetti:
“Bakanlığınızın ve bağlı kurumların kendi belgeleriyle konuşmak gerekirse, Bakanlığınızın 2024 Faaliyet Raporu ve Stratejik Planı, 2024’te enerji ithalat faturasının hâlâ onlarca milyar dolar seviyesinde olduğunu, toplam arzda dışa bağımlılığın yüksek seyrini koruduğunu ortaya koyuyor. 2024-2028 Strateji Planı’nızda dahi dönem sonunda tam bağımsızlıktan değil ancak sınırlı bir iyileşmeden söz ediyorsunuz yani resmi belgelerinizin dili açık. ‘Tam bağımsızlık’ bir hedef olarak bile yazılmamışken bugün bu bütçe üzerinden ‘Tam bağımsızlığa emin adımlarla gidiyoruz’ diyorsunuz; sorunumuz burada başlıyor.
“Sakarya gaz sahası, bugünkü hâliyle tüketimin yalnızca küçük bir bölümünü karşılamaktadır”
Doğal gaz tarafında tablo çok daha çarpıcı. EPDK 2024 Faaliyet Raporu’na göre Sakarya gaz sahasından 2024 boyunca ulusal sisteme verilen gaz miktarı yaklaşık 2,26 milyar metreküptür, aynı yıl toplam tüketim 53 milyar metreküpü aşmaktadır yani Sakarya bugünkü hâliyle tüketimin yalnızca küçük bir bölümünü karşılamaktadır. MAPEG ve Bakanlık belgelerinde yer alan hedeflere baktığımızda 2028 ufkunda dahi yerli gaz üretiminin toplam tüketimi sınırlı bir oranda karşılayacağı kabul ediliyor. Bu gerçek
ortadayken Sakarya üzerinden oyun değişti, bağımlılık bitti izlenimi vermek kendi resmi projeksiyonlarınızla bile çelişmektedir.
“Kendi performans göstergeleriniz siyasi söylemi doğrulamıyor”
Sunumda ‘Madenciliği 4,5 kat büyüttük’ diyorsunuz. MAPEG’in stratejik planı ve faaliyet raporu ise madenciliğin milli gelir içindeki payını 2028 için yüzde 2 hedeflerken 2024 gerçekleşmelerinin bu hedefin belirgin şekilde gerisinde kaldığını gösteriyor yani hacim, kur, enflasyon üzerinden anlatılan bir büyüme var fakat ekonomideki ağırlığı, katma değeri hedeflenen düzeye ne yazık ki çıkamamış; kendi performans göstergeleriniz siyasi söylemi doğrulamıyor.
EPDK cephesinde ise enerji destekleri ve piyasa sonuçları arasında makas daha dikkat çekici. Bir yandan 100 milyarca liralık destek kalemleri ‘Faturaları hafiflettik’ başlığı altında toplanıyor, diğer yandan EPDK raporlarına 100 bini aşan tüketici şikâyeti ve artan piyasa gerilimleri kayda geçiyor. Enerji piyasasında gerçek rekabet ve öngörülebilirlik sağlanmadan destek yükünü kurum kurum dolaştırıp tek kalemde vatandaşa ‘destek’ diye sunmak ithalata dayalı maliyeti gizlemekten başka bir işe yaramıyor.
Kritik madenler, nadir toprak elementleri, bor ve lityum konusunda da benzer bir tablo var. Stratejik Plan ve Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu belgeleri bu alanları öncelikli ilan ediyor ancak bütçede ayrılan kaynaklar ve gerçekleşmeler bu önceliğin hâlâ laboratuvar ve pilot tesis ölçeğinde kaldığını bizlere gösteriyor yani yüksek perdeden konuşulan stratejik hamleler bu bütçede somut sanayi politikası olarak vücut bulmuyor, bulamıyor.
“Bu bütçe, ithalat rejimini ve fiyat baskısını yönetmeyi finanse ediyor”
Tüm bu başlıkları yan yana koyduğumuzda karşımıza çıkan resim şudur: Bu bütçe konuşmalarda tarif edilen tam bağımsız, yüksek teknolojili, katma değerli enerji ekonomisini finanse etmiyor; bu bütçe dışa bağımlılığı azaltan yapısal dönüşümü değil mevcut ithalat rejimini ve fiyat baskısını yönetmeyi finanse ediyor. Kendi resmi belgeleriniz petrol ve doğal gazda uzun yıllar sürecek dışa bağımlılığı, yenilenebilir de sınırlı artış hızını, madencilikte hedeflerin gerisinde kalındığını, nükleerde ve kritik madenlerde gecikmiş ve düşük ölçekli bir yürüyüşü zaten itiraf ediyor.
Biz, bugün, burada bir tercihi tartışıyoruz: ‘Türkiye enerji politikasını rakamlarla süslenmiş bir anlatı üzerinden yürütecek, yoksa kendi resmî raporlarının söylediği gerçeklerle yüzleşip buna uygun bir bütçe ve strateji mi inşa edecek?’ Bu bütçe ikinci yolu seçmediğini bizlere çok açık gösteriyor.”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…