Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Çanakkale ruhu..(Köşe yazısı 18.03.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
[email protected]

Tarihimiz zaferlerle, kahramanlıklarla, isimsiz kahramanlarla dolu.
Ama öyle bir nesil yetişiyor ki, bırakın tarihini, dününü çabuk unutan bir nesil.
Özünde değil, ağzından çıkanı o an yaşayan ve sonrasında unutan.
Son dönemlerde, ülkedeki terörü bile artık kanıksayan, şehitlerini, gazilerini, göçleri, gelecekteki tehlikeyi görmeyip ‘lay lay lom’ yaşayanlar o kadar çoğaldı ki.
Oysa bugün Çanakkale Zaferi’nin Türk tarihindeki önemini konuşuyoruz.
Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devletinin kazandığı son iki zaferden biri.
Diğeri ise 1916 Kut’ül-Amare. Irak’ta 16 bin kişilik İngiliz ordusu başlarındaki komutanlarıyla birlikte Türk Ordusu tarafından esir alındı. Çanakkale Kurtuluş Savaşı’nın ilham kaynağı.
Çanakkale Zaferi, Milletimiz ve tarihimiz için bu nedenle önemi çok büyük.
Bunu sık sık gündeme getiren ve anlatmaya çalışan, adeta çırpınanlardan biri de Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Okutmanı Ahmet Nedim Kilci.
Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması için her saatini dolu dolu, o toplantıdan bu toplantıya, davete, Çanakkale’ye insanları götürüp getirerek geçiriyor.
“Çanakkale; imanıyla, ruhuyla, vatan sevgisiyle ve milli şuurla vatanını bekleyen Mehmetçiğin destan yazdığı yerdir. Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çanakkale harbinin en yaşlı gazisi Hüseyin Kaçmaz derki: ‘Memleketimin toprağı döşek, gökyüzündeki ay ve yıldızlar yorgan, taşı ise yastık oldu. Bu nedenle bu vatan için can vermiş kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anmak hepimizin borcudur. Bir Mehmetçik vurulduğu zaman değil, unutulduğu zaman ölür. Şehitleri asla unutmamamız gerekir. Çanakkale öyle bir mücadeledir ki; asırlardır yorgun düşmüş bir milletin varlığını, bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır” derken, Çanakkale’yi ‘Türk askerinin imkansızı başardığı, vatan sevgisini ve iman gücünü en üst safhada ortaya koyduğu bir destan’ olarak açıkladı.
1915’de Çanakkale’de bir vatanın nasıl savunulacağının en güzel örneği sergilendi.
Osmanlı, 1914’te başlayan ve bütün dünyayı saran büyük harbin içinde kendini buldu.
Oysa tarihe şanlı zaferler yazmış, dünyayı sarsmış bir imparatorluktu ama kendini içten içe tüketti.
Sınırlarının dört bir yanında savaşmaktan yoruldu.
Türkiye’yi bugün ki gibi bölmek ve parçalamak isteyen güçlü ülkelerin ‘Hasta Adam’ dedikleri Osmanlı İmparatorluğu kolu kanadı kırılmış bir kuş gibi çırpınıyordu.
Son gücünün son nefesini en doğru şekilde kullanmalı, canlanmalıydı.
İşte Çanakkale Zaferi bu kadar zor durumda olan bir imparatorluğun yok olamayacağını gösterdiği bir mücadele örneği.
Bu mücadele; yaşlısıyla genciyle, çocuğuyla kadınıyla, eli ayağı iş gören halkının her bir ferdi ile yaşandı.
Bu topraklarda yaşayanlar, dilini, dinini, ırkını, mezhebini, kültürünü unutmadan, inancını ve ruhunu birleştirdi.
Bunu ‘Vatanı düşmana teslim etmemek’ amacıyla yaptı, kenetlendi.
Dünyaya kafa tutan büyük komutan: Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal burada bir güneş gibi doğdu. Üstün askeri zekası, büyük cesareti ve vatan sevgisi ile yoğurulmuş bu dahi askerin komutanlığı ile birleşen büyük ruh, kahramanlığın destanını, türkülerini ve şiirlerini yazdı.
Bu vatan topraklarında doğmuş yaşamış her Türk’ün dilinde gönlünde derin duygular yaşatan: ‘Çanakkale içinde vurdular beni / Ölmeden mezara koydular beni / Çanakkale içinde aynalı çarşı / Ana ben gidiyom düşmana karşı’ dizeleri hem ağlattı hem de söylenerek bugünlere gelindi.
Nasıl ağlanmasın ki yüzbinlerce 15’lik genç fidan, vatan uğruna mücadele etti. Kimi canından oldu, kimi sakat kaldı.
Ama şehitlik ve gazilik rütbesinin onuru her şeyden kutsal sayıldı.
Tarihe, filmlere ve ders kitaplarına önemli bir savaş olarak geçen Çanakkale Zaferi’nin öyküsü anlatılmakla, yazılmakla bitmez.
Yaşanmış olan bu zafer Türk halkının Mehmetçiğin yüce ruhunun destanı.
Bu destanı dün ve bugün unutmadık, yarında birilerine inat unutturmayacağız. Ruhları şad olsun..

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Çanakkale ruhu..(Köşe yazısı 18.03.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Çanakkale ruhu..(Köşe yazısı 18.03.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
[email protected]

Tarihimiz zaferlerle, kahramanlıklarla, isimsiz kahramanlarla dolu.
Ama öyle bir nesil yetişiyor ki, bırakın tarihini, dününü çabuk unutan bir nesil.
Özünde değil, ağzından çıkanı o an yaşayan ve sonrasında unutan.
Son dönemlerde, ülkedeki terörü bile artık kanıksayan, şehitlerini, gazilerini, göçleri, gelecekteki tehlikeyi görmeyip ‘lay lay lom’ yaşayanlar o kadar çoğaldı ki.
Oysa bugün Çanakkale Zaferi’nin Türk tarihindeki önemini konuşuyoruz.
Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devletinin kazandığı son iki zaferden biri.
Diğeri ise 1916 Kut’ül-Amare. Irak’ta 16 bin kişilik İngiliz ordusu başlarındaki komutanlarıyla birlikte Türk Ordusu tarafından esir alındı. Çanakkale Kurtuluş Savaşı’nın ilham kaynağı.
Çanakkale Zaferi, Milletimiz ve tarihimiz için bu nedenle önemi çok büyük.
Bunu sık sık gündeme getiren ve anlatmaya çalışan, adeta çırpınanlardan biri de Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Okutmanı Ahmet Nedim Kilci.
Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması için her saatini dolu dolu, o toplantıdan bu toplantıya, davete, Çanakkale’ye insanları götürüp getirerek geçiriyor.
“Çanakkale; imanıyla, ruhuyla, vatan sevgisiyle ve milli şuurla vatanını bekleyen Mehmetçiğin destan yazdığı yerdir. Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çanakkale harbinin en yaşlı gazisi Hüseyin Kaçmaz derki: ‘Memleketimin toprağı döşek, gökyüzündeki ay ve yıldızlar yorgan, taşı ise yastık oldu. Bu nedenle bu vatan için can vermiş kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anmak hepimizin borcudur. Bir Mehmetçik vurulduğu zaman değil, unutulduğu zaman ölür. Şehitleri asla unutmamamız gerekir. Çanakkale öyle bir mücadeledir ki; asırlardır yorgun düşmüş bir milletin varlığını, bağımsızlığını devam ettirme savaşıdır” derken, Çanakkale’yi ‘Türk askerinin imkansızı başardığı, vatan sevgisini ve iman gücünü en üst safhada ortaya koyduğu bir destan’ olarak açıkladı.
1915’de Çanakkale’de bir vatanın nasıl savunulacağının en güzel örneği sergilendi.
Osmanlı, 1914’te başlayan ve bütün dünyayı saran büyük harbin içinde kendini buldu.
Oysa tarihe şanlı zaferler yazmış, dünyayı sarsmış bir imparatorluktu ama kendini içten içe tüketti.
Sınırlarının dört bir yanında savaşmaktan yoruldu.
Türkiye’yi bugün ki gibi bölmek ve parçalamak isteyen güçlü ülkelerin ‘Hasta Adam’ dedikleri Osmanlı İmparatorluğu kolu kanadı kırılmış bir kuş gibi çırpınıyordu.
Son gücünün son nefesini en doğru şekilde kullanmalı, canlanmalıydı.
İşte Çanakkale Zaferi bu kadar zor durumda olan bir imparatorluğun yok olamayacağını gösterdiği bir mücadele örneği.
Bu mücadele; yaşlısıyla genciyle, çocuğuyla kadınıyla, eli ayağı iş gören halkının her bir ferdi ile yaşandı.
Bu topraklarda yaşayanlar, dilini, dinini, ırkını, mezhebini, kültürünü unutmadan, inancını ve ruhunu birleştirdi.
Bunu ‘Vatanı düşmana teslim etmemek’ amacıyla yaptı, kenetlendi.
Dünyaya kafa tutan büyük komutan: Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal burada bir güneş gibi doğdu. Üstün askeri zekası, büyük cesareti ve vatan sevgisi ile yoğurulmuş bu dahi askerin komutanlığı ile birleşen büyük ruh, kahramanlığın destanını, türkülerini ve şiirlerini yazdı.
Bu vatan topraklarında doğmuş yaşamış her Türk’ün dilinde gönlünde derin duygular yaşatan: ‘Çanakkale içinde vurdular beni / Ölmeden mezara koydular beni / Çanakkale içinde aynalı çarşı / Ana ben gidiyom düşmana karşı’ dizeleri hem ağlattı hem de söylenerek bugünlere gelindi.
Nasıl ağlanmasın ki yüzbinlerce 15’lik genç fidan, vatan uğruna mücadele etti. Kimi canından oldu, kimi sakat kaldı.
Ama şehitlik ve gazilik rütbesinin onuru her şeyden kutsal sayıldı.
Tarihe, filmlere ve ders kitaplarına önemli bir savaş olarak geçen Çanakkale Zaferi’nin öyküsü anlatılmakla, yazılmakla bitmez.
Yaşanmış olan bu zafer Türk halkının Mehmetçiğin yüce ruhunun destanı.
Bu destanı dün ve bugün unutmadık, yarında birilerine inat unutturmayacağız. Ruhları şad olsun..

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…