Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Bir virüs ve yasağı…(2) (Köşe yazısı 14.04.2020 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Bir sokağa çıkma yasağından sonra sosyal paylaşım sitesinden seçtiklerimle devam ediyorum.

***

Bugün eczaneye gittim maske için ‘yok’ dediler. Birde şunu duydum. ‘Ben paramla aldım niye bedava veriyim’ dedi. Ordan çıktım PTT’ye gittim kredi için. Bayan ‘şu anda durduruldu’ dedi. Bankanın müşteri hizmetlerini aradım ‘kredi için PTT’ye gittim kredi donduruldu’ diye söyledi. PTT memurları milleti başından göndermek için bunları diyor. bunlara el atılması gerekir (Ahmet Kumru)

***

Şaka bir yana; Hoşumuza gitmese de bu virüs yaşlı, genç, kadın, erkek zengin, fakir, müdür, memur ayırmıyor. Haberiniz olsun. Çok demokratik. Çok (Aksu Şener)

***

Kapı çaldı. Ekrandan baktım postacı. Büyük bir keyifle “devletim maske göndermiş” diyerek kapıyı açtım. O da ne. 23 Mart’ta 65 km hızla trafik cezası yemişim. Tam evde kalamamışım anlaşılan. İnsan içine iki de maske atar (Fevzi Konaç)

***

Mağdura, mazluma yardıma engel olunmaz! Yarışacaksanız halka yardım için yarışın belediyenin aşevindeki bir tas çorbayı engellemekten, işsize yardım için açılan hesabına blokeden vazgeçin!
Millet can derdinde yapmayın!(Emre Ayan)

***

Kayseri’de belediye otobüsü şoförleri sağlık ekiplerine saldırdı. Üç ekip aracı polis olaya müdahale etti. Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç olay yerine gidip, ortamı yatıştırmaya çalıştı. Melikgazi ve Kocasinan ilçe sağlık müdürleri ve ekiplerine saldıranları polis güçlükle ayırdı. İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli’nin, doktor ve sağlık ekibine saldıran şahıslardan şikâyetçi olunmaması yönündeki talimatı şaşkınlık yarattı. Bir otobüs şoförünün virüs testinin pozitif çıkmasının ardından sağlık ekipleri, temasta bulunma ihtimali olan kişileri kontrol etmek ve bilgilendirmek adına hareket amirliğine gitti. Bazı şoförlerin bunun üzerine sağlık ekiplerine saldırarak “Allah sizin belanızı versin. Bir de burada korona virüs çıkartmayın. Hepsi sizin yüzünüzden. Koronayı siz taşıyorsunuz. Otobüslere ücretsiz bindiğinizden arkadaşımıza siz bulaştırdınız” dedikleri iddia edildi. Melikgazi İlçe Emniyet Müdürü Maksut Güldaş’ı arayan sağlık ekiplerinden bir yetkili saldırıya uğradıklarını belirterek acil yardım istedi. Olay yerine giden 3 araç polis ekibini gördükten sonra da şoförlerin tepkileri devam etti. Olay yerine gelen polisler şoförleri sakinleştiremedi. Daha sonra Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç olay yerine gelerek şoförleri sakinleştirmeye çalıştı.

Olay sonrasında İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli’nin sağlık ekiplerinin uğradığı iddia edilen saldırı karşısında şikayetçi olmaması sağlıkçılar arasında tepkiye neden oldu. (Mehmet İncialan)

***

Vatandaştan para topla. Kimseye yardım etme. Kendi ülkende ki aş evlerinin hesaplarına bloke koydur, insanları aç bırak. İsraile yardım gönder. Ya sabır, ya selamet…(Nazlı Karakurt Erdoğan)

***

Türkiye Cumhuriyeti kim nerde ne zaman yardıma ihtiyacı olsa hiç düşünmeden tereddüt etmeden yardıma koşmuştur. Burada İsrail, Amerika, İngiltere, Kosova, Saray Bosna, Makedonya, İspanya, İtalya, İran yani dil din ırk mezhep ayırt etmeden bunu yapıyor. Şuanda ki mevcut durumlarda da ülkemizdeki bütün vatandaşlarımıza yardım da ediliyor (kimine göre yeterli kimine göre yetersiz) İsrail ile diplomatik veya siyasi alanda sıkıntı olabilir. Ama İsrail’deki Filistin’deki Gazze’deki insanları korumak kurtarmak yardım etmek bir Türklüğünü gereğidir. Son zamanlarda Avrupa’dan ve Amerika’da sıkça söylenen söz olan ve bizim sevgili peygamberimizin ağzından çıkan ” kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. ” Ayrıca ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün bizlere öğrettiği insanlık açısından yapılması doğru olan en büyük şey bu yardımlaşmak burada yapılan işi bence eleştirmek yerine saygı ile alkışlanması gerekiyor diye düşünüyorum (Murat Harputluoğlu)

***

Yıkık dökük bir evin önünde karı koca iki ihtiyar gözüküyor. ”Kara günler için biriktirdiğimiz elli bin liramız vardı. Kampanya için bağışlıyoruz. Bundan sonra para bizim neyimize lazım. Allah Devletimize ve milletimize zeval vermesin” diye açıklama yapıyorlar. Bir lokanta sahibi bayan, işlerinin tamamen durduğunu görüyor, fakat biz durmayalım diyor.” 6-7 kişiyle kollarımızı sıvadık, fakir fukaraya yemek pişirmeye başladık. Şimdi 60 kişi olduk. Muhtaçların evlerine kadar götürüp dağıtıyoruz” diyor ve çok mutlu olduklarını ifade ediyor. Kağıt toplayarak geçimini sağlayan vatandaşların durumunu düşünen bir hayır sever, Koliler hazırlıyor, evlerine kadar bırakıyor. Yıkık dökük iki taş duvar arasında yaşayan bir başka ihtiyar adam, geçmişte gördüğü kara günleri hatırlıyor ve cebinde kalan son iki yüz lirasını Devletine bağışlama ihtiyacı duyuyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün.  Başka ülkelerde bunları görmemiz mümkün değil. İşte bizim milletimiz budur. Geçmişte Devleti yıkılınca, hemen toparlanıp yeni bir devlet kurmayı nasıl becerebildiyse, şimdi de aynı ruhla hareket ederek Devletine ve milletine zeval gelmesini istemiyor.Türk’ün özü var olsun! Allah bize yar olsun!..(Yunus Yıldızkan)

***

Kayseriliye dişlerini satan Yahudi. Bir tarihte Kayseri’ye bir Yahudi gelmiş. Adı da Moizmiş. Ticaret yapmak için Kapalıçarşı’da bir dükkân tutmuş. Mekân komşularına sormuş; ‘Bu çarşıda en çok kimden çekin meliyim?’ Birkaç dükkân ötesini gösterip, ‘Bak, orada bir Ahmet Ağa var, onun yanına desturla yanaş’ demişler. Moiz gitmiş Ahmet Ağa’nın yanına. Dükkân bomboş: – Ne iş yaparsın Ahmet Ağa? – Her şeyi alıp satarım. – O da ne demek? – Mesela, kabul edersen senin dişlerini satın alırım. – Olur mu öyle şey? – Neden olmasın? Dişlerine 10 altın veririm. Ömrünün sonuna kadar ağzında kalsın, öldükten sonra benim olsun. Moiz içinden ‘Bu saf adama mı kurnaz diyorlar’ diye gülmüş ve ‘Kabul, ver 10 altını’ demiş. Aradan birkaç gün geçmiş. Ahmet Ağa yanında iki-üç kişiyle Moiz’in dükkânına gelmiş: ‘Dişlerine müşteri çıktı. Malı görmek istiyorlar! Aç ağzını!’ Moiz, ‘Hani dişlerim ölünceye kadar benimdi’ diye kızmış. Ahmet Ağa, ‘Canım ölümünden sonra teslim etmek üzere satacağım’ demiş. Müşteriler Moiz’in dişlerine 12 altın vermişler, Ahmet Ağa az bulup reddetmiş. Ertesi gün Ahmet Ağa bir başka müşteri grubuyla yine Moiz’in dükkânına damlamış. Yine dişleri muayene, yine pazarlık, müşteriler 15 altına çıkmış, Ahmet Ağa yine reddetmiş. Üçüncü gün başka müşteri, dördüncü, beşinci gün… Sonunda Moiz patlamış: ‘Beni hayvan pazarında dişleri kontrol edilen eşek durumuna düşürdün. Al şu 10 altınını!’ Ahmet Ağa gülmüş: ‘Olur mu? Bu dişler 20 altını gördü. 30’dan aşağısına geri vermem.’ Moiz çaresiz; her gün ağzını kontrol ettirmektense 30 altın vermeyi tercih etmiş. Ahmet Ağa gülmüş: ‘Gördün mü? Ben sana her şeyi alıp satarım dediğimde inanmamıştın!(Mehmet Sümerli)

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç