HaberlerKöşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Basit park meselesi mi? (Köşe yazısı 06.05.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ

[email protected]

Son yıllarda Türkiye’nin gündemi.

Terör

Taşeron sorunu ve kadroya alınma

Suriyeliler konusu

Canlı bombalar

İşsizlik

Hayat pahalılığı

Kıdem tazminatları

Paralel operasyonlar

Artan suç ve suçlular

Küçüklere ve kadınlara tecavüzler gibi ciddi konular.

Peki Bünyan’nın gündemi ne?

Hükümet konağı  diğer adıyla Kaymakamlık binası önündeki park.

Bir süre önce göreve atanan ilçe Kaymakamı Deniz Zeyrek, kendi deyimi ile bina çevresinde park ve çevre düzenlemesi, yeşillendirme çalışması başlattı. Bu çerçevede, hakim ve Savcıların araçlarını park ettiği yeri kaldırtmak için ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne  ‘herkese park yapmak yasaklandı’ yazısı gönderdi. Bunu yapmadan önce İlçe Cumhuriyet Savcısı Mustafa Başara’ya konuyu iletti, uygun görülünce çevre düzenlemesine geçildi.

Şimdi ise, İlçe Kaymakamı Deniz Zeyrek ile Cumhuriyet Savcısı Mustafa Başara arasında sosyal medyada başlayan karşılıklı yazışmalar nedeniyle çekişme ilçenin gündemine oturdu.

Sanki ülkede yeterince sorun yokmuş gibi, Bünyan’da da halk gruplara bölünmeye başladı. Halk kimin yanında yer alacak, konu tam nasıl ne anlaşıldı ne anlatılabildi.

Halkın deyimi ile ‘Dallas dizisi’ne döndü.

Şimdi ben karşılıklı sosyal medya ve basında yazılanlara bakarak soruyorum.

Kaymakam bey, Cumhuriyet Savcısına ‘Bundan sonra buraya park edilmesin. Siz diğer hakim ve savcılara söyleyin kısaca onları ikna edin’ dedi mi? Dedi ise, sadece ilçede Kıdem olarak yerinde oturan Savcı beyin diğer hakim ve savcılara bunu söyleme ve ikna etme yetkisi var mı?

Ortadaki sorunun özü 4 araçlık park yeri. Buraya, ilçe Kaymakamı dışında hakim ve Savcılar araçlarını park ediyor. Aslı arası, yaklaşık 40-50 metrekarelik bir alan. Üstelik bu alan, altında işyerleri bulunan özel mülkiyet. Kira ödeniyor mu, izin alındı mı, adalet yerini buldu mu? Belli değil.

Adalet’in sağlanması için görev yapan hakim-savcıların, başta güvenlik olmak üzere araçları ve kendileri fazla halkın içine girip-çıkabilir mi? Her yere araçlarını park edebilirler mi? Ederlerse o zaman vatandaşla samimiyet ‘adalete güvensizliği’ daha da artırmaz mı?

Hadi diyelim önde çevre düzenlemesi yapıldı. Bundan sonra binanın arka bölümüne park yapılacak. O zaman güvenlik kamerası var mı? Arka bölümde asfalt ya da kilitli parke ile düzenleme yapıldı mı? Bir bölümü çöplük olarak kullanılan yerde nasıl düzenleme yapıldı. Yapıldı ise bu kavga niye?

Bu düzenleme olayı neden üç kez değiştirildi. İşin içine başta Valimiz olmak üzere, Cumhuriyet Başsavcısı dahil, Bakanlık sokularak zaman kaybı neden yaşatıldı?

Bir ilçenin mülkü amirinin, ilçe Emniyetine yazı gönderip, ‘hakim-savcıda olsa park yaptırmayın’ talimatından sonra Cumhuriyet Savcısının ‘Kaldıran hakkında işlem yaparım’ resti ile devletin memurları neden gülünç duruma düşürüldü?

Adalet için Adliyeye gelen insanların, ilçe Kaymakamının bu kararından sonra hakim-savcıya bakışı ne olacak?  Bu anlayış ‘Ben hakimi-savcıyı, adaleti takmıyorum?’ anlayışı değil mi? Kaymakam beyin bir nevi emri vaki ve ‘ben karar aldım benim dediğim olacak’ anlayışı ile bundan sonra Kaymakam ve Cumhuriyet Savcısı, milli günlerde ve diğer etkinliklerde nasıl bir araya gelecek, yanyana duracak. Oraya gelenler kimin yanında nasıl yer alacak?

İlçe Kaymakamının bu kararına Cumhuriyet Savcılığı idare mahkemesine itiraz ederse ne olacak?

Bence, güvenlik nedeniyle bazı kamu binalarının duvarları neyse, tüm duvarlar vatandaşın kullanması için yıkılmalı.

Ülkenin bu kadar sorunu varken ‘basit inatlaşmalar’ ile, ‘park yasağı’ adıyla bir ilçenin kaderi ile oynanmamalı, gülünç duruma düşürülmemeli.

Yıllardır Atatürk’ün bir sözünü sık kullanırım.

‘Doğruları söylemekten korkmayın. Adalet bir gün herkese lazım olabilir.’

 

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Basit park meselesi mi? (Köşe yazısı 06.05.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Basit park meselesi mi? (Köşe yazısı 06.05.2016 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ

[email protected]

Son yıllarda Türkiye’nin gündemi.

Terör

Taşeron sorunu ve kadroya alınma

Suriyeliler konusu

Canlı bombalar

İşsizlik

Hayat pahalılığı

Kıdem tazminatları

Paralel operasyonlar

Artan suç ve suçlular

Küçüklere ve kadınlara tecavüzler gibi ciddi konular.

Peki Bünyan’nın gündemi ne?

Hükümet konağı  diğer adıyla Kaymakamlık binası önündeki park.

Bir süre önce göreve atanan ilçe Kaymakamı Deniz Zeyrek, kendi deyimi ile bina çevresinde park ve çevre düzenlemesi, yeşillendirme çalışması başlattı. Bu çerçevede, hakim ve Savcıların araçlarını park ettiği yeri kaldırtmak için ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne  ‘herkese park yapmak yasaklandı’ yazısı gönderdi. Bunu yapmadan önce İlçe Cumhuriyet Savcısı Mustafa Başara’ya konuyu iletti, uygun görülünce çevre düzenlemesine geçildi.

Şimdi ise, İlçe Kaymakamı Deniz Zeyrek ile Cumhuriyet Savcısı Mustafa Başara arasında sosyal medyada başlayan karşılıklı yazışmalar nedeniyle çekişme ilçenin gündemine oturdu.

Sanki ülkede yeterince sorun yokmuş gibi, Bünyan’da da halk gruplara bölünmeye başladı. Halk kimin yanında yer alacak, konu tam nasıl ne anlaşıldı ne anlatılabildi.

Halkın deyimi ile ‘Dallas dizisi’ne döndü.

Şimdi ben karşılıklı sosyal medya ve basında yazılanlara bakarak soruyorum.

Kaymakam bey, Cumhuriyet Savcısına ‘Bundan sonra buraya park edilmesin. Siz diğer hakim ve savcılara söyleyin kısaca onları ikna edin’ dedi mi? Dedi ise, sadece ilçede Kıdem olarak yerinde oturan Savcı beyin diğer hakim ve savcılara bunu söyleme ve ikna etme yetkisi var mı?

Ortadaki sorunun özü 4 araçlık park yeri. Buraya, ilçe Kaymakamı dışında hakim ve Savcılar araçlarını park ediyor. Aslı arası, yaklaşık 40-50 metrekarelik bir alan. Üstelik bu alan, altında işyerleri bulunan özel mülkiyet. Kira ödeniyor mu, izin alındı mı, adalet yerini buldu mu? Belli değil.

Adalet’in sağlanması için görev yapan hakim-savcıların, başta güvenlik olmak üzere araçları ve kendileri fazla halkın içine girip-çıkabilir mi? Her yere araçlarını park edebilirler mi? Ederlerse o zaman vatandaşla samimiyet ‘adalete güvensizliği’ daha da artırmaz mı?

Hadi diyelim önde çevre düzenlemesi yapıldı. Bundan sonra binanın arka bölümüne park yapılacak. O zaman güvenlik kamerası var mı? Arka bölümde asfalt ya da kilitli parke ile düzenleme yapıldı mı? Bir bölümü çöplük olarak kullanılan yerde nasıl düzenleme yapıldı. Yapıldı ise bu kavga niye?

Bu düzenleme olayı neden üç kez değiştirildi. İşin içine başta Valimiz olmak üzere, Cumhuriyet Başsavcısı dahil, Bakanlık sokularak zaman kaybı neden yaşatıldı?

Bir ilçenin mülkü amirinin, ilçe Emniyetine yazı gönderip, ‘hakim-savcıda olsa park yaptırmayın’ talimatından sonra Cumhuriyet Savcısının ‘Kaldıran hakkında işlem yaparım’ resti ile devletin memurları neden gülünç duruma düşürüldü?

Adalet için Adliyeye gelen insanların, ilçe Kaymakamının bu kararından sonra hakim-savcıya bakışı ne olacak?  Bu anlayış ‘Ben hakimi-savcıyı, adaleti takmıyorum?’ anlayışı değil mi? Kaymakam beyin bir nevi emri vaki ve ‘ben karar aldım benim dediğim olacak’ anlayışı ile bundan sonra Kaymakam ve Cumhuriyet Savcısı, milli günlerde ve diğer etkinliklerde nasıl bir araya gelecek, yanyana duracak. Oraya gelenler kimin yanında nasıl yer alacak?

İlçe Kaymakamının bu kararına Cumhuriyet Savcılığı idare mahkemesine itiraz ederse ne olacak?

Bence, güvenlik nedeniyle bazı kamu binalarının duvarları neyse, tüm duvarlar vatandaşın kullanması için yıkılmalı.

Ülkenin bu kadar sorunu varken ‘basit inatlaşmalar’ ile, ‘park yasağı’ adıyla bir ilçenin kaderi ile oynanmamalı, gülünç duruma düşürülmemeli.

Yıllardır Atatürk’ün bir sözünü sık kullanırım.

‘Doğruları söylemekten korkmayın. Adalet bir gün herkese lazım olabilir.’

 

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…