Köşe Yazıları

“AMERİKA-BATI VE İSRAİL ŞER EKSENİ”

“AMERİKA-BATI VE İSRAİL ŞER EKSENİ” “BİRLEŞİK BÜYÜK KÜRDİSTAN” I HARPLER ÇIKARARAK VE TERÖR ÖRGÜTLERİ KURARAK  NASIL KURMAK  İSTİYOR?

Birinci Bölüm

Süleyman KOCABAŞ

Giriş

       1990’lı yılların başında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağıldıktan ve Komünizm çöktükten sonra, Kapitalist ve Komünist Bloklar arası “Soğuk Savaş Dönemi” sona ermiş, dünyamız, liderliğini Amerika-NATO’nun yaptığı  “Kapitalist Blok” un varlığına indirgenmişti. Bu haliyle, “meydanı boş bulan” ve “dengeleme siyasetlerinden vazgeçen” denilen Amerika,  1945’de kurduğu “I. Yeni Dünya Düzeni” nin ardından  “II. Yeni Dünya Düzeni” ni kurmaya soyunmuştu.

    Bu sırada Amerika’nın devlet başkanı George Bush idi. Onun politikasıyla, “II. Yeni Dünya Düzeni” nde  Ortadoğu ülkelerine verilmek istenilen statü, kendisini “Büyük Ortadoğu Projesi” şeklinde  göstermeye başladı. Bunun esasını, “Ortadoğu’da Amerika’nın çıkarları en iyi koruyacak” denilen, “İsrail’in güvenliğinin korunarak büyütülmesi”  ve  “Bölgede Amerikan çıkarlarına hizmet edecek olan yeni bir İsrail Devleti benzeri Birleşik Büyük Kürdistan’ın kurulması planları” ihtiva ediyordu.

1990 “Körfez Krizi” ve “Amerika -Irak Savaşı”yla “Büyük Kürdistan”ın Kurulmasına Giden Yol

     “Büyük Birleşik Kürdistan Planı”, durup dururken yürürlüğe konulamazdı. Bunun için bir “Yaratıcı Bir  Kaos” çıkartılması gerekiyordu.  Bu, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’i,  Kuveyt’i işgale “tahrik ve göz yumma” ile kendisini gösterecekti.  Saddam, öteden beri “Bağımsız Kuveyt Emir ve Şeyhliği”nin varlığını hazmedemiyor, burasının esasında  Irak’ın bir vilayeti olduğunu ileri sürerek, üstelik de üzerinde  en zengin petrol kuyuları bulunan burasını ülkesine ilhakın fırsatlarını arıyordu. İşin nihayetinde, Amerika “BOP Ön Projesi”ni yürürlüğe koymak için Saddam’a bu fırsatı verdi. Saddam, her defasında Kuveyt’i işgal edip burasını ülkesine katacağını açıkladıkça, Amerika buna hiç ses çıkarmadı. Hatta buna, Washington’dan  “yeşil ışık” bile yakıldı

 Bu olup bitenlerle, Amerika’nın işgal karşısında Irak aleyhine  tavır almayacağını düşünen  Saddam ,ordusuyla 2 Ağustos 1990’da Kuveyt’i işgal etti. “Yaratıcı Kaos”  peydahlamaktan    olarak Amerika’nın istediği “Körfez Krizi” böyle başladı.

     İşgalin ardından Amerika birden bire dümen kırarak, Kuveyt’in işgalini kabullenemeyeceğini ve Saddam’dan işgal ordusunu derhal ve hemen geri çekmesi istedi. Saddam bunu ret edince, Amerika askeri müdahalesiyle onun işgalina son verdi. Bu son vereme sırasında, yine “Yaratıcı Kaos” örnekleri sergilemekten olarak Başkan Bush, Amerikan  ordunun Saddam’ı Kuveyt’ten  çıkarmaya gücünün yetmeyeceği yalanını yumurtlayarak, kendilerine  Cumhurbaşkanı  Turgut Özal Türkiyesi ve Kuzey Irak’ta  “sınırlı Kürt yapılanması” nın liderleri  Mesut Barzani ve Celal Talabani  Kürt liderlerinden de kendisine askeri yardırmada bulunmalarını  istedi. Turgut Özal buna,  “Bir verip iki alacağız” mantığıyla “evet” dedi. Hedefinde, bu fırsattan istifadeyle    Musul ve Kerkük’ü almak vardı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay, buna tepki için 3 Aralık 1990’da istifa edince, Özal’ın Türk ordusunu Irak’a sokma girişimi başarısız oldu.

    Yalnız, Barzani ve Talabani, Başkan Bush’un isteklerine “olumlu” cevap vererek, Amerikan  ordusu Basra Körfezi yoluyla  Güney’den  Kuveyt’e sokmaya başlayınca onlar da emirlerindeki  “Peşmerge milis yapılanması” nı     Kuzey Irak’tan Irak ordusu üzerine  saldırttılar. “İki ateş arasında kalan” denilen, Saddam en sonunda  Kuveyt’ten çekilmek zorunda kaldı.

    Kaldı ama, “Kuzey Irak Kürt Yapılanması” dan alınacak  “intikamı” vardı.  İşgali bitirip  ordusu boşta kalınca, bu intikamını almak için onu Kuzey  Irak Kürt yönetimi üzerine   saldırttı.  Irak ordusunun önünden kaçak binlerce Kürt, Türkiye sınırına gelip yığıldı. Saddam’ın burada  işlediği “en büyük vahşet”,  İran – Irak Harbi sırasında, “İran ordusunu yensin” diye Amerika ve İsrail’in kendisine verdiği  “kimyasal silahları”  Halepçe de “Kürt kaçakları” üzerinde kullanarak 5 bin kişinin toplu  öldürülmesi  oldu. Aynı ölümler, sınırımıza yığılan 500 bin Kürt’e yönelik olarak da  yaşayacaktı. Tam bu sırada  Başkan Bush devreye girerek, Cumhurbaşkanı Özal’dan bunların Türkiye’ye alınmasını  istedi. Özal buna olumlu cevap verince, “Bunlar bizim mazlum Ensar muhacir kardeşlerimiz”  cümlesinden  sözler sarf ederek, bunları alıp Türkiye’nin   dört bir tarafına dağıtarak kalıcı iskanlarını sağladı. Hatta bu uğurda,  içi boş ve bakir alanlara  “Kürt sığınmacı köyleri” bile kuruldu.

     Bu  500 bin sığınmacı  mülteci  Kürt Türkiye’ye giriş yaparken, bunlar  yanında, Kuzey Irak’taki Kürt  PKK’da yapılanması  da Amerika’ya yardım  için Irak ordusuna saldırınca  “suçlu” duruma düştüğünden, bundan kurtulmak için PKK  militanları da 500 bin kişilik kalabalığın içine karışarak Türkiye’ye giriş yaptılar.  Bu “PKK gizli hücreleri” sayesinde 1990’lı yılların ortalarında  Türkiye’de  PKK terörü iyice atak yapmaya başladı. Bu yapılanma, Başbakan Tansu Çiller ve Genelkurmay Başkanı   Yaşar  Büyüanıt’ın  aldığı etkili tedbirlerle    2000’li yılların başlarına  gelindiğinde “iyice etkisiz” hale getirildi.

Körfez  Krizi ve Savaşıyla  Kuzey  Irak Kürt Yapılanmasının  Güçlendirilmesi   Sürecinin Yaşanması

      Ortadoğu’da “Birleşik Büyük Kürdistan” ın çekirdeği, yıllar önce Mesut Barzani’nin Babası Mola Mustafa Barzani tarafından Kuzey Irak’ta ekilmiş, bunun  Türkiye, Suriye ve İran’a da kök,  budak salmasına da  başlanmıştı. Mustafa Barzani’nin  “Türkiye’yi de hedef alan” denilen emeli kendisini daha  26 Eylül 1966’da göstermiş, bu tarihte Yeni İstanbul Gazetesi bunun haberini, “Barzani, ‘İkinci Hedefimiz  Türkiye’dir’ dedi” manşetiyle vermişti.

     Kuzey Irak’ta “Birleşik Bağımsız  Büyük Kürdistan  Yapılanması” ortaya  çıkınca, bir diğer “gerçek” daha kendisini göstermeye başlamıştı. Bu da,  Emperyalist Büyük Devletler (Amerika ve Batılı Devletler)  ve Küçük  Devletler (İsrail vb)  Ortadoğu’da “İkinci bir İsrail  Devleti yapılanması benzeri” denilerek hizmet edecek bu bağımsız devletin kurulmasına “Türkiye’nin de ậlet edilmesi” olacaktı. Bu, “Bağımsız Kürt Devleti   Türkiye’nin yaptığı veya ona yaptırılacağı  hatalar üzerinden kurdurulacaktır” şeklinde de formüle ediliyordu.

    Bunun en “belirgin ve çarpıcı tezahürü” denilen olanlar, 1990-91 Körfez Krizi ve Savaşı sırasında kendisini göstermişti. Bunun temelinde de  Başkan Bush’un  “Ön BOP Planlaması” nı gerçekleştirmek için   “Yaratıcı Kaos kurgulamak” yapılanması  vardı.

      Başkan Saddam, “intikamını almak” için Kuzey  Irak Kürt yönetime  saldırmış veya Amerika tarafından kurgulanarak saldırtılmıştı  ama,  bunun tehlikesi kısa zamanda ortadan kalkacağa benzemiyordu.

    Tam bu sırada Amerika Başkanı Bush, yeni bir kurgulanma yapılanmasından olarak, Cumhurbaşkanı Özal’a, Kuzey Irak’ta Saddam’ın  Kürtlere saldırılarının devam edeceğinden bahisle, bunun önlemsi için  11 Nisan 1991’de ona  17 bin kişilik bir “Huzur Operasyonu” başlatılmasını istemiş ve bu istek sanki  “Kürt Devletini Türk  Devletine  kurdurmaktan ” olarak denilerek Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından kabul edilmiştir. Bu 17 bin kişilik orduyu, Türkiye de dahil edildiği halde   NATO  ülkelerinin vereceği subay ve askerler teşkile edecek, adına “Çekip Güç” denilen bu ordu,  Kuzey Irak Türk sınırına konuçlandırılacak, Saddam Hüseyin’in Kürtlere saldırılarını  buradan önleyecekti.

Çekip Güç dahilinde işin daha  da ilginci ve hatta bölge ülkeleri için “en tehlikelisi”, Saddam’ın Kuzey Irak’a saldırılarını önlemek için buradaki 36’ıncı paralel  “Kuzey Irak Güvenli bölgesinin sınırı” olarak ilan edilmişti. Saddam, bu sınır içinde uçak uçuramayacak,  bu sınırı kara ordusuyla da aşmaya çalışırsa   Çekin Güç ona müdahale  edecek  ve üstelik de  İncirlik üssündeki  Amerikan uçakları  Kuzey Irak’a gelerek burada Irak ordusu üzerine bombalar yağdıracaktı.

    “36 Paralel  yapılandırması”,   işin bir diğer  esasından olarak,  Kuzey Irak’ta kurulmasına  çalışılan “Barzanistan  Kürt Devletçiği”ne kalıcı  sınır tayini  etmekti.

     Türkiye, kendi ordusundan  da subaylar ve erlerin verildiği Çekiç Güç’e,         Türkiye’de kalması  için kısa zaman vermişti  ama, süresi  TBMM’den çıkarılan 6 kararla  1996 yılına kadar  ülkemizde    6 defa kalması sağlandı.  Hata bunun, 28 Şubat Postmodern  Darbesi yıllarına  kadar bile uzatıldığı üzerinde  duruldu.

     Çekiç Güç’ün Türkiye’de  uzun süreli kalmasını istemekten  amaç, Saddam’ın  saldırılarını  önlemek yanında, Kuzey Irak’ta da  yapılanması  oluşturulan PKK’ya “askeri ve lojistik destek vermek”, daha da önemlisi   “Çekip Güç’ün gölgesinde” denilerek  tam anlamıyla “ilk merhale” de  “Kuzey Kürdistan Özerk  veya  Federe  Bölgesi” ni oluşturmaktı.  Çekiç Güç’te görevli Türk subayları, yazdıkları hatıra kitaplarında, adı geçen gücün buna hizmetleri  yanında, PKK’ya da hizmet ettiğini belgeleriyle anlatmışlardır.

   Anlayacağınız, Kuzey Doğu Irak’ta  “Barzanistan” Çekiç Güç sayesinde kuruluyordu.  Öyle ki, bu ortamda ilk Kürt  seçimler yapılmış, ilk parlamento  (meclis)  ve tam ta teşekkülü  ilk  hükümet ve “Peşmerge Kürt  Ordusu” bu sırada kurulmuş,  daha da önemlisi Kasım 1992’de  “Kürt Federe Devleti” nin kuruluşu  ilan edilmiş, bütün bu olup bitenlerin  ardından “yeni hedef” olarak  Mesut  Barzani, “Amacımız,  ‘Bağımsız Kürdistan’dır” emelini dile getirmişti.

          Olup bitenlerin 2003’den sonraki Suriye’ye dönük süreci yazımızın ikinci bölümünde  anlatılacaktır. Birinci Bölümün Sonu

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup