Politika

Aşkın Genç: “Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor”

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı… Aşkın Genç: “Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 100 bin 621 kişilik istihdam ve 5 bin 548 işletme kaybı yaşandığını söyledi. Kayseri’de 73 yıllık Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme taşıyan Genç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a, “Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip miyiz” diye sordu.

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’de sanayi üretimindeki daralmayı, tekstil sektöründeki istihdam kayıplarını ve Kayseri’nin köklü fabrikalarından Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme getirdi.

“100 BİN 621 ÇALIŞAN, 5 BİN 548 İŞLETME KAYBEDİLDİ”

TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre imalat sanayi üretiminin yıllık yüzde 2,5 gerilediğini, İstanbul Sanayi Odasının Eylül ayı imalat PMI endeksinin ise 47,9 seviyesinde kaldığını hatırlatan Genç, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’de sanayiyi konuşurken yalnızca açılan fabrikaları, verilen yatırım teşviklerini değil, üretimini durduran tesisleri ve kaybettiğimiz istihdamı da konuşmak durumundayız. SGK verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Aralık 2024’ten Haziran 2026’ya kadar 100 bin 621 çalışan ve 5 bin 548 işletme kaybedildi. Dikkatinizi çekiyorum, bunlar yalnızca istatistik değil. Bu rakamların arkasında kapanan işletmeler, işini kaybeden insanlar, üretimden uzaklaşan aileler mevcut.”

“73 YILLIK FABRİKA KAPANDI, YALNIZCA MAKİNELER DURMADI”

Kayseri’nin eylül ayında ihracatını yüzde 10 artırarak 355 milyon dolara ulaştırmasına rağmen, kentin en köklü üretim tesislerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasına dikkat çeken Genç, şöyle konuştu:

“Kayseri, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisidir. Bu ihracat başarısı Kayserili sanayicilerimizin yüksek çabasının bir sonucudur. Ancak aynı şehirde, 1953 yılından bu yana üretim yapan Orta Anadolu Mensucat’ın fabrikaları kapandı. Dünya markalarına kumaş üreten, 73 yıllık üretim geçmişine sahip bir tesisten söz ediyoruz. Burada sorguladığım, Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip olup olmadığımızdır. Çünkü bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor. Yılların üretim bilgisi, yetişmiş iş gücü, tedarik ilişkileri ve bölgenin ekonomik birikimi de zarar görmekte.”

“TÜRKİYE’NİN SERMAYESİ NEDEN BAŞKA ÜLKELERDE KOŞUL ARIYOR?”

Türk tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır’a yönelen yatırımlarını gündeme getiren Genç, Bakan Kacır’a şu soruları yöneltti:

“Türkiye’de yetişen sermaye ve üretim tecrübesi, neden yeni yatırımlar için başka ülkelerde daha elverişli koşullar aramakta? Sorun yalnızca işçilik maliyeti mi? Enerji mi, finansman mı, hammadde mi, kur politikası mı? Bunların hepsini birlikte değerlendiren, istihdamı ve üretimi korumayı hedefleyen bir sanayi programınız var mı?”

“246,7 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞIN NE KADARI MEVCUT FABRİKALARI KORUYACAK?”

2027 bütçesinde Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi Programı için 246 milyar 700 milyon lira öngörüldüğünü belirten Genç, kaynağın üretim ve istihdama etkisinin açıklanmasını isteyerek şunları söyledi:

“Bu kaynağın ne kadarı mevcut üretim tesislerinin rekabet gücünü artırmak, istihdamı korumak ve kapanma riski yaşayan işletmeleri desteklemek için kullanılacak? KOSGEB desteklerinden Kayseri’deki kaç sanayi işletmesi yararlandı? Bu desteklerle kaç işletmede üretim ve istihdam korundu?”

Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde teknik tekstile ve yüksek katma değerli üretime geçiş için somut hedeflerin açıklanmasını isteyen Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz yalnızca verilen teşviklerin tutarını değil, sonuçlarını da öğrenmek isteriz. Kaç yeni yatırım gerçekleşti? Kaç işletme üretimini sürdürebildi? Kaç çalışan işini koruyabildi? Çünkü sanayi politikasının başarısı yalnızca kaç fabrikaya teşvik verildiğiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür. Kayseri’nin, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesini istemiyoruz. Sanayicimizin ürettiği, işçimizin çalıştığı, gençlerimizin geleceğini kendi ülkesinde kurabildiği bir sanayi yapısı istiyoruz.”

YENİ Partili Aşkın Genç: “Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, fon dolandırıcılığı soruşturmasında kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerine uzanan gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden iktidarın siyasi sorumluluğunu gündeme taşıdı. Üç hafta önce Mecliste açıklama yapan Borsa İstanbul Genel Müdürünün tutuklandığını hatırlatan Genç, “Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı, kim denetledi, kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulunda YENİ YOL Grubunun sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığına ilişkin genel görüşme önerisi üzerine konuştu. Soruşturma kapsamında Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) üst düzey yöneticileri hakkında alınan adli kararları gündeme getiren Genç, iktidarın siyasi sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini söyledi.

“ÜÇ HAFTA ÖNCE MECLİSTE SORULARI YANITLAYAN YÖNETİCİLER, BUGÜN SORUŞTURMANIN ŞÜPHELİLERİ ARASINDA”

14 Ekim’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda fon skandalıyla ilgili soruları yanıtlayan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un, “Üzerimize düşeni yapmış olduk” dediğini hatırlatan Genç, şöyle konuştu:

“Aradan 20 gün geçti. O genel müdür, rüşvet suçlamasıyla tutuklandı. Aynı komisyonda açıklama yapan Takasbank Genel Müdürü hakkında adli kontrol kararı verildi. Bugün de eski SPK Başkan Vekili, SPK’nın eski üst düzey yöneticileri ve görevdeki bir BDDK daire başkanının aralarında bulunduğu altı kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Üç hafta önce Mecliste soruları yanıtlayan yöneticiler, bugün adli soruşturmanın şüphelileri arasında.”

Adalet Bakanının açıkladığı 433 şüpheli, 112 tutuklu ve 38 firari bulunduğuna ilişkin rakamlara dikkat çeken Genç, Bakanın “Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebeke” açıklaması ile ilgili şöyle dedi:

“Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi? Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı? Kim denetledi? Kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”

“100’DEN FAZLA ALARM ÇALMIŞ, BİNANIN YANMASINA NASIL İZİN VERDİNİZ?”

Borsa İstanbul’dan SPK’ya 100’ün üzerinde bildirim yapıldığının Plan ve Bütçe Komisyonunda açıklandığını belirten Genç, “100’den fazla alarm çalmış, şimdi çıkıp bize yangını nasıl söndürdüğünüzü anlatıyorsunuz. Peki, bu kadar alarm çalarken binanın yanmasına nasıl izin verdiniz?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının fon skandalını araştırmak üzere Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdiğini hatırlatan Genç, Kurul Başkanı Salih Tanrıkulu’nun aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı olduğuna, inceleme başlayınca Borsa İstanbul’daki görevinden ayrıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Hem denetlenecek kurumun yönetimindesiniz hem de onu denetleyecek kurulun başındasınız. Sayın Cumhurbaşkanı, siz bu ülkeyi yönetirken denetleyenle denetleneni birbirine karıştırmışsınız.”

“PARANIN İZİ VAR, İŞLEMLERİN KAYDI VAR, PEKİ SORUMLULUĞUN İZİ NEREDE?”

Fon skandalındaki para hareketlerinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Genç, Takasbank Genel Müdürünün Mecliste Tera’nın 21 milyar liralık teminatından ve 9 milyar liralık kümülatif risk tutarından söz ettiğini hatırlattı.

Genç, “Bu piyasalardan toplam ne kadar borçlanıldı? Bu paralar kimin işine yaradı? Kimler parasını zamanında çekebildi? Herkesin işlemi kayıt altındaysa, bu soruların cevabı neden hâlâ ortada yok? Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Peki, sorumluluğun izi nerede? Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok.” diye sordu.

“BUGÜN TUTUKLANANLARI GÖSTERMEK YETMEZ, DÜN YETKİ VERENLER DE HESAP VERMELİ”

Soruşturmaların siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Soruşturmaları gösterip siyasi sorumluluktan kaçılamaz. Bugün tutuklananları göstermek yetmez. Dün onlara bu kadar yetkiyi verenler de çıkıp hesap vermelidir. Bir memur görevini yapmadığında soruşturuluyor ama yüz milyarlarca liranın döndüğü kurumların denetimi çöktüğünde siyasi sorumluluk ortadan kayboluyor. Sorumluların yalnızca adliyede aranması yetmez, bu atamaları yapanların da Mecliste hesap vermesi gerekir.”

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Aşkın Genç: “Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor”

Aşkın Genç: “Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor”

Tekstilde 100 bin kişilik istihdam kaybı… Aşkın Genç: “Bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tekstil ve hazır giyim sektörlerinde 100 bin 621 kişilik istihdam ve 5 bin 548 işletme kaybı yaşandığını söyledi. Kayseri’de 73 yıllık Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme taşıyan Genç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a, “Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip miyiz” diye sordu.

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’de sanayi üretimindeki daralmayı, tekstil sektöründeki istihdam kayıplarını ve Kayseri’nin köklü fabrikalarından Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasını gündeme getirdi.

“100 BİN 621 ÇALIŞAN, 5 BİN 548 İŞLETME KAYBEDİLDİ”

TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre imalat sanayi üretiminin yıllık yüzde 2,5 gerilediğini, İstanbul Sanayi Odasının Eylül ayı imalat PMI endeksinin ise 47,9 seviyesinde kaldığını hatırlatan Genç, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’de sanayiyi konuşurken yalnızca açılan fabrikaları, verilen yatırım teşviklerini değil, üretimini durduran tesisleri ve kaybettiğimiz istihdamı da konuşmak durumundayız. SGK verilerine göre tekstil ve hazır giyim sektörlerinde Aralık 2024’ten Haziran 2026’ya kadar 100 bin 621 çalışan ve 5 bin 548 işletme kaybedildi. Dikkatinizi çekiyorum, bunlar yalnızca istatistik değil. Bu rakamların arkasında kapanan işletmeler, işini kaybeden insanlar, üretimden uzaklaşan aileler mevcut.”

“73 YILLIK FABRİKA KAPANDI, YALNIZCA MAKİNELER DURMADI”

Kayseri’nin eylül ayında ihracatını yüzde 10 artırarak 355 milyon dolara ulaştırmasına rağmen, kentin en köklü üretim tesislerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapanmasına dikkat çeken Genç, şöyle konuştu:

“Kayseri, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birisidir. Bu ihracat başarısı Kayserili sanayicilerimizin yüksek çabasının bir sonucudur. Ancak aynı şehirde, 1953 yılından bu yana üretim yapan Orta Anadolu Mensucat’ın fabrikaları kapandı. Dünya markalarına kumaş üreten, 73 yıllık üretim geçmişine sahip bir tesisten söz ediyoruz. Burada sorguladığım, Türkiye’nin köklü üretim tesislerini ayakta tutabilecek sanayi politikalarına sahip olup olmadığımızdır. Çünkü bir fabrika kapandığında yalnızca makineler durmuyor. Yılların üretim bilgisi, yetişmiş iş gücü, tedarik ilişkileri ve bölgenin ekonomik birikimi de zarar görmekte.”

“TÜRKİYE’NİN SERMAYESİ NEDEN BAŞKA ÜLKELERDE KOŞUL ARIYOR?”

Türk tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır’a yönelen yatırımlarını gündeme getiren Genç, Bakan Kacır’a şu soruları yöneltti:

“Türkiye’de yetişen sermaye ve üretim tecrübesi, neden yeni yatırımlar için başka ülkelerde daha elverişli koşullar aramakta? Sorun yalnızca işçilik maliyeti mi? Enerji mi, finansman mı, hammadde mi, kur politikası mı? Bunların hepsini birlikte değerlendiren, istihdamı ve üretimi korumayı hedefleyen bir sanayi programınız var mı?”

“246,7 MİLYAR LİRALIK KAYNAĞIN NE KADARI MEVCUT FABRİKALARI KORUYACAK?”

2027 bütçesinde Sanayinin Geliştirilmesi, Üretim ve Yatırımların Desteklenmesi Programı için 246 milyar 700 milyon lira öngörüldüğünü belirten Genç, kaynağın üretim ve istihdama etkisinin açıklanmasını isteyerek şunları söyledi:

“Bu kaynağın ne kadarı mevcut üretim tesislerinin rekabet gücünü artırmak, istihdamı korumak ve kapanma riski yaşayan işletmeleri desteklemek için kullanılacak? KOSGEB desteklerinden Kayseri’deki kaç sanayi işletmesi yararlandı? Bu desteklerle kaç işletmede üretim ve istihdam korundu?”

Tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde teknik tekstile ve yüksek katma değerli üretime geçiş için somut hedeflerin açıklanmasını isteyen Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz yalnızca verilen teşviklerin tutarını değil, sonuçlarını da öğrenmek isteriz. Kaç yeni yatırım gerçekleşti? Kaç işletme üretimini sürdürebildi? Kaç çalışan işini koruyabildi? Çünkü sanayi politikasının başarısı yalnızca kaç fabrikaya teşvik verildiğiyle değil, Türkiye’nin üretim gücünü ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür. Kayseri’nin, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve yetişmiş insan gücünü kaybetmesini istemiyoruz. Sanayicimizin ürettiği, işçimizin çalıştığı, gençlerimizin geleceğini kendi ülkesinde kurabildiği bir sanayi yapısı istiyoruz.”

YENİ Partili Aşkın Genç: “Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi?”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, fon dolandırıcılığı soruşturmasında kamu kurumlarının üst düzey yöneticilerine uzanan gözaltı ve tutuklama kararları üzerinden iktidarın siyasi sorumluluğunu gündeme taşıdı. Üç hafta önce Mecliste açıklama yapan Borsa İstanbul Genel Müdürünün tutuklandığını hatırlatan Genç, “Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı, kim denetledi, kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulunda YENİ YOL Grubunun sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığına ilişkin genel görüşme önerisi üzerine konuştu. Soruşturma kapsamında Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) üst düzey yöneticileri hakkında alınan adli kararları gündeme getiren Genç, iktidarın siyasi sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini söyledi.

“ÜÇ HAFTA ÖNCE MECLİSTE SORULARI YANITLAYAN YÖNETİCİLER, BUGÜN SORUŞTURMANIN ŞÜPHELİLERİ ARASINDA”

14 Ekim’de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda fon skandalıyla ilgili soruları yanıtlayan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun’un, “Üzerimize düşeni yapmış olduk” dediğini hatırlatan Genç, şöyle konuştu:

“Aradan 20 gün geçti. O genel müdür, rüşvet suçlamasıyla tutuklandı. Aynı komisyonda açıklama yapan Takasbank Genel Müdürü hakkında adli kontrol kararı verildi. Bugün de eski SPK Başkan Vekili, SPK’nın eski üst düzey yöneticileri ve görevdeki bir BDDK daire başkanının aralarında bulunduğu altı kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Üç hafta önce Mecliste soruları yanıtlayan yöneticiler, bugün adli soruşturmanın şüphelileri arasında.”

Adalet Bakanının açıkladığı 433 şüpheli, 112 tutuklu ve 38 firari bulunduğuna ilişkin rakamlara dikkat çeken Genç, Bakanın “Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebeke” açıklaması ile ilgili şöyle dedi:

“Bu insanlar devletin en önemli finans kurumlarının yönetimine gökten zembille mi indi? Sızdılar diyerek sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Bu insanları o makamlara kim getirdi, kim yetki verdi? Kim atadı? Kim denetledi? Kim yıllarca bu koltuklarda tuttu?”

“100’DEN FAZLA ALARM ÇALMIŞ, BİNANIN YANMASINA NASIL İZİN VERDİNİZ?”

Borsa İstanbul’dan SPK’ya 100’ün üzerinde bildirim yapıldığının Plan ve Bütçe Komisyonunda açıklandığını belirten Genç, “100’den fazla alarm çalmış, şimdi çıkıp bize yangını nasıl söndürdüğünüzü anlatıyorsunuz. Peki, bu kadar alarm çalarken binanın yanmasına nasıl izin verdiniz?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanının fon skandalını araştırmak üzere Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdiğini hatırlatan Genç, Kurul Başkanı Salih Tanrıkulu’nun aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı olduğuna, inceleme başlayınca Borsa İstanbul’daki görevinden ayrıldığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Hem denetlenecek kurumun yönetimindesiniz hem de onu denetleyecek kurulun başındasınız. Sayın Cumhurbaşkanı, siz bu ülkeyi yönetirken denetleyenle denetleneni birbirine karıştırmışsınız.”

“PARANIN İZİ VAR, İŞLEMLERİN KAYDI VAR, PEKİ SORUMLULUĞUN İZİ NEREDE?”

Fon skandalındaki para hareketlerinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Genç, Takasbank Genel Müdürünün Mecliste Tera’nın 21 milyar liralık teminatından ve 9 milyar liralık kümülatif risk tutarından söz ettiğini hatırlattı.

Genç, “Bu piyasalardan toplam ne kadar borçlanıldı? Bu paralar kimin işine yaradı? Kimler parasını zamanında çekebildi? Herkesin işlemi kayıt altındaysa, bu soruların cevabı neden hâlâ ortada yok? Paranın izi var, işlemlerin kaydı var, yapılan bildirimlerin belgeleri var. Peki, sorumluluğun izi nerede? Bütün evraklar tamam, bir tek hesap veren yok.” diye sordu.

“BUGÜN TUTUKLANANLARI GÖSTERMEK YETMEZ, DÜN YETKİ VERENLER DE HESAP VERMELİ”

Soruşturmaların siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurgulayan Genç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Soruşturmaları gösterip siyasi sorumluluktan kaçılamaz. Bugün tutuklananları göstermek yetmez. Dün onlara bu kadar yetkiyi verenler de çıkıp hesap vermelidir. Bir memur görevini yapmadığında soruşturuluyor ama yüz milyarlarca liranın döndüğü kurumların denetimi çöktüğünde siyasi sorumluluk ortadan kayboluyor. Sorumluların yalnızca adliyede aranması yetmez, bu atamaları yapanların da Mecliste hesap vermesi gerekir.”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…