Sanayi-Teknoloji

“Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı ilk dönemini tamamladı, ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Zorlu Enerji’den 100 genç kadına  liderlik yolculuğunda güçlü destek

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı’nın ilk dönemi tamamlandı. Türkiye’nin dört bir yanından 100 genç kadının katıldığı program kapsamında, 5 ay boyunca gerçekleştirilen eğitim, mentörlük ve ilham buluşmalarıyla katılımcıların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlanırken, güçlü bir iletişim ve dayanışma ağı oluşturuldu.

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, Türkiye genelinde 18–35 yaş arasındaki 100 genç kadının katılımıyla ilk dönemini tamamladı. Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen program kapsamında katılımcılar; liderlik, öz farkındalık, finansal okuryazarlık, sürdürülebilirlik, girişimcilik, kişisel marka, kariyer gelişimi, müşteri deneyimi, inovasyon ve değişim gibi alanlarda eğitimler aldı.

Genç kadınların potansiyellerini görünür kılmalarını ve karar alma süreçlerine daha güçlü şekilde katılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında finanstan, kişisel markalamaya kadar geniş bir alanda 12 eğitim, gençlerin akran öğrenmesini destekleyen 4 Kız Kardeşlik Buluşması ve 4 İlham Buluşması olmak üzere 20 oturum gerçekleştirildi. Programın etkisini ortaya koyan en önemli sonuçlardan biri, katılımcıların kendi liderlik potansiyellerine ilişkin algılarında yaşanan değişim oldu. Programın başlangıcında 5 üzerinden 2,89 olan ortalama liderlik potansiyeli değerlendirmesi, program sonunda 4,16’ya yükseldi.

Katılımcılara yol haritalarını oluşturma fırsatı

Katılımcılar, mentörlük süreci kapsamında farklı sektör ve deneyim alanlarından mentörlarla toplam 405 birebir görüşme gerçekleştirerek kariyer hedeflerini değerlendirme, güçlü yönlerini keşfetme ve gelişim alanlarına yönelik yol haritaları oluşturma fırsatı buldu. Bu süreç, katılımcıların kendilerini ve kariyer hedeflerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerine katkı sağlarken, program kapsamında edindikleri kazanımları birebir deneyim paylaşımlarıyla pekiştirmelerine olanak sundu.

Genç kadınların liderlik potansiyeli güçleniyor

Zorlu Enerji’nin kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sunan çalışmalarını sürdürdüğünü ve genç kadınların potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri fırsatların artırılmasını önceliklendirdiğini belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Liderlikte Kadın Yüz’ü Programı’nın ilk döneminde elde ettiğimiz sonuçlar, genç kadınların liderlik potansiyellerini destekleyen gelişim ve dayanışma alanlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir kadın lider olarak, liderliğin gelişiminde bilgi ve deneyim kadar rol modellerin, dayanışmanın ve gelişimi destekleyen alanlar açmanın da çok önemli olduğuna inanıyorum.  Genç kadınların kariyer yolculuklarının başından itibaren kendi potansiyellerinin farkına varmaları, deneyim paylaşabilecekleri güçlü bağlar kurmaları ve birbirlerinden güç almaları bu açıdan son derece kıymetli. Farklı şehirlerden programa katılan genç kadınlar; liderlik, iletişim, kişisel gelişim ve kariyer yolculuklarına yönelik kazanımlarını, aldıkları eğitimlerin yanı sıra deneyimli mentörlarla gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerle pekiştirdi. Program, katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmelerine, potansiyellerini daha güçlü biçimde ortaya koymalarına ve kariyer hedeflerine daha bilinçli bir perspektiften yaklaşmalarına katkı sağladı” dedi.

Sunucular Çalışıyor Ama Sistem Yönetilemiyorsa… Kritik Altyapılarda Yeni Risk 

Finans, enerji, haberleşme ve kamu hizmetlerinde bulut seçimi, kritik operasyonların kriz anında sürdürülebilmesini doğrudan etkiliyor. Altyapıların normal koşullardaki performansıyla birlikte kesinti senaryolarındaki dayanıklılığının da sınanması gerektiğini vurgulayan DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, “Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli” diyor.

Dijital hizmet kesintileri, günlük hayatta tamamlanamayan ödemelerden enerji tesislerinde operasyon verilerine erişilememesine veya kamu hizmetlerinde aksayan başvurulara kadar çeşitli aksaklıklara yol açabiliyor. Kritik altyapılarda yaşanan bir aksama, hizmeti sunan kurumla birlikte ona bağlı işletmeleri ve vatandaşları da etkiliyor. Bulut altyapısı seçiminde verilen kararlar, kurumların kriz anında hizmet sunmaya devam edip edemeyeceğini doğrudan etkiliyor.

Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu DT Cloud, kritik altyapılar için bulut altyapıları değerlendirilirken hizmetin olağan işleyişinin yanı sıra bağlantı, veri merkezi ve yönetim katmanı kaybı gibi senaryoların da hesaba katılması gerektiğine dikkat çekiyor. Kurumlar, hangi işlevlerin çalışmayı sürdüreceğini, müdahale yetkisinin kimde olacağını ve hizmetin ne kadar sürede toparlanabileceğini seçim aşamasında somutlaştırmalı. Kurumlar ancak bu şekilde süreklilik ihtiyaçlarına uygun bulut mimarilerine sahip olabilir.

Önce hangi hizmetlerin devam edeceği belirlenmeli

Kritik hizmetler işleten bir kurumun bütün uygulamaları aynı kesinti toleransına sahip değil. Anlık işlem yürüten bir sistemle geçmiş veriler üzerinden rapor hazırlayan bir uygulama farklı süreklilik koşulları gerektiriyor. Hangi hizmetin durmasının ne sonuç doğuracağı, ne kadar sürede yeniden devreye alınması gerektiği ve kabul edilebilir veri kaybı altyapı seçiminin başlangıç noktasını oluşturuyor.

DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, bu ayrımın önemini şöyle açıklıyor: “Bulut altyapısı seçerken önce kurumun hangi hizmetlerinin duramayacağını belirlemeliyiz. Hangi işlevlerin sınırlı kapasiteyle sürdürülebileceği, hangilerinin geçici olarak bekleyebileceği de aynı açıklıkla tanımlanmalı. Bu kararlar verilmeden satın alınan kapasitenin kriz anındaki ihtiyacı karşılayacağı varsayılamaz. Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli.”

Bu değerlendirme, genel bulut, kuruma özel bulut ve sınır bilişim (edge) çözümlerinin birlikte kullanılmasına zemin hazırlıyor. Edge, çok şubeli veya farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren kurumlarda veriyi kaynağına yakın işleyerek gecikmeyi azaltıyor; uygun mimariyle bağlantı kesintilerinde kritik yerel işlevlerin sürdürülmesine katkı sağlıyor. Egemenlik gereksinimleri de bu ortamların yönetim yetkisi, hukuki çerçevesi ve dış bağımlılıkları üzerinden ele alınıyor.

Sunucular çalışırken müdahale kabiliyeti kaybedilebilir

Süreklilik değerlendirmesinde fiziksel altyapının yanında onu yöneten servislerin de incelenmesi gerekiyor. Sunucular çalışmayı sürdürürken kimlik servislerine veya kontrol düzlemine erişimin kaybedilmesi, kurumun kritik müdahalelerini sınırlayabiliyor. Mevcut uygulamaların çalışması; ihtiyaç halinde kapasitenin artırılabileceği, yeni kaynak oluşturulabileceği veya erişim yetkilerinin değiştirilebileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle sağlayıcının dış bağlantısı ya da bağlı olduğu merkezi hizmetler kullanılamadığında hangi yönetim işlevlerinin sürdürülebildiği açıkça tanımlanmalı. Güvenlik politikalarının uygulanması ve arızalı bileşenlerin yeniden devreye alınması gibi işlemler de bu kapsamda değerlendirilmeli. Müdahaleyi gerçekleştirecek ekiplerin nerede bulunduğu, hangi yetkilere sahip olduğu ve sorumluluğun kurumla sağlayıcı arasında nasıl paylaşıldığı da teknik mimari kadar önem taşıyor.

Trikoyu Yeniden Keşfetmek:  İnce Örgüler Erken Sonbaharın Yıldızı

LC Waikiki, erken sonbahar sezonunu hafif örgülü triko parçalar üzerinden kurguluyor. Bisiklet, V, polo, kayık ve yarım balıkçı yakalarla sunulan kazaklar, hırkalar, yelekler ve örgü elbiseler, kahve ve antrasit ağırlıklı bir palette tek başına ya da katman olarak kullanılabiliyor.

LC Waikiki’nin erken sonbahar triko seçkisi, hafif dokulu ve ince kesimli modelleri bir araya getiriyor. Kahve tonları paletin ağırlığını oluştururken antrasit, siyah, lacivert ve gri bu skalayı tamamlıyor. Bej ve ekru açık alternatifleri oluştururken, kırmızı, bordo, haki, mavi ve pembe sınırlı sayıda parçada yer alarak nötr palete renk katıyor.

Kadın kazaklarında yaka formu, aynı örgü inceliğini farklı görünümlerle buluşturuyor. Bisiklet yakalı modeller antrasit ve kahverengiyle, dantel detaylı V kesimler siyah ve beyazla geliyor. Yarım balıkçılar gri ve pembe tonlarında, polo formlar çizgili kahve ve lacivert, kayık hatlı modeller ise düz kahve ve lacivert alternatifleriyle sunuluyor. Baklava ve kendinden desenli yüzeyler, düz örgülerin yanında doku farkı yaratıyor.

Hırkalar ve yelekler, örgünün katman olarak kullanıldığı tarafı oluşturuyor. V yaka hırkalar kahve, bej ve siyah tonlarıyla, bisiklet yakalılar kendinden desenli kahverengi ve kırmızı alternatifleriyle geliyor. Yeleklerde V kesimler kahve ve ekru renkler dikkat çekiyor.

Örgünün Elbise Hali

Örgü, erken sonbaharda tek parçayla tamamlanan kombinlerin de zeminini oluşturuyor. Kare yaka dokulu bodycon elbise siyahla, kemerli balıkçı model antrasitle sunulurken, A kesim elbise kahverengi, polo formlu bodycon ise lacivert seçeneğiyle yer alıyor. Dokulu yüzeyler ve kemer detayları, sade kesimli elbiselere hareket katıyor.

Erkeklerde İnce Triko

Erkek koleksiyonunda ince örgü, gömlek üzerine giyilebilen kalıplarla öne çıkıyor. Bisiklet yakalı kazaklar haki, antrasit ve mavi, polo formlu model bordo, desenli V kesim ise siyah tonuyla sunuluyor. Hırkalarda gri dik yaka, antrasit kolej ve lacivert nakışlı V modeller yer alıyor. Pamuk ağırlıklı karışımlar, parçaların mevsim geçişinde tek başına kullanılmasına imkan tanıyor.

HUAWEI’den Yeni Teknoloji Dönemi: MatePad Air ve FreeBuds Neo Türkiye’de 

HUAWEI, hareket halindeyken çalışan genç profesyoneller, içerik üreticileri ve üniversite öğrencileri için geliştirdiği iki yeni ekosistem ürününü Türkiye pazarında kullanıcılarla buluşturdu. Şirket, PC düzeyinde üretkenliği ultra hafif bir gövdede sunan Yeni HUAWEI MatePad Air tablet ile amiral gemisi ses ve gürültü engelleme yeteneklerini erişilebilir kılan HUAWEI FreeBuds Neo kablosuz kulaklığı eş zamanlı olarak tüketicilerin beğenisine sundu. 

Hafiflik, estetik ve akıllı teknolojileri odağına alan bu iki yeni cihaz; ofise ya da kampüse bağlı kalmadan her yerde çalışmayı, yaratıcı içerikler üretmeyi ve kaliteli bir ses deneyimi yaşamayı mümkün kılıyor. Günlük iş akışından eğlenceye kadar farklı kullanım senaryolarına eşlik etmek üzere tasarlanan iki ürün, hareket halindeki kullanıcıların teknoloji deneyimini daha pratik hale getiriyor. 

Yeni HUAWEI MatePad Air: Çantada Yük Olmayan Güçlü İş İstasyonu

Mobil çalışmayı günlük rutininin parçası haline getiren kullanıcılar için geliştirilen Yeni HUAWEI MatePad Air, yalnızca 5,3 mm gövde kalınlığı ve 509 gram ağırlığıyla güçlü bir mobil çalışma deneyimini hafif ve taşınabilir bir formda sunuyor. Doğal mika tozu içeren sedefli yüzey kaplamasıyla özellikle Sakura Pembesi renginde ışığın geliş açısına göre zarif renk geçişleri sergileyen cihaz, estetik tasarımı dayanıklı full-metal gövdeyle buluşturuyor.

Peki HUAWEI MatePad Air ekranı nasıl? Cihazın 12 inç boyutundaki 2.8K OLED PaperMatte ekranı, yüksek hassasiyetli nano düzeyde aşındırma teknolojisi sayesinde ortam ışığı yansımalarını yüzde 99’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor. 144 Hz yenileme hızı ve 1.200 nit tepe parlaklığı ile açık havada da daha rahat bir görüntüleme deneyimi sunan ekran, aynı zamanda kağıt benzeri bir yazma hissi sağlıyor. 

Türkiye Oyun Sektöründe Yeni Eşik: Artık Mesele Sadece Oyun Yapmak Değil 

Türkiye oyun sektörü artık kendisini kanıtlamak için yalnızca yeni bir hit oyuna, yeni bir yatırıma veya yeni bir exit’e ihtiyaç duyan bir sektör değil.   Son yıllarda yetişen ekipler global pazarlarda oyun geliştirmeyi, kullanıcı kazanmayı, gelir yaratmayı ve şirket büyütmeyi öğrendi. Bu deneyim şimdi yeni bir aşamaya taşınıyor: Türkiye’den yalnızca başarılı oyunlar değil, global ölçekte büyüyebilen şirketler ve uluslararası iş ilişkileri çıkarmak.

Bu değişimin en önemli göstergelerinden biri de artık tek tek şirketlerin başarılarından çok, bu şirketlerin yarattığı deneyimin sektör içinde dolaşması.

Bir Şirketin Başarısı, Sonraki Şirketin Başlangıcı Oluyor

Türkiye’de başarılı stüdyolarda yetişen ekipler bugün yeni şirketler kuruyor. Daha önce global pazarlarda görev almış profesyoneller yeni girişimlere katılıyor. Kurucular yatırımcı, mentor veya danışman olarak ekosistemde kalıyor. Böylece geçmişte bir şirketin içinde biriken bilgi, yeni şirketlerin başlangıç sermayesine dönüşüyor.

Bu önemli bir kırılma, çünkü bir oyun sektörünün gücü yalnızca kaç oyun ürettiğiyle değil, bir başarıdan sonra kaç yeni şirket, kaç yeni ekip ve kaç yeni fırsat üretebildiğiyle de ölçülüyor.

Türkiye bu açıdan yeni bir döneme giriyor. Hyper-casual döneminde kazanılan hızlı üretim ve kullanıcı edinme deneyiminin üzerine bugün live-ops, monetizasyon, veri, global pazarlama, yayıncılık ve şirket yönetimi gibi daha geniş bir yetkinlik seti ekleniyor. Artık soru yalnızca “iyi oyun yapabiliyor muyuz?” değil. “Dünyada kalıcı olacak oyun şirketleri kurabiliyor muyuz?” Rekabet Artık Global ve bu sorunun cevabı Türkiye sınırlarında verilmiyor. Türkiye’deki stüdyolar yatırımcılarını, yayıncılarını, teknoloji ortaklarını ve oyuncularını dünyanın farklı bölgelerinde buluyor. Avrupa’dan Körfez ülkelerine, Orta Asya’dan diğer global pazarlara uzanan bağlantılar, Türkiye oyun sektörünün hareket alanını genişletiyor. Bu nedenle Türkiye’nin önündeki fırsat yalnızca daha fazla oyun üretmek değil, global oyun ekonomisinin daha büyük bir bölümünde yer almak.

Bunun için finansman kadar ilişki ağına, teknoloji kadar bilgi paylaşımına, yetenek kadar doğru insanlara erişime ihtiyaç var. Ve burada önemli bir değişim yaşanıyor. Türkiye’ye gelen uluslararası aktörlerin yanı sıra, Türkiye’den dünyaya açılan şirketlerin ve profesyonellerin sayısı arttıkça, İstanbul da bu bağlantıların kurulduğu merkezlerden biri haline geliyor.

Yeni Rekabet Avantajı: Bağlantı

Bir oyun stüdyosunun doğru yatırımcıyla tanışması, global bir yayıncıya ulaşması veya başka bir pazardaki teknoloji şirketiyle ortaklık kurması artık şirketlerin büyüme stratejisinin bir parçası.

Bu yüzden sektörün fiziksel olarak bir araya gelmesi de ekonomik bir değer yaratıyor.

Bir konferansta gerçekleşen tek bir görüşme yeni bir yatırım turuna dönüşebilir. Bir geliştiricinin tanıştığı yayıncı, oyununun yeni bir pazara girmesini sağlayabilir. İki deneyimli profesyonelin sohbeti, birkaç ay sonra yeni bir şirketin kuruluşuna dönüşebilir.

Oyun endüstrisinde bazı fırsatlar ekranda değil, masada ortaya çıkıyor.

Mobidictum Conference’ın odağı da tam olarak bu bağlantıların kurulması.

İstanbul, Global Oyun Ekonomisinin Buluşma Noktalarından Biri Oluyor

7-8 Ekim 2026’da İstanbul Lütfi Kırdar’da düzenlenecek Mobidictum Conference, bu yıl PC ve indie oyunların yanı sıra uygulama ekosistemini de kapsayacak şekilde genişliyor.

65’ten fazla ülkeden 2.500’ün üzerinde profesyonelin İstanbul’da bir araya gelmesi hedefleniyor. Geliştiriciler, yatırımcılar, yayıncılar ve teknoloji şirketlerinin yanı sıra farklı pazarlardan gelen sektör profesyonelleri de konferansın katılımcıları arasında yer alacak.

Bu uluslararası yapı, etkinliğin yalnızca Türkiye oyun sektörünün kendi içinde buluştuğu bir organizasyon olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda Türkiye’deki şirketlerin global oyun ekonomisinin aktörleriyle doğrudan temas kurabileceği bir ortam oluşturuyor.

Mobidictum Kurucusu Batuhan Avucan, konferansın rolünü şöyle özetliyor: “Bizim için konferansın değeri yalnızca kaç kişinin bir araya geldiğiyle ölçülmüyor. Önemli olan, bu insanların burada ne ürettiği. Bir yatırım görüşmesi, bir yayıncılık anlaşması, yeni bir iş ortaklığı veya yeni bir şirket fikri tek bir tanışmayla başlayabiliyor.

Türkiye’de artık ciddi bir deneyim birikimi var. Biz bu deneyimin yalnızca Türkiye içinde kalmasını değil, dünyanın farklı pazarlarından gelen insanlarla buluşmasını ve yeni fırsatlara dönüşmesini istiyoruz.”

Türkiye’nin Bir Sonraki Hamlesi

Türkiye oyun sektörünün önündeki yeni hedef, geçmişteki başarıları tekrar etmek değil, onların üzerine daha büyük şirketler, daha güçlü IP’ler ve daha geniş uluslararası ağlar inşa etmek.

Bunun için yeni oyunlara olduğu kadar yeni bağlantılara da ihtiyaç var.

Çünkü Türkiye’nin oyun sektöründeki bir sonraki büyük sıçraması, yalnızca daha iyi bir oyundan değil, doğru yatırımcıyla, doğru yayıncıyla, doğru teknoloji ortağıyla veya doğru kurucuyla kurulan ilişkiden çıkabilir.

Belki de Türkiye’nin bir sonraki büyük oyun şirketi henüz kurulmadı. Ama onu kuracak insanlar 7-8 Ekim’de İstanbul’da aynı masaya oturabilir.Mobidictum Conference 2026, 7-8 Ekim, İstanbul Lütfi Kırdar.

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %32,60 arttı, aylık %3,61 arttı

YD-ÜFE 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,61 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %25,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,35 artış gösterdi.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %32,41 arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %43,41 artış, imalatta %32,41 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %32,39 artış, dayanıklı tüketim mallarında %31,62 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,35 artış, enerjide %106,24 artış, sermaye mallarında %20,59 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %3,61 arttı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,77 artış, imalatta %3,61 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,82 artış, dayanıklı tüketim mallarında %4,38 artış, dayanıksız tüketim mallarında %2,22 artış, enerjide %14,68 artış, sermaye mallarında %2,59 artış olarak gerçekleşti.

Tüketici Güven Endeksi, Eylül 2026 Tüketici güven endeksi 91,9 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ağustos ayında 90,8 iken Eylül ayında %1,3 oranında artarak 91,9 oldu.

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Temmuz 2026

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %27,62 arttı, aylık %0,20 arttı

Tarım-GFE’de (2020=100), 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %0,20 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,15 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,62 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,39 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %0,01 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %1,48 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %28,82 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %20,53 artış gerçekleşti.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %33,07 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %4,82 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu.

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Eylül 2026

Güven endeksi hizmet sektöründe aynı kaldı, perakende ticaret sektöründe %1,1 arttı, inşaat sektöründe %0,2 azaldı

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe aynı düzeyde kalarak 111,9 değerini, perakende ticaret sektöründe %1,1 oranında artarak 111,3 değerini ve inşaat sektöründe %0,2 oranında azalarak 83,0 değerini aldı.

Mali Aracı Kuruluş İstatistikleri, 2025

Mali Aracı Kuruluş İstatistikleri, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Revizyon 2.1 (Nace Rev. 2.1)’ e göre derlenmiştir.

Mali aracı kuruluşlar sektöründe 2025 yılında 22 bin 113 girişim faaliyette bulundu

Finansal hizmet faaliyetlerinde 273 girişim, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında 74 girişim, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde ise 21 bin 766 girişim faaliyet gösterdi.

Faktör maliyetiyle katma değer 2 trilyon 993 milyar TL, üretim değeri ise 4 trilyon 610 milyar TL olarak gerçekleşti

Mali aracı kuruluşlarda toplam katma değerin %80,0’ı finansal hizmet faaliyetlerinde, %11,1’i sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde, %8,9’u ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde oluştu. Üretim değerinin ise %74,9’u finansal hizmet faaliyetlerinde, %17,3’ü sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde, %7,8’i ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde oluştu.

Bir önceki yıla göre faktör maliyetiyle katma değer %70,9, üretim değeri %61,2 arttı

Faktör maliyetiyle katma değer bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde %69,3 finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %64,1, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde %89,7 arttı. Üretim değeri ise bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde %62,7, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde %57,1, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %56,5 arttı.

Mali aracı kuruluşlarda en yüksek istihdam finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti

Mali aracı kuruluşlarda 2024 yılında 352 bin 597 olan yıllık ortalama çalışan sayısı 2025 yılında 360 bin 745 olarak gerçekleşti. Toplam istihdamın %65,9’unu finansal hizmet faaliyetlerinde, %7,7’sini sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, %26,4’ünü ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde çalışanlar oluşturdu.

Personel maliyeti 712 milyar 175 milyon TL olarak gerçekleşti

Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin %77,0’ı finansal hizmet faaliyetlerinde, %9,8’i sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, %13,2’si ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde gerçekleşti. Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin %84,8’i maaş ve ücretlerden, %15,2’si ise sosyal güvenlik masraflarından oluştu.

Mali aracı kuruluşlarda ücretli kadın çalışan oranı %49,8 oldu

Mali aracı kuruluşlarda 2025 yılında ücretli olarak istihdam edilen kadın personel sayısı 174 bin 949 iken erkek personel sayısı 176 bin 328 olarak gerçekleşti. Ücretli kadın çalışan oranı %49,8, ücretli erkek çalışan oranı ise %50,2 oldu

Mali aracı kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değeri 157 milyar 495 milyon TL oldu

Mali aracı kuruluşlarda 2025 yılında sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değerinde en yüksek pay %78,8 ile finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti. Sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında bu pay %7,0 iken finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %14,2 oldu.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

“Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı ilk dönemini tamamladı, ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

“Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı ilk dönemini tamamladı, ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

Zorlu Enerji’den 100 genç kadına  liderlik yolculuğunda güçlü destek

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı’nın ilk dönemi tamamlandı. Türkiye’nin dört bir yanından 100 genç kadının katıldığı program kapsamında, 5 ay boyunca gerçekleştirilen eğitim, mentörlük ve ilham buluşmalarıyla katılımcıların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlanırken, güçlü bir iletişim ve dayanışma ağı oluşturuldu.

Zorlu Enerji öncülüğünde, hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, Türkiye genelinde 18–35 yaş arasındaki 100 genç kadının katılımıyla ilk dönemini tamamladı. Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımı doğrultusunda hayata geçirilen program kapsamında katılımcılar; liderlik, öz farkındalık, finansal okuryazarlık, sürdürülebilirlik, girişimcilik, kişisel marka, kariyer gelişimi, müşteri deneyimi, inovasyon ve değişim gibi alanlarda eğitimler aldı.

Genç kadınların potansiyellerini görünür kılmalarını ve karar alma süreçlerine daha güçlü şekilde katılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen program kapsamında finanstan, kişisel markalamaya kadar geniş bir alanda 12 eğitim, gençlerin akran öğrenmesini destekleyen 4 Kız Kardeşlik Buluşması ve 4 İlham Buluşması olmak üzere 20 oturum gerçekleştirildi. Programın etkisini ortaya koyan en önemli sonuçlardan biri, katılımcıların kendi liderlik potansiyellerine ilişkin algılarında yaşanan değişim oldu. Programın başlangıcında 5 üzerinden 2,89 olan ortalama liderlik potansiyeli değerlendirmesi, program sonunda 4,16’ya yükseldi.

Katılımcılara yol haritalarını oluşturma fırsatı

Katılımcılar, mentörlük süreci kapsamında farklı sektör ve deneyim alanlarından mentörlarla toplam 405 birebir görüşme gerçekleştirerek kariyer hedeflerini değerlendirme, güçlü yönlerini keşfetme ve gelişim alanlarına yönelik yol haritaları oluşturma fırsatı buldu. Bu süreç, katılımcıların kendilerini ve kariyer hedeflerini farklı bakış açılarıyla değerlendirmelerine katkı sağlarken, program kapsamında edindikleri kazanımları birebir deneyim paylaşımlarıyla pekiştirmelerine olanak sundu.

Genç kadınların liderlik potansiyeli güçleniyor

Zorlu Enerji’nin kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sunan çalışmalarını sürdürdüğünü ve genç kadınların potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri fırsatların artırılmasını önceliklendirdiğini belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “Liderlikte Kadın Yüz’ü Programı’nın ilk döneminde elde ettiğimiz sonuçlar, genç kadınların liderlik potansiyellerini destekleyen gelişim ve dayanışma alanlarının önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir kadın lider olarak, liderliğin gelişiminde bilgi ve deneyim kadar rol modellerin, dayanışmanın ve gelişimi destekleyen alanlar açmanın da çok önemli olduğuna inanıyorum.  Genç kadınların kariyer yolculuklarının başından itibaren kendi potansiyellerinin farkına varmaları, deneyim paylaşabilecekleri güçlü bağlar kurmaları ve birbirlerinden güç almaları bu açıdan son derece kıymetli. Farklı şehirlerden programa katılan genç kadınlar; liderlik, iletişim, kişisel gelişim ve kariyer yolculuklarına yönelik kazanımlarını, aldıkları eğitimlerin yanı sıra deneyimli mentörlarla gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerle pekiştirdi. Program, katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmelerine, potansiyellerini daha güçlü biçimde ortaya koymalarına ve kariyer hedeflerine daha bilinçli bir perspektiften yaklaşmalarına katkı sağladı” dedi.

Sunucular Çalışıyor Ama Sistem Yönetilemiyorsa… Kritik Altyapılarda Yeni Risk 

Finans, enerji, haberleşme ve kamu hizmetlerinde bulut seçimi, kritik operasyonların kriz anında sürdürülebilmesini doğrudan etkiliyor. Altyapıların normal koşullardaki performansıyla birlikte kesinti senaryolarındaki dayanıklılığının da sınanması gerektiğini vurgulayan DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, “Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli” diyor.

Dijital hizmet kesintileri, günlük hayatta tamamlanamayan ödemelerden enerji tesislerinde operasyon verilerine erişilememesine veya kamu hizmetlerinde aksayan başvurulara kadar çeşitli aksaklıklara yol açabiliyor. Kritik altyapılarda yaşanan bir aksama, hizmeti sunan kurumla birlikte ona bağlı işletmeleri ve vatandaşları da etkiliyor. Bulut altyapısı seçiminde verilen kararlar, kurumların kriz anında hizmet sunmaya devam edip edemeyeceğini doğrudan etkiliyor.

Dijital Türkiye’nin Yerli Bulutu DT Cloud, kritik altyapılar için bulut altyapıları değerlendirilirken hizmetin olağan işleyişinin yanı sıra bağlantı, veri merkezi ve yönetim katmanı kaybı gibi senaryoların da hesaba katılması gerektiğine dikkat çekiyor. Kurumlar, hangi işlevlerin çalışmayı sürdüreceğini, müdahale yetkisinin kimde olacağını ve hizmetin ne kadar sürede toparlanabileceğini seçim aşamasında somutlaştırmalı. Kurumlar ancak bu şekilde süreklilik ihtiyaçlarına uygun bulut mimarilerine sahip olabilir.

Önce hangi hizmetlerin devam edeceği belirlenmeli

Kritik hizmetler işleten bir kurumun bütün uygulamaları aynı kesinti toleransına sahip değil. Anlık işlem yürüten bir sistemle geçmiş veriler üzerinden rapor hazırlayan bir uygulama farklı süreklilik koşulları gerektiriyor. Hangi hizmetin durmasının ne sonuç doğuracağı, ne kadar sürede yeniden devreye alınması gerektiği ve kabul edilebilir veri kaybı altyapı seçiminin başlangıç noktasını oluşturuyor.

DT Cloud CCO’su Orkan Aytulun, bu ayrımın önemini şöyle açıklıyor: “Bulut altyapısı seçerken önce kurumun hangi hizmetlerinin duramayacağını belirlemeliyiz. Hangi işlevlerin sınırlı kapasiteyle sürdürülebileceği, hangilerinin geçici olarak bekleyebileceği de aynı açıklıkla tanımlanmalı. Bu kararlar verilmeden satın alınan kapasitenin kriz anındaki ihtiyacı karşılayacağı varsayılamaz. Kurumlar, bağlantıya veya yönetim sistemlerine erişim kesildiğinde hangi hizmetleri ne kadar süre sürdürebileceklerini, nasıl müdahale edeceklerini ve operasyonu ne kadar sürede toparlayabileceklerini bulut seçimi aşamasında bilmeli.”

Bu değerlendirme, genel bulut, kuruma özel bulut ve sınır bilişim (edge) çözümlerinin birlikte kullanılmasına zemin hazırlıyor. Edge, çok şubeli veya farklı lokasyonlarda faaliyet gösteren kurumlarda veriyi kaynağına yakın işleyerek gecikmeyi azaltıyor; uygun mimariyle bağlantı kesintilerinde kritik yerel işlevlerin sürdürülmesine katkı sağlıyor. Egemenlik gereksinimleri de bu ortamların yönetim yetkisi, hukuki çerçevesi ve dış bağımlılıkları üzerinden ele alınıyor.

Sunucular çalışırken müdahale kabiliyeti kaybedilebilir

Süreklilik değerlendirmesinde fiziksel altyapının yanında onu yöneten servislerin de incelenmesi gerekiyor. Sunucular çalışmayı sürdürürken kimlik servislerine veya kontrol düzlemine erişimin kaybedilmesi, kurumun kritik müdahalelerini sınırlayabiliyor. Mevcut uygulamaların çalışması; ihtiyaç halinde kapasitenin artırılabileceği, yeni kaynak oluşturulabileceği veya erişim yetkilerinin değiştirilebileceği anlamına gelmiyor.

Bu nedenle sağlayıcının dış bağlantısı ya da bağlı olduğu merkezi hizmetler kullanılamadığında hangi yönetim işlevlerinin sürdürülebildiği açıkça tanımlanmalı. Güvenlik politikalarının uygulanması ve arızalı bileşenlerin yeniden devreye alınması gibi işlemler de bu kapsamda değerlendirilmeli. Müdahaleyi gerçekleştirecek ekiplerin nerede bulunduğu, hangi yetkilere sahip olduğu ve sorumluluğun kurumla sağlayıcı arasında nasıl paylaşıldığı da teknik mimari kadar önem taşıyor.

Trikoyu Yeniden Keşfetmek:  İnce Örgüler Erken Sonbaharın Yıldızı

LC Waikiki, erken sonbahar sezonunu hafif örgülü triko parçalar üzerinden kurguluyor. Bisiklet, V, polo, kayık ve yarım balıkçı yakalarla sunulan kazaklar, hırkalar, yelekler ve örgü elbiseler, kahve ve antrasit ağırlıklı bir palette tek başına ya da katman olarak kullanılabiliyor.

LC Waikiki’nin erken sonbahar triko seçkisi, hafif dokulu ve ince kesimli modelleri bir araya getiriyor. Kahve tonları paletin ağırlığını oluştururken antrasit, siyah, lacivert ve gri bu skalayı tamamlıyor. Bej ve ekru açık alternatifleri oluştururken, kırmızı, bordo, haki, mavi ve pembe sınırlı sayıda parçada yer alarak nötr palete renk katıyor.

Kadın kazaklarında yaka formu, aynı örgü inceliğini farklı görünümlerle buluşturuyor. Bisiklet yakalı modeller antrasit ve kahverengiyle, dantel detaylı V kesimler siyah ve beyazla geliyor. Yarım balıkçılar gri ve pembe tonlarında, polo formlar çizgili kahve ve lacivert, kayık hatlı modeller ise düz kahve ve lacivert alternatifleriyle sunuluyor. Baklava ve kendinden desenli yüzeyler, düz örgülerin yanında doku farkı yaratıyor.

Hırkalar ve yelekler, örgünün katman olarak kullanıldığı tarafı oluşturuyor. V yaka hırkalar kahve, bej ve siyah tonlarıyla, bisiklet yakalılar kendinden desenli kahverengi ve kırmızı alternatifleriyle geliyor. Yeleklerde V kesimler kahve ve ekru renkler dikkat çekiyor.

Örgünün Elbise Hali

Örgü, erken sonbaharda tek parçayla tamamlanan kombinlerin de zeminini oluşturuyor. Kare yaka dokulu bodycon elbise siyahla, kemerli balıkçı model antrasitle sunulurken, A kesim elbise kahverengi, polo formlu bodycon ise lacivert seçeneğiyle yer alıyor. Dokulu yüzeyler ve kemer detayları, sade kesimli elbiselere hareket katıyor.

Erkeklerde İnce Triko

Erkek koleksiyonunda ince örgü, gömlek üzerine giyilebilen kalıplarla öne çıkıyor. Bisiklet yakalı kazaklar haki, antrasit ve mavi, polo formlu model bordo, desenli V kesim ise siyah tonuyla sunuluyor. Hırkalarda gri dik yaka, antrasit kolej ve lacivert nakışlı V modeller yer alıyor. Pamuk ağırlıklı karışımlar, parçaların mevsim geçişinde tek başına kullanılmasına imkan tanıyor.

HUAWEI’den Yeni Teknoloji Dönemi: MatePad Air ve FreeBuds Neo Türkiye’de 

HUAWEI, hareket halindeyken çalışan genç profesyoneller, içerik üreticileri ve üniversite öğrencileri için geliştirdiği iki yeni ekosistem ürününü Türkiye pazarında kullanıcılarla buluşturdu. Şirket, PC düzeyinde üretkenliği ultra hafif bir gövdede sunan Yeni HUAWEI MatePad Air tablet ile amiral gemisi ses ve gürültü engelleme yeteneklerini erişilebilir kılan HUAWEI FreeBuds Neo kablosuz kulaklığı eş zamanlı olarak tüketicilerin beğenisine sundu. 

Hafiflik, estetik ve akıllı teknolojileri odağına alan bu iki yeni cihaz; ofise ya da kampüse bağlı kalmadan her yerde çalışmayı, yaratıcı içerikler üretmeyi ve kaliteli bir ses deneyimi yaşamayı mümkün kılıyor. Günlük iş akışından eğlenceye kadar farklı kullanım senaryolarına eşlik etmek üzere tasarlanan iki ürün, hareket halindeki kullanıcıların teknoloji deneyimini daha pratik hale getiriyor. 

Yeni HUAWEI MatePad Air: Çantada Yük Olmayan Güçlü İş İstasyonu

Mobil çalışmayı günlük rutininin parçası haline getiren kullanıcılar için geliştirilen Yeni HUAWEI MatePad Air, yalnızca 5,3 mm gövde kalınlığı ve 509 gram ağırlığıyla güçlü bir mobil çalışma deneyimini hafif ve taşınabilir bir formda sunuyor. Doğal mika tozu içeren sedefli yüzey kaplamasıyla özellikle Sakura Pembesi renginde ışığın geliş açısına göre zarif renk geçişleri sergileyen cihaz, estetik tasarımı dayanıklı full-metal gövdeyle buluşturuyor.

Peki HUAWEI MatePad Air ekranı nasıl? Cihazın 12 inç boyutundaki 2.8K OLED PaperMatte ekranı, yüksek hassasiyetli nano düzeyde aşındırma teknolojisi sayesinde ortam ışığı yansımalarını yüzde 99’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor. 144 Hz yenileme hızı ve 1.200 nit tepe parlaklığı ile açık havada da daha rahat bir görüntüleme deneyimi sunan ekran, aynı zamanda kağıt benzeri bir yazma hissi sağlıyor. 

Türkiye Oyun Sektöründe Yeni Eşik: Artık Mesele Sadece Oyun Yapmak Değil 

Türkiye oyun sektörü artık kendisini kanıtlamak için yalnızca yeni bir hit oyuna, yeni bir yatırıma veya yeni bir exit’e ihtiyaç duyan bir sektör değil.   Son yıllarda yetişen ekipler global pazarlarda oyun geliştirmeyi, kullanıcı kazanmayı, gelir yaratmayı ve şirket büyütmeyi öğrendi. Bu deneyim şimdi yeni bir aşamaya taşınıyor: Türkiye’den yalnızca başarılı oyunlar değil, global ölçekte büyüyebilen şirketler ve uluslararası iş ilişkileri çıkarmak.

Bu değişimin en önemli göstergelerinden biri de artık tek tek şirketlerin başarılarından çok, bu şirketlerin yarattığı deneyimin sektör içinde dolaşması.

Bir Şirketin Başarısı, Sonraki Şirketin Başlangıcı Oluyor

Türkiye’de başarılı stüdyolarda yetişen ekipler bugün yeni şirketler kuruyor. Daha önce global pazarlarda görev almış profesyoneller yeni girişimlere katılıyor. Kurucular yatırımcı, mentor veya danışman olarak ekosistemde kalıyor. Böylece geçmişte bir şirketin içinde biriken bilgi, yeni şirketlerin başlangıç sermayesine dönüşüyor.

Bu önemli bir kırılma, çünkü bir oyun sektörünün gücü yalnızca kaç oyun ürettiğiyle değil, bir başarıdan sonra kaç yeni şirket, kaç yeni ekip ve kaç yeni fırsat üretebildiğiyle de ölçülüyor.

Türkiye bu açıdan yeni bir döneme giriyor. Hyper-casual döneminde kazanılan hızlı üretim ve kullanıcı edinme deneyiminin üzerine bugün live-ops, monetizasyon, veri, global pazarlama, yayıncılık ve şirket yönetimi gibi daha geniş bir yetkinlik seti ekleniyor. Artık soru yalnızca “iyi oyun yapabiliyor muyuz?” değil. “Dünyada kalıcı olacak oyun şirketleri kurabiliyor muyuz?” Rekabet Artık Global ve bu sorunun cevabı Türkiye sınırlarında verilmiyor. Türkiye’deki stüdyolar yatırımcılarını, yayıncılarını, teknoloji ortaklarını ve oyuncularını dünyanın farklı bölgelerinde buluyor. Avrupa’dan Körfez ülkelerine, Orta Asya’dan diğer global pazarlara uzanan bağlantılar, Türkiye oyun sektörünün hareket alanını genişletiyor. Bu nedenle Türkiye’nin önündeki fırsat yalnızca daha fazla oyun üretmek değil, global oyun ekonomisinin daha büyük bir bölümünde yer almak.

Bunun için finansman kadar ilişki ağına, teknoloji kadar bilgi paylaşımına, yetenek kadar doğru insanlara erişime ihtiyaç var. Ve burada önemli bir değişim yaşanıyor. Türkiye’ye gelen uluslararası aktörlerin yanı sıra, Türkiye’den dünyaya açılan şirketlerin ve profesyonellerin sayısı arttıkça, İstanbul da bu bağlantıların kurulduğu merkezlerden biri haline geliyor.

Yeni Rekabet Avantajı: Bağlantı

Bir oyun stüdyosunun doğru yatırımcıyla tanışması, global bir yayıncıya ulaşması veya başka bir pazardaki teknoloji şirketiyle ortaklık kurması artık şirketlerin büyüme stratejisinin bir parçası.

Bu yüzden sektörün fiziksel olarak bir araya gelmesi de ekonomik bir değer yaratıyor.

Bir konferansta gerçekleşen tek bir görüşme yeni bir yatırım turuna dönüşebilir. Bir geliştiricinin tanıştığı yayıncı, oyununun yeni bir pazara girmesini sağlayabilir. İki deneyimli profesyonelin sohbeti, birkaç ay sonra yeni bir şirketin kuruluşuna dönüşebilir.

Oyun endüstrisinde bazı fırsatlar ekranda değil, masada ortaya çıkıyor.

Mobidictum Conference’ın odağı da tam olarak bu bağlantıların kurulması.

İstanbul, Global Oyun Ekonomisinin Buluşma Noktalarından Biri Oluyor

7-8 Ekim 2026’da İstanbul Lütfi Kırdar’da düzenlenecek Mobidictum Conference, bu yıl PC ve indie oyunların yanı sıra uygulama ekosistemini de kapsayacak şekilde genişliyor.

65’ten fazla ülkeden 2.500’ün üzerinde profesyonelin İstanbul’da bir araya gelmesi hedefleniyor. Geliştiriciler, yatırımcılar, yayıncılar ve teknoloji şirketlerinin yanı sıra farklı pazarlardan gelen sektör profesyonelleri de konferansın katılımcıları arasında yer alacak.

Bu uluslararası yapı, etkinliğin yalnızca Türkiye oyun sektörünün kendi içinde buluştuğu bir organizasyon olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda Türkiye’deki şirketlerin global oyun ekonomisinin aktörleriyle doğrudan temas kurabileceği bir ortam oluşturuyor.

Mobidictum Kurucusu Batuhan Avucan, konferansın rolünü şöyle özetliyor: “Bizim için konferansın değeri yalnızca kaç kişinin bir araya geldiğiyle ölçülmüyor. Önemli olan, bu insanların burada ne ürettiği. Bir yatırım görüşmesi, bir yayıncılık anlaşması, yeni bir iş ortaklığı veya yeni bir şirket fikri tek bir tanışmayla başlayabiliyor.

Türkiye’de artık ciddi bir deneyim birikimi var. Biz bu deneyimin yalnızca Türkiye içinde kalmasını değil, dünyanın farklı pazarlarından gelen insanlarla buluşmasını ve yeni fırsatlara dönüşmesini istiyoruz.”

Türkiye’nin Bir Sonraki Hamlesi

Türkiye oyun sektörünün önündeki yeni hedef, geçmişteki başarıları tekrar etmek değil, onların üzerine daha büyük şirketler, daha güçlü IP’ler ve daha geniş uluslararası ağlar inşa etmek.

Bunun için yeni oyunlara olduğu kadar yeni bağlantılara da ihtiyaç var.

Çünkü Türkiye’nin oyun sektöründeki bir sonraki büyük sıçraması, yalnızca daha iyi bir oyundan değil, doğru yatırımcıyla, doğru yayıncıyla, doğru teknoloji ortağıyla veya doğru kurucuyla kurulan ilişkiden çıkabilir.

Belki de Türkiye’nin bir sonraki büyük oyun şirketi henüz kurulmadı. Ama onu kuracak insanlar 7-8 Ekim’de İstanbul’da aynı masaya oturabilir.Mobidictum Conference 2026, 7-8 Ekim, İstanbul Lütfi Kırdar.

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Ağustos 2026

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %32,60 arttı, aylık %3,61 arttı

YD-ÜFE 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,61 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %25,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,35 artış gösterdi.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %32,41 arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %43,41 artış, imalatta %32,41 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %32,39 artış, dayanıklı tüketim mallarında %31,62 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,35 artış, enerjide %106,24 artış, sermaye mallarında %20,59 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %3,61 arttı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,77 artış, imalatta %3,61 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,82 artış, dayanıklı tüketim mallarında %4,38 artış, dayanıksız tüketim mallarında %2,22 artış, enerjide %14,68 artış, sermaye mallarında %2,59 artış olarak gerçekleşti.

Tüketici Güven Endeksi, Eylül 2026 Tüketici güven endeksi 91,9 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ağustos ayında 90,8 iken Eylül ayında %1,3 oranında artarak 91,9 oldu.

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Temmuz 2026

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %27,62 arttı, aylık %0,20 arttı

Tarım-GFE’de (2020=100), 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %0,20 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,15 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,62 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,39 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %0,01 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %1,48 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %28,82 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %20,53 artış gerçekleşti.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %33,07 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %4,82 artış ile enerji ve yağlayıcılar oldu.

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Eylül 2026

Güven endeksi hizmet sektöründe aynı kaldı, perakende ticaret sektöründe %1,1 arttı, inşaat sektöründe %0,2 azaldı

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe aynı düzeyde kalarak 111,9 değerini, perakende ticaret sektöründe %1,1 oranında artarak 111,3 değerini ve inşaat sektöründe %0,2 oranında azalarak 83,0 değerini aldı.

Mali Aracı Kuruluş İstatistikleri, 2025

Mali Aracı Kuruluş İstatistikleri, Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması, Revizyon 2.1 (Nace Rev. 2.1)’ e göre derlenmiştir.

Mali aracı kuruluşlar sektöründe 2025 yılında 22 bin 113 girişim faaliyette bulundu

Finansal hizmet faaliyetlerinde 273 girişim, sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında 74 girişim, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde ise 21 bin 766 girişim faaliyet gösterdi.

Faktör maliyetiyle katma değer 2 trilyon 993 milyar TL, üretim değeri ise 4 trilyon 610 milyar TL olarak gerçekleşti

Mali aracı kuruluşlarda toplam katma değerin %80,0’ı finansal hizmet faaliyetlerinde, %11,1’i sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde, %8,9’u ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde oluştu. Üretim değerinin ise %74,9’u finansal hizmet faaliyetlerinde, %17,3’ü sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde, %7,8’i ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde oluştu.

Bir önceki yıla göre faktör maliyetiyle katma değer %70,9, üretim değeri %61,2 arttı

Faktör maliyetiyle katma değer bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde %69,3 finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %64,1, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde %89,7 arttı. Üretim değeri ise bir önceki yıla göre finansal hizmet faaliyetlerinde %62,7, sigorta, reasürans ve emeklilik fonları faaliyetlerinde %57,1, finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %56,5 arttı.

Mali aracı kuruluşlarda en yüksek istihdam finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti

Mali aracı kuruluşlarda 2024 yılında 352 bin 597 olan yıllık ortalama çalışan sayısı 2025 yılında 360 bin 745 olarak gerçekleşti. Toplam istihdamın %65,9’unu finansal hizmet faaliyetlerinde, %7,7’sini sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, %26,4’ünü ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde çalışanlar oluşturdu.

Personel maliyeti 712 milyar 175 milyon TL olarak gerçekleşti

Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin %77,0’ı finansal hizmet faaliyetlerinde, %9,8’i sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında, %13,2’si ise finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde gerçekleşti. Mali aracı kuruluşların personel maliyetinin %84,8’i maaş ve ücretlerden, %15,2’si ise sosyal güvenlik masraflarından oluştu.

Mali aracı kuruluşlarda ücretli kadın çalışan oranı %49,8 oldu

Mali aracı kuruluşlarda 2025 yılında ücretli olarak istihdam edilen kadın personel sayısı 174 bin 949 iken erkek personel sayısı 176 bin 328 olarak gerçekleşti. Ücretli kadın çalışan oranı %49,8, ücretli erkek çalışan oranı ise %50,2 oldu

Mali aracı kuruluşlarda sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değeri 157 milyar 495 milyon TL oldu

Mali aracı kuruluşlarda 2025 yılında sabit sermaye yatırımları toplam satın alış değerinde en yüksek pay %78,8 ile finansal hizmet faaliyetlerinde gerçekleşti. Sigorta, reasürans ve emeklilik fonlarında bu pay %7,0 iken finansal hizmetler ile sigorta faaliyetleri için yardımcı faaliyetlerde %14,2 oldu.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın