Ekonomi

14. YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’na “AB Tescilli Kayseri Pastırması” damgasını vurdu, Ekonomi-teknoloji haberleri, KalDer Kayseri’den Dev Zirve, ekonomik değerlendirmeler, meclis, TUİK verileri

KAYSERİ PASTIRMASI’NIN AVRUPA ZAFERİ YÖREX’TE PLAKETLE TAÇLANDI!

KTO BAŞKANI GÜLSOY, AB TESCİLLİ KAYSERİ PASTIRMASI İÇİN TEŞEKKÜR PLAKETİNİ TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU’NUN ELİNDEN ALDI

Kayseri Ticaret Odası (KTO), Antalya’da düzenlenen 14. YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’na “AB Tescilli Kayseri Pastırması” damgasını vurdu. Şehrin gastronomi değerlerini dünyaya açan KTO’nun bu başarısı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından takdim edilen teşekkür plaketi ile onurlandırıldı.

Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, TOBB’un desteğiyle kapılarını açan 14. YÖREX Fuarı, bu yıl çok özel bir törene ev sahipliği yaptı. Kayseri’nin kadim lezzeti Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a teşekkür plaketi takdim edildi.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun elinden plaketi alan Başkan Gülsoy, bu tescilin Kayseri’nin dünya mutfağındaki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı.

GÜLSOY : KAYSERİ’NİN YÖRESEL ÜRÜNLERİ YÖREX’TE BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Fuar süresince ziyaretçilerin akınına uğrayan KTO standında açıklamalarda bulunan Başkan Ömer Gülsoy, coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer kültürel miras değil, aynı zamanda dev bir ekonomik güç olduğunu belirtti.

Gülsoy şunları söyledi: ” Dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarı gelişerek artmakta. 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800’ün üzerine çıktı. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünler 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip. Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir. Bu kapsamda hem Coğrafi işaret algısının hem de bilinirliğinin artmasını sağlayan YÖREX Fuarı, şehrimiz ve ülkemiz adına oldukça önemlidir. YÖREX, yöresel ürünlerin getirildiği, gösterildiği fuar olmanın dışında kendini geliştiren bir fuar. Yerel ürünlerimizin tanıtımına olan bağımlılığımızı vurgulamak istiyoruz. Bizde Kayseri Ticaret Odası olarak geniş bir ekiple fuarda yerimizi alarak kadim şehrimizin coğrafi işaretli ürünlerini sergiledik. Standımıza gelen misafirlerimize pastırma, sucuk, mantı, tandır böreği, kayseri yağlaması, çemen ve nevzine ikramında bulunduk. Kayseri’nin diğer illerle göre marka bilinilirliği daha yüksek.”

17 TESCİLLİ LEZZET, TEK BİR STANTTA BULUŞTU

KTO standı, fuarın en çok ziyaret edilen noktası olurken; başta AB Tescilli Kayseri Pastırması olmak üzere; sucuk, mantı, yağlama, nevzine, tandır böreği, fırın ağzı kebabı, gül baklava, yağ mantısı ve purov mantısı gibi toplam 17 tescilli lezzet görücüye çıktı.

Fuarın açılışının ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve beraberindeki heyet KTO standını ziyaret ederek Kayseri’nin eşsiz lezzetlerini deneyimledi.

YEREL KALKINMANIN ANAHTARI: COĞRAFİ İŞARET

Başkan Gülsoy, yerel değerlere sahip çıkmanın önemine değinerek, “Sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilgi arttıkça, coğrafi işaretli ürünlerimizin katma değeri de artıyor. Bu tesciller sayesinde ürünlerimiz muadillerine göre daha yüksek değerle alıcı buluyor. Bu da yerel kalkınmaya, kadın istihdamına ve ülke ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Biz bu topraklardan çıkan zenginliğin farkındayız ve onu dünyaya pazarlamaya kararlıyız.” dedi.

BAŞKAN GÜLSOY’DAN TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU’NA TEŞEKKÜR

Fuarın verimliliğine ve gördüğü ilgiye dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Ürünlerimizin aldığı tam not, şehrimizin mutfağına olan güvenimizi bir kez daha perçinledi. Bu başarının mimarlarından olan, yerel değerlerin markalaşması yolunda her zaman önümüzü açan ve bizleri bu plaketle onurlandıran TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu organizasyona öncülük eden Antalya Ticaret Borsası Başkanı Sayın Ali Çandır’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

22-26 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayan fuarda, yerel üreticiler doğal gıdalar, el emeği ürünler ve yöresel lezzetlerle kültürel mirası tanıtma fırsatı buldu.

KTO BAŞKANI GÜLSOY DIŞ TİCARET VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ  “MART AYINDA 145 ÜLKEYE 314 MİLYON 106 BİN DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı.

Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu.

İLK ÇEYREKTE 924 MİLYON DOLARLIK PERFORMANS

2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır.” dedi.

Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi.

“DİNAMİK BİR DESTEK KALKANI ŞART”

Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak ‘dinamik bir destek kalkanı’ oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir” dedi.

İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, “Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Başkan Yalçın: Kayseri’nin İlk 3 Aylık İhracatı 924 Milyon Dolar Oldu

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

2026 yılı Mart ayı rakamlarını değerlendiren Başkan Mehmet Yalçın, Türkiye’nin 2026 yılı Mart ayındaki ihracatının, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalatının ise yüzde 8,2 artarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.

Kayseri’nin dış ticaretteki Mart ayı projeksiyonunu değerlendiren Başkan Yalçın,  “Şehrimizin 2026 yılının Mart ayı ihracatı 314 milyon 106 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Kayseri’nin Mart ayı ithalat rakamı ise 154 milyon 959 bin dolar seviyesinde olmuştur. Kayseri’nin ihracatında yüzde 1,38’lik düşüş gerçekleşirken, Mart ayı ithalatımızda ise yüzde 6,22’lik bir artış yaşanmıştır” dedi.

Kayseri’nin ihracatında 2026 yılında daralma yaşanabilmesinin muhtemel olduğunun altını çizen Başkan Yalçın, “Kayseri olarak bu yılının ilk 3 aylık döneminde 924 milyon 429 bin dolarlık bir ihracata ulaşmış durumdayız. Bu ilk 3 aylık dönemde ithalat rakamımız ise 430 milyon dolar seviyesindedir. Kayseri’nin 2026 yılında tüm zorluklara rağmen 4 milyar dolar civarına ihracat yapabilecek gücü ve kapasitesi bulunmaktadır. Sanayicilerimiz tüm zorluklara göğüs germekte ve hedeflere ulaşabilmek için durmaksızın çalışmaktadır” şeklinde konuştu.

Başkan Yalçın, “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, ekonomideki belirsizliği her geçen gün derinleştirmektedir. ABD-İsrail İran savaşı dolayısıyla petrole ve enerjiye dayalı maliyet artışları sanayicilerimizi olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Piyasalarda yaşanan durumun öngörülemez hale gelmesi sanayicilerimizi endişelendirmektedir. Yaşanan maliyet artışları üretim çarklarının dönmesinde yavaşlamaya neden olmakta, işçilik giderlerinin dünyadaki rakip ülkelerden daha yüksek olması üretimi doğrudan etkilemektedir. Uygun maliyetli finansa ulaşmada yaşanan zorluklar da sürdürülebilirlik noktasında sanayicilerimizin önünde set oluşturmaktadır” dedi.

Yalçın, “Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, geçtiğimiz günlerde yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında yaşananların iyi analiz edildiğine ve sanayicilerimizin beklentilerine göre yeni gelişmeler olacağına olan inancımızı korumaktayız. Yakında TBMM gündemine sunulacağı kamuoyu ile paylaşılan; doğrudan yatırım teşvikleri ve üretim yapan ihracatçıların desteklenmesini de içeren geniş kapsamlı düzenleme olumlu bir adımdır. Atılacak yeni adımlarla; üretimde, istihdamda ve ihracatta öncü rol oynayan sanayicilerimize yeni yol haritalara çizilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kartların yeniden dağıtıldığı bir dünya düzeni oluşması sürecinin içinden geçtiğimiz artık apaçık bellidir. Böylesine önemli günlerde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki ekonomi yönetiminin, başta sanayicilerimiz olmak üzere toplumun tüm kesimlerini koruyacak kapsayıcı nitelikte önlemler alacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Başkan Yalçın açıklamasını, ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür ederek noktaladı.

KalDer Kayseri’den Dev Zirve: İş Dünyasında Yeni Yön Arayışı Başlıyor

Belirsizlikler çağında yolunu kaybetmek istemeyen iş dünyası profesyonelleri, KalDer Kayseri’nin düzenlediği 12. Erciyes Mükemmellik Zirvesi’nde buluşuyor. “Pusula Artık Kuzeyi Göstermiyor” mottosuyla gerçekleşecek zirve, 21 Mayıs’ta Kayseri’de kapılarını açıyor.

Zirvenin Odak Noktası: Değişen Dünyada Yön Bulmak

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Kayseri Şubesi, bu yıl 12’ncisini gerçekleştireceği Erciyes Mükemmellik Zirvesi için hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Kayseri Ticaret Odası Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan etkinlik, iş dünyasının geleneksel yöntemlerle yönetilemediği bir dönemde “yeni kuzeylerin” nasıl inşa edileceğine odaklanacak. Defne Sarısoy’un sunuculuğunu üstlendiği zirve, katılımcılara stratejik bir yol haritası sunmayı hedefliyor.

Veriden Bilime: 5 Kritik Oturum

Zirve kapsamında gerçekleştirilecek beş ana oturumda, dijitalleşmeden bilimsel yaklaşımlara kadar pek çok konu mercek altına alınacak. “Pusula Bozulduysa Veriyle Yol Bul” başlığıyla verinin gücü tartışılırken; “Kendi Kuzeyini Bulanlar” oturumunda başarılı kurumların hikayeleri paylaşılacak. Bilimin geleceği inşa etmedeki rolünün konuşulacağı “Yeni Kuzeyi Tasarlamak” oturumunun ardından, zirve “Gelecek Geldi!” başlıklı özel kapanış konuşmasıyla sona erecek.

Dev İsimler Deneyimlerini Paylaşacak

Sabah saat 09.00’da başlayacak organizasyon, Türkiye’nin kendi alanında en yetkin isimlerini aynı kürsüde buluşturacak. KalDer Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Kantarcı ve KalDer Genel Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Konak’ın açılışlarıyla başlayacak olan zirvede; FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, dünyaca ünlü Türk fizik mühendisi Canan Dağdeviren ve akademisyen-yazar Prof. Dr. Uğur Batı gibi isimler bilgi ve deneyimlerini aktaracak.

Geniş Katılımcı Profili ve Stratejik Hedefler

İş dünyasındaki belirsizlikleri yönetme becerisini artırmayı hedefleyen zirve; Gürok Grup LAV Genel Müdürü Filiz Akdede, Milenyum Metal’den Metin Kantarcı, Ekonomi Gazetesi’nden Hilal Sönmez ve KalDer’den Esra Karakaş Kurşun ile Haluk Kürkçü gibi önemli isimleri de ağırlayacak. KalDer Kayseri Şubesi, bu büyük organizasyonla iş dünyası ve akademiyi bir araya getirerek, değişimi doğru okuma ve geleceği ortak akılla şekillendirme konusunda güçlü bir sinerji yaratmayı amaçlıyor.

KTO NİSAN AYI MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ GÜLSOY : BELİRSİZLİK, KÜRESEL EKONOMİNİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGELDİR

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel ekonomideki belirsizliklere ve jeopolitik risklere dikkat çekerek; “Bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel belirsizliktir. Sanayicimiz, ekonomik bağımsızlığımızın sahadaki neferidir” dedi. Gülsoy ayrıca, iş dünyasının acil talebi olarak ‘Döviz Dönüşüm Desteği’nin en az bir yıl daha uzatılması, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılması ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.

Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Nisan ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri,  meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı.

Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Nisan ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi.

Toplantıda dünya genelindeki jeopolitik risklerin ekonomiye etkileri, yeni açıklanan ekonomi reform paketi ve reel sektörün acil çözüm bekleyen talepleri masaya yatırıldı.

ARSLAN: “GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK, VATANMIZA SAHİP ÇIKMAKTIR”

Toplantının açılışında konuşan Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan eğitim yuvalarına yönelik saldırıları lanetleyerek, sosyal projelerin önemine dikkat çekti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı gururla geride bıraktıklarını belirten Arslan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıların acısı hala yüreğimizdedir. Bu acı hadiseler, evlatlarımızı korumanın sadece emniyet tedbirleriyle değil, sosyal projelerle de mümkün olduğunu göstermiştir” dedi.

“ERVA SPOR OKULLARI TÜM TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR MODELDİR”

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek öncülüğünde hayata geçirilen ERVA Spor Okulları’nın önemine değinen Arslan, şunları söyledi:

“Şehrimizde sayısı 67’ye ulaşan Erva Spor Okulları, gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak adına son derece kıymetli ve örnek bir modeldir. Bizler de Kayseri Ticaret Odası olarak, bünyemizde kurduğumuz KTO Erva Spor Kulübü ile bu vizyoner projeye en güçlü desteği veriyoruz. Gençlerimize sahip çıkmak, aslında vatanımıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır. Bu projenin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması gerektiğine yürekten inanıyoruz.”

Meclis kürsüsünden dünya gündemini ve küresel ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendiren Başkan Ömer Gülsoy, Dünya ekonomisinin modern çağın en çetin sınavlarından birini verdiğini belirtti. Gülsoy, “öngörülemezlik” kavramının ticaretin en büyük engeli haline geldiğini vurguladı.

GÜLSOY: “HUZURUN OLMADIĞI YERDE, HESAP DA TUTMUYOR”

İş dünyasının artık sadece ekonomik verilerle değil, jeopolitik dengelerle de iç içe yaşadığını ifade eden Başkan Gülsoy, “Bir iş insanı olarak sadece faiz kararlarına veya enflasyon verilerine bakmamız ne yazık ki yetmiyor. Haritayı önümüze açıp, dünyadaki güç savaşlarını izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da süren gerginlik bize şunu hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor” diye konuştu.

“GÜÇLÜ OLANI KURALI O AN YAZDIĞI BİR DÜZEN VAR”

Uluslararası ticaretin güven zemininin zedelendiğine dikkat çeken Gülsoy, küresel güçlerin keyfi tavırlarını eleştirdi. Gülsoy, şunları söyledi: “Rakamların bu denli savrulmasının ardında, uluslararası kuralları hiçe sayan keyfi tavırlar yatıyor. Karşımızda artık hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa yok; jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği, ‘güçlü olanın kuralı o an yazdığı’ kaotik bir düzen var.”

“ENERJİ KRİZİ DİJİTAL DÜNYAYI VE CEBİMİZDEKİ TELEFONU DA VURUYOR”

Enerji krizinin sanılandan çok daha derin etkileri olduğunu belirten Başkan Gülsoy, dijital dönüşüm ile enerji arasındaki bağa dikkat çekti. Gülsoy, “Çoğumuz enerji krizini sadece akaryakıt zammı olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve dijital dünyayı da doğrudan etkiliyor. Devasa veri merkezlerinin enerji tüketimi arttıkça, dijital işlem maliyetlerimiz de sessizce yukarı çıkıyor. Kriz sadece fabrikadaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi etkiliyor” dedi.

“ENFLASYONDAKİ DURUM GEÇİCİ BİR DENGELEME SÜRECİDİR”

Küresel dalgalanmaların Türkiye’ye yansımalarına değinen Başkan Gülsoy, temkinli olunması gerektiği uyarısında bulundu. Gülsoy, “Bugün yaşananlar bize şunu gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimi, sıkı para politikası ve mali disiplinden taviz vermemektir” dedi.

“TÜRKİYE, AVRUPA’NIN EN GÜÇLÜ ÜRETİM ALTERNATİFİDİR”

Türkiye’nin jeopolitik krizleri fırsata çevirme potansiyeline dikkat çeken Gülsoy, “Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla her zamankinden daha güçlü bir ‘güvenli liman’ vizyonu ortaya koymalıdır. Uzak Doğu lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, ülkemizi Avrupalı dev markalar için vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistik aksamalar, Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir” ifadelerini kullandı.

“SANAYİCİMİZ, EKONOMİ CEPHESİNİN EN ÖN SAFINDA MÜCADELE EDİYOR”

Zorlu süreçte üretim yapan iş dünyası temsilcilerine teşekkür eden Başkan Ömer Gülsoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı bu fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en sağlam kalesidir. Sizler sadece ticaret yapmıyor; bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım hayati derecede kıymetlidir.”

“ÜRETİM ODAKLI BİR VİZYON ORTAYA KONULDU”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nı değerlendiren Başkan Ömer Gülsoy, yeni vergi düzenlemelerinin iş dünyasında büyük bir yankı uyandırdığını söyledi. Yeni programın imalatçıdan ihracatçıya kadar tüm kesimleri kapsayan üretim odaklı bir vizyon sunduğunu belirten Gülsoy, “Özellikle İstanbul Finans Merkezi odaklı 20 yıllık vergi muafiyeti ve kurumlar vergisinin imalatçı-ihracatçılar için yüzde 9’a indirilmesi muazzam bir destektir. Yazılım ve mühendislik gibi hizmet ihracatında vergi indiriminin yüzde 100’e çıkarılması ise teknoloji odaklı büyümemize büyük ivme kazandıracaktır” dedi.

“DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ EN AZ BİR YIL UZATILMALI”

Açıklanan paketin reel sektör odaklı revizyonlarla daha da güçlendirilmesi gerektiğini savunan Başkan Gülsoy, iş dünyasının acil beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:

“İçinden geçtiğimiz fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç var. Özellikle 30 Nisan’da sona erecek olan ‘Döviz Dönüşüm Desteği’ en az bir yıl daha uzatılmalıdır. Ayrıca mevcut yüzde 3’lük oran piyasa gerçeklerine göre artırılmalı ve uygulama şartları sanayicimiz için daha sade hale getirilmelidir. Sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır.”

“REEL SEKTÖR DOKUNUŞU EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI PERÇİNLER”

Bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesinin Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi anlamına geldiğini ifade eden Gülsoy, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi, sanayicimizin önünü açacaktır. Ekonomik programda yapılacak her ‘reel sektör dokunuşu’, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bu vizyonu bizlere sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a iş dünyamız adına şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Nisan ayında üretici market ile girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi.

“Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 393,7 ile elmada görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti:

“Elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasa takip etti.

Elma 4,9 kat, havuç 4,3 kat, yeşil soğan ve marul 3,5 kat, pırasa ise 3,4 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa, 11 lira olan havuç 47 lira 29 kuruşa,17 lira 64 kuruş olan yeşil soğan 60 lira 91 kuruşa, 23 lira 20 kuruş olan marul 80 lira 08 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 46 lira 33 kuruşa satıldı.

Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün markette yeşil soğan, üreticide kuru soğan olurken, fiyatı en fazla düşen ürün hem markette hem de üreticide patlıcan oldu.”

Market fiyatları

“Nisan ayında markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı, 12’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 48,7 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 29,9 ile ıspanak, yüzde 29,2 ile kuru soğan, yüzde 7,6 ile nohut ve yüzde 7,5 ile zeytinyağı takip etti.

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 74,3 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 53,7 ile salatalık, yüzde 39,7 ile sivri biber, yüzde 24,2 ile karnabahar ve yüzde 20,4 ile kabak izledi.”

Üretici fiyatları

“Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 64,7 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 61,1 ile sivri biber, yüzde 47,2 ile elma, yüzde 38,9 ile havuç ve yüzde 37,7 ile salatalık izledi.

Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 42,4 ile beyaz lahana, yüzde 31 ile patates, yüzde 25,5 ile limon ve yüzde 21 ile karnabahar izledi.”

Üretici fiyat değişiminin nedenleri

“Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı ve Çukurova’da yeni hasat başladı. Uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğu tespit edilmiştir. Bu da rekoltenin düşmesine ve fiyatların artmasına neden oldu.

Geçtiğimiz ay yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle beyaz lahana, karnabahar ve ıspanakta arz azalmış, bu da fiyatların artmasına yol açmıştır.

Limon fiyatları ise arzdaki azalış nedeniyle yükseldi.

Hava koşullarının iyi gitmesi sebebiyle birim alandan alınan verim artmış, yaşanan bu arz artışı da patlıcan, sivri biber ve salatalık fiyatlarının düşmesine yol açtı.

Elma ve havuçta ise talepte yaşanan azalma fiyatları düşürdü.”

Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Nisan ayında, Mart ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 24,1, amonyum nitrat gübresi yüzde 17,6, ÜRE gübresi yüzde 8,6, DAP gübresi yüzde 8,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 5,3 oranında artış gösterdi.

Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 58,3, DAP gübresi yüzde 56,8 oranında arttı.

Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5, son bir yılda besi yemi yüzde 37,7, süt yemi yüzde 34,6 oranında arttı.

Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Nisan ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 3,1 oranında azalırken, yıllık yüzde 57,6 oranında arttı.”

Kayseri’de Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 314 milyon 107 bin dolar, ithalat 154 milyon 960 bin dolar olarak gerçekleşti

Dış Ticaret İstatistikleri, Mart 2026

Mart ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %6,4 azaldı, ithalat %8,2 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Mart ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar, ithalat %8,2 artarak 33 milyar 120 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Mart döneminde ihracat %3,2 azaldı, ithalat %4,7 arttı

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar, ithalat %4,7 artarak 91 milyar 895 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Mart ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %5,5 azaldı, ithalat %11,2 arttı

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Mart ayında %5,5 azalarak 21 milyar 492 milyon dolardan, 20 milyar 304 milyon dolara geriledi.

Mart ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %11,2 artarak 23 milyar 144 milyon dolardan, 25 milyar 738 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Mart ayında 5 milyar 435 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %3,2 artarak 46 milyar 42 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %78,9 oldu.

Mart ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,0 artarak 7 milyar 195 milyon dolardan, 11 milyar 221 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Mart ayında %76,5 iken, 2026 Mart ayında %66,1’e geriledi.

Dış ticaret açığı Ocak-Mart döneminde %27,5 arttı

Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı %27,5 artarak 22 milyar 486 milyon dolardan, 28 milyar 667 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Mart döneminde %74,4 iken, 2026 yılının aynı döneminde %68,8’e geriledi.

Mart ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,7 oldu

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Mart ayında imalat sanayinin payı %93,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,9 oldu.

Ocak-Mart döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %4,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.

Mart ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %70,0 oldu

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Mart ayında ara mallarının payı %70,0, sermaye mallarının payı %14,6 ve tüketim mallarının payı %14,9 oldu.

İthalatta, 2026 Ocak-Mart döneminde ara mallarının payı %71,4, sermaye mallarının payı %14,1 ve tüketim mallarının payı %14,0 oldu.

Mart ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Mart ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 820 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 419 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 378 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 217 milyon dolar ile İtalya, 996 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %31,2’sini oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 5 milyar 452 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 944 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 3 milyar 830 milyon dolar ile ABD, 3 milyar 374 milyon dolar ile İtalya ve 2 milyar 706 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,5’ini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Çin aldı

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Mart ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 759 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 511 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 538 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 620 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 516 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %42,1’ini oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 13 milyar 167 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 9 milyar 87 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 6 milyar 619 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 680 milyon dolar ile ABD, 4 milyar 579 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %41,5’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %2,0 azaldı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Mart ayında bir önceki aya göre ihracat %2,0 azaldı, ithalat %2,3 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %6,8 azaldı, ithalat %6,6 arttı.

Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,5 oldu

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mart ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,5’tir. Ocak-Mart döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,4’tür. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür.

Mart ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %80,2’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,1’dir. Ocak-Mart döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,8’dir. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,1’dir.

Teknoloji yoğunluğuna göre imalat sanayi ürünleri dış ticareti, Mart 2026

Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Mart ayında 20 milyar 33 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Mart ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %6,1 azalarak 20 milyar 33 milyon dolar, ithalat %5,6 artarak 30 milyar 832 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Mart ayında dış ticaret açığı %37,6 artarak 7 milyar 850 milyon dolardan, 10 milyar 799 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Mart ayında %73,1 iken, 2026 Mart ayında %65,0’a geriledi.

İhracat 2026 yılı Ocak-Mart döneminde 57 milyar 992 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2,4 azalarak 57 milyar 992 milyon dolar, ithalat %5,0 artarak 86 milyar 957 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı %23,7 artarak 23 milyar 412 milyon dolardan, 28 milyar 965 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Mart döneminde %71,7 iken, 2026 yılının aynı döneminde %66,7’ye geriledi.

Kayseri nüfusunun %25,6’si, Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuk nüfus oluşturdu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi iken bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini kız çocuklar oluşturdu. Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun %48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında %41,8 ve 2025 yılında %24,8 oldu.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,1, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %16,9, 2080 yılında %15,2 ve 2100 yılında %14,5 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,0, 2040 yılında %16,7, 2060 yılında %13,9, 2080 yılında %11,1, 2100 yılında %9,9 olacağı öngörüldü.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında %22,3, 2040 yılında %18,9, 2060 yılında %18,7, 2080 yılında %18,9, 2100 yılında %18,6 olacağı öngörüldü.

Türkiye’nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği üye ülkelerinden yüksek olduğu görüldü

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması %17,6 oldu. AB üye ülkeleri içinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, %22,7 ile İrlanda, %20,4 ile Fransa ile İsveç olduğu görüldü. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, %14,5 ile Malta, %14,9 ile İtalya, %15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının %24,8 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.

Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu

ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, %43,3 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini %39,2 ile Şırnak, %36,7 ile Mardin izledi.

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, %15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini %16,9 ile Edirne ve %17,7 ile Kırklareli izledi.

Türkiye’de 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranı %41,9 oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin %41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü. Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin %68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin %27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.

Hanelerin %19,1’inde 0-17 yaş grubunda bir çocuk, %14,1’inde iki çocuk, %5,7’sinde üç çocuk, %1,9’unda dört çocuk, %1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.

Çocuk nüfusun 2025 yılında %30,5’inin 10-14 yaş grubunda yer aldığı görüldü

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında çocuk nüfusun %26,9’unun 0-4 yaş grubunda, %28,7’sinin 5-9 yaş grubunda, %28,2’sinin 10-14 yaş grubunda ve %16,2’sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında %22,7’sinin 0-4 yaş grubunda, %28,8’inin 5-9 yaş grubunda, %30,5’inin 10-14 yaş grubunda ve %18,0’ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Canlı doğan bebek sayısı 2024 yılında 937 bin 559 oldu

Doğum İstatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı, 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825’i erkek, 455 bin 734’ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin %96,7’sini tekil, %3,2’sini ikiz, %0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı, 2010 yılında %91,6 iken 2024 yılında %99,4 oldu. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) 3 doz ile aşılama oranı 2023 yılında %98,8 iken 2024 yılında %96,0 oldu.

Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki çocuklar için 64,3 yıl oldu

Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu.

Türkiye’de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl, erkek çocuklar için 69,5 yıl ve kız çocuklar için 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki çocuklar için bu süre 64,3 yıl oldu. Erkek çocuklar için bu süre 61,7 yıl iken kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.

Bebeklere konulan en popüler erkek ismi Alparslan, kız ismi Alya oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Göktuğ ve Metehan; en popüler kız bebek isimleri ise Alya, Defne ve Gökçe oldu. Doğan erkek bebeklerin 7 bin 527’sine Alparslan, 6 bin 36’sına Göktuğ, 5 bin 393’üne Metehan, kız bebeklerin 8 bin 751’ine Alya, 7 bin 731’ine Defne, 7 bin 603’üne ise Gökçe ismi verildi.

Türkiye’de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu görüldü.

Çocuk bağımlılık oranı 2025 yılında %29,7 oldu

Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, 2019 yılında %34,1 iken bu oran 2025 yılında %29,7’ye düştü.

Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında %25,5, 2040 yılında %22,1, 2060 yılında %23,3, 2080 yılında %23,4, 2100 yılında %21,5 olacağı öngörüldü.

Özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 2024 yılında 96 bin 83 oldu

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocukların sayısı 96 bin 83 oldu. İlk kez özel gereksinim raporu alan çocukların %62,6’sını erkek çocuklar, %37,4’ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

Beş yaşındaki çocukların net okullaşma oranı %82,5 oldu

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre okul öncesi eğitim seviyesinde beş yaş net okullaşma oranının, 2024/’25 öğretim yılında %82,5 olduğu görüldü. Beş yaş net okullaşma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran erkek çocuklar için %82,8, kız çocuklar için %82,3 oldu.

İlkokul seviyesinde net okullaşma oranı 2024/’25 öğretim yılında %95,4, ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı %89,1 ve ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı %82,9 oldu.

İlkokul tamamlama oranı %98,6 oldu

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, ilkokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde %98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde %96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı %81,3 oldu.

Ortaöğretim okul tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde bu oranın erkek çocuklar için %79,2, kız çocuklar için %83,5 olduğu görüldü.

Özel eğitim alan öğrencilerin oranı %3,4 oldu

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre Türkiye genelinde 2024/’25 eğitim ve öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin %51,3’ünü erkek öğrenciler, %48,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

Özel eğitim gerektiren bireylere (işitme, görme, ortopedik ve hafif düzeyde zihinsel engelli) hizmet veren, özel olarak yetiştirilmiş personelin bulunduğu, geliştirilmiş eğitim programlarının uygulandığı özel öğretim kurumlarında örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı ise 602 bin 729 oldu. Özel eğitim alan öğrenciler örgün eğitimdeki öğrencilerin %3,4’ünü oluşturdu. Özel örgün eğitime devam eden öğrencilerin %62,7’sini erkek öğrenciler, %37,3’ünü ise kız öğrenciler oluşturdu.

Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunan çocukların oranı %36,8 oldu

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın %36,8 olduğu görüldü.

Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında %36,0, kız çocuklarında ise %37,8 olduğu görüldü.

Resmi kız çocuk evlilikleri azaldı

Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %7,3 iken bu oran 2025 yılında %1,5’e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında %0,5 iken bu oran 2025 yılında %0,1 oldu.

Babası vefat etmiş çocukların sayısı 251 bin 929 oldu

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında 21 milyon 375 bin 930 çocuk nüfusun içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısının 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısının 79 bin 214, hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısının ise 4 bin 907 olduğu görüldü.

Koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 oldu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısının 15 bin 508 olduğu görüldü. Mevcut koruyucu aile sayısı 9 bin 96, koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı ise 10 bin 841 oldu. Evlat edindirilen çocuk sayısı 2025 yılında 681 oldu.

Boşanma davaları sonucu, velayeti anneye verilen çocukların oranı %74,6 oldu

Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Çocukların velayetinin %74,6’sının anneye, %25,4’ünün ise babaya verildiği görüldü.

Çocuklar en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybetti

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubunda çocuk ölümleri en fazla, dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Söz konusu nedenle hayatını kaybeden 1-17 yaş grubundaki çocuk sayısı, 2024 yılında bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk, dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.

Bebek ölüm hızı binde 9,0 oldu

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2009 yılında bebek ölüm hızı binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0 oldu. Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 oldu.

Turizm İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2026 Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre %4,2 arttı

Turizm geliri Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan I. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %4,2 artarak 9 milyar 896 milyon 456 bin dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri 9 milyar 694 milyon 574 bin dolar, transfer yolculardan elde edilen turizm geliri ise 201 milyon 883 bin dolar oldu. Ziyaretçilerin turizm gelirinin %25,6’sını ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar oluşturdu.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte ziyaretçiler tarafından yapılan harcamaların 8 milyar 469 milyon 691 bin dolarını kişisel harcamalar, 1 milyar 224 milyon 883 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre %1,5 arttı

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,5 artarak 9 milyon 258 bin 129 kişi oldu. Ziyaretçilerin %25,7’sini 2 milyon 376 bin 343 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 102 dolar oldu. Yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 72 dolar oldu.

Turizm geliri ve ziyaretçi sayısı, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2026

Bu çeyrekte ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içindeki yeme içme harcamalarının payı %27, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı %15,8, konaklama harcamalarının payı ise %13 oldu. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre konaklama harcamaları %21,2, sağlık harcamaları %18,4, yeme içme harcamaları ise %13,7 arttı.

Ziyaretçiler %55,3 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla geldi

İkinci sırada %26,8 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise %8,2 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize %66,7 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre %9,1 azaldı

Turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre %9,1 azalarak 2 milyar 224 milyon 603 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 730 milyon 729 bin dolarını kişisel, 493 milyon 874 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar geçen yılın aynı çeyreğine göre %13,1 arttı

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %13,1 artarak 2 milyon 936 bin 279 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 758 dolar olarak gerçekleşti.

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2026

Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) yıllık %35,94 arttı, aylık %4,06 arttı

H-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %4,06 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %14,47 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,94 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %35,63 artış gösterdi.

H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık %38,26 arttı

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %38,26 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %32,31 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %32,54 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %40,30 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %36,52 artış, idari ve destek hizmetlerde %34,36 artış gerçekleşti.

H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık %7,01 arttı

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %7,01 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %1,78 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %1,86 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %4,19 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %0,92 artış, idari ve destek hizmetlerde %3,96 artış gerçekleşti.

Ekonomik Güven Endeksi, Nisan 2026  Ekonomik güven endeksi 96,4 oldu
Ekonomik güven endeksi Mart ayında 97,9 iken, Nisan ayında %1,5 oranında azalarak 96,4 değerini aldı.
Bir önceki aya göre Nisan ayında tüketici güven endeksi %0,5 oranında artarak 85,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi %1,4 oranında azalarak 98,6 değerini, hizmet sektörü güven endeksi %3,1 oranında azalarak 109,7 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi %1,8 oranında azalarak 111,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi %3,6 oranında artarak 83,6 değerini aldı.

İşgücü İstatistikleri, Mart 2026 Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,1 seviyesinde gerçekleşti

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak %8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,8 iken kadınlarda %10,7 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,5 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak %48,5 oldu. Bu oran erkeklerde %66,0 iken kadınlarda %31,5 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,8 olarak gerçekleşti

İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak %52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,8 iken kadınlarda %35,3 oldu.

Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,3 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak %15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,8, kadınlarda ise %20,4 olarak tahmin edildi.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %31,5 oldu

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak %31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,4 olarak tahmin edildi.

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Nisan 2026
Güven endeksi hizmet sektöründe %3,1 azaldı, perakende ticaret sektöründe %1,8 azaldı, inşaat sektöründe %3,6 arttı
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %3,1 oranında azalarak 109,7 değerini, perakende ticaret sektöründe %1,8 oranında azalarak 111,6 değerini ve inşaat sektöründe %3,6 oranında artarak 83,6 değerini aldı.

Hanehalkı Yurt İçi Turizm, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık 2025 Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu

Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre %1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre %1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu.

Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu.

Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı

Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre %32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların %87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, %12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu.

Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların %92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, %7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu.

Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya %30,3 ile yeme ve içme harcamaları, %23,1 ile ulaştırma harcamaları ve %18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında %26,4, ulaştırma harcamalarında %25,6 ve konaklama harcamalarında ise %48,2’lik artış görüldü.

Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya %32,1 ile yeme ve içme harcamaları, %26,8 ile ulaştırma harcamaları ve %13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında %23,2, ulaştırma harcamalarında %25 ve konaklama harcamalarında ise %43,1’lik artış görüldü.

Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler %57,7 ile ilk sırada yer aldı

Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada %34,4 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise %3,5 ile “sağlık” amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.

Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise %61,8 ile “yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada %26 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise %4,9 ile “sağlık” amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.

Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı

Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.

Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Mart 2026

Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %35,40 arttı, aylık %3,94 arttı

YD-ÜFE 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %3,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %10,73 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,40 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %30,23 artış gösterdi.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %35,10 arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %53,25 artış, imalatta %35,10 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %29,85 artış, dayanıklı tüketim mallarında %39,86 artış, dayanıksız tüketim mallarında %39,45 artış, enerjide %88,91 artış, sermaye mallarında %27,93 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %3,98 arttı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %1,97 artış, imalatta %3,98 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,91 artış, dayanıklı tüketim mallarında %0,90 artış, dayanıksız tüketim mallarında %0,99 artış, enerjide %58,87 artış, sermaye mallarında %0,07 azalış olarak gerçekleşti.

FAZIL SAYDAN YENİ BİR SAHNE: SAY PLAYS JAZZ ON TOUR WITH ŠKODA”

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, caz odağındaki yeni projesi “Say Plays Jazz on Tour with Škoda” ile bu yaz Türkiye turnesine çıkıyor. Sanatçının klasik müzikteki yaratıcı diliyle cazın doğaçlama ruhunu buluşturduğu bu özel proje, Fazıl Say Jazz Quintet ile hayat bulurken Škoda, bu yolculuğa eşlik ediyor.

Pozitif Müzik organizasyonuyla gerçekleşecek turne, Türkiye genelinde 7 şehir ve 10 konserle müzikseverlerle buluşacak. “Say Plays Jazz on Tour with Škoda”, Fazıl Say’ın cazla kurduğu ilişkinin bugüne kadarki en kapsamlı ifadesi olarak öne çıkarken; sanatçının caz formuna yalnızca yorumcu olarak değil, doğrudan besteci ve proje kurucusu kimliğiyle yaklaştığı özgün bir üretim modeli sunacak.

SAY’IN MÜZİKAL ANLATISINDA YENİ BİR DERİNLİK

“Say Plays Jazz”, Fazıl Say’ın bugüne dek geliştirdiği müzikal anlatının yeni bir evresi olarak öne çıkıyor. Sanatçı, bu projede cazla kurduğu bağı yalnızca yorumcu olarak değil, doğrudan üretici kimliğiyle derinleştiriyor. Bu projede, caz beşlisi için özel olarak bestelediği yeni eserlerin yanı sıra, geçmiş dönem çalışmalarının caz formundaki yepyeni düzenlemeleri de yer alıyor.

Say bu projeyi, “Repertuvarın temelinde güçlü bir sosyal duyarlılık yatıyor. Doğu ile Batı arasındaki kültürel köprünün yanı sıra; günümüzün küresel krizlerini, Türkiye’nin toplumsal meselelerini, doğa tahribatını, sokak hayvanlarının durumunu ve eğitim sistemindeki sancıları odağına alan eserlerle çağımızın dertlerine müzikal bir ayna tutuyoruz.” şeklinde anlatıyor.

KESİNTİSİZ BİR MÜZİKAL DENEYİM

Fazıl Say, bu projede klasik konser formunun ötesine geçerek bütünlüklü bir sahne kurgusu sunuyor. Bu yaklaşım, konseri yalnızca bir performans olmaktan çıkarıp baştan sona deneyimlenen bir anlatıya dönüştürüyor.

Performansı, parçaların birbirine bağlandığı kesintisiz bir senfoni yapısında kurguladım. İzleyicilerimiz, 75-80 dakika sürecek bu akışı, aralarda bölüm kesintisi olmadan tek ve bütüncül bir eser gibi deneyimleyecek. Aynı zamanda bir albüm olarak da kayda alacağımız bu çalışmayı ilerleyen dönemde dünya sahnelerine de taşıyacağız.”

Bu kurgusal yapı, projeyi parçalardan oluşan bir konser serisinden öteye taşıyarak, baştan sona tasarlanmış tek bir müzikal anlatı olarak konumlandırıyor ve benzer caz projelerinden belirgin biçimde ayrıştırıyor.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu 

Ege Bölgesi’nin bitkisel ürün ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Cengiz Balık seçildi. Balık, görevi önceki Başkan Hayrettin Uçak’tan devraldı. Hayrettin Uçak yeni yönetim kurulunda yerini aldı. Uçak, önümüzdeki süreçte sektörle deneyimlerini paylaşmayı sürdürecek. 

Ege İhracatçı Birlikleri’nde genel kurul maratonu, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin seçimli olağan genel kuruluyla tamamlandı. EYMSİB’in genel kuruluna yoğun katılım dikkat çekti. 

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanlığını 8 yıl sürdüren ve kanun gereği aday olamayan Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada 8 yıllık başkanlığı döneminde gerçekleştirdikleri projeleri aktardı. 

16 Nisan 2018 tarihinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Genel Kurulunun büyük bir teveccüh göstererek kendisini şerefli bir görev olan Yönetim Kurulu Başkanlığına seçtiğini dillendiren Uçak, “Bizler, 8 yıl boyunca bize verdiğiniz sorumluluk bilinciyle kendimizi hizmete adadık ve başımız dik, alnımız ak olarak bugün yine sizlerin huzurundayız. 2018 yılında bu salondaki konuşmamda ben değil, biz olacağız demiştim. 8 yıl boyunca da bunu gerçekleştirdik, ben değil biz olduk” şeklinde konuştu. 

2018 yılında göreve geldiklerinde 700 milyon dolar seviyelerinde olan ihracatı yüzde 100’e yakın oranda artırarak 1 milyar 300 milyon dolara yükseltmeyi başardıklarının altını çizen Uçak şöyle devam etti; “İhracatımıza yeni pazarlar kazandırdık, var olan pazarlarımızda daha güçlü konuma geldik. Ticaret Heyetleri, URGE faaliyetleri, fuarlar, Turquality projeleri sizlerin ürünlerini yurtdışında tanıtmamızdaki en büyük araçlar oldu 8 yıl boyunca… Özellikle URGE projesini en etkili kullanan Birliklerden biri durumuna geldik ve Hindistan, Endonezya, Singapur, İngiltere, Norveç ve Kanada ülkelerine yönelik heyetler gerçekleştirdik. Hindistan Heyetimiz, Ticaret Bakanlığımız tarafından en başarılı URGE örneklerinden biri seçildi ve Sayın Bakanımızın elinden ödülümüzü sizler adına aldık. Ticaret Bakanlığımıza da tüm projelerimize verdikleri destek için tüm Hazirun önünde teşekkür etmek istiyorum.” 

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi”yle Ege Bölgesinin kalıntı haritasını çıkardıklarının altını çizen Uçak, “Göreve geldiğimizden bu yana düzenli olarak Bölgemizdeki ihraç ürünlerinden numuneler alarak analizleri gerçekleştirdik. Kalıntı bakımından problem teşkil eden bölgelerde eğitici toplantılar düzenledik. Gençlerimizi tarıma teşvik etmek için 3.Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programını hayata geçirdik. 150’den fazla potansiyel üretici ve ihracatçımıza uzman kadro ile A’dan Z’ye tarımı anlattık. Üyelerimizi ziyaret etmeyi hiç aksatmadık, belki aranızda 4-5 defa ziyaret ettiğimiz üyelerimiz vardır. Her koşulda onların yanında olmaya gayret ettik, bu ziyaretler için özel bir ekip oluşturduk, üyelerimizin sorunlarını dinledik, çözüm bulmaya çalıştık. İhracat kısıtlamaların her zaman karşısında durduk, her fırsatta, her toplantıda bu tür kısıtlamaların ihracatımıza zarar verdiğini anlattık” diyerek sözlerini noktaladı.

Yoğun kent hayatında sessiz ve sağlıklı yaşamın anahtarı: Ses yalıtımı
Türkiye’de hızlanan şehirleşme ve artan konfor beklentileri, ses yalıtımı çözümlerine olan talebi artırıyor. ODE Yalıtım, geliştirdiği akustik çözümlerle daha sessiz ve sağlıklı yaşam alanları sunmaya odaklanıyor.
Son yıllarda hızlanan şehirleşme ve yoğunlaşan kent yaşamı, gürültüyü günlük hayatın kaçınılmaz bir parçası haline getiriyor. Trafik, inşaat faaliyetleri, teknik ekipmanlar ve komşu dairelerden gelen sesler, özellikle ofis ve apartman yaşamında konforu doğrudan etkileyebiliyor. 29 Nisan Gürültü Farkındalık Günü, gürültünün insan sağlığı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkat çekerken, binalarda doğru ses yalıtımı ve akustik çözümlerin önemini de yeniden gündeme taşıyor.
Günümüzde yaşam alanları yalnızca dinlenme değil; çalışma, sosyalleşme ve günün büyük bölümünün geçirildiği çok amaçlı mekanlara dönüşmüş durumda. Bu değişimle birlikte ışık, enerji verimliliği ve ısı konforunun yanı sıra ses yalıtımı da daha fazla önem kazanıyor. Sürekli gürültüye maruz kalmak ise uyku düzeni bozukluklarından stres artışına ve konsantrasyon kaybına kadar birçok olumsuz etkiye yol açabiliyor. Bu nedenle binalarda doğru tasarım ve doğru ürün seçimi ile akustik performansın optimize edilmesi, sağlıklı ve huzurlu yaşam alanları için kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Şehirlerde artan gürültü sorununa karşı çözümler geliştiren ODE Yalıtım, ses yalıtımı ve akustik performansı yapı tasarımının ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Bu kapsamda şirket, 2025 yılında ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma alanlarında önemli mühendislik ve üretim birikimine sahip DKM İnşaat ve Danışmanlık ile iş birliğine imza attı. Bu ortaklık sayesinde ODE Yalıtım’ın ısı ve su yalıtımındaki güçlü uzmanlığı; ses yalıtımı, titreşim kontrolü ve sismik koruma çözümleriyle tamamlanarak yapılarda hem konforu hem de yapısal güvenliği destekleyen bütüncül çözümler sunulabiliyor.
Evomineral ile yaşam alanlarında yüksek ses yalıtımı
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, “Şehirleşmenin hızlanması ve yaşam alanlarında konfor beklentisinin artması, akustik çözümlere olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Gürültü Farkındalık Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlatmak isteriz ki doğru tasarlanmış akustik çözümler yalnızca konforu değil, yaşam kalitesini de doğrudan etkiliyor. ODE Yalıtım olarak yüksek performanslı akustik ürünler geliştirerek sürdürülebilir ve konforlu yaşam alanları oluşturulmasına katkı sağlamayı sürdürüyoruz” dedi.
ODE Yalıtımın ses yalıtımı ürünlerinden Evomineral’e de değinen Turan, “Özel üretim teknolojisiyle geliştirilen Evomineral, çevresel gürültüyü kullanım alanına bağlı olarak 45,1 desibele kadar azaltabiliyor. Böylece yaşam alanları daha sessiz, huzurlu ve konforlu hale geliyor. Ürün, yalnızca ses yalıtımı sağlamakla kalmıyor; düşük ısı iletkenliği ile enerji verimliliğine katkıda bulunuyor ve A1 sınıfı yanmaz özelliği ile güvenli kullanım sunuyor” ifadelerini kullandı.

İnşaat sektöründe “ilerleme paradoksu”: İyimserlik artıyor, risk iştahı düşüyor
KPMG’nin Küresel İnşaat Araştırması’na göre sektörde iyimserlik artsa da yöneticiler daha temkinli davranıyor, riskler artarken risk alma isteği azalıyor; bu da stratejileri yeniden şekillendiriyor.
KPMG’nin Küresel İnşaat Araştırması’na göre sektörde iyimserlik artsa da yöneticiler daha temkinli davranıyor, riskler artarken risk alma isteği azalıyor; bu da stratejileri yeniden şekillendiriyor. Önümüzdeki dönemde büyümenin su ve kamu hizmetleri, yeşil enerji ve altyapıdan gelmesi beklenirken, şirketler için operasyonel dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekiliyor.
KPMG’nin dünya genelindeki inşaat şirketlerinde görev yapan 375 yöneticinin katılımı ile gerçekleştirdiği Küresel İnşaat Araştırması’nın sonuçları yayımlandı. İnşaat sektöründeki fırsatlara ve zorluklara ışık tutan araştırmanın 2025 ve 2026 yıllarını kapsayan sonuçlarına göre dünya genelinde inşaat sektörü, “ilerleme paradoksu” olarak adlandırılan kritik bir dönüm noktasından geçiyor.
Raporda dikkat çeken en önemli sonuçlardan biri yöneticilerin risk iştahındaki belirgin gerileme oldu. Belirsizliğin arttığı bu ortamda risk almaya yönelik isteğin azalması, “risk deltası” olarak tanımlanan durumu doğuruyor; yani sektördeki riskler hızla artarken, bu riskleri üstlenme isteği aynı hızda azalıyor. Rapora göre, sektördeki iyimserlik oranı 2023 yılındaki yüzde 66 seviyesinden yüzde 71’e yükselmiş olsa da katılımcıların yüzde 75’i daha temkinli hale geldiklerini, yani risk almaktan giderek daha fazla kaçındıklarını ifade ediyor. Artan riskler ile yükselen riskten kaçınma eğilimi arasındaki bu gerilim hem bölgeler genelinde hem de tüm değer zincirinde stratejileri yeniden şekillendiriyor. Önümüzdeki 12ayda büyümeye en fazla katkıyı sağlaması beklenen üç ana sektör ise su ve kamu hizmetleri, yeşil enerji üretimi ve altyapı olarak öne çıkıyor.
Diğer yandan inşaat sektörü yöneticileri, artan belirsizlik ortamında büyümeyi sürdürebilmek için operasyonel dönüşümün artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunun giderek daha fazla farkına varıyor. Bu yıl öne çıkan en çarpıcı bulgulardan biri de sektörün, bu dönüşümün artık “olup olmayacağına” değil, “ne kadar hızlı gerçekleşeceğine” odaklanması oldu. Nitekim katılımcıların yüzde 53’ü, bu dönüşüme gereken hızda uyum sağlama konusunda endişe duyduklarını belirtiyor.
Temel stratejik ve operasyonel öncelikler
Araştırma sonuçları, yöneticilerin sürdürülebilir büyüme için dört temel stratejik alana odaklandığını ortaya koyuyor. Üstelik bu önceliklerin mevcut operasyonel imkânlarla güçlü bir şekilde örtüşmesi, daha dayanıklı ve çevik bir büyüme için net bir yol haritasına işaret ediyor. Yöneticilerin stratejik önceliklerine bakıldığında, ilk sırada yüzde 75 ile operasyonel verimlilik ve kârlılık geliyor; yani daha üretken, daha kârlı ve projeleri daha etkin şekilde tamamlayabilen bir yapı kurmak öne çıkıyor. Bunu, yüzde 72 ile yeni pazarlara açılma ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verme hedefine göre şekillenen pazar genişlemesi ve müşteriyi odağa alma izliyor. Üçüncü sırada, yüzde 61 ile teknoloji ve inovasyon yer alıyor; ileri veri ve teknoloji yatırımlarıyla desteklenen yeni çalışma biçimlerinin benimsenmesi öncelikler içerisinde bulunuyor. Son olarak yüzde 53 ile risk ve dayanıklılık yönetimi de öncelikli stratejiler arasında yer alıyor.
Yöneticilerin gündemindeki operasyonel öncelikler içinde ise yüzde 76 ile iş gücü büyük önem taşıyor. Bunu teknoloji takip ediyor. İnşaat sektöründeki yöneticilerin yüzde 68’i teknolojiyi stratejik öncelikleri açısından kritik olarak değerlendiriyor. Yöneticilerin yüzde 61’i de yeni teslimat modellerinin stratejik öncelikleri açısından kritik olduğunu ifade ediyor.
“Raporumuz sektöre yol gösterici bir rehber niteliği taşıyor”
KPMG Türkiye İnşaat Sektör Lideri Görkem Yapan rapor hakkında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Araştırmamıza katılan yöneticiler, sektörün gidişatına dair olumlu bir görüş belirtse de belirsizlik hâlâ sürüyor. Kırılgan tedarik zincirleri, artan düzenleyici baskılar ve giderek büyüyen yetenek açığı nedeniyle her dört katılımcıdan üçü riskten kaçınma eğiliminde olduğunu ifade ediyor. Global ölçekte ortaya çıkan bu tablonun Türkiye’deki firmalar açısından da benzer yansımaları olduğunu görüyoruz. Araştırmamızda ülkemizi temsil eden firma yöneticilerinin önümüzdeki 12 aya ilişkin büyüme beklentileri orta derecede olumlu bir görünüm sergilerken, küresel büyümedeki yavaşlama ve Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gerilimler gibi etkenler, bu coğrafyada faaliyet gösteren Türk firmalarının uluslararası yatırım kararlarını daha temkinli bir zeminde şekillendirmesine neden oluyor. Buna karşın Türkiye, küresel inşaat arenasındaki güçlü konumunu koruyor. ENR Dergisi’nin Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi 2025 listesinde 6 yeni katılımcıyla birlikte toplam 45 firma ile temsil edilen Türkiye, toplam firma sayısı bakımından Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor. Bu tablo, Türkiye’de müteahhitlik sektörünün uluslararası ölçekteki rekabet gücünü ve deneyimini açık biçimde ortaya koyuyor. Büyüme potansiyelinin ve risklerin bir arada bulunduğu bu rekabetçi ortamda öne çıkmak ve kazanımları kalıcı hâle getirmek için sektör liderlerinin sağlam bir yol haritasına ihtiyacı var. Raporumuz hem mevcut durumu analiz eden bir değerlendirme hem de yol gösterici bir rehber niteliği taşıyor. Sektörün bugünkü görünümünü ortaya koyarken, liderlerin daha akıllı, daha dayanıklı ve geleceğe hazır organizasyonlar inşa etmesine yardımcı olacak somut içgörüler sunuyor.” dedi.

Goodyear Vector All Season 4 ile dört mevsim lastik kategorisini yeniden tanımlıyor
Dünyanın ilk dört mevsim lastiğinin 50. yıl dönümünün arifesinde Goodyear, Vector All Season 4’ü tanıtarak dört mevsim segmentindeki öncü konumunu pekiştiriyor. Onlarca yıllık dört mevsim uzmanlığı ve ödüllü ürün portföyüyle şekillenen bir mühendislik eseri olan yeni lastik, dört mevsim performansını yeni bir seviyeye taşıyor, bağımsız test sonuçlarıyla da doğrulanan, güven veren ve dengeli bir performans sunuyor.
Yüksek kontrastlı yanak tasarımıyla öne çıkan yeni tasarımı ve artık 23 inç jant çapına kadar uzanan ebat seçenekleriyle Vector All Season 4, şimdiye kadar dört mevsim çözümü bulunmayan araç segmentlerine yıl boyu premium performans ve kullanım kolaylığı sağlıyor.

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Şubat 2026

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %31,55 arttı, aylık %3,10 arttı

Tarım-GFE’de (2020=100), 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %3,10 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,08 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,64 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %2,96 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %3,94 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %32,81 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %24,31 artış gerçekleşti.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %41,37 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %4,31 artış ile malzemeler oldu.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup