
6 FARKLI COĞRAFYANIN YÜNLERİ ETROFİL İLE İPLİK FUARINDA GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR
Etrofil, Avrupa ve ABD Pazarına Güçlü Açılım Yapıyor
Sektöründe dünyanın en büyük fuarlarından biri olan Uluslararası İstanbul İplik Fuarı, 26–28 Mart 2026 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuarda 7.salon 713D numaralı stantta yer alacak olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, 6 farklı bölgenin yünlerinden oluşturduğu özel koleksiyonunu ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Türkiye’de el örgüsü sektörünün, yalnızca bir hobi olmanın ötesine geçerek büyüyen ve küresel ölçekte rekabet eden bir ekonomik güce dönüştüğünü belirten Acme Holding Yönetim Kurulu Üyesi Toygun Batallı, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 1.440.000 ton üretim rakamını bu yıl yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle Almanya, Amerika, Rusya ve İngiltere başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerinde artan talep sayesinde ihracatımızı artırmaya devam edeceğiz” dedi.
Tekstil ve mobilya sektöründe güçlü yatırımlarıyla bilinen Acme Holding’in öne çıkan markalarından biri olan Etrofil El Örgüsü İplikleri, fuar kapsamında el örgüsü ipliklerindeki yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak.
Kadın emeğine dayanan sektörün hem ekonomik büyüme hem de kültürel miras açısından ülkemizin önemli bir değeri olduğunu vurgulayan Toygun Batallı, “Etrofil markası olarak, Yalova’daki üretim tesisimiz ve Gaziantep’teki boyahane tesisimizle Türkiye’de iplik üretimi ve ticareti alanında güçlü bir konumdayız. 2002 yılından bu yana, Acme Holding çatısı altında faaliyet göstererek sektördeki yenilikçi ve kaliteli üretim anlayışımızla ön plana çıkıyoruz. Özellikle kaşmir, angora, kuzu yünü, pamuk ve ipek gibi doğal elyaflarla birlikte viskon ve polyamid gibi sentetik elyafların harmanlandığı geniş ürün yelpazemizle, hem örgü hem de dokuma iplikleri üretmekteyiz. Bunun yanı sıra, yüzde 100 organik ve geri dönüştürülmüş iplikler üreterek çevre dostu bir üretim anlayışını benimsiyoruz” dedi.
Etrofil için üretimde büyüme ve ihracatta yeni açılımlar yaşandığını belirtenToygun Batallı, “Üretim hacmimizi artırırken özellikle yün ve yün karışımlı ipliklerimize olan talepte ciddi bir artış yaşadık. Bu dönemde üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirerek, kalite standartlarımızı bir üst seviyeye taşıdık. Müşteri beklentilerine uygun inovatif çözümler geliştirerek pazardaki konumumuzu güçlendirmeye devam ettik. Yıllık 1.440.000 ton olan üretim kapasitemizi yüzde 20 artırmayı hedefliyoruz. Özellikle akrilik ve akrilik karışımlı iplikler, Türkiye’nin en güçlü olduğu segmentler arasında. Ayrıca amigurumi akımının etkisiyle pamuk iplikler de ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Amerika pazarı ise Türkiye için farklı bir dinamik sunuyor. ABD’de tüketiciler daha çok organik, bebek cildine uygun ve sertifikalı iplikleri tercih etmektedir.
Etrofil İplik olarak üretim kapasitemiz, renk ve desen çeşitliliğimiz, fiyat-performans dengemiz ve hızlı tedarik avantajımız sayesinde Avrupa’da geniş bir görünürlük elde ettik.
Doğal içerikli pamuk ipliklerimizle hem yurt içinde hem de yurt dışında doğal iplik ihtiyacına yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” açıklamasında bulundu.
Aile Bakanlığı ile TÜRKONFED’den kadın-erkek fırsat eşitliği için iş birliği
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) arasında kadınların ekonomik ve sosyal alanda güçlenmesi, kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve iş birliklerinin kurumsal bir çerçevede yürütülmesi amacıyla bir protokol imzalandı.
New York’taki Türkevi’nde düzenlenen imza törenine katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kadınların adalete erişiminin güvence altına alınması yalnızca hukuki reformlarla değil, aynı zamanda kadınların ekonomik yaşama katılımını ve liderliğini destekleyen adil sistemlerin inşasıyla mümkündür” dedi. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık ise “Kadın-erkek fırsat eşitliği ilkesini, niyet beyanı olmaktan çıkarıp kurumsal süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.
Philips, Dünya Uyku Günü’nde uyku sağlığının önemine dikkat çekiyor
Dünya Uyku Günü kapsamında uyku sağlığına dikkat çeken Philips Türkiye, düzenli ve kaliteli uykunun genel sağlık üzerindeki rolüne vurgu yapıyor.
Philips Türkiye’nin Ipsos Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2025 Sağlık Trendleri Araştırması, Türkiye’de uyku alışkanlıklarına ilişkin önemli bulgular ortaya koyuyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 78’i düzenli uykunun sağlığa etkisi konusunda bilgi sahibi olduğunu söylerken, yüzde 54’ü uykuya dalmakta zorlandığını, yüzde 52’si gece sık uyandığını ifade ediyor. Uyku kalitesinden memnun olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 59.
Düzensiz uyku en çok stres ve anksiyeteyle ilişkilendiriliyor
Araştırmaya göre katılımcıların büyük bölümü düzensiz uykunun stres (yüzde 79), depresyon ile anksiyete (yüzde 74) ve kronik ağrı (yüzde 67) gibi sorunlarla bağlantılı olduğunu düşünüyor. Buna karşılık tip 2 diyabet (yüzde 49) ve yüksek tansiyon (yüzde 57) gibi fiziksel hastalıklarla uyku arasındaki ilişki daha düşük oranda dile getiriliyor. Bulgular, toplumun uykuyu daha çok ruhsal sağlıkla ilişkilendirdiğini gösteriyor.
Uyku apnesi ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendiriliyor
Uyku apnesine ilişkin farkındalıkta da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u uyku apnesini ciddi bir sağlık sorunu olarak değerlendirirken, yüzde 37’si tedavi gerektirmediğini düşünüyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 28’i uyku apnesi testi yaptırmaktan çekindiğini ifade ediyor.
Uyku kalitesini artırmak için tercih edilen yöntemler incelendiğinde ise katılımcıların daha çok günlük yaşam alışkanlıklarına yöneldiği görülüyor. Oda sıcaklığı ve ışık seviyesini düzenlemek yüzde 28 ile en sık tercih edilen yöntem olurken, özel yatak veya yastık kullanımı yüzde 22 ile bunu takip ediyor.
“Uyku sağlığında farkındalığın artması büyük önem taşıyor”
Philips Uyku ve Solunum Bakımı Türkiye Satış Müdürü Özgür Tuğmen, “Philips Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması, toplumda düzenli uykunun sağlık üzerindeki önemine ilişkin farkındalığın yüksek olduğunu gösterirken, buna rağmen pek çok kişinin uyku sorunları yaşadığını ortaya koyuyor. Uyku sağlığına ilişkin farkındalığın artması, uyku bozukluklarının ve uyku apnesinin erken fark edilmesi ve doğru yaklaşımlarla ele alınması açısından büyük önem taşıyor. Biz de Philips olarak uykunun sağlıklı yaşamdaki önemine dikkat çekmek ve uyku apnesi konusunda farkındalık yaratmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi
Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Şubat 2026 Kayseri’de Şubat ayında 2 bin 519 konut satıldı
İlk el konut satışları 37 bin 785, ikinci el konut satışları 86 bin 764 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,9 oranında artarak 37 bin 785 oldu. İkinci el konut satışları ise Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,0 oranında artarak 86 bin 764 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %30,3, ikinci el konut satışlarının payı %69,7 oldu.
İpotekli konut satışları 25 bin 35, diğer konut satışları 99 bin 514 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %42,3 oranında artarak 25 bin 35 oldu. Diğer konut satışları ise Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,5 oranında azalarak 99 bin 514 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %20,1 diğer satışların payı %79,9 olarak gerçekleşti.
Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Şubat ayında %5,8 arttı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %5,8 arttı; ikinci el konut satışları %5,9 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %0,2 azaldı; ikinci el konut satışları %2,9 arttı.
Yabancılara Şubat ayında bin 506 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,9 oranında azalarak bin 506 oldu. Şubat ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Şubat döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,1 oranında azalarak 2 bin 812 olarak gerçekleşti.
Şubat ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 191 ile Rusya Federasyonu, 131 ile İran ve 106 ile Irak vatandaşlarına yapıldı.
İlk el iş yeri satışları 3 bin 981, ikinci el iş yeri satışları 11 bin 88 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,2 oranında azalarak 3 bin 981 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 oranında artarak 11 bin 88 oldu.
İpotekli iş yeri satışları 692, diğer iş yeri satışları 14 bin 377 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %62,8 oranında artarak 692 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,0 oranında azalarak 14 bin 377 oldu.
Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Şubat ayında %5,2 azaldı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %5,2 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %0,4 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %0,4 azaldı; ikinci el iş yeri satışları %4,1 arttı.
İstatistiklerle Yaşlılar, 2025 Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi, Kayseri’de 160 bin 328 kişi oldu
Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda %20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında %9,5 iken, 2025 yılında %11,1’e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %44,7’sini erkek nüfus, %55,3’ünü kadın nüfus oluşturdu.
Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %27,0, 2080 yılında %33,4 ve 2100 yılında %33,6 olacağı öngörüldü.
Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %18,2, 2060 yılında %28,8, 2080 yılında %38,5 ve 2100 yılında %42,8 olacağı öngörüldü.
Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,4, 2040 yılında %17,5, 2060 yılında %25,5, 2080 yılında %29,8 ve 2100 yılında %28,2 olacağı öngörüldü.
Yaşlı nüfusun %62,9’unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü
Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun %63,8’inin 65-74 yaş grubunda, %27,9’unun 75-84 yaş grubunda ve %8,4’ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %62,9’unun 65-74 yaş grubunda, %29,3’ünün 75-84 yaş grubunda ve %7,8’inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.
Yaşlı nüfusun %0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.
Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0’ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.
Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan “demografik dönüşüm” sürecinde olan Türkiye’de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.
Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi
Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.
Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.
Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında %16,2 oldu
Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında %14,1 iken bu oran 2025 yılında %16,2’ye yükseldi.
Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında %19,5, 2040 yılında %26,5, 2060 yılında %45,5, 2080 yılında %61,9 ve 2100 yılında %61,6 olacağı öngörüldü.
Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı
Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun %10,4’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %36,0 ile Monako, %30,0 ile Japonya ve %25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.
Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu
Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili %21,1 ile Kastamonu, %20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili %4,5 ile Şanlıurfa, %4,7 ile Hakkari izledi.
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.
Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu
Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.
Türkiye’de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.
Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü
Türkiye’de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560’ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı %26,1 oldu.
Türkiye’de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü
En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496’sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin %73,5’ini yaşlı kadınlar, %26,5’ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.
Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu
En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili %34,1 ile Çanakkale, %33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise %8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili %13,8 ile Batman, %15,0 ile Van izledi.
Yaşlı fertlerin %37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü
Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin %37,9’unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, %5,9’unun çocuğu ile aynı binada, %6,8’inin aynı cadde veya sokakta, %8,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %15,0’ının çocuğu ile aynı ilçede ve %9,3’ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin %9,9’unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %1,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.
Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4’ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9’unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43,0’ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.
Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3’ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü
Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında %10,1’inin en az bir çocuğu ile aynı binada, %12,8’inin aynı cadde veya sokakta, %13,3’ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %22,8’inin çocuğu ile aynı ilçede ve %14,2’sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3’ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %2,7’sinin Türkiye’de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.
Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili %39,8 ile Kastamonu, %39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise %4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili %4,8 ile Gaziantep, %5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.
Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında %88,4 oldu
Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında %88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı %11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %46,7’sinin ilkokul mezunu, %10,4’ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %10,4’ünün lise veya dengi okul mezunu, %9,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.
Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı %97,0 iken yaşlı kadınların oranı %81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.
Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu
Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında %1,5’inin hiç evlenmemiş, %83,8’inin resmi nikahla evli, %4,2’sinin boşanmış, %10,6’sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,9’unun hiç evlenmemiş, %47,5’inin resmi nikahla evli, %4,7’sinin boşanmış, %44,9’unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 oldu
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın %22,8 olduğu görüldü.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde %21,8, yaşlı kadınlarda ise %23,6 olduğu görüldü.
Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında %13,1 oldu
İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için %49,3 iken 2024 yılında %54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında %10,0 iken 2024 yılında %13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında %21,4 iken yaşlı kadın nüfusta %6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında %2,7 iken 2024 yılında %2,9 olduğu görüldü.
Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında %56,9’u tarım sektöründe yer aldı
İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %56,9’unun tarım, %32,0’ının hizmetler, %7,7’sinin sanayi, %3,4’ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.
Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların %39,9’u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada %17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada %14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.
Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı %18,1 iken yaşlı kadınların oranı %10,1 oldu.
Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında %3,0 oldu
Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında %3,7 iken bu oran 2024 yılında %3,0 oldu.
Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı %2,2 iken yaşlı kadınların oranı %3,8 oldu.
İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında %53,2 oldu
Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2’ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında %61,3 iken yaşlı kadınların oranı %46,1 oldu.
Ücretli Çalışan İstatistikleri, Ocak 2026 Ücretli çalışan sayısı yıllık %0,2 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2026 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,2 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 410 bin 257 kişi iken, 2026 yılı Ocak ayında 15 milyon 444 bin 683 kişi oldu.
Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2026 Ocak ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe %3,5 azaldı, inşaat sektöründe %0,3 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %2,3 arttı.
Ücretli çalışan sayısı aylık %0,4 azaldı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2026 Ocak ayında bir önceki aya göre %0,4 azaldı.
Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2026 Ocak ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe %0,5 azaldı, inşaat sektöründe %2,1 azaldı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,1 arttı.
Hizmet Üretim Endeksi, Ocak 2026 Hizmet üretim endeksi yıllık %0,4 azaldı
Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 azaldı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %4,7 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %5,9 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %7,5 arttı, gayrimenkul hizmetleri %1,3 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %1,8 azaldı, idari ve destek hizmetleri ise %0,1 arttı.
Hizmet üretim endeksi aylık %0,2 azaldı
Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %0,2 azaldı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %4,3 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %0,6 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %3,6 arttı, gayrimenkul hizmetleri %4,4 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %5,5 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %1,7 arttı.
Hafızayı Görmek: Sevde Tunç’un belgeselleri ABD’de iki üniversitede izleyiciyle buluştu
Belgesel yönetmeni ve fotoğrafçı Sevde Tunç, bellek ve göç temaları etrafında ürettiği belgesel çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen özel gösterimlerde izleyiciyle buluşturdu. Tunç’un belgeselleri, Columbia Üniversitesi ve New York Eyaleti’ndeki Alfred State College (SUNY)’da gerçekleştirilen gösterim ve söyleşiler kapsamında akademik izleyiciyle buluştu.
“Hafızayı Görmek” başlığıyla düzenlenen etkinliklerde Tunç’un bellek ve göç odağında geliştirdiği iki belgesel çalışma, Bir Başka Köy ve Mübadil Romanlar, üniversite izleyicileriyle paylaşıldı. Gösterimler, belgesel sinemanın hafızayı yalnızca anlatılar üzerinden değil; görüntü, ses ve gündelik yaşam pratikleri aracılığıyla nasıl görünür kılabildiğini tartışmaya açtı.
Tunç’un yönettiği Bir Başka Köy, kırsal bir coğrafyada ekolojik yaşam ve dayanışma pratiklerini odağına alan bir belgesel çalışma. Film, gündelik hayat içinde kurulan ortak üretim ve ilişkiler üzerinden yaşayan bir hafızanın nasıl oluştuğunu gözlemci bir belgesel diliyle ele alıyor. Kadınların öncülüğünde gelişen dayanışma ağlarının mekânla kurulan ilişkiyi ve kolektif belleği nasıl dönüştürdüğünü görünür kılan film, ekolojik yaşam pratikleri ile toplumsal dayanışma arasındaki ilişkiye odaklanıyor.
Multimedya belgesel projesi Mübadil Romanlar ise Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesi sonucunda Selanik’ten Anadolu’ya göç etmek zorunda kalan Roman ailelerin çocuklarının anlatılarına odaklanıyor. Fotoğraf, video ve ses kayıtlarını bir araya getiren proje, zorunlu göç deneyiminin kuşaklar boyunca aktarılan kolektif hafızasını ele alırken Roman toplumuna yönelik yerleşik önyargıları sorgulayan alternatif bir anlatı alanı oluşturuyor.
Gösterimlerin ardından gerçekleştirilen söyleşilerde Sevde Tunç, belgesel sinemada hafıza, göç ve görsel anlatı arasındaki ilişki üzerine değerlendirmelerde bulundu. Tunç, üretim pratiğini şu sözlerle ifade etti:
“Belgesel sanatçısı olarak kadınların, doğanın ve toplumların hafızasını görünür kılan hikâyeler anlatıyorum. Benim için bellek geçmişte kalan bir şey değil; göçle birlikte sürekli yeniden kurulan ve bugünü şekillendiren yaşayan bir alan.”
Columbia Üniversitesi ve Alfred State College’da gerçekleştirilen bu etkinlikler, Tunç’un Amerika’da geliştirmekte olduğu Women Storytellers adlı görsel hikâye anlatımı platformu kapsamında yürüttüğü çalışmaların bir parçası. Belgesel film, fotoğraf ve sözlü anlatımı bir araya getiren platform, farklı coğrafyalardan hikâyeleri buluşturmayı amaçlıyor.
Columbia Üniversitesi ve Alfred State College’da gerçekleştirilen gösterimlerin ardından Tunç’un bellek ve göç temalı belgesel çalışmalarının ABD’de farklı üniversitelerde düzenlenecek yeni gösterim ve söyleşilerle izleyiciyle buluşması için hazırlıklar sürüyor. Sevde Tunç, belgesel sinema ve görsel anlatı alanındaki çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nde sürdürmeye devam ediyor.
Tek kartla bayram mutluluğu: Çalışana seçim özgürlüğü, işverene tasarruf
Ramazan Bayramı yaklaşırken işverenlerin çalışanları için bayram hediyesi arayışı da başladı. Edenred Türkiye’nin kurumsal hediye kartı Ticket Gift, bu hazırlıklarda işverenin seçimini son derece kolaylaştıran tasarruflu fırsatlar sunuyor. 81 ilde 40 binin üzerinde harcama noktasında geçerli olan Ticket Gift ile çalışanlar, bayram alışverişini tek bir kart ile tamamlayabiliyor. Şirketler ise çalışanlarının yaşam kalitesine katkı sağlarken ciddi maliyet avantajı da elde ediyor.
Bayram öncesi alışveriş listesi uzun: Giyim ve ayakkabıdan ev tekstiline, gıda alışverişinden teknolojiye kadar pek çok kategoride ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Edenred Türkiye, Ticket Gift ile işverenlere operasyonel kolaylık ve tasarruf getirirken çalışanlara da bu süreçte esneklik sağlıyor. Geleneksel hediye yöntemleri, farklı tedarikçilerle anlaşma, fiyat araştırması ve nakliye süreçleri gibi zahmetli aşamalar gerektirirken Ticket Gift bu operasyonel yükü ortadan kaldırıyor. Üstelik iş verene yüzde 45’e varan bir vergi ve maliyet avantajı da sunuyor. Kartın dijital yapısı sayesinde aynı gün SMS ile kart numaraları ulaşıyor ve MyEdenred uygulamasına yükleyerek anında kullanılabiliyor.
Ticket Gift, 81 ilde, 120 giyim-ayakkabı markası, 35 bin yerel zincir ve online market, 2000 akaryakıt istasyonu ve onlarca perakande devi ile geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Teknosa’dan Mavi’ye, Defacto’dan Civil’e, Boyner’den A101’e, Hepsiburada’dan Petrol Ofisi’ne kadar geniş bir yelpazede uzanan marka ağı sayesinde çalışanlar ihtiyaç duydukları her şeyi tek kartla karşılayabiliyor. Böylece işverenin hediyesi her çalışanın önceliğine göre şekilleniyor. Bayram tatiline çıkacak biri kartını akaryakıt istasyonunda kullanırken, çocuğuna bayramlık almak isteyen bir diğeri giyim ve ayakkabı mağazalarına yöneliyor, bayram ikramları için alışveriş yapmak isteyenler marketlere gidiyor. Şirketler tek bir kart aracılığıyla tüm çalışanlarına kendi ihtiyaçlarına göre özgürce alışveriş imkanı sunuyor.
Bayramlar, çalışanların kişiye özel yan hak beklentileri adına büyük bir fırsat
Edenred Türkiye Pazarlama Direktörü Zeynep Ege Dura, çalışanlara verilen bayram hediyelerinde seçim özgürlüğünün önemine dikkat çekti: “Ramazan Bayramı gibi özel dönemlerde çalışanlara seçim özgürlüğü tanımak, doğru faydayı sağlamanın anahtarı. Tek tip hediyeler yerine kişiselleştirilebilir esnek çözümler, çalışanların gerçek ihtiyaçlarını karşılayarak bağlılıklarını güçlendiriyor. Özellikle genç nesil çalışanlar, iş yerinden kendi tercihlerine göre şekillenebilen, uyarlanabilir çözümler bekliyor. Ticket Gift de tam bu beklentiye yanıt veriyor: Sadece bir ödeme aracı değil, çalışanların kendi ihtiyaçları doğrultusunda alışveriş yapabilmelerini sağlayan bir deneyim. Dijital altyapısı ve Türkiye çapında 40 bin noktada geçerli esnekliğiyle ‘Edenred ile hayata keyif katın’ yaklaşımımızı bayram sevinciyle buluşturarak, çalışanların günlük yaşamlarına doğrudan dokunan bir kolaylık ve mutluluk katıyoruz.”
Dura, yan hakların kritik rolüne de vurgu yaptı: “Çalışan bağlılığı konusunda çarpıcı verilerle karşı karşıyayız. Türkiye’de bu oranının 2023’te yüzde 15 iken 2024’te yüzde 14’e, 2025’te ise keskin bir düşüşle yüzde 10’agerilemesi oldukça endişe verici. Öte yandan Randstadt’ın 2025 İK Trendleri Raporunda “bir şirketi çekici kılan şey nedir?” sorusuna çalışanların yüzde 81’i ‘rekabetçi maaş ve yan haklar’ yanıtını veriyor. Bu veriler açıkça ortaya koyuyor ki yan haklar artık opsiyonel değil, çalışan deneyiminin tam merkezinde. Üstelik bu yaklaşım işverenlere de %45’e varan vergi istisnası, maliyet avantajı ve operasyonel kolaylık sağlıyor. IPSOS Türkiye’nin 2024 araştırmasında ‘Türkiye’nin En Beğenilen Hediye Kartı’ seçilen Ticket Gift, çalışanların bayram alışverişini hem pratik hem keyifli hale getiriyor” dedi.
İnşaat üretimi yıllık %8,0 arttı
İnşaatın alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2026 yılı Ocak ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %8,1 arttı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %8,8 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %7,1 arttı.
İnşaat üretimi aylık %0,9 arttı
İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Ocak ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre %0,1 azaldı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %0,8 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %4,8 arttı.
Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Ocak 2026 Ticari süt işletmelerince 944 bin 926 ton inek sütü toplandı
Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 arttı.
Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %3,1 arttı, ayran ve kefir üretimi %6,9 arttı, yoğurt üretimi %13,8 arttı, içme sütü üretimi %4,1 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %1,3 azaldı.
Bir önceki ay 930 bin 898 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında %1,5 oranında artarak 944 bin 926 ton oldu.
Bir önceki ay 139 bin 862 ton olan içme sütü üretimi Ocak ayında %12,3 oranında artarak 157 bin 106 ton olarak gerçekleşti.
Dataroid, AI Ajanı D ile veriden aksiyona giden yolu yeniden tanımlıyor
Dataroid’un yeni AI Ajanı D, kurumsal güvenlik ve gizlilik standartları üzerine inşa edilen hızlı içgörüler, gerçek zamanlı sinyaller ve insan onaylı aksiyon süreçleri sunuyor.
Yapay zekâ destekli dijital analitik ve müşteri etkileşimi platformu Dataroid, ekiplerin müşteri davranışlarını daha hızlı anlamasını ve elde edilen içgörüleri onaylanmış aksiyonlara dönüştürmesini sağlayan AI Ajanı D’yi tanıttı. Bu yeni adımla Dataroid, platform genelinde agentic yapay zekâ yeteneklerini genişletirken, kurumsal ekiplerin ihtiyaç duyduğu güvenlik, gizlilik ve denetim standartlarını korumaya devam ediyor.
Yakın zamanda aldığı yatırımın ardından Dataroid, EMEA bölgesindeki hedef pazarlarda büyümeyi hızlandırmaya ve yapay zekâ yetkinliklerini güçlendirmeye odaklanıyor. AI Ajanı D, bu stratejinin önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Çözüm, yapay zekâ destekli self-servis analitiği bir adım öteye taşıyor ve ekiplerin içgörüden onaylanmış aksiyona çok daha az manuel eforla ilerlemesini sağlıyor.
AI Ajanı D, ekiplerin gelir artışı, maliyet düşüşü ve deneyim optimizasyonu hedeflerini tek noktadan karşılıyor.
Sohbet ile Daha Hızlı İçgörü
Ekipler, verileriyle sohbet ederek anında doğru sonuçlara ulaşabiliyor ve otomatik olarak veri grafikleri ile kullanıcı davranışı analizleri oluşturabiliyor. Bu yaklaşım, manuel analiz ve raporlama süreçlerine harcanan zamanı azaltırken, ekiplerin büyüme odaklı aksiyonlara daha fazla vakit ayırmasına olanak tanıyor.
Gerçek Zamanlı Uyarılar ve KPI Odaklı Öneriler
AI Ajanı D, ölçeklenebilir veri üzerinde çalışarak kullanıcı davranışlarını sürekli analiz ediyor. Böylece içgörü üretebiliyor, fırsatları ortaya çıkarabiliyor, kullanıcı deneyimindeki aksaklıkları tespit ederken şirket KPI’larıyla uyumlu uyarılar ve öngörü sinyalleri sunabiliyor.
İnsan Onayıyla Çalışan Otonom Destek
Belirlenmiş sınırlar ve kontrol mekanizmaları içinde çalışan ajan, daha derin analiz gerektiğinde analitik panelleri otomatik oluşturabiliyor ve kullanıcı onayına sunulmak üzere uygulama içi ya da anlık bildirim kampanya taslakları hazırlayabiliyor. Ayrıca ekiplerin kampanya mesajlarını oluşturmasına, düzenlemesine ve farklı dillere çevirmesine de olanak tanıyor.
Bu yeni adımı stratejik açıdan değerlendiren Dataroid Kurucu Ortağı ve Chief Revenue Officer’ı Elif Parlak, “Varsayımları ortadan kaldırmanın ilk adımı güven inşa etmektir. AI Ajanı D’yi kurumsal düzeyde güvenlik, şeffaflık ve gizlilik prensipleri üzerine inşa ettik. Böylece ekipler veriden karara güvenle ilerleyebiliyor. Dijital ekiplerin temel iş ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak geliştirdiğimiz bu yetkinlikler; gelir etkisi yaratmayı, operasyonel maliyetleri azaltmayı ve uçtan uca dijital deneyimleri optimize etmeyi hedefliyor” dedi.
Dataroid Kurucu Ortağı ve CTO’su Can Elmas ise şunları söyledi: “Agentic yapay zekâ, yalnızca kritik iş süreçleri içinde güvenli bir şekilde çalışabildiğinde gerçek değer yaratır. AI Ajanı D’yi Model Context Protocol (MCP) üzerine ve güçlü kontrol mekanizmalarıyla inşa ettik. Böylece ajan, net sınırlar içinde çalışırken kurumsal güvenlik ve insan denetimi gereksinimlerini de karşılamaya devam ediyor.”
Garanti BBVA, ING, QNB, Pegasus ve Azercell dahil 70’ten fazla lider marka tarafından tercih edilen Dataroid; şirketlerin dijital etkileşimi ölçmesine, aksiyon alınabilir içgörüler üretmesine ve müşteri bağlılığını etkileyen kararları desteklemesine yardımcı oluyor. Özellikle yüksek düzeyde regülasyona tabi sektörlerdeki güçlü konumunu pekiştiren Dataroid, agentic analitik ve akıllı müşteri etkileşimini ileri taşımak için yapay zekâ yetkinliklerine yatırım yapmaya devam edecek.
Kümes Hayvancılığı Üretimi, Ocak 2026
Tavuk eti üretimi 238 bin 794 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,90 milyar adet olarak gerçekleşti
Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi %15,1 arttı, kesilen tavuk sayısı %3,0 arttı, tavuk eti üretimi %2,4 arttı.
Bir önceki ay 253 bin 993 ton olan tavuk eti üretimi Ocak ayında %6,0 oranında azalarak 238 bin 794 ton oldu.
Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında %2,2 oranında artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adet oldu.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



