
ÇOPUROĞLU: 28 ŞUBAT, MİLLET İRADESİNE KURULMUŞ BİR TUZAKTIR
AK Parti Kayseri Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Sayın Şaban Çopuroğlu, 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü dolayısıyla bir açıklamada bulundu.
Çopuroğlu açıklamasında, “28 Şubat, millet iradesine karşı kurulmuş vesayetçi anlayışın demokrasiye yönelttiği açık bir müdahalenin adıdır. Seçilmiş iradeyi baskı altına almayı amaçlayan bu süreç, hukuk dışı uygulamalarla toplumun geniş kesimlerini mağdur etmiş, demokrasimizin hafızasında derin yaralar bırakmıştır.” dedi.
Türkiye’nin bu karanlık dönemlerden gerekli dersleri çıkardığını vurgulayan Çopuroğlu, “Bugün de çok iyi biliyoruz ki Türkiye, milli iradeyi esas alan güçlü bir demokratik zemini kararlılıkla inşa etmiştir. Milletin değerleriyle kavga eden hiçbir anlayışın bu ülkede artık karşılığı yoktur.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen reformlara dikkat çeken Çopuroğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlarla vesayet odakları tasfiye edilmiş, inanç, düşünce ve yaşam tarzı üzerinden kurulan baskı düzeni sona erdirilmiştir. Demokrasi ve özgürlükler alanında atılan her adım, 28 Şubat zihniyetine verilmiş en net cevaptır.” dedi.
Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Çopuroğlu, “Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Demokrasi dışı tüm müdahaleleri bir kez daha kınıyor, benzer karanlık senaryoların bir daha yaşanmaması için milli iradeye sahip çıkmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz.” ifadelerine yer verdi.
AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy’un açıklaması
28 Şubat; milletimizin iradesine, inancına ve demokrasimize vurulmak istenen kara bir lekedir.
“1000 yıl sürecek” diyerek millete ayar vermeye kalkışan vesayetçi zihniyet; seçilmiş iradeyi hedef almış, gençlerimizin eğitim hakkını engellemiş, değerlerimizi baskı altına almaya çalışmıştır.
Ancak aziz milletimiz sandıkta en güçlü cevabı vermiş; ümmetin lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti’mizi iktidara taşıyarak bu karanlık anlayışı tarihin çöplüğüne göndermiştir.
28 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Milli iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun’un 28 Şubat’ın Yıldönümünde Milli İrade ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma Mesajı
28 Şubat, aziz milletimizin hafızasında demokrasimize ve milli iradeye yönelmiş antidemokratik bir müdahale olarak yerini almıştır. 28 Şubat 1997 süreci; seçilmiş hükümete karşı vesayet odaklarının devreye girdiği, inanç özgürlüğünün kısıtlandığı, eğitim ve çalışma hayatında binlerce insanın mağdur edildiği karanlık bir dönemin adıdır.
Bu süreçte hedef alınan isimlerin başında, 54. Hükümetin Başbakanı, dava ve devlet adamı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan gelmektedir. Hayatı boyunca “önce ahlak ve maneviyat” şiarıyla hareket eden Erbakan Hocamız, milletimizin inanç değerlerini koruma, adil bir ekonomik düzen kurma ve bağımsız bir Türkiye inşa etme mücadelesi vermiştir.
Saadet Partisi olarak bizler, Erbakan Hocamızın ortaya koyduğu Milli Görüş vizyonunu; adalet, üretim, kalkınma ve güçlü Türkiye idealleri doğrultusunda sürdürmeye kararlıyız. 28 Şubat süreci, sadece bir siyasi müdahale değil; aynı zamanda toplum mühendisliğinin, ayrımcılığın ve hak ihlallerinin yaşandığı bir dönemdir. Başörtüsü yasakları, katsayı adaletsizliği ve fişlemeler; milletimizin vicdanında derin yaralar açmıştır.
Ancak unutulmamalıdır ki; millet iradesi üzerinde hiçbir güç kalıcı değildir. Tarih göstermiştir ki, demokrasi dışı müdahaleler er ya da geç milletin azmi ve kararlılığı karşısında kaybetmeye mahkûmdur.
Bugün bizlere düşen görev; geçmişin acılarından ders çıkararak demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve temel hak ve özgürlükleri tavizsiz şekilde savunmaktır. Bu vesile ile başta Erbakan Hocamız olmak üzere 28 Şubat’ın mağdurlarını rahmet ve minnetle anıyor; bir daha benzer süreçlerin yaşanmaması için kararlılığımızı ifade ediyoruz.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı vefatının seneyi devriyesinde rahmetle anarken “Yaşanabilir Bir Türkiye”, “Yeniden Büyük Türkiye” ve “Adil Bir Dünya” ideallerini gerçekleştirmek için azimle çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
AK Parti İnsan haklarından sorumlu il başkan yardımcısı Fatma Kabak’ın basın açıklaması
28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bugün bir
araya geldik.
Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27
Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra
topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi
amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi
değerlerini hedef almış bir pusudur.
Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el
çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik
büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf
dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır.
AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında
olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla
vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi
ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk.
Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin
tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz.
Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve
özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor.
Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın
gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar,
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri
söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını
her seferinde milletimize izletiyorlar.
Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir;
büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu
zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı
vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle
beraber aşmaktan geri durmayacağız.
Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın
liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma
irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri
süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam etmeliyiz.
Memur-Sen Kayseri İl Temsilcisi Mehmet Emin Aslantürk’ün mesajı 28 Şubat’ın Üzerinden 29 Yıl; Vesayetin Üzerinden Milli İrade Geçti
Tarihimize “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat Süreci’nin 29. yıl dönümündeyiz. Milletimizin inancına, değerlerine ve siyasi iradesine kasteden bu müdahale; arkasına emperyalist güçleri, yaşadığı ülkeye yabancılaşmış sermaye çevrelerini, bazı rektörleri, sözde sendikacıları, meslek örgütlerini, yüksek yargı mensuplarını ve medyayı alarak “bin yıl sürecek” bir vesayet düzeni kurma iddiasıyla hareket etmiştir. Ancak bu karanlık hayaller, aziz milletimizin dirayeti ve iradesiyle tarihin çöplüğüne atılmıştır.
28 Şubat; yalnızca askeri bir müdahale değil, aynı zamanda toplumsal hayatı kuşatan bir baskı ve tasfiye sürecidir. On binlerce öğrencinin eğitim hakkı gasp edilmiş, binlerce kamu görevlisi soruşturmalarla sindirilmiş ve mesleğinden edilmiştir. 6 milyon insan Batı Çalışma Grubu eliyle fişlenerek “sakıncalı” ilan edilmiş; dindar vatandaşlarımız cadı avına maruz bırakılmıştır. Vakıf ve dernekler kapatılmış, Anadolu sermayesi baskı altına alınmış, ekonomimiz büyük zarara uğratılmıştır. Üniversitelerde kurulan “ikna odaları”nda başörtülü öğrenciler psikolojik baskıya tabi tutulmuş, katsayı uygulamasıyla İmam Hatipli gençlerimizin geleceği karartılmıştır.
Memur-Sen ailesi olarak o süreçte, “kamusal alan” söylemi üzerinden inanç özgürlüğünü yok sayan anlayışa karşı “Özgürlük İçin 10 Milyon İmza” kampanyasıyla direndik. Dün olduğu gibi bugün de milli iradenin ve temel hak ve özgürlüklerin yanında durmaya devam ediyoruz.
Bununla birlikte, 29 yıl geçmiş olmasına rağmen 28 Şubat’la tam anlamıyla bir hesaplaşmanın sağlanamamış olması önemli bir eksikliktir. Darbenin askeri unsurları yargı önünde hesap vermiş olsa da sivil ve bürokratik ayağın bütünüyle ortaya çıkarılmaması, vesayetle mücadele açısından ciddi bir boşluk oluşturmaktadır. Nitekim 15 Temmuz Darbe Girişimi, vesayet odaklarıyla eksik hesaplaşmanın ne gibi sonuçlar doğurabileceğini açık biçimde göstermiştir.
28 Şubat unutulmamalı, unutturulmamalı ve yeni nesillere doğru şekilde anlatılmalıdır. Zira son dönemde laiklik ilkesini, inanç özgürlüğünü güvence altına alan bir prensip olmaktan çıkarıp toplumu dizayn etmenin aracı hâline getirmeye çalışan anlayışların varlığı, bu hafızanın diri tutulmasının ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Okullarımızda düzenlenen Ramazan etkinliklerine yönelik bildiriler ve yasak çağrıları, 28 Şubat zihniyetinin farklı formlarda varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Ancak bilinmelidir ki bu millet, bir daha benzer vesayet girişimlerine asla müsaade etmeyecektir.
Memur-Sen olarak çağrımız nettir:
28 Şubat sürecinin sivil ve bürokratik ayağıyla tam anlamıyla hesaplaşılmalıdır.
Giderilememiş tüm mağduriyetler ortadan kaldırılmalı, hak kaybı yaşayan tek bir kişi dahi bırakılmamalıdır.
Bu amaçla sosyal paydaşların da yer alacağı bir komisyon marifetiyle, dönemin tüm mağduriyetleri tespit edilerek gerekli telafi mekanizmaları işletilmelidir.
Büyük Memur-Sen ailesi olarak; darbeci zihniyeti unutmayacak, unutturmayacak ve sivil iradeyi her zeminde savunmaya devam edeceğiz. Milli iradeye sahip çıkan, baskılara boyun eğmeyen ve bu uğurda bedel ödemekten geri durmayan aziz milletimizi saygıyla selamlıyoruz.
AK PARTİLİ FIRAT: “28 ŞUBAT ZİHNİYETİ BİTMEDİ, PUSUDA BEKLİYOR!”
– 28 Şubat darbesinin yıldönümü dolayısıyla açıklama yapan AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, Ramazan ayı genelgesi ve başörtüsü tartışmalarını hatırlatarak, “28 Şubat zihniyeti bitmemiştir, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını korumaktadır!” dedi.
– Fırat, “Tökezlediğimiz anda muhafazakâr kesime yönelik baskı ve cadı avının yeniden başlatılmak isteneceği açıktır” ifadelerini kullandı.
AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, 28 Şubat darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
28 Şubat sürecinin, “Laiklik elden gidiyor” söylemi üzerinden yürütüldüğünü belirten Fırat, milletin inancına, değerlerine ve demokrasiye sahip çıkarak AK Parti’yi iktidara taşıdığını ve vesayet odaklarına sandıkta en güçlü cevabı verdiğini kaydetti.
Ancak 28 Şubat zihniyetinin bitmediğini, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını koruduğunu dile getiren Fırat, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı genelgesini hedef alan çevrelerin, “laikliğe aykırılık” gerekçesiyle tahkir edici ifadeler içeren bildiriler yayınladığını hatırlattı.
Fırat, “Tökezlediğimiz anda muhafazakâr kesime yönelik baskı ve cadı avının yeniden başlatılmak isteneceği açıktır” ifadelerini kullandı.
²28 ŞUBAT ZİHNİYETİ BİTMEDİ, PUSUDA BEKLİYOR!”
AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat’ın “28 Şubat zihniyeti bitmedi, pusuda bekliyor!” başlıklı açıklaması şöyle:
28 Şubat süreci, “Laiklik elden gidiyor” yaygarası koparılarak milli iradeye pranga vurulmak istenen karanlık bir dönemdir.
Aziz milletimiz, inancına, değerlerine ve demokrasiye sahip çıkarak AK Parti’yi iktidara taşımış, vesayet odaklarına en güçlü cevabı sandıkta vermiştir. Ancak geri çekilmek zorunda kalan bu odakların tamamen ortadan kalkmadığını, fırsat kolladığını asla unutmamalıyız.
Yani 28 Şubat zihniyeti bitmemiştir, pusuda bekleyen bir vesayet anlayışı olarak varlığını korumaktadır!
Tökezlediğimiz anda muhafazakâr kesime yönelik baskı ve cadı avının yeniden başlatılmak isteneceği açıktır.
“LAİKLİĞİN ARKASINA SIĞINARAK…”
Üniversitelerde kurulan ikna odalarının mimarı olan bu karanlık zihniyet, şimdilerde ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı vesilesiyle öğrencilerde dayanışma ve paylaşma duygusunu geliştirmeye yönelik hazırladığı genelgeyi hedef almakta, laikliğin arkasına sığınarak tahkir edici ifadelerle bildiriler yayınlamaktadır.
Her ne kadar İslam karşıtlığını süslü cümlelerle kamufle etmeye çalışsalar da asıl dertlerinin bu milletin inancı ve değerleri olduğu açıkça görülmektedir.
“ESKİ TÜRKİYE HAYALİ KURUYORLAR”
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Güneş’in giyim tarzı nedeniyle hedef alınması tartışmalarında da gördük ki, rövanşizm naraları atan, “28 Şubat bin yıl sürecek” diyen anlayışı temsil eden çevreler, AK Parti iktidarının sona ereceği varsayımıyla eski Türkiye hayali kurmaktadır.
Geçmişte başörtülü okul birincilerinin, ağızları kapatılıp “Senin konuşmaya hakkın yok!” denilerek kürsüden indirildiği günleri bu millet unutmadı. O zihniyetin değişmediği, bugün yaşanan hadiseler ışığında bir kez daha görülmektedir.
Bugün 29. yıl dönümü dolayısıyla insanlık dışı uygulamalarını anımsattığımız 28 Şubat darbesini lanetliyor, merhum Necmettin Erbakan Hocamızı rahmetle anıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, aziz milletimizin özgürlük alanını genişletmeye ve demokrasimizi korumaya kararlılıkla devam edecektir.”
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



