Ekonomi haberleri (08.06.2021)

Otomotiv sektöründeki yedek parça krizini 3D yazıcı bitiriyor

Yedek parça üretiminin azalması nedeniyle ister ithal, ister yerli üretim olsun otomobiller tamir için kontak kapatırken, yedek parçalar ise 3 kat fazla fiyata alıcı buluyor. Hem servis süresinin uzaması hem de yedek parça fiyatlarının yükselmesi otomobil sahiplerini zor durumda bırakırken, çözüm ise 3D yazıcıdan çıkıyor. Zaxe Genel Müdürü Emre Akıncı, “ABD, Almanya ve Japonya’da tamirciler 3D yazıcıları kullanarak otomobillerin yedek parçalarını üretiyor. 3D yazıcı ile otomobil parçası üretmek hem ucuz, hem hızlı, hem de çok kaliteli olduğu için Türkiye’de de çok yakında bu yöntemin benimsenmesini bekliyoruz.” dedi.

Otomotiv sektörü Covid-19 nedeniyle zor günler yaşıyor. Çip krizi nedeniyle otomotiv devleri birbiri ardına üretime ara verirken, tedarikçi firmalar da yaşanan hammadde sorunları nedeniyle yedek parça üretemiyor. Bu sebepten ötürü Türkiye’de otomobiller için servislerde bekleme süresi 2 katına kadar çıktı. Ödenen yedek parça ücreti de 3’e katlandı. Bu durum en çok otomobil sahiplerini zor durumda bırakıyor. Türkiye’de satılan her 10 otomobilden 6’sı ithal olduğu için, otomobillerin yedek parçalarında gerçekleşen fiyat artışı da doğrudan tüketiciyi vuruyor.

Milyonluk araçlar sıra bekliyor

Yaşanan yedek parça sıkıntısı tüketicileri ve servisleri mağdur ederken krizin önüne geçmenin en etkili çözümü ise 3D yazıcılar ile otomobil yedek parçalarını basmaktan geçiyor. Günümüzde otomobillerin motor, yürüyen aksam ve konsol parçalarını 3D yazıcılardan orijinal parça kalitesinde ve orijinal parça maliyetinin 10’da 1’i fiyatına ister evde ister serviste basmak ve kullanmak mümkün. 3D yazıcıların otomotiv sektörünün hem üretim hem de yedek parça sorunu için devrede olduğunu anlatan Zaxe Genel Müdürü Emre Akıncı, “Eğer 2 milyon TL’lik bir bütçe ayırarak satın aldığınız otomobiliniz aracın hareketini sağlayan 100 Euro’luk bir parça bulunamadığı için kullanılamıyorsa ya da serviste 3 hafta boyunca bekliyorsa, tüketici büyük bir sorun yaşıyor demektir” dedi. Sorunun çözümünün orijinal parçayı hem pahalı hem de çok geç bir sürede elde etmek değil, 3D yazıcı kullanarak kısa sürede orijinal parçanın kalitesinde hem de 10’da 1’i fiyatına basmak olduğunu anlatan Akıncı, şu ifadeleri kullandı:

Yedek parçalar çok pahalı

“Günümüzde bir otomobil, bilgisayar donanımlı, yüksek mukavemete sahip parçalardan oluşan bir teknik ve dijital mühendislik birleşiminden oluşuyor. Eğer aracın en küçük bir parçası dahi bozulsa; bu son derece hassas otomobiller güvenlik nedeniyle hareket etmiyor. Bu durumda da servise gidip parça değişimi talep etmek gerekiyor. Ama Covid-19’un yarattığı üretim sıkıntısı nedeniyle yedek parça bulmak mümkün olmuyor. O durumda da milyon TL’lik araçlar, servislerde tamir sırası bekliyor ve tüketiciler normal fiyatın 3 katına varan yüksek ücretler ödemek zorunda kalıyor. Bugün Ay’da, Mars’ta ve Dünya’nın yörüngesinde istasyon kurmak için ABD, Çin, Almanya, Japonya gibi ülkelerin kullandığı 3D yazıcılar, otomotiv sektörünün sorunlarını çözmek için görev alıyor. İster motorda, ister bilgisayarlı konsolda, ister de yürüyen aksamda istenen bir metal, plastik ya da cam parçayı 3D yazıcı ile kolayca basmak ve aracı tekrar hareket eder hale getirmek mümkün. Bu hem zamandan hem de paradan büyük tasarruf sağlıyor. “ABD, Almanya ve Japonya’da tamirciler 3D yazıcıları kullanarak otomobillerin yedek parçalarını üretiyor. 3D yazıcı ile otomobil parçası üretmek hem ucuz, hem hızlı, hem de çok kaliteli olduğu için Türkiye’de de çok yakında bu yöntemin benimsenmesini bekliyoruz.” dedi.

Bu işe girenler kazanacak

Her teknolojik akımda olduğu gibi 3D teknolojisinde de otomotiv sanayi ve yedek parça konusunda bu işe ilk adım atacak şirket ve kullanıcıların kârlı çıkacağını anlatan Emre Akıncı, “Sadece kendi otomobillerini tamir edecek parçaları değil, piyasada bulunamayan diğer araçların parçalarını da üreterek bir gelir sağlamak da mümkün. 3D yazıcıyı bir fabrika olarak görüp, buna uygun şekilde ekonomik planlarını yapanlar, bugünden başlayarak geleceğin en çok kazananları arasında bulunacak. Bugün dünya devi markalar da 3D yazıcı ile yedek parça üretip 15 saatte teslim etmeye dönük faaliyetleri başlatıyorlar. Bu işlere zamanında eğilen firmalar ve kişiler değişimi başından yakalama fırsatı bulacaklar” ifadelerini kullandı.

İYİ PAMUK UYGULAMALARI DERNEĞİ TÜRKİYE’DE SÜRDÜRÜLEBİLİR PAMUK ÜRETİMİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI İÇİN GÜÇLÜ İŞ BİRLİKLERİ KURUYOR.

Yıllık 60 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan, Türkiye’ye her yıl 25 milyar doların üzerinde döviz kazandıran Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinde sürdürülebilir pamuk talebi, tüketici tercihleri doğrultusunda her geçen gün artıyor.

Türkiye’de sürdürülebilir pamuk üretimini yaygınlaştırarak ilgili taraflar için ortak fayda sağlanmasına hizmet eden İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD), 2013 yılından bu yana İyi Pamuk (Better Cotton) Standardı’nın Türkiye’de gelişimi için faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye’de İyi Pamuk (Better Cotton) Standardı’nın yürütülmesinden sorumlu kurum olduklarını belirten İyi Pamuk Uygulamaları Derneği Başkanı Leon Piçon, Bu sorumluluğun yanında pamuk üretimde çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğin önündeki engelleri kaldırmak amacıyla farklı yörelerde çeşitli konularda projeler ve iş birlikleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Piçon, “IPUD olarak, bu yıl da Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile proje iş birliği başlattık” dedi.

EBRD ve IPUD iş birliği çerçevesinde Türkiye’de İyi Pamuk (Better Cotton) Standardı kapsamında gerçekleştirilen uygulamaların güçlendirilmesini ve yaygınlaştırılmasını amaçladıklarının altını çizen Piçon sözlerini şöyle sürdürdü; “Proje kapsamında 2021 pamuk üretim sezonunda, İyi Pamuk (Better Cotton) standardında üretim yapan çiftçileri, bu süreçte önemli görevler üstlenen uygulama ortaklarını, onların ziraat mühendislerini ve İyi Pamuk (Better Cotton) işleyen çırçır işletmelerini hedefleyen faaliyetleri altı ana başlıkta yürüteceğiz. Toplam dört arazide toprak analiz sonuçlarına göre gübreleme, tuzak bitki ekimi ile pestisit kullanımlarının azaltılması, toprak nemi takibi ve sulama miktarının optimize edilmesi, hasada yardımcı kimyasalların doğru uygulanması gibi konularda pilot çalışmalar yapılacak. Pilotlar, kurulacak iklim istasyonu ve erken uyarı sistemi gibi yenilikçi ve akıllı tarım yöntemleriyle desteklenecek. İyi Pamuk (Better Cotton) sistemindeki çiftçiler için sürdürülebilir pamuk üretimi ile ilgili teknik eğitim materyalleri hazırlanacak ve çiftçilere teknik konularda destek veren ziraat mühendisleri sürdürülebilir pamuk üretimi konusunda eğitilecek. Yereldeki İyi Pamuk (Better Cotton) uygulama ortakları doğal kaynakların (su, toprak, biyoçeşitlilik) haritalanması ve sürekli ilerleme planı tasarımı konusunda teknik olarak desteklenecek. İyi Pamuk (Better Cotton) çırçır işletmeleri lif kalitesi, iş sağlığı ve güvenliği, izlenebilirlik, süreç yönetimi konularında eğitilecek ve toplam on çırçır işletmesine bire bir teknik destek ve danışmanlık verilecek. Beraberinde sahada veri toplama ve haritalama konusunda dijital çözümlere ilişkin bir bilgi teknolojileri araştırması yürütülecek.”

Sürdürülebilir ihracat için İyi Pamuk (Better Cotton) şart

2020-21 pamuk sezonunda Türkiye’deki İyi Pamuk (Better Cotton) üretiminin, toplam üretimin yaklaşık % 10’u olduğunu belirten IPUD Yönetim Kurulu Başkanı Leon Piçon, ‘’İyi Pamuk (Better Cotton) Standardı’nın her aşamasını kapsayan bu proje ile sahadaki uygulamalarımızı daha da derinleştirmeyi ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Tekstil ve Hazırgiyim ihracatında tedarikçilerin İyi Pamuk (Better Cotton) talepleri her geçen gün artıyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde 2050 yılına kadar karbon salınımını sıfırlamayı hedefliyor. 2022 yılından itibaren ihraç ürünlerinde karbon vergisi gündeme gelecek. Bizim de bu sürece kendimizi hazırlamamız gerekiyor’’ tespitinde bulundu.

Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yürütülen iş birliğinin Türk pamuk, tekstil ve hazırgiyim sektörlerinin sürdürülebilir üretim yapmasına da katkısı olacağını belirten Piçon, “Markaların alım tercihleri sürdürülebilir standartlarda üretilen pamuklardan yana. Hem çevresel, ekonomik ve sosyal katkısından dolayı hem de Türk sanayicisinin dışa bağımlılığını azaltmak için sürdürülebilir pamuk üretiminin ülkemizde de yaygınlaştırılması çalışmalarımıza devam ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

OTOMOTİVDE ALTERNATİF YAKITLARA DÖNÜŞÜM BAŞLADI

Küresel Isınma’nın etkilerini göstermeye başlaması, ardı ardına yaşanan çevre felaketleri devletleri ve devletlerarası kurumları Küresel İklim Değişikliği ’ne karşı harekete geçmeye zorladı. Avrupa Birliği’nin 2030’da karbon emisyonu hedefini yüzde 60 düşüreceğini açıklamasının ardından İngiltere ‘Yeşil Plan’ adını verdiği 2030 hedefleriyle benzinli ve dizel araçları yasaklayacağını duyurdu. İngiltere’nin bu kararını Japonya takip etti. Japonya da 2030 yılında dizel ve benzinli araçlara yasak getirebileceğini belirtti.

Peki içten yanmalı motorlardan bir anda vazgeçmek mümkün mü? Geçiş süreci nasıl işleyecek? BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, içten yanmalı motorlarda dizel ve benzin yakıtlarının yerini Hibrit ve LPG’li araçların alacağını söyledi. Örücü’nün bu tezini; LPG’nin bilinen en çevreci fosil yakıt olduğu gerçeği destekliyor:

Dünya LPG Organizasyonu (WLPGA) verilerine göre LPG’nin karbon salımı 10 CO2e/MJ’lik iken Dizelin emisyon değeri 100 CO2e/MJ, benzinin karbon salım değeriyse 80 CO2e/MJ olarak ölçülüyor. LPG benzinin 8’de 1’i, dizelin ise 10’da 1’i kadar karbon salımı yapıyor. Ayrıca LPG yanarken insan sağlığına zararlı katı parçacık (PM) ortaya çıkarmıyor.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN BATARYA SORUNU VAR!

Elektrikli araçların kullandığı batarya teknolojisi, elektronik aletlerimizde kullandığımız Lityum bataryalara dayanıyor. Lityum geri dönüşüme uğramadığı için bu bataryalar ömrünü tamamladığında çöpe atılıyor. Zehirli, yanıcı ve reaktif doğaya sahip lityumu gelişmiş ülkeler kabul etmediği için, ömrünü tamamlamış bataryalar ‘çöp’ olarak gelişmemiş ülkelere satılıyor. Ortalama bir Tesla marka aracın yaklaşık 70 kilo lityum barındırdığı düşünülüyor.

LPG BİYOLOJİK ATIKLARDAN ÜRETİLEBİLİYOR

Tıpkı çöp arıtma tesislerinde biyolojik atıklardan metan gazı üretilebildiği gibi, atık palm yağı, mısır yağı, soya yağı gibi bitkisel temelli yağlardan ve biyolojik atık olarak görülen, atık balık ve hayvan yağlarından üretilebilen bioLPG, hali hazırda İngiltere, Hollanda, Polonya, İspanya ve ABD’de atık yönetiminde kullanılıyor. BioLPG’nin karbon emisyon değeri LPG’den de düşük ve LPG’nin kullanıldığı her alanda özel bir dönüşüm gerektirmeden kullanılabiliyor.

BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü ile alternatif yakıtlara geçiş sürecini, LPG’li araçların geleceğini, en son LPG teknolojilerini ve bioLPG’yi konuşmak isterseniz gerekli organizasyonu yapmaktan memnuniyet duyarız!

Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları, Mayıs 2021-Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu

En yüksek aylık reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %4,06, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %7,19 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu Kayseri Bölge Müdürlüğü verilerine göre; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Euro %0,33 oranında kazandırırken; BIST 100 endeksi %1,03, Amerikan doları %1,28, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %2,34 ve mevduat faizi (brüt) %2,56 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde Euro %3,34, BIST 100 endeksi %1,94, Amerikan doları %1,69, DİBS %0,59 ve mevduat faizi (brüt) %0,37 oranlarında yatırımcısına kazandırdı.

Finansal yatırım araçlarının aylık reel getiri oranları, Mayıs 2021

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %6,71, TÜFE ile indirgendiğinde ise %16,21 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %16,88, TÜFE ile indirgendiğinde ise %9,48 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçlarının üç aylık reel getiri oranları, Mayıs 2021

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; TÜFE ile indirgendiğinde %5,39 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlarken; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise %5,47 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. Aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %18,30, TÜFE ile indirgendiğinde ise %8,91 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçlarının altı aylık reel getiri oranları, Mayıs 2021

Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde gerçekleşti

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %2,84, TÜFE ile indirgendiğinde ise %22,02 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Euro %2,86, külçe altın %6,34, Amerikan doları %12,94, mevduat faizi (brüt) %21,10 ve DİBS %27,69 oranlarında kaybettirmiştir. TÜFE ile indirgendiğinde Euro %15,26, külçe altın %11,12 ve Amerikan doları %3,29 oranlarında yatırımcısına kazandırırken; mevduat faizi (brüt) %6,39 ve DİBS %14,21 oranlarında kaybettirmiştir.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Ekonomi-teknoloji haberleri (15.06.2021)

Erkekler, Babalar Günü’nde Ne İster? Avantajix.com’un Babalar Günü dolayısıyla yaptığı araştırmada, her on babadan 6’sının …