
Kayseri’nin binlerce yıllık gastronomi mirası SUZ Restaurant’ta çağdaş mutfak anlayışıyla buluştu. Uluslararası deneyime sahip Şef Ahmet Gündoğar’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Gelenekten Geleceğe Lezzet Hikâyeleri” etkinliğinde, kentin köklü mutfak kültürü modern gastronomi teknikleriyle yeniden yorumlandı.
Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve geçmişi Kültepe’den başlayarak 6.000 yılı aşkın bir kültürel mirası barındıran Kayseri, bu özel etkinlikte yalnızca tarihiyle değil, gastronomik zenginliğiyle ön plana çıktı. SUZ Restaurant’ta gerçekleştirilen gastronomi deneyiminde katılımcılar, Kayseri mutfağının Hititler’den günümüze uzanan çok katmanlı hikâyesini çağdaş bir bakış açısıyla yeniden keşfetme fırsatı buldu.
Şef Ahmet Gündoğar’ın liderliğinde hazırlanan menü, Kayseri’nin 16 ilçesinin coğrafi ve kültürel hafızasını tabaklara taşıdı. Erciyes’in yüksek rakımlarında yetişen yabani otlar ve endemik bitkilerden İncesu’nun geleneksel pekmezlerine, Yahyalı’nın aromatik kirazlarından Develi’nin kadim gacer ununa kadar bölgeye özgü ürünler, modern gastronomi teknikleriyle yeniden yorumlandı.
Düzenlenen gastronomi etkinliğinde; geleneksel Kayseri mantısından yağlamaya, Develi cıvıklısından taş fırında pişen et yemeklerine kadar birçok yerel lezzet, kültürel hafızanın bir parçası olarak ele alınırken; bölgenin çok kültürlü geçmişinden beslenen mutfak mirası, çağdaş sunum ve pişirme teknikleriyle geleceğe taşındı.
Etkinliğin merkezinde yer alan sürdürülebilirlik yaklaşımı ise dikkat çekti. SUZ Restaurant’ta uygulanan sıfır atık prensibi kapsamında, ürünlerin kabuk, sap ve çekirdek gibi tüm parçaları farklı tekniklerle değerlendirilirken, kullanılan malzemeler yerel üreticilerden günlük olarak temin edilerek karbon ayak izinin azaltılması da hedefleniyor.
Şef Ahmet Gündoğar, gastronomi anlayışını şu sözlerle özetledi:
“Kayseri mutfağı yalnızca mantı ve pastırmadan ibaret değil; arkasında binlerce yıllık bir tarih, kültürel çeşitlilik ve güçlü bir üretim geleneği barındırıyor. Biz SUZ Restaurant’ta geçmişi olduğu gibi korurken, onu günümüzün gastronomi diliyle yeniden yorumluyoruz. Amacımız yalnızca lezzet sunmak değil; toprağın hafızasını, üreticinin emeğini ve bu coğrafyanın kültürel zenginliğini görünür kılmak.”
Gastronomi deneyimine, Kayseri’nin tarihsel ve kültürel katmanlarını keşfetmeye yönelik özel bir rota da eşlik etti. Katılımcılar, Anadolu’daki ilk yazılı tabletlerin bulunduğu ve dünyanın en eski ticaret merkezlerinden biri olarak kabul edilen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’ni ziyaret ederken, Selçuklu döneminin en önemli eserlerinden Gevher Nesibe Şifahiye Medresesi ve kentin tarihi dokusunu yansıtan taş konakları da keşfetme fırsatı buldu.
Kayseri’nin köklü mutfak kültürünü geleceğe taşıma vizyonuyla Wyndham Grand Kayseri’de gerçekleştirilen etkinlik, gastronominin kültürel mirası yaşatan güçlü bir anlatı aracı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






