
İstatistiklerle Kadın, 2025..Kayseri’de 2025 yılında ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 25,6 oldu.
Türkiye nüfusunun %49,98’ini kadınlar, %50,02’sini erkekler oluşturdu
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,98’ini kadınlar, %50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %69,7 oldu.
Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü
Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.
Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu
Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.
Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.
En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %88,3 oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2024 yılında %92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97,0 oldu.
Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %23,6 oldu
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2024 yılında %25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda %23,6, erkeklerde ise %26,8 oldu.
Annesi yükseköğretim mezunu olanların %84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü
Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında %84,4’ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.
Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %68,7 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %36,8, erkeklerde ise %72,0 oldu.
İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,7 oldu.
Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %32,5, erkeklerde ise %66,9 oldu.
En yüksek istihdam oranı %54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.
En yüksek kadın istihdam oranı, %39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.
En yüksek erkek istihdam oranı, %72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.
Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı %18,3 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında %12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 oldu.
Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı %26,9 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2024 yılında %60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,9, erkeklerin istihdam oranının ise %90,9 olduğu görüldü.
Kadın büyükelçi oranı %28,4 oldu
Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2025 yılında %71,6 oldu.
Kadın milletvekili oranı %19,9 oldu
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2025 yılında %19,9 oldu.
Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı %34,9 oldu
Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında %34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında %43,3 oldu.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı %21,5 oldu
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2024 yılında %21,5 oldu.
Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında %18,3 oldu.
Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı %34,2 oldu
Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,2’sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %28,2 oldu.
Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu
Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.
Kadınların %17,0’ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü
ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların %38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %43,3 olduğu görüldü.
Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 oldu
Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,4 oldu.
Yapay zeka kullanan kadınların oranı %18,8 oldu
Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %19,2 oldu. Bu oran kadınlarda %18,8 iken erkeklerde %19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin %39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların %40,5’inin, erkeklerin ise %38,3’ünün yapay zeka kullandığı görüldü.
Beyin göçü oranı kadınlarda %1,6 oldu
Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %2,0 oldu. Bu oran kadınlarda %1,6 iken erkeklerde %2,4 oldu.
Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 oldu
Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun %27,9’unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda %30,1 iken erkeklerde %25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %28,4, erkeklerin oranı %21,8 olarak görüldü.
Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %28,2’sinin psikolojik şiddete, %18,3’ünün ekonomik şiddete, %12,8’inin fiziksel şiddete, %10,9’unun ısrarlı takibe, %8,3’ünün dijital şiddete ve %5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.
Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için %31,8 iken yükseköğretim mezunlarında %8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için %16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için %13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %2,2 oldu.
Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %56,0, %42,0 ve %38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların %66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %39,6 ve %62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.
NEVKAYDER Genel Sekreteri Av. Alperen Yalçın
Değerli Kadın Gönüldaşlarımız,NEVKAYDER olarak, siz değerli kadın gönüldaşlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.
Toplumumuzun temel taşı, sevginin, fedakârlığın ve üretkenliğin sembolü olan kadınlarımızın her zaman yanında olmaktan gurur duyuyoruz.
Nice güzel günlerde, birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara hep birlikte yürümek dileğiyle…
Kapadokya Alan Başkanı Cem Aslanbay’dan Kadın Personele 8 Mart Ziyareti
Cem Aslanbay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Kapadokya Alan Başkanlığı’nda görev yapan kadın personelleri ziyaret ederek çiçek hediye etti.
Alan Başkanlığı binasında çalışanlarla bir araya gelen Aslanbay, günün anlam ve önemine ilişkin mesajını paylaştı.
Kadınların hem çalışma hayatında hem de toplumsal yaşamda üstlendikleri önemli role dikkat çeken Aslanbay, kadın emeğinin ülkenin geleceği açısından büyük değer taşıdığını vurguladı.
Aslanbay yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, kadın mesai arkadaşlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladık. Sadece iş hayatına değil, yaşamın özüne değer katan kadınlarımızın emeğiyle ortaya konan her eser, ülke ve milletimiz adına daha güçlü bir istikbali temsil ediyor. Bu vesileyle tarih boyunca medeniyetleri inşa eden ve başarılarıyla sınırları aşan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum.”
Ziyaret sırasında kadın personele çiçek takdim eden Aslanbay, çalışanlarla sohbet ederek günün anısına hatıra fotoğrafı da çektirdi.
NEVŞEHİR BELEDİYESİ, KADINLAR GÜNÜ’NDE 5 BİN ÇİÇEK DAĞITTI
Nevşehir Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü çiçeklerle kutladı. Kadınların bu özel gününde, Nevşehir merkez genelinde çeşitli noktalarda gerçekleştirilen etkinlikte 5 bin çiçek dağıtımı gerçekleştirildi.
Nevşehir Belediyesi birimleri tarafından “Kadınlar Günü” dolayısı ile gerçekleştirilen çiçek dağıtımı Nevşehirli kadınların ruhuna hitap ederek çok mutlu etti. Kapalı Pazaryerinde, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi kampüsünde, kentin en işlek ve aktif cadde ve sokaklarıyla bir çok mahallesinde 5 bin adet Karanfil kadınlarına dağıtıldı. Nevşehir’de gerçekleştirilen dağıtım programıyla kadınların toplumdaki yeri ve emeğinin önemine vurgu yapıldı.
Nevşehir Belediyesi tarafından kadınların hayatın her alanında emekleri, sevgileri ve fedakarlıklarıyla topluma değer kattığı ifade edildi.
Türk Kadınlar Birliği. yönetim kurulu üyesi Gülşan Başyazıcıoğlu
Cumhuriyet Meydanında ki törende Atatürk ve silah arkadaşlarına saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu.Türk Kadınlar Birliği adına basın bildirisi yönetim kurulu üyemiz Ğülşan Başyazıcıoğlu okudu.qq1
Bugün Dünya Kadınlar Günü.
8 Mart; kadınların eşitlik, emek, özgürlük ve insan hakları mücadelesini simgeleyen bir gündür. Kökeni, 1857’de daha iyi çalışma koşulları, insanca ücret ve çalışma saatleri için direnen kadın işçilerin mücadelesine dayanır. Yıllar içerisinde bugün kadın haklarının kazanılmasında çekilen acıları hatırlama ve başarıları kutlama günüdür.
Ülkemiz kadınları bugün Atatürk’ün cumhuriyetinde laik, sosyal ve hukuk devletinin sağladığı haklarla eşit ve özgür kadınlardır.
Birleşmiş Milletler, 2026 Dünya Kadınlar Günü için “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” sloganıyla dünyadaki tüm kadınlar ve kız çocukları için eşit haklar ve adil bir gelecek çağrısı yapmaktadır. Peki eşit haklar ve adil gelecekte durum nedir? Ülkemizden başlayarak bakalım.
Henüz çok yakın bir zamanda bir öğretmen, öğrencisi tarafından okulda; bir başka kadın ve kızı daha önce uğradıkları taciz nedeniyle hukuk mücadelesi veriyor ve defalarca koruma talep ediyorken; bir kadın okuldan kızını almaya giderken öldürüldü. Kayseri’de üç çocuk annesi bir kadın, bir üniversite öğrencisi hayallerini gerçekleştirmeye, ayakta durmaya çalışırken üniversite kampüsünde hayattan koparıldı.
Ülkemizde kadın cinayetleri her geçen gün artmaktadır. Şiddet giderek toplumun her kesimine yaygınlaşmakta ve normalleştirilmektedir.
Etkin önlemler, caydırıcı politikalar ve toplumsal dönüşüm olmadan bu şiddet sona ermeyecektir. Öte yandan ekonomik kriz derinleştikçe ilk gözden çıkarılan yine kadın emeği olmaktadır. İşsizlik artmaktadır. Güvencesiz ve kayıt dışı çalışma yaygınlaşmaktadır. Bakım yükünü kadınların omuzlarından alacak sosyal politikalar hâlâ yeterince uygulanmamaktadır.
Yakın çevremizde İran’da kadınlar hakları için büyük mücadele verirken bir de savaş kadınların hayatını daha da zorlaştırmaktadır. Bugün Afganistan’da kadınların eğitim, çalışma ve kamusal alanda var olma hakları sistematik biçimde kısıtlanmıştır. Kadınlar sosyal hayattan dışlanmıştır. Yıllarca büyük mücadelelerle kazanılmış kadın hakları geriye götürülmektedir.
Bu nedenle bugün çiçekler içimizi açmıyor. Eğer ülkemizde ve dünyada tam eşitlik için gerçek adımlar atılsaydı,
şiddeti ve kadın cinayetlerini önleyen politikalar uygulanabilseydi, dünyada barış hâkim olsaydı bugün 8 Mart’ı gerçekten bir bayram gibi kutlayabilirdik.
Bu 8 Mart’taki çağrımız açıktır:
“Bir ülkede kadınlar özgür değilse, hiçbir yerde özgürlük tam değildir.
Kadınların acısı ortaktır. Kadınların özgürlük talebi ortaktır.”
Tüm bu zorluklara rağmen biliyoruz ki Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, kadın-erkek eşitliğini ülkemizin temel değerlerinden biri haline getirmiş ve kadınlara eşit yurttaşlık hakkı kazandırmıştır. Bugün ülkemizdeki kadınların haklarını arayabilmesi ve eşit bir yaşam talep edebilmesi, bu kazanımlar sayesinde mümkün olmaktadır. Bu anlayışı saygı ve minnetle anıyoruz.
Dünyanın neresinde olursa olsun 8 Mart’ta kadınlar hakları için ayağa kalkmaya devam ediyor. Bizler de burada, dayanışmanın gücüyle, eşit ve özgür bir yaşam için hem kendimiz hem de tüm kadınlar için mücadele etmeye devam edeceğiz.
8 Mart bu yılın dayanışma ve mücadelenin yılı olsun.
Belediye Başkanı Arı’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, tüm Kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Belediye Başkanı Rasim Arı, tarih boyunca kurduğumuz devletlerin harcını yoğuran, Kurtuluş Savaşı’nın görünmez kahramanları olan, Cumhuriyet döneminde ülkemizin kat ettiği mesafede çok önemli katkıları bulunan, istiklalimize ve istikbalimize yönelik tehditlere karşı en ön saflarda mücadele eden kadınların, geleceğimizin inşasında çok önemli bir rol oynadıklarını söyledi.
Kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal alanlarda yer alarak toplumsal hayatta daha aktif rol oynadığını vurgulayan Başkan Arı, “Doğumdan ölüme kadar, hayatımızın her anında varlıklarıyla bizleri onurlandıran, bizi eğiten, büyüten, yetiştiren, en kötü anımızda yanımızda olup yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız paylaşan fedakâr kadınlarımız, en değerli varlığımızdır” dedi.
Başkan Arı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Yaşamın her alanında onların başarılarına ortak olmak ve kendilerini güven içinde hissetmeleri için üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmek en önemli görevlerimizden biri. Nevşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hanım kardeşlerimizin yanında olmaya, kadınlara yönelik projelere, pozitif ayrımcılık yaparak, destek vermeye devam edeceğiz. Bu vesileyle, bizi biz yapma hedefinde, yüreklerindeki sevgi ve şefkati hiçbir karşılık beklemeden veren, bu toprakları bize vatan kılan ruhun taşıyıcıları, bağımsızlık türkülerimizin bestecileri kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”
RAMAZAN’DA HAFTA SONU TALAS BİR BAŞKA
Talas Belediyesinin Ramazan ayına özel olarak düzenlediği kültür ve sanat etkinlikleri, hafta sonunda da sürdü. Kayseri Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde Ramazan’ın manevi atmosferi kültür, sanat ve sohbet programlarıyla taçlandı. Cumartesi ve pazar günleri düzenlenen Prof. Dr. Nihat Bengisu söyleşisi ve Hacivat ile Karagöz Çıkarcılığın Sonu tiyatrosu hem büyüklerden hem de küçüklerden tam not aldı.
Etkinlikler kapsamında cumartesi günü gerçekleşen söyleşide Prof. Dr. Nihat Bengisu, Uzm. Dr. İsa Üzüm moderatörlüğünde “Başarının Sırları”nı anlattı. Katılımcılara ilham veren buluşmada, azmin, sabrın ve doğru hedeflerin başarıya giden yolda ne kadar önemli olduğunu aktaran Bengisu, hem gönüllere dokundu hem de zihinlere ışık tuttu.
Pazar gecesi gerçekleşen bir başka Ramazan etkinliğinde ise çocuklar gönüllerince eğlendi. İlkokula giden miniklerden ortaokul öğrencilerine kadar oluşan gruplarda birbirinden özel ezgi ve ilahiler seslendirildi. Daha sonra ise Türk geleneksel karakterlerinden Hacivat ile Karagöz’ün “Çıkarcılığın Sonu” adlı oyun Yaşam Sanat Akademisi tarafından sahnelendi. Güldürürken düşündüren oyunda çocuklar da gönüllerince eğlendi.
BAŞKAN YALÇIN’A TEŞEKKÜR
Programda konuşan Talas İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Malkoçoğlu, “Bugün Talas Belediyemiz ile birlikte kollektif bir ürünü ortaya koymaya çalıştık. Kalabalığın güzelliği ve öğrencilerimizin yüzündeki gülümseme bakanlığımızın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde Maarifin Kalbinde Ramazan Etkinlikleri dolayısıyla bir şenliğe dönüştüğü gördük. Salonu dolduran öğrencilerimize ve velilerimize, destek veren belediyemize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bütün kadınlarımızın da günlerini kutluyorum” dedi.
“ÇOCUKLARIMIZ ARTIK DÖRT DUVAR ARASINDA DEĞİL”
Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın da ortaya çıkan coşkudan övgüyle bahsederek, “Ramazan boyunca gerçekleşen etkinliklerimizin en görkemlisi bugün oldu. Değerli velilerimize programlarımıza duyulan ilgi ve güvenden dolayı teşekkür ediyorum. Bir kişisel gelişim kitabında velilinin en önemli görevinin çocuğuna çocukluğunu yaşatacağı ortamlar hazırlamak olduğu yazıyordu. Artık çocuklarımız apartmanlardaki dört duvar arasında artık değil. Böyle etkinliklerde çocukluklarını yaşıyorlar. Hepinizin gözlerinden öpüyor, nice Ramazan ve bayramlara diliyorum.” ifadelerini kullandı.
MMO Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol’un , 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
Kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit, özgür ve onurlu bir şekilde var olma mücadelesinin simgesi olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü saygıyla selamlıyoruz.
Kadınlar; yaşamın, üretimin, bilimin, sanatın ve emeğin en güçlü taşıyıcılarıdır. Toplumların gelişmişlik düzeyi, kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayata katılım oranıyla doğrudan ilişkilidir. Ancak ne yazık ki günümüzde hâlâ kadınlar; eşitsizlik, ayrımcılık ve şiddet gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, hepimize önemli sorumluluklar yüklemektedir.
Kadınların eğitimde, istihdamda, karar alma mekanizmalarında ve mesleki yaşamda daha güçlü şekilde yer alması; sürdürülebilir kalkınmanın ve adil bir toplumun temel şartıdır. Özellikle mühendislik gibi teknik alanlarda kadınların varlığının artması, hem mesleğimiz hem de ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bizler; kadınların emeğini görünür kılan, fırsat eşitliğini savunan ve her türlü ayrımcılığa karşı duran bir anlayışın yanında olmaya devam edeceğiz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu, eşitliğin ve adaletin hâkim olduğu bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bu vesileyle; başta şehit anne ve eşleri olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenleyeceğimiz özel etkinliğimize tüm hemşehrilerimizi davet ediyoruz.Yer: Mimarsinan Parkı ,Tarih: 8 Mart, Saat: 13.00 – 15.00
Etkinliğimiz kapsamında: İki kadın ressamın eserlerinden oluşan sergi “100 Sandalye 100 Hikâye” konsepti, Mor kurdele dayanışma anı ve toplu fotoğraf çekimi
Kadınların eşit, özgür ve güçlü olduğu bir gelecek için bir araya geliyoruz.
KARAOĞLU: KADINLAR HALA YAŞAM HAKLARINI SAVUNMAYA ÇALIŞIYOR
Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. KİGDER Başkanı Dr. KARAOĞLU, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yalnızca bir takvim günü değil; kadınların yüzyıllardır süren emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesidir” dedi.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema KARAOĞLU, bir mesaj yayımladı.
8 MART EMEK, EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN SİMGESİDİR
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, yalnızca bir takvim günü değil; kadınların yüzyıllardır süren emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesidir” diyerek sözlerine başlayan KİGDER Başkanı Dr. Sema KARAOĞLU, “Kadınlar hayatın her alanında üretir. Evde, tarlada, fabrikada, laboratuvarda, sınıfta, sanatın ve bilimin içinde… Görünür ya da görünmez, toplumun bütün yükünü büyük ölçüde kadın emeği taşır. Buna rağmen ekonomik krizlerin ve toplumsal eşitsizliklerin en ağır sonuçları çoğu zaman yine kadınların omuzlarına yüklenir. İşten ilk çıkarılan, güvencesiz çalışmaya itilen, emeği değersizleştirilen çoğu zaman kadınlar olur.” ifadelerini kullandı.
KADINLAR HALA YAŞAM HAKLARINI SAVUNMAYA ÇALIŞIYOR
Kadınların hala yaşam haklarını savunmaya çalıştığını hatırlatan KİGDER Başkanı Dr. Sema KARAOĞLU, “8 Mart vesilesiyle bir gerçeği daha hatırlamak zorundayız: Kadınlar hâlâ yaşam haklarını savunmak zorunda kalıyor. Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin son bulmadığı bir toplumda, kadınların başarılarını ve emeğini konuşmadan önce onların güvenliğini ve eşitliğini sağlamak hepimizin sorumluluğudur.^Öte yandan kadınların mücadelesi yalnızca bir ülkenin sınırlarıyla sınırlı değildir. Afganistan’da eğitim hakkı elinden alınan kız çocukları, İran’da özgürlük ve eşitlik talebiyle sesini yükselten kadınlar bize bir gerçeği hatırlatıyor: Kadın hakları evrenseldir ve kadınların mücadelesi dünyanın her yerinde ortaktır.Bu noktada laiklik ilkesinin kadınlar açısından taşıdığı önemi özellikle vurgulamak gerekir. Laiklik; eğitimde fırsat eşitliği, kamusal alanda eşit yurttaşlık ve yaşam tarzı üzerinden ayrımcılığın önlenmesi demektir. Kadınların sosyal, ekonomik ve kamusal hayatta eşit biçimde var olabilmesinin en önemli güvencelerinden biridir.” dedi.
MART, YALNIZCA BİR KUTLAMA DEĞİL; AYNI ZAMANDA BİR HATIRLATMA GÜNÜDÜR
8 Mart’ın bir hatırlatma günü olduğunu vurgulayan KİGDER Başkanı Dr. KARAOĞLU, “Kadınların güçlendiği toplumlar daha adil, daha üretken ve daha umutlu olur. Bu nedenle kadın emeğinin görünür olması, kız çocuklarının eğitimden kopmaması ve kadınların toplumsal hayatta eşit fırsatlara sahip olması için hep birlikte sorumluluk almamız gerekir. 8 Mart, yalnızca bir kutlama değil; aynı zamanda bir hatırlatma günüdür. Kadınların emeğini, direncini ve dayanışmasını hatırlama günüdür.Kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir gelecek umuduyla tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.” diyerek sözlerini bitirdi.
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ’TAN ‘KADINLAR GÜNÜ’ MESAJI: “KADINLARIMIZLA DAHA GÜÇLÜ BİR KAYSERİ”
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türk kadınının fedakârlığı, emeği ve azmiyle hem ailenin hem de toplumun en güçlü temeli olduğunu vurgulayarak, “Kadınlarımızın emeği ve gücüyle Kayseri’miz daha da büyüyor, daha da güçleniyor” ifadelerini kullandı.
Başkan Büyükkılıç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, kadınların toplumun temeli olan aile yapısının en güçlü unsuru olduğunu belirterek, tüm kadınların bu özel gününü kutladı.
“Türk Kadınının Gücünün ve Azminin En Önemli Sembolleri”
Büyükkılıç mesajında, Türk kadınının tarih boyunca yalnızca aile hayatında değil, milletin kaderini belirleyen kritik dönemlerde de büyük fedakârlık ve kahramanlık gösterdiğini vurguladı. Vatanın bağımsızlığı ve milletin geleceği söz konusu olduğunda Türk kadınının her zaman en ön safta yer aldığını belirten Büyükkılıç, şunları kaydetti:
“Milletimizin tarihine baktığımızda fedakârlığı, cesareti ve azmiyle destan yazan kadınlarımızı görürüz. Kurtuluş mücadelesinden sosyal hayata kadar pek çok alanda iz bırakan kadınlarımız, bu toprakların ruhunu ve gücünü temsil etmektedir. Kahramanlıklarıyla hafızalara kazınan Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı gibi isimlerin yanı sıra Kayseri’nin tarihine damga vuran Mahperi Hatun, Fatma Bacı ve Gevher Nesibe Sultan gibi değerli şahsiyetler, Türk kadınının gücünün ve azminin en önemli sembolleri olmuştur.”
Kayseri’nin geçmişten bugüne kadar geçirdiği değişim ve gelişim süreçlerinde kadınların emeğinin büyük payı olduğuna dikkat çeken Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi olarak kadınların ticari, sosyal ve kültürel hayatta daha güçlü yer almaları için her zaman destek verdiklerini ifade etti.
“Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Ortaya Koyduğu Vizyon…”
Kadınlara yönelik projelerin artarak devam ettiğini belirten Büyükkılıç, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak kadınlarımızı sosyal hayatta daha görünür kılmayı ve aile yapısını güçlendirmeyi hedefleyen çok sayıda projeyi hayata geçirdik” dedi.
Bu kapsamda “Anne Ulaşım Kartı”, “Beslenmem Çantamda Belediyem Yanımda” projesi, öğrencilere ulaşım kartı desteği, annelere süt yardımı ve çeşitli nakdi desteklerle ailelerin yanında olduklarını kaydeden Büyükkılıç, kadın girişimciliğinin güçlenmesi için de önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Büyükkılıç, kadın kooperatiflerine her türlü desteği sağladıklarını ifade ederek, e-ticaret ve pazarlama eğitimleri sayesinde kadınların dijital dünyada da güçlü şekilde yer almalarına katkı sunduklarını söyledi.
“Kadın Eli Değen Her Yer Güzelleşiyor”
Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki KAYMEK aracılığıyla on binlerce kadına mesleki eğitim, sanat kursları, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlediklerini belirten Büyükkılıç, ilçelerde faaliyet gösteren kadın ve gençlik merkezlerinde kadınların hem mesleki hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitim programlarının sürdüğünü dile getirdi.
Tarım ve üretim alanında da kadınlara destek verdiklerini ve kadın eli değen her yerin güzelleştiğini ifade eden Büyükkılıç, tavuk, koyun, manda ve arılı kovan dağıtımlarıyla yüzlerce kadın üreticiye katkı sağladıklarını vurguladı.
Toplumsal dayanışma ve aile yapısının güçlendirilmesine yönelik projelere de değinen Büyükkılıç, Engelsiz Yaşam Merkezi ile özel bireylere ve ailelerine eğitim, rehabilitasyon ve psikolojik destek sunduklarını, KAYMEK bünyesinde hizmet veren Aile Akademisi ile evlilik öncesi eğitimden çift danışmanlığına kadar ücretsiz danışmanlık hizmetleri verdiklerini ifade etti.
Spor alanında da kadınların aktif şekilde yer almasına önem verdiklerini belirten Büyükkılıç, Spor A.Ş. bünyesinde on binlerce kadın üyeye hizmet sunduklarını, spor tesislerinden kayak okullarına kadar birçok alanda kadınların sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağladıklarını söyledi.
Kayseri Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu’nun da kadınların sosyal hayata katılımı konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirten Büyükkılıç, kent genelinde görev yapan 33 kadın muhtar ile de sık sık bir araya geldiklerini ifade etti.
Genç kızların bilim ve teknoloji alanında gelişmesi için çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Büyükkılıç, kendi özel projelerinden biri olan Bilişim Akademisi’nde genç kızlara yönelik farkındalık etkinlikleri düzenlendiğini ve ‘geleceğin kodlarını kadınlar yazıyor’ anlayışıyla yeni neslin yetişmesine katkı sunduklarını söyledi.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi olarak toplumun her kesimine yönelik sosyal projeler yürüttüklerini ifade eden Başkan Büyükkılıç, yaşlı kadın vatandaşlara yönelik hizmetlere de büyük önem verdiklerini belirtti. Büyükkılıç, belediyeye bağlı Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi ve Mustafa Kumlu Ulu Çınarlar Yaşlı Yaşam ve Dayanışma Merkezi’nde ulu çınarların huzurlu ve güvenli ortamda, sosyal faaliyetlerle desteklendiğini vurgulayarak, “Ulu çınarlarımız bizim baş tacımızdır” dedi.
Türk kadınının toplumsal hayattaki yerinin önemine vurgu yapan Büyükkılıç mesajının sonunda şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük değer verdiği Türk kadını, birçok dünya ülkesinden önce siyasi ve toplumsal hayatta söz sahibi olmuştur. Bugün de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda kadınlarımızın her alanda daha ileriye taşınması için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği güçlü aileyi; güçlü aile ise güçlü toplumu ve güçlü Türkiye’yi inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit annelerimiz olmak üzere başımızın tacı olan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”
MELİKGAZİ BELEDİYESİ’NDEN KADINLAR GÜNÜ’NE ÖZEL EL EMEĞİ SERGİSİ
Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Sanat Melikgazi’de düzenlenen Kadınlar Günü Sergisi’ne katılarak belediye bünyesinde çalışan kadın personel ile bir araya geldi.
Günün Anlamına Özel Emek ve Sanat Dolu Sergi
Sanat Melikgazi’de bir araya geldiği kadın personelin Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Başkan Palancıoğlu, “Kadınlar toplumun her alanında büyük emeğe sahipler. Kadın deyince öncelikle aklımıza annelerimiz, eşlerimiz geliyor. Rabbim herkesin yuvasını huzurlu ve daim etsin. Melikgazi Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz birçok projede kadınların fikirlerine öncelik veriyoruz. Kadınlarımıza özel birçok hizmetimiz bulunuyor. Bizler sadece bugün değil, yılın her günü kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha aktif katılması için çalışıyoruz. Belediyemizin hayata geçirdiği birçok projede sizlerin imzası var. Sizlerin yüzünün gülmesi demek, ailenin de yüzünün gülmesi demek. Dolayısıyla da belediyede çalışan kadın personelimizin de yüzünün gülmesini istiyoruz. Bugünü özel bir projemiz olan Sanat Melikgazi’mizde sizlerle bir araya geldik. Burası çok güzel bir tesis oldu. Burada el sanatları, seramik, takı tasarım, müzik, tezhip gibi konularda ustalaşacak kadınlarımıza farklı bir kapı açacağız. Buraya nitelikli ve yeteneği olan insanları alacağız. Burada çeşitli sergiler düzenleyeceğiz. Tesbih sergisi, kalem sergisi, heybe sergisi, karikatür sergisi gibi. Ben bu vesile ile özverili çalışmalarınız için teşekkür eder, Dünya Kadınlar Günü’nüzü tebrik ederim.” dedi.
Başkan Palancıoğlu program sonunda, el emeği göz nuru eserlerin yer aldığı sergiyi gezerek, ürünleri inceledi ve emeği geçen herkese teşekkür etti.
Saadet Partisi Kayseri Kadın Kolları’ndan 8 Mart’ta sahada anlamlı çalışma
Saadet Partisi Kayseri Kadın Kolları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sahaya inerek kadın vatandaşlar ve kadın esnaflarla bir araya geldi. Gün boyunca farklı noktalarda gerçekleştirilen çalışmalarda kadınlara çiçek takdim edilirken, karşılaştıkları sorunlar ve talepler de dinlendi.
Gerçekleştirilen program kapsamında kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal hayatta yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla çeşitli ziyaretler yapan Saadet Partisi Kayseri Kadın Kolları başkanı ve üyeleri, kadınların görüş ve beklentilerini yerinde dinleyerek not aldı.
Çalışmalar hakkında açıklama yapan Saadet Partisi Kayseri Kadın Kolları Başkanı Şehadet Özçelik, kadınların karşılaştığı sorunların bireysel değil, yapısal ve çok boyutlu olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün 8 Mart. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki; kadın için adalet sağlanmadan toplum için huzur sağlanamaz. Kadına yönelik şiddet, güvencesiz çalışma koşulları, eğitimden kopuş, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler ve karar mekanizmalarındaki yetersiz temsil yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının geleceğini doğrudan etkilemektedir.”
Özçelik, kısa süre önce hayatını kaybeden bir kadın öğretmenin acısının hâlâ taze olduğunu belirterek, kadına yönelik şiddetin ertelenemez bir mesele olduğunu vurguladı. Kadınların güvenliğinin sağlanmasının toplumsal huzurun temel şartlarından biri olduğunu ifade eden Özçelik, koruma kararlarının etkin uygulanması ve caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadınların çalışma hayatında çoğunlukla düşük ücretli ve güvencesiz alanlarda yer aldığını belirten Özçelik, ücretsiz bakım yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarında olduğunu ve bunun ekonomik bağımsızlığı sınırlayan önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
Kız çocuklarının eğitimde kalıcılığının sağlanması gerektiğine de değinen Özçelik, erken yaşta evlilikler ve ekonomik yetersizliklerin eğitimden kopuşa yol açtığını, bunun da birçok alanda dezavantaj oluşturduğunu ifade etti.
Saadet Partisi olarak kadına yönelik şiddetle etkin mücadele edilmesi, kadın emeğinin güvenceli hâle getirilmesi, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması, kadın sağlığına yönelik koruyucu hizmetlerin yaygınlaştırılması ve kadınların siyasal temsiline yönelik yapısal adımlar atılması gerektiğini savunduklarını belirten Özçelik, kadınların toplumun asli öznesi olduğunu vurguladı.
Özçelik açıklamasını, “Kadın için adalet sağlandığında toplum için huzur inşa edilir” sözleriyle tamamladı. Ayrıca hayatını kaybeden öğretmene Allah’tan rahmet, ailesine sabır dilediğini ifade ederek şiddetin her türlüsüne karşı mücadelelerinin süreceğini belirtti.
Deniz Çağan’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı
AK Parti 28. Dönem Kayseri Milletvekili Adayı ve Çağan Medya Genel Müdürü Deniz Çağan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Kadınların toplumun temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Çağan, kadınların hayatın her alanında emekleri, fedakârlıkları ve başarılarıyla topluma güç kattığını ifade etti.
Mesajında kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal hayattaki rolünün her geçen gün daha da güçlenmesinin önemine dikkat çeken Çağan, “Başta şehit ve gazilerimizin kıymetli anneleri ve eşleri olmak üzere; ailesi, toplumu ve ülkemizin geleceği için çalışan, üreten tüm kadınlarımız bizim en büyük değerimizdir. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olur.” dedi.
Kadınların hayatın her alanında daha fazla yer almasının Türkiye’nin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirten Çağan, kadınların fırsat eşitliği içerisinde daha aktif rol aldığı bir toplum için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
Deniz Çağan, mesajının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sağlık, mutluluk ve başarı dileklerini iletti.
BAŞKAN BAĞLAMIŞ’TAN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ MESAJI
Kayseri Ticaret Borsası (KTB) yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bir yazılı bir açıklama yaptı. Başkan Bağlamış açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Bu toprakların özgürlüğünde yalnızca cephedeki askerlerin değil; cephane taşıyan, yaraları saran, evladını vatan için uğurlayan ve gerektiğinde cephede omuz omuza savaşan kahraman kadınların da silinmez imzası vardır. Kurtuluş Savaşı’nın fedakâr kadınları; cesaretleri, inançları ve vatan sevgileriyle milletimizin bağımsızlık mücadelesinde tarihimizin en güçlü ve onurlu sayfalarını yazmıştır.
Anadolu’nun dört bir yanında büyük bir kararlılıkla mücadele eden kadınlarımız, kimi zaman cepheye mermi taşıyarak, kimi zaman yaralı askerlerin yaralarını sararak, kimi zaman da yokluk ve zorluklar içerisinde ailelerini ayakta tutarak bağımsızlık destanının en önemli kahramanları arasında yer almıştır. Onların gösterdiği azim, sabır ve fedakârlık; milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü göstergelerinden biri olmuştur.
Bugün de o büyük mücadelenin mirasını taşıyan kadınlarımız; bilimden sanata, ekonomiden eğitime, spordan siyasete kadar hayatın her alanında emekleri, başarıları ve üretkenlikleriyle ülkemizin gelişmesine ve geleceğine değer katmaya devam etmektedir. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun yarınlarının da güçlü olacağı gerçeği, her geçen gün daha da belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır.
Kurtuluş Savaşı’nın kahraman kadınlarının azmi, kararlılığı ve vatan sevgisi; bugün bizlere ilham vermeye ve ülkemizin yarınlarına ışık tutmaya devam etmektedir. Bu anlamlı miras, gelecek nesillere aktarılması gereken en kıymetli değerlerimizden biridir.
Bu duygu ve düşüncelerle emeği, fedakârlığı, sevgisi ve gücüyle hayatın her alanını güzelleştiren, topluma yön veren ve geleceğimizi şekillendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat diliyorum.”
Başkan Özdoğan: “Kadınlarımız, toplumumuzun güvencesidir”
Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, kadınların toplumun temel taşı olduğunu belirterek, aileden sosyal hayata, üretimden eğitime kadar hayatın her alanında büyük emek ortaya koyduklarını ifade etti.
Başkan Bilal Özdoğan, kadınların fedakârlığı, emeği ve güçlü duruşuyla toplumun geleceğini şekillendirdiğini vurgulayarak şu açıklamada bulundu:
“Kadınlarımız; sevgileri, emekleri, fedakârlıkları ve güçlü duruşlarıyla hayatın her alanında en büyük değeri oluşturmaktadır. Aile yapımızın temeli, toplumumuzun güvencesi olan kadınlarımız; yetiştirdikleri nesillerle geleceğimizi inşa etmektedir. Eğitimden üretime, sanattan siyasete kadar her alanda gösterdikleri başarılarla ülkemizin gelişimine önemli katkılar sunmaktadırlar.”
Kadınların sosyal yaşamda daha güçlü yer almasının önemine dikkat çeken Başkan Özdoğan, Hacılar’da kadınlara yönelik yürütülen sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetlerinin artarak devam ettiğini belirtti.
“Kadınlarımızın hayatın her alanında daha aktif, daha güçlü ve daha görünür olması için yerel yönetimler olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz. İlçemizde kadınlarımızın sosyal hayata katılımını destekleyen projeleri önemsiyor, onların üretime katkı sunabilecekleri her çalışmayı değerli görüyoruz.”
Uluslararası Af Örgütü:Yetkililer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde barışçıl protesto hakkını korumalı
8 Mart’ta binlerce kadın ve LGBTİ+, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı taleplerini dile getirmek için Türkiye’nin dört bir yanında sokaklarda olmaya hazırlanıyor. Uluslararası Af Örgütü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde bir açıklama yayımlayarak, yetkilileri barışçıl protesto hakkının korunması ve kolaylaştırılması konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü Ruhat Sena Akşener, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Son dokuz yıldır, İstanbul’daki Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü yasaklanıyor veya bu günü kutlamak için bir araya gelmeye çalışan barışçıl göstericiler polis müdahalesiyle karşı karşıya kalıyor, hukuka aykırı gözaltı ve kovuşturmalara maruz bırakılıyorlar.
Yetkililerin tüm hukuka aykırı uygulamalarına rağmen kadın hakları ve LGBTİ+ hakları savunucuları, 8 Mart’ta bir araya gelmeyi sürdürüyor ve barışçıl protesto haklarını kullanmaya, toplumsal cinsiyet eşitliği taleplerini duyurmak için sokaklarda mücadeleye devam ediyorlar.
Barışçıl protesto hakkının kullanımı, Türkiye Anayasası’nda da tanımlandığı üzere, yetkililerin iznine tabi değildir. Devletler, barışçıl protestocuları koruma ve barışçıl protesto hakkının kullanımını kolaylaştırma konularında pozitif yükümlülüğe sahiptir.
Ancak İstanbul’da 1 Mayıs protestoları, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın haftalık buluşmaları, Onur Yürüyüşleri gibi 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşleri de uzun yıllardır resmi veya fiili yasaklarla engelleniyor, sembolik bir anlam taşıyan Taksim Meydanı protestolara kapatılıyor.
Yetkililer, önceki yıllarda kolluk kuvvetlerinin barışçıl protestoculara uyguladığı şiddet ve keyfi gözaltıların tekrarlanmamasını sağlamalı. 8 Mart protestolarına yönelik hukuka aykırı yasaklamalar uygulamamalı, uluslararası hukuk ve Türkiye yasaları uyarınca protestocuları koruma yükümlülüğüne uygun davranmalıdır.”
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, İstanbul Valiliği’nin ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın 8 Mart 2022 Feminist Gece Yürüyüşü’nü yasaklama kararlarını 2024 yılında iptal etti. Mahkeme, barışçıl protesto hakkının, düzenleyicilerin protestonun amacına en iyi hizmet edecek yeri seçme hakkını da içerdiğini ifade etti. Ayrıca söz konusu yasakların, protestonun düzenleneceği mekânı seçme hakkı da dahil olmak üzere barışçıl toplanma hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme kararına rağmen, Beyoğlu Kaymakamlığı, 2025’te 8 Mart Yürüyüşü’nün “kamu düzeni ve toplumsal barışı bozabilecek eylemlere sebebiyet verebileceğini” belirterek, Taksim Meydanı da dahil olmak üzere Beyoğlu ilçesindeki tüm meydan, cadde ve alanlarda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasını yasakladığını duyurdu.
Öz İplik İş Sendikası Kadın Komite Başkanı Fulya Pınar Özcan: Kadın Emeği Görünür Olmalı, Eşitlik ve Adalet Güçlenmelidir
Öz İplik İş Sendikası Kadın Komite Başkanı Fulya Pınar Özcan, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın işçilerin çalışma hayatındaki eşitlik mücadelesine dikkat çekti.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, adalet ve insanca çalışma koşulları için verdiği mücadelenin simgesidir. Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca kadın işçi üretimin, emeğin ve toplumsal yaşamın vazgeçilmez gücü olmaya devam etmektedir.
Öz İplik İş Sendikası olarak özellikle tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde çalışan kadın işçilerin emeğinin ekonomik ve toplumsal yaşamın temel taşı olduğunun bilincindeyiz. Sektörümüzde üretimin büyük bölümünü kadınların emeği oluşturmasına rağmen kadın işçiler hâlâ düşük ücret, güvencesiz çalışma, ayrımcılık ve işyerinde şiddet ve taciz gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.
Kadınların çalışma hayatında eşit haklara sahip olması yalnızca bir sosyal politika meselesi değil, aynı zamanda bir insan hakkı ve çalışma yaşamında adalet meselesidir.
Öz İplik İş Sendikası olarak;
• Kadınların eşit değerde işe eşit ücret hakkının hayata geçirilmesi,
• Kadınların sendikal örgütlenme ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması,
• İşyerinde şiddet ve tacizin önlenmesi için etkin politikaların uygulanması,
• Kadın işçilerin güvenceli ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
Sendikal örgütlenmenin güçlü olduğu işyerlerinde kadın işçilerin haklarının daha etkin korunduğu açıktır. Bu nedenle kadınların sendikal yapılarda daha güçlü şekilde temsil edilmesi, çalışma yaşamında eşitliğin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
8 Mart bir kutlama günü değil; kadın emeğinin görünür kılındığı, eşitlik mücadelesinin hatırlandığı ve emekçi kadınların hakları için verilen mücadelenin güçlendiği önemli bir gündür.
Öz İplik İş Sendikası olarak, başta tekstil ve hazır giyim sektöründe çalışan kadın işçiler olmak üzere tüm emekçi kadınların eşit, özgür ve şiddetten uzak bir çalışma hayatına sahip olması için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
KTO BAŞKANI GÜLSOY“KADIN, TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN EN GÜÇLÜ AKTÖRÜDÜR”
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda; sürdürülebilir kalkınmanın anahtarının kadınların ekonomik sisteme tam entegrasyonu olduğunu vurguladı. Gülsoy, “Güçlü kadın, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye demektir” dedi.
Kadının toplumdaki birleştirici gücüne ve ekonomik hayattaki stratejik önemine değinen Başkan Gülsoy, şu ifadelere yer verdi: “Kadın, sadece ailenin temeli değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün ve ekonomik gelişimin en güçlü aktörüdür. Bugün küresel ticaretin kuralları yeniden yazılırken, ülkemizin bu yeni dönemde rekabet gücünü artırmasının yolu, kadınlarımızın potansiyelini her alanda harekete geçirmekten geçiyor. İş dünyasında daha fazla kadın girişimciye, daha fazla kadın yöneticiye ve daha fazla kadın emeğine ihtiyacımız var. Kadınlarımızın ticaretteki varlığı, sadece istatistiksel bir artış değil; aynı zamanda iş dünyasına nezaket, titizlik ve farklı bir vizyon katmaktır.”
Kayseri’deki kurumsal çalışmalara dikkat çeken Başkan Gülsoy, “TOBB Kayseri Kadın Girişimciler Kurulu Başkanımız Tuğba İlgü ve yönetiminin çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Kadınlarımıza rol model olan kurul üyelerimiz, Kayseri’nin girişimcilik çıtasını her geçen gün yukarı taşıyor. Onların azmi ve çalışma disiplini, sadece iş dünyasında değil, sosyal yaşamda da kadınlarımıza ilham kaynağı olmaktadır.”
“GELECEĞE YAPILAN EN BÜYÜK YATIRIM, KADINA VERİLEN DESTEKTİR”
Başkan Gülsoy, fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekerek açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Sürdürülebilir büyüme hedeflerimize ulaşmak istiyorsak, kadınlarımızı ekonomik sistemin dışına iten her türlü engeli el birliğiyle aşmalıyız. Kadınlara sunulan her eğitim, sağlanan her teşvik ve açılan her istihdam alanı, aslında Türkiye’nin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Kayseri Ticaret Odası olarak bizler, kadın girişimcilerimizin önünü açmaya, onların projelerini desteklemeye ve iş hayatında hak ettikleri konuma gelmeleri için her türlü imkanı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
“FEDAKARLIĞIN VE AZMİN SİMGESİ KADINLARIMIZ”
Kadınların toplumun her kesiminde gördüğü değerin artması gerektiğini belirten Gülsoy; “Emeğiyle dünyayı güzelleştiren, azmiyle engelleri aşan ve fedakarlığıyla hayatımıza anlam katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, hayatın her alanında başarıyla var olan tüm kadınlarımıza sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kayseri Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü basın bildirisi
Kadınların eşit, güvenli ve onurlu bir yaşam sürdüğü bir toplum; daha güçlü, daha adil ve daha umutlu bir geleceğin en sağlam temelidir.
8 Mart, kadınların tarih boyunca verdikleri eşit haklar, adil çalışma koşulları ve insan onuruna yakışır bir yaşam mücadelesinin simgesi olan önemli bir gündür. Bu tarih, kadın emeğinin görünür kılındığı ve kadınların toplumsal yaşamın her alanında daha güçlü şekilde yer almasının öneminin vurgulandığı evrensel bir dayanışma günüdür.
Kadınların hak arayışı mücadelesi, 19. yüzyılın ortalarında ağır çalışma koşullarına karşı verilen emek mücadelesi ile uluslararası bir boyut kazanmış; 20. yüzyılın başından itibaren ise kadınların eğitim, çalışma hayatı ve siyasal temsil alanlarında eşit haklara sahip olma talepleriyle daha geniş bir toplumsal harekete dönüşmüştür. Bu mücadele süreci sonucunda 8 Mart, Birleşmiş Milletler tarafından 1977 yılında Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilmiştir.
Türkiye’de kadınlar tarih boyunca toplumsal hayatın her alanında önemli roller üstlenmiş; özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında gösterdikleri fedakârlıklarla ülkemizin bağımsızlık mücadelesine büyük katkı sağlamışlardır. Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte kadınların eğitim, hukuk ve siyasal haklar alanında elde ettiği kazanımlar, Türkiye’nin bu alandaki ilerici adımlarının önemli göstergelerinden biridir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi:
“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Bir toplumun yarısını geri bırakarak ilerlemek mümkün değildir.”
Bugün kadınlar; bilimden eğitime, ekonomiden sanata, sağlıktan siyasete kadar toplumun her alanında önemli katkılar sunmaktadır. Bununla birlikte kadınların eğitim, istihdam ve karar alma süreçlerine katılımını zorlaştıran bazı fırsat eşitsizlikleri, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık gibi sorunlar hem dünyada hem de ülkemizde önemini korumaktadır.
Kadın hakları meselesi yalnızca kadınların sorunu değil, aynı zamanda demokratik toplumların gelişmişlik göstergelerinden biridir. Kadınların eşit ve özgür bireyler olarak toplumsal yaşamda var olabilmesi yalnızca yasal düzenlemelerle değil; kadın dayanışmasının güçlenmesi, sivil toplum kuruluşlarının aktif katkısı ve toplumsal farkındalığın artmasıyla mümkün olacaktır.
Bu nedenle kadınların sosyal, ekonomik ve kamusal hayatta daha güçlü şekilde yer almasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi; kadınların güvenli, adil ve fırsat eşitliğine dayalı bir yaşam sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Kadınların üretimde, girişimcilikte ve ekonomik yaşamın her alanında daha güçlü biçimde yer alması hem kadınların ekonomik özgürlüğü hem de toplumun sürdürülebilir kalkınması açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Öte yandan son yıllarda yaşanan afetler ve krizler, kadınların kırılganlıklarının daha görünür hale geldiğini göstermiştir. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, kadınların afet süreçlerinde çok boyutlu risklerle karşı karşıya kaldığını ortaya koymuştur. Afet yönetimi politikalarının planlanmasında kadınların, çocukların, engellilerin ve yaşlıların ihtiyaçlarının dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.
Kayseri Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu olarak; kadınların eğitim ve istihdam olanaklarının güçlendirilmesi kadına yönelik şiddetin önlenmesi kadın emeğinin görünür kılınması genç kızların eğitim ve kariyer fırsatlarının desteklenmesi yerel yönetimlerde kadınların katılımının artırılması yönünde yürütülen tüm çalışmaları desteklediğimizi ve bu doğrultuda katkı sunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.Bizler biliyoruz ki;
Güçlü Kadın → Güçlü Aile
Güçlü Aile → Güçlü Toplum
Güçlü Toplum → Güçlü Gelecek
demektir.
Kadınların bilgisi, emeği, üretkenliği ve kararlılığı; toplumların gelişiminin ve sürdürülebilir kalkınmanın temel dinamiğidir. Bu nedenle kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve etkin biçimde yer alması, yalnızca bir hak meselesi değil aynı zamanda insanlığın ortak geleceği için bir zorunluluktur.Kadınların sesinin duyulduğu, emeğinin değer gördüğü ve eşit yurttaşlar olarak toplumsal yaşamda yer aldığı bir toplum, hepimizin ortak geleceğini daha güçlü ve daha umutlu kılacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta ülkemizin aydınlık geleceğini inşa eden kadınlar olmak üzere, emeğiyle hayatı güzelleştiren, toplumun her alanında üretmeye ve mücadele etmeye devam eden tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, eşit, adil ve şiddetsiz bir dünya temennimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Fatih Erkan: “Kadınların Güçlü Olduğu Toplum Daha Güçlüdür”
Kadınların toplumun gelişimindeki vazgeçilmez rolüne dikkat çeken Hacılar Girişimci İş İnsanları Derneği (HAGİAD) Başkanı Fatih Erkan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda kadınların hayatın her alanında ortaya koyduğu emek, fedakârlık ve başarıların toplumun geleceğini şekillendirdiğini vurguladı.
Kadınların aile hayatından iş dünyasına, sosyal hayattan ekonomiye kadar her alanda önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Başkan Erkan, güçlü kadınların güçlü toplumların en önemli teminatı olduğunu ifade etti.
Kadınların üretkenliği, azmi ve özverisiyle topluma yön verdiğini dile getiren Erkan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Kadın; hayatın kaynağı, toplumun temel taşı ve geleceğimizin en güçlü mimarıdır. Ailede, iş hayatında ve toplumun her alanında emekleri, fedakârlıkları ve başarılarıyla dünyayı güzelleştiren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.”
Kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü yer aldığı bir toplumun daha adil ve daha güçlü olacağını belirten Erkan, başta emekçi kadınlar olmak üzere tüm kadınlara sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam temennisinde bulundu.
Ekonomik Kalkınma İçin Kadın İstihdamı Vurgusu
Erkunt Traktör İş Mükemmelliği Grup Müdürü Bahar Aydın Baydık, ülkenin kalkınması ve ekonomik gelişiminde kadın istihdamının büyük önem taşıdığını söyledi.
Ekonominin temeli olan sürdürülebilir üretim için kadın iş gücünün öneminin artarak devam ettiğini vurgulayan Baydık, dünyanın hızlı bir değişim süreci yaşadığını dile getirdi.
“Tarım dönüşüyor, teknoloji üretimin merkezine yerleşiyor, sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor” diyen Bahar Aydın Baydık şunları söyledi: “Bu dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri ise kadınlar. Bugün kadınlar; sahada üretimi yöneten çiftçiler, mühendislikte inovasyona imza atan uzmanlar, karar mekanizmalarında strateji belirleyen liderler olarak tarımın geleceğini şekillendiriyor. Kadınların bilgi, teknoloji ve eşit fırsatlara erişimi; yalnızca bireysel başarı değil, sektörel kalkınma ve toplumsal gelişim anlamına geliyor”
ÇİFTÇİNİN GÜCÜ VİZYONU
Bahar Aydın Baydık, Erkunt Traktör olarak, üretimin sürdürülebilirliğinin ancak kapsayıcı bir anlayışla mümkün olduğuna inandıklarını kaydederek sözlerine şöyle devam etti: “Yıllardır süregelen ‘Çiftçinin Gücü’ vizyonumuz; emeği cinsiyetten bağımsız gören, fırsat eşitliğini destekleyen ve geleceği birlikte inşa etmeyi hedefleyen bir duruşu temsil ediyor. Daha güçlü bir tarım sektörü, daha dirençli bir ekonomi ve daha adil bir gelecek için kadınların potansiyelini desteklemeye, üretimde ve yönetimde daha fazla yer almalarını teşvik etmeye kararlıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü; dönüşüm, liderlik ve ortak geleceğimizin günü olarak kutluyoruz”
KOCASİNAN BELEDİYESİ’NDEN 8 MART MESAJI
Kocasinan Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda kadınların toplumdaki yerinin son derece önemli olduğuna dikkat çekerek, hayata geçirilen projelerle kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta daha aktif rol almalarının desteklendiğini belirtti.
Kadınların sosyal hayatını zenginleştirmek, meslek edinmelerine katkı sağlamak ve eğitim imkânlarını artırmak amacıyla Kocasinan Akademi çatısı altında önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Kocasinan Belediyesi, semt konakları ile Yakut, Mimarsinan, Erciyesevler, Yenişehir ve Erkilet Ertuğrulgazi tesislerinde birçok branşta eğitim verildiğini ve bu eğitimler sonucunda kadınların hem sosyal yaşamda hem de çalışma hayatında daha etkin rol almalarına yönelik çalışmalar kapsamında bugüne kadar 150 binden fazla kadına eğitim ve hizmet ulaştırıldığını kaydetti.
Kadınların günlük yaşamını kolaylaştırmaya yönelik projelerin de hayata geçirildiğini açıklayan Kocasinan Belediyesi, Kayseri’de bir ilk olan “Bebek Bakımı ve Emzirme Kabini” uygulamasının vatandaşların hizmetine sunulduğunu hatırlattı.
Açıklamada ayrıca Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Bahçesi Projesi’nde ekimden hasada kadar birçok aşamada kadın emeğinin yer aldığı ifade edildi. İlçede kurulan “%100 Ekolojik Pazar” ile kadınların yetiştirdiği organik ürünlerin vatandaşlarla buluşturulmasına destek verildiği, kadın girişimcilerin üretim ve satış süreçlerinin teşvik edildiği kaydedildi.
Kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalar kapsamında Yediveren Bayan Girişimci Kooperatifi ve Yemliha Kadın Kooperatifi gibi oluşumlara destek sağlayan Kocasinan Belediyesi, İç Anadolu’nun en büyük geri dönüşüm tesislerinden biri olan KAYÇEV ile Kafe Sinan işletmelerinde kadınların el emeğiyle hazırladığı ürünlerin satışa sunularak ev ekonomisine katkı sağlandığını bildirdi.
Kocasinan Belediyesi açıklamasında, eğitimden sanata, spordan kültüre kadar birçok alanda kadınlara pozitif ayrıcalık tanındığı ve onlara yönelik projelerin sürdürüleceği belirtilerek, başta şehit ve gazi ailelerinin kadınları olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ, EŞİ DR. NECMİYE BÜYÜKKILIÇ İLE “KADINA VEFA” İFTAR PROGRAMINA KATILDI
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ile birlikte AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen “Kadına Vefa” iftar programına katıldı. Programda kadınlara hitap eden Büyükkılıç, “İyi ki varsınız diyor, her birinizin gününü bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.
Bir balo ve kongre merkezinde düzenlenen iftar programına Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ve eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Hümeyra Uzun, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Yedek Üyesi Elif Demirok Pınar, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arzu Çıngır, İŞKUR İl Müdürü Ayşe Ak, kadın muhtarlar ve çok sayıda kadın katıldı.
Büyükkılıç, salona girişinde eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ile birlikte masaları dolaşarak kadınlarla sohbet etti ve kadınların bu özel gününü kutlayarak Ramazan-ı Şeriflerini de tebrik etti.
Programda katılımcılara hitap eden Başkan Büyükkılıç, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek, “Sadece bir güne sığdırmak değil, her gün onları anmak, onları başımızın tacı olarak her zaman takdir etmek bizim olmazsa olmazımız. Teşkilatlarımızın başarısında kadınların yerini asla göz ardı edemeyiz. O açıdan iyi ki varsınız diyor, her birinizin gününü bir kez daha tebrik ediyorum” dedi.
“Milli Mücadele’de Kadın, Medeniyetlerimizin Kuruluşunda Kadın…”
Büyükkılıç, kadınların Türk kültür ve medeniyetindeki yerine işaret ederek, “Kadın bizim için çok kıymetli. Tarihimizden ve geleceğimizden söz ederken kadını hiçbir zaman göz ardı etmeden, olmazsa olmaz görüyoruz. Milli Mücadele’de kadın, medeniyetlerimizin kuruluşunda kadın, geleceğe taşımada kadın, her yerde annemiz, kardeşimiz, evlatlarımız. O açıdan kadınların yüklenmiş olduğu yükün bizlerden çok daha fazla olduğunun farkındayız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kadınlara verdiği güven ve onlara yönelik takdirlerine de dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, şehit ve gazi annelerinin de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Büyükkılıç, “Şehit annelerimizin ellerinden öpüyor, gazilerimizin kıymetli annelerine de selamlar, saygılar iletiyorum” dedi.
AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş ise Ramazan ayının bereket, ibadet, paylaşım, birliktelik ayı olduğunu dile getirerek, AK Parti’nin başarısı ve yaptığı hizmetlerin büyük bir teşkilat gücü, onun ardında da kadınların gücü olduğunu dile getirdi. Ataş, programda emeği olan kadın üyelere ve desteklerinden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da gerçekleştirdiği konuşmasında, “Bizim için her gün Kadınlar Günü” diyerek, program dolayısıyla AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları’na ve Başkan Büyükkılıç’a teşekkürlerini iletti.
AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ise teşkilat mensupları ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik etti.
“Kadınlar Toplumların Gelişiminde Önemli Roller Üstlenmişledir”
AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle kadınlarla aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek, “Tarih boyunca kadınlar fedakârlıkları, azimleri ve güçlü duruşlarıyla hayatın her alanında var olmuş, toplumların gelişiminde önemli roller üstlenmişledir. Zorluklar karşısında yılmadan mücadele eden, üreten, yetiştiren ve yol gösteren kadınlar her zaman toplumumuzun en büyük gücü olmuştur. Burada bulunan her bir kadın kendi hayat hikâyesiyle bu şehrin ve bu ülkenin geleceğine katkı sunan kıymetli bir değerdir” şeklinde konuştu. AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Koşar, kadınların yaşadıkları acılara ve şiddete de dikkat çekerek, şiddet sonucu hayatını kaybeden tüm kadınları rahmetle andı. Koşar, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ederek sözlerini sonlandırdı.
Desteklerinden dolayı Başkan Büyükkılıç ve AK Parti Kayseri İl Teşkilatı’na teşekkür eden AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Hümeyra Uzun ise tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
İftar programı günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Büyükkılıç, Teravih’te Vatandaşlarla Buluştu
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, iftar programının ardından teravih namazını Erciyesevler Yeşilevler Camii’nde eda ederek, namaz sonrası vatandaşlarla bir araya geldi. Çevrede faaliyet gösteren esnafı da ziyaret eden Başkan Büyükkılıç, esnaf ve vatandaşlarla samimi sohbetler gerçekleştirerek esnafa, hayırlı ve bereketli işler diledi.
FIRSATLAR EŞİTLENDİĞİNDE KADINLAR SADECE BAŞARMAKLA KALMAZ DÜNYAYI DÖNÜŞTÜRMEYE BAŞLAR
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde; kadınların ekonomik ve toplumsal hayatta eşit haklara sahip olması için farkındalık yaratmanın ve bu yönde somut adımlar atmanın önemini bir kez daha vurguluyoruz. Çünkü biliyoruz ki, kadınların potansiyelini sınırlayan koşullar ortadan kalktığında yalnızca kadınlar değil, toplum kazanır.
Bu mesajdan hareketle, 8 Mart için Untold tarafından KAGİDER’e özel hazırlanan reklam filmimiz, eşit fırsatların önemine dikkat çekiyor. Günlük hayatın içinde hepimizin aşina olduğu basit bir gerçeği hatırlatan bu yaklaşım, aslında daha büyük bir soruna işaret ediyor: Bazen imkân vardır ama onu kullanmayı mümkün kılan araç yoktur. Yani potansiyel vardır, ihtiyaç vardır; ancak o potansiyeli gerçeğe dönüştürecek fırsatlar her zaman eşit değildir.
Kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki konumuna baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Türkiye’de çalışma çağında 33,7 milyon kadın bulunmasına rağmen yalnızca 11,7 milyonu iş gücüne katılıyor. Yaklaşık 22 milyon kadın ise iş gücünün dışında kalıyor. Bu kadınların önemli bir bölümü, ev içi sorumluluklar ve bakım yükü nedeniyle çalışma hayatına katılamadığını ifade ediyor. Bu tablo kadınların potansiyelinin değil, fırsatlara erişimin sınırlı olduğunun en açık göstergesi.
Bugün hayatımızı kolaylaştıran pek çok icat ve keşif çoğunlukla erkeklerin adıyla anılıyor. Ancak bunun nedeni kadınların bilimde, akademide ya da teknolojide daha az üretken olması değil; uzun yıllar boyunca bu alanlara eşit biçimde erişim imkânına sahip olamamaları. Oysa tarih, bilimden teknolojiye, girişimcilikten sosyal yeniliklere kadar pek çok alanda kadınların dönüştürücü katkılarıyla dolu. Kadınların imzasını taşıyan pek çok buluş bugün hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda. Günlük yaşamdan teknolojiye, iletişimden sağlığa kadar pek çok alanda kullanılan bu yenilikler yalnızca hayatı kolaylaştırmakla kalmadı; aynı zamanda bilimsel ve teknolojik ilerlemenin önemli kilometre taşlarından biri oldu. Sözün özü: Kadınların potansiyeli hiçbir zaman sınırlı olmadı. Sınırlı olan fırsatlardı.
Kadınların bilgiye, finansmana ve fırsatlara eşit erişebildiği bir dünya; daha güçlü bir ekonomi, daha kapsayıcı bir toplum ve daha hızlı bir yenilik demek. KAGİDER olarak kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının toplumsal dönüşümün en önemli itici güçlerinden biri olduğuna inanıyoruz. Biliyoruz ki fırsatlar eşitlendiğinde kadınlar yalnızca başarmakla kalmaz, dünyayı dönüştürür.
Eşit fırsatlar için bugün, yarın ve her gün birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesine yaratıcı katkılarıyla değer katan Untold Reklam Ajansı’na ve filmde yer alarak mesajımızın daha geniş kitlelere ulaşmasına destek veren değerli sanatçımız Hakan Bilgin’e içten teşekkürlerimizi sunarız.
“Eşitlik Bir Tercih Değil, Zorunluluktur”
Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yayınladığı mesajda; “Eşitlik Bir Tercih Değil, Zorunluluktur. Kadın yoksa aydın, çağdaş bir yarın yok” görüşlerini paylaştı.
EMD İzmir Şubesi’nin açıklamasında; “Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi olarak kurulduğumuz ilk günden bugüne geçen 36 yıllık süreçte kadın-erkek eşitliğini bir temenni değil, kurumsal bir ilke olarak savunduk. Kuruluşumuzdan bu yana yönetim anlayışını eşit temsil, ortak akıl ve dayanışma üzerine inşa ettik. Bu yaklaşımı kurumsal kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Derneğimiz, 36 yıllık tarihinde yönetim kurullarında kadın-erkek temsilini dengeli biçimde sağlamış; hatta bazı dönemlerde kadın üyelerin sayısal olarak çoğunlukta olduğu bir yapı oluşturulmuştur” görüşlerine yer verildi.
“Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Dünyadaki her şey kadının eseridir’ sözü bizim için bir alıntı değil, bir yol haritasıdır” denilen açıklama şöyle devam etti: “Bugün hâlâ kadınların karar mekanizmalarında yeterince yer alamadığı, emeğinin görünmez kılındığı, ekonomik hayatta geri planda bırakıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Türkiye’de erkekler arasında işsizlik oranı yüzde 6,6 iken, kadınlarda yüzde 11 olması, 15 yaş üstü insanlarda erkeklerin istihdam oranı yüzde 65,3 iken, kadınların istihdamının yüzde 30,9’da kalması kabul edilemez. Oysa gelişmiş ülkelerde refahın, demokrasinin ve sürdürülebilir kalkınmanın temelinde eşit temsil vardır. Kadının olmadığı yerde adalet zayıflar, Kadının olmadığı yerde kalkınma eksik kalır, Kadının olmadığı yerde demokrasi sakatlanır.
Öte yandan kadınların ekonomi muhabirliği ve gazetecilikteki varlığı, yalnızca eşit temsil meselesi değil, haberciliğin derinliği ve kalitesi açısından da kritik öneme sahiptir. Farklı bakış açıları, analitik derinlik ve toplumsal duyarlılık, gazeteciliğin en güçlü araçlarıdır ve kadın muhabirler bu unsurları güçlendiren öncü aktörlerdir. Ekonomi haberlerinde kadınların görünürlüğünün artması, yalnızca sektörün demokratikleşmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik karar alma süreçlerinin de daha kapsayıcı ve adil bir şekilde görünmesini mümkün kılar. EMD İzmir Şubesi, kadın muhabirlerin kariyer gelişimini destekleyerek, ekonomi gazeteciliğinde cinsiyet eşitliğini hem norm hem de uygulama haline getirmeyi hedeflemektedir.”
Erkek egemen bakış açısının ürettiği sorunları yine aynı anlayışla çözmenin mümkün olmadığının acı tecrübelerde öğrenildiğine işaret eden EMD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, “Çözüm; eşitlikçi, kapsayıcı ve kadınların güçlü biçimde temsil edildiği bir sistemdir. Biz EMD İzmir Şubesi olarak eşitliği savunmaya değil, uygulamaya devam edeceğiz. “Kadın yoksa aydın, çağdaş bir yarın yok” diyoruz. “Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye” diyoruz” ifadelerine yer verdi.
Araştırma: Toplumun yüzde 87,6’sı Okullarda Şiddete Karşı Velilere Yaptırım İstiyor
Areda Survey’in, 03–05 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre toplumun büyük çoğunluğu okullarda öğretmenlere yönelik şiddetin temelinde aile içi iletişim eksikliği ve disiplin zafiyetinin olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 87,6’sı şiddet olaylarında velilere caydırıcı hukuki yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtirken, yüzde 93,1’i risk taşıyan öğrenciler için okullarda yeterli önlem alınmadığını ifade ediyor.
Şiddetin Temel Nedeni: Aile ve Disiplin Sorunları
Areda Survey tarafından 03–05 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen “Okullarda Şiddet Araştırması”, Türkiye’de eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına ilişkin kamuoyunun görüşlerini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplum, öğretmenlere yönelik şiddetin temel nedenini büyük ölçüde aile içi iletişim ve değer aktarımındaki eksikliklere bağlıyor.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 45,1’i okullarda öğretmenlere yönelik şiddetin en önemli nedeninin aile içi iletişim ve değer aktarımı eksikliği olduğunu düşünüyor. Bunu yüzde 35,2 ile eğitim sistemindeki disiplin zafiyeti takip ediyor. Yüzde 12,5’i sosyal medya ve dijital içeriklerin etkisi olduğunu belirtiyor. Ekonomik ve toplumsal stres ortamı diyenler ise yüzde 7,2.
Velilere Yaptırım Talebi Çok Yüksek
Araştırmada katılımcılara, şiddet olaylarında velilere hukuki yaptırım uygulanıp uygulanmaması gerektiği de soruldu.
Katılımcıların yüzde 87,6’sı velilere caydırıcı hukuki yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade ediyor. Yüzde 9,1’i yalnızca ağır vakalarda yaptırım uygulanması gerektiğini, yüzde 3,3’ü ise yaptırıma gerek olmadığını belirtiyor.
“Okullarda güvenliği artırmak için öncelik ne olmalı?” sorusuna verilen yanıtlar da dikkat çekti.
Katılımcıların yarısı (yüzde 50) aile denetimi ve sorumluluğunun artırılması gerektiğini düşünüyor. Yüzde 30,2’si okullarda güvenlik personelinin artırılması gerektiğini, yüzde 19,1’i rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi yönünde görüş belirtiyor.
Aileler Çocuklarının Psikolojisini Takip Etmiyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise ailelerin çocuklarının psikolojik durumunu yeterince takip edip etmediğine ilişkin görüşler oldu.
Katılımcıların yüzde 97,5’i ailelerin çocuklarının psikolojik durumunu yeterince takip etmediğini düşünüyor.
Araştırmaya göre toplum, şiddet riski taşıdığı bilinen öğrenciler için okullarda yeterli önlem alınmadığını düşünüyor.
Katılımcıların yüzde 93,1’i bu öğrenciler için okullarda yeterli önlem alınmadığını ifade ederken, yüzde 4’ü kararsız, yalnızca yüzde 2,8’i yeterli önlem alındığını belirtti.
Araştırmanın Metodolojisi
Bu araştırma, 03–05 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 700 kişinin katılımıyla, kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI tekniği kullanılarak, Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli üzerinden gerçekleştirildi.
OYAK Çimento’da geleceği CEMENTA’lar inşa edecek
Ağır sanayide toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonuyla hareket eden OYAK Çimento, kadınların teknik ve mavi yaka rollerinde istihdamına odaklanan “CEMENTA” projesini hayata geçirdi. Kadınları teknik uzmanlıktan operatörlüğe açılan geniş bir yelpazede üretimin her kademesinde geleceğe hazırlayacak projenin ilk fazında 15 kadın çalışan üretim sahalarında göreve başladı.
Türkiye çimento ve beton sektörünün lideri OYAK Çimento, toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonu kapsamında kadınların mesleki gelişimini ve istihdamını merkezine alan yeni sosyal sorumluluk projesi CEMENTA’yı hayata geçirdi. Ankara, Mardin ve Adana’da pilot uygulamayla start alan proje, özellikle teknik uzmanlık ve mavi yaka pozisyonlarda kadın temsilini güçlendirerek sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmayı hedefliyor. CEMENTA’lar; üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görev alıyor. Proje, özellikle dijitalleşen üretim süreçleri ve sürdürülebilirlik odaklı teknik pozisyonlara kadın istihdamını teşvik edecek.
CEMENTA Projesi, sanayi sektöründeki geleneksel kalıpları kırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini üretimin tam merkezine taşımak ve kadınlara alternatif bir meslek alanı açmak vizyonuyla hayata geçirildi. OYAK Çimento’nun sürdürülebilirlik hedefleriyle doğrudan örtüşen bu girişim, ağır sanayide kadın temsilinin sadece ofislerle sınırlı kalmaması, üretimin kalbi olan fabrikalarda da güçlenmesi gerektiği inancıyla doğdu. Şirket, kadınların teknik yetkinliklerini modern teknolojiyle birleştirerek hem “erkek egemen” algısını dönüştürmeyi hem de kapsayıcı bir istihdam modeliyle toplumsal kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyor.
“Uçtan Uca Tasarlanmış Bir Kariyer Yolculuğu”
OYAK Çimento İnsan Kaynakları Ülke Direktörü Eda Güzeldemir Demiray, “CEMENTA ile genç kadınlara yalnızca bir iş fırsatı değil, uçtan uca tasarlanmış bir kariyer yolculuğu sunuyoruz. Teknik eğitimler, iş başı uygulamalar, sertifikasyon programları ve mentorluk desteğiyle çalışanlarımızın hem mesleki hem kişisel gelişimlerini destekliyoruz. Amacımız, üretimin en kritik noktalarında kadın uzman sayısını artırmak ve sanayide kalıcı bir dönüşüme katkı sağlamak. Proje toplumsal cinsiyet eşitliğini vizyonunu üretim alanlarında da görünür kılmak açısından da önemli bir işleve sahip. CEMENTA, özellikle sanayi ve üretim gibi alanlarda geleneksel olarak erkeklere atanmış pek çok rolün kadın çalışanlar tarafından da başarıyla üstlenilebileceğini göstermek ve ezberlerde kadına kapalı gibi algılanan alanlarda genç kadınlara iş ve gelişim fırsatı sunmak açısından da son derece önemli.
İlk aşamadan itibaren eğitimler ve uygulamalarla donanacak olan CEMENTA’larımız; kendi alanlarında hızla ilerleyerek hem mesleki hem de kişisel gelişim bağlamında yol alabilecekler. İnanıyoruz ki aşama aşama geliştirmeyi hedeflediğimiz CEMENTA Projesi, Türkiye Sanayisi için çok kıymetli kadın teknik uzmanlar yetiştirmenin yanı sıra sektörümüz açısından algısal bir dönüşüme de öncülük edecektir. Bugün bu yolculuğa başlayan genç CEMENTA’lar, başarı hikayeleriyle gelecekte başka genç kadınlara ilham ve cesaret aşılayacak” şeklinde konuştu.
Murat Sela: Kültürümüzde vaatleri eyleme dönüştürmek var
CEMENTA Projesi hakkında bir değerlendirme yapan OYAK Çimento Genel Müdürü Murat Sela ise şunları söyledi:
OYAK Çimento olarak kültürümüzde yer alan en temel özelliklerden biri taahhütlerimizi ve değerlerimizi gerçek anlamda sahiplenmemiz, şeklen değil katma değere dönüşecek şekilde hayata geçirmeyi sevmemizdir. CEMENTA Projesi tam da OYAK Çimento’nun bu yönünü yansıtan simge projelerden biri oldu. Sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerimiz çerçevesinde kadınların iş gücüne katılımını ofislerle ve yönetim kademeleriyle sınırlı görmüyor, bunun eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına inanıyoruz. Üretimin en kritik noktalarında da kadın çalışanlarımızın sayısını artırmayı stratejik bir öncelik olarak ele alıyoruz. CEMENTA ile ağır sanayide kapsayıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeli oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün farklı illerde pilot uygulama kapsamında göreve başlayan genç kadın çalışma arkadaşlarımız CEMENTA’nın bayraktarları olarak uzun vadede pek çok genç kadının sanayi sektöründe kariyer hedeflemesinin yolunu açacak. Projenin tasarlanmasından uygulanmasına emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, genç CEMENTA’larımıza kariyer yolculuklarında başarılar diliyorum.
CEMENTA Adayları Sisteme Nasıl Dahil Oluyor?
Proje kapsamında adaylara ulaşmak için dijital platformlar, yerel yönetimler ve meslek yüksekokullarıyla iş birliği içeren çok kanallı bir strateji izleniyor. Başvurular, şirketin kariyer portalları ve bölge müdürlükleri aracılığıyla toplanıyor. Özellikle teknik liselerden ve meslek yüksekokullarından mezun olan, sahada çalışma motivasyonu yüksek kadınlara ulaşılmasına öncelik veriliyor. Seçim süreci; teknik testler, yetkinlik bazlı mülakatlar ve iş sağlığı güvenliği standartlarına uygun değerlendirmeleri kapsayan titiz bir eleme sisteminden oluşuyor.
Projenin ilk fazında Ankara, Mardin ve Adana illerindeki fabrikalarda toplam 15 kadın çalışan istihdam edildi. Bu çalışanlar; çimento üretim süreçlerinin en kritik noktaları olan üretim hattı operatörlüğü, mekanik ve elektrik bakım-onarım birimleri ile laboratuvar ve kalite kontrol departmanlarında görevlendirildi. Adayların özellikle dijitalleşen üretim hatlarının yönetimi ve sürdürülebilirlik odaklı teknik pozisyonlara yoğun ilgi göstermesi, projenin teknoloji odaklı vizyonunu destekler nitelikte.
Kapsamlı Gelişim ve Kariyer Takibi
CEMENTA bünyesinde istihdam edilen kadınlara sadece bir iş imkânı değil, sağlanan mesleki ve kişisel gelişim becerilerini destekleyici imkanların da katkısıyla bütünsel bir kariyer yolculuğu sunuluyor. Şirket, çalışanlarının teknik uzmanlıktan yönetimsel sorumluluklara uzanan yoldaki gelişimlerini profesyonel olarak takip ediyor ve sürdürülebilir bir kariyer ilerlemesi için gerekli tüm kaynakları sağlıyor. Teknik uzmanlıklarını artıracak iş başı eğitimleri ve sertifikasyon programlarına katılan çalışanlar ayrıca İletişim, problem çözme ve liderlik gibi becerilerini geliştirecek mentorluk destekleri alıyor.
Redington Türkiye’nin, ‘’ Unlock Her Power ‘’ Platformu Teknoloji Dünyasının Önde Gelen Kadın Liderleri Aynı Panelde Buluşturdu
Redington Türkiye ve CAC, teknoloji ekosisteminde kadın liderliğini desteklemek, ilham verici kariyer yolculuklarını görünür kılmak ve kapsayıcı liderlik anlayışını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Unlock Her Power” platformunu, ‘’ Kadın Perspektifiyle Geleceği Şekillendirmek” başlıklı basın paneliyle tanıttı.
Kadınlar Günü Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, yalnızca bir tanıtım değil; Redington’ın eşitlik, kapsayıcılık ve sürdürülebilir liderlik vizyonunun güçlü bir yansıması olarak konumlandı.
Redington’ın küresel ölçekte yürüttüğü “Unlock Next” marka vizyonunun bir uzantısı olarak kurgulanan “Unlock Her Power”, kadın liderliğini yalnızca başarı hikâyeleri üzerinden değil; fırsatlar, karşılaşılan zorluklar ve çok boyutlu liderlik deneyimleri üzerinden ele alan uzun soluklu bir iletişim ve etkileşim platformu olarak tasarlandı. Platform, liderliğin cinsiyetle değil; vizyon, etki ve yarattığı değerle tanımlandığı bir anlayışı teknoloji dünyasının merkezine taşımayı hedefliyor.
Basın toplantısı kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda, teknoloji ekosisteminin farklı alanlarında liderlik sorumluluğu üstlenen ve sektörün dönüşümüne yön veren isimler bir araya geldi. Panelde; Hitachi Vantara Türkiye Ülke Müdürü Aslı Arısal, Cohesity Doğu Avrupa, CIS ve Türkiye Satış Direktörü Yudum Yonak ve Koç Holding Bilgi Teknolojileri Koordinatörü ve Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Hayriye Karadeniz konuşmacı olarak yer alırken, panelin moderatörlüğünü Redington Türkiye Pazarlama ve İletişim Direktörü İclal Anasoy üstlendi.
Teknoloji Dünyasının Kadın Liderlerinden Geleceğe Yön Veren Değerlendirmeler
Panelde; görünürlük, cam tavan algısı, liderlik beklentileri, iş ve özel hayat dengesi ve kariyer yolculuklarında karşılaşılan fırsatlar açık ve samimi bir perspektifle ele alındı. Kadın liderlerin gerçek deneyimleri üzerinden yapılan paylaşımlar, sektörde sürdürülebilir dönüşüm için çeşitliliğin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Hitachi Vantara Türkiye Ülke Müdürü Aslı Arısal :
“Aslında 2026’da artık ‘kadın liderliği’ kavramını değil, sadece liderliği konuşuyor olmayı isterdim. Çünkü mesele cinsiyet değil, iyi ve etkili liderlik. Bugün teknoloji dünyasında yalnızca sistemler değil, aynı zamanda karar mimarisi kuruyoruz. Bu nedenle liderlik artık yalnızca teknik uzmanlıkla sınırlı değil; belirsizliği yönetebilen, farklı paydaşları ortak bir vizyonda buluşturabilen ve teknolojiyi maliyet kaleminden stratejik değere dönüştürebilen bir yaklaşım gerektiriyor. Bu nedenle gelecek; en çok teknoloji bilenlerin değil, teknolojinin yarattığı etkiyi yönetebilen liderlerin olacak”
Cohesity Doğu Avrupa, CIS ve Türkiye Satış Direktörü Yudum Yonak Director Yudum Yonak şunları söyledi:
“Kadın liderliği artık yalnızca bir eşitlik meselesi değil; inovasyon ve rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı bir stratejik alan. Farklı perspektiflerin karar alma süreçlerine entegre edilmesi kurumları daha çevik ve dayanıklı hale getiriyor.”
Koç Holding Bilgi Teknolojileri Koordinatörü ve Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Eş Başkanı Hayriye Karadeniz :
‘’ Dijital dönüşümün merkezinde insan var. Kapsayıcı liderlik anlayışı olmadan gerçek bir dönüşümden söz etmek mümkün değil. Kadınların teknoloji ekosisteminde daha fazla söz sahibi olması yalnızca temsili değil; iş sonuçlarını ve gelecek vizyonunu da dönüştürüyor.
Bu anlayışla, Redington olarak Teknolojide Kadın Derneği ile gerçekleştireceğimiz iş birliğini yalnızca bir proje değil, sürdürülebilir bir etki ortaklığı olarak görüyoruz. Amacımız; kadınların teknoloji alanında daha görünür, daha güçlü ve karar mekanizmalarında daha etkin olduğu bir ekosistemi birlikte inşa etmek.”
Sürdürülebilir ve Kapsayıcılığı Merkeze Alan Bir Platform
Redington Türkiye Pazarlama ve İletişim Direktörü İclal Anasoy ise platformun uzun vadeli vizyonuna ilişkin şunları söyledi:
“Unlock Her Power’ı yalnızca belirli bir güne veya kampanya dönemine bağlı bir iletişim çalışması olarak değil; yılboyunca devam edecek, gerçek etkileşim ve deneyim paylaşımı yaratacak sürdürülebilir bir platform olarak kurguladık. Amacımız; teknoloji ekosisteminde kadın liderlerin görünürlüğünü artırmak, farklı deneyimleri bir araya getirerek ilham veren bir diyalog alanı oluşturmak, sosyal sorumluluk projeleriyle yeni nesil kadın yeteneklere güçlü rol modeller sunmak. Bu platformla birlikte, kapsayıcı liderlik anlayışını yalnızca konuşulan bir konu olmaktan çıkarıp ekosistemimizin doğal bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.”
Panel, potansiyelin ve ilhamın sembolü olarak kurgulanan aromaterapi temalı keyifli bir atölye ile sona erdi. Katılımcılar, üretmenin ve birlikte deneyimlemenin gücünü hissederek günü hem ilham verici hem de etkileşimli bir deneyimle tamamladı.
fiCommerce’te kadın çalışan oranı yüzde 61’e ulaştı
E-ticaret alanında markalara kapsamlı hizmetler sunan fiCommerce’te kadın çalışan oranı yüzde 61’e ulaştı. Yönetim kadrosunun yarısını kadınların oluşturduğu şirket, yeni işe alımlarda da yüzde 63 kadın oranıyla dikkat çekiyor.
E-ticaret alanında markalara uçtan uca fulfillment hizmetleri sunan fiCommerce, kadın istihdamındaki güçlü oranıyla öne çıkıyor. 2025 yıl sonu itibarıyla şirket bünyesinde görev yapan 141 çalışanın 86’sını kadınlar oluştururken, bu oran yüzde 61 seviyesine ulaştı. Bu oran, fiCommerce’in kapsayıcı insan kaynağı yaklaşımını sektör ortalamasının ötesine taşıdığını gösteriyor.
Kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsili de şirketin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. fiCommerce’te toplam 12 yöneticinin altısının kadınlardan oluşması, yönetim kadrosunda yüzde 50 eşit temsil sağlandığını gösteriyor. Öte yandan 2025 yılı boyunca işe alınan yeni çalışanlar içinde kadınların oranı yüzde 63 olarak gerçekleşti.
“Kadın istihdamını desteklemeye ve kapsayıcı kurum kültürümüzü geliştirmeye devam edeceğiz”
fiCommerce Genel Müdürü Ozan Karaağaç, kadınların iş hayatındaki varlığının kurumların gelişimi açısından kritik rol oynadığını belirterek şunları söyledi: “Kadınların iş hayatında güçlü şekilde yer alması, sadece eşitlik açısından değil, kurumların sürdürülebilir başarısı açısından da büyük önem taşıyor. fiCommerce olarak kadınların her seviyede aktif rol aldığı bir organizasyon yapısı oluşturduk. Kadın çalışan oranımızın yüzde 61, kadın yönetici oranımızın ise yüzde 50 olması, bu konudaki yaklaşımımızın en somut göstergesi. Ayrıca lojistik sektörünün dinamikleri düşünüldüğünde bu oran bizim için oldukça kıymetli. Önümüzdeki dönemde de kadın istihdamını desteklemeye ve kapsayıcı kurum kültürümüzü geliştirmeye devam edeceğiz.”
Türkiye ve Almanya’daki beş deposu ve güçlü lojistik ağıyla markalara entegre e-ticaret çözümleri sunan fiCommerce, teknoloji odaklı altyapısı ve uzman kadrosuyla operasyonel verimliliği artırırken, insan kaynağındaki kapsayıcı yapısıyla da sektöründe fark yaratmayı sürdürüyor.
Yeni bir araştırma, obeziteli kişileri etkileyen ciddi önyargı ve sosyal damgalamaya dikkat çekiyor
Anormal yağ dokusunun vücutta birikimi nedeniyle sağlığı bozan, kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalık olarak tanımlanan obezite dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanı etkileyen bir salgın boyutuna ulaşmış durumda.1
4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında Lilly, obeziteli kişilerin günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara dikkat çekiyor ve bu alanda toplumsal algının değişmesi gerektiğine vurgu yapıyor.
Obezite; tip 2 diyabet, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser türleri dahil olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor. Bu hastalıklar yaşam kalitesini düşürüyor ve erken ölüm riskini artırıyor.2,3 Obeziteli kişiler bir tercihle değil, bir hastalıkla yaşıyor. Bu durum fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal engelleri de beraberinde getiriyor.
Son derece ciddi bir hastalığa sahip olan bu kişilerin maruz kaldığı bazı engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor. Bunun temel nedeni, obezitenin kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalık olarak algılanmaması.
Obeziteyle ilgili yanlış algıların sorgulanması gerekiyor
IPSOS’un, Dünya Obezite Günü’nde yayınlanan “Obezite Algısı Araştırması”, obezitenin tıbbi gerçekliği ile bu hastalıkla yaşayan kişilerin deneyimleri arasında derin bir fark olduğunu ortaya koyuyor.4
IPSOS’un 14 ülkede gerçekleşen son araştırmasının sonuçlarına göre:
- Obeziteli kişilerin %71’i, obezitenin sürekli tedavi gerektiren bir sağlık sorunu olduğu görüşüne katılıyor.
- %66’sı obeziteyi kişisel tercihlerle önlenebilir olarak görüyor ve %63’ü “diyet ve egzersizle çoğu insanın obezite sorununu çözebileceği” fikrine sahip.
- Obeziteli kişilerin yarısı, genetik ve biyolojik faktörlerin obezitenin temel nedenleri arasında yer aldığını kabul ediyor.
Araştırma sonuçları, katılımcıların içsel bir çatışma yaşadığını gösteriyor. Obezitenin tıbbi bir hastalık olduğunun farkındalar ancak bu durumu kendi davranışlarının sonucu olarak görüyorlar.
Bu içsel çatışma, obeziteli kişilerin etkili tıbbi çözümler aramalarının önünde önemli bir engel oluşturabiliyor. Bulgular, obeziteli birçok kişinin sadece hastalığın yükünü değil, aynı zamanda kendini suçlama duygusunun yükünü de taşıdığını ortaya koyuyor.
Türkiye’de algı, tedavinin önüne geçiyor
Araştırmanın Türkiye verileri, farkındalık ve eylem arasında fark olduğunu gösteriyor. Obeziteli kişilerin çok büyük bir kısmı (%80) kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını belirtirken, sadece %35’i son bir yıl içinde bir doktora danışmış. Buradaki temel engel bilgi eksikliği değil, algı. Türkiye’de obeziteli kişilerin %45’i “Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim” diyor. Bu oran birçok ülkeye kıyasla önemli ölçüde yüksek. Bulgular, kişisel sorumluluk inancının ne kadar derin kökleri olduğunu ortaya koyuyor. Bu da sıklıkla obezitenin kronik bir hastalık olarak ele alınmasını zorlaştırırken mevcut tıbbi desteğe erişimi de geciktiriyor.
Lilly Türkiye Medikal Direktörü Dr. Karan Bozkurt, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Obezite; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan, kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Bu faktörlerin büyük bir bölümü bireyin kontrolü dışındadır. Türkiye’de obeziteye ilişkin yaygın algılar, kişilerin tıbbi destek arayışını geciktirerek tedaviye erişimini zorlaştırabiliyor. Obezite, diğer kronik hastalıklar gibi ele alınması gereken ciddi bir hastalıktır.”
Lilly, inovasyonun ancak yaşamları iyileştirdiğinde gerçek değere sahip olduğuna inanıyor. 2025 yılı için Ar-Ge yatırımı 13,3 milyar ABD doları olan Lilly, hasta sonuçlarını iyileştiren ve sağlık sistemleri üzerindeki uzun vadeli yükü azaltan sürdürülebilir çözümleri geliştirmeye kararlı bir şekilde faaliyet gösteriyor. Lilly, obeziteyle mücadelede başarının kamu, düzenleyiciler, akademi ve özel sektör arasındaki güçlü işbirliğine bağlı olduğunu da vurguluyor. Bu bağlamda Lilly, Türkiye’nin Ulusal Obezite Stratejik Planı çerçevesinde işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor.
Obezite kişisel bir başarısızlık değil; kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Dünya Obezite Günü kapsamında Lilly, obeziteye yönelik yargılayıcı yaklaşımlardan uzaklaşılması ve bilime dayalı tıbbi çözümlere erişimin desteklenmesi için çağrıda bulunuyor.
6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Sahiplerini Buldu
Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde toplumsal dönüşüme katkı sunan Türkiye’nin önde gelen markalardan 30 proje ödüllendirildi.
Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni, 5 Mart 2026 tarihinde İş Sanat Kültür Merkezi’nde yapıldı. “İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer” temasıyla düzenlenen zirvede; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal etki alanlarında fark yaratan projeler 8 ayrı kategoride toplam 30 ödülle onurlandırıldı.
Sunuculuğunu başarılı oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği zirve; iş dünyası, sanat ve sivil toplum dünyasından birçok önemli ismi bir araya getirdi.
Kadın Dostu Markalar Platformu Kurucu Başkanı Nazlı Demirel yaptığı açılış konuşmasında, eşitliği söylemden eyleme, eylemden ölçülebilir etkiye, etkiden sürdürülebilir modele taşıma hedefiyle çalıştıklarını söyledi. Demirel, “Çünkü biliyoruz ki; insana değer vermeyen bir ekonomi büyüyemez, gezegene değer vermeyen bir sistem sürdürülemez, geleceğe değer vermeyen bir kurum varlığını koruyamaz. Dolayısıyla bugün burada bulunan her marka, her lider, her paydaş; Türkiye’nin eşitlik hikâyesinin aktif bir öznesidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Atatürk’ün vizyonunu yalnızca anmak değil, veriyle, stratejiyle ve cesaretle ileri taşımak zorundayız” dedi.
“Kadınların işgücüne katılımı hâlâ yüzde 36 seviyelerinde”
Demirel konuşmasını şöyle sürdürdü: “2025 verilerine göre kadınların işgücüne katılımı hâlâ yüzde 36 seviyelerinde kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 71’i buluyor. Bu fark, bu ülkenin potansiyelinin yarısının henüz tam kapasiteyle ekonomiye dahil edilemediğinin resmidir. Karar mekanizmalarında Borsa İstanbul’da yönetim kurullarındaki kadın oranı, son raporlara göre ancak yüzde 19,4’e ulaşabildi. Yani dev şirketlerimizin yönetim masalarında her 5 sandalyeden hâlâ sadece biri kadınlara ait. Türkiye’de her 5 girişimciden yalnızca biri kadın. STEM dediğimiz bilim ve teknoloji mezuniyetlerinde kadınlar yüzde 37’lere ulaşsa da teknoloji sektörünün zirvelerinde bu kalıcılık maalesef aynı hızla artmıyor.”
Bu yıl “İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer” temasıyla düzenlenen organizasyon kapsamında, eşitlik, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal fayda başlıkları gün boyu gerçekleştirilen oturum ve farkındalık bölümleriyle ele alındı. Uluslararası katılımlı panellerde iş dünyasında dönüşüm, kapsayıcı liderlik ve sürdürülebilirlik uygulamaları değerlendirilirken; özel farkındalık bölümlerinde bireysel iyilik hali, şiddetle mücadele ve çevresel sorumluluk konuları gündeme taşındı.
8 Kategoride 30 Proje Ödülle Taçlandırıldı
Toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve sürdürülebilir sosyal fayda odaklı projelerin öne çıktığı törende, Alarko Holding, Arzum, Aygaz, Beko, Cargill Türkiye, CarrefourSA, Çimsa, DeFacto, FLO Group, Hepsiburada, Hyundai Motor Türkiye, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Koton, L’Oréal Türkiye, Nesfit, Okey Türkiye, Opet, Orzax, Profilo, QNB Türkiye, Takeda Türkiye, Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), Turkcell, Türk Telekom, ÜÇGE Grup Şirketleri, Vodafone Türkiye, Wilco Group, Yapı Kredi Portföy ve Yeşim Grup hem iş dünyasında hem de toplumda farkındalık yaratmayı hedefleyen projeleriyle ödüllerini aldı.
8 ana kategoride toplam 30 proje ödüle layık görülürken, kategorilerin birincileri ise şöyle sıralandı:
• Kadın Girişimciliği ve Kadın Gücünün Desteklenmesi: QNB Türkiye – Kadınlar için İhracat Akademisi
• Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği: Koton – El Emeği Koleksiyonu Projesi
• Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilinci: Turkcell – Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi
• Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve İyilik Hali Uygulamaları: L’Oréal Türkiye – 50+ Tekno Kadın Guru Programı
• Eğitim, Kültür, Sanat ve Bilimde Fırsat Eşitliği: Takeda Türkiye – STEM Kızlara İyi Gelecek
• Medya, İletişim ve Diğer Yenilikçi Sosyal Fayda Projeleri: Yapı Kredi Portföy – Kendine Yatırım Yapan Kadınlar
• Kadın Odaklı Sağlık ve Esenlik Temalı Farkındalık Projeleri: Nesfit – Nesfit Pembe Kurdele
• Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetle Mücadele: İzmir Gazeteciler Cemiyeti – NAR: Şiddete Karşı İletişim
Platform Özel Ödülleri
Zirvede ayrıca sosyal ve kültürel etki yaratan isimlere özel ödüller takdim edildi. Etki Yaratan Sivil Toplum Lideri Özel Ödülü Gülben Ergen’e, Medyada Etki Yaratan Yapım Özel Ödülü Kızılcık Şerbeti Dizi Ekibi’ne, Etki Yaratan Yazar Özel Ödülü Nilay Örnek’e verildi.
İnovatif Girişimci Özel Ödülü Ayşe Müstecaplıoğlu’na, Teknolojide İlham Veren Girişimci Özel Ödülü ise Canan Alkın’a takdim edildi. Ayrıca İş Bankası, Pegasus, Akfen Holding, Esas Sosyal, Ünsped Gümrük Müşavirliği ve Fuzul “Değer Katanlar Özel Ödülleri” ile onurlandırıldı.
Sponsor Markalar
Zirve; İş Sanat ev sahipliğinde, İstanbul Bilgi Üniversitesi akademik paydaşlığında ve Cargill, Kurukahveci Mehmet Efendi, Penti, JUJU Mood, Kırçıl Hukuk Bürosu, Akfen Holding, Mamajoo, Everhub, Pegasus, English Home, 1401 Coffee, Tepe Kurumsal, Ünsped Gümrük Müşavirliği, Netafim, Koton, Molped, Dedeman Otel, Orlife Global, Pusula Danışmanlık ve Adli Muhasebe Uzmanlığı, Esas Holding ve Nesfit’in destekleriyle gerçekleştirildi.
Kadın Dostu Markalar Platformu farkındalık ödülleri başvuruları her yıl 1 Ağustos-31 Aralık tarihlerinde platformun web sayfası üzerinden yapılıyor.
Kadın Dostu Markalar Platformu’ndan Gülben Ergen’e
Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde, ünlü sanatçı ve sivil toplum gönüllüsü Gülben Ergen, “Etki Yaratan Sivil Toplum Lideri Ödülü’nün sahibi oldu.
Kadın Dostu Markalar Platformu tarafındanbu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni, 5 Mart 2026 tarihinde İş Sanat Kültür Merkezi’ndegerçekleştirildi. İş dünyası, sanat ve sivil toplum dünyasından birçok ismin katıldığı törende, ünlü sanatçı ve sivil toplum gönüllüsü Gülben Ergen, “Etki Yaratan Sivil Toplum Lideri Ödülü”nün sahibi oldu.
Törenin sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci üstlendi. Düvenci, törende ödül sahiplerini sahneye davet ederek programın akışını yönetti.
“İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer”temasıyla düzenlenen törende; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik alanlarında fark yaratan projeler ödüllendirildi. Törende sahneye çıkan Gülben Ergen, kadınların güçlenmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar ve sosyal sorumluluk projeleriyle bu yılın özel ödülünün sahibi oldu.
Gülben Ergen: “Kadınlar ve çocuklar için kendimi çaresiz hissediyorum”
Ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, kurucusu ve başkanı olduğu Çocuklar Gülsün Diye Derneği ile ilgili yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren ünlü sanatçı Gülben Ergen, kadın dayanışmasının önemine dikkat çekerek sosyal sorumluluk çalışmalarının toplumda yarattığı dönüşüme vurgu yaptı. Kadınların birlikte hareket ettiğinde daha güçlü bir etki yaratabileceğini ifade eden sanatçı, toplumsal fayda için üretmeye devam edeceğini belirtti.
Ülkemizde maalesef kadınlar ve çocuklar adına çok üzücü olayların yaşandığına dikkat çeken Gülben Ergen, duygularını şöyle aktardı; “Öldürülen çocuklar ve acımasızca yaşam hakları elinden alınan kadınlarla ilgili kendimi çok fazla çaresiz hissediyorum. O yüzden de bu konuda yapabildiğim kadar taşın altına elimi koymaya çalışıyorum. Onlar için nasıl fayda sağlayabilirim diye düşünüyorum hep. Akşam bu düşünceyle yatıyorum, sabah yine bu düşünceyle kalkıyorum. Özellikle 18 Yaş Altı İnfaz Yasası ile ilgili değişiklik için lütfen hepimiz sesimizi çıkaralım ki, Atlas’ın annesi de, Rojin’in babası da, Ahmet Minguzzi’nin annesi de eylem yapmak zorunda kalmasın.”
Gülben Ergen: “Tüm bu yaşananlar hepimizin ayıbı”
Geçtiğimiz günlerde ölü bulunan Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra için de hissettiklerini dile getiren Gülben Ergen, “Bu anne kız içimde çok derin bir üzüntü yarattı. Onlar o kadar tatlı anne kız idi ki, o kadar acılar yaşamalarına rağmen hayatta ve ayakta kalmak için çok mücadele ettiler. Onları tanıyıp dertlerini dinlediğim için bugün yaşadığım acı çok daha derin. Tüm bu yaşananların hepimizin ayıbı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Sanat, iş dünyası ve sivil toplumdan birçok ismin katıldığı tören, toplumsal etki yaratan çalışmaların görünür kılındığı güçlü bir buluşmaya sahne oldu. Gülben Ergen’in yanı sıra törende ayrıca Medyada Etki Yaratan Yapım Özel Ödülü “Kızılcık Şerbeti” dizi ekibine, Etki Yaratan Yazar Özel Ödülü ise Nilay Örnek’e takdim edildi.
8 Kategoride 30 Proje Ödülle Taçlandırıldı
Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri Töreni’nde, Türkiye’nin önde gelen kurum ve markalarının toplumsal eşitlik ve sosyal fayda alanında hayata geçirdiği projeler ödüllendirildi. Toplam 8 ana kategoride 30 proje ödüle layık görülürken, iş dünyasının farklı sektörlerindeki Türkiye’nin büyük markaları sahnede projeleriyle takdir topladı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve sürdürülebilir sosyal fayda odaklı projelerin öne çıktığı törende, Alarko Holding, Arzum, Aygaz, Beko, Cargill Türkiye, CarrefourSA, Çimsa, DeFacto, FLO Group, Hepsiburada, Hyundai Motor Türkiye, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Koton, L’Oréal Türkiye, Nesfit, Okey Türkiye, Opet, Orzax, Profilo, QNB Türkiye, Takeda Türkiye, Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), Turkcell, Türk Telekom, ÜÇGE Grup Şirketleri, Vodafone Türkiye, Wilco Group, Yapı Kredi Portföy ve Yeşim Grup hem iş dünyasında hem de toplumda farkındalık yaratmayı hedefleyen projeleriyle ödüllerini aldı.
D&R, ilham veren kadınları ağırlıyor…
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde D&R, raflardaki en güçlü kadın seslerini bir araya getiriyor.
D&R, Kadınlar Günü’ne özel olarak güçlü ve ilham veren kadınları bir araya getiren Kadınlar Kulübü buluşmalarını hayata geçiriyor. D&R mağazalarında gerçekleşecek programda; yazar ve oyuncu Başak Sayan, Bütünsel Güzellik Koçu Selda Tahincioğlu Özkök, Diyetisyen Nilay Keçeci ve Uluslararası Liderlik ve Takım Koçu Duygu Alptekin Gürsu gibi ilham veren isimler yer alıyor.
6-7-8 Mart tarihlerinde üç gün boyunca sürecek etkinliklerin ilk konuğu, oyuncu ve yazar Başak Sayan olacak. Sayan, D&R Gece Yarısı Kütüphanesi’nde, bilincin doğası ve inanç sistemlerinin temellerini sorgulayan yeni kitabı Gülün Açtığı Gece’nin lansmanında okurlarıyla bir araya gelecek. Buluşmalar kapsamında Duygu Alptekin Gürsu Kadın Liderlerin Zirve Yolculuğu, Nilay Keçeci Yeni Bir Başlangıç ve Dr. Bahar Tezcan ise Duygusal Oyunlar adlı kitaplarını okurları için imzalayacak. Bütünsel Güzellik Koçu Selda Tahincioğlu Özkök ise düzenleyeceği atölye ve söyleşi ile kadınlarla bir araya gelecek. Özkök ayrıca, Mardin’in en sevilen ve köklü tariflerini bir araya getirdiği Köklerden Gelen Güzellik kitabını da okurları için imzalayacak.
D&R Bağdat Caddesi’nde Kadınlar Günü’ne Özel Mum Işığında Klasik Müzik Gecesi: Candlelıght&Music…
8 Mart Pazar akşamı D&R Sahnesi kadın müzisyenlerin olacak. D&R “Candlelight & Music” konseptiyle düzenlenen bu özel gecede, klasik müziğin etkileyici atmosferi mum ışıklarının ambiyansıyla birleşecek. D&R Cafe Bağdat Caddesi’nde gerçekleşecek bu özel konser, klasik müzik severleri ve Kadınlar Günü’nü farklı bir atmosferde kutlamak isteyen herkesi mum ışıkları altında müzikle buluşmaya davet ediyor.
8 Mart’ta eşitlik mesajı: ODE Yalıtım’da kadınlar her alanda
Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştiren ODE Yalıtım, kadın çalışanların her alanda aktif rol almasını destekliyor.
Günümüzde rakamlar, inşaat ve yapı-yalıtım sektörlerinde kadın çalışan oranlarının henüz istenen seviyeye ulaşmadığını gösteriyor. TÜİK’in 2025 yılı 4. çeyrek verilerine göre inşaat sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık %6 seviyesinde bulunurken, ODE Yalıtım’da bu oran %17’ye ulaşıyor. Bu tablo, sektörün cinsiyet çeşitliliği ve fırsat eşitliği açısından hâlâ önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koyuyor.
2016 yılında Kadınların Güçlenmesi Prensipleri beyanını imzalayan ODE Yalıtım, kadın ve erkeklerin eşit fırsatlarla çalışabileceği bir ortam yaratmayı sürdürüyor. Şirket, her kadının yeteneklerini gösterebileceği bir iş ortamı oluşturmayı amaçlıyor ve bu vizyonu tüm süreçlerine yansıtarak sektörde fark yaratmayı hedefliyor.
Kadın çalışanlarımız şirketimizin her alanında aktif rol oynuyor
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle şirketin bu konudaki vizyonuna değinerek açıklamalarda bulundu: “ODE Yalıtım olarak, kadın çalışanlarımızın her alanda güçlenmesini ve yeteneklerini gösterebileceği bir ortam yaratmayı önemsiyoruz. Eskiden kadın çalışanlarımız daha sınırlı alanlarda görev alıyordu, artık üretimden AR-GE’ye, satıştan kaliteye kadar tüm süreçlerde aktif rol alıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini somut adımlarla istihdama yansıtıyor, her kademede kadınların katkısını artırmayı hedefliyoruz. TÜİK’in 2025 yılı 4. çeyrek verilerine göre inşaat sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık %6 seviyesindeyken, şirketimizde bu oran %17’ye ulaşmış durumda. Bu tablo, sektördeki ortalamanın belirgin şekilde üzerinde konumlandığımızı ortaya koyuyor. Çeşitlilik ve kapsayıcılık yaklaşımımız doğrultusunda, kadın temsilini tüm fonksiyonlarda dengeli ve sürdürülebilir şekilde artırmayı hedefliyoruz. Her bir kadın çalışanımız, ODE Yalıtım’ın geleceğine yaptığı katkıyla, şirketimizi daha inovatif, kapsayıcı ve ilham verici bir yer haline getiriyor.
KADINLAR GÜNÜ HOLLANDA’DA COŞKUYLA KUTLANDI. AMSTERDAM’DA BİNLERCE KADIN EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK İÇİN YÜRÜDÜ
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Hollanda’da yürüyüşler, toplantılar ve çeşitli etkinliklerle kutlandı.
Amsterdam’da Dam Meydanı’nda toplanan binlerce kadın pankartlar ve sloganlarla Museumplein’e yürürken, kadın hakları, özgürlük ve eşitlik taleplerini dile getirdi.
Hollanda’nın birçok kentinde düzenlenen programlarda kadınların toplumsal hayatta daha güçlü yer almasının önemi vurgulandı.
Lahey büyükelçimiz Fatma Ceren Yazgan, Kadınlar Günü nedeniyle, ilk kadın büyükelçimiz Filiz Dinçmen için bir mesaj yayınladı.
İlhan KARAÇAY yazdı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl da dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Hollanda’da da binlerce kadının katıldığı etkinliklerle kutlandı. Amsterdam’dan Rotterdam’a, Arnhem’den Den Haag’a kadar birçok şehirde düzenlenen yürüyüşler, toplantılar ve dayanışma programları, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin hâlâ ne kadar güçlü ve canlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Başkent Amsterdam’da Dam Meydanı’nda toplanan binlerce kadın pankartlar, dövizler ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçerken, dünyanın farklı ülkelerinde hak mücadelesi veren kadınlarla dayanışma mesajları verildi. Kadınlar yalnızca kendi hakları için değil, daha adil, daha eşit ve daha özgür bir dünya için seslerini yükseltti. Bu anlamlı gün vesilesiyle Hollanda’da yaşayan Türk toplumu da çeşitli etkinliklerle Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı ve kadınların toplumdaki yerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Grote drukte bij betoging voor vrouwenrechten in Amsterdam
Kadın hakları alanında çalışan kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve çeşitli dernekler tarafından düzenlenen programlarda kadınların eğitimde, çalışma hayatında, siyasette ve sosyal yaşamda daha güçlü bir konuma ulaşması gerektiği vurgulandı. Yapılan konuşmalarda, kadınların toplumsal hayata aktif katılımının yalnızca kadınlar için değil, toplumların gelişmesi ve demokrasinin güçlenmesi açısından da büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Ardından Amsterdam, Rotterdam, Arnhem, Utrecht ve Den Haag başta olmak üzere birçok şehirde düzenlenen yürüyüşler, toplantılar, paneller ve kültürel etkinliklerle kadınların toplumdaki yeri, hakları ve eşitlik mücadelesi bir kez daha gündeme getirildi.
AMSTERDAM’DA BİNLERCE KADIN SOKAĞA ÇIKTI
Duizenden actievoerders bij mars voor vrouwenrechten in Amsterdam: ‘Kwaad op het patriarchaat’ – NRC
Hollanda’daki en dikkat çekici etkinliklerden biri başkent Amsterdam’da gerçekleşti. Binlerce kadın, eşitlik, özgürlük ve dayanışma taleplerini dile getirmek için sokaklara çıktı.
Gösteriye katılan kadınlar ve destek veren gruplar, Amsterdam’ın simgesel noktalarından Dam Meydanı’nda toplandı. Burada yapılan konuşmaların ardından kalabalık grup pankartlar ve dövizler eşliğinde Museumplein’e doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş boyunca kadın hakları, toplumsal eşitlik ve özgürlük talepleri dile getirilirken dünyanın farklı bölgelerinde mücadele eden kadınlarla dayanışma mesajları verildi. Eylemde taşınan pankartlarda kadın cinayetlerine, savaş politikalarına, ayrımcılığa ve cinsiyet eşitsizliğine karşı güçlü mesajlar yer aldı.
Konuşmacılar yaptıkları açıklamalarda kadınların hem toplumsal yaşamda hem de siyasal alanda eşit temsil hakkına sahip olması gerektiğini vurguladı. Kadınların örgütlü mücadelesinin yalnızca kadınlar için değil, daha özgür ve daha adil bir dünya için de büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Dam Meydanı’ndan Museumplein’e uzanan yürüyüş boyunca sloganlar atıldı, dayanışma mesajları paylaşıldı ve kadınların ortak mücadelesinin gücü vurgulandı. Program yapılan konuşmaların ardından sona erdi.
ARNHEM’DE DAYANIŞMA BULUŞMASI
Kadınlar Günü kapsamında dikkat çeken etkinliklerden biri de Arnhem kentinde gerçekleştirildi. Farklı kültürlerden kadınların katıldığı programda kadın haklarına dikkat çekildi ve dayanışma mesajları verildi.
Film gösterimi, sohbet ve sanat etkinliklerinin yer aldığı programda amaç yalnızca bir günü anmak değil, kadınların yaşadığı sorunları görünür kılmak ve bu sorunlara birlikte çözüm aramak olarak ifade edildi.
Etkinliği düzenleyen Demokratik Dernekler Federasyonu DSDF, Dolle Mina Vakfı ve IWEE vakfı yetkilileri yaptıkları konuşmalarda kadın haklarının yalnızca belirli ülkelerin değil tüm dünyanın ortak meselesi olduğunu vurguladılar.
Katılımcılar kendi deneyimlerini paylaşırken farklı kültürlerden kadınların bir araya gelmesi etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Organizatörler, dayanışmanın kadınların sesini daha güçlü hale getirdiğini ifade etti.
HOLLANDA’DA TÜRK KURULUŞLARINDAN ETKİNLİKLER
Hollanda’da yaşayan Türk toplumu da Dünya Kadınlar Günü’nü çeşitli etkinliklerle kutladı. Türk dernekleri, kadın kuruluşları ve bazı sivil toplum örgütleri düzenledikleri toplantılar ve yayımladıkları mesajlarla bu anlamlı güne dikkat çektiler.
Hollanda’da yıllardır düzenlenen bu etkinliklerde kadınların aile içindeki rolü, sosyal hayattaki katkıları ve toplumun gelişmesindeki etkileri sık sık dile getiriliyor. Kadınların eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda daha güçlü bir yer edinmesinin önemine vurgu yapılıyor.
Kadınların üretimde, eğitimde ve toplumsal yaşamda daha güçlü bir şekilde yer almasının toplumların gelişmesi için vazgeçilmez olduğu ifade edildi.
ATATÜRK VE TÜRK KADININA VERİLEN DEĞER
8 Mart Kadınlar Günü Kutlama Mesajı – 8 Mart 2021 – Hava-Sen
Kadın hakları söz konusu olduğunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği önem her zaman hatırlanır.
Atatürk, Türk kadınının toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğini savunmuş ve bu doğrultuda önemli reformlara imza atmıştır. Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının birçok Avrupa ülkesinden önce tanınmış olması, Atatürk’ün kadın haklarına verdiği değerin en somut göstergelerinden biridir.
1935 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 18 kadın milletvekilinin görev yapmaya başlaması da bu anlayışın önemli bir sonucudur.
Atatürk’ün kadınların toplumdaki yerini anlatan sözleri bugün de sık sık hatırlatılmaktadır.
“Dünyada her şey kadının eseridir.”
Atatürk bir başka sözünde ise şu ifadeleri kullanmıştır: “Efendiler; erkek her şey olabilir. Ama ana olamaz. Bu yüzden kadın erkeklerden önce gelmelidir. Kadına hürmetle mükellefiz.”
Kurtuluş Savaşı sırasında Türk kadınının gösterdiği fedakârlıklar da tarihin unutulmaz sayfaları arasında yer almaktadır. Cephane taşıyan, yaralı askerleri tedavi eden ve cephe gerisinde büyük bir mücadele veren Anadolu kadınları, bağımsızlık mücadelesinin en önemli kahramanlarından biri olmuştur.
BÜYÜKELÇİ FATMA CEREN YAZGAN’DAN ANLAMLI MESAJ
Türkiye Cumhuriyeti’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan da Uluslararası Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türk diplomasisinin öncü kadınlarından Filiz Dinçmen’i hatırlattı.
Büyükelçi Yazgan mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın Büyükelçisi Sayın Filiz Dinçmen 1982’de Hollanda Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak Lahey’e atandı.
Büyükelçi Dinçmen ve onun kuşağı öncülerimizdi.
Verdikleri sessiz mücadelede, azimleriyle, dirayetleriyle ve vatan sevgilerini her şeyin, hatta kendilerinin de önüne koyarak Türk kadınlarının diplomaside yükselmesini sağlayan bu büyüklerimize Uluslararası Kadınlar Günü vesilesiyle bir kez daha saygılarımızı sunuyoruz.
Gelecek nesil kadın diplomatlarımıza onlardan bizlere miras kalan meslek sevgisini, mücadele ruhunu ve çalışma azmini devretmek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz.”
TÜRK DİPLOMASİSİNİN ÖNCÜ KADINI: FİLİZ DİNÇMEN
Türkiye’nin ilk kadın büyükelçisi olan ve 1982 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin Hollanda Krallığı nezdindeki Büyükelçisi olarak Lahey’e atanan Filiz Dinçmen’in adı bugün de Türk diplomasisinin öncü isimleri arasında saygıyla anılmaktadır.
Büyükelçi Fatma Ceren Yazgan’ın Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda da özellikle vurgulanan Filiz Dinçmen’in diplomasi hayatı, yalnızca bir dönemin hikâyesi değil, aynı zamanda Türk kadınının devlet yönetiminde ve uluslararası temsil alanında verdiği sessiz ama kararlı mücadelenin önemli bir simgesidir.
Bu değerli öncünün diplomasi yolculuğunu, görev yıllarını ve ardında bıraktığı güçlü mirası daha geniş kitlelere aktarabilmek amacıyla Filiz Dinçmen üzerine kapsamlı bir kitap hazırlığı yürüttüğümü de bu vesileyle okuyucularımla paylaşmak isterim. Bu çalışma, hem Türk diplomasisinin önemli bir sayfasını hem de öncü bir Türk kadınının ilham veren hikâyesini gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflemektedir.
8 MART’IN TARİHİ: KADINLAR GÜNÜ NASIL DOĞDU
Dünya Kadınlar Günü’nün ortaya çıkışı 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan uzun ve zorlu bir mücadele tarihine dayanır. Bugün dünyanın birçok ülkesinde kutlanan 8 Mart, aslında kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları ve eşit haklar için verdikleri mücadeleden doğmuştur.
1857 yılında ABD’nin New York kentinde bir dokuma fabrikasında çalışan kadın işçiler, ağır çalışma koşullarına karşı seslerini yükseltti. O dönemde fabrikalarda çalışan kadın işçiler günde 16 saate varan sürelerle çalıştırılıyor ve çok düşük ücretler alıyordu. Çalışma saatlerinin düşürülmesi ve ücretlerin artırılması talebiyle yaklaşık 40 bin işçi greve başladı.
Kadın işçilerin öncülüğünde başlayan bu büyük direniş, tarihteki ilk kitlesel kadın işçi eylemlerinden biri olarak kabul edilir. Ancak grevi bastırmak isteyen polis işçilere müdahale etti. Fabrika sahiplerinin de desteğiyle bazı işçilerin fabrikaya kilitlendiği sırada çıkan yangın büyük bir felakete yol açtı. İçeride mahsur kalan işçilerden 129 kadın yanarak hayatını kaybetti.
Bu trajedi dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. ABD basını olayın büyüklüğünü yeterince yansıtmasa da işçilerin cenaze törenine yüz binden fazla kişinin katıldığı kaydedildi. Kadınların eşit haklar için verdikleri mücadele böylece uluslararası bir sembole dönüşmeye başladı.
Bu olaydan yıllar sonra, 1910 yılında Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da gerçekleştirilen Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman sosyal demokrat lider Clara Zetkin önemli bir öneride bulundu. Zetkin, kadınların eşit haklar için verdiği mücadeleyi simgeleyecek uluslararası bir gün belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Konferansa katılan delegeler bu öneriyi kabul etti. Böylece her yıl dünyanın farklı ülkelerinde kadınların eşitlik mücadelesini hatırlatacak uluslararası bir gün düzenlenmesi kararlaştırıldı. O yıllarda kadınların birçok ülkede seçme ve seçilme hakkı bile bulunmuyordu. Bu nedenle düzenlenecek etkinliklerin temel amacı kadınların siyasal haklarını kazanması ve çalışma hayatında eşitliğin sağlanması olarak belirlenmişti.
Uluslararası anlamda ilk Kadınlar Günü 1911 yılında Avusturya, Almanya, Danimarka ve İsviçre’de düzenlenen gösterilerle kutlandı. On binlerce kadının katıldığı bu etkinliklerde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, kadınların çalışma hayatında eşit haklara sahip olması ve eğitim imkanlarının genişletilmesi talep edildi.
Sonraki yıllarda Fransa, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerde de Kadınlar Günü etkinlikleri düzenlenmeye başladı. 1913 yılında Rusya’da kadınlar ilk kez 8 Mart günü gösteriler düzenledi. Zor siyasi koşullara rağmen kadınların örgütlediği bu etkinlikler kadın hareketinin uluslararası boyut kazanmasında önemli rol oynadı.
Aradan geçen yıllar içinde kadınların eşitlik mücadelesi giderek güçlendi. Birleşmiş Milletler ise 1977 yılında aldığı kararla 8 Mart’ı resmi olarak Dünya Kadınlar Günü ilan etti. Böylece kadın hakları mücadelesinin simgesi olan bu tarih uluslararası düzeyde resmiyet kazandı.
Türkiye’de ise Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlandı. Ancak geniş katılımlı etkinlikler özellikle 1975 yılından itibaren yaygınlaştı. 1975 yılının Birleşmiş Milletler tarafından “Kadın Yılı” ilan edilmesi de bu sürecin hızlanmasına katkı sağladı. 12 Eylül askeri müdahalesinin ardından bir süre kutlamalar yapılmasa da 1984 yılından itibaren kadın örgütleri tarafından her yıl yeniden düzenlenmeye başlandı.
Bugün 8 Mart, dünyanın birçok ülkesinde yalnızca bir kutlama günü olarak değil, kadınların karşılaştığı sorunların dile getirildiği ve çözüm yollarının tartışıldığı önemli bir gün olarak görülmektedir.
KADINLARIN GÜÇLÜ OLDUĞU TOPLUMLAR DAHA GÜÇLÜ OLUR
Günümüzde kadınlar eğitimden bilime, siyasetten sanata, ekonomiden spora kadar pek çok alanda önemli başarılar elde ediyor. Buna rağmen kadınların eşit haklara ulaşması için verilen mücadele hâlâ devam ediyor.
Dünya genelinde kadınlara yönelik şiddet, ayrımcılık ve fırsat eşitsizliği önemli sorunlar arasında yer alıyor. Araştırmalar, dünyada her üç kadından birinin hayatının bir döneminde fiziksel ya da psikolojik şiddete maruz kaldığını ortaya koyuyor.
Bu nedenle 8 Mart yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda kadın hakları konusunda farkındalık yaratma günü olarak görülüyor.
Hollanda’da düzenlenen etkinliklerde verilen ortak mesaj ise oldukça netti.
Kadınların güçlü olduğu bir toplum, geleceğe daha güvenle bakabilir.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



