Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

‘Her işi yaparım’ ve ‘asgari ücretle çalıştırma’ dönemi bitti (Köşe yazısı 10.01.2015 Kayseri Star Haber)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ
GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
Son yıllarda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ekonomiler kötü gidiyor.
Zaten ekonominin 2015’te kötü gideceğini tüm ünlü ekonomistler söyleyip uyarıyordu.
Bu arada iş bulma ve iş güvencesinin olmaması, hızlı taşeronlaşma, asgari ücretin düşük olması, diplomaların pek işe yaramaması ister istemez gençleri ürkütüyor.
Fakat ‘hava atma’ hastalığımız, ‘şovlarımız’ bitmek tükenmek bilmiyor.
İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan ile konuştuk.
“Üniversite mezunu olup iş arayan gençler iş görüşmelerinde kendilerini anlatamıyor,
özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor” diyen Orhan
“Önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemek oldukça
kolay olabilir. İşverenler özgeçmişlerde mezun olunan okul ve bölümlerin yanı sıra, başvuran kişinin
kendisini geliştirmek için neler yaptığına da dikkat ediyor” uyarısı yaptı.
Resmi rakamlara göre, üç milyondan fazla kişinin işsiz olduğu Türkiye’de “Ne iş olsa yaparım” devri tarihe karışarak meslek sahibi olmak daha da önem kazanıyor. Ancak işverenler donanımlı eleman bulma sıkıntısı yaşarken, iş arayanlar da patronları etkileme konusunda zorlanıyor.
Peki, bu sorun nasıl çözülür? Özellikle üniversite mezunu olup da işverene kendilerini daha iyi anlatarak iş görüşmelerinde rakiplerinden nasıl öne çıkabilir?
İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan HelpA Akademi kurucu ortaklarından Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yaptığı gözlemlerde üniversite mezunu olup iş arayan gençlerin iş görüşmelerinde sorun yaşadığı sonucuna ulaştığını kaydetti.
Okullarda işle ilgili bilinmesi gereken tüm teorik bilgilerin öğretildiğini ve işveren için mezun olunan okulun bu anlamda önemli olduğunu belirten Orhan, “Ancak ne yazık ki iş arayan çoğu mezun kendisini ifade etmede sorun yaşıyor. Özellikle iş görüşmelerinde gençler kendilerini anlatamıyor, özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor. Bu sıkıntılar doğru tekniklerle aşıldığında işsizlik sorun olmaktan çıkar” dedi.
Özellikle önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemenin oldukça kolay hale geleceğini ifade eden Orhan, iş arayanlara çok özel tavsiyelerde bulundu.
-+1’ler önemliİş ilişkilerinde, işverenin kişiyle ilgili ilk izlenimini özgeçmişten edindiğini belirten Orhan, “Tahmin edilenin aksine işveren süslü okul bilgilerine bakmaz. Çünkü belirli eleme kriterlerinden geçerek önüne gelen özgeçmişlerin neredeyse tümü istenen okul ve bölüme aittir. Burada dikkati çeken ‘ekstralar’dır. Özellikle kendinizi geliştirme anlamında yaptıklarınız, aldığınız sertifikalar yani işe başvuru pozisyonunuzda şirkete bir şeyler katabilecek +1’ler işvereni etkiler. Bunun yanında, önemsiz olarak görülen hobiler kısmını da özenli yazmanız önemli. Pek çok kişi klasikleşen ‘kitap okumak, müzik dinlemek, yüzmek’ gibi şeyler yazar. Boş zamanlarınızda yaptığınız her şeyi yazmak, özgeçmişteki doğruluk algısını zayıflatır” diye konuştu.
-Abartılı özgeçmiş işsiz bırakır
Gülşah Sam Orhan, iş arayan birçok kişinin aşırı parlak özgeçmişlerine rağmen firmalardan dönüş alamamaktan şikayetçi olduğunu belirterek, “İşsiz olmanızın sebebi o çok parlak özgeçmişiniz olabilir. Hazırlanan özgeçmişlerde olduğundan abartılı gösterilen özellikler kurum yetkilisinde iki algının oluşmasına neden olur; bu kişi bizim pozisyonumuz için aşırı kalifiye ya da bu kişi aşırı kalifiye olduğu için bizden fazla maaş isteyebilir. Bu iki algı sizin işe girmenizi zorlaştıracağı için, bilgilerinizi olabildiğince sade ve abartısız yazmaya özen göstermelisiniz” ifadelerini kullandı.
-Referanslar gerçekten aranmaz mı?
Özgeçmişlerde en az özen gösterilen bölümün referanslar olduğunu bildiren Orhan, bu eylemin yanlış olduğunu vurguladı. Orhan, şunları söyledi:
“Bazen özgeçmiş hazırlarken referans kısmının aranmadığı öngörüsüyle anne, baba, eski öğretmen, yıllardır görüşülmeyen bir işverenin ismi yazılabilir. Bu size puan kaybettirir. Çok sayıda önemli firma referansları arayarak, görüştükleri seslerin enerjisinden sizin doğru insan olup olmadığınızı anlamaktadır. Eski patronunuzu referans olarak bildirdiğinizden haberdar etmeniz sizin için iyi olacaktır. Belki de geri dönüş yapılmayan pek çok işi bu sebeple kaybetmiş bile olabilirsiniz.”
-Pozisyonu değil firmayı tanıyın
İş görüşmelerinde yalnızca pozisyon hakkında sorular yöneltmenin işverende olumsuz etki oluşturacağının altını çizen Orhan, “İş görüşmelerinde hevesli ve motivasyonu yüksek görünmek artı puan kazandırır. Bunu sağlamanın yolu, kendi çıkarınıza yönelik sorulardan çok firma hakkında konuşmanızdır. Pozisyon hakkında sürekli soru sorulması kurum yetkilisinde ‘Tembel ve sadece kendi işini yapan, ekip çalışması için uygun değil’ izlenimi oluşturur. İlk görüşmede pozisyonu kafanızda oturtmaya çalışmaktan kaçının” dedi.
-Bilmediğiniz konularda dürüst olun
Orhan, işverenin sorduğu bir sorunun cevabı bilinmiyorsa dürüst olunması gerektiğine işaret ederek, “İşveren size meslekte adı geçmeyen bir konu açarak bu konuda yorumunuzu isteyebilir. Avrupa’daki iş görüşmelerinde de uygulanan bu teknikte dürüst olmanız kazandırır. Bilmediğiniz sorulara kem küm etmeden, cevabı bilmediğinizi söyleyin. Bu cevap işe kabul edildiğiniz takdirde bir şeyleri savuşturmayacağınız anlamına gelir” önerisinde bulundu.
-Beden diline dikkat
İş görüşmelerinde beden dilini doğru kullanmanın işvereni etkileyeceğini kaydeden Orhan, şöyle devam etti:
“Göz kontağı iş görüşmelerinde çok önemlidir. Beden dilinde gözleri kaçırmak yalan söyleyeceğiniz, kendinize güveniniz olmadığı algısı yaratır. Görüşmelerde göz kontağından asla kaçınmamalısınız. Bunun yanında elleri de doğru kullanmak gerekiyor. İşveren soru sorduğunda ellerinizi saklar hareketi yaparsanız bu karşınızdakinden bir şey sakladığınızı düşündürür. Özellikle iş deneyimlerinizden bahsederken ellerinizi saklamaktan kaçının.”
-Renklerin enerjisinden yararlanın
Bilinenin aksine iş görüşmelerinde siyah, beyaz, lacivert, kahve tonlarının görüşmeye gelen kişinin hatırlanmasında güçlük oluşturacağını ifade eden Orhan, “Tercih edilecek kıyafetin rengi işverenin aklında kalabilecek türden olmalı. Örneğin bayanlar için pastel tonlar, pembe, lila ya da su yeşili gibi renklerin kullanımı işverenin aklında kalmanızı sağlar” dedi.
Orhan, işverenlerin hoşlanmadığı konulardan birinin de kişilerin iş görüşmelerine eşi, anne ya da babalarıyla gitmesi olduğuna dikkati çekerek, bu durumun işverende güvensizlik yaratacağını ve personel adayının yeteri kadar olgun olmadığı algısına kapılacağından görüşmelere yalnız gidilmesinin önemli olduğunu bildirdi.
Belki işsiz gençleri işine yarar, bende iş bulmalarına katkım olur düşüncesiyle, özellikle hafta sonu için bu yazıyı kaleme aldım.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

‘Her işi yaparım’ ve ‘asgari ücretle çalıştırma’ dönemi bitti (Köşe yazısı 10.01.2015 Kayseri Star Haber)

‘Her işi yaparım’ ve ‘asgari ücretle çalıştırma’ dönemi bitti (Köşe yazısı 10.01.2015 Kayseri Star Haber)

DAVUT GÜLEÇ
GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
Son yıllarda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada ekonomiler kötü gidiyor.
Zaten ekonominin 2015’te kötü gideceğini tüm ünlü ekonomistler söyleyip uyarıyordu.
Bu arada iş bulma ve iş güvencesinin olmaması, hızlı taşeronlaşma, asgari ücretin düşük olması, diplomaların pek işe yaramaması ister istemez gençleri ürkütüyor.
Fakat ‘hava atma’ hastalığımız, ‘şovlarımız’ bitmek tükenmek bilmiyor.
İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan ile konuştuk.
“Üniversite mezunu olup iş arayan gençler iş görüşmelerinde kendilerini anlatamıyor,
özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor” diyen Orhan
“Önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemek oldukça
kolay olabilir. İşverenler özgeçmişlerde mezun olunan okul ve bölümlerin yanı sıra, başvuran kişinin
kendisini geliştirmek için neler yaptığına da dikkat ediyor” uyarısı yaptı.
Resmi rakamlara göre, üç milyondan fazla kişinin işsiz olduğu Türkiye’de “Ne iş olsa yaparım” devri tarihe karışarak meslek sahibi olmak daha da önem kazanıyor. Ancak işverenler donanımlı eleman bulma sıkıntısı yaşarken, iş arayanlar da patronları etkileme konusunda zorlanıyor.
Peki, bu sorun nasıl çözülür? Özellikle üniversite mezunu olup da işverene kendilerini daha iyi anlatarak iş görüşmelerinde rakiplerinden nasıl öne çıkabilir?
İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan HelpA Akademi kurucu ortaklarından Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yaptığı gözlemlerde üniversite mezunu olup iş arayan gençlerin iş görüşmelerinde sorun yaşadığı sonucuna ulaştığını kaydetti.
Okullarda işle ilgili bilinmesi gereken tüm teorik bilgilerin öğretildiğini ve işveren için mezun olunan okulun bu anlamda önemli olduğunu belirten Orhan, “Ancak ne yazık ki iş arayan çoğu mezun kendisini ifade etmede sorun yaşıyor. Özellikle iş görüşmelerinde gençler kendilerini anlatamıyor, özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor. Bu sıkıntılar doğru tekniklerle aşıldığında işsizlik sorun olmaktan çıkar” dedi.
Özellikle önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemenin oldukça kolay hale geleceğini ifade eden Orhan, iş arayanlara çok özel tavsiyelerde bulundu.
-+1’ler önemliİş ilişkilerinde, işverenin kişiyle ilgili ilk izlenimini özgeçmişten edindiğini belirten Orhan, “Tahmin edilenin aksine işveren süslü okul bilgilerine bakmaz. Çünkü belirli eleme kriterlerinden geçerek önüne gelen özgeçmişlerin neredeyse tümü istenen okul ve bölüme aittir. Burada dikkati çeken ‘ekstralar’dır. Özellikle kendinizi geliştirme anlamında yaptıklarınız, aldığınız sertifikalar yani işe başvuru pozisyonunuzda şirkete bir şeyler katabilecek +1’ler işvereni etkiler. Bunun yanında, önemsiz olarak görülen hobiler kısmını da özenli yazmanız önemli. Pek çok kişi klasikleşen ‘kitap okumak, müzik dinlemek, yüzmek’ gibi şeyler yazar. Boş zamanlarınızda yaptığınız her şeyi yazmak, özgeçmişteki doğruluk algısını zayıflatır” diye konuştu.
-Abartılı özgeçmiş işsiz bırakır
Gülşah Sam Orhan, iş arayan birçok kişinin aşırı parlak özgeçmişlerine rağmen firmalardan dönüş alamamaktan şikayetçi olduğunu belirterek, “İşsiz olmanızın sebebi o çok parlak özgeçmişiniz olabilir. Hazırlanan özgeçmişlerde olduğundan abartılı gösterilen özellikler kurum yetkilisinde iki algının oluşmasına neden olur; bu kişi bizim pozisyonumuz için aşırı kalifiye ya da bu kişi aşırı kalifiye olduğu için bizden fazla maaş isteyebilir. Bu iki algı sizin işe girmenizi zorlaştıracağı için, bilgilerinizi olabildiğince sade ve abartısız yazmaya özen göstermelisiniz” ifadelerini kullandı.
-Referanslar gerçekten aranmaz mı?
Özgeçmişlerde en az özen gösterilen bölümün referanslar olduğunu bildiren Orhan, bu eylemin yanlış olduğunu vurguladı. Orhan, şunları söyledi:
“Bazen özgeçmiş hazırlarken referans kısmının aranmadığı öngörüsüyle anne, baba, eski öğretmen, yıllardır görüşülmeyen bir işverenin ismi yazılabilir. Bu size puan kaybettirir. Çok sayıda önemli firma referansları arayarak, görüştükleri seslerin enerjisinden sizin doğru insan olup olmadığınızı anlamaktadır. Eski patronunuzu referans olarak bildirdiğinizden haberdar etmeniz sizin için iyi olacaktır. Belki de geri dönüş yapılmayan pek çok işi bu sebeple kaybetmiş bile olabilirsiniz.”
-Pozisyonu değil firmayı tanıyın
İş görüşmelerinde yalnızca pozisyon hakkında sorular yöneltmenin işverende olumsuz etki oluşturacağının altını çizen Orhan, “İş görüşmelerinde hevesli ve motivasyonu yüksek görünmek artı puan kazandırır. Bunu sağlamanın yolu, kendi çıkarınıza yönelik sorulardan çok firma hakkında konuşmanızdır. Pozisyon hakkında sürekli soru sorulması kurum yetkilisinde ‘Tembel ve sadece kendi işini yapan, ekip çalışması için uygun değil’ izlenimi oluşturur. İlk görüşmede pozisyonu kafanızda oturtmaya çalışmaktan kaçının” dedi.
-Bilmediğiniz konularda dürüst olun
Orhan, işverenin sorduğu bir sorunun cevabı bilinmiyorsa dürüst olunması gerektiğine işaret ederek, “İşveren size meslekte adı geçmeyen bir konu açarak bu konuda yorumunuzu isteyebilir. Avrupa’daki iş görüşmelerinde de uygulanan bu teknikte dürüst olmanız kazandırır. Bilmediğiniz sorulara kem küm etmeden, cevabı bilmediğinizi söyleyin. Bu cevap işe kabul edildiğiniz takdirde bir şeyleri savuşturmayacağınız anlamına gelir” önerisinde bulundu.
-Beden diline dikkat
İş görüşmelerinde beden dilini doğru kullanmanın işvereni etkileyeceğini kaydeden Orhan, şöyle devam etti:
“Göz kontağı iş görüşmelerinde çok önemlidir. Beden dilinde gözleri kaçırmak yalan söyleyeceğiniz, kendinize güveniniz olmadığı algısı yaratır. Görüşmelerde göz kontağından asla kaçınmamalısınız. Bunun yanında elleri de doğru kullanmak gerekiyor. İşveren soru sorduğunda ellerinizi saklar hareketi yaparsanız bu karşınızdakinden bir şey sakladığınızı düşündürür. Özellikle iş deneyimlerinizden bahsederken ellerinizi saklamaktan kaçının.”
-Renklerin enerjisinden yararlanın
Bilinenin aksine iş görüşmelerinde siyah, beyaz, lacivert, kahve tonlarının görüşmeye gelen kişinin hatırlanmasında güçlük oluşturacağını ifade eden Orhan, “Tercih edilecek kıyafetin rengi işverenin aklında kalabilecek türden olmalı. Örneğin bayanlar için pastel tonlar, pembe, lila ya da su yeşili gibi renklerin kullanımı işverenin aklında kalmanızı sağlar” dedi.
Orhan, işverenlerin hoşlanmadığı konulardan birinin de kişilerin iş görüşmelerine eşi, anne ya da babalarıyla gitmesi olduğuna dikkati çekerek, bu durumun işverende güvensizlik yaratacağını ve personel adayının yeteri kadar olgun olmadığı algısına kapılacağından görüşmelere yalnız gidilmesinin önemli olduğunu bildirdi.
Belki işsiz gençleri işine yarar, bende iş bulmalarına katkım olur düşüncesiyle, özellikle hafta sonu için bu yazıyı kaleme aldım.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…