
Erciyes Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu, 2026 yılının ilk haftalarında art arda yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin sosyal medyadan bir açıklama yaptı. Açıklamada, kadınların yaşam hakkının güvende olmadığı vurgulanarak kadına yönelik şiddetin münferit değil, sistematik bir sorun olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada “Yeni yılın daha ilk ayı bile tamamlanmadan, haklarımız ve güvenliğimiz için mücadele etmediğimiz müddetçe hayallerimizin hayalden öteye geçmeyeceği bir kez daha gözler önüne serildi. Yalnızca birkaç hafta içinde 17 kadın, erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. 2026’ya girerken belki de birçoğumuz yeni yıldan umutluyduk. Dilekler tuttuk, daha adil ve daha güvenli bir yaşamın hayalini kurduk. Ancak yeni yılın daha ilk ayı bile tamamlanmadan, haklarımız ve güvenliğimiz için mücadele etmediğimiz sürece bu hayallerin gerçekleşmeyeceği açıkça ortadadır. Yalnızca birkaç hafta içinde 17 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. Bunlar yalnızca kayıtlara geçenlerdir; sesini duyuramayan, korkutulan, bastırılan ve görmezden gelinen sayısız şiddet, taciz ve cinsel saldırı vakası ise hâlâ karanlıkta kalmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
BU YAŞANANLAR TESADÜFİ YA DA MÜNFERİT OLAYLAR DEĞİLDİR!
Açıklamanın devamında “Son günlerde art arda üç kadının katledildiğini öğrendik. İzmir’de Gözde Akbaba, Gaziantep’te Sibel Külah ve İstanbul Şişli’de Durdona Turdımuratov, yalnızca son 48 saat içinde haberdar olabildiğimiz kadınlardır. Gözde Akbaba, defalarca tehdit edilmesine ve şikâyette bulunmasına rağmen korunmamış ve katledilmiştir. Sibel Külah, boşanma aşamasında olduğu kişi tarafından kezzapla yakılmıştır ve hayati tehlikesi sürmektedir. Durdona Turdımuratov ise uzuvları kesilmiş hâlde bir çöp konteynerinde bulunmuştur. Bu yaşananlar tesadüfi ya da münferit olaylar değildir. Ülkemizde kadına yönelik şiddet sistematik bir biçimde sürmektedir. Kadınlar korunmamakta, şikâyetler ciddiye alınmamakta, failler ise cezasızlıkla cesaretlendirilmektedir. Her yeni gün, bir öncekinin acısı dinmeden yeni bir cinayet haberiyle uyanıyoruz. Elbette kaybettiklerimizi anıyoruz; ancak bu anma mücadeleyle tamamlanmadığında, başka kadınlar da aynı şiddeti yaşamaya devam ediyor ve her gün bir kişi daha eksiliyoruz. Yapmamız gereken; sesi bastırılanların sesi olmak, yalnızlaştırılan kadınların yanında durmak ve bu şiddeti birlikte durdurmaktır. Çünkü biliyoruz ki susmak çözüm değildir; susmak, şiddetin sürmesine ortak olmaktır. Artık ne bir kadının daha öldürülmesini, ne bu haberlerle güne başlamayı ne de korkuyla yaşamayı kabul ediyoruz. Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz. Hayatlarımızdan, sokaklarımızdan ve bulunduğumuz hiçbir alandan vazgeçmiyoruz.” şeklinde yazıldı.
Mücadelenin ve kadın dayanışmasının önemine vurgu yapan açıklamanın sonunda “Erciyes Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu olarak, işlenen tüm kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Ne kadar karanlık olursa olsun, umudun kadınların haklı mücadelesinde olduğunu biliyoruz. Bu mücadele ancak omuz omuza verilerek kazanılabilir. Dayanışmamızın ateşi bütün bir kenti aydınlatabilir. Bu mücadeleye ve dayanışmaya tüm kadınları davet ediyor; ne kampüsümüzde, ne sokaklarımızda, ne de yurtlarımızda bir kadın daha öldürülmesin, bir kişi daha eksilmeyelim istiyoruz.” denildi.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



