Ekonomi-teknoloji-magazin, kültür-sanat haberleri 01.08.2021)

ULUSOY UN, BAŞARISINI PERÇİNLEDİ

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin açıklandığı Capital dergisinin “500 büyük şirket” araştırmasına göre Ulusoy Un, 4 milyar 345 milyon TL satış hasılatıyla 2019 yılına göre listede 35 sıra yükselerek Türkiye’nin en büyük 109. firması oldu. Araştırmaya göre Samsun’un en büyük şirketi olan Ulusoy Un, Türkiye’deki gıda-içecek alanında faaliyet gösteren şirketler arasında ise 7. sırada bulunuyor.

Türkiye’nin en büyük un üreticisi ve ihracatçısı firmalarından biri olan Ulusoy Un, 2020 yılına dair yapılan Türkiye’nin en büyük şirketleri araştırmalarında yerini sağlamlaştırmaya devam ediyor. İSO500 listesine göre Türkiye’nin en büyük 345., Fortune500 listesine göre de 75. firması olan Ulusoy Un, Capital dergisinin Capital500 araştırmasına göre de Türkiye’nin en büyük 109. firması oldu. Pandemi dönemine rağmen Türkiye’nin en büyük şirket araştırmalarında 2019 yılına göre sıralamalarda üst basamaklara çıkan Ulusoy Un, başarılarını arttırmaya devam ediyor. Capital500 araştırmasına göre geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine Samsun’un en büyük firması olarak gösterilen Ulusoy Un, sıralamada öncü rol oynayan gıda içecek kategorisindeki firmalar arasında ise Türkiye’nin 7. firması oldu. Her sene başarısını bir üst sıraya taşıyan Ulusoy Un, 2019 yılında listede 144. sırada yer alırken, yeni yatırımlarla birlikte 35 sıra yükselerek listede 109. sıraya yerleşti. Konuyla ilgili açıklama yapan Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, “Şirketimizin satış hasılatı, bir önceki yıla göre yüzde 42,4 artarak 4 milyar 345 milyon TL oldu. 2021 sonunda tamamlanmasını öngörülen Samsun’daki ‘50. Yıl Tesisi’mizin 3. fazı ile 1800 ton/gün üretim kapasitesine ulaşmış olmasını hedefliyoruz. Bu yatırımın tamamlanması ile halka arz edildiğimiz tarihte günlük 900 ton/gün üretim kapasitemiz 2700 ton/güne ulaşmış olacak. 2021, geçmiş yıllardaki büyüme performansını yakalamayı hedeflediğimiz, bir önceki yıldan devreden risklerin yanında farklı fırsatları da içinde barındıracak bir sene olacak.” dedi.

Üretime ara verilmeden devam edildi

Ulusoy Un’un 2020 yılı sonu itibariyle Samsun’da 1700 ton/gün ve Çorlu’da 400 ton/gün olmak üzere toplam 2100 ton/gün buğday işleme kapasiteli üç fabrikası bulunuyor ve 298 kişiye istihdam sağlıyor. Pandemi döneminin başlamasıyla birlikte şirkette ilgili tüm iş güvenliğinin sağlanarak üretime ara verilmeden devam edildiğinin altını çizen Dr. Eren Günhan Ulusoy, “Bu dönemde değişen sosyal paradigmaların ev tüketimini artırması, horeca kanalındaki un talebinin, perakende kanala kaymasına sebebiyet vermiştir. Şirketimiz tarafından bu alana yönelik paketleme makinesi yatırımı yapılmış, pazarlama faaliyetleri de buna göre revize edilmiştir. Unun çok temel bir gıda maddesi olması sebebi ile talep tarafında pandeminin belirgin başkaca bir etkisi olmamıştır. Yönetim kademesinde, dönüşümlü ve uzaktan çalışma modelleri hızla uygulamaya alınmış ve faaliyetlerin pandemi şartlarından etkilenmeden sürekliliği sağlanmıştır. Üretim tesislerinde pandemiye karşı alınan önlemler sayesinde, üretim personellerinde rastlanan pozitif vakalar geneli kapsamamış ve pandeminin Türkiye’de ilk başladığı 11 Mart 2020 gününden günümüze kadar, üretim faaliyetlerine hiç ara verilmeden devam edilmiştir.” açıklamalarında bulundu.

Pandeminin yaralarını saracak yapılandırma ihracatçılara anlatılacak

Pandemi sürecinde iş dünyasının aksayan vergi, SGK ve belediye borçları öncelikli olmak üzere kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına olanak tanıyan 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu ile ilgili Ege İhracatçı Birlikleri’nde “Bilgilendirme Toplantısı” düzenleniyor.

04 Ağustos Çarşamba günü saat 10:30’da webinar şeklinde çevrimiçi Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı ortaklığında düzenlenecek toplantının moderatörlüğünü Türk Eximbank Geçmiş Dönem Genel Müdürü ve Ege İhracatçı Birlikleri Mali Danışmanı Adnan Yıldırım yapacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir Vergi Dairesi Başkanı Ömer Alanlı, İzmir Sektörel Denetim Daire Başkanı Mesut Ardan açılış konuşmalarını yapacak.

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Grup Müdürü Ferhat Tayfun Zorlu, İzmir Sektörel Denetim Daire Başkan Yardımcısı Murat Çiftçi ve İzmir Vergi Dairesi Geçmiş Dönem Başkanı ve Ege İhracatçı Birlikleri Danışmanı Mustafa Bulut, 7326 sayılı kanunun iş dünyasına getirdiği avantajlar hakkında bilgi verecek.

Yapılandırma kanunlarına ilkesel olarak taraftar olmadıklarını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, pandemi döneminde yaşanan ekonomik daralmadan çok sayıda firmanın etkilendiğini, bu nedenle yeni bir yapılandırmaya ihtiyaç olduğunu, 31 Ağustos 2021 tarihine kadar yapılandırmadan yararlanmak isteyen firmaların söz konusu toplantıya katılarak detaylı bilgi sahibi olabileceklerini dile getirdi.

Aşırı Sıcaklarda E-Ticaret Yüzde 30 Artıyor

Aşırı sıcak havalarda e-ticaret sitelerinden yapılan alışveriş yüzde 30’a yakın artıyor.

500’ün üzerinde online mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com, üyelerinin aşırı sıcak havalarda alışveriş alışkanlıklarındaki değişimi araştırdı.

Araştırmada, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki üyelerin 2021 Temmuz ayında sıcaklıkların mevsim normallerinde seyrettiği günler ile 40 derecelere yaklaştığı günlerdeki alışverişleri kıyaslandı.

Araştırmaya göre, hava sıcaklıklarının 25-30 derece gibi mevsim normallerinde ya da biraz altında olduğu günlerde dijital alışverişte değişim yaşanmıyor.

30-35 derecelik sıcaklıklarda ise e-ticarette yüzde 10-15’lik artış gözlemleniyor.

İnsanların ev ve ofislere hapsolduğu, sıcaklığın 38-40 derecelere çıktığı günlerde, özellikle saat 12.00 ila 16.00 arasında e-ticaret yüzde 30 artışla tavan yapıyor.

EN FAZLA ARTIŞ MARKET ALIŞVERİŞLERİNDE

Kavurucu sıcaklarda satın almalarda işlem adedi olarak en fazla artış, yüzde 45 ile marketlerin online sitelerinden yapılan alışverişlerde görülüyor. Fırsat sitelerindeki işlem adedi yüzde 25 artarken, kozmetik ürün satan sitelerin işlem adedindeki artış yüzde 15, elektronik ve küçük ev eşyası satan sitelerdeki işlem adedi artışı ise yüzde 13 oluyor.

YENİ MÜŞTERİLERİN ÇOĞUNLUĞU 55 YAŞ ÜSTÜ

Avantajix.com kurucu ortağı Güçlü Kayral, aşırı sıcaklardan dolayı sisteme yeni giren müşterilerin büyük çoğunluğunu 55 yaş üstünün oluşturduğunu belirterek, “Çoğunluğu emekli olan bu kesim, aşırı sıcaklarda çarşı pazar gezmek yerine evde kalmayı yeğliyor. Pandemide, sokağa çıkma yasaklarında e-ticaret alışkanlığı kazanan 55 yaş üstü, aşırı sıcaklarda temel ihtiyaçlarını internetten satın alıyor. Çalışan kadınlar da aşırı sıcaklarda öğle tatilinde ofiste kalmayı tercih ediyor, alışverişlerini dijital mağazalardan yapıyorlar” diye konuştu.

Girişimciler 48 saat boyunca fikir üretecek!

Girişimci Parkı ve eOfis işbirliğinde 6-8 Ağustos tarihleri arasında Nurol Tower’da gerçekleşecek ofis temalı ideathon etkinliği Hackofis’in kayıtları açıldı. Türkiye’nin ilk hibrit ideathonu olacak olan Hackofis, girişimcileri 48 saat boyunca Nurol Tower’da ve online olarak bir araya getirecek. Etkinlikte ideathon dışında girişim ekosisteminin deneyimli isimlerinden eğitimler, atölyeler ve eğlenceli aktiviteler gerçekleşecek.

Girişimlere inovatif çözümler sunan Girişimci Parkı ve girişimcilere 44 farklı lokasyonuyla çalışma alanları sunan eOfis ana partnerliğinde düzenlenecek ideathon etkinliği Hackofis’in kayıtları açıldı. 6-8 Ağustos tarihlerinde Nurol Tower’da gerçekleşecek Hackofis, 48 saatlik ideathon, eğitim programları ve atölyeler başta olmak üzere birçok farklı etkinliğe imza atacak.

48 saat boyunca girişimcilerden oluşan ekiplerin fikir üreterek yarışacağı etkinlikte jüriden en yüksek değerlendirmeyi alan ekip Hackofis’in galibi olacak. Hibrit formatta gerçekleşecek Hackofis’e fiziksel olarak Nurol Tower’daki eOfis lokasyonunda ve online olarak katılım sağlanabilecek.

Kazanan girişimciler ödüllendirilecek

Etkinlik boyunca eOfis’in ekiplere ayırdığı alanlarda iş fikirlerini hazırlayacak olan girişimciler mentörlerle görüşerek iş fikirlerini final sunumuna taşıyacak. Final sunumunun ardından kazanan ekiplerden ilk 5’i GOOINN tarafından “Girişimciye Dönüş” paketi ve ilk 3’e giren ekipler Girişimci Parkı’ndan 3 aylık “Ön Kuluçka Programı” ödüllerinin sahibi olacak.

İş dünyasının deneyimli isimleri girişimcilerle birlikte olacak

Girişim ve iş dünyasından deneyimli isimlerin yer aldığı jüri kadrosunu TÜMMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kavaklı, Zemin İstanbul Girişim Koordinatörü Ecem Çuhacı Küçük, GoGlobal Kurucu Ortağı Esra Talu, MEF Üniversitesi Araştırma ve Teknoloji Direktörü Evren Değerlier, Startup Wise Guys Girişim Ortağı Günce Önür, BTM Girişimcilik Ofisi Müdürü Sena Cebe, Gain Global Türkiye İcra Kurulu Üyesi Sina Yağmur, İstanbul Consulting Yavuz Selim Sılay ve Ventures & Mentors League Kurucusu Zico Ufuk Batum oluşturuyor.

Girişim ekosistemi üzerine eğitimlerin de verileceği Hackofis’te University4Society Genel Direktörü Beste Boya, Çiğdem Sezer Akademi Kurucusu Çiğdem Sezer, Project House Çeviklik Koçu Dilek Çıplak, Partner in Work Hande Altun ve İzgören Akademi Karadeniz Bölge Müdürü Şehnaz Dereli  deneyimlerini katılımcı girişimcilerle paylaşacak.

48 saat sürecek Hackofis’in kayıt formu ve detayları etkinliğin resmi sitesinde yer alıyor.

Çevre dostu ulaşım aracı bisiklet ihracatta rekora pedal basıyor

 Çevre dostu ulaşım aracı bisiklet ihracatta rekora pedal basıyor. Daha yeşil bir dünyada yaşama gerekliliği, çevre dostu ulaşım aracı bisiklete talebi artırıyor. Dünya genelinde bisiklete yöneliş Türkiye’nin bisiklet ihracat rakamlarına da olumlu yansıyor. Türkiye, 2021 yılının ilk yarısında bisiklet ihracatını yüzde 87’lik artışla 70 milyon dolara yükseltti.

Türkiye’nin bisiklet ihracatı 2017 yılında 30 milyon dolar iken, sonraki yıllarda sürekli artarak 2020 yılı sonunda 92 milyon dolara ulaştı.

Özellikle Avrupa ülkelerinden büyük talep alan Türk bisiklet sektörü, 2021 yılının Ocak – Haziran döneminde de ihracatta yüzde 87’lik artış hızı yakaladı. 2020 yılının Ocak – Haziran döneminde 37,2 milyon dolar olan Türkiye’nin bisiklet ihracatı, 2021 yılının ilk yarısında 70 milyon dolara ulaştı. Sektör, 2021 yılı sonunda 150 milyon dolar ihracat hedefliyor.

Ege Bölgesi bisiklet ihracatının yüzde 70’ini gerçekleştiriyor

“Karbon salınımını azaltmak isteyen dünya bisiklet kullanımına yöneliyor” diyen Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, pandemi sonrasında bisikletin artık hobi amaçlı kullanılmadığını, özellikle gelişmiş toplumlarda bisiklet kültürünün oluştuğunu, ulaşım aracı olarak nitelendirildiğini, Türkiye’nin bisiklet ihracatının yüzde 70’inin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini paylaştı.

Manisa’nın 2021 yılının ilk yarısında 40,5 milyon dolarlık bisiklet ihracatıyla Türkiye’nin lideri olduğuna işaret eden Eskinazi, “İzmir ise; 8,2 milyon dolarlık bisiklet ihracatıyla Manisa ve İstanbul’un ardından üçüncü sırada yer aldı. Bisiklete olan talep arttıkça bölgemizden bisiklek ihracatının da artacağına inanıyoruz. 2021 yılı sonunda Türkiye genelinde 150 milyon dolar, Ege Bölgesi’nden ise; 100 milyon dolar üzerinde bisiklet ihracatı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin doğasının uygunluğu ve gerekli parkurların sağlanması ile de önümüzdeki dönemde bisiklet turizmi ile önemli döviz kaynağı sağlanacağına olan inancını paylaşan Eskinazi, Avrupa Bisiklet Rotası Ağı (EuroVelo)’na Türkiye’den ilk katılan kentin İzmir olduğunu, bu ağın genişlemesi ile bisilet turizminin kat kat artacağını sözlerine ekledi.

Türkiye, 2021 yılında 92 ülkeye bisiklet ihraç ederken, Almanya 10,2 milyon dolarlık taleple ilk sırada yer aldı. Finlandiya ise; 9,8 milyon dolarlık bisiklet ihracatıyla zirve ortağı oldu. Türkiye, Fransa’ya 9,3 milyon dolarlık, Hollanda’ya 8,7 milyon dolarlık bisiklet ihraç etti. Bisiklet ihracatında beşinci sıranın sahibi 8 milyon dolarla İtalya oldu.

Bu hasatta hem israfı önleme hem de paylaşma var

Taze meyve sebze sektöründe yüzde 50’lere varan kayıp ve israfı azaltmayı hedefleyen “Gönüllü Son Hasat Projesi”nde üretici tarafından toplanmayan ürünler gönüller tarafından hasat edilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.

“Gönüllü Son Hasat Projesi”nde; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, Spor Toto Kulübü Başkanlığı ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği ortak hareket ediyor.

Proje kapsamında, 2021 yılı sonuna kadar her ay bir üretim alanına gidilerek üretici tarafından toplanmayan ürünlerin önceden eğitilmiş gönüllüler tarafından hasadı yapılacak ve toplanan ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak.

Projenin ilk etkinliği; İzmir’in Kınık ilçesinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Kınık Kaymakamı Erol Türkmen, Kınık Belediye Başkanı Dr. Sadır Doğruer, İzmir Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Oktay Darcan, Konak Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ruhşan Özdemir Çiftçi, Spor Toto Kulübü Başkanlığı, ve Uluslararası Damla Gönüllüleri Derneği’nin katılımlarıyla domates tarlasında gerçekleştirildi.

Türkiye’nin yıllık 55 milyon ton taze meyve sebze ürettiğini ancak bu üretim yüzde 50’sinin sofraya gelmeden israf ve kayıp olduğunu dile getiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, hasat ve hasat sonrası kayıpların azaltılması ve fazla ürünün ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması amacıyla başlatılan “Gönüllü Son Hasat Projesi”nin paydaşı olduklarını, Projeyle kayıp olacak taze gıdaların tekrar insan tüketimine yönlendirilmesini hedeflediklerini, ayrıca gıda sistemi içindeki bitkisel üretimde hasat öncesi kayıpların nedenlerini vurgulamayı amaçladıklarını kaydetti.

“Gönüllü hasatlar ekonomik ve toplumsal birlikteliği güçlendirecek” diyen Uçak, “Hasat öncesi kayıpları önlemek adına bir toplama geleneği ve sürdürülebilir gıda için temel bir strateji olarak benimsenecek. Proje, her kesimden tüketicinin; sağlıklı, yeterli, dengeli ve eşit beslenme hakkına katkı sağlayacağı gibi toplumsal dayanışmayı güçlendirecek, gıda kayıplarının ve israfın önlenmesi bilincini geliştirecek. Gönüllüler açısından ise; özellikle pandemi sürecinde kırsalda keyifli zaman geçirmek ve bir nevi ekolojik terapi olacak” şeklinde konuştu.

“MAKİNA SEKTÖRÜNÜN BAŞARILARINA ODAKLANIYORUZ”

BM Makina Grup Genel Müdürü Kenan Bebek, makine sektöründe üretim yapan bir firma olarak sektörün sıkıntılarını gördüklerini, yaşadıklarını ancak yine de başarılarına odaklandıklarını söyledi.

Endüstri Radyo’da Dr. Hüseyin Halıcı’nın sunduğu Otomasyon Sohbetleri programına BM Makina Grup Genel Müdürü Kenan Bebek ve BM Makina Grup Elektrik Otomasyon Müdürü Şener Abanoz konuk oldu. Bebek, makine sektöründe üretim yapan bir firma olarak sektörün başarılarına odaklandıklarını ve özellikle ihracat çalışmalarındaki artan grafiği incelediklerini belirtti. Bebek, “Biz de makine sektöründe üretim yapıyoruz. Bu anlamda sıkıntılarını görüyor, yaşıyoruz. Ben sektörün sıkıntılarından çok başarılarına odaklanıyorum. Makine sektörünün son 10 yıl içerisindeki ihracat rakamları artarak devam ediyor. Ben bunun artarak devam edeceğini düşünüyorum. Birçok kıtada özellikle Afrika’da önemli bir yoğunluğumuz bulunuyor. Birçok pazarda ihracat rakamlarının artırarak devam ettirebileceğimizi düşünüyorum” dedi.

“KALİFİYE ELEMAN SORUNU ÖNE ÇIKIYOR”

Sektörde yaşanan sıkıntıları değerlendiren Bebek, özellikle kalifiye eleman sorunun öne çıktığını belirtti. Bebek, konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle aktardı: “Üretim yapan tüm sektörlerde bu sorun kendini gösteriyor. Bu soruna kısa vadede çözüm getiremeyecek gibi görünüyoruz. Bu beni biraz üzen ve ürküten bir konu… Teknoloji anlamında ise dünya standartlarına yakınız. Sektörde çok iyi mühendislerimiz ve çok iyi çalışan arkadaşlarımız bulunuyor. Yapılamayacak gibi görünen birçok şeyi başarıyoruz. Makine sektörünün çok daha iyisini yapabileceğini düşünüyorum” dedi.

OTOMASYON SEKTÖRÜNDE NEDEN PERSONEL YETİŞTİRİLEMİYOR?

Bu soruyla ilgili kapsamlı bir yanıt veren BM Makina Grup Elektrik Otomasyon Müdürü Şener Abanoz, “BM Makina Grup bünyesinde 2 yıldır görev yapıyorum ve firmayı 20 yıldır tanıyorum. BM Makine, kendi bünyesinde bu konuya çok önem veriyor ve önemli ilkeleri bulunuyor. Biz stajyer arkadaşlarımıza atölye temizlettiriyorsak, çay getirtiyorsak teknik eleman yetişmesi konusunda şikayet hakkında sahip değiliz. Bu cümleyi sondan başlayarak söyledim. Bizim ailemize katılan gençlerimizle eğitimci tarafımızı kullanarak iletişim halinde olmalıyız. Yaptıkları hatalarda rencide etmeden hareket etmeliyiz. Başarılı olduklarında onları motive etmeliyiz. Tüm bu davranış tutumlarını ne kadar yapabiliyoruz? Genel anlamda biz bu duruma gayret gösteriyoruz. Gençlerimiz teknik okullarda ders aldıktan sonra uygulamasını gördüklerinde keyif alabiliyorlar. PLC planlayabildiğinde, işlediği verilerin sonuçlarını gördüğünde mesleğe olan ilgileri artabiliyor. Bu noktada okulların teknik altyapılarının geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğitim kurumlarının sanayiyle olan işbirliklerinin sıcak olması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Avrupalı Gelinlik Markası ‘SİMA COUTURE’ İstanbul’da

Münih, Düsseldorf, Duısburg ve Paris’ten sonra 5. Mağazası’nı İstanbul’da açan Avrupalı gelinlik markası Sima Couture, yeni koleksiyon çekimlerini Kapadokya’da gerçekleştirdi. Dünyanın moda başkentlerinde ‘Doğu ve Batı’ kimliğine sahip maksimalist gelinlere özel tasarımlar hazırlayan Sima Couture ürünleri, dünyanın 12 farklı ülkesinde, toplam 38 satış noktasında modaseverler ile buluşuyor.

Almanya merkezli uluslararası moda evi Sima Couture, emsalsiz kültür mirası Kapadokya vadilerinin milyonlarca yıllık tarihini, gelinin ihtişamıyla bir araya getirdi. Sima Couture tasarımlarıyla gerçekleşen kapak çekimlerinde, Türkiye’nin çok yakında dünyada gösterime girecek tanıtım filminin de yüzü olan Ukraynalı model Inna Koliada modellik yaptı. Koleksiyon çekimiyle Türkiye’nin tanıtımına da katkıda bulunmayı hedefleyen Sima Couture, koleksiyon çekimlerine Kapadokya’nın ardından Mardin’de devam edecek.

Moda çekimlerini Türkiye’nin doğa ve tarihi güzellikleriyle öne çıkan cazibe merkezlerinde sürdürerek Türkiye’nin gönüllü turizm elçisi olmayı hedefleyen Sima Couture Kurucusu Silva Erkoç,  Kapadokya’nın dünyada emsali görülmemiş bir estetiğe ve gizeme sahip olduğunu söyledi. Erkoç: ‘’Gerçek bir kültür mirası ve eşi benzeri bulunmayan bir tasarım harikası. Sima Couture çizgisinde ihtişam, dikkat çekicilik ve ilgi odağı olmayı seven gelinler her zaman ön plandadır. Bu koleksiyonda Kapadokya’nın büyüleyici atmosferinden ilhamla sofistike ve zamansız tasarımlar hazırladık.  Hedefimiz Milano, Barselona, Paris Moda Haftası, Chicago Fuarları’nda hazırladığımız gelinlik koleksiyonlarını dünya gelinleriyle buluşturmak’ dedi.

Büyülü Coğrafyada Mistik Bir Gelin

Sima Couture çizgisindeki en belirgin tavır sadelik içinde bile bir ihtişam barındırması. ‘Cappadocia’ koleksiyonunda da bu duruş tüm cazibesiyle kendini gösteriyor. Birçok farklı materyalin dengeli birlikteliğiyle hazırlanmış gelinlik modelleri sadelik ve ihtişamı bir arada sunuyor.  Farklı vücut tipleri düşünülerek hazırlanan koleksiyonda, bedeni alabildiğince saran balık form gelinlikler ve derin sırt dekolteleri zarif ve hareketli ışıltıların bütünlüğüyle ihtişamından taviz vermeyen gelinleri yakalıyor. Hafiflik hissi veren uçuşan detayların ön planda olduğu Helenistik modellerse zamansız duruşlarıyla yaz gelinlerine romantik bir görünüm vadediyor. Transparan detaylar, derin sırt ve göğüs dekolteleri ve opsiyonel formlarıyla farklı görünümler sağlayan çarpıcı kol detaylarıysa koleksiyonda en dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor.

Sima Couture İstanbul

Bundan 10 yıl önce çocukluk hayalini gerçekleştirerek Almanya’da kurduğu Sima Couture’ü Avrupa’nın moda başkentlerine taşıyan Silva Erkoç, dünya trendlerinde özgün modeller tasarladıklarını söyledi Erkoç: ‘Dünyanın 12 farklı ülkesinde her tarza ve stile hitab edecek ürün gamına sahibiz. Almanya’da ağırlık Türkiye kökenli gelinlerimizin yanı sıra Tunus, Cezayir, Lübnan gibi ülkelerden müşterilerimiz de çok fazla. Fransa’da Paris’te bulunan mağazamızda ise yine bu ülkelerin önde gelen ailelerinin gelin adaylarını ağırlıyoruz. En özel günlerinde bizim tasarımlarımızı giymek isteyen gelin adayları ülkelerinden kalkıp özellikle Paris mağazamıza geliyorlar. Gelin adayları evlilik hayali kurmaya başladıkları yaştan itibaren bizi takip etmeye başlıyorlar ve özellikle Paris mağazamızı düğün günü alışverişlerinde tercih ediyorlar. Benzer stildeki ürünlerimizi bundan böyle yine bir moda kenti olan İstanbul’a taşıyor ve özellikle Körfez ülkelerinde yaşayanların sıklıkla ziyaret ettiği Nişantaşı’ndaki mağazamızda da ağırlamaya başlayacağız’ dedi.

Sima Couture’un Nişantaşı’nda bulunan  450 m2 alana sahip 3 katlı showroom, giyinme ve dinlenme alanları ve teras dan oluşan  yeni mağazası, gelinlik, nikah elbisesi after parti ve gece elbiseleri ve mezuniyet kıyafetlerinden oluşan  zengin koleksiyonuyla tüm modaseverlerin buluşma noktası olacak.

Pfizer Türkiye Biopharma Operasyonları Liderliğine Elda Sevevi atandı
1998 yılında Pfizer ailesine katılan, 2016’dan bu yana Pfizer Türkiye Dahili Uzmanlıklar İş Birimi Liderliğini başarıyla sürdüren Elda Sevevi, 1 Ağustos itibariyle yeni görevinde Pfizer Türkiye Biopharma Operasyonları Liderliğini üstlenecek.
Elda Sevevi, lisans eğitimini Koç Üniversitesi İşletme Bölümü’nde tamamladıktan sonra 1998 yılında Pfizer ailesine ürün müdürü olarak katıldı. Bu sürede ürün müdürü, proje yöneticisi, satış temsilcisi ve pazarlama müdürü gibi pek çok görev ve sorumluluk üstlendi. Sevevi, 8 yıl tam zamanlı çalışmanın ardından, çocuklarını okul çağına gelene kadar kendisi büyütmek istediği için Pfizer Türkiye’de bir süre yarı zamanlı çalıştı. Bu yenilikçi yaklaşım, hem kendisi hem de Pfizer adına verimli oldu ve tüm sektör için de bir örnek çalışma modeli oluşturdu. Beş yılın ardından, Pfizer’de tam zamanlı çalışmaya yeniden döndü. 2016 yılından bu yana Dahili Uzmanlıklar İş Birimi Liderliğini üstlendi. Şimdiye kadar değişim yönetimi, takım ve strateji oluşturmada önemli rol oynayan, birçok meslektaşına koçluk yapan ve başarılı pazarlamacılara ve yöneticilere dönüşmelerine yardımcı olan Elda Sevevi’nin, liderlik ettiği önemli adımlar arasında, Dahili Uzmanlıklar Türkiye iş biriminin büyüme sürecini kurmak ve geliştirmek, dijital dönüşümüne öncülük etmek yer alıyor. Sevevi, kariyeri boyunca Pfizer Türkiye’nin kültürel dönüşüm, öğrenme ve geliştirme projelerinde de önemli katkılarda bulundu.
Elda Sevevi yeni görevi hakkında şunları söyledi: “1998 yılından beri Pfizer Türkiye’nin bir üyesiyim. Son olarak Biopharma Operasyonları Liderliği görevini üstlenmenin gururunu yaşıyorum. “Lider Okulu” olan Pfizer, insan kaynağı politikalarını da bu değer doğrultusunda örüyor ve çalışanlarına bireysel gelişim, yüksek performans ve başarı için her türlü olanağı yaratıyor. Pfizer’in bir parçası olmaktan her zaman sonsuz bir mutluluk duyuyorum.”
İlker Arslan’ın Bir Senaristin Sezon Finali Kitabı çıktı
İlker Arslan’ın kaleme aldığı Bir senaristin Sezon Finali, NotaBene yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı. Okurları, popüler kültürün en zorlu alanlarından olan televizyon ve dizi sektöründen bir senaristin dünyasıyla tanıştıran roman, ‘içeriden’ ve samimi üslubuyla güldürürken düşündürmeyi de ihmal etmiyor.
“Kelimelerin, cümlelerin canlı kanlı karşımıza dikildiği; hayatın hem küfünü, pasını hem bin rengini, can sevincini ustalıkla, hiç zorlamadan gösteren, hissettiren… Ferah feza güldürürken, boğazınıza acı, ağır bir yumruyu apansız oturtuveren… Tek bir karakterine iltimas geçmeyen, çatal dilli, edası afili, gözü keskin bir roman, ‘Bir Senaristin Sezon Finali’. Şimdiye kadar nerelerdeydin İlker Arslan?”
Murat Uyurkulak
İlker Arslan, Bir senaristin Sezon Finali kitabında bir baba, bir sevgili, bir senarist-yönetmen, bir yoldaş ve bir politik aktivist olarak insanın bu ülkede başına gelebilecek en ‘olası’ şeylerin portresini çiziyor. Bunu yaparken ise kara mizaha başvurmuyor; anlatım diliyle değil de, olayların kendisiyle yaratıyor kara mizahı.
Roman kahramanının yaşadığı olayların, çoğu insanın yaşamından uzak olmadığı görülüyor. Yok yere beslenen ve hayatın zerrelerinden damıtılarak tutunulmaya çalışılan umut kadar, hayatın her zerresine sinmiş umutsuzluk da gerçek. Zirvede yaşamak isterken, sıradan insan kadar bile tutunamayan, olduramayan ‘bilinçli özne’nin durumu, konu popüler kültür alanında üreten insana gelince daha da içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. İlker Arslan, Bir Senaristin sezon Finali’nde Gezi sonrası günlere de atıfta bulunuyor sanki.
NotaBene Yayınları tarafından basılan 192 sayfalık Bir Senaristin Sezon Finali, 30 TL fiyat etiketiyle kitabevlerinde ve online kitap mağazalarında okuyucularını bekliyor.
Abbott’un Türkiye’de ürettiği bilimsel beslenme ürünleri eczanelerde
Abbott, 2021 Nisan ayında başlattığı üretimde yerelleşme projesi kapsamında Türkiye’de üretilen ilk ürünlerin eczanelerde yerini aldığını duyurdu. Abbott, 34 yıldır Türkiye’de 750’den fazla çalışanı ile insanların hayatlarının her aşamasında dolu ve sağlıklı yaşamalarına yardımcı olmak için hizmet veriyor.
Abbott, 130’u aşkın yıldır beslenme, tanı, tıbbi cihazlar ve markalı jenerik ilaçlar alanlarında yaşamları değiştiren ürün ve çözümler geliştiriyor. 2017 yılında ilaç ürün gamının bir bölümünün Türkiye’de üretimine başlayan ve Nisan ayı itibarıyla da bilimsel beslenme ürünlerini yerel olarak üreten Abbott, Türkiye’nin sağlık hizmetleri sistemi için değer yaratmayı hedefliyor. 5 yıllık bir planı içeren üretimde yerelleşme hamlesi kapsamında üretilen medikal beslenme ürünleri, Balıkesir’in Gönen ilçesinde faaliyet gösteren Gönenli Süt ve Süt Ürünleri Gıda San. ve Tic. A.Ş. iş birliğiyle üretiliyor.
Pediyatrik beslenme segmentindeki ürünlerin yüzde 92’si Türkiye’de üretilecek
Abbott, sağlık hizmetlerinin ve ilaçlara erişimin iyileştirilmesi hedefinin vurgulandığı Türkiye’nin 10’uncu Kalkınma Planı ışığında başlattığı üretimde yerelleşme projesinin ilk aşamasında 16 farklı ürünü Türkiye’de üretecek. Proje ile birlikte Türkiye’nin bugüne kadar ithal ettiği bilimsel beslenme ürünleri, pediyatrik ürünlerin yüzde 92’sini de kapsayacak şekilde yerel olarak üretilecek.
Sağlık sektörüne ve malnütrisyon tedavisine önemli katkı
Kronik hastalıkları olan kişilerin beslenme ihtiyaçlarını desteklemek ve onları yaşamda hem güçlü hem de aktif tutmak için bilimsel beslenme ürünleri geliştiren Abbott, 2030 yılına kadar dünya genelinde 3 milyardan fazla insanın yaşamlarını iyileştirme hedefini benimsiyor. Özellikle kanser, Alzheimer gibi yıkıcı ve ilerleyici hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilen beslenme yetersizliği (malnütrisyon) durumunda, bilimsel beslenme ürünlerinin tedaviye önemli katkıları bulunuyor. Her yaştan insanın daha sağlıklı bir yaşam sürmesi hedefiyle bilimsel beslenme çözümleri üreten Abbott, beslenme ürünlerine ihtiyaç duyan 7’den 70’e herkese küresel uzmanlığı ve yeniliklerle beslediği formülleriyle destek oluyor.
“130 yılı aşkın küresel tecrübemizi Türkiye’ye taşıyacağız”
Abbott Türkiye’nin nütrisyon bölümünün Genel Müdürü Ebru Kaya Çetin, konuyla ilgili şunları söylüyor: “İnsanların hayatlarının her aşamasında dolu dolu ve sağlıklı yaşamalarında bilimsel beslenmenin rolünün çok büyük olduğuna inanıyoruz. Bu inancımızla bebek ve çocukların büyümesine yardımcı olmak ve kronik hastalıkları olan insanların beslenme ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla ürünler geliştiriyoruz. En yüksek ürün kalite ve güvencesiyle, yıllık 36 milyon kutu üretim kapasitesine sahibiz. Üretimimiz Abbott’un 130 yılı aşkın bilimsel tecrübesini temel alıyor. Dünyada ilk olma özelliği taşıyan ve ürünlerin üretimden dağıtımına kadar Sağlık Bakanlığı tarafından takip edilebilmesini sağlayan kare kodlama işlemini kullanıyoruz.”
“İnsanlara sağlık ulaştıran formüllerle, iğne oyasını ören elleri aynı ilhamda buluşturduk”
Ebru Kaya Çetin sözlerine şöyle devam ediyor: “Gönen’de başladığımız yerel üretim sürecimizle ülkemize ve insanlarımızın sağlığına değer katmayı hedeflerken bir de fark yaratmak istedik. Üretim yaptığımız bölgenin değeri olan, yerel olarak üretilen ve tamamen kadın emeğine dayanan iğne oyası zanaatinden ilham aldık. Süreçteki paydaş iletişiminde Gönen Kadın Kooperatifi bünyesindeki 100’den fazla oya ustası kadının el emekleriyle yaptıkları oya işlerini kullandık. Katkılarımız sayesinde, kooperatifin tarihindeki en yüksek adette sipariş almasını sağlamak bize mutluluk verdi. Proje kapsamında düzenlenecek online “iğne oyası” eğitimleriyle de bu zanaatın Türkiye’nin dört bir köşesindeki kadınlara ulaştırılmasına aracılık edeceğiz.”

GİZEM, HEYECAN ve ROMANTİZMİN BULUŞTUĞU  BİR POLİSİYE ROMAN:

YAZ TATİLİNDE KORSİKA UÇURUMU’NU ELİNİZDEN BIRAKAMAYACAKSINIZ!

Hem hareketli ve heyecanlı bir polisiye roman hem de yazın keyfini çıkarırken okunacak romantik, hoş hislerle dolu bir kitap arayanlar için Korsika Uçurumu Epsilon logosuyla raflarda! Fransa’nın en çok okunan polisiye gerilim yazarlarından Michel Bussi’nin Korsika Uçurumu adlı romanı, okurları hem Akdeniz’in ışıltılı dalgalarında ve altın plajlarında bir tatile hem de gizem yüklü bir maceraya davet ediyor. Fransa’ya bağlı Korsika adasında geçen roman, sürükleyici hikâyesinin katmanlarında adadaki güç savaşı üzerinden siyasi ve toplumsal irdelemelere de yer veriyor.

Hemen her romanıyla ödüllere layık görülen ve kitapları dizilere uyarlanan Fransız yazar Michel Bussi’nin çok beğenilen romanı Korsika Uçurumu, Gözde Koca’nın çevirisi ve Epsilon logosuyla okurlara ulaşıyor.

1989 ile 2016 yazları arasında mekik dokuyan Korsika Uçurumu, okurları büyük bir gizemle karşılıyor ve tıpkı adanın yolları gibi uçurumun kıyısında keskin virajlarla dolu, soluk soluğa okunacak bir hikâyenin içine çekiyor. Çok katmanlı hikâyesini anlatırken polisiye öğeleri ustalıkla kullanan Michel Bussi’nin romanında; gerilim, gizem ve heyecanın yanı sıra yaz eğlenceleri, romantizm ve toplumsal eleştiriler de iç içe geçiyor. Akdeniz’in en güzel adalarından birinde, Korsika’da, bir yaz tatilinde geçen Korsika Uçurumu, konserler, kokteyller, alışveriş, deniz, kum, güneşle okurlara tam bir “yazlık gerilim” sunuyor.

Clotilde İdrissi, annesi, babası ve abisinin öldüğü kazada arabanın içindeydi. Ailesinin Korsika’nın sipsivri kayalarında parçalara ayrılışını saniye saniye izlemişti. On beş yaşındaydı. Tatil yapmaya gelmişlerdi. Korsika’nın en itibarlı adamı olan dedesi ve büyükannesinin cennet gibi çiftliğinden dönüyorlardı.

Clotilde, yirmi yedi yıl sonra Korsika’ya kocası ve on beş yaşındaki kızıyla döndüğünde ailesinin ölümüyle gecikmiş bir hesaplaşmaya hazırdı. Korsika’nın yakıcı güneşi, ailesini kaybettiği kazanın üzerindeki sis perdesini kaldıramamıştı. Plajda kokteyllerini yudumlayarak güneşlenen, alışveriş caddelerini tıkabasa dolduran tatilcilerin arasında, karşısında annesinin hayaletini bulmayı ise hiç beklemiyordu.

Yirmi yedi yıl sonra annesinden gelen mektubu…

Michel Bussi’nin heyecan yüklü polisiye gerilim romanı Korsika Uçurumu, Epsilon logosuyla raflarda ve internet satış sitelerinde!

Yıllar sonra single heyecanı…Artık küsüp gitmek yok!

80 ‘li ve 90 ‘lı yıllara damga vurmuş Gece Kulüplerinin kraliçesi Serpil Benay, uzun yılların ardından Sezen Aksu imzalı ‘Yazık’ isimli şarkısını müzikseverlerin beğenisine sundu…

Yapımcı, müzik adamı Aykut Gürel ve iletişimci Özgür Aras’la bir araya gelen Serpil Benay, ilk kez single çıkarttığını belirterek, çok heyecanlı olduğunu dile getirdi.

1982 yılında Köşk Gazinosunda Zeki Müren’in kadrosunda sahne alarak adını duyuran, başta Maksim Gazinosu olmak üzere birçok mekanda solistlik yaparak, “gece kulüpleri kraliçesi” olarak adını neonlara yazdıran 1985’te çıkardığı ilk albümünün ardından sahnelerde olduğu kadar başrol oyuncusu olarak 13 sinema filmi ile Yeşilçam’da da başarısını ispatlayan sonrasında Bodrum‘da yaşamaya başlayan Serpil Benay, ‘Bundan sonra müziğe küsüp gitmek yok. Büyük hata yapmışım. Bu muhteşem şarkıyı severek okudum umarım müzik severlerinde hoşuna gider. Meleklerim Sezen Aksu, Aykut Gürel ve Özgür Aras’a teşekkür ederim’ diye duygularını dile getirdi.

Serpil Benay yeni projesi için Sefa Gürsoy’un objektiflerine pozlar verirken ve yıllar sonra Erkan Nas’ın kamerasının karşısına geçerek Sezen Aksu imzalı şarkısı için klip çekti.

Celal Aras Eğitim,Kültür ve Aydınlanma Vakfı, ‘Kadın Girişimciler Yetiştiriyor’…

Kadına istihdamyaratmak ve iş hayatında yer edindirmek amaçlı başlanan online eğitimlerinilkini 5 Temmuz’ da sosyal medya üzerinden gelen katılımcılar ile yapıldı.

Celal Aras’ın liderlikvizyonu ve karakterinden feyiz alarak kurulan Celal Aras Eğitim, Kültür veAydınlanma Vakfı adına konuşan Aras Holding Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıElif İnci Aras; ‘ Bizler bu vakıfta yürekleri ışıltılı çocuklarımızı ve gençlerimizievrensel, çağdaş eğitim ilkeleri ile donatmak için çalışıyor ve Türkgençlerinin daha vizyoner liderler olmaları için projeler geliştiren vakıf,Türkiye’nin aydınlık geleceğine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Kadınların işhayatında olmasını destekliyor öncelikle içindeki cevheri ortaya çıkartmalarıamacıyla da eğitimlerimize girişimcilik eğitimi ile başlamak istedik’ dedi.

Bu yıl ilk defa kadınların da iş hayatına atılmalarıiçin sertifikalı Girişimcilik ve Vizyoner Bakış Açısı eğitimi sosyal medyaüzerinden ve ücretsiz olarak verildi. Aras Holding’in kurucusu Celal Aras’ınanısını yaşatmak, çok sevdiği ülkesine dair ideallerinin hayata geçmesine katkısağlamak amacıyla kurulan Celal Aras Eğitim, Kültür ve Aydınlanma Vakfı 2009yılından itibaren öğrencilere burs veriyor ve sivil toplum kuruluşları ileçalışmalar yapıyor.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Kayseri Fırıncılar Odası başkanı Mustafa Aslan’ın acı günü

Kaybseri Fırıncılar ve Uncular Odası Başkanı Mustafa Aslan 64 yaşındaki ağabeyi Veli Aslan’ı kalp krizi …