Ekonomi, teknoloji, magazin haberleri (11.02.2020)

Mobilya ihracatçıları URGE Projesiyle dünyaya açılacak

Türkiye’ye 2019 yılında 3.5 milyar dolar döviz kazandıran, 2 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası veren Mobilya sektörü, URGE Projesi ile hedef pazarlarda ortak tanıtım ve pazarlama yapacak. Sektör, Amerika Birleşik Devletleri’ni hedef pazar olarak belirledi.

Mobilya sektörünün 221 ülkeye ihracat yaptığını belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, yapmayı planladıkları URGE Projesine 26 firmanın başvurusunu aldıklarını, başvuru süresi sonunda 30’un üzerinde firmanın katılımıyla URGE Projesi için Ticaret Bakanlığı’na başvurmayı hedeflediklerini kaydetti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Yağcı, “2019 yılında Birliğimiz üzerinden gerçekleşen mobilya ihracatı yüzde 13’lük bir artış ile 165 milyon $ olarak gerçekleşti. Egeli mobilyacı firmalarımızın payını artırması gerektiğinin bilincindeyiz. Mobilya sektörümüz için potansiyel pazarımız, bir tüketim devi olan A.B.D. Nitekim, Ege’den A.B.D.’ye yapılan mobilya ihracatı %31 artış kaydetti ve 7.488 bin $ olarak gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı’nın ABD özelinde mobilya sektörüne yönelik belirlediği bir strateji doğrultusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz. URGE Projesi yanında, ABD pazarını daha iyi tanımak ve beklentilerini sektörümüzün karşılayacak konuma gelmesi adına 2020 yılında “Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu planlıyoruz. Çin Halk Cumhuriyeti, İtalya, Almanya, Hollanda, başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ve Fas gibi Ortadoğu ülkeleriyle mevcut ticaretimizin gelişmesi için çaba gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Mobilya OSB’de yüzde 50 talep fazlası var

Mobilya sektörünün İzmir’de modern bir Organize Sanayi Bölgesi’ne kavuşması için başlattıkları çalışmalara da değinen Yağcı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Torbalı Organize Sanayi Bölgesinin bitişiği arazide Torbalı OSB’nin 2. Kısmı olarak bir mobilya sektör kümelenmesi sanayi alanı oluşturulacaktır. Bu sanayi alanında toplam 64 firma 590 bin metrekarelik alan için başvuruda bulundu. Şu anda 390.000 m2 alan sağlanabiliyor. Mevcut alanın neredeyse yüzde 50 fazlası bir talebin oluştuğunu görüyoruz. Bu da bize sektör için mobilya organize sanayi bölgesi ihtiyacının önemini ortaya koyuyor.”

Üniversitelerin mobilya, mobilya tasarım veya endüstriyel tasarım bölümleriyle işbirliğini arttırmak için çaba gösterdiklerini anlatan Yağcı, Ege Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi ile görüştüklerini, üniversite öğrencileri mezun olduklarında mobilya sektöründe istihdam edilmelerini hedeflediklerini dile getirdi.

Tasarım yarışması üç sektörü buluşturacak

Türkiye’de endüstriyel tasarım kültürünün gelişimi için, mobilya tekstil ve doğal taş sektörlerinin içinde olduğu Ege Mobilya Kağıt ve Orman ürünleri İhracatçıları Birliği yanında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Ege Maden İhracatçıları Birliği işbirliğinde EİB 1. Mobilya, Tekstil ve Doğaltaş ile Geleceğin Yaşam Eşyalarının Tasarım Yarışması düzenlenmesi için Ticaret Bakanlığı’na başvuruda bulundukları bilgisini veren Yağcı, “Ayrıca, tasarımın önemine yönelik çalıştaylar düzenlemeyi planlıyoruz. Bu çalıştayda mobilya üretimi ve ihracatı ile ilgili konular konuşulacağı gibi, gençlerin vizyoner yönlerinin sektörle buluşmasını sağlamak istiyoruz. Amacımız tasarım odaklı, marka değeri yüksek bir Ege Mobilyası üst kimliği oluşturmak ve mobilya ihracatından elde edilen katma değeri arttırmak. Buna yönelik olarak Design İzmir Projemizi günün koşullarına göre tekrar güncelliyoruz” dedi.

MOBİNT Projesiyle ihracatçı firmalar e-ticaret yapacak

“Dijitalleşmeyle birlikte ticarette trendler de değişiyor” değerlendirmesinde bulunan Yağcı sözlerini şöyle sürdürdü; “Yaptığımız tanıtım çalışmaları da buna paralel olarak gelişmek ve değişmek durumunda. Günümüzde e-ticaretin kullanımı günden güne artıyor. Firmalarımızın e-ticaret üzerinden ihracat yapabilmesi için İzmir Kalkınma Ajansı’na MOBINT isimli projemizle başvurduk ve kabul gördü. Bu çerçevede firmalarımızın dijital dönüşüme yönelik yol haritaları çıkarılacak.”

Odundışı orman ürünlerinde dikim yapılmalı

Doğanın armağanı konumundaki odundışı orman ürünleri sektöründe dünya genelinde Türkiye’nin potansiyelinin yüksek olduğuna temas eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, “Doğada kendiliğinden yetişen kekik, defne, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünlerin birçoğunda Dünya’da en önemli tedarikçiyiz. Dolayısıyla ülkemiz için büyük bir şans. Türkiye, kekikte dünya üretiminin yüzde 65’ini ve defnenin yüzde 95’ini sağlıyor. Yine adaçayı, biberiye, ıhlamur, meşe palamudu da en önemli odun dışı orman ürünlerimizden. Odun dışı orman ürünleri üretim sahalarının envanterinin çıkarılması, daha sonra artan talebi karşılamak amacıyla, orman tali ürünleri dikiminin yapılmasının sağlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kağıt için endüstriyel plantasyon alanları kurulmalı

Türkiye’de kâğıdın ham maddesi olan selüloz üretiminin yetersiz olduğuna dikkati çeken Yağcı, konuyla ilgili şöyle konuştu; “Bunun için de yine endüstriyel plantasyon alanlarının kurulması şart. Bu kapsamda, Endüstriyel Ormancılık Yasası’nın da çıkarılmasını da talep ediyoruz. Endüstriyel plantasyon alanlarının kurulmasının yanı sıra Selüloz üretim tesislerinin kurulması desteklenmeli. Türkiye’de kağıt üretiminde selüloz ve hurda kağıt hammaddeleri kullanılıyor. bugün itibariyle kağıt geri dönüşüm sanayisi yılda 4.5 milyon ton üretim kapasitesine ulaşmasına rağmen, yurtiçinde toplanan hurda kağıt tonajı bu ihtiyacı karşılamada yetersiz kalıyor ve geri kazanılmış hurda kağıttan üretim yapan firmalar artan hurda kağıt ihtiyacını ithalat yaparak karşılıyor. Bu durum dikkate alınarak, geri kazanılmış kâğıt veya karton döküntü, kırpıntı ve hurdaları ihracatının kayda bağlı malla listesine dahil edilmesi, bu olamıyorsa karışık kağıt atıklarla, geri dönüşüm için çok değerli olan birinci hamur kağıt ve kartonların ayrılması ve bu şekilde ihraç edilmesi yararlı olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.

‘TÜRKLER GELİYOR’ FİLMİ BEYOĞLU ÖZEL GÖSTERİMİ YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Beyoğlu’nda gerçekleştirilen özel gösterim ile sanatseverlerin beğenisine sunulan ‘Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı’ filmi büyük beğeni topladı.

Vizyona girdiği ilk günden itibaren yoğun ilgi gören “Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı” filmi Beyoğlu’nda düzenlenen özel gösterimle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Beyoğlu Grand Pera Emek Sineması’nda gerçekleştirilen özel gösterime; Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, filmin yapımcısı Mehmet Bozdağ ve filmin oyuncularının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Balkan coğrafyasındaki zulmün önüne geçmek için zorlu bir mücadeleye girişen Fatih Sultan Mehmet Han’ın seçkin savaşçı birliği Akıncıların hikayesini konu edinen film izleyicilerden tam not aldı.

SANATA HER ZAMAN DESTEK VERDİK BUNDAN SONRA DA VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız gösterim öncesi yaptığı açıklamada, tarihi konu alan filmlerin tarihin hatırlanması için önemli olduğunu belirterek,“Mehmet Bozdağ tarihin yeniden ülkemizde okunmasına vesile oldu. Tarih kokan bir filmi bizim hikayemizi anlatan filmi sinema severlerle buluşturdu. Beyoğlu Belediyesi olarak bizde sinemanın ve sanatın kalbi olan semtimizde özel gösteriminde beraberiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Beyoğlu Belediyesi olarak sanata her zaman destek verdik ve bundan sonra da vermeye devam edeceğiz” dedi.

ÖZELLİKLE TARİHİ FİLMLERİ ÖZLEYENLERİN İLGİSİNİ ÇEKEN BİR PROJE OLDU

Filmin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ da, “Özellikle tarihi filmleri özleyenlerin ilgisini çeken bir proje oldu. Avrupa’da çok izlendi, mutluyuz. İzlenme oranları tarihi projelerde daha da zor. İnsanın eserinin beğenilmesi insanı ziyadesiyle mutlu ediyor. Bugünde Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın daveti ile buraya geldik. Özel bir gösterim olacak. Çok sancılı süreçler yaşadık. Depremzedeler ve şehitlerimiz gibi tatsız durumlar yaşandı. Beyoğlu sinema ve İstanbul’un merkezi kültür ve sanat atmosferi şekillenmeye başladı. İnşallah başka projelerle Beyoğlu İstanbul’un kültür ve sanat nabzının attığı bir ilçe olur” ifadelerini kullandı.

BÖYLE BİR PROJEDE YER ALMAKTAN DOLAYI ÇOK MUTLUYUZ

Filmin başrol oyuncularından olan Yeşilçam’ın  emektar oyuncusu Serdar Gökhan ise filmin yurtdışı standartlarında bir kalitede olduğunu ifade ederek, “Son zamanlarda tarihi filmlere ağırlık verdik. Bu yaptığımız işte Türkiye standartlarının çok üzerinde yurt dışı ayarında bir film oldu. Büyük masraf yapıldı. Çok büyük bir özveri ile güzel bir iş çıkardık. İnşallah seyirci ile hak ettiği yeri bulur. Hepimiz böyle bir projede yer almaktan dolayı çok mutluyuz” şeklinde konuştu.

Mobilya ihracatçıları URGE Projesiyle dünyaya açılacak

Türkiye’ye 2019 yılında 3.5 milyar dolar döviz kazandıran, 2 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası veren Mobilya sektörü, URGE Projesi ile hedef pazarlarda ortak tanıtım ve pazarlama yapacak. Sektör, Amerika Birleşik Devletleri’ni hedef pazar olarak belirledi.

Mobilya sektörünün 221 ülkeye ihracat yaptığını belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, yapmayı planladıkları URGE Projesine 26 firmanın başvurusunu aldıklarını, başvuru süresi sonunda 30’un üzerinde firmanın katılımıyla URGE Projesi için Ticaret Bakanlığı’na başvurmayı hedeflediklerini kaydetti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Yağcı, “2019 yılında Birliğimiz üzerinden gerçekleşen mobilya ihracatı yüzde 13’lük bir artış ile 165 milyon $ olarak gerçekleşti. Egeli mobilyacı firmalarımızın payını artırması gerektiğinin bilincindeyiz. Mobilya sektörümüz için potansiyel pazarımız, bir tüketim devi olan A.B.D. Nitekim, Ege’den A.B.D.’ye yapılan mobilya ihracatı %31 artış kaydetti ve 7.488 bin $ olarak gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı’nın ABD özelinde mobilya sektörüne yönelik belirlediği bir strateji doğrultusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz. URGE Projesi yanında, ABD pazarını daha iyi tanımak ve beklentilerini sektörümüzün karşılayacak konuma gelmesi adına 2020 yılında “Mobilya Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu planlıyoruz. Çin Halk Cumhuriyeti, İtalya, Almanya, Hollanda, başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ve Fas gibi Ortadoğu ülkeleriyle mevcut ticaretimizin gelişmesi için çaba gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

Mobilya OSB’de yüzde 50 talep fazlası var

Mobilya sektörünün İzmir’de modern bir Organize Sanayi Bölgesi’ne kavuşması için başlattıkları çalışmalara da değinen Yağcı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Torbalı Organize Sanayi Bölgesinin bitişiği arazide Torbalı OSB’nin 2. Kısmı olarak bir mobilya sektör kümelenmesi sanayi alanı oluşturulacaktır. Bu sanayi alanında toplam 64 firma 590 bin metrekarelik alan için başvuruda bulundu. Şu anda 390.000 m2 alan sağlanabiliyor. Mevcut alanın neredeyse yüzde 50 fazlası bir talebin oluştuğunu görüyoruz. Bu da bize sektör için mobilya organize sanayi bölgesi ihtiyacının önemini ortaya koyuyor.”

Üniversitelerin mobilya, mobilya tasarım veya endüstriyel tasarım bölümleriyle işbirliğini arttırmak için çaba gösterdiklerini anlatan Yağcı, Ege Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi ile görüştüklerini, üniversite öğrencileri mezun olduklarında mobilya sektöründe istihdam edilmelerini hedeflediklerini dile getirdi.

Tasarım yarışması üç sektörü buluşturacak

Türkiye’de endüstriyel tasarım kültürünün gelişimi için, mobilya tekstil ve doğal taş sektörlerinin içinde olduğu Ege Mobilya Kağıt ve Orman ürünleri İhracatçıları Birliği yanında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Ege Maden İhracatçıları Birliği işbirliğinde EİB 1. Mobilya, Tekstil ve Doğaltaş ile Geleceğin Yaşam Eşyalarının Tasarım Yarışması düzenlenmesi için Ticaret Bakanlığı’na başvuruda bulundukları bilgisini veren Yağcı, “Ayrıca, tasarımın önemine yönelik çalıştaylar düzenlemeyi planlıyoruz. Bu çalıştayda mobilya üretimi ve ihracatı ile ilgili konular konuşulacağı gibi, gençlerin vizyoner yönlerinin sektörle buluşmasını sağlamak istiyoruz. Amacımız tasarım odaklı, marka değeri yüksek bir Ege Mobilyası üst kimliği oluşturmak ve mobilya ihracatından elde edilen katma değeri arttırmak. Buna yönelik olarak Design İzmir Projemizi günün koşullarına göre tekrar güncelliyoruz”

MOBİNT Projesiyle ihracatçı firmalar e-ticaret yapacak

“Dijitalleşmeyle birlikte ticarette trendler de değişiyor” değerlendirmesinde bulunan Yağcı sözlerini şöyle sürdürdü; “Yaptığımız tanıtım çalışmaları da buna paralel olarak gelişmek ve değişmek durumunda. Günümüzde e-ticaretin kullanımı günden güne artıyor. Firmalarımızın e-ticaret üzerinden ihracat yapabilmesi için İzmir Kalkınma Ajansı’na MOBINT isimli projemizle başvurduk ve kabul gördü. Bu çerçevede firmalarımızın dijital dönüşüme yönelik yol haritaları çıkarılacak.”

Odundışı orman ürünlerinde dikim yapılmalı

Doğanın armağanı konumundaki odundışı orman ürünleri sektöründe dünya genelinde Türkiye’nin potansiyelinin yüksek olduğuna temas eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Cahit Doğan Yağcı, “Doğada kendiliğinden yetişen kekik, defne, ıhlamur, adaçayı, biberiye, tıbbi bitkiler, meşe palamudu gibi ürünlerin birçoğunda Dünya’da en önemli tedarikçiyiz. Dolayısıyla ülkemiz için büyük bir şans. Türkiye, kekikte dünya üretiminin yüzde 65’ini ve defnenin yüzde 95’ini sağlıyor. Yine adaçayı, biberiye, ıhlamur, meşe palamudu da en önemli odun dışı orman ürünlerimizden. Odun dışı orman ürünleri üretim sahalarının envanterinin çıkarılması, daha sonra artan talebi karşılamak amacıyla, orman tali ürünleri dikiminin yapılmasının sağlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Kağıt için endüstriyel plantasyon alanları kurulmalı

Türkiye’de kâğıdın ham maddesi olan selüloz üretiminin yetersiz olduğuna dikkati çeken Yağcı, konuyla ilgili şöyle konuştu; “Bunun için de yine endüstriyel plantasyon alanlarının kurulması şart. Bu kapsamda, Endüstriyel Ormancılık Yasası’nın da çıkarılmasını da talep ediyoruz. Endüstriyel plantasyon alanlarının kurulmasının yanı sıra Selüloz üretim tesislerinin kurulması desteklenmeli. Türkiye’de kağıt üretiminde selüloz ve hurda kağıt hammaddeleri kullanılıyor. bugün itibariyle kağıt geri dönüşüm sanayisi yılda 4.5 milyon ton üretim kapasitesine ulaşmasına rağmen, yurtiçinde toplanan hurda kağıt tonajı bu ihtiyacı karşılamada yetersiz kalıyor ve geri kazanılmış hurda kağıttan üretim yapan firmalar artan hurda kağıt ihtiyacını ithalat yaparak karşılıyor. Bu durum dikkate alınarak, geri kazanılmış kâğıt veya karton döküntü, kırpıntı ve hurdaları ihracatının kayda bağlı malla listesine dahil edilmesi, bu olamıyorsa karışık kağıt atıklarla, geri dönüşüm için çok değerli olan birinci hamur kağıt ve kartonların ayrılması ve bu şekilde ihraç edilmesi yararlı olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.

Panasonic verimli toplantı odası işbirliğine yönelik kablosuz sunum sistemini piyasaya sürüyor
Ekranlar ve projektörler için kablosuz tak ve çalıştır sunum sistemi satışa sunuluyor.
Panasonic, basit ve verimli toplantı odası, ortak toplanma alanı ve sınıf işbirliğine yönelik olarak tasarlanmış Panasonic Kablosuz Sunum Sistemi’ni duyurdu. Sistem, aynı anda dörde kadar sunucunun Panasonic ekranlarında veya projektörlerinde görsel içeriği ve ses içeriğini görüntülemesine imkan veriyor, kablo ihtiyacını ortadan kaldırıyor ve farklı bilgisayarlar arasında geçişi kolaylaştırıyor.
Panasonic birinci sınıf ekranlarıya kablosuz sistem
Kullanıcıların verici düğmesini bilgisayarlarının USB ve HDMI girişlerine bağlamaları ve içeriği ekranda paylaşmak için sadece düğmeye basmaları yeterli. Herhangi bir ayarlama, yazılım veya sürücü kurulumu gerektirmiyor.
İlki set üstü kutusuyla temel sistem ve ikincisi de SDM kart alıcısıyla kablosuz sistem olmak üzere kablosuz sunum sisteminin iki versiyonu bulunuyor. SDM alıcısı, Panasonic SQ1 ekranlarının Intel® SDM genişletme yuvasına tamamen oturacak şekilde tasarlanmış olup, bilgisayarla ekran arasında herhangi bir kablo bağlantısı gerektirmiyor ve alan sınırlamasıyla ilgili sorunları ortadan kaldırıyor. Alıcının bağlanacağı bir SDM yuvası bulunmayan Panasonic ekranları ve projektörleri için sistemin set üstü kutu versiyonu kabloyla cihaza bağlanabiliyor.
Diğer bazı sistemlerin aksine bilgisayar için özel bir yazılım kurulumuna ihtiyaç duyulmuyor. Kullanıcının, bilgisayar ekranını görüntülemek için bilgisayara bağlanmış verici üzerindeki bir düğmeye basması yeterli. Sunum yapan kişinin bilgisayarı, sadece bir düğmeye basılarak değiştirilebiliyor.
Donanım işleme özelliği kullanılarak elde edilen yüksek kaliteli görseller, full HD çözünürlük için görüntü sıkıştırmayı ve sıkıştırılmış görüntüleri açmayı mümkün kılıyor. Video içeriğe sahip sunumlar da destekleniyor. Kablosuz iletim IEEE802.11ac ile uyumlu.

Brexit sonrası İngiltere – Türkiye görüşmeleri başlıyor

İngiltere’nin 47 yıl sonra Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı sonrasında 11 aylık geçiş dönemi dünyanın gündeminde.

Egeli ihracatçılar, Türkiye’nin 2019 yılında en fazla ihracat yaptığı ikinci, Ege Bölgesi’nin en çok ihracat yaptığı üçüncü Pazar olan İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki müzakereleri yakından takip ediyor.

Takvim işliyor, üç alternatif var

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, sıfır gümrük vergisi ve sıfır kotanın da dahil olduğu serbest ticaret anlaşması ya da Türkiye’deki gibi Gümrük Birliği gerçekleştirilmesinin seçenekler arasında olduğunu tarafların Türk ihracatçısına ilave gümrük vergisi doğurmayacak bir anlaşmaya varmalarını beklediklerini kaydetti.

Heyet 27 Şubat’ta Türkiye’de

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın son İzmir ziyaretinde hem İngiltere hem de AB ile Türkiye’nin mutabık kaldığını, İngiltere’den 27 Şubat’ta bir heyetin Türkiye’ye geleceği bilgisini paylaştığını hatırlatan Eskinazi, “İngiltere 10 milyar 748 milyon dolarlık ihracat ile Türkiye’nin ikinci büyük ihraç pazarı. EİB’nin ihracatında ise; 831 milyon dolarlık tutarla üçüncü sırada. İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın gündeme getirdiği, AB ile Kanada arasında yapılan serbest ticaret anlaşması benzeri bir anlaşma. Türkiye’nin bu konuda bir anlaşma yapabilmesi için öncelikle İngiltere ile AB’nin anlaşması gerekiyor. İki taraf anlaştığında Türkiye ile İngiltere arasında ise; Gümrük Birliği ilişkisinin yerini alacak Serbest Ticaret Anlaşması, Türkiye için büyük önem arz ediyor. Gümrük vergisi ödemeden ihracat yapmaya devam etmek istiyoruz. İlişkimizi korumamız, aynı zamanda yeni sektörleri ekleyerek ekonomik bağlarımızı güçlendirmemiz lazım” diye konuştu.

Roche Diagnostik Türkiye’nin Satış Sonrası Destek Direktörü Daniel Weber oldu

2009 yılından beri Roche Diagnostik bünyesinde farklı görevlerde bulunan Daniel Weber, kariyerine Türkiye’nin Satış Sonrası Destek Direktörü olarak devam edecek.

Roche Diagnostik, Türkiye’deki Satış Sonrası Destek Direktörlüğü’nü Daniel Weber’e emanet etti. 2009 yılından beri Roche Diagnostik bünyesinde farklı görevlerde yer alan Weber, 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle Roche Diagnostik Türkiye’nin Satış Sonrası Destek Direktörü olarak görev yapmaya başladı.

Tulln Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü mezunu olan Daniel Weber, Roche Diagnostik Avusturya’da Uygulama, Müşteri İlişkileri Yönetimi ve Pazarlama alanlarında pek çok farklı sorumluluğu ve projeyi yürüttü. 2015 yılından bu yana ise, Satış Sonrası Destek Direktörü olarak görev yapıyordu.

Yeni Panasonic LCD taşınabilir projektörler ultra uzun kullanım ömrü, düşük toplam sahip olma maliyeti ve yüksek kontrastlı görüntü kalitesi sunuyor
Taşınabilir PT-LB426 Serisi ve Kısa İzdüşümlü PT-TW381R Serisi LCD Projektörler ofis ve sınıflar için kontrastı, bağlanabilirliği ve esnekliği artırıyor.
Panasonic, ISE 2020’de altı taşınabilir PT-LB426 Serisi ve dört kısa izdüşümlü PT-TW381R Serisi LCD projektör modelini içeren, uygun maliyetli iki LCD projektör serisini tanıtıyor. Mevcut ürün çeşitlerini daha yüksek kontrastlı görüntüler ve daha geniş bağlantı seçenekleriyle güncelleyen bu yeni seriler, Nisan 2020’de satışa çıkacak.

Her iki seri de iyi aydınlatılmış sınıflarda ve toplantı alanlarında kullanım ömürleri boyunca neredeyse hiç bakım gerektirmeden mükemmel netlikte görüntüler sunuyor. Bu yeni projektörler kolay taşınmaları, sezgisel kullanımları ve kurulum esneklikleriyle tüm personelin uygun, yüksek kaliteli görsellerden kolayca faydalanmasını sağlıyor.
“Panasonic Business Avrupa Pazarlama Müdürü Hartmut Kulessa, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Bu pratik güncellemeler ve operasyonel maliyet tasarrufu; işletmelere, eğitim kurumlarına ve kurumların personeline kazanç sunuyor. Sunum yapan kişiler bas ve çek özelliğinin sağladığı kolaylıkla profesyonel görüntüler sunarken, yöneticiler yüksek güvenilirlik ve daha düşük bakım gereksiniminin keyfini çıkarıyor. Bu ürünler, Panasonic’in en büyük küresel etkinliklerden en küçük toplantı odaları ve sınıflara kadar pazarın tüm seviyelerine dünya çapında rekorlara sahip A/V çözümleri sağlama taahhüdünün bir kere daha altını çiziyor.”
Yapay Işıkta Doğal Görüntü Kalitesi
Güncellemeyle birlikte tüm modeller, iyi aydınlatılmış ortamlarda görüntü kalitesi sunmak için kendilerinden önceki ürünlerden %25 daha yüksek kontrasta sahip. Yüksek 20.000:1 kontrast, 4100 lm[1] (XGA) parlaklık ve ayrıntılı HD görüntü üretimiyle (WXGA modelleri) güçlendiriliyor. Panasonic’in Daylight View Lite özelliği, ortam ışığını otomatik olarak algılıyor ve görüntülerin net olmayacağı durumlarda rahat görüntü sağlanması için projeksiyonu optimize ediyor.
Düşük Bakım Gereksinimi ve Uzun Kullanım Ömrü
Her iki seri de toplam sahip olma maliyetini düşük seviyelere çekiyor. Orijinal bir düşük bozunum lambası ECO Modunda (tam parlaklıkta 10.000 saat*4) 20.000 saat[2] kullanım ömrü sunuyor ancak 10.000 saat[3] kullanım sonrasında filtrenin değiştirilmesi tavsiye ediliyor. Değiştirme süreci, projektörler tavana monte edildiğinde erişilebilen yandaki panel kapısıyla gerçekleştiriliyor. Bu ünitelerin kullanılmasıyla sarf malzemesi stoklarını azaltıp maliyetten tasarruf edilirken, sadece ağ modellerinde bulunan erken uyarı fonksiyonlarına Sahip Çoklu İzleme ve Kontrol Yazılımı[4] bir problem ortaya çıkmadan önce uyarı gönderebiliyor. Böylece acil durum aramalarının azalmasını ve planlanmamış arıza süresinin kısalmasını sağlıyor.
Esnek Kurulum, Kolay İşletim
Bu esnek projektörler, bir masa üzerinde veya tavanda kolay kurulum imkanına sahip. PT-LB306 hariç tüm modeller, çift HDMI® girişine ve çift D-sub bilgisayar girişlerine[5] sahipken ağ modellerini, bilgisayar veya mobilden kablosuz ekran projeksiyonu için medya akış çubuklarını veya tercihe bağlı olarak AJ-WM50[7] modüllerini destekleyecek 5 adet V/2 A USB çıkışı[6] özelliğine sahip.
TW381R’nin etkileşimli becerileri, ekran üzerinde gösterimi ve daha sonra dağıtım için çalışmayı bir görüntü dosyası olarak kaydetme özelliğini destekleyen bilgisayar için akıllı tahta yazılımıyla artıyor. TW381R Serisi, 80 cm veya daha az mesafeden[8] 80 inçlik bir görüntüyü ekran gölgelemesi olmadan yansıtabiliyor. PJLink™ ve PC tarayıcı kontrolü ağ modellerinde de mevcut.
LB426 Serisi, kurulum serbestliği için 1,2x yakınlaştırma lensi, genişletilmiş V/H Keystone Düzeltmesi[9] (H: ±35 °, V: ±35 °) ve çarpıklık içermeyen projeksiyon için LB306 hariç Kavisli Ekran Düzeltmesi içeriyor. Dahili 10 W[10] hoparlör, mikrofon girişi ve ses pin çıkışı, odadan odaya taşınması kolay, bağımsız bir medya sunum paketi içerisinde tasarlanıyor.

Leitz WOW serisinin yeni ürünleri satışa sunuldu
Leitz, WOW serisinin göz alıcı renkleriyle ofisleri canlandırıyor.

Alman kırtasiye devi Leitz®, çok satan WOW ailesine yeni masaüstü ve dosyalama ürünlerinin katıldığını duyurdu. Serinin yeni ürünlerinde sarı, yeşilin daha taze bir tonu, klasik siyah ve beyaz renklerinin yanı sıra bazı ürünlerde bu renklerin üzerinde desenler yer alıyor.

İlk olarak 2010’da piyasaya çıkan Leitz WOW serisinin renkleri, zımbadan delgeçe, saatlerden kupalara birçok üründe kullanılıyor ve ofisleri modernleştiriyor. Kullanıcılarının tarzlarını ve kişiliklerini yansıtmasını sağlayan bu renkler aynı zamanda çalışma alanlarına kişisel dokunuş yapmalarına imkan tanırken verimliliklerini ve mutluluklarını da artırıyor.

WOW ürünlerinde kullanılan yeni renkler, şirketin renk trend uzmanlarıyla işbirliği içinde oluşturuldu. Yeni sarı renk, seriyi moda ve iç tasarım dünyalarında meydana gelen en popüler trendlerle buluştururken, bu alanlardaki uzmanların da görüşlerini yansıtıyor. Seride kullanılan yeşil renk de daha taze bir tonla yenilendi. Bu sırada yeni eklenen siyah ve beyaz renkler de WOW serisinin dikkat çekmesini sağlıyor.

WOW yelpazesindeki seçili ürünlere uygulanan yeni dokulu yüzey, kullanıcıların WOW ürünleriyle çalışma alanını göz alıcı hale getirebilmesini, şekillendirebilmesini ve geliştirilebilmesini sağlayan bir tasarım oluşturuyor.

Seri, kullandığı renklerin temsil ettiği kimliklerden güç alıyor. Mesela,

  • Mavi ve Buz mavisi – son derece taze ve çok yönlü kullanım sunan oturmuş bir renk
  • Pembe – canlı bir atmosfer yaratıyor.
  • Yeşil – modern ofis tasarımlarındaki en önemli renklerden birisi.
  • Mor – belirgin, modern ve her zaman trend.

Serinin yeni ürünleri hakkında konuşan ACCO Brands EMEA Türkiye Pazarlama Müdürü Özlem Ankaralı Efe, “140 yıldan fazla yüksek kaliteli ürün üretme deneyimine sahip Leitz, WOW serisiyle hayranlık uyandırıyor. Yeni fikirleri benimsemek isteyen veya enerjik bir ofis ortamı yaratmak isteyen herkes için WOW serisini dönüşen ofis trendlerine göre yeni renklerle güncelledik.”

Leitz, yeni ürünlerini kampanyayla kutluyor!
Müşteriler, 2020 yılı boyunca yaptıkları her 150 TL veya üzeri alımlarında, 150 TL için WOW termos bardak, 300 TL ve üzeri alımlarda ise WOW duvar saati (veya 2 adet termos bardak) kazanıyor. Kullanıcılar, kampanya web sitesine fatura yükleyerek veya kampanyaya katılan online mağazalardan satın aldıkları ürünle beraber alabiliyor.

Motobike Istanbul 2020 yine sürprizler ile çok renkli

Messe Frankfurt Istanbul tarafından organize edilen motosiklet ve bisiklet sektörünün bölgedeki en kapsamlı etkinliği olan Motobike Istanbul, sektörle 12. buluşmasına hazırlanıyor. 20–23 Şubat 2020 tarihleri arasında Motosiklet Endüstrisi Derneği (MOTED) ve Motosiklet Sanayicileri Derneği (MOTODER) desteği ile İstanbul Fuar Merkezi Yeşilköy’de düzenlenecek olan fuara aralarında ABD, Almanya, Avusturya, İtalya, Japonya, Kanada, Fransa, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, Hindistan, Tayvan, İspanya ve Pakistan‘ın da yer aldığı 24 ülkeden 250’nin üzerinde firmanın katılması bekleniyor. Fuara katılacak firmaların arasında BMW, Brixton, Ducati, Honda, Harley Davidson, KTM, Kral, Kuba, CF Moto, Vespa, Volta, SYM, Bajaj, Peugeot, Polaris, Moto Gusto, Mondial, Husqvarna, Triumph, TVS, Yamaha, Yuki gibi dünya devleri de olacak.

Motosiklet satışlarının yüzde 40’ının gerçekleştiği fuarı bu yıl 100 binin üzerinde yerli ve yabancı profesyonelin ziyaret etmesi de bekleniyor. Fuar da en yeni bisiklet ve motorsiklet ürünleri tanıtılırken elektrikli motosikletler, bisikletler ve scooterlar‘da ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Ayrıca Maserati’nin elektrikli scooter’i ve Kawasaki’nin elektrikli bisikleti Türkiye’de ilk defa Motobike Istanbul 2020’de görücüye çıkacak.

Her yıl güçlü sponsorları ile kapılarını açan Motobike Istanbul’un bu yıl Ana Sponsoru madeni yağ sektörünün dev markası MOTUL olurken, Garanti BBVA fuarın Platinum ve Academy Sponsoru, Aytemiz Akaryakıt Sponsoru, Quick Sigorta Sigorta Sponsoru, OMM Eğitim Sponsoru, Metro FM ise Radyo Sponsoru oldu.

Fuarın erken dönem avantajlı biletleri Biletix üzerinden satışa sunuldu. Perşembe ve Cuma günü biletler kadınlar ve öğrencilere yüzde 50 indirimli olacak.

Custom motosiklet güzellik yarışması ilk kez düzenlenecek

Motobike Istanbul’da bu yıl birçok ilke imza atılacak. Fuarda Airbrush İstanbul tarafından özel tasarlanacak 2 adet Motobike Istanbul kaskı sosyal medya üzerinden yapılacak çekilişle hediye edilecek. Custom alanında Çağlayan Coşar tarafından fuar için tasarlanan ve gravür sanatıyla yapılan Joker konseptli çalışma gibi özel motosikletler sergilenecek. Motobike Istanbul’un en ilginç etkinliklerinden biri de ilk kez Custom Motosiklet Güzellik Yarışması olacak. Yarışma ile ilgili detaylara www.thecustomfest.com adresi üzerinden ulaşılabilir

Fuar boyunca Garanti BBVA sponsorluğunda Motobike Academy kapsamında düzenlenen seminerler ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Bu çerçevede motosiklet eğitimleri, motosiklet influencerları ile söyleşiler, Dakar’da yarışan Türk motosiklet sporcularıyla sohbetler ve Custom motosikletler üzerine söyleşiler yapılacak.

En Yeni Modeller ve Teknolojiler Bu Fuarda Duyurulacak

Messe Frankfurt İstanbul Yönetici Ortağı Tayfun Yardım, fuarla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Dünyanın lider fuar organizatör şirketi Messe Frankfurt’un portföyündeki ilk motosiklet fuarı olan, sektörün en önemli organizasyonu Motobike Istanbul’a ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Her yıl bir adım daha ileri götürmeyi hedeflediğimiz Motobike Istanbul’da 2019 yılında 255 katılımcı 99,231 ziyaretçi ile bir araya geldi. Her yıl motosiklet satışlarının yüzde 40’ı 4 gün süren fuarımızda yapılıyor. Katılımcılar en yeni modelleri keşfederken gelişen motorsiklet ve bisiklet teknolojileri ile de tanışıyorlar.

Messe Frankfurt İstanbul’un 2019 yılında başlattığı ‘Karbonsuz Uçuş’ projesiyle sürdürülebilirliğe destek verdiğini kaydeden Yardım, “Bu projemiz çerçevesinde önemli miktarda fidan diktik ve dikmeye devam edeceğiz. Türkiye’de düzenlediğimiz etkinlikler için Sıfır Karbon Fuarı projemiz devam edecek. Motobike İstanbul dünya çapında katılımcıya ve ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Bu yıl da hedefimiz fuarımıza katılan ve ziyaret eden her kişi için uçuş millerini karbon ayak izini hesaplayarak fidan dikmeye devam etmek. Bu proje ile Türkiye’nin ilk Sıfır Karbon Fuarı projemizi başlatmış olacağız” diye konuştu

PIRELLI, FTSE4GOOD ENDEKSİNDE LİDER OLDU

Milano – Pirelli; çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularındaki taahhütleriyle FTSE4Good İndeks Serisinde maksimum 5 puan üzerinden 4,6 ile Lastik ve Tüketim Ürünleri sektörlerinin tepesinde yer aldı ve ESG Sektör Lideri oldu.

Londra Menkul Kıymetler Borsası tarafından kontrol edilen bir şirket olan FTSE Russell’ın hazırladığı FTSE4Good indeksleri, büyük global pazarlardaki şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını ölçüyor ve yatırımcılara sorumlu yatırım fonları ile diğer ilgili yatırım ürünleri oluşturmaları ve değerlendirmeleri için bir referans noktası sağlıyor.

Türk doğal taş sektörü Katar’dan ihracat bağlantılarıyla döndü

En büyük ihraç pazarı Çin’de yaşanan corona virüsü salgını nedeniyle alternatif pazar arayışına giren Türk doğal taş sektörü, pazar çeşitliliğini arttırmak amacıyla Katar’a “Sektörel Ticaret Heyeti” organize etti. 9 Türk firması, 33 Katarlı firma ile verimli ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

Renk ve desen zenginliği ve dünya doğal taş rezervlerinin yüzde 38’i ile dünya lideri olan Türk doğal taş sektörü, Katar’da 2022 yılında yapılacak Dünya Futbol Şampiyonası için inşa edilecek statlar, oteller ve hava alanlarında Türk mermeri kullanılması için Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin, “Doğaltaş Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın Geliştirilmesi” isimli URGE Projesi kapsamında Katar’a çıkartma yaptı.

Katar’ın önümüzdeki yıllarda 150 Milyar ABD Doları büyüklüğünde konaklama tesisleri, stadyumlar ve ulaşım terminalleri inşa edeceğini dile getiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, doğal taş sektöründe ihraç pazarlarını çeşitlendirmek amacıyla Katar’ı hedef pazar olarak gördüklerini, organizasyonun da çok verimli geçtiğini kaydetti.

Sektörel Ticaret Heyeti’ne katılan 9 firmanın Katarlı ithalatçı firmalarla onlarla ikili iş görüşmesi yaptığı bilgisini veren Kaya, “Katar’da ikili iş görüşmeleri yanında büyük ithalatçı firmaları ve önemli projeleri yerinde ziyaret ettik. Katar’ın önümüzdeki 6 yıl boyunca doğal taş talebinin artmasını bekliyoruz. Capri, Crema Marfil, Dark Emperador, Blanco Macael, Muğla Beyaz ve Estremoz tipi taşlar Katar pazarında en çok talep edilen taşlar. Türk doğal taş sektöründeki renk ve desen zenginliği elimizi güçlendiriyor. Katar’ın yıllık 200 milyon dolara ulaşan doğal taş ithalatında Çin, İtalya ve İspanya’nın ardından dördüncü sıradayız. Hedefimiz Katar’ın doğal taş tercihinde birinci ülke konumuna yükselmek. İki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin tarihinin en iyi seviyesinde oluşu bizim elimizi güçlendiriyor” diye konuştu.

Türk müteahhitlik firmalarının başarısı doğal taş sektörü için fırsat

“Katar’ın hem işlenmiş, hem de blok taş ithal ediyor oluşu, Katar’ı Türk doğal taş sektörünün tamamı için bir hedef pazar haline getiriyor” diyen EMİB Başkanı Kaya, Katar Ticaret Heyetinin ziyaret sırasında Katar’daki mimarlık ofisleri ile bir araya gelme yanında, Expo Turkey by Qatar Fuarını da ziyaret ettiğini dile getirdi. Kaya, “Katar’daki Türk müteahhitlik firmalarının tamamladığı veya sürdürmekte olduğu projelerin toplam tutarı yaklaşık 6.7 milyar dolar, takip ettikleri projelerin toplam tutarı da 1 milyar dolar civarında. Müteahhitlik firmalarımızın bu başarısı Türk doğal taş sektörünün elini güçlendiriyor. Türk doğal taş sektörü Katar pazarında kısa sürede önemli büyüme gösterecek. Sektörel Ticaret Heyetimiz bu sürecin hızlanmasına katkı sağlayacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Katar Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti’nin Katarlı firmalarla gerçekleştirdiği İkili İş görüşmelerine Türkiye’nin Katar Büyükelçisi Fikret Özer ve Doha Ticaret Müşaviri Burak Güreşci’de katıldı.

Büyükelçi Özer ve Ticaret Müşaviri Güreşci Katar pazarı ile ilgili Türk firmalara bilgiler sundu.

Katar Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyetine şu firmalar katıldı; “Şenler Maden Sanayi ve Tic. Ltd. Şti., Lion Stone Art, NSA Natural Mermer Müh. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti., Ege Jeoteknik Müh Sond. Mad. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., Pikas Dış Ticaret Ltd. Şti., Hürtaş Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti., Çizgi Mermer ve Granit San. ve Tic. Ltd. Şti., Alpay Mermer Mad. İnş. Taah. Nak. İhr. ve San. Tic. Ltd. Şti., ve Alimoğlu Mermer Granit San. Tic. A.Ş.”

İŞİNİ AŞK’LA YAPAN GETSS TAKI YILIN EN TREND MARKASI OLDU!

BEST of YEAR AWARDS 2020 Yılın En’leri Ödülleri Töreni’nde, Getss Markası Yılın En Trend Takı Markası Seçildi…

Banu Noyan ve Ata Çağlayan’ın düzenlediği, Özge Ulusoy ve Serkan Tan’ın sunuculuğunu üstlendiği Best of Year Awards – Yılın En’leri Ödülleri, İstanbul Lazzoni otelde sahiplerini buldu. Ünlülerin akın ettiği gecede, hem ünlüler hemde markalar ödül yağmuruna tutuldu.

Bir hayalle bu yola çıktık mottosuyla çıkış yapan Getss Takı Markası, kuruluşunun ilk yılında ödülle taçlandırılarak geceye damga vurdu. Getss Markası Kurusucu Ahmet BALABAN’ın sahneye koşarak girmesi salonda büyük bir enerji oluşturdu. Ödülünü Özge Ulusoy’dan Alan Sn. BALABAN; “Biz İşimizi AŞK İle Yapıyoruz“ dedi. 38 yıldır takı sektörünün içinde olan Getss takı, birçok ünlülerle iş yapmış olmasının yanında diğer müşterilerininde istek ve görüşlerini ön planda tutmayı hedefleri arasına almayı başarmıştır. Getss Marka Kurucusu olan Ahmet BALABAN “Dünyanın En Başarılı Takı Firması” olacaklarını söylemiştir. 1982 yılından itibaren sektörde imalatçı ve toptancı olmanın verdiği tecrübe ile yola çıkan Getss Markası, Kurucusu Ahmet BALABAN’ın enerjisi ile online mağazaya taşındı. Getss Takı Online’da gösterdiği başarılar ile ilk yılında ödüle kavuştu. Rakiplerine göre en fazla ürün çeşidini tek bir kanalda müşterilerine sunan Getss Takı, En Trend Modelleri Online Satış Mağazaları’nda satma konusunda oldukça ısrarlı. Getss Kurusucu Sn. BALABAN; “Piercing Türkiye’de ilk moda olduğunda milyonlarca Piercing sattık. Trend ürünlerin haberini ilk bizden alabilirsiniz” dedi.

Ödül törenin devamında ise; Yaz aylarında beynindeki kitle nedeniyle ameliyat olan ve tedavisi devam eden Nur YERLİTAŞ “Onur Ödülü” Aldı. Ünlü Modacı ödül törenine gelmeden önce dişinin kırıldığını belirterek ödül gecesine katılan konuklardan özür diledi.

Yılın söz yazarı ödülünü alan Deniz Seki Ödülünü başına koydu. Sn. SEKİ; “Çok zor günleri geride bıraktım görmediğim ve yaşamadığım kalmadı işte bu nedenle ödülümü başımın üstüne koyuyorum” dedi.

BEST of YEAR AWARDS 2020 Yılı En’leri gecesinde ödül alan diğer isimler ise; Yılın Şef’i Danilo ZANNA, En Başarılı Biyografi Filmi Mustafa USLU “NAİM-CEP HERKÜLÜ”, En iyi proje albümü Behzat GERÇEKER, En iyi yazar ve oyuncu Ali POYRAZOĞLU, En Uzun soluklu televizyon dizisi ARKO SOKAKLAR ve Yılın dikkat çeken sosyal sorumluluk video klibi Tuğba ÖZAY oldu.

DİAMOND CHALLENGE İLK KEZ TÜRKİYE’DE BÜYÜK ÖDÜL 100.000 $

ABD’nin Delaware Üniversitesi’ne bağlı Dünyanın lise öğrencileri için en üst düzey girişimcilik yarışması olan Diamond Challenge, EGİAD Ege Genç İş İnsanları Derneği ve ABD’nin Horn Entrepreneurship (Üniversiteye bağlı girişimcilik merkezi) aracılığıyla ilk kez Türkiye’de ve İzmir’de düzenlendi. Dünyanın dört bir yanındaki lise öğrencilerine girişimciliği ilk elden deneyimleme imkânı sunan bu program, Türkiye’de ilk kez Ege Genç İş İnsanları Derneği partnerliğinde İzmir’de gerçekleşmiş oldu.

Program kapsamında 31 liseli girişimci ekip başvuru gerçekleştirmiş olup, ön elemeyi geçen 11 ekip ise, 10 Şubat’ta EGİAD Dernek Merkezi’nde düzenlenen Türkiye elemesine katılım gösterdi. Pitch Day Event (organized by EGİAD) başlığı altında gerçekleşen finalde, 11 ekipten birinci gelen ekip; kullanıcıların hem Android hem de Apple Store üzerinden elektrik / su ve doğal gaz faturalarına / tüketimlerine anında erişebilecekleri bir uygulama oldu. Amerikan Koleji’nden Ayes Group olarak geçen ve Selin Sayıner – Arda Akbulak – Yaman İldem – Eda Balcıoğlu isimli öğrencilerden oluşan grup 16 – 18 Nisan’da ABD’de Diamond Challenge Summit etkinliğinde Türkiye’yi temsil ederek global sahnede büyük ödül olan 100.000$ için yarışmaya hak kazandı.

Lise öğrencileri için Dünyanın en önemli girişimcilik yarışması olan Diamond Challenge, Ege Genç İş İnsanları Derneği EGİAD’ın proje ortaklığı ile ilk kez Türkiye’de yapıldı. Delaware Üniversitesi’ne bağlı girişimcilik etkinliği Diamond Challenge sayesinde, lise öğrencileri girişimciliği ilk elden deneyimleme imkânı yaşadı. Gençlerin kendilerini geliştirerek hızla değişen dünyamıza adapte olmalarını sağlamak amacıyla yeni nesil projelerin arkasında duran EGİAD, önemli bir organizasyona daha imza atmış oldu. Dünyanın dört bir yanında organize edilen, Türkiye ayağı ise ilk kez EGİAD tarafından gerçekleştirilen Diamond Challenge, öğrencilere, eğitimcilere ve destekçilere girişimcilik ruhu aşılayan ve becerilerini geliştiren en önemli projeler arasında gösterilmekte. Lise öğrencilerinin fikirlerini bir üst seviyeye çıkaran, 100.000 dolar ödül ve kaynak sunan yenilikçi bir girişimcilik yarışması olan Diamond Challenge (powered by Delaware Universty) Türkiye finalinde konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, Ege Genç İş İnsanları Derneği olarak 2011 yılından bu yana girişimcilik konusunu gündemde tuttuklarına dikkat çekerek, “Girişimcilik üzerine her geçen yıl farklı projeler ilave ederek farkındalık yaratmaya, eğitimler vermeye, hem girişimcilik hem de melek yatırımcılık kavramlarının yayılımını sağlamaya yönelik faaliyetler yapmaya devam ediyoruz. İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin Hazine Müsteşarlığı’ndan akredite ilk Melek Yatırım Ağı olan EGİAD Melekleri Yatırım Ağı 2015 yılına kurulmuştur. Aynı zamanda Türkiye’de iş insanları derneği olarak bir STK bünyesinde kurulan ilk akredite melek yatırım ağıdır. EGİAD Melekleri bünyesinde bugüne kadar 1500’den fazla girişimci değerlendirmiş ve 9 adet başarılı girişime yatırım yapılmıştır. Şehrimizde ve ülkemizde girişimciliğin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesinin desteklenmesi çok önemlidir. Bu kapsamda öncü olmanın haklı gururunu yaşamaktayız. İzmir’in çeşitli kurumlarıyla yarattığımız ortak sinerji ile İzmir’in inovasyon ve girişimcilik başkenti olacağına canı gönülden inanıyoruz” dedi. İşsizlik oranlarına bakıldığında özellikle genç işsizliği oranının dikkat çekici olduğunu söyleyen Aslan, “Yüzde 20’lerle ifade edilen genç işsizlik oranı gençlerin geleceğe yönelik umutsuzluklarını arttırdığı gibi aynı zamanda ülkemiz açısından çok değerli beyin ve emek gücünün israfı / göçü sayılmaktadır. Bu kapsamda, bu değerli gücü kullanabilmek için özel sektör- devlet işbirliği ile genç girişimciliği teşvik edecek etkin mekanizmalar oluşturulması gerekmektedir. EGİAD Melek Yatırım Ağı, bu mekanizmalar için iyi ve işler bir örnektir” dedi.

DÜNYANIN İLK 20 GİRİŞİMCİ ŞEHRİ

İzmir’deki teknoparklar, sanayi bölgeleri ile insan kaynaklarındaki çeşitliliğin kente farklı fırsatlar sunduğunu anlatan Aslan, “Katma değeri yüksek yatırımları, girişimcilik açısından öncülüğü, teknoloji üssü olmak üzere yaptığı yatırımları ve girişimleri ile İzmir, Türkiye’nin yükselen yıldızı olarak yerini almaktadır. İzmir’de girişimcilik eko-sisteminin son yıllarda kaydettiği gelişme bu alandaki potansiyeli de göstermektedir. İstanbul’un dışında melek yatırımcılık ve girişimcilik alanında en hızlı yol alan kent İzmir olmuştur. Bu bağlamda, EGİAD’ın Hazine Müsteşarlığı’na akredite olan Melek Yatırım Ağı EGİAD Melekleri de giderek artan bir ivme ile girişimci gençler ve genç yatırımcılar arasında güçlü bir köprü rolü oynamaktadır” dedi. İş dünyası olarak özellikle gençlere destek olmayı amaçladıklarını ifade eden Mustafa Aslan, EGİAD Melekleri’nin bu güne kadar 1500’den fazla girişimci genç ile temas kurduğunu belirterek 18 girişimci-melek yatırımcı toplantısı organize ettiklerini ve 9 girişim projesine yatırım yaptıklarını anlattı. Birçok girişimciye mentorluk desteği de sağladıklarını kaydeden Aslan şöyle devam etti: “İzmir Ticaret Odası’nın yeni dönemde girişimcilik konusunda yapmaya başladığı çalışmalar ve Girişimcilik Merkezi projesi de İzmir ekosistemi açısından çok kıymetlidir ve bizleri heyecanlandırmaktadır. İzmir’de girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için öncelikli olarak hem STK’ların hem üniversitelerin hem de diğer ekosistem paydaşları tarafından atılması gereken adımlar bulunmaktadır. Özel sektörün girişimcileri desteklemesi, girişimciler ile işbirlikleri kurması, okulların, öğrencilere girişimcilik bilincini yerleştirmesi, iş insanları arasında melek yatırımcılık farkındalığının arttırılması, girişimcilik ile ilgili etkinliklerin arttırılması, yurtdışında bulunan diğer ağlar ve paydaşlar ile ilişkilerin sürekli olarak geliştirilmesi ve kesintisiz bilgi paylaşımının sağlanması gerekmektedir. Yeni kurmuş olduğumuz EGİAD Think Tank ilk stratejik hedef olarak girişimciliği seçmiştir. Vizyonumuz gelecekte İzmir’in dünyanın ilk 20 girişimci şehri arasında yer almasıdır.”

GENÇ GİRİŞİMCİLİĞE TEŞVİK TALEBİ

İşsizlik oranlarına bakıldığında özellikle genç işsizliği oranının dikkat çekici olduğunu söyleyen Aslan, “Yüzde 20’lerle ifade edilen genç işsizlik oranı gençlerin geleceğe yönelik umutsuzluklarını arttırdığı gibi aynı zamanda ülkemiz açısından çok değerli beyin ve emek gücünün israfı göçü sayılmaktadır. Bu kapsamda, bu değerli gücü kullanabilmek için özel sektör- devlet işbirliği ile genç girişimciliği teşvik edecek etkin mekanizmalar oluşturulması gerekmektedir. EGİAD Melek Yatırım Ağı, bu mekanizmalar için iyi ve işler bir örnektir” dedi. Bu yıl 9. su düzenlenecek olan Diamond Challenge’a dünyanın her yerinden yoğun bir katılım olduğunu belirten Aslan, “Gençler hem fikirlerini geliştirmekte hem de dünyadan harika ekiplerle tanışma fırsatı yakalamakta. Türkiye ayağını ilk kez gerçekleştiren kurum olarak büyük mutluluk duymaktayız” diye konuştu. Diamond Challenge 2020 hakkında bilgilendirme yapan EGİAD Melekleri İcra Kurulu Başkan Vekili Özgür Kılınçlar da bu yıl sadece İzmir’de yapılan bu yarışmanın önümüzdeki yıl Türkiye genelinde düzenleneceğini söyledi. Yarışmanın lise öğrencileri arasında düzenlenen en üst nitelikli yarışma olduğuna dikkat çeken Kılınçlar, herkesin katılımına açık olan yarışmaya ABD’nin 35 eyaletinden başvuru bulunduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından girişimci sunumlarını yapan liseli takımlardan kazanan ekip Türkiye’yi ABD’nin Newark kentinde temsil etmeye hak kazandı.

PROGRAM SÜRECİ DETAYLARI

Türkiye finalinde birinci gelen ekip, 16 – 18 Nisan 2020’de ABD’nin Newark kentindeki Daleware University’ndeki Diamond Challenge Summit Zirvesi’ne katılım gösterecek. Dünyanın lise öğrencileri için en üst düzey girişimcilik yarışması olan Diamond Challenge, Delaware Üniversitesi’ne bağlı girişimcilik etkinliği için bir temel taşı olan Horn Entrepreneurship aracılığıyla yaratılmış bulunmakta. Dünyanın dört bir yanındaki lise öğrencilerine girişimciliği ilk elden deneyimleme imkânı sunan bu program, inovatif fikri olan her bölgeden, her lise öğrencisine yönelik gerçekleştirilmekte, sınırsız girişimcilik bilgisi, tecrübesi ve sonsuz fırsat sunmakta. Ayrıca global ölçekte deneyim, ideathon, pitching, mentorluk ve network erişimi sağlamakta. Başvuranlar için global sahnede tutkularını sunma fırsatı da yaratmakta.


Birinci Ekip : Ayes Group – Advantageous Yielding Effective (Amerikan Koleji)

Selin Sayıner – Arda Akbulak – Yaman İldem – Eda Balcıoğlu

Proje: Kullanıcıların hem Android hem de Apple Store üzerinden elektrik / su ve doğal gaz faturalarına / tüketimlerine anında erişebilecekleri bir uygulamadır.

İkinci Ekip: Serwarm (Amerikan Koleji)

Serra Yıldırım – Aslı Özer

Proje: Şarj edilebilir kutular kullanılarak sipariş edilen yiyecekleri en kolay, en sağlıklı ve en sıcak olarak sunmaktadır

Üçüncü Ekip: Stumigo (TAKEV)

Eda Sorguç – Bulut Uçkun – Anıl Acarer

Proje: Stumigo, etkili online öğrenme / eğitim merkezi, tek bir uygulamada her şeye sahip olduğunuz için kendi öğrenme türünüzü seçme veya keşfetme yeteneğiniz olan bir uygulamadır.

EGİAD Melekleri Jüri Özel Ödülü : Blok Fire (Amerikan Koleji)

Hatice Ece Aydemir – Alara Urunga – Berra Eroğlu

Proje: BlockFire, bugün itfaiye için kullanılan uçakların ve helikopterlerin yapamadığı fırtınalı ve sisli havalarda veya geceleri bile görevlerini kolayca yerine getirebilen bir araçtır.

AURA Suare mimar Emre Arolat’ın katılımıyla gerçekleşti
 Mimarlık ve şehircilik alanında disiplinler arası araştırmaların yapıldığı tartışma ve eğitim platformu “İstanbul Mimarlık ve Şehircilik Araştırmaları Akademisi – AURA İstanbul” tarafından önemli mimar ve tasarımcıların mesleki birikimlerini, yaklaşımlarını ve projelerini paylaşmaları için düzenlenen AURA Suare’nin 2020 yılındaki ilk konuğu ünlü mimar Emre Arolat oldu. 
Mimarlık, kentsel tasarım ve kentsel peyzaj konularıyla ilgilenen genç katılımcılara tek yarıyıllık yoğun bir çalışma ortamı sunan İstanbul Mimarlık ve Şehircilik Araştırmaları Akademisi-AURA İstanbul, deneyimli mimar ve tasarımcıların mesleki birikimlerini, yaklaşımlarını ve projelerini paylaştığı özel etkinlik serisi AURA Suare’nin 2020 yılındaki ilk etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinliğin konuğu “Sığ Popülizmin Uyuşturucu Cazibesine Karşı” başlıklı konuşmasıyla mimar Emre Arolat oldu.
Konuşmasında, sistemin önemli bir hikaye olduğunun altını çizen Arolat, “Biz mimarlar aslında sermayeyi kullandığımız andan itibaren sisteme çalışıyoruz. Bunun içinde toplumsal olarak doğru yapılabilecek, sosyal bağlamda daha toplumcu hale gelecek hamleleri mimar yapabilir mi? Evet, yapabilir. Ben de tam olarak bununla ilgileniyorum, bütün derdim bu. Bunu her türlü projede de yapılabilir görüyorum. Tepe tepe kullanılan projeler tasarlamak beni oldukça memnun ediyor. Yalıkavak’ta marina yapmak da, Esentepe’de Zorlu Center yapmak da… Her türlü insanın bu projeleri gerçekten severek ve isteyerek kullanıyor olmasını seviyorum. Kentlerin bu şekilde sosyal bağlamda çok daha zengin hale geleceğini düşünüyorum” dedi.
Mimarlığı ikiye ayırdığını söyleyen Arolat, “Bir tanesi imza mimarlığı. Bu bence dünyada da en çok talep gören ve okullarda da cazip görülen bir yaklaşım. Nerede olsanız, nereye gitseniz, bir yapıyı gördüğünüzde kimin yapısı olduğunu anlarsınız. Çizgisel tutarlılık vardır, yerine göre uyarlanır. Yer ikincildir, uyarlanması gereken durumdan öteye geçmez. Benim anladığım mimarlık ise bunun tam tersi. Yer, durum, o yerin politikası, demografik yapısı, her türlü verisi, ekonomik yapısı, erişilebilirliği ve sürdürülebilirlik gibi tüm meselelerin iç içe geçtiği tasarım sepetinden bahsediyorum. Biz öyle bir sepeti oluşturuyoruz” ifadelerini kullandı.
“AURA Suare en çok ilgi gören etkinliklerimizden biri olma yolunda”
AURA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Kurtul Erkmen, “AURA Suare ayda bir yaptığımız ve son zamanlarda giderek en çok ilgi duyulan etkinliklerimizden bir tanesi. Burada amaç, sektörde tecrübelerini arkada bırakmış mimar ya da tasarımcıların gençlerle bir araya gelerek, tecrübelerini, projelerini paylaşması. Sıcak bir ortamda bir nevi yatay hiyerarşide buluşulması. İnsanların belki de ismini hepten bildiği ama görmediği, dokunamadığı meslek insanlarıyla burada bir araya gelmeyi önemsediklerini biliyoruz. AURA Suare’de de konuğumuz Emre Arolat idi. Kuşkusuz Türkiye’de mimarlık camiasında öğrencilikten itibaren herkesin yapıtlarıyla tanıdığı bir insan. Yaptığı projeler ve bu projelerin hayata geçme biçimi birçok insanın hayatına dokunuyor. Dini yapıları da, alışveriş merkezleri de, otelleri de var. Hemen hemen her binası neredeyse birtakım spekülasyonlara neden olan tanınmış bir mimar. Dolayısıyla Emre Arolat’ı kendi sesinden, kendi bakış açısıyla, kendi düşünceleriyle dinlemek önemliydi. Buraya katılan birçok mimarın, mesleğe meraklı kişilerin, gençlerin kendi ağzından bir mimarın yaptıklarını nedenselliğiyle birlikte dinleme fırsatı bulmasına çok memnun oluyoruz. Bunu bizler de öğrenciyken tecrübeli tanınmış mimarlar üzerinden deneyimliyor ve çok faydasını görüyorduk. Bunu AURA Suareler vasıtasıyla yaşattığımız için de mutluyuz” dedi.

100 yıllık stil Peaky Blinders’la geri döndü
Her sezonu geniş kitlelerce beklenen Peaky Blinders, heyecanlı ve sürükleyici konusu kadar stiliyle de öne çıkıyor. Morhipo Mag ekibi, bu stili günlük hayatına taşımak isteyenlere özel önerilerini hazırladı.
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İngiltere’de güç kazanan bir gangster ailesinin hikayesini konu alan Peaky Blinders dizisinde, oyuncuların performansı, dönemin ruhunu yansıtan güçlü stille birleşiyor. Morhipo Mag ekibi, izleyenleri zamanda yolculuğa çıkartan dizideki kadın ve erkek stilini günlük hayatına taşımak isteyenlere önerilerini sunuyor.
Erkek stilinde takım elbiseler, yelekler, klasik paltolar, şapka ve bol aksesuarlar öne çıkıyor; sakin ve nötr renklerdeki kıyafetlerde, dokulu kumaşlar tercih ediliyor. Yelek veya modern kravatlar ve papyonlarla kullanabileceğiniz klasik takım elbiseleri kalın tabanlı botlarla kombinleyebilirsiniz.
İkonik paltolar ve kışlık ceketler bu stilin önemli parçalarından. Kadın veya erkek giyiminin en güçlü parçası olan kabanlar son zamanlarda herkesin üstünde daha güçlü bir görünüm yaratıyor. Kaliteli bir kabana mutlaka yatırım yapmalısınız. Uzun kabanlardan çekinmeyin, sizi olduğunuzdan uzun gösterebilecek güçteler!
Olmazsa olmaz takım elbiseler
Bir erkeğin gardırobunu takım elbisesiz düşünmek imkansız. Günümüzde kadın gardırobu için de geçerli bu durum. Beğendiğiniz ve size yakışacağını düşündüğünüz desenler, dokular ve renkleri seçin. Paçalar biraz dar ve kısa oldu mu, tamamdır! Hem bileğiniz biraz gözüktüğünde unutmayın ki uzun kabanlarla olduğu gibi daha uzun görünürsünüz. Takım elbiselerin içine yelek giymek belki hala pek feminen bulunmuyor ama erkekler için kesinlikle olmazsa olmaz!
Gömleklerle fark yaratın
Peaky Blinders ile erkek stilinde en fark yaratan parça ise gömlek. Hakim veya dik yaka olarak bilinen tarz hakkında önceden ne düşünürdünüz bilmiyoruz ama artık trend diyebiliriz.
Vazgeçilmez detay: Şapka
Peaky Blinders kadınları ve erkekleri için bir diğer vazgeçilmez detay ise şapka. Üstelik imzanızı stilinize atmak için sadece şapka şart değil, yakalamak istediğiniz görüntü için fular, eşarp ya da farklı formlarda şapka ya da bere de kullanabilirsiniz.
Kadınlar için şık detaylar
Kadın stilinde ise kazayağı gibi dönemin ruhunu yansıtan desenler; payet, suni kürk gibi avangart detaylar ile ipek, kadife ve saten gibi feminen dokular dizinin stilini yansıtan parçalar olarak öne çıkıyor. Kadınlar için genelde bebe yaka kıyafetler ön planda olsa da boynu zarif bir biçimde gösteren açık yakalar da tercih edilebilir. Hem kadın hem erkekler için bilekleri saran, kaliteli malzemeden üretilmiş, şık bir çift bot tam istediğiniz görünümü verecek. Yine bileği saran ama bu sefer zarafeti vurgulayan saten eldivenler de belki günlük hayatın bir parçası olamaz ama herhangi bir davette şans verilecek kadar ince detaylar olabilirler. İnci kolyeler zamansız bir şıklığa sahipler ve belki kullanmak için değil ama görünüm için cep saati de en az inci kolyeler kadar şık durabilir.

İnşaat Sektörünün Bu Yıldan Beklentisi Yükseldi

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koyan “Hazır Beton Endeksi” 2020 Ocak Ayı Raporu’nu açıkladı. Rapora göre inşaat sektöründen beklenti, 20 ayın en üst seviyesine yükseldi. Ancak bu beklenti ocak ayında inşaat faaliyetlerine tam olarak yansımadı.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektöründeki ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra hızlı bir süre içinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.

THBB, her ay merakla beklenen Hazır Beton Endeksi’nin 2020 Ocak Ayı Raporu’nu açıkladı. Son iki aydır Faaliyet Endeksi düşük seviyede devam etmektedir. Güven Endeksi yükselmekle birlikte eşik değerin altında kaldı. Beklenti Endeksi 20 aydan sonra ilk defa eşik değerin üstüne çıktı ve diğer bütün endekslerin üstünde bir noktaya ulaştı. Beklenti dışında diğer endeksler ocak ayında eşiğin altında kaldı.

Hazır Beton Endeksi 2020 Ocak Ayı Raporu’na göre, bütün endeksler önceki yılın aynı dönemine göre artış sergiledi. Geçen yılın aynı ayına kıyasla geride bıraktığımız ocak ayında sektör bütün göstergelerde iyiye gitmektedir. Bir yıl öncesine kıyasla 2020 ocak ayı daha iyi olmakla birlikte aralık ayına kıyasla sektör 2020 yılına hızlı bir giriş yapamamış görünmektedir.

Ekonomide düzelmenin sinyalleri alınıyor

Hazır Beton Endeksi 2020 Ocak Ayı Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Ocak ayında inşaat sektörü bir yıl öncesine kıyasla daha iyi görünmekle birlikte aralık ayına oranla 2020 yılına hızlı bir giriş yapamamıştır. Ancak, kritik olan nokta sektör oyuncularının beklentisinin 20 aydan sonra ilk defa olumlu tarafa geçmiş olmasıdır. Merkez Bankasının son 5 toplantıda politika faiz indirimi kararının ardından kurda bir sıçrama olmaksızın piyasa faizinin aşağı gelmiş olması, Türkiye’nin CDS seviyesinde ocak ayında görülen düşüş, iktisadi yönelim, PMI endekslerindeki yükselme ekonomide düzelmenin sinyalleridir.” dedi.

Faizlerde gerileme ile birlikte konut kredisine olan ilgi arttı

Jeopolitik riskler ve küresel belirsizlikler söz konusu olsa da bu risklerin henüz inşaat sektörü oyuncularının beklentisini aşağı çekecek seviyede olmadığını ifade eden Yavuz Işık, “Faiz oranlarında gerileme ile birlikte konut kredisine olan ilgi artmıştır. Ocak ayı sonu itibarıyla konut kredisi toplamı 200 milyar TL’yi aşmıştır. Ocak ayı sonu itibarıyla tüketici kredilerinin genelinde görülen 4,5 milyar TL’lik artış iç tüketimde canlanmanın en önemli göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Son beş yılda el değiştiren konutların yarıya yakınının kredi kanalıyla satıldığı düşünüldüğünde iç talep ve tüketici kredilerindeki bu hareketlilik inşaat sektörünün can damarı olmaya devam edecektir.” dedi.

AŞKIN RUHUNU ART DESIGN İLE EVİNİZE TAŞIYIN

Aşkın ve tutkunun vazgeçilmez rengi kırmızı, kişiye özel mobilya tasarımlarıyla ön plana çıkan Art Design’ın Afrodit kanepesinde yeniden hayat buldu. Aşkın temsilcisi Yunan Tanrıçası Afrodit’ten ilham alınarak tasarlanan Afrodit kanepeyle, Sevgililer Günü’nü sadece bir gün değil, her gün yaşayacaksınız.

Sevgililer Günü’ne sayılı günler kala vitrinler de aşkın tartışılmaz rengi kırmızıyla başımızı döndürmeye başladı bile. Aklımıza gelebilecek her ürün, sevginin ruhunu temsil eden kırmızıya bürünmüşken, klişe hediyelerden uzaklaşmayı düşünüyorsanız; sevdiğiniz insana konforlu bir hediye almaya ne dersiniz? Her 14 Şubat, yeni hediyeler ve değişiklikler için en uygun zamanlardan biri olduğuna göre evimizde de yeniliklere yer açmanın tam zamanı. Hem yenilikleri kucaklamak hem de evimizde sevginin gücünü yaşatmak için kişiye özel mobilya tasarımlarıyla adından söz ettiren Art Design, Art Deco tarzındaki Afrodit kanepe ile evlere tutkuyu taşıyor. Kış sezonunun vazgeçilmez dokusu kırmızı ipeksi kadife ile Afrodit kanepe, Sevgililer Günü’nü artık her gün yaşayacaksınız. Kadife ile kırmızının muhteşem uyumunu bir kez daha gözler önüne seren Afrodit kanepe için Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, “Afrodit kanepe, evlerine kırmızının tutkusunu taşımak isteyen müşterilerimiz için aşkla tasarlanmış bir model. Birkaç sezondur, mobilyada en önemli akımlardan biri haline gelen Art Deco tarzını yansıtan Afrodit kanepe, chester modeliyle evinize hem sıcak hem de tutku dolu bir hava katacak’’ açıklamasında bulunuyor. Bu Sevgililer Günü’nde mobilyalarınızı değiştirerek aşk tazelemek istiyorsanız, birçok model alternatifi ve aklınızdaki tasarımların gerçek hallerini bulacağınız MODOKO’daki Art Design Art Deco mağazasına uğramanız yeterli.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Kocasinan belediyesi, enerji verimliliği yüksek projelere odaklandı

Geleceğin Kocasinan’ı inşa ederken ‘Akıllı Şehirler’ çalışmalarına ağırlık veren Kocasinan Belediyesi, enerji verimliliğini ön planda …

%d blogcu bunu beğendi: