Ekonomi-teknoloji haberleri ve TUİK verileri (01.12.2022)

Kültür Ekonomisi ve Kültürel İstihdam İstatistikleri, 2021 Kültür harcamaları %31,8 arttı
Kültür harcamaları 2021 yılında 2020 yılına göre %31,8 artarak 79 milyar 530 milyon 334 bin TL oldu. Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2021 yılında %1,1 olarak gerçekleşti.Genel devlet kültür harcamalarının payı %52,4 oldu
2021 yılında toplam kültür harcamaları içinde genel devlet harcamalarının payı %52,4 oldu. Genel devlet kültür harcamaları önceki yıla göre %25,1 artarak 41 milyar 698 milyon 592 bin TL olurken harcamaların %72,2’si merkezi devlet bütçesinden gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarında en yüksek pay %17,8 ile mimarlık alanında oldu.Hanehalkı kültür harcamasının %20,5’i televizyon ve ekipmanı alımına yapıldı
Hanehalklarının 2021 yılında gerçekleştirdiği kültür harcamalarında; televizyon ve ekipmanı masrafları %20,5, kablolu/özel TV yayın hizmetlerine ödenen ücretler %15,7 ve veri işlem ekipmanları %15,5 paya sahip oldu.Kültürel sektörlerdeki girişimlerin cirosu %61,4 arttı Kültürel sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin cirosu önceki yıla göre %61,4 artarak 145 milyar 186 milyon 559 bin TL olurken, faktör maliyetiyle katma değeri %64,1 artarak 27 milyar 846 milyon 992 bin TL oldu. Katma değerin %20,9’u kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, %13,3’ü sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetleri ve %12,3’ü mücevher ve benzeri eşyaların imalatı alanında faaliyet gösteren girişimler tarafından üretildi.Kültürel mal ihracatı %110,6 artarken kültürel mal ithalatı %29,8 arttı Kültürel mal ihracatı bir önceki yıla göre %110,6 artarak 87 milyar 36 milyon 925 bin TL olurken kültürel mal ithalatı bir önceki yıla göre %29,8 artarak 37 milyar 817 milyon 263 bin TL oldu. Kültürel mal ihracatının toplam mal ihracatı içindeki payı 2021 yılında %4,3 olurken kültürel mal ithalatının toplam mal ithalatı içindeki payı %1,6 oldu.Kültürel istihdam %8,4 arttı
Kültürel istihdam 2021 yılında bir önceki yıla göre %8,4 artarak 642 bin kişi oldu. Kültürel istihdamda olanların %63,1’i 30-54 yaş grubunda, %28,8’i 15-29 yaş grubunda, %7,9’u ise 55 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.
Kültürel istihdamda olanların %40,2’sini yükseköğretim mezunları oluşturdu
Kültürel istihdamda olanların %40,2’sini yükseköğretim mezunları, %36,4’ünü lise altı eğitimliler, %23,4’ünü ise lise ve dengi meslek okulu mezunu olanlar oluşturdu.
Kültürel istihdamın %60,4’ü ücretli, maaşlı veya yevmiyeli olarak çalıştı
Kültürel istihdamda olanların, %60,4’ü ücretli, maaşlı veya yevmiyeli çalışırken, %39,6’sı işveren, kendi hesabına veya ücretsiz aile işçisi olarak çalıştı. Kültürel istihdamda olanların %74,1’i tam zamanlı çalışırken, %25,9’u yarı zamanlı çalıştı. Kültürel istihdamda yer alan kişilerin haftalık ortalama normal çalışma süresi 38,7 saat oldu.
El sanatları çalışanlarının payı %40,0 oldu
Kültürel istihdamın %89,3’ünü kültürel meslek alanlarında, %10,6’sını ise kültürel olmayan meslek alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel istihdamda olanların %40,0’ını el sanatları çalışanları, %19,9’unu mimar, planlamacı ve tasarımcılar, %8,4’ünü sanat ve kültür ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensupları, %7,9’unu ise yaratıcı sanatçılar ve sahne sanatçıları oluşturdu.
Mimarlık ve uzmanlaşmış tasarım faaliyetlerinin payı %10,7 oldu
Kültürel istihdamın %27,9’unu kültürel faaliyet alanlarında, %72,0’ını ise kültürel olmayan faaliyet alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel faaliyet alanlarına göre; mimarlık ve uzmanlaşmış tasarım faaliyetlerinde çalışanların toplam kültürel istihdam içindeki payı %10,7, yaratıcı sanatlar, gösteri sanatları ve eğlence faaliyetlerinde çalışanların payı %4,2, programcılık, yayıncılık ve haber ajanslarının faaliyetlerinde çalışanların payı ise %4,0 oldu.

11.ATHİB Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması için Geri Sayım Başladı

 Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ATHİB) tarafından düzenlenecek Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması 11. yılında büyülü ve heyecanlı bir geceye imza atmaya hazırlanıyor.

Dokuma kumaşın değerini ortaya koyan, tasarımcı adayları ve tasarımcılar için özgür ve yaratıcı bir ruh oluşturmalarını sağlayan ATHİB Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması’nın 11. finali 2 Aralık 2022 tarihinde Hilton Adana Otel’de gerçekleşecek. AKİB 2021 yılı Adana İhracat Şampiyonları ile ATHİB 2021 yılı İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nin ardından düzenlenecek defile ve ödül töreniyle Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması’nın kazananları jüri üyeleri tarafından belirlenecek. Yarışmanın final sunumu öncesinde gerçekleşecek İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’yle AKİB üzerinden Adana ilinde 2021 yılının en fazla ihracat yapan ilk 10 firması ile ATHİB üzerinden 2021 yılının en fazla ihracat yapan ilk 10 firması açıklanarak firmalara plaket takdim edilecek.

T.C. Ticaret Bakanı Dr. Mehmet Muş, Adana Valisi Dr. Süleyman Elban, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, ATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Doğan, ATHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı & ATHİB Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması Yürütme Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve sektör temsilcileri katılım sağlayacak.

Büyük emeklerle geleceğe yön verecek, birbirinden değerli ve gösterişli tasarımların podyumda sergileneceği yarışmanın Koordinatörlüğünü ve Danışmanlığını Nuray Er Bıyıklı, Proje Tasarım Koordinatörlüğünü Özlem Kaya, Sanat Yönetmenliği ve Koreografisini Yasin Soy üstleniyor.

Büyük Ödülün Sahibi Kim Olacak?

Tasarımcıların hayallerinin yarıştığı final gecesi ve ödül töreninde jüri üyeleri tarafından dereceye layık görülen finalistlerden 1.’ye 100.000 TL, 2.’ye 75.000 TL, 3.’ye 50.000 TL para ödülü ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılacak değerlendirme sonrası 2 yıl yurtdışında eğitim imkânı verilecektir.

Dereceye girmeye hak kazanan tüm finalistlere Masaüstü Armürlü Dokuma Tezgâhı ve öğrenim gördüğü üniversiteden birer öğretim üyesi ile birlikte Uluslararası bir Tekstil Fuarı’na katılım sağlama hakkı kazanacaktır.

Petrol Ofisi yoluna Purpose Ajansı Marjinal Porter Novelli ile devam ediyor
Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alan Petrol Ofisi Grubu, 360 derece stratejik iletişim danışmanlığı hizmetleri sunan Purpose Ajansı Marjinal Porter Novelli ile anlaştı.

Bilişimden sağlığa, finanstan sigortacılığa kadar geniş bir sektörel yelpazedeki müşteri portföyüne 360 derece iletişim hizmetleri sunan bir “purpose” ajansı olarak faaliyet gösteren Marjinal Porter Novelli, Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alan Petrol Ofisi Grubu’nun stratejik iletişim ajansı oldu.Petrol Ofisi Grubu, ülke geneli ve yakın coğrafyaya hava, deniz ve kara araçlarında ihtiyaç duyulan tüm yakıt çeşitlerini sağlayabilen tek grup olarak Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alıyor. 1941’den bu yana faaliyet gösteren, akaryakıt, madeni yağlar ve kimyasallar pazarının geleneksel lideri olan Petrol Ofisi Grubu, günümüzde on binlerce kişiye istihdam sağlayan, Türk mühendisliğini gururla ihraç eden dev bir enerji altyapı grubu konumunda.Attığı her adımda ülke ekonomisine sürdürülebilir değer sağlamaya odaklanan Grup, Türkiye’nin en geniş akaryakıt istasyon ağı, 8 akaryakıt terminali, 18 havaalanı ikmal ünitesi, 1 LPG terminali, 120 bin metrekareye kurulu madeni yağ üretim tesisi, yılda çeyrek milyon uçağa yakıt ikmali, 1 milyon metreküplük deniz yakıtı depolama kapasitesi ile sektöre liderlik ediyor; 4 kıtada 30’dan fazla ülkeye madeni yağ ihracatı gerçekleştiriyor. Teknoloji odaklı yenilikçi ekosistem girişimleriyle finansal teknoloji, elektrik tedariki, yenilenebilir enerji, e-oyun ve tüketici finansmanı gibi alanlarda fark yaratan oluşumlara imza atan Petrol Ofisi Grubu özellikle spor ve girişimcilik alanlarındaki çalışmalarıyla toplumsal katılımcılığa ve kapsayıcılığa odaklanıyor.

Yiğit Yaman, AstraZeneca Türkiye Kardiyovasküler Pazarlama Müdürü olduYiğit Yaman, AstraZeneca Türkiye’de Kardiyovasküler Pazarlama Müdürü pozisyonunda yeni görevine başladı.2020 yılında AstraZeneca Türkiye’ye Biyofarma İş Birimi’ne bağlı Kıdemli Ürün Yöneticisi olarak katılan Yiğit Yaman, 1 Kasım 2022 tarihi itibarıyla Kardiyovasküler Pazarlama Müdürü görevine başladı.İstanbul Amerikan Robert Koleji mezunu olan Yiğit Yaman, 2007 yılında başladığı Yeditepe Üniversitesi’nde Eczacılık ve Anadolu Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi programlarını eş zamanlı olarak tamamlamasının ardından, 2015 yılında Bahçeşehir Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Yeditepe Üniversitesi’nde İlaç Ekonomisi alanlarında yüksek lisans eğitimi aldı. Halen Yeditepe Üniversitesi’nde Farmakoloji alanında sağlık ekonomisi uzmanlığında doktora eğitimini sürdürmektedir.Kariyer hayatına 2010 yılında Illinois Üniversitesi Şikago’da Biyoteknoloji araştırma görevlisi olarak başlamasının ardından 2011-2012 yılları arasında sırasıyla Biofarma İlaç, Novartis ve Servier İlaç firmalarında Pazarlama Departmanlarında çalıştı. 2012 yılında Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Askeri İlaç Fabrikası’nda Fabrika Müdür Yardımcısı, 2013 – 2015 yıllarında Servier İlaç’ta Satış Temsilcisi, sonrasında CSL Behring Biyoterapi’de Kilit Hastaneler Müdürü görevlerini üstlendi. 2016 -2017 yıllarında Boehringer Ingelheim’da Bölgesel Medikal Müdür sorumluluğu alarak çalışan Yaman, daha sonra aynı kurum içerisinde sırasıyla Ürün Yöneticisi ve Kıdemli Ürün Yöneticisi olarak görev aldı. 2020 yılında AstraZeneca Türkiye’ye Kıdemli Ürün Yöneticisi olarak katılan Yaman, 1 Kasım 2022 tarihi itibarıyla Kardiyovasküler Pazarlama Müdürü ve ayrıca eş zamanlı olarak Pazara Erişim Rotasyoneri olarak kariyerine devam edecektir.

BAŞKAN GÜLSOY “EKİM’DE 319  MİLYON 852 BİN DOLAR İHRACAT YAPTIK”

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı İhracat rakamlarını değerlendirdi. Kayseri’de Ekim ayında 319 milyon 852 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy, “Küresel resesyon kaynaklı yavaşlamalar olsa da ülke ekonomimiz ihracat öncülüğünde, büyümeye ve yükselmeye devam ediyor. Yıl sonu hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Tüm ihracatçı üyelerimizi ve emektar çalışanlarını yürekten kutluyorum.” dedi.

Başkan Gülsoy, Ekim ayı ihracat rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “TÜİK verilerine göre 2021 yılı Kayseri İhracat rakamları Ekim Ayı 326 milyon 484 bin dolar iken 2022 yılı Ekim ayında 319 milyon 852 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Ocak – Ekim döneminde artış oranı ise geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 11,6 oranında artmıştır. Kayseri ili olarak İthalatımız ise Ekim ayında 113 milyon 841 bin dolar olmuştur. Azalış oranı geçen seneye oranla yaklaşık yüzde 18,5 oranında gerçekleşmiştir. 2022 yılı Ekim döneminde 1’inci ihracat pazarımız Irak, Almanya, Romanya, ABD, Polonya, Rusya Federasyonu, İsrail, İtalya, Birleşik Krallık, Kanada’dır. Rusya Federasyonu ile olan ihracatımız Ekim Ayı içesinde yüzde 190 oranında artış sağlamıştır.” İfadelerini kullandı.

Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun  belirlediği sektörlerden Demir ve Demir Dışı Metaller, Elektrik ve Elektronik, Kimyevi Maddeler ve Mamülleri, Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri, İklimlendirme Sanayi gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri gibi sektörlerinde azalış gerçekleşmiştir.“ dedi.

“KAYSERİ’DEN 10 AYDA 3 MİLYAR 254 MİLYON DOLAR İHRACAT”

Başkan Gülsoy, ihracatta rekor üstüne rekor kırıldığını belirterek şunları söyledi:

“Küresel ekonominin içinden geçtiği süreçte finansmana ulaşımdaki zorluklar, rekor seviyelere ulaşan enflasyon, Taksitli ve uzun vadeli kredilerde yaşanan sorunlar üyelerimizin yaşadığı sıkıntıların başında yer alıyor. İhracatçılarımızın varlıklarını sürdürebilmesi için pazar yönetimi ve alternatif pazarlara yönelmeleri her zamankinden daha önemli bir hal almış durumda. Bu sebeple katma değerli ürünlerle piyasada yer edinmeliyiz. Ülke olarak gelişmek, büyümek istiyorsak; yeni yatırımlar yapmalı, üretmeli, istihdam sağlamalı ve ürettiklerimizi ihraç etme becerisine sahip olmalıyız. Üretimin, istihdamın ve ihracatın yara almadan devam edebilmesi için işletmelerimizin daha çok desteklenmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Kayseri olarak 2022 yılı için 4,2 milyar dolar hedefimizi geçeceğimize inanıyorum. Bunu da mücadeleci ihracatçı üyelerimizin enseyi karartmadan, önce ülkem önce devletim diyerek çalışma azimlerinde  görüyoruz. Şehrimizde ilk 10 ayda ihracatımız geçen seneye kıyasla yüzde 11,6 oranında artarak 3 milyar 254 milyon dolara çıktı.

Bu şehir başarı hikâyeleri yazıyor. Bizlerde başarı hikâyelerinin devam etmesini sağlamak için üyelerimizin dile getirdiği her sorun ve her konunun yakından takipçisiyiz. Her fırsatta üyelerimizin sıkıntılarını dile getiriyor, çözüm önerilerimizi ardı ardına sıralıyor, hazırladığımız raporlar ile her kademede girişimlerde bulunuyor, bulunmaya da devam ediyoruz. Her şeyden önce bu tablonun mimarı tüm üyelerimizi, iş insanlarımızı ve emektar çalışanlarını can-ı gönülden kutluyor, her zorluğa rağmen azimle çalışmalarından dolayı da teşekkür ediyorum.”

Kayseri’nin İhracatı İlk 10 Ayda Yüzde 11,6 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ekim ayı ihracat rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre Kayseri ihracatı ilk 10 ayda yüzde 11,63 oranında arttı.

TÜİK 2022 yılı ekim ayı ihracat verilerini değerlendiren Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci: “Ekim ayında ihracatımız 319 milyon 852 bin dolar olarak gerçekleşti. İlk 10 aylık ihracatımız ise geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 11,63 oranında artarak, 3 milyar 254 milyon dolara ulaştı. 12 aylık ihracatımız ise yüzde 13,07 artarak 3 milyar 948 milyon dolar oldu. Dünya piyasalarından kaynaklı Bir önceki aya göre ihracatımızda yüzde 6’ya yakın bir düşüş olsa da, yeni pazarlarla bu düşüşü telafi etme gayretinde olacağız” dedi.

2022 yılı ekim ayında en çok ihracat yapılan sektörlerin başında mobilya, elektrikli ev aletleri ve kablo geldiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ise Irak, Almanya ve ABD’nin ilk üç sırayı aldığını söyledi.

Başkan Büyüksimitci, “Son 12 aylık ihracatımıza baktığımızda 4 milyar doları yakalamış durumdayız. Bizim hedefimiz 4.3 milyar dolardı. Ama gerek Amerika gerekse Avrupa ülkelerinde yaşanan durgunluktan kaynaklı ihracat rakamlarımızda bir miktar yavaşlama var. İthalatın ihracatı karşılama oranında her zaman olduğu gibi Türkiye’ye göre daha iyiyiz. Biz ihraç ettiğimizin yarısı kadar ithal ediyoruz. Dolayısı ile cari fazla veren bir iliz. Ama inşallah önümüzdeki dönemde daha çok çalışıp yeni pazarlar keşfederek bu durgunluğu aşma gayretinde olacağız. Her şeye rağmen çalışıp üreten ve ihracat yapan tüm ihracatçı firmalarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” şeklinde sözlerini tamamladı.

İnşaat Sektörünün Yapı Taşları BETON 2023’te Buluşacak

Türkiye Hazır Beton Birliği ve TG Expo ortaklığı ile düzenlenen “BETON 2023 Hazır Beton Kongresi ve Fuarı”, hazır beton, çimento, agrega ve inşaat sektörlerini bir araya getirecek. BETON 2023 Hazır Beton Kongresi 15-17 Mart 2023 tarihlerinde; BETON 2023 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ise 15-18 Mart 2023 tarihlerinde Yeşilköy’de İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Hazır beton sektörü, 2021 yılı resmî verilerine göre 4 milyar doları aşan cirosu, 35 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 105 milyon metreküpü bulan üretimiyle Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörü açısından çok önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın en önemli fuar ve kongresine ev sahipliği yapacak olan “Beton 2023”sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturacak.

Türkiye Hazır Beton Birliği ve TG Expo ortaklığı ile düzenlenen “BETON 2023 Hazır Beton Kongresi ve Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı” sektörü İstanbul’da bir araya getirecek. Fuar, Yeşilköy’de İstanbul Fuar Merkezi 9, 10 ve 11’inci salonlarda, 15-18 Mart 2023 tarihlerinde yapılacak.

Ülkemizde üretilen ve kullanılan betonların niteliğinin ve kullanım miktarının artırılması konusunda çalışmalar yapan THBB, 1995 ve 2015 yıllarında ERMCO Avrupa Hazır Beton Kongreleri’ni; 2004-2017 yılları arasında da hazır beton kongreleri düzenlemişti. Sektörün karşılıklı görüş alışverişi ile gelişeceğine inanan THBB, bu sebeple 2023 yılında yeniden bir kongre düzenleme kararı aldı.

Hazır Beton Kongresi Sektöre Değer Katacak

BETON 2023 Kongresi’nde; betonda döngüsel ekonomi ve sürdürülebilirlik; hazır beton sektöründe endüstri 4.0 ve dijitalleşme; beton özelikleri, bileşenleri, tasarımı ve testler; özel betonlar ve uygulamaları; beton yollar ve kara yolu beton güvenlik yapıları; betonda yenilikçi yaklaşımlar ve ürünler; üretim aşamasında ve yerindeki betonda nitelik denetimi; betonun dayanıklılığı (dürabilitesi) ve iç yapı özellikleri; hazır beton sektöründe güncel konular ve yapısal uygulamalar başlıkları altında sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak bildiriler sunulacak.

AKÇANSA, ÇİMBETON ve ÇİMSA’nın Ana Sponsorluğunda; MONOANALYTICS, TOPSİT, MASTERCHEM, PASCAL, LYKSOR, MOBİLİZ, CHRYSO, TÜRKÇİMENTO ve İNOSEL’in Resmî Sponsorluğunda düzenlenecek olan BETON 2023 Hazır Beton Kongresi’nin çalışmaları devam ediyor. Kongre’ye gönderilen 130 bildiri özeti Bilim Kurulu tarafından değerlendirilerek, sunulacak bildirilere karar verilecek. 500’den fazla delegenin katılacağı ve 60’ı aşkın bildirinin sunulacağı Kongre’yi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri de yakından takip edecek.

YILIN EN ÖNEMLİ SEKTÖREL BULUŞMASI: BETON 2023 FUARI

BETON 2023 Hazır Beton Kongresi’nin yanı sıra THBB ve TG Expo ortaklığı ile düzenlenen “BETON 2023 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı”, hazır beton sektörüyle ilgili en önemli ortak platform olacak. 15-18 Mart 2023 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9, 10 ve11’inci salonlarda düzenlenecek fuarda, inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörleri ile ilgili son teknolojik ürünler, araç, makine ve ekipmanlar, hizmet ve donanımlar sergilenecek. Fuar’da hazır beton ve çimento ekipmanlarının yanı sıra beton santralleri, iş makineleri, kamyon ve çekiciler, transmikserler, pompalar, kalıp sistemleri, vinçler, çeşitli beton kimyasalları, otomasyon sistemleri, lastik ve akaryakıt ürünleri, sektörel makineler başta olmak üzere çok geniş bir ürün yelpazesi hazır beton, agrega üreticileri ve inşaat yapımcılarına sunulacak.

İstanbul Fuar Merkezi’nde toplam 15.708 metrekarelik alanda düzenlenecek olan BETON 2023, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO), Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC), İstanbul Sanayi Odası (İSO), Ankara Sanayi Odası (ASO), Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK), Türkiye Deprem Vakfı(TDV), Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES), İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), Türkiye Müteahhitleri Birliği (TMB), Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonu (YÜF) tarafından destekleniyor. Fuar, ekonominin lokomotifi inşaat ve onun en temel kolu hazır beton ile ilgili sektörlerden 100’ün üzerinde katılımcısı ile Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’dan 3.000’i yabancı olmak üzere toplamda 12.000’den fazla sektör profesyonelini ağırlayacak.

Beton 2023 Fuarı ve Kongresi ilgili gelişmeleri www.betonfuarivekongresi.com adresinden takip edebilirsiniz.

Ege’de tarım ihracatı 6,6 milyar dolara yükseldi

Türkiye’de tarım ihracatının zirvesindeki Ege İhracatçı Birlikleri, son bir yıllık dönemde tarım ihracatını yüzde 17 artışla 6,6 milyar dolara taşıdı.

Türk tarımını 24-27 Kasım’da yaklaşık 40 ülkeden 500’e yakın firmanın katıldığı 9’uncu İslam İşbirliği Teşkilatı Helal Expo Fuarı’nda tanıtan Ege İhracatçı Birlikleri, Fuara 36 m2’lik info stantla katılım sağladı.

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesinin tarım ürünleri ihracatçılarının kümelenmesi olduğunu söyleyen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, “Ege Bölgesi, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 25’ini tek başına gerçekleştiriyor. Su ürünleri, kuru üzüm, kuru incir, zeytin, zeytinyağı, meyve sebze mamulleri, baharatlar, odundışı orman ürünlerinde Türkiye’nin ihracat lideriyiz. 168 ülkeye gerçekleştirdiğimiz tarım ihracatımızda Almanya, ABD ve Birleşik Krallık ilk üçte yer alıyor. Helal Expo, MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika) ülkeleri ile dış ticaretimizi artırmada kilit bir rol üstleniyor. 7 tarım birliğimizle Helal Expo Fuarı’na ikinci kez katılıyoruz.” diye konuştu.

Girit, Ege Bölgesi’nin organik üretim ve ihracatta, sürdürülebilirlikte öncü olduğunu vurgulayarak, EİB’nin bünyesindeki 6 tarım birliğinin Sürdürülebilirlik UR-GE projesine başladığını açıkladı.

“Helal pazarın dünyada 7 trilyon dolarlık hacmi var. Dünyada helal pazarı domine eden 39 ülkeden gelen yabancı alıcılara Türkiye’nin üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğu tarım ürünlerinin hem tadımını gerçekleştirdik hem de sürdürülebilirlik projelerimizle ilgili bilgi verdik. EİB’nin son bir yıllık verilerine göre tarım ihracatımız yüzde 17 artışla 6,6 milyar dolara yükseldi. Fuarda karşılaştığımız yoğun ilgi 10 milyar dolarlık tarım ihracatı hedefimize çok yaklaştığımızı gösterdi.”

Fuarda Ege İhracatçı Birlikleri’ni Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih İşliel temsil etti.

TECHXTILE START-UP CHALLENGE’DA YARI FİNAL HEYECANI

TÜRKİYE’NİN ÖRNEK GİRİŞİMCİLİK PROGRAMINDA FİNAL İÇİN YARIŞACAKLAR

TÜRKİYE’NİN ÖRNEK GİRİŞİMCİLİK PROGRAMINDA FİNALİSTLER BELLİ OLDU

UTİB’in tekstil ve hazır giyim sektörüne yeni girişimciler ve faydalı projeler kazandırmayı hedeflediği TechXtile Start-Up Challenge’da yarı final heyecanı yaşandı. Tekstil sektöründe Ar-Ge ve inovasyon kültürünün yaygınlaştırılması amaçlanan programın finalistleri belli oldu.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) himayesinde bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen Türkiye’nin en önemli girişimcilik programı TechXtile Start-Up Challenge maratonunda, finale bir adım daha yaklaşıldı. Toplam 74 projenin başvurduğu programda tüm elemeleri geçen 16 proje, 21 Aralık’ta yapılacak finalde yarışmaya hak kazandı.

Katılan tüm girişimcilere network imkânı ve dereceye girenlere değerli ödüller sunan dev organizasyonda; başvuruların sona ermesiyle birlikte adaylar için yoğun bir eğitim süreci başladı. Tüm katılımcılara yönelik genel girişimcilik eğitimlerinin ardından, toplamda 74 proje başvurusunun olduğu Level-Up ve Scale-Up kategorilerinden ön elemeyi geçen 29 aday, yarı final için gerekli eğitimleri almaya hak kazandı. Müşteri Doğrulama, Pitching, Pazar ve Rakip Analizi, Fikri ve Sınaî Mülkiyet Hakları, Uygulamalı Patent Araştırması ve Şirket Kurma Süreçleri konularının yer aldığı ve 8 Kasım’da başlayıp 22 Kasım’da sona eren eğitimlerde projelerini tamamlayan adaylar sunumlarını, sektörün önde gelen isimleri ve üniversite öğretim üyelerinin yer aldığı çevrimiçi toplantıda Değerlendirme Kurulu’nun beğenisine sundu.

‘SÜREKLİ YAŞAYAN BİR GİRİŞİMCİLİK PLATFORMU’

Toplantının açılışında konuşan UTİB Yönetim Kurulu başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Tekstil ve hazır giyim sektörüne yeni girişimciler kazandırmak ve girişim kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla 2019 yılında TechXtile Start-Up Challenge programını hayata geçirdiklerini, geçen yıl atılan yeni ve büyük adımla programın girişimcilik ile ilgili tüm faaliyetleri tek çatı altında toplayan bir girişimcilik platformuna dönüştüğünü hatırlattı. Başkan Engin, “Sürekli yaşayan bir girişimcilik platformu haline gelen ve birden fazla etkinliği bünyesinde barındıran ‘TechXtile Platform’ ile hem bireysel girişimcilerin hem de firmaların girişimcilik ve inovasyon odaklı çalışmalarını ön plana çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Programa gösterilen yoğun ilgiden mutluluk duyduklarını da dile getiren Başkan Engin, “Programımıza 22 farklı ilden başvuru geldi. Başvuran projelerin büyük bölümü; yapay zeka, akıllı tekstiller, ekolojik tekstiller, tasarım, tıbbi tekstiller, sürdürülebilirlik gibi alanlardan oluşuyor. Başvuruların illere göre dağılımına baktığımızda ise ağırlığın İstanbul, İzmir ve Bursa’dan yapıldığını görüyoruz. Adaylarımızın dünya gündemini yakalamış olmaları ve bu konuda proje üreterek katıldıklarını görmek sevindirici bir tablo” diye konuştu.

21 ARALIK’TAKİ BÜYÜK FİNALDE TER DÖKECEKLER

Proje Koordinatörü Ufuk Batum moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda daha sonra proje sunumlarına geçildi. Adaylar belirlenen süre içerisinde projelerini anlatırken, Değerlendirme Kurulu üyelerinin projeler hakkındaki sorularını cevapladı. Jüri üyelerinin yaptığı değerlendirme sonucunda, Level-Up ve Scale-Up kategorilerinden 8’er olmak üzere toplamda 16 proje finale yükseldi. 21 Aralık’taki büyük final için ter dökecek olan adaylar, 25 Kasım’da Program Koordinatörü Ufuk Batum moderatörlüğünde ‘Mentorluk Süreci’ eğitiminin ardından 25 Kasım’da başlayarak 1 Aralık’ta sona erecek final eğitimlerine katılacaklar.

LEVEL-UP KATEGORİSİ FİNALE KALAN PROJELER:

  1. Amazon Bra
  2. Elma Artıklarından Vegan Deri Üretimi
  3. Materix Clean Textile Antibakteriyel, Hidrofobik& Fotokatalitik Nano Tekstil Kaplama
  4. Moda- Yapay Zeka Temelinde Alışveriş Aplikasyonu
  5. Sanal giyim Aynası
  6. Swatchloop: Yapay Zeka Tabanlı Sürdürülebilir Atık Yönetimi Dijital Platformu
  7. Taggle
  8. Yetkili Terzi

SCALE-UP KATEGORİSİ FİNALE KALAN PROJELER:

  1. Activewear 2.0- Performans Bazlı, Yeni Nesil akıllı Spor Kıyafetleri
  2. Giyilebilir Ateş Ölçer ve Sağlıklı Takip Uygulaması
  3. Isıtmalı Ceket
  4. Mavi Yakıt
  5. Phoenix Enerji
  6. ProMeta
  7. Star
  8. Wear’s
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI KARAİSMAİLOĞLU:55 GÜNDE 12 BÜYÜK ESERİ HİZMETE SUNDUK
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 55 gün gibi kısa bir sürede Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı, Çanakkale Küçükkuyu Ayvacık Yolu Assos ve Troya Tünelleri, GAZİRAY ile Eğiste Hadimi Viyadüğü başta olmak üzere 12 projeyi vatandaşların hizmetine sunduklarını vurguladı ve “Laf değil, eser üretiyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yaptığı açıklamada Türkiye’nin dört bir yanında yatırımlara devam ettiklerini belirtti. Ulaştırma sektörünün Türkiye yüzyılının yapı taşını oluşturduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, yatırımların ekonominin temeli olduğunu kaydetti. 2003-2021 yılları arasında yapılan 183,7 milyar dolarlık yatırım yapıldığını kaydeden Karaismailoğlu, yatırımlarla birlikte Türkiye’nin hem beşeri hem de maddi kaynaklarının verimli kullanılması sonucu yılda 28 milyar dolar tasarruf elde edildiğini ifade etti
ESER FIRTINASI ESTİRİYORUZ
“Bütün dünya krizlerle boğuşurken, bizler hizmet ve eser fırtınası estiriyoruz” diyen Karaismailoğlu, 55 gün gibi kısa sürede 12 büyük projenin açılışını gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Bakanlık olarak sadece Ekim ve Kasım aylarında birçok esere imza attıklarını belirtti. İlk olarak 2 Ekim’de Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattının açılışını gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
“Ardından; Çanakkale Ayvacık-Küçükkuyu Yolu ve Assos-Troya Tünelleri’ni, Malatya-Hekimhan Yolu, Diyarbakır Çevre Yolu, Bitlis Çevre Yolu, TOGG Fabrika Yolları, Bandırma Kavşağı ve Bağlantı Yollarını vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Gaziantep’te GAZİRAY’ı, Horasan-Karakurt Yolu Taşlı Güney-2 Viyadüğü, Hasankeyf Tüneli, Yeni Yusufeli bağlantı yolları ile 56 kilometre uzunluğunda 39 adet tünel ve 21 köprü viyadük ile bu hafta sonu Cumhurbaşkanımızın katılımları ile ülkemizin en yüksek ayaklı viyadüğü olan Eğiste Hadimi Viyadüğü’nü açtık.”
İŞİMİZ HİZMET, GÜCÜMÜZ MİLLET
Perşembe günü 70 kilometre uzunluğunda Ağrı Hamur Tutak Patnos bölünmüş yolunu, cumartesi günü de Şanlıurfa çevre yolunu vatandaşın hizmetine sunacaklarını bildiren Karaismailoğlu, “Açılışını yaptığımız her proje ile gurur duyduk ama asla bununla yetinmedik. 10 yıllar sonrasını planladık.  Türkiye’nin adını dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına yazdırmak için; karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ve haberleşme sektörleri Master Planları çerçevesinde kısa (2023), orta (2035) ve uzun(2053) vadede belirlediğimiz çalışmaları sürdüreceğiz. Hizmete sunduğumuz eserlere vatandaşlarımızın yoğun ilgisini görmek doğru yolda olduğumuzun da göstergesi. İşimiz hizmet, gücümüz millet. Halkımızdan aldığımız bu güçle hep daha iyisini, daha faydalısını sunmak için durmadan çalışacağız. Laf değil, eser üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Teknoloji yenileme döngüleri sürdürülebilirlik için kırılıyor

Yeni modüler mobil bilişim tasarımları ve genişletilmiş destek programları, dört yıllık teknoloji yenileme döngülerini kırma fırsatı sunuyor.

Panasonic TOUGHBOOK’un yeni araştırmasına göre, Avrupalı BT Alıcıları, artan sürdürülebilirlik baskılarına rağmen mobil çalışanların kullandığı bilişim cihazlarını yenilemek için dört yıllık bir döngünün içinde yer alıyor. BT Alıcıları mobil bilişim teknolojilerini ortalama her dört yılda bir yenilediklerini ve üreticilerin ürün lansmanından sonra üç yıldan fazla bir süre boyunca cihazları desteklemelerini beklediklerini bildiriyor.Panasonic TOUGHBOOK Avrupa Pazarlama Başkanı Lisbeth Lashmana, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Sürdürülebilirlik konularında artan farkındalığa ve cihazları daha uzun süre kullanma yönündeki genel arzuya rağmen, endişe verici bir şekilde Avrupa’daki kuruluşların dört yıllık teknoloji yenileme döngüsünde kaldığını görüyoruz.  Ancak mobil bilişim cihazlarının yeni modüler tasarımı ve en yeni güçlü cihazlar için mevcut genişletilmiş desteği sayesinde şirketler mobil çalışanların kullandığı teknolojinin ömrünü uzatması, yönetimi basitleştirmesi ve toplam sahip olma maliyetini iyileştirmesi için gerçek bir fırsata sahip oluyor.”İngiltere, Fransa ve Almanya’da kamu hizmetleri, acil durum hizmetleri, sağlık, lojistik, üretim ve inşaat sektörlerinde 50’den fazla çalışanı olan şirketlerdeki 750 mobil teknoloji alıcısı, Panasonic TOUGHBOOK tarafından yaptırılan araştırmalar için Opinion Matters tarafından bağımsız olarak incelendi.Mobil çalışanlar için bilişim cihazları satın alırken BT Alıcıları için en önemli 5 husus Güvenlik (%23,7), Güvenilirlik (%23,7), Performans (%22,9), Pil Ömrü (%19,3), Sağlamlık (%18,7) ve Başlangıç Maliyeti (%18,3) oldu.BT alıcılarının yarısı, satın almadan önce kullanıcılarla yenibilişim cihazlarını hala pilot olarak kullanmıyor.Öte yandan şirketler de dizüstü bilgisayarlar ve tabletlerden mobil iş istasyonlarına ve giyilebilir cihazlara kadar çok geniş bir yelpazede ortalama 2-3 farklı mobil bilişim cihazını destekliyorlardı.Güvenlik konusundaki farkındalığın arttığını kabul eden katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i düzenli BIOS, Ürün Yazılımı ve Sürücü güncellemelerini önemli olarak görüyor ve ortalama güncellemeler yılda 2,5-3 kez gerçekleşirken uygulanması da yılda ortalama 4 gün sürüyor.Lisbeth Lashmana, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Şirketlerin mobil çalışanlar için teknoloji satın alma yaklaşımlarını sıfırlamaları ve Sürdürülebilirlik Açığını kapatmaları için büyük bir fırsat var.  Alıcılar, satın almadan önce çalışanlarını pilot projelere dahil ederek, cihazların kullanıcıların ihtiyaçlarını çok daha iyi şekilde gidermesini sağlayabilir. İkinci olarak da en son modüler tasarımlı cihazları satın alarak, teknoloji sahadaki kullanıcılar tarafından farklı gereksinimlere göre değiştirilebiliyor ve özelleştirilebiliyor veya daha sonra işletme içinde başka bir amaç için yeniden kullanılabiliyor.  En yeni nesil cihazlarda bulunan yüksek CPU ve bellek performansı, ihtiyaca göre yükseltme imkanı ve Panasonic gibi üreticiler tarafından sunulan uzun vadeli genişletilmiş destek ile bir araya geldiğinde ortaya olumlu bir tablo çıkıyor.  Şirketlerin mobil bilişim ekipmanlarını kullandığı süreyi çoğu durumda daha da uzatabilmeleri için gereken tüm unsurlar artık mevcut.”Panasonic, kısa bir süre önce güncellenmiş TOUGHBOOK 55 ile TOUGHBOOK G2 dayanıklı tabletin tanıtımı ve savunma sanayisi için tasarlanmış, kolluk kuvvetleri ve kamu hizmetleri için ideal olan en gelişmiş 14 inç modüler dayanıklı dizüstü bilgisayar TOUGHBOOK 40’ın lansmanı ile dayanıklı modüler dizüstü bilgisayar ve tablet yelpazesini genişletti. Panasonic TOUGHBOOK, cihazların güvenliğini ve uzun süre kullanılabilmesini sağlamak için ürünlerini satıştan kaldırdıktan sonra beş yıl daha destekliyor. Panasonic TOUGHBOOK ProTect Garantileri tüm cihazlar için beş yıla kadar uzatılabiliyor.

Topyekûn kurtuluş; topyekûn eşitliğe ve adalete ulaşmaya bağlıdır

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından TÜSİAD iş birliğiyle 31’inci kez düzenlenen Kalite Kongresi, “Riskin Ötesi: Bilim, Sektör ve Toplumda Adalet” temasıyla yapıldı. Kongrede iki gün boyunca gıdadan enerji krizine, savaşın yarattığı ekonomik dalgalanmalardan göç problemlerine, teknolojik gelişmelerden istihdama kadar dünyanın gündeminde olan birçok kritik konu ele alındı. Etkinliğin sonunda bu yıl bir ilke imza atılarak yayınlanan KalDer Kongre Bildirgesi ile de tüm bu risklere karşı geliştirilebilecek çözüm önerileri ortaya konuldu.

Mükemmellik kültürünü bir yaşam biçimine dönüştürmeyi hedefleyen Türkiye Kalite Derneği (KalDer), TÜSİAD iş birliğiyle 31’incisini düzenlediği Kalite Kongresi ile yine Türkiye’nin alanında uzman isimlerini bir araya getirdi. Bu yıl bir ilke imza atarak oturumu yapılan konulardan elde edilen çıktılar sonucunda KalDer Kongre Bildirgesi yayınladı. Risklere karşı çözüm önerilerinin yer aldığı bildirgeyi, KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bayraktar ve KalDer Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Filiz Öztürk kamuoyuyla paylaştı.

Yaşam şekli ve iş anlayışındaki dönüşümün bir değişimden ibaret olmadığına dikkat çeken KalDer Kongre Bildirgesi, küresel hedeflerin çevresel, sosyal ve ekonomik alandaki başarı ölçütlerini de değiştirdiğini ortaya koyuyor. Bu noktada karşı karşıya olunan riskleri aşmanın temel koşulunun, insanlık olarak hep birlikte bu dönüşüm çabasına destek vermekten geçtiğine vurgu yapılan bildirgede, herkesin katılabileceği sürdürülebilir dünya çabasında başarıya ulaşmanın bilimde, sektörlerde ve toplumda özgür olmamıza ve bu özgürlüğü sağlayacak bir adalet zemini oluşturmamıza bağlı olduğu savunuldu.

Bildirgenin titiz bir çalışma sonucunda ortaya çıktığına değinen KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Bayraktar; “Bu seneki temamızı belirleyen risk konusunun sonucunu kongremize katılan herkesin içinde bulunduğu ortak bir akılla değerlendirmek istedik. Bildirgemizi; binlerce kişinin katıldığı anket sonucu ile alınan bilgiler ışığında akademisyenlerimiz, iş profesyonelleri ve KalDer yönetim kurulunca değerlendirerek hazırladık. Ortak aklın çalışması olan kapanış bildirgemizde, riskler karşısında sürdürülebilir bir dünya yaratmak için gereken eşitlik, etik değerler ve bunların tümünü tek bir çatı altında toplayan adalet kavramının önemi vurgulandı. Kongre boyunca ele alınan gıda, enerji, istihdam, göç, teknoloji ve daha fazlası için riskin ötesine odaklanıp konuları bütünüyle değerlendirerek bildirge komitemizle birlikte değerli çıktılara ulaştık. Bu çıktıların yaşamın içinde karşılık bulması, hayatımızı düzenleyen politikalarda yol gösterici olması ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için ilham vermesi en önemli temennimiz” şeklinde konuştu.

Risklere karşı ortak akıl, insanlığa yaşanabilir bir gelecek sunacak

Bildirgede “Bilimsel Temelli Akılcı Yaklaşım” başlığı altında işlenen ‘Riskleri Görmek ve Anlamak’ konusu kapsamında, riskleri görebilmek için insanlığın hemen her alanda, çok daha doğru ve kanıta dayalı bilimsel temelli tespitlerde bulunabildiği ve hedefler koyabildiğine dikkat çekildi. Bu yetkinliğin, yaşanabilecek riskleri de aynı kesinlikte görebilmeyi sağlayacağı ortaya konuldu. Riskleri çözümlemek, anlamak, gerçek kök nedenlerini analiz etmek ve bilimsel dayanakları olan akılcı çözümler üretmek noktasında insanlığın başarılı olacağının savunulduğu bildirgede, ortak aklın riskler karşısında galip geleceğinin ve insanlığa yaşanabilir bir gelecek sunacağının altı çizildi.

Enerji, gıda, kaynak ve tedarik sorununun anahtarı sürdürülebilir politikalar

“Yaşadığımız Riskler” başlığı kapsamında enerji, gıda, kaynak ve tedarik konularına da değinilen KalDer Kongre Bildirgesi, bu üç konu özelinde önemli çıktılar sunuyor. Bildirgede, ‘Enerjide Dönüşüm ve Erişilebilirlik’ konusunda enerjinin daha temiz ve sürdürülebilir olma zorunluluğu vurgulanırken, bu noktada insanlığın temel meselesinin temiz enerji çözümlerini küresel ölçekte yaygınlaştırmak ve ortak geleceğimizde herkes için erişilebilir kılmak olduğu belirtildi. ‘Gıda Sisteminin Güvenliği’ ile ilgili olarak ise sistemin gözden geçirilmesi gerekliliğine değinilen bildirgede, doğru üretim ve dağıtım ile eşitlikçi tüketimin önemine vurgu yapıldı. Buna göre insanoğlu günlük olarak ihtiyacının yaklaşık 2,5 katı daha fazla kalori üretiyor, üretilen gıdanın ise sadece dörtte biri tabağa geliyor. Gıda krizinin önlenmesi ve sağlıklı bir gıda sistemine sahip olunması ise ancak doğru bir planlama ile mümkün. “Yaşadığımız Riskler” başlığının üçüncü maddesi olan ‘Kaynak ve Tedarik Sürekliliği’ konusunda ise ihtiyacımız olanı geleceği düşünerek kullanmanın gerekliliğine dikkat çekildi. Bu kapsamda kaynaklarımızın küresel ortak değerimiz olduğunu algılamanın, daha verimli kullanmanın, adil bir şekilde paylaşmanın ve bu paylaşım için gerekli olan altyapıyı her türlü riske karşı dirençli ve küresel hedeflerimiz ile uyumlu bir altyapı üzerine tesis etmenin önemi üzerinde duruldu.

Eşit teknoloji, herkes için ulaşılabilir imkanlar, eşitlikçi büyüme anlayışı

KalDer Kongre Bildirgesi’nde “Kapımızdaki Riskler” başlığı altında teknoloji, sosyal değişimler ve istihdam konularına da yer verildi. ‘Teknolojik Eşitsizliğin Azaltılması’ konusunda teknolojik gelişimin tüm insanlığın erişebileceği bir değer olarak kabul edilmesi gerektiğinin vurgulandığı bildirgede, bu noktada yapılması gerekenin her bölgede ve herkes için bu erişime olanak sağlayacak altyapıyı tesis etmek, yetenekleri yaygınlaştırmak, desteklemek ve korumak olduğu yönünde ortak karara varıldı. Bu konu ile ilgili toplumsal yapılara ışık tutan ‘Sosyal Değişimlerin Yönetimi’ konusunda ise 2050 yılına ulaştığımızda iklim değişikliği kaynaklı nedenlerden dolayı 200 milyon insanın yaşadığı coğrafyadan ayrılmak zorunda olacağı bilgisine yer verildi. Olası senaryonun gerçekleşmesi halinde hem doğayı hem de insan yaşamını korumak için ülkeler arası çatışmaların ve antidemokratik uygulamaların topluca önlenmesi adına herkesin samimi çaba göstermesi gerektiği belirtildi. 2050 yılında 10 milyar kişiye ulaşması beklenen insan nüfusunun istihdamı sorununa değinilen ‘Herkes İçin İstihdam Yaratmak’ konusunda ise herkesin çalışma olanağına ve eşit ücret hakkına sahip olduğu bir iş dünyası için akılcı ve eşitlikçi bir büyüme anlayışının yaygınlaşması ve yeteneklerin desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Riskin ötesini aydınlatacak çözüm önerileri paylaşıldı

Bildirgenin en önemli kısmını oluşturan “Riskin Ötesi İçin Çözümler” başlığı altında ‘İklim Uyumlu ve Dirençli Ekonomi’, ‘Riskleri Aşmak için Kaliteli Düşünce’ ve ‘Yönetim ile Eşitlik, Kapsayıcılık ve Adaletin Önemi’ alt konu başlıkları yer aldı. ‘İklim Uyumlu ve Dirençli Ekonomi’ çıktılarına göre; gezegen ile uyumluluğu merkeze alan, paydaşlarının varlığını önemseyen, iklim değişikliğine karşı dirençli, kaynakları verimli kullanan, doğru planlama yapabilen, akılcı hedeflere tutku ile bağlı bir ekonomi oluşturulması gerekliliğinin altı çizildi. ‘Riskleri Aşmak için Kaliteli Düşünce ve Yönetim’ konusunun çıktılarına göre ise karşı karşıya olunan tüm risklerin, bir KalDer önermesi olan kaliteli düşünce ve yönetim anlayışı ile anlaşılması, tüm boyutlarıyla değerlendirilmesi ve bu riskleri bertaraf edecek yetkinlikte çözümlerin iş anlayışının odağına yerleştirilmesi gerektiği görüşünde hem fikir olundu. Bildirgede son olarak ‘Eşitlik, Kapsayıcılık ve Adaletin Önemi’ konu başlığının çıktılarına yer verildi. Bu çıktıya göre, sekiz milyarlık nüfusa sahip olan dünyamızın riskleri aşabilmesinin yine bu sekiz milyarın ortak çaba göstermesine, bu çabayı gösterebilmek içinse eşit koşullara, haklara ve güce sahip olmasına bağlı olduğu kararlaştırıldı. Bildirgenin temel düşünce ve söylemi ise “topyekûn kurtuluş, topyekûn eşitliğe ve adalete ulaşmaya bağlıdır” oldu.

Avrupa Birliği üye ülkeleri Ankara Büyükelçileri ile TÜSİAD, dijital dönüşüm çalışmaları konusunda bir toplantı düzenleyecek

Avrupa Birliği üye ülkeleri Ankara Büyükelçilerinden oluşan heyet 29 Kasım Salı günü, TÜSİAD’ın ev sahipliğinde İstanbul’a “Dijital Dönüşüm” temalı bir ziyaret gerçekleştirecek.

Bu çerçevede, TÜSİAD Genel Merkezi’nde, TÜSİAD Yönetim Kurulu ve ilgili Yuvarlak Masa üyelerinin katılımıyla TÜSİAD’ın dijital dönüşüm çalışmalarına ve iş dünyasının dijital dönüşüm tecrübesine odaklanılacak bir toplantı düzenlenecek. Toplantının açılış konuşmaları TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Özyeğin ve AB Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer – Landrut tarafından yapılacak.

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI KARAİSMAİLOĞLU, BAKIRKÖY-KİRAZLI METRO HATTININ İLK RAY KAYNAĞINI YAPTI
KAYAŞEHİR- BAKIRKÖY SAHİL ARASI SEYAHAT SÜRESİ 39 DAKİKAYA DÜŞECEK
METRO HATTINI 2023 YILI İKİNCİ YARISINDA HİZMETE ALACAĞIZ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bakırköy-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar (Kirazlı) Metro hattının ilk ray kaynağını yaptı. Metro hattı projesinde yüzde 78 ilerleme kaydedildiğini bildiren Karaismailoğlu, hattın saatte 80 kilometre hızla günde 1 milyon yolcu kapasitesi ile İstanbullulara hizmet edeceğini söyledi. Hattın 2023 yılının ikinci yarısında işletmeye alınması ile Kayaşehir-Bakırköy sahil arası seyahat süresi 39 dakikaya düşeceğinin altını çizen Karaismailoğlu, 25 yıllık toplam ekonomik kazancın ise 1,2 milyar dolar olacağını vurguladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Bakırköy-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar (Kirazlı) Metro Hattı İlk Ray Kaynağı Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Karaismailoğlu, Türkiye’nin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi demeden, topyekûn hizmet anlayışıyla yatırımın, istihdamın, üretimin, turizmin, ticaretin, altyapısını inşa ettiklerini belirtti.
Türkiye genelinde 5 bine yakın şantiyede, 700 bine yakın çalışma arkadaşıyla yarının ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılayacak yatırımları bir bir inşa ettiklerini aktaran Karaismailoğlu, “Bütün dünya krizlerle boğuşurken, Türkiye yatırımlarını artırarak devam ediyor. Hizmet ve eser fırtınası estirmeye devam ediyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak sadece Ekim ve Kasım ayları bile çok büyük ve önemli ulaşım projelerinin açılışını yaptığımız bir dönem oldu. İlk olarak 2 Ekim’de Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattımızın açılışını gerçekleştirdik. Ardından; Çanakkale Ayvacık-Küçükkuyu Yolu ve Assos-Troya Tünelleri, Malatya-Hekimhan Yolu Diyarbakır Çevre Yolu, Bitlis Çevre Yolu, Bandırma Kavşağı ve Bağlantı Yolları, Gaziantep GAZİRAY, Yeni Yusufeli bağlantı yolları ile 56 kilometre uzunluğunda 39 adet tünel ve 21 köprü viyadük ve son olarak bu hafta sonu Cumhurbaşkanı’mızın katılımları ile ülkemizin en yüksek viyadüğü olan Eğiste Hadimi Viyadüğü’nü ve açtık. Perşembe günü 70 kilometre uzunluğunda Ağrı Hamur Tutak Patnos bölünmüş yolunu, cumartesi günü de Şanlıurfa çevre yolunu vatandaşımızın milletimizin hizmetine açacağız” ifadelerini kullandı.
BİRİLERİ GİBİ ALGI SİYASETİ DEĞİL, HİZMET VE ESER SİYASETİ YAPIYORUZ
İstanbul’da Bakırköy-Bahçelievler-Güngören-Kirazlı Metro projesinin ilk ray kaynağı törenini gerçekleştirerek çok önemli bir aşamayı geride bıraktıklarını vurgulayan Karaismailoğlu, dünyanın en önemli metropollerinden İstanbul’u dev eserlerle buluşturduklarını söyledi.  Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Bugüne kadar; Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-Ankara HT Hattı, Çamlıca Kulesi ve Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu ile birlikte 270 kilometreyi bulan raylı sistem ağı gibi dev projeler ile İstanbul’u bambaşka bir noktaya taşıdık. Tabii bunlarla yetinmeyeceğiz. İstanbul’u geleceğe taşıyacak proje ve yatırımlarımızda hız kesmek olmaz. Bizde durmak yok, yola devam ilkesi vardır. Çünkü, birileri gibi algı siyaseti değil, hizmet ve eser siyaseti yapıyoruz” diye konuştu.
İSTANBUL’U BAŞTAN BAŞA MODERN RAYLI SİSTEM AĞLARIYLA DONATIYORUZ
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak İstanbul’da dünyanın en özgün ve modern kent içi raylı sistem projelerini bir bir hayata geçirdiklerini vurgulayan Karaismailoğlu, İstanbul’un Türkiye’nin her bir şehrinden evladını bağrında yaşattığını dile getirdi. “Onlara iş oluyor, aş oluyor. Tabii nüfusu ve araç sayısı da artıyor; trafik problemi de artıyor. Trafik sıkışıklığını ortadan kaldırmanın en etkili yolu hiç şüphesiz toplu taşıma ve raylı sistemleri yaygınlaştırmaktır” diyen Karaismailoğlu, İstanbul’u baştan başa modern raylı sistem ağlarıyla donattıklarını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, İstanbul’da halkın hizmetine sunulan raylı sistemlerin uzunluğunun Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı hattı ile birlikte 270 kilometreye ulaştığının altını çizerek, konuşmasına şöyle devam etti:
“İstanbul’da an itibarıyla; Gayrettepe-Kağıthane-Eyüp-İstanbul Havalimanı Metro Hattı, Küçükçekmece Halkalı-Başakşehir-Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Metro hattı, Altunizade-Ferah Mahallesi-Çamlıca – Bosna Bulvarı Raylı Sistem hattı, Başakşehir-Çam Sakura Şehir Hastanesi – Kayaşehir Metro Hattı, Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi ve Bakırköy sahilden başlayıp Bahçelievler, Güngören, Bağcılar, Kirazlı Metro Hattı Projesi olmak üzere 96 kilometre uzunluğundaki 6 hatta 7/24 esasıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yapımı devam eden projelerimiz bittiğinde İstanbul’un raylı sistem ağını 363 kilometreye yükselteceğiz. Milletimizin, İstanbullunun hayatı kolaylaştıkça, konforu arttıkça heyecanımız da artıyor; hizmet aşkımız da katlanıyor. İstanbul’da kentsel hareketliliği teşvik edecek ve insanımızı aktif hareketliliğe, toplu taşıma ve akıllı ulaşım çözümlerine yönlendirecek çalışmalarımıza da devam edeceğiz.”
PROJEDE YÜZDE 78 İLERLEME KAYDEDİLDİ
Bakırköy-Bağcılar Kirazlı Metro hattımızın ray kaynağına başlayarak projede çok önemli bir aşamayı daha geride bıraktıklarını kaydeden Karaismailoğlu, “Mühendislik açısından en zorlu koşullarda çok yoğun nüfusun yaşadığı ilçelerimizde çalışmamıza rağmen, çevreyi koruyarak tünel kazılarımızın tamamı, betonarme imalatlarımızın da büyük bir kısmını tamamladık. Tünel kazılarımızı bitirdiğimiz 7 Mayıs’ta da sizlerle bir araya gelmiş, çalışmalarımızı paylaşmıştık. O günden bugüne büyük gelişmelere imza attık. Çalışmalarımıza hızla devam ettik ve proje genelinde toplam ilerleme oranımız yüzde 78’e ulaştı. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki vatandaşlarımıza daha konforlu ve güvenli bir ulaşım alternatifi sağlayacak olan bu metro hattını bir an önce bitirmek adına çalışmalarımıza 7 gün 24 saat esasına göre tüm mühendislik gereklerini yerine getirerek devam ediyoruz. Hattımızı 2023 yılı ikinci yarısında hizmete alacağız” şeklinde konuştu.
TOPLAM EKONOMİK KAZANÇ 1,2 MİLYAR DOLAR OLACAK
7 istasyonu bulunan Bakırköy-Kirazlı Metro hattının 8,4 kilometre uzunluğunda olduğunun altını çizen Karaismailoğlu, bu istasyonların Bakırköy Sahil, Özgürlük Meydanı, İncirli, Haznedar, İlkyuva, Yıldıztepe, Molla Gürani olduğunu söyledi. Hattın saatte 80 kilometre hızla günde 1 milyon yolcu kapasitesi ile İstanbullulara hizmet edeceğine dikkati çeken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:
“Hattın işletmeye alınması ile Kayaşehir-Bakırköy sahil arası seyahat süresi 39 dakika, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi – İncirli arası seyahat süresi 31 dakika, Kayaşehir-Kirazlı arası seyahat süresi 27 dakika, Başakşehir Metrokent-Bakırköy Özgürlük meydanı arası seyahat süresi 30 dakika olacak. Bakırköy-Bağcılar Kirazlı Metro Hattımızın 25 yıllık projeksiyonda; karayolu bakım ve işletmeden elde edilen kazanç 536 milyon dolar, trafik kazalarının engellenmesi sonucu elde edilen kazanç 16.1 milyon dolar, zaman kazancı 689.9 milyon dolar olmak üzere toplam 1,2 milyar dolar olacaktır. Sadece bu ekonomik kazanç dahi gerçek anlamda kimin İstanbul için çalıştığının en güzel göstergesidir. Milletimiz zaten ‘Suyu getirenle, testiyi kıranı’ gayet iyi biliyor.”
İSTANBULLULAR İBB’NİN DE SORUMLULUKLARINI VE GÖREVLERİNİ HATIRLAMASINI BEKLİYOR
Pendik –Sabiha Gökçen hattının ardından şimdi sırada Kağıthane- İstanbul Havalimanı ve Başakşehir- Kayaşehir Metro hatlarının olduğuna vurgu yapan Karaismailoğlu, saatte 120 kilometre ile Türkiye’nin en hızlı metrosu unvanına sahip, dünyanın sayılı metrolarından olacak 37,5 kilometrelik Beşiktaş (Gayrettepe)- Kağıthane –Eyüp- İstanbul Havalimanı Metrosu’nun, Kağıthane-Havalimanı kesiminin yapımını tamamladıklarını belirtti.
Metro hattını sinyalizasyon testleri biter bitmez, kısa süre içinde hizmete sunacaklarını dile getiren Karaismailoğlu, “Başakşehir – Çam ve Sakura Şehir Hastanesi- Kayaşehir Metrosu’nun yapımını da hızla tamamladık. Testlerimizin devam ettiği bu hattımızı da yakında hizmete açıyoruz. İstanbul’un her köşesine raylı sistemi eriştirmemiz lazım. İstanbul ulaşım ana planı; İstanbul’un 1100 kilometre metro hattına ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle İstanbullular metro yatırımlarının birinci derece sorumlusu olan İBB’nin de sorumluluklarını ve görevlerini hatırlamasını bekliyor. Bizler de günübirlik tartışmalar yerine, ülkemizi ve İstanbul’u geleceğe taşıyacak mega projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Gördüğünüz gibi, İşimize bakıyoruz. Çünkü; milletimizin kaderini, bugününü, geleceğini kimsenin keyfine bırakacak değiliz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Cumhurbaşkanı’mızın liderliğindeki hükümetlerimizin Türkiye genelindeki hizmetleri artarak devam ediyor. Dev eserler ve simge yapılar ile İstanbul’u ve Türkiye’yi geleceğe taşıyacak proje ve yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bundan sonra da milletimize sunduğumuz hizmetin denetçisi ve takipçisiyiz” diyerek sözlerini tamamladı.
TikTak ile OCR Labs’in iş birliği uzaktan kimlik doğrulama deneyimini araba kiralama sektörüne taşıyor Günde binlerce kişinin katılım sağladığı TikTak ekosistemindeki kimlik doğrulama süreçleri bundan böyle OCR Labs’in otomasyon tabanlı kimlik doğrulama teknolojisiyle yürütülecek. İki şirketini iş birliği sayesinde TikTak’ın bireysel ve kurumsal kullanıcıları, üye olma işlemlerini 7 gün 24 saat daha hızlı tamamlayacak. Merkezi Londra’da bulunan ve dijital kimlik doğrulama alanında lider şirketlerden OCR Labs ile yeni nesil araç paylaşım uygulaması TikTak, son teknoloji ürünü kimlik doğrulama teknolojileri özelinde bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında bireylerin ve kurumların dakikalık ve günlük araba kiralama ihtiyaçlarını karşılayan ve kullandığın kadar ödemeye olanak sağlayan mobil uygulaması TikTak, müşteri başvurularında OCR Labs’in otomasyon tabanlı kimlik doğrulama teknolojilerini kullanacak. Günlük binlerce yeni müşteri başvurusu alan TikTak, daha öncesinde manuel olarak yürüttüğü kimlik doğrulama süreçlerini, OCR Labs’in sunduğu fotoğraf eşleştirme, canlılık kontrolü, belge gerçeklik analizi ve kimlik belgesi doğrulama seçeneklerini içeren otomasyon çözümü ile bundan sonra otomatik ve ölçekli olarak gerçekleştirecek. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TikTak Kurucusu Ersan Öztürk şunları söyledi: “TikTak olarak kullanıcılarımız bizim odak noktamız ve deneyimlerini iyileştirmek en büyük önceliğimiz. Yaptığımız bu iş birliği ile, yüz doğrulama ve OCR işlemleriyle üyelik onaylarını hızlandıracağız. Kullanıcılar, TikTak’a üye olma sürecini başlattıklarında hızlıca onay alıp, hemen TikTak kullanmaya başlayabilecekler. Ayrıca bu sayede, çalışan kaynağını daha doğru yöneterek, katma değer yaratan işlerde kullanacağız. İlerleyen dönemlerde her alanda teknoloji yatırımlarımız devam edecek.” OCR Labs Uluslararası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Russ Cohn, şu ifadeleri kullandı: “TikTak, bireylerin ve kurumların 7/24 mobil araba kiralama hizmetiyle buluşmasını sağlayarak, paylaşım ekonomisine ve kentsel hareketliliğe yenilikçi bir bakış açısı kazandırdı. Yenilikçi iş ortağımızın hızlı büyümesine otomasyon tabanlı çözümlerimizle katkı sağlayacak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Kimlik doğrulama süreçlerini hızlı ve verimli hale getiren çözümlerimizle hem tüketiciler hem de çevre için daha faydalı bir deneyim yaratacağımıza inanıyoruz.”
Amazon Türkiye’nin Gülümseten Kasım fırsatlarında son 3 gün! Amazon Türkiye’nin alışveriş etkinliği “Gülümseten Kasım” kampanyası 30 Kasım’da sona eriyor. İster ara tatil hediyesi olarak çocuğunuza bir oyun bilgisayarı ister evcil hayvanınızın ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler veya isterseniz yeni tarzınızı yansıtmak için bir süredir almayı planladığınız bir tıraş seti olsun geniş bir seçkiden oluşan ürünlere muhteşem indirimlerle sahip olmanız için sadece üç gün kaldı.  Amazon Türkiye’nin 30 Kasım’a kadar tüm kategorilerdeki ürünlerde büyük indirim fırsatları sunduğu “Gülümseten Kasım” kampanyasında son üç güne girildi. “Gülümseten Kasım” alışveriş etkinliği kapsamında oyuncaktan elektroniğe, modadan ev yaşam ürünlerine, spordan ofis ürünlerine kadar birçok kategoride ve binlerce üründe birbirinden cazip indirim avantajları sürüyor. Müşteriler indirimlerin yanı sıra bedava ve hızlı kargo seçenekleri ile de kusursuz bir alışveriş deneyimi yaşıyor.  İster ara tatil hediyesi olarak çocuğunuza bir oyun bilgisayarı ister evcil hayvanınızın ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler veya isterseniz yeni tarzınızı yansıtmak için bir süredir almayı planladığınız bir tıraş seti olsun satın almak istediğiniz ürünlere muhteşem indirimlerle erişim fırsatları hala sizleri bekliyor. Eğer yeni bir bilgisayar almak istiyorsanız bilgisayar kategorisi altındaki tüm fırsatlara buradan erişebilirsiniz. Kulaklık ve hoparlörlerden televizyon ve kablo çeşitlerine kadar elektronik kategorisi altındaki tüm fırsatlar da burada sizi bekliyor. Akıllı telefonlarını değiştirmeyi düşünenler ise cazip fırsatlara buradan ulaşabiliyor. Evlerine yeni bir eşya almak veya eski eşyalarını değiştirmek isteyenlerdenseniz sizin için de birçok fırsat var. Evlerin en keyifli ortamlarından biri olan mutfaklar için ihtiyaç duyulabilecek tüm ürünlere buradan erişebiliyor. Ev sineması ve televizyon kategorisi altındaki ürünlerle yaşam alanlarını eğlenceli ortamlara dönüştürmek isteyenler tüm fırsatlara buradan ulaşabiliyor.Amazon’un “Gülümseten Kasım” kampanyası kapsamında bunlarla sınırlı olmayan bütün fırsatlara buradan ulaşabilirsiniz. Sadece indirimlerle değil komedi şovları ile müşterilerini gülümsettiAmazon “Gülümseten Kasım” kampanyası süresince belirli tarihler arasında satıcısı Amazon Türkiye olan ürünlerde 500 TL ve üzeri alışveriş yapan müşterilerine ise ünlü komedyenlerin Zorlu PSM’de gerçekleşen seçili stand-up gösterilerini Amazon Prime’ın da aylık ücreti olan 7,90 TL karşılığında yerinde izleme fırsatı sundu. Ay boyunca Amazon müşterileri, sevilen komedyenler Baturay Özdemir ve Kaan Sekban ile 70’i aşkın stand-up sanatçısını bünyesinde barındıran TuzBiber’in sürpriz 6’lı konseptiyle sahne aldığı gösterilerde doyasıya gülmenin keyfini çıkardı.
Ekonomik Güven Endeksi, Kasım 2022 Ekonomik güven endeksi 96,9 oldu
Ekonomik güven endeksi Ekim ayında 97,1 iken, Kasım ayında %0,2 oranında azalarak 96,9 değerini aldı.
Bir önceki aya göre Kasım ayında reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi %0,7 oranında azalarak 101,3 değerini, hizmet sektörü güven endeksi %1,0 oranında azalarak 118,1 değerini aldı. Tüketici güven endeksi %0,6 oranında artarak 76,6 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi %2,1 oranında artarak 121,9 değerini, inşaat sektörü güven endeksi %1,2 oranında artarak 91,6 değerini aldı.
Dış Ticaret İstatistikleri, Ekim 2022 Ekim ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,0, ithalat %31,4 arttı

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

Göz Atabilirsiniz.

Ekonomi-teknoloji, magazin-yaşam haberleri ve TUİK verileri (19.01.2023)

Dünya’nın kuru inciri Türkiye’den gidiyor Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, cennet meyvesi kuru …