
CHP’li Aşkın Genç: Peynir enflasyonu sofrayı vurdu, 5 yılda yüzde 464 arttı
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, son beş yılda peynir fiyatlarında yaşanan sert artışa dikkat çekerek, “Peynir artık dar gelirlinin sofrasında temel bir gıda değil, lüks bir ürün haline geliyor. Bu tablo sadece enflasyonla açıklanamaz, ortada yapısal bir çöküş var” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 2021 sonunda kilogram fiyatı yaklaşık 60 TL olan beyaz peynirin 2025 sonunda 338 TL’ye kadar yükseldiğini, böylece fiyatların beş yılda yüzde 464 arttığını söyledi.
Genç, gelinen noktada peynirin yalnızca zamlanan bir ürün değil, gıda krizinin sembollerinden biri haline geldiğini vurguladı.
GIDA ENFLASYONUNU DA GEÇTİ
Peynirdeki artış oranı, aynı dönemde açıklanan genel gıda enflasyonunun da üzerine çıktı. Temel gıda ürünlerinin çoğunda yüksek artışlar görülmesine rağmen, peynir fiyatları birçok kalemdeki yükselişi geride bıraktı.
Aşkın Genç, “Vatandaş pazara, markete gittiğinde bunu rakamlarla değil, doğrudan cebinde hissediyor. Peynir, yumurta, süt ürünleri artık kilo kilo değil, gram gram alınıyor” ifadelerini kullandı.
“ÜRETİCİ ZARAR EDİYOR, TÜKETİCİ PAHALIYA YİYOR”
Genç’in dikkat çektiği bir diğer nokta ise zincirin iki ucundaki çelişki oldu:
“Bir tarafta çiğ süt fiyatları maliyetin altında kaldığı için zarar eden üretici var. Diğer tarafta ise peyniri fahiş fiyatla almak zorunda kalan tüketici. Bu tablo serbest piyasa değil, bozulmuş bir piyasa düzenidir.”
Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği çiğ süt tavsiye fiyatlarının yıllardı üretim maliyetlerinin gerisinde kaldığını belirten Genç, çok sayıda küçük üreticinin hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığını söyledi.
NEDEN PAHALI?
CHP’li Genç’e göre peynirdeki fiyat patlamasının arkasında birden fazla yapısal neden bulunuyor:
“Yem fiyatlarında dövize bağlı sert artış
Elektrik, doğal gaz ve akaryakıt maliyetleri
Süt ve süt ürünleri sanayisinde artan işletme giderleri
Taşıma ve soğuk zincir maliyetleri
Zincir marketlerde oluşan yüksek kâr marjları
Etkin denetim ve planlama eksikliği”
Genç, “Üretimi desteklemeyen, girdi maliyetlerini düşürmeyen, piyasayı denetlemeyen bir anlayışla bu tablo değişmez. Bedelini de hem üretici hem tüketici birlikte ödüyor” dedi.
“BU MESELE SADECE PEYNİR DEĞİL, GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİDİR”
Açıklamasında konunun sosyal boyutuna da dikkat çeken Genç şunları söyledi:
“Peynir çocukların proteini, yaşlıların temel besini, sofranın ana unsurudur. Bugün peynir lüks oluyorsa, yarın etin, sütün, yumurtanın tamamen erişilemez olması kaçınılmazdır. Bu sadece fiyat meselesi değil, doğrudan gıda güvenliği meselesidir.”
SOFRANIN EN PAHALI PROTEİNİ
Genç, kalıcı çözüm için üreticiye gerçekçi destek verilmesi, süt fiyatlarının maliyete göre belirlenmesi ve zincir marketlerin kâr marjlarının sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’de peynir artık sofranın en pahalı proteinlerinden biri haline geldi. Bu tablo kader değil, yanlış tarım ve ekonomi politikalarının sonucudur” diyen Genç, Meclis’te konunun takipçisi olacağını belirtti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ocak ayının ilk yarısında kırmızı et fiyatları rekor kırdığını belirterek AKP iktidarını eleştirdi.
Gürer: “654 bin hayvan ithal edildi, et yine rekor kırdı: Dana eti 600 TL barajını aştı!”
Gürer: “Kombinadaki yangın mutfağı kül edecek”
Gürer: “Dana eti yıllık %61 zamlandı!”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece son 20 günde kombina ve kesimhanelerdeki et fiyatlarına gelen zamlara dikkat çekerek, “İktidar, yerli besiciyi bitirip ithalat lobilerini zengin etme yolunu seçmiştir. Bu yolun sonu da et fiyatlarının her hafta artmasına neden olmuştur.,” dedi.
Gürer, “Kombinadaki bu artışlar birkaç güne kalmaz reyonlara yansıyacak. Vatandaş kasaba gitmekte zorlanacak” dedi.
“20 GÜNDE ET %6 ZAMLANDI”
Kombina ve kesimhanelerden gelen son rakamları paylaşan Ömer Fethi Gürer, fiyatlar artış başka bir noktaya ulaştığını belirterek, “Daha 25 Aralık 2025’te kilogramı 569 TL olan dana bıçak fiyatı, 8 Ocak’ta 587 TL’ye, bugün yani 15 Ocak 2026 itibarıyla ise 601 TL’ye çıktı. Kuzu etinde de durum aynı; 536 TL’den 566 TL’ye çıktı. Sadece 20 günde ete gelen zam %6’yı buldu! Geçen yılın aynı dönemine baktığımızda dana etindeki artış %61,3. Vatandaşın mutfağındaki yangın sönmüyor, çünkü iktidar yangına körükle gidiyor,” diye konuştu.
Ürün Tipi (Yağsız KG) 25 Aralık 2025 8 Ocak 2026 15 Ocak 2026 20 Günlük Değişim
Dana Bıçak 569,16 TL 587,19 TL 601,24 TL + %5,6
Kuzu Bıçak 536,26 TL 552,57 TL 566,79 TL + %5,7
“KOMBİNADAKİ YANGIN MUTFAĞI KÜL EDECEK”
Ömer Fethi Gürer, kesim fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasının sorun olacağını belirterek, “Kesimhanede kilosu 601 TL olan dana etinin; kemiği, firesi, dükkan kirası ve nakliyesi eklendiğinde reyon fiyatı halkın alım gücünün tamamen üzerine çıkacaktır,” dedi.
“654 BİN SIĞIR İTHAL ETTİNİZ, FİYAT NEDEN DÜŞMÜYOR?”
İktidarın “ithalat yaparsak fiyat düşer” yanılgısını rakamlarla ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025 yılının ilk 11 ayında bu ülke tam 654 bin 430 baş sığır ithal etti. 1 milyar 52 milyon 719 bin 806 doları yabancı çiftçinin cebine koydunuz. Hani fiyatlar düşecekti? Hani vatandaş ucuz et yiyecekti? Tam tersi oldu; hayvan ithal ettikçe fiyat arttı, fiyat arttıkça iktidar yine ithalata sarıldı. İthalatla fiyatın düşmeyeceğini AKP iktidarı ne zaman anlayacak?”
“KENDİ TOPRAĞINDA ARPADA KENDİ KENDİNE YETEMEYEN ÜLKE, ETİ PAHALIYA YER”
Besicinin en büyük sorunu olan yem maliyetlerine değinen CHP’li Gürer, üretimden uzaklaşan politikaları şu sözlerle eleştirdi:
“Besici yemle baş edemiyor. 2024’te 51 bin ton olan arpa ithalatını, 2025’in ilk 11 ayında 334 bin tona çıkardınız. Kendi topraklarımızda arpa üretimi gerilerken, elin arpasını 6 kat fazla ithal etmek hangi aklın ürünüdür? Üstelik geçen yıl 198 dolar olan arpanın tonuna şimdi 243 dolar ödüyoruz. Mısır ithalatı 4,3 milyon tonu aştı, kepeğin tonu bile bir yılda 175 dolardan 207 dolara çıktı. Bu maliyetlerle besici hayvanına nasıl baksın? Besici ahırını boşaltıyor, iktidar ise sadece seyrediyor.”
“İKTİDAR İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAYINCA YİNE İTHALATA SARILACAK”
Hayvancılık politikalarının geçici sorunlarla değil gerçekçi çözümler ile aşılacağı belirten Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarının hayvancılık politikaları her yönüyle tükeniyor . Yerli üreticiyi yem maliyetleri altında ezen, ahırları boşaltan bu zihniyet, halkın protein erişimini engellemektedir. Şimdi işin içinden çıkamayınca yine yakındır hayvan ithalatına sarılacaklar. Ama bilinmelidir ki; ithalat çözüm değil, sorunun kendisidir. Kendi yemini üretmeyen, kendi besicisini desteklemeyen bir sistemde et fiyatlarındaki artış önlenemez,” şeklinde konuştu.
Gürer: “Emeklinin maaşını erittiniz, hala şov diyorsunuz”
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında iki başlık altında iktidara eleştiriler yöneltti. Gürer, sabit saat uygulamasının toplum üzerinde yarattığı psikolojik, sosyal ve güvenlik risklerine dikkat çekerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına da rakamlar ve yasal düzenlemeler üzerinden yanıt verdi.
“ÖĞRENCİLER, KADINLAR, ÇALIŞANLAR KARANLIKTA YOLLARA DÜŞÜYOR”
Konuşmasına sabit saat uygulamasıyla başlayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, uygulamanın özellikle kış aylarında ciddi riskler yarattığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Öncelikle sabit saat uygulaması nedeniyle saat 8’den önce gün aydınlanmadığı için öğrencilerimiz de kadınlarımız da yollarda karanlıkta önemli ölçüde sorunlu, psikolojik olarak da etkilendikleri bir süreç yaşıyor.”
Sabit saat uygulamasının yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda hayati riskler doğurduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, don olaylarına ve trafik kazalarına dikkat çekerek, “Kış koşullarında bu sabit saat uygulamasının yarattığı önemli bir risk ve tehlike var. Sabah gün ağarmadığı için don olayları yollarda daha yüksek. Gün ışığıyla birlikte normalde bir çözülme olurdu, bundan da mahrum kalıyoruz. Çoğu bölgede trafik kazalarının bu sabit saat uygulamasıyla arttığı görülüyor,” diye konuştu.
“BU UYGULAMA SADECE ENERJİ ŞİRKETLERİNE YARIYOR”
Uygulamanın kamu yararı gözetilmeden sürdürüldüğünü ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu uygulama yalnızca enerji şirketlerinin kazançlarını artırıyor. Ne öğrenciyi, ne kadını, ne de insanların psikolojik durumunu dikkate alan bir anlayış var,” dedi.
Kendi deneyimini de paylaşan Gürer, sabit saatin enerji tüketimini artırdığını belirterek şöyle konuştu:
“Ben buraya Meclis’e sabah 7 buçuk gibi geliyorum, hava hâlâ karanlık. Odanın lambalarını yakıyorum. Böylece enerji şirketlerine biz de dolaylı katkıda bulunuyoruz. Ama bu katkı vatandaşın yaşamını iyileştirmek için kullanılmalı.”CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sabit saat uygulamasının kaldırılması çağrısını yineleyerek, “Kalkıp ‘İTÜ’den rapor aldık’ dediler ama İTÜ’nün böyle bir biriminin dahi olmadığı ortaya çıktı. Bu zulümden vazgeçilsin. Sabit saat uygulaması sona erdirilsin,” şeklinde konuştu.
“EMEKLİNİN, İŞÇİNİN YOKSULLUĞUNUN SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR”
Basın toplantısının ikinci bölümünde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamalarına yanıt veren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 24 yıllık AKP iktidarının sonuçlarına dikkat çekti:
“Sayın Bakan ‘uzun vadeli politikalar yürütüyoruz’ diyor. 24 yıldır iktidardasınız. Bu uzun vadeli politikaların bugüne yansıması yokluk ve yoksulluktur. 2008 yılında emeklilerin aylık bağlama katsayısını yüzde 70’ten yüzde 30’a düşürmeseydiniz bugün en düşük emekli maaşı 40 bin lira olacaktı. Neyin şovundan bahsediyorsunuz?”
“TAŞERON KALDIRILIYOR DENİRKEN TAŞERONUN TAŞERONU YARATILDI”
Belediye şirket işçileri üzerinden yapılan eleştirilere de yanıt veren Ömer Fethi Gürer, 696 sayılı KHK’yı hatırlatarak, “Belediye şirket işçilerinin tayin hakkı yok, terfi hakkı yok. Ücret ve özlük haklarını daraltan siyasi iktidardır. Belediye şirketçiliğini CHP mi yarattı? Hayır. 696 sayılı KHK ile yaratıldı. Bu insanlar kendilerini kadroya alındı sandı ama norm kadroda değiller. Şirket kapatılırsa yarın hepsi dolaylı taşeron. Taşeronu kaldırıyorum derken taşeronun taşeronunu oluşturdunuz,” dedi.
“HODRİ MEYDAN: TÜM TAŞERON İŞÇİLERİ KADROYA ALIN”
AKP İktidarına açık çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, Meclis’te reddedilen yasa tekliflerini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Taşeron modeli köleliktir. Tüm taşeron işçiler kamuya kadrolu alınsın dedik, teklifimiz reddedildi. Hodri meydan. Tüm taşerona kadro verin.”
“YOKSULLUK TOPLUMSAL ÇÖKÜŞÜ DERİNLEŞTİRİYOR”
Gürer yoksulluğun toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün hastanelere gittiğinizde çalışanların önemli bir bölümü psikolojik ilaç kullanıyor. Aileler dağılıyor, mutsuzluk madde bağımlılığını besliyor. Bunların hepsi yokluğun ve yoksulluğun sonucu,” diye konuştu.
AKP iktidara seslenen Gürer, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“24 yıl oldu. Daha ne kadar uzun vadeli politika yürüteceksiniz? Biraz halkın yaşadığı acıları görün. Sorunlara sahip çıkın, çözüm üretin.”
“HALDE FİYATLAR EL YAKIYOR, EMEKLİ BU ÜRÜNÜ NASIL ALACAK?”
Gürer, Antalya’nın Kumluca ilçesindeki hal fiyatlarını örnek göstererek gelinen noktaya dikkat çekti. Gürer, “Cuma günü Kumluca halinde yuvarlak domatesin kilosu 60 lira. Çarli biber 50 lira, kılçık sivri biber 110 lira, cin biber 110 lira. Salatalık 50 lira, patlıcan 56 lira, kabak 66 lira, fasulye 100 lira” dedi.
Bu fiyatların hal çıkış fiyatları olduğunu vurgulayan Gürer, “Bu ürünler Ankara’ya, İstanbul’a gelinceye kadar nakliye de ekleniyor. Rafa girdiğinde emekli, asgari ücretli bu ürünleri nasıl alacak?” diye sordu.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



