Ah-vah edebiyatlı maske..(Davut Güleç-KGC Bayram Gazetesi- Köşe yazısı)

KAPLAN KÖŞESİ

Davut Güleç

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Pandemi döneminde sevdiğimiz-sevmediğimiz bir çok tanıdık insanı kaybettik.

Bazılarına gerçekten çok üzüldük.

Bazılarına haklarımızı helal etmek içimizden bile gelmedi.

Ama genç ölümler gerçekten yürek yaktı, herkesi perişan etti.

***

Sosyal medyada ya da gazete köşe yazılarını mümkün olduğunca okuyorum.

Çoğu kişi gözlerinde yaş olmadan ‘timsah gözyaşı’ döküyor.

Ölenlerin çoğuna yaşarken olmadık engel çıkartan, hayatı zindan edenler, ölünce ‘ah-vah edebiyatı’ ile günahkar nefislerini tatmin ediyor.

Ceplerimi doluyor, günahları mı belli değil.

***

Son dönemlerde en çok koltuk, makam, tribün, renkli cam, STK  temsil hırsı ön planda.

Hepsinin tek nedeni ceplerini doldurmak.

Başkalarına yaşam hakkı haram.

Temsil ettikleri STK’lara meslektaşlarını üye yapmamak için her şeyi yaparlar.

Sen-ben-bizim oğlan anlayışı ile gezer-tozar, bürokratlar, atanmış-seçilmişler ile adeta havalı kutlama yapar, bir gün sonrada onun değerlendirmesinde bulunurlar.

Hiç akıllarına ölecekleri, hastalanacakları, sorunları gelmez.

***

Oysa sık sık gittikleri cenaze namazlarında din adamları ve mezarlıkların girişince şu vardır tekrarlanır.

‘Her canlı bir gün ölümü tadacaktır.’

Bir çok hırsı olanlar ve başkalarına yaşam hakkı tanımayan tribün-ekran-koltuk meraklıları, ‘canlı’ değil ‘robot’ gibi yaşarken ‘hayalet avcısı’ gibidirler.

Her türlü alavere-dalaverenin içinde yer alırlar, kendilerince atanmış-seçilmişleri yönlendirirler.

***

Tüm Dünyayı ‘küresel salgın’ ile etkisi altına alan toplam 2 gram ağırlığında olduğu söylenen, mutasyona uğrayarak daha da tehlikeli hal alan covid 19, mezarlıkta yan yana yatan insanlar gibi kimseye torpil geçmiyor.

İnsanların’ keşke, acaba, olmasaydı’ pişmanlıkları elbet çoktur.

Hastalıkta, engelli olmakta, borçla, çaresizlikle, ölümle, insanca yaşam onuru-şerefi içindeyiz.

İyisi mi bu onur-gururu önce atalarımıza, hastalarımıza, çaresizlere, en önemlisi de meslektaşlarımıza ‘ayağımı kaydırır mı?’ korkusu yaşamadan ve onlara sahip çıkarak yerine getirelim.

***

Pandemide, kısıtlamalar altında, evlerin bile ‘yarı açık cezaevine’ döndüğü bu dönemde herkesin o kadar çok ders alacağı örnek var ki!

Zenginler fakir, fakirler yoksulluk, iktidar çaresizlik, gençler işsizlik-geleceğe  umutsuz bakış sınavında.

Fırsatçılar yine takla atarak ceplerini, fatura keserek kasaları doldurma imtihanında.

İyisi mi, gözlerinizde yaş yokken ‘timsah gözyaşı’ dökmeyin.

Yaşarken hem siz, hem dostlarınız, meslektaşlarınız yaşamdan zevk alsın.

***

İnsanlara önce ‘yaşamı zehir edin’ sonra sosyal medyada gazete köşelerinde ‘ah-vah’ diyerek kendinizi tatmin edin, kirli kalplerinizi temizlemeye kalkın.

Artık bu dijital çağda kimse bunları yemiyor.

İyisi mi kalan ömürlerinizde artık ‘timsah gözyaşı’ dökmeyi bırakın, insanca yaşamayı öğrenin.

***

Eskiden ‘maskeni çıkarda konuş’ derlerdi şimdi herkes maskeli.

‘Timsah gözyaşı dökmeyin’ derlerdi, şimdi herkes kuru gözde ağlıyor.

Belki bu bayram günü böylesi bir yazı ağır oldu.

Ama, hepimiz maskeli, sosyal mesafeli, korku içinde ‘acaba hastalık var mı?’ diyerek yaşarken, artık insanca yaşamayı öğrensek iyi olur.

Kutlamadığımız bu bayram günü, bugüne kadar yaşamı zehir ettiğiniz insanlarla şimdiden helalleşseniz, bayram yapsanız olmaz mı?

***

Klasikte olsa, bayramınızın virüssüz, sağlıklı, huzurlu, mutlu, barış içinde geçmesini dilerim.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Türkiye Afet ve Acil durum hazırlıkları (Köşe yazısı)

Şener Mengene Stratejist-Araştırmacı-Yazar Strateji Enstitüsü Genel Müdürü Hazırlıklar yapılıyor ama yine de bu konuyu önemine …