Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Kurban bayramı üzerine..(Köşe yazısı 28.09.2015 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
[email protected]

Belki inanmayacaksınız ama Kurban üzerine bu yazıyı yazıp-yazmama konusunda biraz düşündüm.
Ama gördüklerim, izlediklerim, okuduklarımı, duyduklarımı görünce yazmaya karar verdim.
Kurban bayramının birini daha öyle-böyle tamamladık.
Bir yanda terör ve şehitler
Bir yanda yollardaki trafik canavarları
Bir yanda eline bıçağı alıp ‘Kasabım’ diye kendini tatmin edenler.
Bir yanda Hac’daki büyük felaket.
Diğer yanda ise ‘İbadeti’ unutup, para kazanma hırsı ile kurbanlık olmayacak hayvanların ticaretini yapanlar ve bu konuda denetimde yetersiz kalanlar.
Oysa Kurban Bayramı Hazreti İbrahim’in oğlu İsmail’i, Allah yolunda kurban etmeye hazırlanışı sırasında kendisine gönderilen bir koyunu temsilen kutlanır.
Bayram aynı zamanda Hac mevsiminin bitişi demektir.
Bizim yaşadığımız çocukluğumuzda kurbanlarımızı babam keserdi.
Sabah ezanı ve ortalığın aydınlanmaya başlamasıyla kalkar bayramlaşırdık.
Babam bayram namazını takiben daha önceden alıp beklettiği kurbanımızı tekbirler getirerek keserdi.
Babamın bıçağı kurbanın boğazına o ilk sürüşünü seyretmeyi hiç beceremedim.
Ama kan akıtıldıktan sonra bir kabulleniş ve kardeşlerimle birlikte tüm gücümüzle, tek başına koca kurbanı kesen, babamıza yardım şeklinde devam ederdi.
İşin en güzel kısmı da kesim bittikten sonra sabah kahvaltısında tüm ailenin kurban kavurması yemesiydi. Bazen de ciğer kavurma!
Kurban bayramının ilk günü hep koşuşturma ile geçer.
Özellikle büyükler, kurban kesmişlerse, bölüştürme işlemi yaptıklarından çok meşgul olurlar ve yorulurlar. O nedenle genelde ilk gün bayram ziyaretleri yapılmaz.
Ama bayramın ikinci gününden sonra akrabalar, komşular ve diğer yakınlarla bayramlaşılır. İşte benim için o zaman bayram başlardı!
Yeni giysiler, dağıtılan harçlıklar, armağanlar, şekerler ve kolonya. Özellikle kolonya kokusu bana hep bayram kokusu gibi gelir.
Ya şimdi ki bayramlar, daha öncede dediğim gibi tatile dönüştü. Şehir merkezindeki yoğun trafik yerini sakinliğe bıraktı. Dün biraz trafikteki dönüşten yoğunluk vardı.
Bayram süresince şeker toplayan çocuklar gelmedi. Ama şekerleri kasede bekledi. Geleneği devam ettirenler, o şekerleri torunlarına, komşu çocuklarına daha çok verdi.
Kurban bayramı alınan önlemler ile geçmişteki bayramlara göre daha derli-toplu geçti. Belediyeler tam olmasa da geçer not aldı. Demek ki önlem alınır ve uygulanırsa herkes uyuyor.
Belediyeler, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma, İtfaiye, Sağlık ekipleri, Trafik ekipleri, doğalgaz ve diğer ekiplerde bayram yapmasa da ellerinden gelenleri yaptılar.
Fakat, acemi kasaplar ve eline bıçağı alıp kurban kesmeye kalkan bazı kendini bilmezler yine yapacaklarını yaptılar.
Türkiye’yi Dünyaya rezil ettiler.
Bu konuda ciddi bir önlem alınması şart. Bu da belediyelere ve Gıda, Tarım, Hayvancılık Bakanlığına, ilgili meslek kuruluşlarına düşüyor.
Halen kesilen kurbanları çocuklara, bebeklere seyrettirenler, kurban kanını alınlarına parmağı ile koyanlarda küçümsenmeyecek kadar çok.
Kurban kesildikten sonra, Kayseri il Müftüsü uyarmasına karşın yine köşe başları kurban etinden sucuk yapanlarla dolup taştı. Pekte hoş görüntüler olmadı.
Kurban bayramı öncesi ve sonrasında gece yarıları egzoz patlatanlar, tekerlerine patinaj yaptıranlar, yüksek sesle teyp dinleyen, halk arasında korku-panik yaratan kendini bilmezler yine ellerinden geleni yaptılar. Bel Sin bölgesinde, 30 Ağustos ile Selçuklu mahallesi arasındaki bölge sanki 21.00 den sonra onların toplanma merkezi gibi.
Yazımın başında da dediğim gibi, kurban bayramını öyle ya da böyle tamamladık. Umarım bundan sonraki bayramlar tatilde, sucuk bayramı da, terörde, trafik canavarlı da, acemi kasaplı da olmaz.
Zaten Türkiye’nin en büyük sorunu, hak etmeyen bazı kişilerin, siyasi ve birilerinin adamı olmasından hak etmedikleri koltukları doldurmaları, halende işgal etmeleri.
Medeniyet bence o koltuklardan başlıyor..

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Kurban bayramı üzerine..(Köşe yazısı 28.09.2015 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
[email protected]

Belki inanmayacaksınız ama Kurban üzerine bu yazıyı yazıp-yazmama konusunda biraz düşündüm.
Ama gördüklerim, izlediklerim, okuduklarımı, duyduklarımı görünce yazmaya karar verdim.
Kurban bayramının birini daha öyle-böyle tamamladık.
Bir yanda terör ve şehitler
Bir yanda yollardaki trafik canavarları
Bir yanda eline bıçağı alıp ‘Kasabım’ diye kendini tatmin edenler.
Bir yanda Hac’daki büyük felaket.
Diğer yanda ise ‘İbadeti’ unutup, para kazanma hırsı ile kurbanlık olmayacak hayvanların ticaretini yapanlar ve bu konuda denetimde yetersiz kalanlar.
Oysa Kurban Bayramı Hazreti İbrahim’in oğlu İsmail’i, Allah yolunda kurban etmeye hazırlanışı sırasında kendisine gönderilen bir koyunu temsilen kutlanır.
Bayram aynı zamanda Hac mevsiminin bitişi demektir.
Bizim yaşadığımız çocukluğumuzda kurbanlarımızı babam keserdi.
Sabah ezanı ve ortalığın aydınlanmaya başlamasıyla kalkar bayramlaşırdık.
Babam bayram namazını takiben daha önceden alıp beklettiği kurbanımızı tekbirler getirerek keserdi.
Babamın bıçağı kurbanın boğazına o ilk sürüşünü seyretmeyi hiç beceremedim.
Ama kan akıtıldıktan sonra bir kabulleniş ve kardeşlerimle birlikte tüm gücümüzle, tek başına koca kurbanı kesen, babamıza yardım şeklinde devam ederdi.
İşin en güzel kısmı da kesim bittikten sonra sabah kahvaltısında tüm ailenin kurban kavurması yemesiydi. Bazen de ciğer kavurma!
Kurban bayramının ilk günü hep koşuşturma ile geçer.
Özellikle büyükler, kurban kesmişlerse, bölüştürme işlemi yaptıklarından çok meşgul olurlar ve yorulurlar. O nedenle genelde ilk gün bayram ziyaretleri yapılmaz.
Ama bayramın ikinci gününden sonra akrabalar, komşular ve diğer yakınlarla bayramlaşılır. İşte benim için o zaman bayram başlardı!
Yeni giysiler, dağıtılan harçlıklar, armağanlar, şekerler ve kolonya. Özellikle kolonya kokusu bana hep bayram kokusu gibi gelir.
Ya şimdi ki bayramlar, daha öncede dediğim gibi tatile dönüştü. Şehir merkezindeki yoğun trafik yerini sakinliğe bıraktı. Dün biraz trafikteki dönüşten yoğunluk vardı.
Bayram süresince şeker toplayan çocuklar gelmedi. Ama şekerleri kasede bekledi. Geleneği devam ettirenler, o şekerleri torunlarına, komşu çocuklarına daha çok verdi.
Kurban bayramı alınan önlemler ile geçmişteki bayramlara göre daha derli-toplu geçti. Belediyeler tam olmasa da geçer not aldı. Demek ki önlem alınır ve uygulanırsa herkes uyuyor.
Belediyeler, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma, İtfaiye, Sağlık ekipleri, Trafik ekipleri, doğalgaz ve diğer ekiplerde bayram yapmasa da ellerinden gelenleri yaptılar.
Fakat, acemi kasaplar ve eline bıçağı alıp kurban kesmeye kalkan bazı kendini bilmezler yine yapacaklarını yaptılar.
Türkiye’yi Dünyaya rezil ettiler.
Bu konuda ciddi bir önlem alınması şart. Bu da belediyelere ve Gıda, Tarım, Hayvancılık Bakanlığına, ilgili meslek kuruluşlarına düşüyor.
Halen kesilen kurbanları çocuklara, bebeklere seyrettirenler, kurban kanını alınlarına parmağı ile koyanlarda küçümsenmeyecek kadar çok.
Kurban kesildikten sonra, Kayseri il Müftüsü uyarmasına karşın yine köşe başları kurban etinden sucuk yapanlarla dolup taştı. Pekte hoş görüntüler olmadı.
Kurban bayramı öncesi ve sonrasında gece yarıları egzoz patlatanlar, tekerlerine patinaj yaptıranlar, yüksek sesle teyp dinleyen, halk arasında korku-panik yaratan kendini bilmezler yine ellerinden geleni yaptılar. Bel Sin bölgesinde, 30 Ağustos ile Selçuklu mahallesi arasındaki bölge sanki 21.00 den sonra onların toplanma merkezi gibi.
Yazımın başında da dediğim gibi, kurban bayramını öyle ya da böyle tamamladık. Umarım bundan sonraki bayramlar tatilde, sucuk bayramı da, terörde, trafik canavarlı da, acemi kasaplı da olmaz.
Zaten Türkiye’nin en büyük sorunu, hak etmeyen bazı kişilerin, siyasi ve birilerinin adamı olmasından hak etmedikleri koltukları doldurmaları, halende işgal etmeleri.
Medeniyet bence o koltuklardan başlıyor..

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…