Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Toprağımız akıp gitmesin ! (Köşe yazısı-25.11.2014 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ
GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
Susuzluk, kuraklık, yağışların az olması, don olayları, meyve-sebze üretiminin giderek azalması gibi bir çok doğa olayı herkese ciddi mesaj veriyor.
Zaman zaman doğa kendinden alınanları, büyük bir intikamla geri alıyor.
Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) bu konuda büyük bir mücadele veriyor. Benim gibi binlerce gönüllü, sesini , hainlere, kirli ticaret yapanlara, doğayı betonlaştıran siyasilere, meraları turizme açan politikacılara, fidan dikmeyip sürekli kesenlere, tarım arazilerini ekip-biçmeyen yan gelip yatanlara karşı durmaksızın çalışıyor, eğitiyor.
İşte ben de ‘Bu topraklara sahip çıkılması’, herkesin borcu olduğunu yeniden hatırlatmak için böyle bir yazıyı kaleme alma gereksinimi duydum. Umarım sizde bunu sahiplenirsiniz.
Son yıllarda artan seller, önemli miktarda verimli üst toprak kaybına neden oluyor. Türkiye her yıl ortalama 1 milimetre, 10 yılda ise 1 santimetre toprak kaybediyor.
Dünya’da tarım arazileri, yıllık ortalama 24 milyar ton toprağını erozyon ile kaybediyor. Erozyondan 110 ülke çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya.
Erozyonu, doğa katliamcılarına bir kez daha anlatayım.
Toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu, koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su, rüzgâr veya yerçekimi etkisiyle aşınması ve taşınması.
Rüzgârla taşınan toprak esas itibarıyla ince kum ve tozlar. Taşınan kum ve tozlar verimli toprakların üzerini kaplayarak verimli toprakları kullanılamaz hale getiriyor. Hızlandırılmış toprak erozyonu, en yaygın ve etkili olanı. Su erozyonu daha sonraki.T ürkiye topraklarının ise, % 90′ı su erozyonu, % 1′i de rüzgâr erozyonundan etkileniyor.
Yağmur damlaları büyük bir hızla toprağa düşüyor. Toprak taneciklerini yerinden oynatarak kolaylıkla taşıyor. Suyun çözücü özelliği ile toprak tanecikleri arasındaki bağlılık azalıyor. Yağmur damlalarının etkisi daha da artıyor. Arazi eğimi ile artan su akışı erozyonu şiddetlendiriyor.
Su ile taşınan toprak, yağış şekline, miktarına, şiddetine, arazinin topoğrafik yapısına, bitki örtüsüne, arazi kullanımına ve toprak özelliklerine göre değişebiliyor. Türkiye’nin topoğrafik yapısı çok engebeli. Bu nedenle % 90’ınında değişik derecede su erozyon görülüyor.Türkiye’de eğimin % 15’in üzerinde olduğu orta ve şiddetli erozyon görülen alan % 65’i oluşturuyor.
Toprak ekosisteminin en hayati kısmı, bitki beslenmesinde büyük önemi olan organik maddenin biriktiği, ayrıştığı ve su ile birlikte bitkinin köklerine ulaştığı toprağın üst kısmı. Toprağın üst kısmı, toprak ekosisteminde önemli yeri olan binlerce canlının yaşadığı, toprağa hayat veren kısım
Verimli üst toprağın yüzey suyu ile taşınması ile oluşan sedimentler, erozyonla kaybedilen toprak miktarı açısından önemli bir gösterge.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2013 yılı verilerine göre Türkiye havzalarında 78.318.707,02 hektar alanda taşınan sediment miktarı 2.381.678.249,78 ton/yıl.
Denize ulaşan sediment miktarı 557.189.776,04 ton/yıl, Türkiye havzalarında baraj ve göller tarafından tutulan miktarı ise 937.967.885,80 ton/yıl.
Ülkemizde erozyonla taşınan toprak miktarı 814.599.670 m3/yıl’a ulaşıyor. Başka bir deyişle, Türkiye her yıl ortalama 1 milimetre, 10 yılda ise 1 santimetre toprak kaybediyor. Oysa 1 santimetre toprağın oluşması yaklaşık 300-400 yıl sürüyor.
Erozyonun önlenmesinde orman ve meraların büyük rolü bulunuyor. Örneğin; Çin’de Sarı Irmak ve Hindistan’da Ganj Nehri, Dünyanın en çok toprak taşıyan akarsuları. Dünya’da en yüksek debiye sahip olan Amazon Nehri ise, diğerlerine oranla en az toprak taşıyan akarsu. Çünkü, Amazon ve kollarının su toplama havzaları zengin bitki örtüsü ve ormanlarla kaplı bulunuyor. Topoğrafik yapısı diğer nehirlere göre daha az.
Türkiye’de ormanların % 49’u bozuk orman olarak nitelendiriliyor. Bu alanlarda ormanların tepe örtüsü toprağın % 10’undan daha azını örtüyor. Bu nedenle eğimli arazilere sıkışmış durumda olan ormanların % 54’ünde erozyon görülüyor.Toprağı yağmur damlası etkisinden koruyan, üzerindeki bitki örtüsü. Meralarımızın % 64’ü yeterli bitki örtüsünden yoksun. Bu yüzden erozyon tehdidi altında. Bitki örtüsü açısından en yoksun tarım alanları, erozyona en hassas arazileri oluşturuyor. Orman ve meralara göre daha az eğimli arazilerde bulunmasına rağmen Türkiye’de tarım alanlarının % 59’unda erozyonla verimli topraklar kaybediliyor.
Yağış miktarı ve şiddeti, erozyon hızını belirleyici role sahip. Son yıllarda Kayseri ve çevresinde de yaşanan seller, önemli miktarda toprak kaybına neden oldu.
Türkiye’de iklim değişikliğinin bir sonucu olarak sağanak yağış ve sellerde son dönemde önemli artışlar gerçekleşti. 2000-2012 yıllarında yaşanan 484 adet sel sonucu, 308.894 hektar tarım alanı sular altında kaldı. 229 can kaybı yaşandı. Seller yüzünden, ekili-dikili araziler zarar gördü. Verimli araziler uzun süre su altında kaldı. Arazi yüzeyleri çamur tabakasıyla kaplandı. Uzun süre ziraat yapılamaz hale geldi.
Yolların, köprülerin, enerji ve haberleşme hatlarının, içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekelerinin, ziraat alanlarının ve sanat yapılarının zarar görmesi büyük bir milli gelir kayba neden oldu.
Tüm bu zararlı etkilerin ötesinde, en önemli sorunların başında toprak kaybı geliyor. Erozyon sebebiyle verimli üst toprak kaybı, önemli ve ivedilikle önlenmesi gereken büyük bir sorun. Unutmayın ki, gezegendeki tüm canlılarla birlikte bizim de yaşamımızın sürekliliği toprağa bağlı.
Yoksa, hepimiz bağışlanmayan doku ve organlar gibi birgün erozyonla toprak olacak ve üzerimiz bir daha işe yaramamak üzere örtülecek.
Benden söylemesi ve hatırlatması.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Toprağımız akıp gitmesin ! (Köşe yazısı-25.11.2014 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Toprağımız akıp gitmesin ! (Köşe yazısı-25.11.2014 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ
GAZETECİ-HİSF KAYSERİ TEMSİLCİSİ
Susuzluk, kuraklık, yağışların az olması, don olayları, meyve-sebze üretiminin giderek azalması gibi bir çok doğa olayı herkese ciddi mesaj veriyor.
Zaman zaman doğa kendinden alınanları, büyük bir intikamla geri alıyor.
Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) bu konuda büyük bir mücadele veriyor. Benim gibi binlerce gönüllü, sesini , hainlere, kirli ticaret yapanlara, doğayı betonlaştıran siyasilere, meraları turizme açan politikacılara, fidan dikmeyip sürekli kesenlere, tarım arazilerini ekip-biçmeyen yan gelip yatanlara karşı durmaksızın çalışıyor, eğitiyor.
İşte ben de ‘Bu topraklara sahip çıkılması’, herkesin borcu olduğunu yeniden hatırlatmak için böyle bir yazıyı kaleme alma gereksinimi duydum. Umarım sizde bunu sahiplenirsiniz.
Son yıllarda artan seller, önemli miktarda verimli üst toprak kaybına neden oluyor. Türkiye her yıl ortalama 1 milimetre, 10 yılda ise 1 santimetre toprak kaybediyor.
Dünya’da tarım arazileri, yıllık ortalama 24 milyar ton toprağını erozyon ile kaybediyor. Erozyondan 110 ülke çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya.
Erozyonu, doğa katliamcılarına bir kez daha anlatayım.
Toprağın aşınmasını önleyen bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu, koruyucu örtüden yoksun kalan toprağın su, rüzgâr veya yerçekimi etkisiyle aşınması ve taşınması.
Rüzgârla taşınan toprak esas itibarıyla ince kum ve tozlar. Taşınan kum ve tozlar verimli toprakların üzerini kaplayarak verimli toprakları kullanılamaz hale getiriyor. Hızlandırılmış toprak erozyonu, en yaygın ve etkili olanı. Su erozyonu daha sonraki.T ürkiye topraklarının ise, % 90′ı su erozyonu, % 1′i de rüzgâr erozyonundan etkileniyor.
Yağmur damlaları büyük bir hızla toprağa düşüyor. Toprak taneciklerini yerinden oynatarak kolaylıkla taşıyor. Suyun çözücü özelliği ile toprak tanecikleri arasındaki bağlılık azalıyor. Yağmur damlalarının etkisi daha da artıyor. Arazi eğimi ile artan su akışı erozyonu şiddetlendiriyor.
Su ile taşınan toprak, yağış şekline, miktarına, şiddetine, arazinin topoğrafik yapısına, bitki örtüsüne, arazi kullanımına ve toprak özelliklerine göre değişebiliyor. Türkiye’nin topoğrafik yapısı çok engebeli. Bu nedenle % 90’ınında değişik derecede su erozyon görülüyor.Türkiye’de eğimin % 15’in üzerinde olduğu orta ve şiddetli erozyon görülen alan % 65’i oluşturuyor.
Toprak ekosisteminin en hayati kısmı, bitki beslenmesinde büyük önemi olan organik maddenin biriktiği, ayrıştığı ve su ile birlikte bitkinin köklerine ulaştığı toprağın üst kısmı. Toprağın üst kısmı, toprak ekosisteminde önemli yeri olan binlerce canlının yaşadığı, toprağa hayat veren kısım
Verimli üst toprağın yüzey suyu ile taşınması ile oluşan sedimentler, erozyonla kaybedilen toprak miktarı açısından önemli bir gösterge.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın 2013 yılı verilerine göre Türkiye havzalarında 78.318.707,02 hektar alanda taşınan sediment miktarı 2.381.678.249,78 ton/yıl.
Denize ulaşan sediment miktarı 557.189.776,04 ton/yıl, Türkiye havzalarında baraj ve göller tarafından tutulan miktarı ise 937.967.885,80 ton/yıl.
Ülkemizde erozyonla taşınan toprak miktarı 814.599.670 m3/yıl’a ulaşıyor. Başka bir deyişle, Türkiye her yıl ortalama 1 milimetre, 10 yılda ise 1 santimetre toprak kaybediyor. Oysa 1 santimetre toprağın oluşması yaklaşık 300-400 yıl sürüyor.
Erozyonun önlenmesinde orman ve meraların büyük rolü bulunuyor. Örneğin; Çin’de Sarı Irmak ve Hindistan’da Ganj Nehri, Dünyanın en çok toprak taşıyan akarsuları. Dünya’da en yüksek debiye sahip olan Amazon Nehri ise, diğerlerine oranla en az toprak taşıyan akarsu. Çünkü, Amazon ve kollarının su toplama havzaları zengin bitki örtüsü ve ormanlarla kaplı bulunuyor. Topoğrafik yapısı diğer nehirlere göre daha az.
Türkiye’de ormanların % 49’u bozuk orman olarak nitelendiriliyor. Bu alanlarda ormanların tepe örtüsü toprağın % 10’undan daha azını örtüyor. Bu nedenle eğimli arazilere sıkışmış durumda olan ormanların % 54’ünde erozyon görülüyor.Toprağı yağmur damlası etkisinden koruyan, üzerindeki bitki örtüsü. Meralarımızın % 64’ü yeterli bitki örtüsünden yoksun. Bu yüzden erozyon tehdidi altında. Bitki örtüsü açısından en yoksun tarım alanları, erozyona en hassas arazileri oluşturuyor. Orman ve meralara göre daha az eğimli arazilerde bulunmasına rağmen Türkiye’de tarım alanlarının % 59’unda erozyonla verimli topraklar kaybediliyor.
Yağış miktarı ve şiddeti, erozyon hızını belirleyici role sahip. Son yıllarda Kayseri ve çevresinde de yaşanan seller, önemli miktarda toprak kaybına neden oldu.
Türkiye’de iklim değişikliğinin bir sonucu olarak sağanak yağış ve sellerde son dönemde önemli artışlar gerçekleşti. 2000-2012 yıllarında yaşanan 484 adet sel sonucu, 308.894 hektar tarım alanı sular altında kaldı. 229 can kaybı yaşandı. Seller yüzünden, ekili-dikili araziler zarar gördü. Verimli araziler uzun süre su altında kaldı. Arazi yüzeyleri çamur tabakasıyla kaplandı. Uzun süre ziraat yapılamaz hale geldi.
Yolların, köprülerin, enerji ve haberleşme hatlarının, içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekelerinin, ziraat alanlarının ve sanat yapılarının zarar görmesi büyük bir milli gelir kayba neden oldu.
Tüm bu zararlı etkilerin ötesinde, en önemli sorunların başında toprak kaybı geliyor. Erozyon sebebiyle verimli üst toprak kaybı, önemli ve ivedilikle önlenmesi gereken büyük bir sorun. Unutmayın ki, gezegendeki tüm canlılarla birlikte bizim de yaşamımızın sürekliliği toprağa bağlı.
Yoksa, hepimiz bağışlanmayan doku ve organlar gibi birgün erozyonla toprak olacak ve üzerimiz bir daha işe yaramamak üzere örtülecek.
Benden söylemesi ve hatırlatması.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…