Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Tarihe düşen not..(1)(Köşe yazısı 16.10.2019 Kayseri Star haber Gazetesi)

Tarihe düşen not..(1)(Köşe yazısı 16.10.2019 Kayseri Star haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Türkiye, Türk milleti, Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti üzerine oynanan oyunlar bitmek bilmiyor.

Birde içimize, bilerek, bilmeyerek, yanılma sonucu yerleştirilen, çoğunun hala ne olduğu belli olmayanla,  Devletimizi ve Milletimizi bölmeye, parçalamaya çalışan dahili ve harici işbirlikçilerde eksik değil.

Herkes ‘Tam kenetlenme zamanı’ diyor.

Ev, işyerleri, cadde, sokak, bulvarların, kısaca yerleşim merkezlerinin Türk bayrakları ile süslenerek ‘Barış Pınarı harekatı’na tam destek verildiğinin gösterilmesi isteniyor.

Bu elbette çok önemli ama, kaldırılan ‘Andımız, Devlet kurumlarının başındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltılmışı T.C.’nin yeniden yerine konması da bu kadar önemli.

***

13 Ekim 1924 gecesi Kayseri’de şerefine tertip edilen fener alayında Kayseri Lisesi öğrencisi Behçet Kemal Bey’in söylevine büyük önder ve lider Atatürk’ün  tarihe not düşen sözleri hala hafızalarda.

“Mazinin kararsız, çürümüş zihniyeti ölmüştür. Bütün dünya bilmelidir ki, Türk milleti hakkını, haysiyetini, şerefini tanıtmaya kadirdir. Türk vatanının bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar. Haysiyetinin bir zerresine, vatanın bir avuç toprağına vuku bulacak tecavüzün bütün mevcudiyetine vurulmuş darbe olacağını artık Türk milletinin fark etmediğini sanmak hatadır.”

Bugünde, gelişmiş ülkelerin, batının, Arap ülkelerinin neredeyse oyuncağı gibi görülen ve görülmek istenen Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti, bugün kenetlenerek o günleri yeniden yaşamalı ve yaşatmalıdır.

***

Prof.Dr. İbrahim Tellioğlu’nun ‘Tarihe not düşme adına’ diyerek paylaşımına da dikkat çekmek istiyorum.

Arapların çoğu yüz yıl önce İngilizlerin peşine nasıl takılmışsa bugün de ABD’den yana tavır koymuşlardır.

Türkiye, Suriye’de Amerikan emperyalizmi ile mücadele etmektedir.

Türkiye hiç bir şekilde güney sınırında suni bir devlet kurulmasına müsaade etmeyecektir.

İsrail ve Filistin tarihte ilk kez aynı safta yer almıştır. Bu işbirliğinin Türkiye’ye karşı olması her zaman akıllarda kalacaktır.

Arap Birliği adındaki örgütün ABD’nin kontrolünde olduğu çok açık bir biçimde ortaya çıkmıştır.

Çözüm sürecinde hükümetin muhatap aldığı sivil toplum örgütleri, siyasetçi ve aydınların pek çoğunun bugün Türkiye aleyhinde faaliyet göstermesi dikkat çekicidir. Böylece o sürece itiraz edenlerin haklılığı yaşanarak görülmüştür.

Türk milleti zor zamanlarda kısa sürede bir araya gelebileceğini bir kez daha göstermiştir. Bu ruh ayakta olduğu müddetçe Türkiye Cumhuriyeti’nin aşamayacağı güçlük yoktur.

Türk askeri eline silah aldığı andan itibaren Türk bayrağı altında bir araya gelen herkes millet olmanın gereğini yerine getirmiştir. Aksini yapanlar ise tarih ve millet huzurunda hesap vermeye hazır olmalıdır.

Milletimiz zor gününde yanında kimlerin olduğunu açıkça görmüştür. Bu durum Türkiye’nin gelecekteki rotasını belirleyecektir.

***

Kayseri Baro Başkanı avukat Cavit Dursun’un paylaşımı da bir o kadar dikkatimi çekti.

Milletimizin göz bebeği olan Türk Ordusunun, Ülkemizin bütünlüğü ve Milletimizin geleceği için, üstüne düşen görevi, yine layıkıyla yerine getireceğine olan inancımız ve güvenimiz tamdır. Büyük Türk Milleti, Mehmetçikle tek yürek ve tek bilektir. Rabbim, Ordumuzun ve Askerlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Gün; birlik, beraberlik, akıl, feraset ve öngörü günüdür.
Askerlerimizin canıyla ve kanıyla sahada kazanacağı zafer, masada kaybedilmemeli, harekatın siyasi, stratejik, bölgesel, jeopolitik ve diplomatik kapsamı çok iyi değerlendirilmelidir.
Bu bağlamda;
Geçmişten ve tarihten ibret ve ders alınmalı, yeni bir 36. paralel, çekiç güç ve kuzey ırak benzeri oldu bittiye kesinlikle fırsat verilmemelidir.
Tam bağımsızlığımız aykırı olan hiçbir kapalı anlaşma ve sınırlama kabul edilmemeli, bizi çevrelemeye çalışan terör devletine asla müsaade edilmemelidir.
30 km sınırlamasına, dış baskı ve ekonomik tehditlere asla boyun eğilmemelidir. S-400’ler, Doğu Akdeniz ve Suriye sınırımıza derhal kurulmalı ve çalıştırılmalıdır.
Haklı ve güçlü hareketimiz, başka ülkelerin kirli amaçlarına, BOP, arap baharı, Ortadoğu’da 2. bir israil kurma, mezhepci anlayışlar ve benzeri hain planlara feda ettirilmemelidir.
Siyonizmin ve emperyalizmin, özellikle İsrail ve ABD’nin sinsi ve kirli oyunlarına karşı azami dikkat edilmeli, IŞID-DEAŞ gibi gerçekte küresel güçlerin piyonu olan oluşumlara ve bunlarla yapılacak mücadelenin üstümüze yıkılmaya çalışılmasına asla izin verilmemelidir.
Israil, Terör Devleti kurma, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, BOP, petrol vb. nedenlerle, ABD’nin bu bölgeden, gerçekten ve tamamen çekilmesi mümkün değildir. Bu durumun nedenlerini ve sonuçlarını iyi değerlendirmeli, RUSYA’ nın ve AB’nin ikircikli ve sinsi oyunlarına karşı çok dikkat edilmelidir.
Beşinci Nesil Savaş ya da Hibrit Savaşın özellikleri ile Bilgi Harbinin tüm detayları kapsamlı olarak değerlendirilmeli; Harbiyeli Kurmay Subayların kurmay aklına, ehliyet sahibi diplomatlar ve liyakatlı stratejistlerin fikirlerine önem verilmelidir.
Geçmişteki aldatılma ve kandırılmalara benzer bir duruma tahammülümüz kalmamıştır. Suriye iç savaşındaki rolümüzün yanlışlığı ve sonuçlarının bizim açımızdan ağır sonuçları tartışmasız bir gerçek olup, ders ve ibret alınmalıdır.
Devletimizin kurucusu ve Milletimizin kurtarıcısı Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi bölgesel komşularımızla iyi ilişkiler kurulmalı, Sadabat ve Balkan Paktı gibi bölgesel oluşumlar yeniden kurulmalı, geçmişteki hatalar telafi edilerek, Suriye Devletiyle stratejik iyi ilişkiler tekrar kurulmalıdır.

Türk Silahlı Kuvvetleri kurumsal olarak güçlendirilmeli, Askeri Liseler ve Harbiye yeniden açılmalı, Askeri Hastaneler tekrar kurulmalı, YAŞ, terfi ve atamalarda gelenek ve teamüllere uyulmalı, TSK’da asla siyaset yapılmamalı, TSK ve Genelkurmayın anayasal konumuna saygı duyulmalı ve bunlara aynen uyulmalıdır.
Mehmetçiğin ve Kahraman Ordumuzun, terör örgütlerine ve arkalarındaki düşman devletlere karşı, kanıyla ve canıyla yürüttüğü bu haklı, hukuki ve insani mücadele ve hareket; asla iç siyasete, oy ve parti politikalarına alet edilmemelidir. Terör örgütlerine ve terörün arkasındaki düşman devletlerin vekalet hareketlerine karşı yürütülen bu mücadele, milli meselemiz olup, partiler ve siyaset üstüdür. Vatanseverlik kimsenin tekelinde değildir. Barış Pınarı Hareketi bölmek için değil, birleştirmek için yapılmaktadır. Türkiye ve Türk Ordusu, mazlum ve mağdur halkların tek umududur.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

TGK 19. Başkanlar Kurulu’ndan sonuç bildirgesi açıklandı

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 19. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 15-17 Kasım 2019 tarihleri arasında Aydın’da gerçekleştirildi. TGK …