Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Sigarasız bir hayat..(Köşe yazısı 14.01.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Sigarasız bir hayat..(Köşe yazısı 14.01.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Son yıllarda hem uyuşturucuya hem de sigara ve alkole karşı ciddi bir mücadele var. Ben bu mücadelede özellikle sigara konusunda yapılan bir araştırmayı ele almak istiyorum.

Eğer doğru ise Türkiye’de sigara içmeyenlerin oranı giderek artıyor. Bana göre de, genç nüfusta ‘özenti’

şeklinde çoğalıyor. Sigarasız bir hayata adım atmak herkesin kendi elinde. Eğer sigara bağımlılığının kontrolü için etkili önlemler alınmazsa, tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybeden insanların sayısı, 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacak.

Günümüzde dünya nüfusunun %30’unun sigara kullandığı her gün 80 bin -100 bin çocuğun sigara bağımlısı olduğu belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada her yıl 5,4 milyon kişi tütün mamullerine bağlı bir nedenle hayatını kaybediyor ve bu sayı her 6,5 saniyede bir kişinin ölmesi anlamına geliyor. Sigara içiminin kontrolü yönünde etkili önlemler alınmadığı takdirde bu sayının önümüzdeki 25–30 yıllık sürede 10 milyona ulaşacağı ve gelecekteki ölümlerin daha çok gelişmekte olan ülkelerde olacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde ise her yıl 110 bin kişi aktif içime, 15 bin kişi ise pasif içime bağlı olarak hayatını kaybediyor ve toplam ölümlerin %23’ü tütüne bağlı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak ile sigara ve tütün mamulleri konusunu konuştuk.  Toprak, şu uyarılarda bulundu

“Sigara, içerisinde bulunan nikotin ile bağımlılık oluşturur. Ancak sigara içince sadece nikotin değil beraberinde katran ve 4000’den fazla zararlı madde de solunmaktadır. Bu kombinasyon tütünün sağlığa olan olumsuz etkilerinin asıl nedenidir. Günde 1 paketten fazla olmak üzere 25 yıl sigara içen bir kişinin beklenen yaşam süresi, sigara içmeyenlere göre %25 kısadır. İçerdiği yüzlerce zararlı madde ile neredeyse etkilemediği organ olmayan sigaranın toplumda bilinen en önemli zararı kanser olsa da aslında tüm sistemlere olumsuz etkisi olduğunu bilmemiz gerekir. Başta KOAH olmak üzere akciğer kanseri ve tüm sistem kanserlerinin (mide, üreme sistemi, ağız, dil, dudak, yemek ve nefes borusu, gırtlak, karaciğer, kan kanseri gibi) başlıca nedeni sigaradır. Akciğer kanserlerinin %95’i sigaraya bağlıdır ve ülkemizde her yıl 40 bin kişide akciğer kanseri saptanmaktadır. Ayrıca gebelik döneminde sigara kullanımının da erken doğum, bebek ölümü ve anne karnında gelişme geriliğine neden olduğu bilinmektedir. Başkalarının içtikleri veya yanan (sigara, puro, pipo, nargile, elektronik sigara gibi) tütün ürününden kaynaklanan dumanın solunması da bir o kadar zararlıdır. Tütün dumanına sadece beş dakika maruz kalmanın bile kalp krizlerini tetikleyebildiği kanıtlanmıştır. Süre uzadıkça bu risk katlanarak artmaktadır. Sigara içilmese de sigara dumanına maruziyet akciğer kanserini %32, genç kadınlarda meme kanseri riskini ise %90 artırmaktadır.
Türkiye Sağlık Araştırması’na göre ülkemizde her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzerindeki bireylerin oranı 2014 yılında %27,3 iken, 2016 yılında %26,5’e geriledi. Bu oran 2016 yılında erkeklerde %40,1; kadınlarda ise %13,3 şeklindedir. On beş yaş ve üzerindeki bireylerde hiç tütün ürünü kullanmamış olanların oranı 2014’te %49,8 iken 2016’da bu oran %56,5’e yükselmiştir. Bu da bizlere 4207 sayılı Kanunumuz ve Ulusal Tütün Kontrol Programı 2015-2018 kapsamında, son yıllarda uygulanan ve kamuya açık alanlarda sigara içimini yasaklayan düzenlemelerin tütün kullanımındaki artışı azaltmada etkili olduğunu göstermektedir. Yasaklar sigarayı bırakma ve hiç başlamama konusunda vatandaşlarımızı özendirmektedir.
Sigara bağımlılarının kendilerine ve sevdiklerine verebilecekleri en güzel hediye sigarayı bırakmak. Sigaranın zararlarının farkına varıp bırakma kararı vermek ve bunun için tarih belirlemek en önemli adımdır. Bu nedenle sigara bırakma kararını vermede doğum günü, yılbaşı, bayram, evlilik yıldönümü gibi günler motive edici tarihlerdir. Kişilerin bu özel günlerde sevdiklerine verecekleri en güzel hediye de bu olur. Bu hediyenin en büyük kazancı “sağlık” olacaktır. Bu adımı atanlar; sevdikleriyle daha uzun ve daha sağlıklı zaman geçireceklerini bilerek kararlılığını devam ettirmeli, çocuklarına örnek olacağını, aile bütçesine artık zarar vermeyeceğini, sevdikleriyle geçireceği ömürden çalmayacağını düşünerek yoluna devam etmelidir. Ayrıca bir nefesin dahi bağımlılığı tekrar başlatabileceği ihtimalini daima akıllarının bir köşesinde tutarak tütün mamullerinden uzak durmalıdır. Bu adımı attıktan sonra ilk yapılacak şey doğru yerden yardım istemektir. Bu konuda en güvenilir merkezler ise Sağlık Bakanlığı kontrolünde açılan Sigara Bırakma Poliklinikleridir. Bu merkeze “Alo 171” hattından ya da polikliniğin bağlı olduğu merkezin numarasından kolayca ulaşılabilir ve randevu alınabilir.
Hemen her ilimizde bulunan Sigara Bırakma Polikliniklerinin sayısı yaklaşık 400’dür ve bu poliklinikler randevu sistemi ile çalışmaktadır. Alo 171 hattı üzerinden veya doğrudan bu merkezleri arayarak randevu alınabilir. Sağlık Bakanlığı sertifikasyon programını tamamlamış ve bilimsel ilkeler ile hizmet veren bu merkezlere güvenle gidilebilir. Tedavi ve takipler uzun soluklu ve bütünseldir. Bu nedenle bu tedavinin başarısı için hekim ve yakınlarının desteği önemlidir. Sigara bırakma konusunda özellikle internette satılan kaynağı, etkisi ne olduğu bilinmeyen maddelere güvenilmemelidir. Bu yolları deneyen kişiler gereksiz para harcamalarının yanı sıra sağlıklarına da zarar verebilirler. Ayrıca bu yolların sigara bırakma konusunda başarısı da kanıtlanmamıştır. Son olarak sadece sigara değil, başta nargile olmak üzere tüm tütün ve mamullerinin sağlığımız için tehlikeli olduğu unutulmamalıdır. Sigara ile mücadele hekimler kadar tüm toplumun sorumluluğunda olan bir konudur. Bu konuda vatandaş olarak da görevlerimizi yapmalı, yasak ihlallerinde bildirim yapmalı, içenleri uyarmalıyız.
Tedavinin etkili ve başarılı olabilmesi için kişinin yalnızca madde kullanımına değil diğer biyolojik, psikolojik ve sosyal sorunlarına da yönelik girişimlerde bulunulmalı. Tedavi şekli ve süresi kişinin gereksinimlerine uygun olarak bireysel olarak düzenlenmeli. Tedavinin sürekliliği ve takibi de diğer önemli bir noktadır. Bu dönemde eş, aile, yakın çevre ve arkadaş desteği son derece önemlidir. Kişide özellikle ilk haftalarda olan nikotin eksikliğine bağlı huzursuzluk, sinirlilik, çabuk öfkelenme, anksiyete, konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk, iştah değişikliği, depresif durum doğal karşılanmalı ve destek olunmalıdır. Tütün bağımlılığı hasta, yakınları ve hekim açısından sabır isteyen bir süreçtir. Sigara bırakmayı başaran kişilerin çoğunun, 3 ile 10 arasında değişebilen bırakma çabasından sonra başarılı oldukları belirtilmektedir. Sigara bırakanlara arada gelen içme ataklarında baş etme yöntemlerini uygulamaları önerilebilir (derin nefes alma, ilgi alanını değiştirme, egzersiz, duş alma, gargara, diş fırçalama gibi). Sigara bağımlısı olanların sabırla, umutlarını yitirmeden, başaracaklarına inanarak, kararlılıkla, sevdiklerini ve kendilerini düşünerek ve daima profesyonel destekle yollarına devam etmelerini öneririm.”

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Kayseri mücadelesi (1) (Köşe yazısı 21.01.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ GAZETECİ davutgulec@hotmail.com ‘Kayserili işini bilir, hayırsever, aç ve açıkta kimse yok. İşsizlik, gecekondu …