Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Mesajlar ve zorlanma…(Köşe yazısı 21.10.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Mesajlar ve zorlanma…(Köşe yazısı 21.10.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl tam geldiği güne göre, Cumhuriyet meydanındaki kalabalığa yine Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’nden kuşbakışı baktım.

Geçen geldiğinin yarısı kalabalık vardı-yoktu. Bariyerler  ve önlemler daha çoktu. Tepkiler zirvedeydi.

Yollar, yeraltı çarşısı, Kapalıçarşı, Hunat tarafı, İstasyon caddesi gibi meydana yakın bölgelerdeki esnaf ‘koruma önlemi’ çerçevesinde ‘miting izin’ hakkını kullandı. Havadan önlemler durmadı. Elleri Türk bayraklı kalabalıkta ‘taşımalı’ gelenlerden oluşmuş dersek yalanda olmaz.

Kayseri ‘toplu açılış’ günü sıkıştırılmış, klonlama yöntemi aldatma kalabalık ile mesaj verdi.

Birincisi; Kayseri’nin üç seçim ve aynı yerdeki mitingde duyduğu ve beklediği, Yüksek hızlı Tren, Erkilet Havalimanının genişletilememesi, kara kontenyr demiryolunun yapılmaması, banliyö hattının açılmaması, bağlantı yollarının hayata geçirilememesi, üretimi artıracak, işsizliği önleyecek yeni tesislerin olmaması, başta Suriyeli, Iraklı, İranlılar olmak üzere şehrin ‘BM toplama merkezi’ne dönüştürülmesine tepkiydi.

İkincisi; AK Parti’nin içinden ikiz doğumun yakınlık olayı ve Abdullah Gül ile çatışma. Toplu açılışa katılanlarda safını belirlemiş ve buradan net mesaj vermiş gibi oldu.

Üçüncüsü ise; ekonomik kriz, hayat pahalılığı, geçim şartlarının zorlaşmasına,  miting öncesi ve tamamlandığı saate kadar ücretsiz olan tramvay ve bazı ulaşımın hemen sonrasında ücretli yapılmasına tepkiydi.

Kayseri, kim ne derse desin yine ‘cek-cak’lı müjdeler dinledi. Açılacak denilen ve hizmete açıldığı ilan edilen Boğazköprüsü bile açıldıktan sonra hizmet veremediği için herkesin tepkisindeydi.

Tepkilerin tamamının toplamı ise; Kayseri dışından getirilen bariyerlerle alınan önlemlerin fazlalığı, yolların kapatılması, ulaşımın zorlaşması, evinin önüne araç parklarının yasaklanması, çarşı ve işyerlerinin zorunlu kapatılması, meydanın kullanılamaması. Bu çağda, bu pahalılıkta, hazırlanan ekonomik pakete, yapılan zamlara, düşürülmeye çalışılan enflasyon rakamlarına rağmen tasarruf tedbirlerinin ve savurganlıktan hiç vaz geçilmemesine ‘toplum tepkisi’ zirvesiydi.

***

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teröre ve terör örgütüne karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nı “savaş” olarak nitelendiren bazı barolarla birlikte hareket etmesi, bazı baroları “siyasi” açıdan zor duruma düşüreceğe benziyor. Bu baroların, bu durumu çevresindekilere ve avukat meslektaşlarına nasıl izah edeceği de merak ediliyor.
Aralarında Şanlıurfa, Van ve Diyarbakır’ın da bulunduğu bazı barolar, TSK’nın başlattığı Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra terör ve terör örgütüne karşı yürütülen bu harekatı “savaş” olarak nitelendirdi ve yaptıkları ortak açıklamada “Kazananı olamayacağına inandığımız bu savaşın kaybedeni, başta Türk ve Kürt halkı olmak üzere tüm Ortadoğu halkları olacaktır” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütüne karşı başlattığı Barış Pınarı Harekatını Akçakale’ye giderek açıktan desteklemesi ve “dikkat buyurun” HDP’nin Feyzioğlu hakkında suç duyurusunda bulunmasından sonra ise yine aynı barolar Şanlıurfa, Van ve Diyarbakır baroları Feyzioğlu’nun başkanlığını yaptığı TBB’yi olağanüstü genel kurula çağırdı.
Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Cihan Aydın, kişisel twitter hesabından, ”TBB delegelerimiz ve akabinde yönetim kurulu ile yaptığımız toplantılar sonucunda, TBB’nin olağanüstü seçimi genel kurula çağrılmasına karar verilmiştir. Nihayet 10 baroyu bulduk” açıklaması da yaptı.
Hal böyleyken çevresinde “milliyetçi” olarak tanınan Aydın Barosu’nun Başkanı Av. Gökhan Bozkurt’ta, Akçakale’ye giderek TSK’ya açıktan destek veren ve ardından HDP’nin hakkında suç duyurusunda bulunduğu Feyzioğlu’nu genel kurula çağıran barolar kervanına katılmışa benziyor. Hatta bazı internet sitelerinde Bozkurt’un, yapılacak olağanüstü genel kurulda Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na aday olup olmayacağının bile konuşulmaya başlandığı yorumları yapılıyor. Daha da ileri giden siteler Bozkurt’un her nasıl olacaksa herhalde Aydın Barosu Başkanlığı’nı bırakıp TBB yönetiminde görev alacağına bile kesin gözüyle bakılmaya başlandığı iddialarını bile dillendiriyor.
Baro çevrelerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün komutanlığındaki Kurtuluş Savaşı sırasında milli mücadeleye en ön saflarda katılan Kıllıoğlu Hüseyin, Danişmentli İsmail, Mesutlulu Mestan, Emir Ayşe Efelerin doğduğu Aydın’da Baro Başkanlığı görevini yürüten Bozkurt’un, TSK’nın başlattığı harekatı “savaş” olarak nitelendiren bazı barolarla birlikte hareket etmesinin kendisini “siyasi” açıdan zor duruma düşürebileceği konuşulurken, bu durumu çevresindekilere ve avukat meslektaşlarına nasıl izah edeceği de merak konusu.

***

Ben biryanda devletin ‘varlık fonu’ dahil boşalmaya başlayan hazineyi doldurmaya yönelik ekonomik paketleri, satışları, özelleştirmeleri, son Kayseri mitingi’ndeki acımasız savurganlık, tasarruftan uzaklaşma ile Barış Pınarı Harekatı’ndaki ‘dost-düşman ülkeler, yurtiçi ve dışındaki bazı kişisel açıklamalar beni hem şaşırtıyor hem de gelişmelere baktıkça, şaşırıp zorlanıyorum.

Her zaman Devletimin ve Milletimin yanında olduğumu tekrar ederek, gençliğimden beri yaşadığım, izlediğim filmin serilerini izlemeye devam ediyorum. Umarım bu kez kazanan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti olur.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Keşke dememek için…(Köşe yazısı 19.11.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ GAZETECİ davutgulec@hotmail.com Bugün size, üç ayrı arkadaşımdan gelen, yazanları belli olmayan ancak sosyal …