Ana Sayfa / Köşe Yazıları / Komedi gibi..

Komedi gibi..

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Son yıllarda Türkiye ve Kayseri’de yaşanan bazı olaylar tam bir komedi.

Keşke rahmetli Levent Kırca yaşasaydı da ‘Olacak o kadarda’ bunları dile getirseydi.

Gerçi yaşarken, eleştiriye tahammül edemediler, şimdi nasıl edecekler.

****

Dün büyük önder ve lider, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kayseri’ye gelişinin 99. Yıldönümü idi. Böyle günlerde hastalanan, bahanesi olan çok oluyor. İstemese de protokol gereğini yapanlarda.

Atatürk’ün Kayseri’ye geldiği 19 Aralık 1919’da ‘Kuvay-ı Milliye’nin ilk karargahlarından birinin Tarihi Kayseri saat kulesinin altı olduğunu bu şehirde bilmeyen yok. Bizde 44 yıllık gazetecilik meslek hayatımızda bunu çok dile getirdik, yazdık. Giriş kapısının üzerinde bile sarı levhada özetle ‘Heyet-i temsiliye Kayseri Bürosu’ olduğu yazardı.

‘Kültür yolu’ diye uyduruk  sarı şeritler arasında, zemini ışıklı, kaymayan taşlardan yapılan yol bile buradan başlatıldı. Gerçi o yolun şimdi ne sarı taşı, çizgisi kaldı ne de ışıkları ilk günden yandı. Peki karargah yerinde duruyorda dün Atatürk’ün gelişinin yıldönümünü kutlayan ve orayı Kaymek hatıra eşya satış noktası yapanlara ne dersiniz. Bu birinci ayıpları.

****

Atatürk, Kayseri’ye değişik tarihlerde 5 kez geldi. İlk gelişinde, tarihi Kayseri Lisesi’ni de ziyaret etti. Kurtuluş savaşı mücadelesinde, son sınıf öğrencilerinin tamamı Şehit olduğu için mezun veremeyen, birçok Devlet adamı ve ünlüyü yetiştiren okul şimdi ne durumdu?

Okuldan uzaklaştırıldı, üstü Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, altı Milli Mücadele müzesi. Bahçesindeki Şehitler anıtınıda bir ara kaldırmak için ayrı bir çaba harcadılar. Tarihi bazı belgeleri ‘bulamıyoruz’ edebiyatı yaparak bugün ki hale getirdi. Bu ikinci ayıp.

*****

O güzelim Memleket Hastanesi. Yine Milli Mücadele’nin en önemli karargahı. Başında gazeteci-doktor Yunus Bekir var. Bir çok kez ‘ne yapalım?’ diye tartıştılar, sonrasında satış öncesi bir çok soru işaretli, geleneksel yangınla satmak için altyapısı oluşturuldu. Satıldı, alındı, başkasına satıldı ve sonunda bugün ki hastaneye dönüştürüldü. Şimdi hastanede yabancıların elinde. Bu üçüncü ayıp.

****

Türkiye’nin bir çok şehir stadının adı  ‘Atatürk’ idi.

Peki ne yaptılar?

Çoğunun adını yıkıp yenisini yapıyoruz ayağına değiştirdiler. En iyi örneğide ‘UEFA maçlarına bile gösterilmeyecek kadar kötü, çelik yığını olan Kayseri Kadir Has stadı. Kompleksin adı ‘Atatürk’ imiş. İyide maçlar oynanırken ne deniyor? Kadir Has stadı. Niye Atatürk spor kompleksi içinde Atatürk stadı olmasın? Ve bu ayıbı da artık Kayseri yaşamasa olmaz mı?

*****

Bir başka ayıpta Tramvay durak isimleri ile ilgili.

İlk açıldığında ‘Anatamir’ olan durak  bazı taşıma araçlarında ‘Osman Kavuncu, bazılarında ‘Anatamir.’ Yabancı olanlar soruyor ‘Burası hangi durak?’ diye.

****

Kayseri terörle mücadele veren şehirler arasında ‘en çok’ olanlar arasında. Peki bu kadar Şehit varken, Türk vatandaşı olmayan, Askerlik yapmayan, terörle mücadelede yaşamını kaybetmeyen, birilerinin Türkiye Cumhuriyeti Devletini bile zora soktuğu bu olayda İsrail Askerlerince öldürülen Furkan Doğan’ın adı nasıl ‘Şehit’ oldu da hem de Devletin yaptırdığı tramvay durağına verildi? Halen Devlet imkanı ile benzer hatalar devam ediyor. Seçime hazırlanırken, tepkileri hiç mi duymazsınız? Bu ülke için canını, kanını veren insanlara değer verin artık.

****

Tramvay derken yaşadığım bir olay nedeniyle o övündükleri ‘Alo 153’ü aradım. Düvenönü’nde 21.00-22.00 arası sık gördüğüm olaydı. Terminale gitmek için şehre gelen yabancılar bilet arıyor. Her yer kapalı. Binenlerden rica ediyorlar olmuyor. Güvenlik , haklı olarak yetkisi olmadığından geçirmiyor. Bu durumu şikayet ederek, yabancılara karşı çözüm üretilmesini istedim.

Gelen yanıt ‘Güvenlik görevlimizin ücretsiz geçirme yetkisi yok.’

****

Birde ‘meyve-sebze kalitesi ve fiyatı’ gerçekten ‘Kayseri modeli’ oldu. Şehri yönetenler, ilgili kişi ve kurumlar simitçi, boyacı, mendilci çocukları kovaladığından, binaların  çevresinde ya da üstünde ‘gündüz konan’ları görmez oldu. Zaten en büyük ayıp Zeynel Abidin türbesi arkasındaki son ucube. Marketleri gezseler ‘meyvede, sebzede en düşük ‘ kalitede. Fiyatları süper birinci sınıf. Oy için şimdiden gezerken Allah rızası için marketlere, manavlara da girin, bu rezaleti görün ve nasıl önlem alacaksanız bir an önce alında, Kayseri’yi bu ayıptan da kurtarın.

****

Bu şehirde, batarak, çıkarak, dolanarak, ışıklardan isyan ederek yapılan ‘klasik’ hizmetleri ‘yıllardır tatil’ bilmeyen, geçim sıkıntısından kafasını kaldıramayan insanlara ‘evladiyelik’ diyerek anlatanları tarih yakın zamanda en büyük dersi verecek.

Aralıklarla bu komedi örnekleri yazmaya devam edeceğim.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Kayseri mücadelesi (1) (Köşe yazısı 21.01.2019 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ GAZETECİ davutgulec@hotmail.com ‘Kayserili işini bilir, hayırsever, aç ve açıkta kimse yok. İşsizlik, gecekondu …