Ana Sayfa / Haberler / Ekonomi / Ekonomi-teknoloji haberleri (13.03.2019)

Ekonomi-teknoloji haberleri (13.03.2019)

Siber ve fiziki dünyanın iç içe geçmesi siber suçlular için yeni saldırı fırsatları yaratıyor 
Fortinet Tehdit Görünümü Raporu, dünya çapındaki 12 saldırının yarısının nesnelerin interneti cihazlarını hedeflediğini gösteriyor.
Kapsamlı, entegre ve otomatik siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri Fortinet, çeyreklik olarak hazırlanan Global Tehdit Görünümü Raporu’nun 2018 son çeyreğine ait bulgularını duyurdu. Araştırma siber suçluların, giderek daha da yaygınlaşan nesnelerin interneti cihazlarının yetersiz güvenliğinden faydalanılmasından açık kaynak zararlı yazılım araçlarının yeni tehditlere dönüştürülmesine kadar, saldırılarında daha sofistike ve gelişmiş yöntemler kullanmaya devam ettiklerini ortaya koyuyor.
Raporun bulgularını değerlendiren Fortinet Bölge Teknoloji Direktörü Melih Kırkgöz şunları söyledi: “Siber güvenlik nesneleri ve fiziki dünyanın iç içe geçtiği bir çağda yaşıyoruz. Bu iç içe geçişin dijital ekonomi için yarattığı cazibe hayal gücü açısından neredeyse bilimkurgu ürünlerini andırsa da, maalesef siber güvenlik riskleri son derece gerçek. Siber suçlular bu yeni ortaya çıkan dijital çakışmayı yakından takip ediyor ve hedeflerini bu şekilde belirliyor. Görünürlük, otomasyon ve çevik segmentasyon dahil olmak üzere siber güvenliğin temel unsurları, siber-fiziki gelecekte başarıya ulaşmamız ve siber saldırganların zararlı aktivitelerine karşı koruma sağlamamız için artık eskisinden daha da kritik bir hale gelmiştir.”
Raporda öne çıkan bulgular şöyle:

  • Saldırı endeksi en yüksek seviyede: Fortinet Tehdit Görünümü Endeksi’ne göre, siber suçlular tatil dönemlerinde dahi yoğun çalışmalarına aralıksız devam etti. Çarpıcı bir başlangıcın ardından, Saldırı Endeksi çeyreğin ikinci yarısında sabitlendi. Genel olarak siber saldırı eylemlerinde hafif bir düşüş görülse de firma başına saldırı oranları yüzde 10, tespit edilen tekil saldırılar ise yüzde 5 arttı. Aynı zamanda, botnetler de daha karmaşık ve tespit edilmesi daha zor bir hale geldi. Botnetlerin bulaşma süresi, yüzde 15 artarak firma başına ortalama 12 gün bulaşma süresine ulaşıldı. Siber saldırganlar saldırıların şiddetini artırmak için otomasyon ve makine öğrenmeden yararlandıkça, siber organizasyonların da bu gelişmiş yöntemlerle mücadele edebilmesi için aynı şekilde otomasyon ve makine öğrenmeden faydalanması gerekiyor.
  • İzleme cihazlarının denetimi: Fiziksel nesneler ile siber güvenliğin kesişimi saldırı yüzeyinin daha da genişlemesine yol açıyor. Dünya çapındaki en önemli 12 saldırı nesnelerin interneti cihazlarını hedef aldı. Bu 12 saldırıdan 4’ü IP etkin kameralara yönelikti. Siber saldırganların bu cihazlara erişimi, saldırganların özel etkileşimlere sızmasını ya da DDoS veya fidye yazılım saldırıları başlatabilmek için siber sistemlere sızacak giriş noktaları elde etmesine yol açıyor. Bu sebeple, kurumlar güvenlik denetimi uygularken cihazlardaki gizli saldırıların bile farkında olmalıdır.
  • Herkese açık araçlar: Açık kaynak zararlı yazılım araçları, siber güvenlik ekiplerinin savunma yöntemlerini test etmesini, saldırıları analiz etmesini ve eğitmenlerin gerçek hayattan örnekleri kullanmasını sağlayarak siber güvenlik topluluğu için çok faydalı oluyor. Bu açık yazılım araçlarına genellikle GitHub gibi paylaşım sitelerinden erişilebiliyor ve herkesin kullanımına açık oldukları için saldırganlar da bunlara kötü amaçlar için erişebiliyor. Siber saldırganlar bu zararlı yazılım araçlarını yeni tehditler için kullanılacak silahlara dönüştürüyor ve bunların büyük bir kısmını da fidye yazılımlar oluşturuyor. Mirai nesnelerin interneti botneti açık kaynak yazılım kodunun bir tehdit aracına dönüştürülmesine bir örnek olarak gösteriliyor. Piyasaya sürüldüğü 2016 yılından bu yana Mirai’nin varyasyonları ve eylemleri listelenmeye devam ediyor. Siber suçlular için inovasyon, adeta bir fırsatlar ülkesi olmaya devam ediyor.
  • Stenografinin yaygınlaşması: Stenografideki gelişmeler, eski bir saldırı türünü yeniden canlandırıyor. Sıklıkla kullanılan tehdit yöntemlerinde stenografi genelde kullanılmamasına rağmen, Vawtrak adlı botnet “ani patlamalar yapan” botnetlerin bir listesini çıkardı. Burada, bu saldırı türünün yaygınlaşmasının arttığı görülüyor. Buna ek olarak, çeyrek boyunca, zararlı yazılım örneklerinin, sosyal medyada paylaşımları üzerinden kötü amaçlı veri yüklerini ele geçirmek için stenografiyi kullandığı tespit edildi. Bir C2 sunucuyla iletişim kurma denemesinin ardından saldırı süreci boyunca, zararlı yazılım, Twitter akışıyla bağlantılı görseller arıyor, bu görselleri indiriyor ve saldırıyı yaygınlaştırmak için bu görsellerin içindeki gizli komutları arıyor. Bu gizli yaklaşım, saldırganların tespit edilmekten kaçarken zararlı yazılımlarını geliştirmenin yollarını denemeye devam ettiğini gösteriyor.
  • Reklam yazılımların filtrelenmesi: Reklam yazılımları can sıkıcı olmanın yanında artık yaygın bir tehdit haline geldi. Tüm dünyada, reklam yazılımları, Kuzey Amerika ve Okyanusya için tüm zararlı yazılım bulaşma türlerinin dörtte birini, Avrupa için ise yaklaşık dörtte birini aşarak, tüm bölgelerdeki zararlı yazılım bulaşma listesinin en başında yer alıyor. Artık kullanıma sunulan uygulamalar ile yetkili uygulama indirme merkezlerinde de görülen reklam yazılımlarla, bu saldırı türünün özellikle durumdan habersiz mobil cihaz kullanıcıları için ciddi bir tehdit teşkil ediyor.
  • Operasyonel teknolojiye (OT) dikkat edilmeli: IT ve OT’nin süregiden kesişimiyle birlikte, Fortinet’in analizleri geçen yıl endüstriyel kontrol sistemlerini hedef alan saldırıların sıklığı ve yaygınlığının değiştiğini gösterdi. Maalesef, saldırıların çoğu hem ölçek hem de yaygınlık açısından daha güçlü bir hal aldı. Bir OT sistemini hedef alan ve başarıya ulaşan bir siber saldırı, kritik altyapı ve hizmetler, ortamlar, hatta insan hayatı üzerinde yıkıcı fiziksel etkilere yol açabilir.

Entegre ve otomatik güvenlik ihtiyacı 
Bu çeyreğe ilişkin raporda yer alan tehdit verileri bir kez daha FortiGuard Laboratuvarları global araştırma ekibinin ortaya çıkardığı tehdit koruma trendlerinin büyük çoğunluğunun önemini bir kez daha vurguluyor. Siber suçluların devam eden çabalarından önde olmak için, kurumların dijital dönüşüm çabalarının bir parçası olarak güvenlik stratejilerini de dönüştürmesi gerekiyor. Günümüzün giderek genişleyen tehdit ortamıyla başa çıkmak amacıyla her bir güvenlik unsurunu entegre etmek ve genişleyen saldırı yüzeyini korumak için nesnelerin interneti uç nokta cihazlarından çoklu buluta kadar tüm ağ ortamını kapsayan bir “security fabric” yaklaşımı gerekiyor. Bu yaklaşım, eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratının hızlı ve kapsamlı bir şekilde tüm dağıtık ağ boyunca paylaşılmasını sağlar, gerekli saptama pencerelerini daraltıyor ve günümüzün tehditlerinin gerektirdiği otomatik müdahaleyi sağlıyor.
Rapor ve endekse dair genel bilgi 
Fortinet Küresel Tehdit Raporu her çeyrekte yayınlanan ve FortiGuard Labs’in Fortinet’in geniş çaplı global sensörlerinden elde ettiği 2018 yılının 4. Çeyreğe ait kolektif istihbarat bilgilerini yansıtan bir raporudur. Araştırma verileri küresel ve bölgesel perspektifleri kapsar. Raporda bu görünümün merkezi ve tamamlayıcı yönleri olan istismarlar, zararlı yazılımlar, botnetlerin bu çeyrekteki yaygınlığını ve hacmini gösteren Fortinet Tehdit Görünümü Endeksi (TLI) de yer alır. Ayrıca önemli sıfır-gün zayıflıklarını ve altyapı trendlerini de inceleyerek zaman içinde kurumları etkileyebilecek siber saldırılara dair öngörülerde bulunur.

EMRE ERDEMOĞLU 2019/2020 SONBAHAR – KIŞ KOLEKSİYONU: ‟ONU ALMA BENİ AL” ”ONU ALMA BENİ AL”

Ünlü modacı Emre Erdemoğlu, 2019/2020 Sonbahar – Kış koleksiyonunda milyonların sevgilisi Türk Pop Müziği’nin Divası ‘Minik Serçe’ Sezen Aksu’dan ilham aldı. Erdemoğlu yeni koleksiyonuna ‘Minik Serçe’nin “Onu Alma Beni Al” şarkısının adını verdi.

Ünlü modacı Emre Erdemoğlu, 2019-2020 Sonbahar-Kış koleksiyonunda geçmiş, gelecek ve an arasındaki ilişkide, duygu, hayal ve gerçeklikler ekseninde, Aşkın sonsuz gücü ile perçinlenen ‟ONU ALMA BENİ AL” temasını vurguluyor.

2019/2020 Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nda Türk Pop Müziği’nin güçlü sesi Sezen Aksu şarkılarını ve portresini koleksiyonuna işlediği bilgisini veren Erdemoğlu, tüm detaylarda Sezen Aksu portresini grafiksel bir dille yorumladığını, şarkı sözlerini koleksiyona enjekte ettiğini dile getirdi.

Her sezon farklı karakterleri koleksiyonlarına işlediğini anlatan Erdemoğlu, “Bu sezon da hayranı olduğum Sezen Aksu’yu farklı bir anlatım şekliyle moda severlere sunmayı tercih ettim. Sezen Aksu’dan ilham alınarak hayata geçirilen koleksiyonumuz, özellikle aşka olan inancımızın yok olduğu bu süreçte, bizi bekleyen geleceğe karşı optimist bir tavır takınıyor” şeklinde konuştu.

Ege İhracatçı Birlikleri Moda Tasarım Yarışması’nın moda endüstrisine kazandırdığı Emre Erdemoğlu, erkek giyim koleksiyonunda öne çıkan detayları ise şöyle özetledi; “Proporsiyonlarda vurguladığımız yeniliklerimiz, özellikle giyildiğinde farkını hissettiren yeni kuplar ile klasik erkek giyimi dinamik bir tavır kazanıyor. Şıklık ve güven kavramları arasındaki güçlü bağdan ödün vermiyor. Yenilikçi bir sezon olarak tanımlayabileceğimiz koleksiyonda, daha bütüncül bir yapıyla birbirini tamamlayan look’lar, her bir parçası ile özgürleşen kaliteli ürün grupları, kumaş seçiminden formlarına kadar her alanda nitelikli detaylar ile hazırlanan koleksiyonumuz, görsel zenginliği, çok yönlülüğü, farklı alternatifleri ve seçenekleri barındırıyor. 70’ler retro akımının sokak stiliyle birleştirildiği koleksiyonda, oversize formda kabanlar, print desenligömlekler,tel kırma nakışlı ceketler, parça boya kadife takımlar, uçuşan trençkotlar, lila rengi uzun el örmesikemerlerkoleksiyonda sıkça karşımıza çıkıyor. Deneysel tavırla yaratılan detaylar ile bütünleşen zamansız klasik yorumlar, geleneksel tavrı yeniden algılama fırsatı veriyor. Sıcak ve soğuk renklerin bir arada sunulduğu iki kutuplu koleksiyonu daha daçarpıcı ve eğlenceli hale getiriyor.”

“Özel apreli kumaşlardan hazırlanan koleksiyon, İtalyan stiline yeni bir soluk getirme iddiası taşıyor” diyen Erdemoğlu, “Farklı fitlerde yüksek bel kesimlerle geliştirilen pantolonlar, geniş omuzlu bol siluetli ceketler ve yuvarlatılmış omuzlu çalışmalar, önerileri ve tasvirleri genişletiyor. Daha genç ve daha çarpıcı siluet yaratma ustalığına konsantre olduğumuz bu sezonda, özel dikiş teknikleri yarı terzi işçiliklerle geleceğe dönük iyimser tavrı ortaya koyuyor” diyerek yeni koleksiyonu ile ilgili düşüncelerini özetledi.

Türk modasını dünya çapında başarıyla temsil eden Modacı Emre Erdemoğlu’nun ‘Minik Serçe’nin “Onu Alma Beni Al” şarkısından esinlenerek oluşturduğu 2019-2020 Sonbahar-Kış koleksiyonu, 20 Mart 2019 Çarşamba günü saat 16:00’da Mercedes Benz Fashion Week kapsamında İstanbul Zorlu PSM’de moda severlerle buluşacak. Erdemoğlu’nun defilesinin ünlü akınına uğraması bekleniyor.

Emre Erdemoğlu aynı zamanda, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından bu yıl 14. kez düzenlenen EİB Moda Tasarım Yarışması’nda 5 Nisan 2019 Cuma akşamı düzenlenecek final defilesinde 10 finaliste yarışma koçluğu yapıyor.

Japonya Türk meyve sebze mamullerini tercih etti

Japonya, Türk meyve sebze mamullerini tercih etti. Türkiye’nin Japonya’ya meyve sebze mamulleri ihracatı 2018 yılında yüzde 26’lık artışla 24 milyon dolara ulaşırken, Ege Bölgesi’nden Japonya’ya yapılan meyve sebze mamulleri ihracatı ise; yüzde 120’lik rekor artış göstererek 5,7 milyon dolara yükseldi.

İhraç pazarlarını çeşitlendirerek, 2018 yılında 832 milyon dolarlık ihracat rakamıyla tarihi rekora imza atan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2019 yılı için belirlediği 1 milyar 50 milyon dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için tanıtım atağını Japonya’da sürdürdü.

2019’da Japonya üçüncü durak oldu

2019 yılında Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden sonra üçüncü duraklarının 5-8 Mart 2019 tarihleri arasında Japonya’nın Chiba şehrinde düzenlenen Foodex Japan 2019 44.Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı olduğunu dile getiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, fuar süresince ziyaretçilere tadım seansları düzenlediklerini, Türk meyve sebze mamullerini tanıttıklarını kaydetti.

Japonlara ve Uzakdoğu ülkelerinden gelen ziyaretçilere Foodex Fuarı süresince kurutulmuş domates, salatalık ve biber turşuları, domates ve biber sosları, konserve meyveler, yaprak sarma gibi ürünlerin tadım seanslarını gerçekleştirdiklerini anlatan Uçak, “Japon alıcılar tarafından turşular, yaprak sarma, humus, ezme ve soslar gibi Türk geleneksel ürünlerine yoğun ilgi gördük. Japonya’ya 2017 yılında 18,7 milyon dolar olan meyve sebze mamulleri ihracatımız, 2018 yılında yüzde 26 oranında artış göstererek 23,7 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2018 yılında en fazla ihraç ettiğimiz ürünler ise; domates salçası, meyve suları, dondurulmuş domatesler ve konserve meyveler oldu. Japonya gıda ithalatında çok titiz bir ülke. Japonya pazarındaki bu başarıyı sağlayan ihracatçılarımız her türlü takdiri hak ediyor” diye konuştu.

Turquality Projesi farkını gösterdi

Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki; Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin Japonya’ya Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatını arttırmak için 3 yıldır son derece başarılı bir Turquality Projesi yürüttüklerini hatırlatan Uçak sözlerini şöyle tamamladı; “Turquality Projesi ile Japonya’da Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini arttıran etkinliklere imza attık. 2018 yılında Ege Bölgesi’nden Japonya’ya yapılan gıda ürünleri ihracatı yüzde 57’lik artışla 82 milyon dolara çıkarken, meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 120’lik artış hızı yakaladı ve 5,7 milyon dolara yükseldi. Dondurulmuş domatesler, konserve meyveler ve turşular Japonların tercihi oldu. Japonya’ya Ege Bölgesi’nden yapılan gıda ürünleri ihracatındaki artışın 2019 yılında da devam ederek 100 milyon doları aşmasını bekliyoruz.”

Foodex Japan 2019 44.Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Ödül ile Yönetim Kurulu Üyeleri Türkmen Türkmenoğlu ve Martin Erdemir Sanford temsil etti.

Hazırgiyim ihracatçıları ödüllendirildi

Ege Bölgesi’nde ihracatın ve istihdamın lokomotifi olan Hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatçıları ödüllendirildi. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2018 yılında Türkiye’ye 1 milyar 215 milyon dolar döviz kazandıran 85 firmayı ödüllendirdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen, “Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatının Yıldızları” ödül töreninde 2018 yılında 2 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan 85 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllerin sahibi oldu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş, hazır giyim sektörünün 2018 yılında Türkiye geneli 17.6 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirdiğini, otomotiv endüstrisinden sonra ihracata en fazla katkı sağlayan ikinci sektör olduğunu kaydetti.

2017 yılında 78 firmanın ödül kazandığını, 2018 yılında ödül kazanan firma sayısının 85’e çıktığı bilgisini veren Sertbaş, “Ödül kazanan firma sayılarında artış var ama bu yeterli değil, önümüzdeki yıl 100 ve üzerinde firmamızın ödül kazanması için çalışacağız” diye konuştu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin 2018 yılında ihracatını yüzde 7 arttırarak 1 milyar 365 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdığına değinen Sertbaş şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar olarak bölgemiz ihracatında ilk sırada bulunan İspanya’ya 2018 yılında geçen yıla oranla yüzde 29 artışla yaklaşık 308 milyon dolarlık konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdik. İhracatımızı arttırmak için yurt dışı faaliyetlerine ara vermeden devam ediyoruz. Türkiye’de tekstil mühendisliğine yönelik algıyı yükseltmek için başarılı ve iyi yetişmiş öğrencileri tekstil mühendisliğine çekmek için Modanın Mühendisleri isimli bir projeyi yürütüyoruz. Bu proje kapsamında lise öğrencilerine tekstil mühendisliğini doğru bir biçimde anlatmak, iş ve kariyer ve imkanlarını açıklamak, tekstil mühendisliğine yönelik yer etmiş yanlış ve olumsuz algıyı değiştirebilmek amacıyla iletişim çalışmalarını merkezine alan faaliyetler organize ediyoruz.”

“İHRACATIN YÜZDE 27’SİNİ TÜRK EXIMBANK FİNANSE EDİYOR”

“Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatının Yıldızları” ödül töreni öncesinde düzenlenen Türk Eximbank Bilgilendirme Semineri’nde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ise geçen nisan ayında yönetime geldiklerinde ilk icraatlarının Eximbank’ı üyelere yakınlaştırmak olduğunu anlattı. Eximbank şubesinin binalarının zemin katında hizmet verdiğini hatırlatan Eskinazi, “İhracatımızın yüzde 27’si Türk Eximbank tarafından finanse edilmektedir. Türk Eximbank, G.Kore’nin ardından ihracatı finanse etme kabiliyeti açısından dünyanın ikinci büyüğüdür. 2018 yılı Ağustos ayında ekonomimizdeki döviz kuru ve faiz hareketliliğinde, ihracatçıya tek finansman desteği sağlayan Türk Eximbank oldu. Kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.

Türk Eximbank’ın 2019 yılı hedefinin yüzde 10 artışla toplam 48.4 milyar dolarlık finansman desteği sağlamak olduğuna dikkat çeken Eskinazi, “Bunun 29.4 milyar doları nakdi kredi, 19 milyar doları sigorta olacak” diyerek sözlerini noktaladı.

44 MİLYAR DOLAR DESTEK VERİLDİ

Eximbank Ege Bölge Müdürü Ferhat Fırat, Türk Eximbank Kredi Sigorta ve İskonto Programları konulu seminerde katılımcılara kısa vadeli ihracat kredi sigortası hakkında bilgi verdi.

Geçen yıl ihracata toplam 44 milyar dolar destek verdiklerini anlatan Fırat, “Türkiye ihracatının yüzde 27’sini finanse ederken, Ege Bölgesi’nde ihracatın yüzde 30’unu destekledik. Ege Bölgesi’nde Türkiye ortalamasının üzerine çıktık. TL kredilerinde KOBİ firmalarına ağırlık veriyoruz. İhracatçı firmalarımızı sigorta hizmetlerimizden daha fazla yararlanmaya davet ediyoruz. Bir risk oluştuğunda sigorta ihracat tutarının yüzde 90’ını karşılıyor” şeklinde konuştu.

“Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatının Yıldızları” ödül töreninde Sun Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Üniteks Tekstil Gıda Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmaları platin ödülü almaya hak kazandı.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

“Tüketici Memnuniyetini İlke Edinen Firma” Kilim Mobilya

Ticaret Bakanlığı tarafından bu yıl 22. kez düzenlenen “Geleneksel Tüketici Ödülleri” sahiplerini buldu. Türkiye’nin önemli …