Ana Sayfa / Haberler / Ekonomi / Ekonomi haberleri (11.03.2019)

Ekonomi haberleri (11.03.2019)

“Güvenli yapılar için kaliteli beton kullanımı bir ön şarttır”

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) tarafından Diyarbakır’da “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları Semineri” düzenlendi. Kaliteli beton üretimi ve beton uygulamasının doğru yapılması amacıyla düzenlenen Seminerde, kaliteli beton kullanımı konusunda değerlendirmelerde bulunan THBB Kalite Güvence Sistemi (KGS) İktisadi İşletmesi Direktörü Selçuk Uçar, güvenli yapılar için KGS denetiminden geçmiş kaliteli betonun kullanılmasının bir ön şart olduğunu, bunun sağlanması için de betonun üretimi, yerleştirilmesi ve bakımının bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

Kuruluş tarihi olan 1988 yılından bu yana Türkiye’de kaliteli betonun üretilip kullanılması için önemli çabalar gösteren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), bu amaçla yapmış olduğu çok sayıda etkinliğin yanı sıra “Beton Teknolojileri ve Doğru Beton Uygulamaları” konulu seminerler düzenliyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde periyodik olarak gerçekleştirilen bu seminerler ile müteahhitler, mimarlar, mühendisler başta olmak üzere beton kullanıcılarına; betonla ilgili kamu idarelerinin yetkililerine, yapı denetim kuruluşu temsilcilerine ve beton üreticilerine betonun doğru uygulamalarının anlatılması hedefleniyor.

THBB’nin 2017 yılında başlattığı seminerler dizisinin on yedincisi 8 Mart 2019 tarihinde İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesinde yapıldı. Seminere inşaat mühendisleri, müteahhitler, mimarlar ve beton üreticileri yoğun ilgi gösterdi. Seminer kapsamında, THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre, “Türkiye’de ve Dünyada Hazır Beton Sektöründeki Son Gelişmeler”; İTÜ İnşaat Fakültesinin Eski Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir, “Beton Teknolojisinde Son Gelişmeler”; THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar ise “Betonda Kalite Denetimleri” başlıklı birer sunum gerçekleştirdi.

“Beton alırken, betonun KGS denetiminden geçmiş olması aranmalıdır”

Seminerde kaliteli beton kullanımı konusunda değerlendirmelerde bulunan THBB Kalite Güvence Sistemi Direktörü Selçuk Uçar; “Kalite Güvence Sistemi (KGS), denetimleri ile kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretiminin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de gerçekleştiren KGS kaliteli beton kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Güvenli yapılar için KGS denetiminden geçmiş kaliteli betonun kullanılması bir ön şarttır. Bunun sağlanması için de betonun üretimi, yerleştirilmesi ve bakımı bir bütün olarak düşünülmelidir. Beton kalitesindeki ilk önemli unsur, beton üretim yerinin ve sisteminin uygun olmasıdır. Bu nedenle beton alırken, betonun KGS denetiminden geçmiş olması aranmalıdır.” dedi.

“Sorunların çözülmesiyle ‘Çipli Beton’un beton kalitesine önemli bir etkisinin olacağını düşünüyoruz”

Konuşmasında “Çipli Beton” olarak adlandırılan Elektronik Beton İzleme Sistemi (EBİS) ve yapı denetimde yapılan diğer değişiklikler hakkında da bilgi veren KGS Direktörü Selçuk Uçar, “EBİS ile Yapı Denetim mevzuatına göre şantiyelerde alınan beton numunelerinin içerisine RFID çip konularak betonun uygunluğu dijital olarak izlenmeye başlandı. Yapı Denetim kuruluşu yetkilisinin gözetiminde Yapı Denetim laboratuvarınca yapılan numune alma işleminden sonra çipli numune laboratuvarda özel geliştirilmiş beton test preslerinde analize tabi tutulmakta ve otomatik olarak raporlanmaktadır. Bakanlık bu sisteme geçiş amacını yapı denetim laboratuvarlarınca uygulamalarda yapılabilen hata, kayıp ve hileleri engellemek olarak belirtmektedir. Elektronik Beton İzleme Sistemi (EBİS) ile ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz. THBB olarak bu sistemi, sektörümüzdeki haksız rekabetin azaltılması ve kalite seviyesinin yükseltilmesi için önemli bir fırsat olarak görmekteyiz ancak şu aşamada uygulamada bazı sorunlar yaşanıyor. Bu konuda raporlar hazırlayarak Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunduk. Bu sorunların da çözülmesiyle ‘Çipli Beton’un beton kalitesine önemli bir etkisinin olacağını düşünüyoruz.” dedi.

Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi belgelendirmeleri devam ediyor

Seminer’de Türkiye’de ve dünyada hazır beton sektöründeki son gelişmeleri aktaran THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre, “2017 yılından bu yana Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (Concrete Sustainability Council) Bölgesel Sistemi Operatörü olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. ‘Kaynakların Sorumlu Kullanımı Belgelendirme Sistemi’nin adaptasyon sürecini 2018 yılında tamamladık. Bu Sistem kapsamında ilk hazır beton tesisi ile çimento fabrikası 2018 yılının kasım ayında belgelendirildi. Aralık ayında 2 hazır beton tesisi daha bu sisteme dâhil olarak belgelerini aldı. THBB, Beton Sürdürülebilirlik Konseyi Bölgesel Sistem Operatörü olarak hazır beton, çimento ve agrega sektörlerine yönelik bilgilendirme çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. KGS de bağımsız olarak denetimlerde bulunarak hazır beton tesisleri ile çimento fabrikalarını belgelendirmeye devam ediyor.” dedi.

“AR-GE ve Teknoloji Danışmanlık Merkezi olarak sektörümüze katkı sağlamaya devam edeceğiz”

Geçtiğimiz yıl çalışmalarına başladıkları İstanbul Kalkınma Ajansının (İSTKA) desteklediği “Türkiye Hazır Beton Birliği Beton Araştırma Geliştirme ve Teknoloji Danışmanlık Merkezi” projesine devam ettiklerini ifade eden Koray Saçlıtüre, “Bu proje çerçevesinde laboratuvarımıza kazandıracağımız yeni ekipmanlarla AR-GE ve Teknoloji Danışmanlık Merkezi olarak sektörümüze katkı sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.

“Geçirimli Beton, aşırı yağışların neden olduğu sel baskınlarını azaltır”

Hazır beton sektöründeki son teknolojik gelişmelerden bahseden Koray Saçlıtüre, “2018 yılında Birliğimiz ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının çalışmalarıyla ‘Geçirimli Beton Kılavuzu’ hazırlanmıştır. ‘Geçirimli Beton’, ‘geçirimli kumsuz beton’ veya ‘poroz beton’ olarak da adlandırılmaktadır. ‘Geçirimli Beton’un; yağmur sularını toprakla buluşturarak aşırı yağışların neden olduğu sel baskınlarını azaltmak, yer altı sularının yenilenmesine olanak sağlamak gibi pek çok çevresel faydası bulunmaktadır.” dedi.

Betonun daha ileri düzey teknik özellikleri bildirerek hazır beton talep edilebilir

İTÜ İnşaat Fakültesinin Eski Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir, Seminerde, beton bileşenleri, betonun üretimi, yerleştirilmesi ve bakımı ile ilgili bilgiler vererek “Günümüzde beton alıcısı sadece basınç dayanımını ve işlenebilirliği değil betonun daha ileri düzey teknik özelliklerini bildirerek hazır beton talebinde bulunabilir.” dedi.

  • AMERİKA’DA TÜRK KÜLTÜRÜNDEN ÖRNEKLER EŞLİĞİNDE TEKSTİLİMİZİN KALİTESİ TANITILDI
  • TEKSTİLCİLERİN HEDEFİ ABD PAZARINDA İLK ÜÇE GİRMEK

LA Textile Show’da Tanıtım Standı düzenleyen Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği sadece kaliteli tekstil ürünlerini değil, Türk mutfağından lezzetleri ve Türk Kahvesini de tanıttı.

ABD’de Türk tekstil ve hazır giyim ihracatçılarının payının her geçen yıl arttığını belirten UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin: “Tüm yurt dışı fuarlarında olduğu gibi LA Textile Show’da da sergilediğimiz modern tasarımlarımız, ileri teknolojimiz, üretimdeki kalitemiz ve sürdürülebilir ürünlerimiz ile yine dikkatleri üzerimize çektik”

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), tekstilde dünyanın en büyük pazarı olan ABD’ de tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Los Angeles kentinde 6-8 Mart tarihleri arasında düzenlenen LA Textile Show’a milli katılım organizasyonu düzenleyen UTİB, fuarda oluşturduğu Tanıtım Standı ile tekstil ürünlerinin yanı sıra Türk mutfağından lezzetleri ve Türk Kahvesi’ni de ziyaretçilere tanıttı.

Giyimlik kumaş ve aksesuarların sergilendiği fuar, dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini buluşturdu. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin organizasyonu ile fuarda yer alan Beztaş Tekstil, BZ Jakarlı Dokuma, Can Tekstil Entegre Tesisleri, Confetti Tekstil, ETS Ezgi Tekstil, İlay Tekstil, Kotonteks Tekstil, Laya Tekstil, Monark Mensucat Sanayi, Moripek Tekstil, Antik Dantel, İpeker, Akbaşlar’ın bulunduğu 13 firmanın özel bir tasarımla sergilediği, en son trendleri yansıtan kumaş örnekleri ve sürdürülebilir tekstil ürünleri beğeni topladı.

UTİB Tanıtım Standı ziyaretçilerin uğrama noktası oldu.

UTİB, bu yıl ikinci kez katıldıkları fuarda tekstil ürünlerinin yanı sıra Türk kültürünü de tanıttı. Türk yemeklerinden örneklerin sunulduğu standı ziyaret edenler arasında yapılan çekilişle şanslı ziyaretçilere UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ndeki Türk kahvesi ve kahve seti hediye edildi. California Market Center’da gerçekleştirilen fuara katılan firmaların mevcut müşterileri ile görüşmenin yanı sıra yeni bağlantılar için de önemli gelişme kaydettiğini belirten UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “ABD, sektörümüz için vazgeçilmez bir pazarların başında geliyor. Bu nedenle çok önemsediğimiz fuara birliğimiz ve firmalarımız güç birliği yaparak hazırlandık. Asıl amacımız olan Türk tekstil ürünlerinin tanımının yanı sıra Türk kültürünü de potansiyel müşterilerimize anlatmak istedik. Aldığımız sonuç ise mükemmel oldu. Fuarda, dünyanın dört bir yanından gelen iş insanları, tasarımcı ve üreticilerini, Türkiye’nin tasarım gücü, sıfır problem temelinde sürdürdüğü üretim ve servis kalitesi ile tanıştırdık. Yüksek ihracat performansı ve pazar potansiyeline sahip olan Türkiye, tekstil sektöründe dünyanın en güçlü piyasa paylarından birine sahip. Dünya pazarındaki bu yerimizi korumak için Türk tekstil sektörü olarak moda, tasarım ve markalaşmaya büyük önem veriyoruz. Moda, tasarım, Ar-Ge konusunda dünyada pek çok ülkenin takibindeyiz. Küresel tekstil trendlerinin belirlenmesi konusunda da Türkiye öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor” dedi.

 ABD pazarında basamakları hızla tırmanıyoruz

Türk tekstil sektörünün, dünyanın yedinci, Avrupa Birliği’nin ise ikinci büyük tedarikçisi olduğunu hatırlatan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, dünyanın diğer önemli tekstil ve hazır giyim tüketicisi ABD’de de ise Türk tekstil ve hazır giyim ihracatçılarının payının her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Taşdelen Engin, “ABD pazarında Türkiye tekstilde yüzde 3,1 ve hazır giyimde yüzde 1 paya sahip. ABD de ilk sırayı Çin, Kanada, Kore Cumhuriyeti, Hindistan ve Meksika alıyor. Biz ise dokuzuncu sıradayız. Hedefimiz en kısa sürede ilk üç içinde yer almak. Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon alanındaki konumumuza baktığımızda bu hiç de zor değil. Tanıtım konusunda da ara vermeden çalışıyoruz. Tüm önemli fuarlara firmalarımızın katılmasını sağlıyoruz. Organize ettiğimiz Ur-Ge projeleri, düzenlediğimiz ikili görüşmeler ve alım heyetleri ile de pazar payımızı artırmaya başladık. Kısa sürede ABD pazarında hak ettiğimiz yeri alacağız” diye konuştu.

“Devletimizin desteği ile engelleri aşacağız”

UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, ABD’nin uyguladığı vergilerden nedeniyle pazarda bazı sınırlamalar ile karşılaşmalarına karşın bu ülke ile tekstil ve hazır giyim dış ticaretimiz her geçen yıl artmasının sektörün başarısının göstergesi olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Sektörümüz, tekstil ve hazır giyimde en önemli partneri olan Avrupa Birliği’ne ürün satıyor. Hatta İtalya ve Fransa gibi başta gelen ülkelerin markalarına üretim yaptığı gibi, bu ülkelere kendi tasarımlarını ihraç ediyor. Türk tasarımcıları da, markaları da artık ön planda yerini alıyor. Bu gücümüz bizi ABD pazarında da şanslı hale getiriyor. Tüm yurt dışı fuarlarında olduğu gibi LA Textile Show’da da sergilediğimiz kaliteli ürünlerimiz ve modern tasarımlarımızla yine dikkatleri üzerimize çektik. Özellikle firmalarımızın fuarda sergiledikleri sürdürülebilir tekstil ürünlerine yoğun bir talep oldu. Sektör olarak bizler müşterilerimizle karşılıklı ticaret ve iş birliği imkânlarını geliştirmeye devam edeceğiz. İki ülke arasındaki ticari engellerin kaldırılması konusunda devletimizin ilgili kurumları çalışmalarını sürdürüyorlar. İnanıyorum ki Devletimizin desteği ile engelleri aşacağız ve ABD pazarında Türk tekstili çok daha üst sıralarda yer alacak.”

Türk doğaltaş sektörü Çin’den vazgeçmeyecek

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın son günü 4 Türk ihracatçısının gözaltına alınmasının üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Kaya, bu olayın son derece güçlü olan Türkiye-Çin ilişkilerine zarar vermemesini dilediklerini, Çin’in Türk doğaltaş sektörü için öncelikli ihraç pazarı olmaya devam edeceğini dile getirdi.

Türk doğaltaş sektöründe, en büyük ihraç pazarı Çin’de 150 firma ile katıldığı Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın son günü 4 Türk ihracatçısının gözaltına alınmasının üzüntüsü yaşanıyor.

Büyükelçimiz ve Başkonsolosumuz teyakkuz halinde

Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu gerçekleştiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, Türkiye’nin Çin Büyükelçisi Abdulkadir Emin Önen’in ilk andan itibaren yanlarında olduğunu, Türkiye’nin Guanco Başkonsolosu Melih Bora Kerimoğlu’nun Xiamen’e gönderdiğini, Türk Büyükelçiliğinin teyakkuz halinde olduğunu kaydetti.

Çok başarılı bir fuar geçirdik

Çin’in doğaltaş ithalatının gerilediği bir dönemde Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na 150 Türk firması ile gittiklerini hatırlatan EMİB Başkanı Kaya, “Özellikle işlenmiş ürüne yönelik büyük bir ilgi ve talep vardı. Beklentilerin çok üzerinde, başarılı geçen fuarın son günü 4 Türk mermer ihracatçısının göz altına alınmasının üzüntüsünü yaşıyoruz. Şu anda bir netlik yok, Pazartesi günü resmin daha net ortaya çıkmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Çin polisinin fuar boyunca fuar alanında firmaları rahatsız edecek hiçbir tutumunun olmadığının altını çizen EMİB Başkanı Kaya şöyle devam etti: “Türk firmaları güvenlik açısından hiçbir sorun yaşamadı. Çin, Türk doğaltaş sektörünün en büyük ihraç pazarı. Yüzlerce firmamız Çin’e uzun yıllardır milyarlarca dolarlık ihracat yaptı, bundan sonra yasalara uygun şekilde ihracat yapmaya devam edecek. Bu olayın sektörümüzün Çin pazarındaki ilişkilerine zarar vermeyeceğine inanıyoruz. Çinli müşterilerimizi 27-30 Mart 2019 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan İzmir Marble Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda ağırlamak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.”

Xiamen Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’na katılan 150 Türk firmasının yetkilileri fuar sonrası sorun yaşamadan Türkiye’ye dönüşlerini gerçekleştirdi.

Ayakkabı ihracatçıları Rusya’dan yeni siparişlerle döndü

Türkiye’ye 2018 yılında 888 milyon dolar döviz kazandıran, 2019 yılı için 1 milyar dolar ihracat hedefi olan Ayakkabı sektörü, en büyük ihraç pazarı Rusya’dan yeni siparişlerle yurda döndü.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Türkiye Milli Katılım Organizasyonu ile 25-28 Şubat 2019 tarihlerinde Moskova Sokolniki Park’ta gerçekleştirilen Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na katılan 13 Türk firması yeni ihracat bağlantıları gerçekleştirdi.

Ayakkabı ihracatında Rusya’nın 2017 yılında ikinci büyük Pazar, 2018 yılında ise; en fazla ihracat yapılan ülke olduğuna işaret eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, 2018 yılında Rusya’ya yüzde 78’lik artışla 132 milyon 131 bin dolarlık ayakkabı ihraç ettiklerini, 2019 ve sonraki yıllarda Rusya pazarına ihracatı arttırmak istediklerini, Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’nın bu hedefe ulaşmada belirleyici role sahip olacağını, kısa vadede Rusya’ya 250 milyon dolarlık ihracat hedeflediklerini kaydetti.

Ayakkabı sektörünün 2023 ihracat hedefi 2 milyar dolar

Türk ekonomisinde yaşanan daralmadan dolayı ayakkabı sektörünün iç piyasasında bir daralma yaşandığı bilgisini veren Zandar, “Ayakkabı sektörü olarak içinde bulunduğumuz ekonomik kaos ortamından ihracat ile çıkacağız. Bu süreçte ihracat olmazsa olmazımız konumuna geldi. 2019 yılında 1 milyar dolar, 2023 yılında 2 milyar dolar ihracat hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

EİB’de barkod uygulaması eğitimi verilecek

Rusya Federasyonu’na ayakkabı ihracatında 2019 yılı Temmuz ayından itibaren uygulamaya geçecek olan Barkod uygulaması ile ilgili de temaslarda bulunduklarını anlatan EDMİB Başkanı Erkan Zandar, Rusya’dan yetkili bir firmayı ayakkabı ihracatçılarına ücretsiz seminer vermesi için İzmir’e davet ettiklerini, Mayıs ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nde söz konusu eğitim programını gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’nda Türk firmalarının stantlarını tek tek ziyaret eden, Rusya pazarı ile ilgili bilgi paylaşımında bulunan Türkiye’nin Moskova Ticaret Baş Müşaviri Ferüdün Başer ve Türkiye’nin Rusya Büyükelçisi Mehmet Samsar, Türk firmalarının ürettiği ayakkabıları denedi. Türkiye standını ziyaret eden isimlerden bir diğeri ise; Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Sabır Endican oldu.

Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’na,Türkiye, 420 metrekarelik stantta 13 firma ile katıldı. Katılan firmalar ise; şunlar oldu; “BİLECANLAR AYAKKABI, ESTİLE AYAKKABI, ERZAN AYAKKABI, META AYAKKABI, NOD AYAKKABI, ÖNDER AYAKKABI, ÖZİL AYAKKABI, RIFAT SARI ÜÇ-EL, RİPKA MODA AYAKKABI, TUVEREKLİ AYAKKABI, ZANDAR DIŞ TİCARET, ÖZKAN AYAKKABI, HAKEM AYAKKABI”

2019 Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülü’nü Morhipo.com aldı
Morhipo.com, Türkiye’nin en yüksek müşteri memnuniyetini sağlayan markaların belirlendiği ŞikayetVar A.C.E Awards 2019’da online ticaret kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.
Müşteri mutluluğunu odağına alarak hayata geçirdiği projelerle moda dünyasında farkını ortaya koyan Morhipo.com, Şikayetvar.com’un 400 bin kullanıcısı üzerinde gerçekleştirdiği anketten elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan Müşteri Deneyim Endeksi’ne göre online ticaret kategorisinde müşteri memnuniyetini en iyi sağlayan marka seçildi. 2012 yılından beri sıralamada ilk üçte yer alan Morhipo.com, bu yılla birlikte dördüncü defa birinci oldu.
Düzenlenen törende ŞikayetVar A.C.E (Achievement in Customer Excellence) Awards 2019 Mükemmel Müşteri Memnuniyeti Başarı Ödülü’nü  Morhipo.com Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Genel Müdür Yardımcısı Mehtap Alp ve Müşteri Deneyimi Müdürü Hasan Uzmanoğlu aldı.
Koşulsuz müşteri mutluluğu anlayışıyla üyelerine güvenli, hızlı ve kolay alışveriş keyfini yaşatmanın her zaman en önemli öncelikleri olduğunu söyleyen Morhipo.com Genel Müdürü Şule Kuban; “Bizim temel değerimiz müşteri mutluluğu. Müşterilerimizin bize tüm kanallardan ulaşabileceği, her an yanında olabileceğimiz uygulamaları hayata geçiriyoruz. Onların hareketlerini bireysel bazda takip etmek yerine, pek çok kanaldan elde ettiğimiz verilerle genel alışveriş eğilimlerini saptıyor, onlar için alışveriş deneyimini mükemmel hale getirmek için çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde hayata geçirdiğimiz morpass uygulamamızla bu memnuniyeti daha da artırmayı hedefliyoruz” dedi.

ePttAVM.com’a Birincilik Ödülü

Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen  Şikayetvar Ace Awards Ödülleri” Ankara’da sahiplerini buldu. ePttAVM.com, şikayet yönetim platformu şikayetvar.com tarafından uygulanan marka-müşteri değerlendirmeleri sonucunda 2018 yılında Teşekkür Oran Endeksi ve Müşteri Memnuniyeti Oran Endeksi puanlarına göre “Pazar Yeri Platformları Birincisi” ödülünü aldı.

Müşteri Deneyim Endeksi Sistemi ile firmaların bir yıl boyunca çeşitli alanlardaki davranışları ölçümlenirken, tüketicilerin birden fazla kategoride beğeni ve memnuniyetleri değerlendirildi. Bu doğrultuda 38 farklı kategoride ödüller sahiplerine takdim edildi.

İlk kez bir kamu kurumuna verilen e-ticaret alanındaki “Pazar Yeri Platformları Birincisi-En İyi e-ticaret Pazar Yeri” ödülünü teslim alan ePttAVM.com Genel Müdürü Hakan Çevikoğlu, her ödülün bir ekip çalışması olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“İlk kez bir kamu kurumu bu ödülü aldı. Bu bizim için çok değerli. Türkiye’nin dört bir yanına her gün kaliteli ve hızlı hizmet sunmak için çalışıyoruz. Bu noktada siparişlerimizi hızla teslim eden PTT AŞ’ye ve bizim bu ödülü almamızı sağlayan müşterilerimize teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızın müşterilerimiz tarafından da memnuniyetle karşılandığının göstergesi olan bu ödül bizim daha fazla çalışmamızı sağlayacak. Müşteri memnuniyeti bizim için her zaman öncelikli oldu bundan sonra da olmaya devam edecek.”

Mobilya sektörü kentsel dönüşümle geleceğin sektörü olacak

Türkiye’de kentsel dönüşüm ile 5 milyon konutun yenileneceğini belirten Geçmiş Dönem Ekonomi Bakanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, “Türkiye’de mobilyacılık sektörü, geleceğin sektörü olacak. Mobilya sektörü için inanılmaz bir yenilenme ve modernleşme olacak” diye konuştu.

2018 yılında 179 ülkeye, 3 milyar 147 milyon dolar döviz kazandıran, 2,3 milyar dolar dış ticaret fazlası veren mobilya sektörü, 6-10 Mart tarihleri arasında MODEKO Uluslararası İzmir Mobilya Fuarı’nda büyük bir buluşmaya sahne oluyor.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği MODEKO Fuarı kapsamında, “Mobilya İhracatçıları Sektör Buluşması”na ev sahipliği yaptı. Toplantıya katılarak bir konuşma yapan Geçmiş Dönem Ekonomi Bakanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci, “Dünyada hiçbir ülkede Türkiye’deki gibi dönüşüm ihtiyacı olan yapı stoku yoktur. Önümüzdeki 20 yıl içinde Türkiye’de kentsel dönüşüm kapsamın 5 milyon civarında konut yenilenecek. Bu sizin için inanılmaz bir yenilenme alanı demektir. Coğrafyamızda yenilenme, modernleşme ve tüketim anlamında muhteşem piyasanın olduğunu görüyoruz” dedi.

Mobilya Sektörünü desteklemeye devam edeceğiz

Geçmiş dönemlerde Ekonomi Bakanlığı’nın sadece yurtdışındaki fuarlara katılan firmaları desteklediğini hatırlatan Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı döneminde yurtiçinde düzenlenen, belli seviyenin üzerinde yabancı alıcıların geldiği fuarlarında destek kapsamına alındığını, MODEKO Fuarı’nın da bunlardan biri olduğun kaydetti.

“İzmir Fuarlar Merkezi olacak” diyen Nihat Zeybekci şöyle devam etti: “Yıllardan beri kendi firmasıyla fuarlara aktif olarak katılan, stant açan biri olarak fuarlarda görüşmelerin, bağlantıların ne kadar önemli olduğunu bilen biri olarak sizleri çok iyi anlıyorum. Tekstil, mermer, mobilya, ayakkabı ve diğer sektörlerde fuarlara imza atmanın yanında bizim Kültürpark’taki eski tarihi fuarımızı, festival tadında tekrar hayata geçirmemiz lazım. Yılda üç defa orayı fuarlar, festivaller, etkinliklerin yapıldığı fuar alanı haline mutlaka getireceğiz.”

Mobilya sektörünü rekabetçi hale getirdik

Bakanlık yaptığı dönemde mobilya ihracatçılarının ziyaretine gelerek, “Biz Çin’den ve Uzak Doğu’dan gelen ürünlerle rekabet edemiyoruz, maliyetlerle mücadele edemiyoruz” dediklerini hatırlatan Zeybekci, “Birkaç gün içinde haksız rekabetten koruyucu koruma vergisi koyduk. Türkiye’de dış ticaret fazlası veren mobilya sektörünü desteklemeye devam edeceğiz. Öyle sektörlerimiz var ki ithalat girdisi yüksek. Ama mobilya sektörü, ithalat girdisi düşük olan sektörlerden biri” ifadelerine yer verdi.

Müteahhitlik hizmetlerinde dünyada 2. sıradayız

Türkiye’nin yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde dünyada 2. sırada olduğunu hatırlatan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugüne kadar Türk müteahhitlerin özellikle 80’lerden sonra başlayıp bugüne kadar gerçekleştirdiklerin projelerin tutarı 400 milyar dolar civarına geldi. Yurt dışında müteahhit hizmetlerin olması mobilya sektörü için önemli avantajlardan biri. Yurt dışı müteahhitlik hizmeti alan şirketlerin yurt içi alımlarına Eximbank kredilerinde sıfır faiz imkanı getirdik. İhracatta navlun desteği sağladık.”

İzmir mobilyanın da merkezi olacak

İzmir’in mobilyanın da merkezi olacağını vurgulayan Zeybekci, sözlerini şöyle sonlandırdı: “İzmir’imizin işsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerinde. İzmir Doğu Anadolu’da değil, Karadeniz’de değil, İç Anadolu’da değil.Göç veren değil göç alan bir yer. İşsizlik Türkiye ortalaması yüzde 11 iken İzmir yüzde 14.5. Genç işsizlikte de Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde; yüzde 26,5. Dört gençten biri işsiz. Büyükşehir Belediyesi olarak organize sanayi bölgelerini imar planlarına işlediğimizde Büyükşehir’in İmar Kanunundan gelen 18. madde uygulamasıyla 15-20 kilometre mesafedeki hazine arazilerini, o Büyükşehir’in yetkisini kullanarak organize sanayi bölgesinde toplayacağız ve yatırımcılarımıza en uygun fiyatlarla o organize sanayi bölgesinde de yatırım alanlarını mutlaka sağlayacağız.”

3 milyar 147 milyon dolar ihracat

Toplantıda konuşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Doğan Yağcı, “Türkiye’de dış ticaret fazlası veren az sayıdaki sanayi sektörlerinden biri olan ve son yıllarda ihracatta ciddi sıçrama gösteren Türk mobilya sektörü, 2018 yılında 179 ülkeye 3 milyar 147 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken; 2,3 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. Ege Bölgesinden yapılan mobilya ihracatı ise; 2018 yılında yüzde 23 artışla yaklaşık 147 milyon dolara ulaştı” dedi.

Torbalı’da ‘Mobilya OSB’ kurulacak

“İzmir’de Karabağlar’a sıkışıp kalmış olan mobilya sektörünün, içinde showroomların olduğu, mobilya ile ilgili eğitim kurumlarının bulunduğu, yurtiçi ve yurtdışından gelen müşterilerimizi gönül rahatlığıyla ağırlayabileceğimiz Mobilya Organize Sanayi Bölgesi kurma çalışmalarımızda önemli yol kat ettik.” diyen Yağcı, “Mobilya İhtisas OSB çalışmalarının EBSO önderliğinde İzmir Ticaret Odası ve sektörün tüm paydaşlarının desteğiyle en kısa zamanda sonuçlandırılacağını ümit ediyorum. Yakın gelecekte Torbalı’da ‘Mobilya OSB’nin faaliyete geçmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca mobilya sektöründe üretimde çalışacak ara eleman açığını kapatmak amacıyla meslek liselerinin mobilya ve dekorasyon bölümlerinde okuyan öğrencilere burs ve eğitim koçluğu projesi başlattık. Mobilya ihracatçısı firmalardan burs fonu oluştururken, eğitim koçluğu ve staj organizasyonu için İzmir Mobilyacılar ve Marangozlar Odası ile işbirliği yapılmaktadır” diye konuştu.

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) ve İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç ise; Türkiye’nin dünyanın en büyük 13. mobilya üretici ülkesi olduğunu, Çin dışında; Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İtalya, Finlandiya, İsveç gibi gelişmiş ülkelerin dünya mobilya üretiminin yüzde 50’sini yaptığını, mobilya sektörünün ağaç orman ürünleri, mermer, deri, tekstil, cam, kimya, demir sektörleri başta çok sektörden alımlar yaptığını ve sektörleri canlandırdığını dile getirdi.

Mobilyada katma değerli üretimi arttırmanın Ar-Ge ve İnovasyon ile mümkün olduğunun altını çizen Güleç, “Bugün Türk Mobilya Sektörü, 179 ülkeye ihracat yapıyor. Çin’e bile mobilya ihracatımız var ve sürekli artıyor” diye sözlerini özetledi.

TÜRKİYE BAKLİYAT İHRACATININ %80’İ AHBİB’DEN

 Akdeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), Şubat ayında da bakliyat ihracatında liderliği elinden bırakmadı ve Türkiye geneli toplam bakliyat ihracatının %80’i AHBİB tarafından gerçekleştirildi.

 Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü Türkiye geneli Şubat ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla, %6 artış göstererek 566,5 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2019 yılı Şubat ayı sektörel bazda ihracat rakamlarına göre; sektör bu dönemde Türkiye toplam ihracatından %4 oranında pay aldı.

– Ülke Geneli Sektör İhracatındaki Payımız %15

 Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin ihracat rakamlarını değerlendiren Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, 2019 yılının Şubat ayında 83,6 milyon dolarlık Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini ve ülke geneli Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri ihracatındaki payın  %15 olduğunu kaydetti.

– En Fazla İhracat Yapılan Ürün Grubu Pastacılık Ürünleri

 Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB)’nin 2019 yılı Şubat ayı değer bazındaki ihracatını ürün gruplarına göre inceleyen Arslan, 83,5 milyon  dolarlık sektör ihracatı içerisinde, pastacılık ürünlerinin 22,2 milyon dolarlık değeri ve % 27’lik payı ile ilk sırada yer aldığını belirtti. Arslan, sektörde 10 milyon dolarlık ihracatıyla “tatlı bisküvi ve gofretler” toplam ihracatın %12’sini oluşturarak ilgili dönemde en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün olduğunu da kaydetti.

Türkiye geneli hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatının 2019 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yıla göre %4 oranında artış göstererek 1,1 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Arslan, “Alt ürün grupları bazında incelendiğinde ise % 26’lık payı ve 300 milyon dolarlık değeri ile pastacılık ürünleri ilk sırada yer aldı. Pastacılık ürünleri grubunda en fazla ihracatı gerçekleştirilen ürün ise %10’unu oluşturan “tatlı bisküvi ve gofretler” oldu. Ürün grupları bazında pastacılık ürünlerinin ardından 241,7 milyon dolar ihracat değeri ve % 21’lik payıyla değirmencilik ürünleri geldi. Ocak-Şubat döneminde en çok ihracat yapılan ülkeler ise sırasıyla Irak, Suriye, Yemen, Birleşik Devletler ve Suudi Arabistan oldu” şeklinde bilgi verdi.

– Irak Yine İlk Sırada

 İhracat rakamları ülkelere göre incelendiğinde ise, Şubat ayında Irak  %18’lik payı ve 14,8 milyon dolarlık ihracat değeri ile ilk sırada yer aldı. Ardından 7,2 milyon dolarlık ihracat değeri ve %9 oranındaki payı ile Suriye takip etti.

2019 yılı ülkelere göre Şubat ayına ait Türkiye geneli ihracat rakamlarını da değerlendiren Arslan “Irak, en fazla sektör ihracatı gerçekleştirilen ülke konumunda. Irak’a Şubat ayında % 19’luk pay ile 106,7 milyon dolar değerinde sektör ihracatı gerçekleşti. Irak’ı Yemen ve Suriye  % 7 ve % 6’lık pay ile takip etti” dedi.

Otomotiv ihracatı şubat ayında 2,5 milyar dolar oldu

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, şubat ayında otomotiv endüstrisi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 azalışla 2,54 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Şubat ayında parite kaynaklı kayıp 175 milyon dolar oldu.

 Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, şubat ayında otomotiv endüstrisi ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 azalarak 2,54 milyar dolar oldu. Otomotiv endüstrisi, geçen ay yaşanan düşüşe rağmen 2,54 milyar dolar ile tarihindeki en yüksek ikinci şubat ayı performansına imza attı. Şubat ayı ihracatında parite kaynaklı kayıp 175 milyon dolar oldu. Parite kaybının yaşanmaması halinde otomotiv ihracatı 2,7 milyar doların üzerine çıkacak ve ihracat düşüşü yüzde 2,5 ile sınırlı kalacaktı.

Otobüsler ürün grubunda çift haneli artış

Ürün grupları bazında bakıldığında, otobüs-minibüs-midibüs ürün grubu ihracatı şubat ayında %16 artarak 149 milyon dolar olarak gerçekleşti. Binek otomobil ihracatı %11 azalarak ve 953 milyon dolar, tedarik endüstrisi ihracatı %5 azalarak 892 milyon dolar ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı %29 azalarak 407 milyon dolar olarak gerçekleşti.

En büyük pazar Almanya’ya ihracat 349 milyon dolar

Şubat ayında Almanya 349 milyon dolar ile Türkiye otomotiv sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke konumunu sürdürdü. Şubatta ikinci büyük pazar Fransa’ya ihracat %5 oranında azalarak 265 milyon dolar olurken, üçüncü büyük pazar Birleşik Krallık’a yönelik ihracat %13 azalarak 244 milyon dolar olarak gerçekleşti.

AB Ülkeleri ihracattan yüzde 78 pay aldı

Ülke grubu bazında en büyük pazar olan ve toplam ihracattan %78 pay alan Avrupa Birliğine şubat ayı ihracatı da yüzde 10 azalarak 1 milyar 981 milyon dolar oldu. Afrika Ülke Grubu’na ihracat %6, Bağımsız Devletler Topluluğu’na %23, Uzakdoğu Ülkeleri’ne %32, Serbest Bölgeler’e %47 ve Okyanusya Ülkeleri’ne %85 oranında ihracat artışı yaşandı.

Proline’a “Akıllı Ulaşım Sistemleri” alanında prestijli ödül
2016 yılında lansmanı yapılan Akıllı Güvenlik Yönetim Sistemi yazılımı iSIM’i yeni eklenen entegrasyonlar ve geliştirilen özelliklerle Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında da kullanılabilen bir platform haline getiren Proline, bu çalışmalarıyla 1. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Zirvesi’nde “Ulaşımda Aklın Yolu Sektöre Katkı Ödülü”ne layık görüldü.
Akıllı Şehirler alanındaki ileri teknolojileri yakından takip eden ve dünyada gelişen teknolojileri ülkemizde uzman kadrosu ile hayata geçiren Proline, Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında yaptığı çalışmalar ve geliştirdiği yazılım platformu ile 1. Uluslararası Akıllı Ulaşım Sistemleri Zirvesi’nde ödüle layık görüldü. Türkiye Akıllı Ulaşım Sistemleri Derneği (AUSDER) tarafından 6-7 Mart’ta Ankara’da düzenlenen zirvede Ulaşımda Aklın Yolu Sektöre Katkı Ödülü alan Proline’ın Akıllı Güvenlik Yönetim Sistemi platformu olan iSIM’e akıllı ulaşım sistemleri alanında yaptığı geliştirmeler ile ortaya çıkan iSIM – ITS, yapay zeka sistemleri ile öngörü ve tahmin yapıp, kullanıcıların hızlı karar almasını destekleyebilmek amacıyla geliştiriliyor.
Proline Ar-Ge merkezinde geliştirilen Akıllı Ulaşım Yönetim Sistemi iSIM – ITS; sahip olduğu ilişkilendirme metotları ve sunum yeteneği ile karmaşık sistemleri kolay kullanılabilir hale getirerek etkin bir karar alma mekanizması sağlıyor. iSIM – ITS, sağlamış olduğu etkinlik ve verimlilik ile kurumların operasyonlarını daha uygun maliyetlerle yönetebilmelerine olanak sağlıyor ve kurumlara tasarruf imkanı sunan bir platform olarak ön plana çıkıyor.
iSIM – ITS; video yönetim sistemi, video analitik sistemleri, ağ yönetim sistemi, Bluetooth noktaları, değişken mesaj ve trafik işaretleri, sinyalizasyon ve akıllı kavşak, afet yönetim sistemleri, farklı iletişim protokollerini destekleyen sensörler ve hava/yol durumu algılama sistemlerine entegrasyon özelliği ile tüm bu fonksiyonları “tek sistem üzerinden” yönetebilme imkanı sunuyor. iSIM – ITS, web tabanlı merkezi yönetim, mobil desteği, etkileşimli harita ve iş akış diyagramları gibi fonksiyonları da bünyesinde barındırıyor. Tek sistem üzerinden yönetmenin avantajlarıyla hızlı karar alınabilmesini ve aksiyona geçilebilmesini sağlıyor.
Proline İcra Kurulu Başkanı Mehmet Doğanyiğit, ödül töreni esnasında görüşlerini şöyle paylaştı: “Bir Türk şirketi olarak bu değerli organizasyonda iSIM – ITS ürünümüzle ödül almaktan dolayı gurur duyuyoruz. Şehirlerin giderek karmaşıklaşan sorunlarına çözüm üretme misyonuyla çıktığımız bu yolculukta önemli bir aşamaya ulaştık. Bugün bu alanda gelinen noktada gördük ki, farklı marka ve modellerden oluşan çözümlerin birbirleriyle olan entegrasyonu ve yönetimi, kurum ve kullanıcılar için büyük bir problem oluşturuyor. Bu durum güvenlik sektöründe olduğu gibi ulaşım sektöründe de çok önemli olan hızlı ve doğru karar alabilme mekanizmasını olumsuz yönde etkileyebiliyor. İşte bu noktada iSIM – ITS ile sensörlerden toplanan verilerin tek ekranda görüntülenmesi, bu verilerin analiz edilerek bilgiye dönüştürülmesi, bu sayede de hızlı ve doğru karar alınabilmesi hedefleniyor.”
2003 yılında kurulan ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti Ar-Ge merkezlerinden biri olarak onaylanan Proline, verilen her kararın sıklıkla kritik önem taşıdığı “Güvenli ve Akıllı Şehirler” pazarının lider oyuncularından biri konumunda.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Mimarsinan OSB’de Halk Bankası Şubesi törenle hizmete açıldı

Esnaf ve KOBİ’lere sağladığı destekle Kayseri’de ekonomiye güç veren Halkbankası, Mimarsinan OSB şubesini faaliyete geçirdi. …