Ana Sayfa / Haberler / Medya-Bas─▒n D├╝nyas─▒ / Bir Kentin Anatomisi: Bursa ├ťzerine (Tamer Uysal)

Bir Kentin Anatomisi: Bursa ├ťzerine (Tamer Uysal)

“S├Âz u├žar yaz─▒ kal─▒r.”
(Latin Atas├Âz├╝)

├ço─ču zaman yaz─▒ yazma s├╝recine girdi─čimde akl─▒ma Aziz Nesin geliyor. Usta “hangi ortamda yazars─▒n─▒z” sorusuna “Bu ortam, yazaca─č─▒m yaz─▒ t├╝r├╝ne g├Âre de─či┼čir” diyor ve ekliyor: ” ├çok ciddi bir yaz─▒ yazacaksam odam─▒n kap─▒s─▒n─▒ ve pencerelerini s─▒k─▒ s─▒k─▒ kapat─▒r─▒m.”…Bende de bir yaz─▒ konusu ortaya ├ž─▒kt─▒ktan sonra biraz y├╝r├╝y├╝┼č iyi gelir. ├ç├╝nk├╝ g├Âzlem ve sokaklar insana iyi fikir verir.Feridun Anda├ž’─▒n bu latin darb─▒meseli ile ayn─▒ ba┼čl─▒kta bir kitab─▒ vard─▒. Yazar ve ┼čairlerle s├Âyle┼čiler i├žeriyor. Yazarlar─▒n yaz─▒m s├╝re├žleri farkl─▒ mutlaka. Sessiz bir ortamda ├╝retime odaklanmak gerekir. Aziz Nesin gibi m├╝zikle de odaklanabilir farkl─▒ ortamlarda da yarat─▒labilir ama yaln─▒zl─▒k mutlaka ┼čart: Yazar yaln─▒zl─▒─č─▒ denilen…Gezerken yaz─▒ yazamazs─▒n─▒z ama bana iyi fikir veriyor. Tek eksi─čim var: A┼č─▒r─▒ unutkanl─▒k. Ne yapt─▒msa halt edemedi─čim. Ya┼član─▒yorum…

Art─▒k foto─čraf makinesi yan─▒m─▒zda. Cep telefonunu al─▒rken “nas─▒l olsun” diyen sat─▒c─▒ya basit olsun foto─čraf ├žekeyim m├╝zik dinleyebileyim yeter demi┼čtim. ├ťniversite y─▒llar─▒nda walkman elimden d├╝┼čmezdi ┼čimdi bu aletlerle her ┼čey m├╝mk├╝n.. ├ľtekilerin pabucu dama at─▒ld─▒. Herkesin elinin alt─▒nda viz├Âr var…─░stedi─či g├Âr├╝nt├╝y├╝ cebinde ta┼č─▒d─▒─č─▒ bu aletle ├Âl├╝ms├╝zle┼čtirebiliyor (Oysa biz bir kameray─▒ tutmak i├žin 4 y─▒l─▒m─▒z─▒ vermi┼čtik)…┼×imdi ├žektiklerime bak─▒p bak─▒p yazd─▒─č─▒m oluyor…

Roland Barthes, “┼×ehirler bir yaz─▒d─▒r, gezenler ise bir okur.”Bursa sokaklar─▒nda zaman zaman geziyorum, d├Ân├╝p dola┼č─▒p ayn─▒ yerlerde… ─░nsan al─▒┼čt─▒─č─▒ yerlerden kolay kopmuyor, kopam─▒yor. Ne kadar uzakla┼čabilirsiniz neyi b─▒rakabilirsiniz… Can Y├╝cel ne diyordu .

De─čil bu ┼čehirden gitmek,
─░ki sokak ├Âteye ta┼č─▒nam─▒yorum.
Al─▒p g├Ât├╝rsem gelmez kiÔÇŽ

├ľyle ama sahip oldu─čum aman aman hi├žbir ┼čey yok halbuki. Aristo bir ┼čehir orada ya┼čayana g├╝ven ve mutluluk sunsun yeter diyor. Ya Hasan H├╝seyin. ┼×├Âyle diyordu ┼čiirinde:

Bu kenti sevdim dedim
Benim olsun demedim ki
Sevdim dedimse ak┼čam k─▒z─▒ll─▒─č─▒n─▒
G├Ânl├╝m gibi ak─▒p giden ┼ču ├žay─▒
┼×u orman─▒ ┼ču denizi ┼ču da─č─▒
Benim olsun demedim ki
Vuruldumsa g├Âzlerinin g├╝l bah├žesine
Y├╝rek ├žizen ┼čim┼čeklerse ka├žamak bak─▒┼člar─▒
─░┼čte buna sevmek derler dedimse

Ayn─▒ ┼čeyler mi? ─░nsan ger├žek varolan g├╝zellikleri aramaz onlar─▒n yans─▒tm─▒┼č oldu─ču soyut ama ├Âznel olan g├╝zellikleri arar o y├╝zden bir kentte olan ne varsa insanda ┼čiirle yaz─▒yla sanatla ya┼čar…├ťnl├╝ yontucu (Rodin), bir insan─▒n ruhunu okumak i├žin y├╝z├╝ne bakmak yeterli demi┼č. Yeter mi ger├žekten…M. ┼×erif Onaran da. “Bir kentin ruhu varsa, o kenti ┼čiirinde, yaz─▒s─▒nda yeniden kuran edebiyat├ž─▒lar oldu─ču i├žin vard─▒r.” diyordu. His meselesi; sanat├ž─▒ ├Âyle kolay hissedebiliyorsa ├Âyledir demek ki…

Ya bir kentin onun y├╝z├╝ yok mu peki! ─░lk bak─▒┼čla okunacak bir y├╝z├╝…Naz─▒m Usta demiyor muydu “iki ┼čey vard─▒r ancak ├Âl├╝mle unutulur anam─▒z─▒n y├╝z├╝yle ┼čehrimizin y├╝z├╝.” Nereden buraya geldim…Bursa’da do─čdum Bursa’da b├╝y├╝d├╝m ve belki de bu kentte ├Âlece─čim. Bir kentin merkezi daima o kentin kalbidir diyordu bir yerde…├ľyleyse ben bu ┼čehrin en ├Ânemli, telafisi olmayan bir organ─▒nda ya┼čad─▒m.
Bazen Attila ─░lhan’─▒n, Can Y├╝cel’in belki bir├žok insan─▒n onlar gibi kendine y├Âneltti─či soruya kar┼č─▒l─▒k ar─▒yorum: Bu kentten ka├ž─▒p gitmek istiyor muyum, buray─▒ seviyor muydum? ” Bazen anam araya girer “Daha iyi yer mi bulacaks─▒n”diye. Ona g├Âre yer, O “yer” diyor. ├ç├╝nk├╝ onun benim gibi bakmad─▒─č─▒n─▒ biliyorum ama zaman zaman onun da sitem etti─čini biliyorum. O zaman buna kar┼č─▒l─▒k akl─▒ma hep ┼ču replik geliveriyor: “─░nsan memleketini niye sever? Ba┼čka ├žaresi yoktur da ondan. Ama biz bilirizki bir yerde mutlu mesut olman─▒n ilk ┼čart─▒ oray─▒ sevmektir. Buray─▒ seversen, buras─▒ D├╝nya’n─▒n en g├╝zel yeridir. Ama D├╝nya’n─▒n en g├╝zel yerini sevmezsen, oras─▒ D├╝nya’n─▒n en g├╝zel yeri de─čildir.”

Diderot, “Bedeni ├╝ld├╝renden de─čil ruhu ├Âld├╝renden korkunuz.” demi┼č Aristo, “Ruhun g├╝zelli─či bedenin g├╝zelli─či kadar ├žabuk g├Âr├╝nmez.” Biz g├Ârm├╝┼č├╝z bir kere. Bir uygarl─▒k ba┼čka bir uygarl─▒k├ža yokedilmek tehdidiyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya.. Nietzsche’nin b├╝y├╝k s├Âzlerinden… Demiryolu grevcilerine hitaben “Bir uygarl─▒─č─▒n imha edilmesine kar┼č─▒ m├╝cadele ediyorsunuz” diyordu Pierre Bourdieu. ├ç├╝nk├╝ toplum hakk─▒nda kanaatlar eylemlerle dile gelebilir. Herkes bu k├╝lt├╝rel yozla┼čmaya kar┼č─▒ ele┼čtirel bir tav─▒r g├Âsterebilmelidir….

Basit de─čil. Binlerce y─▒ll─▒k tarihten bir ge├žmi┼čten, k├╝lt├╝rel birikimden s├Âz etmek istiyorum, ilk yerle┼čimlerin kurulmas─▒ndan ve yaz─▒n─▒n bulunu┼čundan bu yana yaz─▒lan binlerce y─▒ll─▒k bir tarihten…Bursa’dan s├Âz etmek istiyorum..

(2)

Ey debdebeler, tantanalar, ┼čanlar, alaylar;
Kaatil kuleler, kal’al─▒ zindanl─▒ saraylar;
Ey dahme-i mers├╗s-i hav├ót─▒r, ulu ma’bed;
Ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
M├óz├«leri ├ót├«lere nakletmeye me’m├╗r;
Ey di┼čleri d├╝┼čm├╝┼č, s─▒r─▒tan kaafile-i s├╗r;
(Tevfik Fikret)

Aldous Huxley, ÔÇťCesur Yeni D├╝nyaÔÇŁ adl─▒ romanda bir distopya (olumsuz ├╝topya) tasarlar. Romanda gelecekte her ┼čeyin al─▒n─▒p sat─▒ld─▒─č─▒ insanlar─▒n t├╝ketim k├Âlesine d├Ân├╝┼čt├╝r├╝ld├╝─č├╝ toplum yap─▒s─▒n─▒ anlat─▒r. Makineler gibi insanlar─▒nda programland─▒─č─▒ bir toplum tasavvuru. Y├Âneticilerin k├Âlelere k├Âleliklerini sevdirdikleri ve itaatkarl─▒─ča zor kullanmadan boyun e─čdirdikleri gelece─če dair bir toplum yap─▒s─▒. Roman 1932 de kaleme al─▒nm─▒┼čt─▒. G├╝n├╝m├╝zden 500 y─▒l sonras─▒n─▒ tasavvur eden bir kehanetti. ├çok de─čil.2000’li y─▒llarda ya┼č─▒yoruz.

Peki farkl─▒ m─▒?

“Kitleleri k─▒rlardan nefret etmeye ┼čartland─▒r─▒yoruz, ayn─▒ zamanda onlar─▒ sevmeye ┼čartland─▒r─▒yoruz. T├╝m do─ča sporlar─▒n─▒n geli┼čmi┼č aletlerle yap─▒lmas─▒n─▒ sa─čl─▒yoruz. B├Âylece hem end├╝striyel ├╝r├╝nler, hem de ula┼č─▒m t├╝ketiyorlar.” diyor romanda…Her ┼čey gibi do─ča da metala┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r.

Francis Bacon, “Bilgi g├╝├žt├╝r” diyeli yine neredeyse 500 y─▒l ge├žmi┼č.Binlerce y─▒ll─▒k tarihten bir ge├žmi┼čten, k├╝lt├╝rel birikimden sonra g├╝n├╝m├╝zde varoldu─čumuz ve ya┼čad─▒─č─▒m─▒z s├╝re├ž Post Modern Toplum olarak adland─▒r─▒l─▒yor. Yani bilgi ve uzay ├ža─č─▒. Art─▒k ma─čara resimlerinden ve atlar─▒n h─▒z─▒yla yetindi─či zamandan ├žok farkl─▒ bir d├╝nyaday─▒z. Ahmet Hamdi Tanp─▒nar “Hi├ž kimse de─či┼čime kar┼č─▒ de─čildir, yeter ki ucu kendisine dokunmas─▒n.”der. ─░nsan “h─▒z” kavram─▒n─▒n etkisinde bilginin kontrol├╝n├╝ kaybetmi┼č halde. Her ┼čey ├žok ├žabuk de─či┼čiyor.─░nsanlar bilgiye her zaman ├Ânem vermi┼člerdi. Eski toplumlar bilgeli─či her zaman el ├╝st├╝nde tuttular. G├╝n├╝m├╝zde krallardan ├žok filozoflar─▒n adlar─▒n─▒ biliriz. Hatta hristiyanl─▒k ona y├╝celik atfetti kutsalla┼čt─▒rd─▒ tabi dinsel bilgelik olarak: Hagia Sophia (Aya Sofya) gibi an─▒tla┼čt─▒rd─▒.

De─či┼čmeyen tek ┼čey de─či┼čimin kendisidir diyordu Heraklitos. ├ç├╝nk├╝ de─či┼čmeyen dogmalara kar┼č─▒ toplumu h─▒zla d├Ân├╝┼čt├╝ren bilimsel fikirler yanyana sava┼č─▒m veriyor. Yani “Fikirlerin ├žat─▒┼čmas─▒ de─či┼čimin ba┼člang─▒d─▒r.” Emre Kongar’─▒n bir kitab─▒nda yaz─▒yordu san─▒r─▒m “├ťniversite ├ťzerine…” idi ad─▒…

“G├Âr├╝lmeye ve duyulmaya de─čmeyen ger├žeklere kar┼č─▒ ‘g├Âzlerini kapamak ve kulaklar─▒n─▒ t─▒kamak’ kesin inan├žl─▒n─▒n ├Âzel bir yetene─čidir ve bu onun e┼čsiz cesaret ve azminin kayna─č─▒d─▒r.”diyen ve en liberal tezler ileri s├╝ren sivil toplumun s├Âzc├╝l├╝─č├╝n├╝ yapan Eric Hoffler, “Tarihte b├╝y├╝k eser yaratan ki┼čiler, hep b├╝y├╝k ┼čehirlerde ortaya ├ž─▒km─▒┼člard─▒. Yarat─▒c─▒ ki┼čiler k├Âyde, ormanda, k─▒rda, da─č ba┼člar─▒nda ortaya ├ž─▒km─▒yorlard─▒. Nas─▒l ├ž─▒ks─▒n ki, yabanc─▒ ┼čeylerin ho┼č kar┼č─▒lanmad─▒─č─▒ ortamda ne yarat─▒labilir ki? ─░nsan ┼čehirde insanl─▒─č─▒n─▒ bulmu┼čtur. ┼×ehir olmaks─▒z─▒n insan da bir ┼čey de─čildir. Ancak ne var ki insan─▒ koku┼čturan, dejenere eden de ┼čehirdir. E─čer biz ┼čehirlerimizi ya┼čayabilir ve ya┼čanabilir durumda devam ettiremezsek baz─▒ b├╝y├╝k uluslar─▒n ├Âl├╝m├╝n├╝ g├Ârebiliriz” diyordu.
Tarih├ži Henri Pirenne’e g├Âreyse sivil toplum dedi─čimiz sadece idari siyasal de─čil dinsel otoritenin ├╝zerine in┼ča ediliyordu. (Orta├ža─č Kentleri). Bu kitapta Pirenne: “Ger├žekten, 6.Yy’─▒n ba┼člang─▒c─▒ndan itibaren civitas s├Âzc├╝─č├╝, piskoposlu─čun merkezi anlam─▒n─▒ kazanm─▒┼čt─▒r. Kilise, temelinin dayand─▒─č─▒ imparatorluktan sonra varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝r├╝rken, Roma kentlerinin varl─▒─č─▒n─▒n korunmas─▒na b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de katk─▒da bulunmu┼čtur. Her kent ├ževresindeki kutsal alan─▒n pazar─▒, o y├Âredeki b├╝y├╝k toprak sahiplerinin k─▒┼čl─▒k bar─▒na─č─▒ ve uygun bir yerde kurulmu┼čsa , Akdeniz k─▒y─▒lar─▒na yak─▒nl─▒─č─▒ oran─▒nda geli┼čmi┼č bir ticaret merkeziydi.” demektedir.

Peki farkl─▒ m─▒?

Yaz─▒dan sonraki zaman dilimi g├╝n├╝m├╝zden 5 bin y─▒l ├Ânceki upuzun evredir. ├ľncekinin ise milyonlarca y─▒l s├╝rd├╝─č├╝ tahmin ediliyor. ─░nsan─▒n b─▒rakal─▒m alet edevat yapmas─▒n─▒ bir ta┼č─▒ yontabilecek a┼čamaya ge├žmesi bile binlerce y─▒la tekab├╝l ediyor.Yaz─▒n─▒n icad─▒yla tarihli d├Ânemler ba┼člam─▒┼čt─▒r: S─▒ras─▒yla antik d├Ânem, Paleolitik ├ça─č (Eski -Yontma- Ta┼č), Neolitik ├ça─č (Yeni -Cilal─▒- Ta┼č), Kalkolitik ├ça─č (Bak─▒r Ta┼č), Tun├ž ├ça─č─▒ ve Demir ├ça─č─▒’d─▒r. Neolitik devir yani ta┼č d├Âneminin son evresi “neolitik devrim” olarak adland─▒r─▒l─▒yordu. Bak─▒r madeninin bilhassa tun├ž ve demirin ke┼čfi geli┼čme s├╝recini h─▒zland─▒rm─▒┼č yaz─▒n─▒n ba┼člatt─▒─č─▒ k├╝lt├╝rel geli┼čme ilk uygarl─▒klar─▒n ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. Ka─č─▒d─▒n bulunmas─▒ ve matbaan─▒n icad─▒ ise end├╝striyel devrimden Yaz─▒l─▒ tarih insan─▒n bedensel evriminden k├╝lt├╝rel evrime tam olarak ge├žti─či zaman─▒ (├ža─č) kapsar.Yani k├╝lt├╝rel devrelerden her biri bir ta┼ča ┼čekil verip onu kullanmakla e┼čde─čer. Avc─▒l─▒k ve besi toplay─▒c─▒l─▒─č─▒ insana ili┼čkin bildi─čimiz tek ekonomik etkinliktir.

Ya kentle┼čmeye ili┼čkin olan k├╝lt├╝rel evrim…

Sayd─▒─č─▒m b├╝t├╝n evreler ta┼č─▒n sonra madenlerin i┼členmesinden ibaret. ─░klimlerin ─▒s─▒nmas─▒ hayvanlar─▒n evcille┼čtirilmesi k├╝lt├╝rel geli┼čmenin birer halkas─▒yd─▒. Ma─čaralarda bar─▒nan y├╝ksek tepe g├╝venli kayal─▒klarda ev kuran insan─▒n d├╝zl├╝k yerlere inmesi i├žin binlerce y─▒l ge├žmesi gerekti. ├ç├╝nk├╝ insan─▒n ya┼čamas─▒ i├žin a┼ča─č─▒lar hi├ž tekin de─čildi. So─čuk ve zor s├Âz konusu idi.

Peki farkl─▒ m─▒?

San─▒r─▒m Co─črafyan─▒n insan karakterini tayin etti─čine ili┼čkin de─čerlendirme ─░bn Haldun’a aitti. NapolyonÔÇÖun da benzer bir s├Âz├╝ vard─▒r:ÔÇťCo─črafya ├╝lkelerin kaderini belirler!ÔÇŁ ┼čeklinde. “Tek korktu─čum d├╝┼čman do─čad─▒r.” demesi de bu s├Âzleri iklim ve yer ┼čartlar─▒ndan ba┼čar─▒s─▒z oldu─ču bir seferden sonra sarfetti─čini d├╝┼č├╝nd├╝r├╝yor.
K─▒saca ├Âzetlersek, o upuzun zaman dilimi olan paleolitik ├ža─čda insanlar hen├╝z binlerce y─▒ll─▒k bilgi ve k├╝lt├╝rel birikimden yoksun olarak ma─čaralarda ya┼čamak ve avc─▒l─▒k toplay─▒c─▒l─▒kla yetinmek zorundayd─▒ Bir sonraki neolitik ├ža─čda ise k├Âyler kurup ├╝retime ge├žebildiler… Kalkolitik d├Ânemde ├╝retimde uzmanla┼č─▒p toplumsal geli┼čmelerle tan─▒┼čt─▒lar. Tun├ž ├ža─č─▒ ise ilerlemenin ba┼člang─▒├ž noktas─▒ oldu Karma┼č─▒k toplumsal yap─▒lara ula┼čmas─▒ bu sayede oldu. ─░nsanl─▒─č─▒n ilerlemesinin doruk noktas─▒ ise demir ├ža─č─▒n─▒n ba┼člamas─▒d─▒r.

Jean-Jacques Rousseau, “Kentiyap─▒lar olu┼čturur, ancak bu yap─▒lar─▒ yapan yurtta┼člard─▒r” demiyor muydu. Ya┼čad─▒─č─▒m kent Bursa bu insanl─▒k geli┼čim evrelerinde hangi a┼čamalardan ge├žmi┼čti, Bursa’n─▒n tarihi nerede ba┼čl─▒yor ve hangi izlerde ya┼č─▒yor ve ┼čimdi bu izler (buluntular) ne hallerdedir? Buna yan─▒t ar─▒yordum…

(3)

Ta┼člar de─čil, yap─▒lan i┼čler an─▒tlar─▒ meydana getirir.
(J.T.Motley)

Maddeye yarat─▒c─▒ gibi yakla┼čmak sanat─▒ ├Âzg├╝r k─▒lmakla m├╝mk├╝n…San─▒r─▒m yine Emre Kongar’a ait ifadeydi. ├ťniversite okudu─čum y─▒llardaki bir kitaptan..O y─▒llarda yak─▒n bir kom┼čumuz vard─▒ Adam benim de do─čdu─čum ayn─▒ kenar bir mahalleden ├ž─▒k─▒yor NASA’da ├žal─▒┼č─▒yor. Yerel gazetelerden birinde r├Âportaj─▒ ├ž─▒k─▒yor. “Bilim adam─▒ olmaya nas─▒l karar verdiniz?” diye sormu┼člar. Not alm─▒┼č─▒m ┼č├Âyle diyordu: Bilim adam─▒ olmaya y├Ânlenmem, ├╝niversite okudu─čum ortam─▒n getirdi─či bir sonu├žtur. Yoksa hi├ž kimse bilim adam─▒ olacak diye d├╝nyaya gelmez”. Oysa ├ža─čda┼č insan de─čerlerini insan onuruna sayg─▒ sevgiyi e─čitimde e┼čitlik, ├Âzg├╝rl├╝k, ├╝retken ve yap─▒c─▒ tart─▒┼čma ortam─▒n─▒ savunan insanlar─▒ toplum olarak anlayabildik mi, Server Tanilli gibi bir ayd─▒n─▒n ├žekti─či ac─▒lar─▒ unutmak m├╝mk├╝n m├╝?

─░┼čte Mir ─░┼čte Uluslararas─▒ Uzay ├ťss├╝… Binlerce y─▒l ma─čaralarda ya┼čayan insanl─▒k bilmedi─či yerlere ula┼čma cesareti g├Âsterebilir miydi ad─▒m bile atamazd─▒ herhalde. G├╝n├╝m├╝zde bu cesareti g├Âsteren bilim insanlar─▒ belki de milyonlarca y─▒l sonra yery├╝z├╝ d─▒┼č─▒nda da ya┼čam ortam─▒ yaratmay─▒ ba┼čard─▒lar.

Binlerce y─▒l sonra insan─▒n en temel gereksinimi say─▒lan bar─▒nma sorunu tam olarak ├ž├Âz├╝lmemi┼čken g├╝n├╝m├╝zde baz─▒ ara┼čt─▒rmac─▒lar kentlere ili┼čkin olarak “k├╝resel k├Ây” ifadesini kullan─▒yorlar. Onlara g├Âre ulus, devlet gibi kavramlar yerine zihinsel ve mekansal d├Ân├╝┼č├╝m merkezleri olarak kentler ├Ân plana ├ž─▒kmaktad─▒r. H.Spenser de gibi bireyci, i┼člevsel ve salt ekonomik a├ž─▒dan ele al─▒nan kentle┼čme olgusu halbuki M.Faucault’un deyi┼čiyle “biyo-iktidar” yoluyla yani ileti┼čim ve bilgi a─člar─▒yla kontrol edilebilir hale geliyordu.

El o─člu uzaylarda ya┼čam alanlar─▒ yaratm─▒┼čken… Bir ┼čeyin tabu olmas─▒ i├žin anla┼č─▒lmas─▒ de─čil anla┼č─▒lmamas─▒ ┼čartt─▒r diyordu Kemal Tahir. Karl Marx da, “G├Âr├╝nen ger├žek olsayd─▒ bilimlere gerek kalmazd─▒.” E─čer bilgi olmasayd─▒ art─▒k yapay uydular nas─▒l ger├žek olabilirdi. Tarih├ži Fernand Braudel Uygarl─▒klar─▒n Grameri isimli bir kitap yazar ve ┼č├Âyle der: “Yollar neredeyse ┼čehirler oradad─▒r.” Ne yaz─▒k ki bir uygarl─▒k geli┼čim ├Âl├ž├╝s├╝ olan nesneler bizde hala salt bir politika malzemesi say─▒labiliyor. D├╝ne kadar kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒klar─▒ olgular─▒ bug├╝n b├╝y├╝k bir i┼čtahla savunabiliyorlar…

D├╝┼č├╝nmeden, ac─▒madan, utanmadan
y├╝ksek kaleler kurmu┼člar d├Ârt yan─▒ma.
Umutsuzluk i├žinde b├Âyle hep
bir ┼čey d├╝┼č├╝nmez oldum al─▒nyaz─▒mdan ba┼čka.
D─▒┼čar─▒da g├Âr├╝lecek bir s├╝r├╝ i┼čim vard─▒
ben nas─▒l sezmedim kaleler kuruldu da.
Ses seda i┼čitmedim ├žal─▒┼čan i┼č├žilerden
habersiz kapad─▒lar beni d├╝nyan─▒n d─▒┼č─▒na.

B├Âyle sesleniyor C.Kavafis. Y├╝ksek y├╝ksek tepelerden kaya ve a─ča├ž oyuklar─▒ndan d├╝zl├╝klere inip yerle┼čik ya┼čama ge├žen insanl─▒k neden yeni ba┼čtan etraf─▒na duvar ├Ârd├╝kleri kaleler, ┼čehirler kurdu. ─░klimler de─či┼čip yeni bitkiler, yeni hayvanlar, yeni e┼čyalar, yeni evler ortaya ├ž─▒kt─▒k├ža insanl─▒k do─čaya daha kolay uyum sa─člay─▒p kontrol alt─▒na alma olana─č─▒na kavu┼čtu. Ama kendi ├ževresine de duvarlar ├Ârmeye ba┼člad─▒.

Yakla┼č─▒k 20 b├╝y├╝k uygarl─▒─ča be┼čik olan Anadolu i├žin; Anadolu mozayi─či deyimini kullan─▒yor Veli Sevin de (Anadolu Arkeolojisi). Co─črafyas─▒ farkl─▒ , do─čal kaynaklar─▒ farkl─▒ uygarl─▒klar in┼ča ede ede bug├╝nlere ula┼čm─▒┼č renkli bir tablodur Anadolu… Ne yaz─▒k ki alt─▒n─▒ bulup i┼čleyen ve paray─▒ icat eden co─črafyada da bununla birlikte b├╝y├╝k kale kentler (sitadel), zengin ticari koloniler, bey saraylar─▒ kuran insanlar s├╝s e┼čyalar─▒n─▒ ve silahlar─▒ da ke┼čfetmi┼čti…

Halil inalc─▒k (Devleti Aliye) Bursa’n─▒n 15 ve 16. yy da Ortado─ču’nun en ├Ânemli ticaret ve sanayi merkezlerinden biri oldu─čunu belirtiyor (S.268) Ancak ipekli dokumac─▒l─▒k geli┼čmesine ra─čmen bunu s├╝rd├╝remedi─čini belirtiyor:

Ge├žmi┼č zamanlardan kalan ayd─▒nl─▒k
─░pek gecelerine iner sel gibi.
Y─▒ld─▒zlar─▒n koynunda erir ayd─▒nl─▒k
Ye┼čil rengi bir darb─▒mesel gibi.

─░lhan Ge├žer’in bu ┼čiirinde kalan m─▒sra ┼čimdi: ─░pek ve ye┼čil…Her ikisini de ├žoktan unuttuk halbuki. ─░ki vefal─▒ dost gibi terkettiler bizi. Gelelim ipek tenli ye┼čil dokulu Bursa’ma. Nerede… Uygarl─▒klar mozayi─činin z├╝mr├╝t ye┼čil co─črafyas─▒.

Ya┼čamsal izler, ilk ger├žek buluntular Bursa’dan ├žok uzakta ve ge├ž neolitik ├ža─ča aitlerdi. ─░znik G├Âl├╝ bat─▒ kenar─▒nda Il─▒p─▒nar h├Ây├╝─č├╝nde ve Yeni┼čehir ovas─▒ Mente┼čeh├Ây├╝kte yap─▒lan kaz─▒lar 8 bin y─▒l ├Âncesine i┼čaret ediyordu. G├Â├žebe ├žift├ži ve yerli bal─▒k├ž─▒ k├╝lt├╝rlerini belgeleyen izlerdi bunlar. Her biri bir su kenar─▒nda deniz k─▒y─▒s─▒na yak─▒n kurulmu┼člard─▒. Basit, sade…

Hitit beyleri, Frig (Phryg),Urartu ve Lidya krall─▒klar─▒ kurulmu┼č s─▒rayla. Antik ├ža─člar─▒n merkezi devletleri de kimi zaman dost kimi zaman istilac─▒ olmu┼člar birbirlerine sonrakiler gibi. Antik ├ža─č─▒n bitimi Yunan kolonilerinin ve g├Â├žmen kavimlerin (Bithynia) )da─č─▒lmas─▒ ve dinsel ├žat─▒┼čmalar─▒n ├╝zerine kurulan Roma-Bizans devleti ile kapan─▒yor. Osmanl─▒ beylerinin ─▒lgar boylar─▒n─▒n kuvvetiyle kurdu─ču Osmanl─▒ Devleti tarih sahnesinde yerini al─▒yor…

bizansl─▒ bir duvar
osmanl─▒ bir ├ž─▒nar
da─člar─▒n etekleri tutu┼čmu┼č
yanar ha yanar
sebillerde su
ocaklarda k├╝l
say ki bir y├╝rektir
yaras─▒ derin
kanar ha kanar

H├╝seyin Yurtta┼č “Bursa d├╝┼čleri”nde ge├žmi┼čin izlerini ar─▒yor. Her ┼čiirde oldu─ču gibi ┼čaire hem da├╝ss─▒la hem h├╝z├╝n veriyor bug├╝nk├╝ Bursa…

Bursa’da iki nitelik i├ž i├že ge├žmi┼čti. Biri uzun zaman bir beylik merkezi olarak ├Âb├╝r├╝ dinsel, s├Âylencesel ve mistik olarak y├Ânetsel ve mekansal ├Âzellikleri i├ž i├že bar─▒nd─▒r─▒yordu. T─▒pk─▒ antik d├Ânem h├Ây├╝klerinde oldu─ču gibi o nedenle Bursa’da da bug├╝n ge├žmi┼činin izlerinde bu k├╝lt├╝rlerin yarat─▒mlar─▒ i├ž i├že ya┼čar. Bir k├Â┼čede bir Yunan suna─č─▒ ├Âte yanda Bitinya mezar─▒ Bizans’a ait bir kilise ve sur Osmanl─▒ yap─▒s─▒ cami ve t├╝rbe hep beraberdir. Tabii g├╝n├╝m├╝z├╝n kah beton ve camdan yap─▒lar─▒yla kah sonradan g├Ârme ta┼člarla as─▒l kimli─či i─čdi┼č edilip de birbirine kar─▒┼čarak…

Eskiden t├╝ccarlar ve soylu s─▒n─▒flar kentin merkezinde ya┼čarm─▒┼č ┼čimdi tersi. Akl─▒ma Balibey geliyor, bu y├╝zden ┼ču repli─či hi├ž unutmam. Belph├ęgor’un Hayaleti’nde d├╝nyan─▒n en b├╝y├╝k m├╝zelerinden biri olan Louvre Saray─▒’n─▒n M─▒s─▒r uygarl─▒─č─▒ galerisinin giri┼čine yap─▒lan cam piramitten ge├žerken ┼č├Âyle diyordu M├╝fetti┼č Verlac (Michel Serrault) : “Buraya ne yapm─▒┼člar b├Âyle Disneyland gibi olmu┼č Birg├╝n buras─▒ Amerika gibi olacak.”O y├╝zden (Cafeler- AVM’ler dikerek ├╝stelik) y─▒k─▒m ve s├╝rg├╝nler (yani gentrifikasyon) sur diplerindeki kent yoksullar─▒na yazg─▒ olmamal─▒. Elbette tarihsel mekanlar ile bar─▒nma hakk─▒ ikisi de korunabilirlerdi.

Tarih├žiler her ta┼č─▒n bir ruhu vard─▒r der. Ve surlar… Surlar boyunca y├╝r├╝rseniz siz de g├Âreceksiniz… Eski Bursa’n─▒n hallerini…

D├╝┼č├╝nmeden, ac─▒madan, utanmadan
kocaman y├╝ksek duvarlar ├Ârd├╝ler d├Ârt yan─▒ma.
Ve ┼čimdi oturuyorum b├Âyle yoksun her umuttan.
Beynimi kemiriyor bu yazg─▒, hep bu var akl─▒mda;
oysa yapacak bunca ┼čey vard─▒ d─▒┼čarda.
Ah, ├Ânceden farketmedim ├Âr├╝l├╝rken duvarlar.
Ama ne duvarc─▒n─▒n g├╝r├╝lt├╝s├╝, ne ba┼čka ses.
Sezdirmeden, beni d├╝nyan─▒n d─▒┼č─▒nda b─▒rakt─▒lar.
(Constantino Kavafis)

Hakk─▒nda Davut G├╝le├ž

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazar─▒, TEMAÔÇÖc─▒, K─▒z─▒layÔÇÖc─▒, Da─čc─▒, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes ─░├žin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanlar─▒ Spor Kul├╝b├╝ Bas─▒n s├Âzc├╝s├╝, Kayseri Spor Adamlar─▒ Derne─či y├Ânetim kurulu ├╝yesi, Kent G├╝venlik konseyi ├╝yesi

G├Âz Atabilirsiniz.

Kayseri EmniyetiÔÇÖnde bir ay (K├Â┼če yaz─▒s─▒ 22.11.2017 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT G├ťLE├ç GAZETEC─░ davutgulec@hotmail.com ├ço─ču zaman gvenlik g├╝├žlerinin tam ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n bas─▒na yans─▒mad─▒─č─▒ i├žin, halk aras─▒nda …